Toplantı ve karar nisabı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2183 E. 2019/6811 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
toplantı ve karar nisabı↗ nisap↗ karar nisabı↗ yokluk↗ anonim şirket↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, genel kurulun ve alınan kararların iptalini gerektiren koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, anonim şirket genel kurulunda alınan kararların iptali ve genel kurulun hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı şirket ana sözleşmesinin Sermayenin Arttırılması ve Eksiltilmesi başlıklı 31. maddesinde “...Ancak sermayenin arttırılması veya azaltılması için gerekli toplantı ve karar nisabı ilk ve müteakip toplantılar için cari olmak kaydıyla esas sermayenin %100'ünü teşkil eden pay sahiplerinin iştirakı ve aynı oranda oy çoğunluğuna tabidir.” hükmü yer almaktadır. Genel kurulda gündeme alınan 10. madde ile ana sözleşmede yer alan söz konu madde “...Ancak sermayenin arttırılması veya azaltılması için gerekli toplantı ve karar nisabı ilk ve müteakip toplantılar için cari olmak kaydıyla esas sermayenin 2/3 (üçte ikisini) teşkil eden pay sahiplerinin iştirakı ve aynı oranda oy çoğunluğuna tabidir.” şeklinde değiştirilmiştir. Mahkemece toplantıya 1000 hissenin 980'ini temsil edenlerin katıldığı, asgari toplantı nisabı olan %25'ten fazla katılım bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, anasözleşme ortaklar arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, uyulması zorunlu bulunduğundan, anasözleşmede öngörülen karar nisabını taşımadan alınan kararlar yoklukla sakat kararlardır. Dairemizin yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere anasözleşmede ağırlaştırılmış bir nisabın öngörüldüğü hallerde anasözleşmenin ilgili hükmünün değiştirilmesi mümkündür. Ancak bu değişiklik için de en az anasözleşme hükmünde öngörülen ağırlaştırılmış nisapta sermayeyi temsil eden çoğunluğun olumlu oyunun aranması gerekmektedir. Başka bir deyişle anasözleşmenin ağırlaştırılmış nisap öngören hükmü ancak yine o hükümde gösterilen nisaplara uyularak değiştirilebilir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 06.09.2013 tarih, 2013/2111 E. 2013/15128 K., yine 06.12.2013 tarih, 2012/7227 E. 2013/22324 K. sayılı ilamı).
Somut uyuşmalıkta sermayenin arttırılması ve azaltılması için %100 nisap arayan anasözleşme hükmünün değiştirilmesi için de yine aynı nisap aranması gerekirken mahkemece bu husus gözden kaçırılarak %98 nisapla bu hükmün değiştirilmesine dair kararın kanuna ve anasözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Bu durumda mahkemece, anasözleşme ile kararlaştırılan ağırlaştırılmış nisaba uyulmasının zorunlu ve bu hükme uymamanın müeyyidesinin de yokluk olduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dava konusu 10 numaralı gündem maddesi için iptal sebepleri bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 25.01.2018 tarih, 2016/6078 E.-2018/693 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak verilen kararın yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13505 E. 2015/10256 K.
Ortak:toplantı ve karar nisabı · nisap · karar nisabı · yokluk · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece toplantıya 1000 hissenin 980'ini «temsil» edenlerin katıldığı, asgari «toplantı nisabı» olan %25'ten fazla katılım bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, anasözleşme ortaklar arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, uyulması zorunlu bulunduğundan, anasözleşmede öngörülen karar «nisabını» taşımadan alınan kararlar «yoklukla» sakat kararlardır.
Bu durumda mahkemece, anasözleşme ile kararlaştırılan ağırlaştırılmış «nisaba» uyulmasının zorunlu ve bu hükme uymamanın müeyyidesinin de «yokluk» olduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dava konusu 10 numaralı gündem maddesi için iptal sebepleri bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şeki …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Şirket anasözleşmesinin 7. maddesinin «son» cümlesinde “Genel Kurul'da % 65 hisseye sahip hissedarların olumlu oylarıyla «yönetim kurulu» üyelerinin seçileceği”, 10/d maddesinde ise “şirket genel kurul toplantılarında TTK'nın 369 maddesinde yazılı hususların müzakere edilerek gerekli kararların alınacağı, genel kurul toplantıları ve bu toplantılardaki karar «nisabının» TTK hükümlerine tabi olduğu”nun öngörüldüğü, dava konusu genel kurul 17/12/2013 tarihinde yapıldığından TTK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 2/1-c, 3 ve 4. mdlerine göre bu davada 6102 sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6762 sayılı TTK'nın 390/son maddesi hükmünün aksine 6102 sayılı TTK'nın 455/son maddesinde anasözleşme değişikliklerinin tescilden önce 3. kişilere karşı hüküm ifade etmeyeceğinin öngörüldüğü, bu hükümde anasözleşme değişikliklerinin tescilden önce iç ilişki de hüküm doğuracağına açıkça işaret edildiği, anasözleşme değişikliğine genel kurulda karar verildikten sonra bu karar tescil ve «ilan» edilmeden iç ilişkide bağlayıcı olduğundan değişik hükme dayanarak aynı genel kurulda karar alınmasına hukuki engel bulunmadığı, anasözleşmenin değiştirilen 7. maddesinin son cümlesiyle "Genel Kurul'da %65 hisseye sahip hissedarların olumlu oylarıyla yönetim kurulu üyeleri seçilir". hükmü düzenlendikten sonra anasözleşmenin 10/d maddesindeki hüküm uyarınca hiçbir ayrım yapılmaksızın anasözleşme değişiklikleri de «dahil» olmak üzere tüm kararların TTK hükümlerine tabii olarak alınacağı öngörüldüğünden anasözleşmenin tescil edildiği tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 388. maddesinde ise dava konusu anasözleşme değişikliği için ilk toplantı yeter sayısının ortaklık sermayesinin en az yarısına sahip olan pay sahiplerinin veya «temsilcilerinin» hazır bulunmasının gerekli olduğu, kararların da hazır bulunanların çoğunluğuyla alınacağının öngörüldüğü, bu hükmün karşılığı olan 6102 sayılı TTK'nın 421/1. maddesinde de “Kanun'da veya «esas sözleşmede» aksine hüküm bulunmadığı takdirde, esas sözleşmeyi değiştiren kararların şirket sermayesinin en az yarısının temsil edildiği genel kurulda, toplantıda mevcut bulunanların oylarının çoğunluğuyla alınacağı, ikinci toplantı da ise şirket sermayesinin en az 1/3'nün toplantıda hazır bulunmasının yeterli olduğunun” öngörüldüğü, anılan hükümler karşısında anasözleşme'nin 7. maddesinin son cümlesinin değiştirilmesinde Kanuna aykırılık bulunmadığı, dava konusu genel kurulun şirket sermayesinin karşılığı olan 10.000 hissenin 9.900 adedi ile toplandığı, 4.200 red oyuna karşılık 5.700 kabul oyu ile anasözleşmenin 7. maddesinin son cümlesinin değiştirilmesine karar verildiği, anasözleşmesinin 7. maddesinin son cümlesinin değiştirilmesinden sonra yeni metinle getirilen nisaba göre yönetim kurulu üyelerinin seçilmesinde Kanuna, anasözleşmeye ve «dürüstlük kuralına aykırılık» bulunmadığı, anasözleşme değişikliğinin henüz tescil ve ilan edilmeden iç ilişkide hüküm doğurduğu, yeni yönetim kurulunun 4200 red oyuna karşılık 5200 kabul oyu ile katılanların çoğunluğuyla seçildiği, TTK'nın 446/1-b madesi ve TBK'nın genel hükümleri kapsamında «yokluk» ve «geçersizlik» nedeni bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Anasözleşme ortaklar arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, uyulması zorunlu bulunduğundan, anasözleşmede öngörülen karar «nisabını» taşımadan alınan kararlar «yoklukla» sakat kararlardır.
Dairemizin yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere anasözleşmede ağırlaştırılmış bir «nisabın» öngörüldüğü hallerde anasözleşmenin ilgili hükmünün değiştirilmesi mümkündür ancak bu değişiklik için de en az anasözleşme hükmünde öngörülen ağırlaştırılmış nisapta sermayeyi «temsil» eden çoğunluğun olumlu oyunun aranması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralına aykırılık · yoklukla malul karar · butlan · esas sözleşme · ihtiyati tedbir · dürüstlük kuralı · olumsuz oy · geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Şirket anasözleşmesinin 7. maddesinin «son» cümlesinde “Genel Kurul'da % 65 hisseye sahip hissedarların olumlu oylarıyla «yönetim kurulu» üyelerinin seçileceği”, 10/d maddesinde ise “şirket genel kurul toplantılarında TTK'nın 369 maddesinde yazılı hususların müzakere edilerek gerekli kararların alınacağı, genel kurul toplantıları ve bu toplantılardaki karar «nisabının» TTK hükümlerine tabi olduğu”nun öngörüldüğü, dava konusu genel kurul 17/12/2013 tarihinde yapıldığından TTK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 2/1-c, 3 ve 4. mdlerine göre bu davada 6102 sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6762 sayılı TTK'nın 390/son maddesi hükmünün aksine 6102 sayılı TTK'nın 455/son maddesinde anasözleşme değişikliklerinin tescilden önce 3. kişilere karşı hüküm ifade etmeyeceğinin öngörüldüğü, bu hükümde anasözleşme değişikliklerinin tescilden önce iç ilişki de hüküm doğuracağına açıkça işaret edildiği, anasözleşme değişikliğine genel kurulda karar verildikten sonra bu karar tescil ve «ilan» edilmeden iç ilişkide bağlayıcı olduğundan değişik hükme dayanarak aynı genel kurulda karar alınmasına hukuki engel bulunmadığı, anasözleşmenin değiştirilen 7. maddesinin son cümlesiyle "Genel Kurul'da %65 hisseye sahip hissedarların olumlu oylarıyla yönetim kurulu üyeleri seçilir". hükmü düzenlendikten sonra anasözleşmenin 10/d maddesindeki hüküm uyarınca hiçbir ayrım yapılmaksızın anasözleşme değişiklikleri de «dahil» olmak üzere tüm kararların TTK hükümlerine tabii olarak alınacağı öngörüldüğünden anasözleşmenin tescil edildiği tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 388. maddesinde ise dava konusu anasözleşme değişikliği için ilk toplantı yeter sayısının ortaklık sermayesinin en az yarısına sahip olan pay sahiplerinin veya «temsilcilerinin» hazır bulunmasının gerekli olduğu, kararların da hazır bulunanların çoğunluğuyla alınacağının öngörüldüğü, bu hükmün karşılığı olan 6102 sayılı TTK'nın 421/1. maddesinde de “Kanun'da veya «esas sözleşmede» aksine hüküm bulunmadığı takdirde, esas sözleşmeyi değiştiren kararların şirket sermayesinin en az yarısının temsil edildiği genel kurulda, toplantıda mevcut bulunanların oylarının çoğunluğuyla alınacağı, ikinci toplantı da ise şirket sermayesinin en az 1/3'nün toplantıda hazır bulunmasının yeterli olduğunun” öngörüldüğü, anılan hükümler karşısında anasözleşme'nin 7. maddesinin son cümlesinin değiştirilmesinde Kanuna aykırılık bulunmadığı, dava konusu genel kurulun şirket sermayesinin karşılığı olan 10.000 hissenin 9.900 adedi ile toplandığı, 4.200 red oyuna karşılık 5.700 kabul oyu ile anasözleşmenin 7. maddesinin son cümlesinin değiştirilmesine karar verildiği, anasözleşmesinin 7. maddesinin son cümlesinin değiştirilmesinden sonra yeni metinle getirilen nisaba göre yönetim kurulu üyelerinin seçilmesinde Kanuna, anasözleşmeye ve «dürüstlük kuralına aykırılık» bulunmadığı, anasözleşme değişikliğinin henüz tescil ve ilan edilmeden iç ilişkide hüküm doğurduğu, yeni yönetim kurulunun 4200 red oyuna karşılık 5200 kabul oyu ile katılanların çoğunluğuyla seçildiği, TTK'nın 446/1-b madesi ve TBK'nın genel hükümleri kapsamında «yokluk» ve «geçersizlik» nedeni bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, anasözleşme ile kararlaştırılan ağırlaştırılmış «nisaba» uyulmasının zorunlu ve bu hükme uymamanın müeyyidesinin de «yokluk» olduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dava konusu 4 nolu ve buna bağlı olarak alınan 5 nolu gündem maddeleri için yokluk sebepleri bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gibi davacı tarafın «ihtiyati tedbir» talebi konusunda da olumlu-«olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ancak asıl ve birleşen davalar, A.Ş. genel kurul toplantısında alınan kararların «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Somut uyuşmalıkta «yönetim kurulu» seçimi için % 65 «nisap» arayan anasözleşme hükmünün değitirilmesi için de yine aynı nisap aranması gerekirken mahkemece bu husus gözden kaçırılarak % 57 nisapla bu hükmün değiştirilmesine dair kararın «butlan» şartları taşımadığına karar verilmesi hatalı olmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2539 E. 2019/8344 K.
Ortak:nisap · karar nisabı · yokluk · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece toplantıya 1000 hissenin 980'ini «temsil» edenlerin katıldığı, asgari «toplantı nisabı» olan %25'ten fazla katılım bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, anasözleşme ortaklar arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, uyulması zorunlu bulunduğundan, anasözleşmede öngörülen karar «nisabını» taşımadan alınan kararlar «yoklukla» sakat kararlardır.
Bu durumda mahkemece, anasözleşme ile kararlaştırılan ağırlaştırılmış «nisaba» uyulmasının zorunlu ve bu hükme uymamanın müeyyidesinin de «yokluk» olduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dava konusu 10 numaralı gündem maddesi için iptal sebepleri bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şeki …
Benzer bu karardaAna sözleşme ortaklar arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, uyulması zorunlu bulunduğundan, ana sözleşmede öngörülen karar «nisabını» taşımadan alınan kararlar «yoklukla» sakat kararlardır.
Dairemizin yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere, ana sözleşmede ağırlaştırılmış bir «nisabın» öngörüldüğü hallerde ana sözleşmenin ilgili hükmünün değiştirilmesi mümkündür ancak bu değişiklik için de en az ana sözleşme hükmünde öngörülen ağırlaştırılmış nisapta sermayeyi «temsil» eden çoğunluğun olumlu oyunun aranması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta «sermaye artırımı» için % 70 «nisap» öngören ana sözleşme hükmünün değiştirilmesi için de yine aynı nisap aranması gerekirken mahkemece bu husus gözden kaçırılarak yetersiz nisapla bu hükmün değiştirilmesine dair kararın «yoklukla malul» olduğuna hükmedilmemesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulsüz tebliğ · yoklukla malul karar · esas sözleşme · sermaye artırımı · olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · pay defteri · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, gündemin tebliğ edilmemesi, eksik ya da «usulsüz tebliğ» edilmesinin tek başına «genel kurul kararının iptalini» gerektirmediği, «yönetim kurulu» üyelerinin «esas sözleşme» ile atanmış olsalar dahi gündemde maddenin bulunması veya gündemde madde bulunmasa bile haklı bir «sebebin» varlığı halinde, genel kurul kararı ile her zaman görevden alınabilecekleri, gündemde yönetim kurulu üyelerinin seçileceğinin belirtldiği, esas sözleşmenin 8. madd …
… lmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir 2- Mahkemece, davalı şirketin 21/01/2013 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan 4 numaralı kararın iptali isteminin yazılı gerekçe ile reddine karar verilmiş ise de, davalı şirket ana sözleşmesinin davaya konu genel kurulda alınan 4 numaralı kararla değiştirilen “Genel Kurul” başlıklı 11. maddesinde, «sermaye artırım» kararının ancak şirket «pay defterinde» yer alan tüm hissedarların %70’inin olumlu oyuyla yapılabileceğinin düzenlendiği görülmektedir.
Somut uyuşmazlıkta «sermaye artırımı» için % 70 «nisap» öngören ana sözleşme hükmünün değiştirilmesi için de yine aynı nisap aranması gerekirken mahkemece bu husus gözden kaçırılarak yetersiz nisapla bu hükmün değiştirilmesine dair kararın «yoklukla malul» olduğuna hükmedilmemesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Ortaklar kurulu kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/835 E. 2019/5869 K.
Ortak:nisap · karar nisabı · yokluk · anonim şirket · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece toplantıya 1000 hissenin 980'ini «temsil» edenlerin katıldığı, asgari «toplantı nisabı» olan %25'ten fazla katılım bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, anasözleşme ortaklar arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, uyulması zorunlu bulunduğundan, anasözleşmede öngörülen karar «nisabını» taşımadan alınan kararlar «yoklukla» sakat kararlardır.
Bu durumda mahkemece, anasözleşme ile kararlaştırılan ağırlaştırılmış «nisaba» uyulmasının zorunlu ve bu hükme uymamanın müeyyidesinin de «yokluk» olduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dava konusu 10 numaralı gündem maddesi için iptal sebepleri bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şeki …
Benzer bu kararda2014/430 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere «anonim şirket» genel kurul kararlarının hükümsüzlük halleri, iptal, «yokluk» ve «butlan» olarak iki alt kategoride ele alınabilir.
Dairemizin yerleşik içtihatlarında kabul edildiği üzere anasözleşme ortaklar arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, uyulması zorunlu bulunduğundan, anasözleşmede öngörülen karar «nisabını» taşımadan alınan kararlar «yoklukla» sakat kararlardır.
O halde, Mahkemece, dosya kapsamında yer alan «ticaret sicil» kayıtları ve taraflar arasında görülen diğer davalara ilişkin ilam suretleri de nazara alınarak, yukarıdaki ilkeler doğrultusunda iptali istenilen her iki karar yönünden de kararların niteliği ve aranması gerekli «nisaplar» itibariyle kararların «yoklukla» malül olup olmadığı ve bu itibarla davacının işbu davayı açmakta ve sürdürmekte «hukuki yararının» bulunup bulunmadığı konusunda bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine dair verilen kararın Dairemiz …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının yokluğu · genel kurul kararının butlanı · ortaklık sıfatı · hukuki menfaat · butlan · emredici hüküm · ortaklar kurulu kararı · kâr dağıtımı
Benzer bu karardaAnonim şirket «genel kurul kararlarının butlan» sebepleri ise Kanun’un 446.maddesinde örnekseme yöntemiyle sayılmıştır.
Buna karşın, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının yokluğu» müessesesi TTK’da düzenlenmemekle birlikte, Yokluk; bir hukuki işlemin doğabilmesi için öngörülen kurucu veya şekli nitelikte olan «emredici» hükümlere aykırılık halidir (Mehmet Bahtiyar, Ortaklıklar Hukuku, s.196).
Somut davada Mahkemece, dava tarihinde davalı şirketin ortağı olmasına rağmen yargılama aşamasında «ortaklık sıfatı» sona eren davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararı» ve davacı sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere hukuki yararı bulunan her ilgili «genel kurul kararlarının yokluğunun» tespitini isteyebilir.
Mahkemece, yargılama aşamasında davalının «ortaklık sıfatının» ortadan kalktığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
1 benzer karar daha
-
Ağırlaştırılmış nisap öngören ana sözleşme hükmü ancak aynı nisapla değiştirilebilir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/353 E. 2019/2685 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hak düşürücü süre
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «çağrının usulsüz» olmasının davacıya «iptal davası» açma hakkı vereceği ancak «genel kurula çağrının» usulsüz olduğu iddiasıyla açılan iptal davaların da kanunda belirtilen 3 aylık «hak düşürücü süre» içerisinde açılması gerektiği, salt çağrı usulsüzlüğünün genel kurulda alınan kararların iptali ve «butlanı» sonucunu doğurmayacağı, davanın 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, davacı yanca ileri sürülen hususların butlan ve «yokluk» sonucunu doğuran hususlardan olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece 3 aylık «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmişse de, genel kurulda alınan kararların «yoklukla malul» olup olmadığı re’«sen araştırılmamıştır».
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/2183 E. , 2019/6811 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Susurluk Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03/03/2016 gün ve 2013/219 - 2016/158 sayılı kararı onayan Daire'nin 25/01/2018 gün ve 2016/6078 - 2018/693 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 07/06/2013 tarihinde yaptığı genel kurulun, yapılması için alınan Yönetim Kurulu Kararının TTK'nın 390/2. maddesine aykırı olduğunu belirterek davalı şirkete tedbiren kayyum atanmasını, yapılan olağan genel kurulun usule, yasaya, şirketin ana sözleşmesine, kanuna ve anonim şirketlerinin genel kurul toplantılarının usul ve esasları ile bu toplantılarda bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı temsilcileri hakkında yönetmeliğine aykırı bulunmasından dolayı iptali ile genel kurulun geçersiz olduğunun hüküm altına alınmasına ve yapılmış olan Ticaret Sicil Gazetesi'ndeki ilanın düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından ileri sürülen hususların usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, genel kurulun ve alınan kararların iptalini gerektiren koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, anonim şirket genel kurulunda alınan kararların iptali ve genel kurulun hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı şirket ana sözleşmesinin Sermayenin Arttırılması ve Eksiltilmesi başlıklı 31. maddesinde “...Ancak sermayenin arttırılması veya azaltılması için gerekli toplantı ve karar nisabı ilk ve müteakip toplantılar için cari olmak kaydıyla esas sermayenin %100'ünü teşkil eden pay sahiplerinin iştirakı ve aynı oranda oy çoğunluğuna tabidir.” hükmü yer almaktadır. Genel kurulda gündeme alınan 10. madde ile ana sözleşmede yer alan söz konu madde “...Ancak sermayenin arttırılması veya azaltılması için gerekli toplantı ve karar nisabı ilk ve müteakip toplantılar için cari olmak kaydıyla esas sermayenin 2/3 (üçte ikisini) teşkil eden pay sahiplerinin iştirakı ve aynı oranda oy çoğunluğuna tabidir.” şeklinde değiştirilmiştir.
Mahkemece toplantıya 1000 hissenin 980'ini temsil edenlerin katıldığı, asgari toplantı nisabı olan %25'ten fazla katılım bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, anasözleşme ortaklar arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, uyulması zorunlu bulunduğundan, anasözleşmede öngörülen karar nisabını taşımadan alınan kararlar yoklukla sakat kararlardır. Dairemizin yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere anasözleşmede ağırlaştırılmış bir nisabın öngörüldüğü hallerde anasözleşmenin ilgili hükmünün değiştirilmesi mümkündür. Ancak bu değişiklik için de en az anasözleşme hükmünde öngörülen ağırlaştırılmış nisapta sermayeyi temsil eden çoğunluğun olumlu oyunun aranması gerekmektedir. Başka bir deyişle anasözleşmenin ağırlaştırılmış nisap öngören hükmü ancak yine o hükümde gösterilen nisaplara uyularak değiştirilebilir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 06.09.2013 tarih, 2013/2111 E.
2013/15128 K., yine 06.12.2013 tarih, 2012/7227 E. 2013/22324 K. sayılı ilamı).
Somut uyuşmalıkta sermayenin arttırılması ve azaltılması için %100 nisap arayan anasözleşme hükmünün değiştirilmesi için de yine aynı nisap aranması gerekirken mahkemece bu husus gözden kaçırılarak %98 nisapla bu hükmün değiştirilmesine dair kararın kanuna ve anasözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Bu durumda mahkemece, anasözleşme ile kararlaştırılan ağırlaştırılmış nisaba uyulmasının zorunlu ve bu hükme uymamanın müeyyidesinin de yokluk olduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dava konusu 10 numaralı gündem maddesi için iptal sebepleri bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 25.01.2018 tarih, 2016/6078 E.-2018/693 K.
sayılı onama ilamının kaldırılarak verilen kararın yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 25.01.2018 tarih, 2016/6078 E.-2018/693 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak, kararın açıklanan gerekçelerle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 05/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/551265100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz