Ortaklıktan Çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8863 E. 2011/1720 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sulh sözleşmesi↗ tasdik kararı↗ davadan feragat↗ münhasırlık↗ feragat↗ geçersizlik↗ sulh↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda taraflarca düzenlenen 25.03.2009 tarihli sulh sözleşmesinin tasdikine, sözleşme örneğinin hüküm eki sayılmasına, sulhun tasdiki ile sona eren uyuşmazlığın esası hakkında ayrıca bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davacı vekilinin karardan sonra davadan feragat ettiğine dair dilekçe sunması üzerine dosya Dairemize gönderilmiştir.
HUMK.nun 91 ve devamı maddeleri uyarınca "feragat kesin bir hükmün sonuçlarını doğurur ve kararın kesinleşmesine kadar feragat isteminde bulunulabilir". Somut olayda, davacı vekili karar kesinleşmeden davadan feragat etmiştir. Feragat isteğinde bulunma tarihine kadar kararın temyiz edilmemiş olması bu istemi geçersiz kılmaz. Zira karar kesinleşmemiştir. Mahkemeler kanunda gösterilen istisnalar dışında kendi hükümlerini kendileri kaldıramazlar. İlk derece mahkemelerin kararlarını bozup kaldırma yetkisi Yargıtay Kanunu ve HUMK.nun 428 nci maddeleri uyarınca münhasıran Yargıtay'a aittir. Yerel mahkeme duruşmaya son verip karar vermekle davadan elini çekmiştir. Artık mahkemece karardan sonraki dönemde usule ilişkin haller dışında davayı tekrar ele alıp esasa etkili karar verilemez. Mahkemece belirtilen doğrultuda inceleme yapıp karar vermesine imkan veren bir usul hükmü de yoktur. Böyle bir durumda mahkemeye verilen feragat isteğinin temyiz isteği kabul edilerek Yargıtay’a sevkinin sağlanması, Yargıtayca verilecek bozma ilamından sonra dosyanın ele alınıp feragat sebebiyle gerekli kararın verilmesi mümkün olur. Yerleşmiş Yargıtay uygulaması bu yöndedir. Feragat, HUMK’nun 95/1 nci madde hükmü uyarınca, kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır. Davadan feragat, karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür. Mahkeme davadan el çektiğinden,karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp, feragat nedeniyle bir karar veremez (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK, 21.11.1981 gün 1981/2-551 sayılı HGK kararı). Bu bağlamda, taraflar hüküm henüz temyiz edilmeden önce davadan feragat ederse, karar verme yetkisi yerel mahkemeye değil, Yargıtay’a aittir. Bu itibarla,davadan feragat nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden, bunun sağlanabilmesi için hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5574 E. 2016/139 K.
Ortak:davadan feragat · münhasırlık · feragat · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, yapılan yargılama sonucunda taraflarca düzenlenen 25.03.2009 tarihli «sulh sözleşmesinin» «tasdikine», sözleşme örneğinin hüküm eki sayılmasına, sulhun tasdiki ile sona eren uyuşmazlığın esası hakkında ayrıca bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, davacı vekilinin karardan sonra «davadan feragat» ettiğine dair dilekçe sunması üzerine dosya Dairemize gönderilmiştir.
HUMK.nun 91 ve devamı maddeleri uyarınca "«feragat» «kesin» bir hükmün sonuçlarını doğurur ve kararın kesinleşmesine kadar feragat isteminde bulunulabilir".
Somut olayda, davacı vekili karar kesinleşmeden «davadan feragat» etmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava konusu uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat», hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Mahkemece, 17.10.2014 tarihli kararla dava reddedildikten sonra davacıların diğer vekili dosyaya 16.02.2015 tarihli «davadan feragat» dilekçesi sunmuş, bu dilekçe üzerine mahkemenin 17.02.2015 tarihli ek kararı ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1- Mahkemece verilen karar henüz kesinleşmeden davacılar vekilinin 16.02.2015 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» edilmesi üzerine dosya ele alınıp 17.02.2015 tarihli ek kararla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek · husumet yokluğu · teminat · husumet
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yapılan «teminatsız» olarak şirket gayrimenkulünün «ipotek» edilmesinin, şirket yönünden risk yaratan bir işlem olduğu, ancak davacının doğmuş bir zararın varlığını iddia ve ispat etmediği gerekçesiyle davalı şirketler yönünden davanın «husumet yokluğundan», diğer davalılar yönünden ise esastan davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6907 E. 2011/17385 K.
Ortak:davadan feragat · münhasırlık · feragat · geçersizlik · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, yapılan yargılama sonucunda taraflarca düzenlenen 25.03.2009 tarihli «sulh sözleşmesinin» «tasdikine», sözleşme örneğinin hüküm eki sayılmasına, sulhun tasdiki ile sona eren uyuşmazlığın esası hakkında ayrıca bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, davacı vekilinin karardan sonra «davadan feragat» ettiğine dair dilekçe sunması üzerine dosya Dairemize gönderilmiştir.
HUMK.nun 91 ve devamı maddeleri uyarınca "«feragat» «kesin» bir hükmün sonuçlarını doğurur ve kararın kesinleşmesine kadar feragat isteminde bulunulabilir".
Somut olayda, davacı vekili karar kesinleşmeden «davadan feragat» etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının zarara maruz kalmasında kusurundan bahsedilemeyeceği, % 100 oranında ağır kusurlunun davalılar olduğu gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılmış «davadan feragat» edildiğinden bu davalı aleyhine açılmış davanın feragat nedeni ile reddine, davalı ... aleyhine açılmış davanın HUMK.
Karar tarihinden sonra davacı vekili tarafından, davalılardan ... ile ... hakkındaki «davadan feragat» edilmiş, yine aynı vekil tarafından «tavzih» isteminde bulunulmuş, mahkemece, davalılardan ... ile ... hakkında verilen hüküm kaldırılarak anılan davalılar hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, tavzih isteminin istem doğrultusunda kabulüne karar verilmiştir.
1-Yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, karar tarihinden sonra davacı vekili tarafından, aleyhlerine hüküm kurulan davalılardan ... ile ... hakkındaki «davadan feragat» edilmiş, yine aynı vekili tarafından «tavzih» isteminde bulunulmuş, mahkemece, anılan davalılar hakkında verilen hüküm kaldırılarak anılan davalılar hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, tavzih isteminin istem doğrultusunda kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas idaresi · tavzih · tefrik · borcun üstlenilmesi · açılmamış sayılma · iflas · ıslah · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda409/5 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», hakkında «iflas» kararı verilen davalı ... hakındaki davanın «tefriki» ile ayrı esasa «kaydına», davalı ... ve ..., ..., ...hakkındaki davanın kabulü ile «ıslah» edilmiş hali ile Oyak Bank adına «borcu üstlenen» TMSF ile ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, davalı ... «iflas idaresi» vekilleri ve ... vekillerinin tüm, «borcu üstlenen» sıfatı ile TMSF vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Karar tarihinden sonra davacı vekili tarafından, davalılardan ... ile ... hakkındaki «davadan feragat» edilmiş, yine aynı vekil tarafından «tavzih» isteminde bulunulmuş, mahkemece, davalılardan ... ile ... hakkında verilen hüküm kaldırılarak anılan davalılar hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, tavzih isteminin istem doğrultusunda kabulüne karar verilmiştir.
İflas İdaresi vekilleri ve ... vekilleri ile «borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15611 E. 2013/13964 K.
Ortak:davadan feragat · münhasırlık · feragat · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, yapılan yargılama sonucunda taraflarca düzenlenen 25.03.2009 tarihli «sulh sözleşmesinin» «tasdikine», sözleşme örneğinin hüküm eki sayılmasına, sulhun tasdiki ile sona eren uyuşmazlığın esası hakkında ayrıca bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, davacı vekilinin karardan sonra «davadan feragat» ettiğine dair dilekçe sunması üzerine dosya Dairemize gönderilmiştir.
HUMK.nun 91 ve devamı maddeleri uyarınca "«feragat» «kesin» bir hükmün sonuçlarını doğurur ve kararın kesinleşmesine kadar feragat isteminde bulunulabilir".
Somut olayda, davacı vekili karar kesinleşmeden «davadan feragat» etmiştir.
Benzer bu kararda2- Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin dilekçesinin, verildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan HUMK’nın 63. maddesine uygun şekilde vekaletnamesinde özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiği …
Şti.'ne yönelik davanın «tefrikine» karar verilmiş, bilahare karar kesinleşmeden, davacı vekilinin «feragat» dilekçesine «istinaden feragat nedeniyle davanın reddine» dair hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaftan feragat · feragat nedeniyle davanın reddi · tefrik · yetkisizlik kararı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaŞti.'ne yönelik davanın «tefrikine» karar verilmiş, bilahare karar kesinleşmeden, davacı vekilinin «feragat» dilekçesine «istinaden feragat nedeniyle davanın reddine» dair hüküm kurulmuştur.
1- Yukarıda yazılı özetten de anlaşılacağı üzere, mahkemece verilen «yetkisizlik» ve «tefrik» kararları henüz kesinleşmeden davacı vekilin 16.9.2010 tarihli dilekçesi ile her iki davalı hakkındaki davadan da «feragat» etmesi nedeniyle dosya mahkemece ele alınıp her iki davalı hakkında da «feragat nedeniyle davanın reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İş Finansal Kiralama A.Ş.'ye yönelik dava bakımından İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin yetkili olduğundan «yetkisizliğe», davalı...Denizcilik Nakliyat Sanayi ve Ticaret Ltd.
3- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin 6.2.2012 tarihli ek kararda «vekalet ücreti» tayin ve takdir edilmesine yönelik temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9744 E. 2012/13041 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, yapılan yargılama sonucunda taraflarca düzenlenen 25.03.2009 tarihli «sulh sözleşmesinin» «tasdikine», sözleşme örneğinin hüküm eki sayılmasına, sulhun tasdiki ile sona eren uyuşmazlığın esası hakkında ayrıca bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, davacı vekilinin karardan sonra «davadan feragat» ettiğine dair dilekçe sunması üzerine dosya Dairemize gönderilmiştir.
HUMK.nun 91 ve devamı maddeleri uyarınca "«feragat» «kesin» bir hükmün sonuçlarını doğurur ve kararın kesinleşmesine kadar feragat isteminde bulunulabilir".
Somut olayda, davacı vekili karar kesinleşmeden «davadan feragat» etmiştir.
Benzer bu kararda1-Davacılar vekili, karar tarihinden sonra «davadan feragat» etmiş olup, dosyaya «ibraz» edilen vekaletnameler kapsamından davacılar vekilinin feragat «yetkisinin» olduğu anlaşılmaktadır.Feragat, HMK’nun 307 nci maddesi uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, aynı Kanun'un 309/2 nci maddesi hükmü uyarınca, «maddi anlamda kesin» hüküm gibi sonuçlarını doğurur, Karşı tarafın ve mahkemenin kabulüne de bağlı bulunmamaktadır.
Davadan «feragat», karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür.Mahkeme davadan el çektiğinden,karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp, feragat nedeniyle bir karar veremez (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK, 21.11.1981 gün 1981/2-551 sayılı HGK kararı).Bu itibarla,«davadan feragat» nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden,bunun sağlanabilmesi için hükmün öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi anlamda kesin hüküm · yetkisizlik kararı · ibraz
Benzer bu kararda1-Davacılar vekili, karar tarihinden sonra «davadan feragat» etmiş olup, dosyaya «ibraz» edilen vekaletnameler kapsamından davacılar vekilinin feragat «yetkisinin» olduğu anlaşılmaktadır.Feragat, HMK’nun 307 nci maddesi uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, aynı Kanun'un 309/2 nci maddesi hükmü uyarınca, «maddi anlamda kesin» hüküm gibi sonuçlarını doğurur, Karşı tarafın ve mahkemenin kabulüne de bağlı bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4381 E. 2014/11234 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, yapılan yargılama sonucunda taraflarca düzenlenen 25.03.2009 tarihli «sulh sözleşmesinin» «tasdikine», sözleşme örneğinin hüküm eki sayılmasına, sulhun tasdiki ile sona eren uyuşmazlığın esası hakkında ayrıca bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, davacı vekilinin karardan sonra «davadan feragat» ettiğine dair dilekçe sunması üzerine dosya Dairemize gönderilmiştir.
HUMK.nun 91 ve devamı maddeleri uyarınca "«feragat» «kesin» bir hükmün sonuçlarını doğurur ve kararın kesinleşmesine kadar feragat isteminde bulunulabilir".
Somut olayda, davacı vekili karar kesinleşmeden «davadan feragat» etmiştir.
Benzer bu karardaT..'e devrettiği, işbu davada verilen karardan sonra da 05.04.2013 tarihinde şirket ortakları ile şirketin de «dahil» olduğu sözleşmenin 5.1. maddesinde davacı tarafın işbu «davadan feragat» etmeyi «taahhüt» ettiği bildirilmiş ve dilekçe ekinde anılan sözleşme örneği sunulmuştur.
Yine «davadan feragat», karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür.
Bu bağlamda taraflar, karar verildikten sonra fakat henüz kesinleşmeden önce «davadan feragat» ederse, bu konuda karar verme yetkisi yerel mahkemeye değil, Yargıtay’a aittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul · hisse devir sözleşmesi · anonim şirket · yargılama gideri · taahhütname · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, her ne kadar dava tarihi itibari ile davalı şirketin 2011 yılı «olağan genel kurulu» toplantısı henüz yapılmamış ve davacının davasında haklı olduğu anlaşılmış ise de, dava tarihinden sonra davalı şirketin olağan genel kurulu toplantısının 30/05/2012 tarihinde yapıldığı, dolayısıyla davanın konusunun kalmadığı, davalı şirketin kendi haksız hareketiyle davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden, «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulduğu gerekçesiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
T..'e devrettiği, işbu davada verilen karardan sonra da 05.04.2013 tarihinde şirket ortakları ile şirketin de «dahil» olduğu sözleşmenin 5.1. maddesinde davacı tarafın işbu «davadan feragat» etmeyi «taahhüt» ettiği bildirilmiş ve dilekçe ekinde anılan sözleşme örneği sunulmuştur.
1- Dava, davalı «anonim şirketin» genel kurulunu toplantıya çağırmak üzere mahkemece izin verilmesi istemine ilişkindir.
Davalı vekili tarafından Dairemizce yapılan duruşma sırasında sunulan 10.06.2014 tarihli dilekçe ile taraflar arasındaki 24.04.2012 tarihli «hisse devir sözleşmesine» istinaden davacının müvekkili şirketteki hisselerini diğer ortak K..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9347 E. 2010/1967 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, yapılan yargılama sonucunda taraflarca düzenlenen 25.03.2009 tarihli «sulh sözleşmesinin» «tasdikine», sözleşme örneğinin hüküm eki sayılmasına, sulhun tasdiki ile sona eren uyuşmazlığın esası hakkında ayrıca bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, davacı vekilinin karardan sonra «davadan feragat» ettiğine dair dilekçe sunması üzerine dosya Dairemize gönderilmiştir.
HUMK.nun 91 ve devamı maddeleri uyarınca "«feragat» «kesin» bir hükmün sonuçlarını doğurur ve kararın kesinleşmesine kadar feragat isteminde bulunulabilir".
Somut olayda, davacı vekili karar kesinleşmeden «davadan feragat» etmiştir.
Benzer bu kararda1-Davalı vekili, kararı süresinde temyiz ettikten sonra, davacı asil ile vekili «davadan feragat» etmiştir.Feragat, HUMK’nun 95/1 nci madde hükmü uyarınca, «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır.
Davadan «feragat», karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür.Mahkeme davadan el çektiğinden,karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp, feragat nedeniyle bir karar veremez (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK, 21.11.1981 gün 1981/2-551 sayılı HGK kararı).Bu itibarla,«davadan feragat» nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden,bunun sağlanabilmesi için hükmün öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8863 E. 2016/7509 K.
Ortak:davadan feragat · münhasırlık · feragat · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, yapılan yargılama sonucunda taraflarca düzenlenen 25.03.2009 tarihli «sulh sözleşmesinin» «tasdikine», sözleşme örneğinin hüküm eki sayılmasına, sulhun tasdiki ile sona eren uyuşmazlığın esası hakkında ayrıca bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, davacı vekilinin karardan sonra «davadan feragat» ettiğine dair dilekçe sunması üzerine dosya Dairemize gönderilmiştir.
HUMK.nun 91 ve devamı maddeleri uyarınca "«feragat» «kesin» bir hükmün sonuçlarını doğurur ve kararın kesinleşmesine kadar feragat isteminde bulunulabilir".
Somut olayda, davacı vekili karar kesinleşmeden «davadan feragat» etmiştir.
Benzer bu kararda2- Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
… incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmiş olup dava dosyası yerel mahkemece Dairemize gönderilmiş ise de, mümeyyiz taraf vekillerinin 16/08/2016 «havale» tarihli dilekçeleri ile asıl ve karşı «davadan feragat» ettiklerini bildirmeleri üzerine yerel mahkemece verilen 07.09.2016 tarihli ek karar ile asıl ve karşı davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek keyfiyetin …
Taraf vekillerinin temyiz karar henüz kesinleşmeden önce iki ayrı dilekçe ile «davadan feragate» ilişkin beyanlarının, HMK’nun 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olması halinde asıl ve karşı davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:havale
Benzer bu kararda… incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmiş olup dava dosyası yerel mahkemece Dairemize gönderilmiş ise de, mümeyyiz taraf vekillerinin 16/08/2016 «havale» tarihli dilekçeleri ile asıl ve karşı «davadan feragat» ettiklerini bildirmeleri üzerine yerel mahkemece verilen 07.09.2016 tarihli ek karar ile asıl ve karşı davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek keyfiyetin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/6136 E. 2010/2033 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, yapılan yargılama sonucunda taraflarca düzenlenen 25.03.2009 tarihli «sulh sözleşmesinin» «tasdikine», sözleşme örneğinin hüküm eki sayılmasına, sulhun tasdiki ile sona eren uyuşmazlığın esası hakkında ayrıca bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, davacı vekilinin karardan sonra «davadan feragat» ettiğine dair dilekçe sunması üzerine dosya Dairemize gönderilmiştir.
HUMK.nun 91 ve devamı maddeleri uyarınca "«feragat» «kesin» bir hükmün sonuçlarını doğurur ve kararın kesinleşmesine kadar feragat isteminde bulunulabilir".
Somut olayda, davacı vekili karar kesinleşmeden «davadan feragat» etmiştir.
Benzer bu kararda… gereği konuşulup düşünüldü: 1- Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili, kararı süresinde temyiz ettikten sonra asıl davada davacı vekili ise karardan sonra «davadan feragat» etmiştir.
Bu itibarla, «davadan feragat» nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden, bunun sağlanabilmesi için hükmün öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Feragat, HUMK’nun 95/1 nci madde hükmü uyarınca, «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8863 E. , 2011/1720 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki davadan dolayı Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.03.2009 gün ve 2008/715-2009/145 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı kooperatif nezdindeki ortaklığa bağlı dairenin devir işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda taraflarca düzenlenen 25.03.2009 tarihli sulh sözleşmesinin tasdikine, sözleşme örneğinin hüküm eki sayılmasına, sulhun tasdiki ile sona eren uyuşmazlığın esası hakkında ayrıca bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davacı vekilinin karardan sonra davadan feragat ettiğine dair dilekçe sunması üzerine dosya Dairemize gönderilmiştir.
HUMK.nun 91 ve devamı maddeleri uyarınca "feragat kesin bir hükmün sonuçlarını doğurur ve kararın kesinleşmesine kadar feragat isteminde bulunulabilir". Somut olayda, davacı vekili karar kesinleşmeden davadan feragat etmiştir. Feragat isteğinde bulunma tarihine kadar kararın temyiz edilmemiş olması bu istemi geçersiz kılmaz. Zira karar kesinleşmemiştir. Mahkemeler kanunda gösterilen istisnalar dışında kendi hükümlerini kendileri kaldıramazlar. İlk derece mahkemelerin kararlarını bozup kaldırma yetkisi Yargıtay Kanunu ve HUMK.nun 428 nci maddeleri uyarınca münhasıran Yargıtay'a aittir. Yerel mahkeme duruşmaya son verip karar vermekle davadan elini çekmiştir. Artık mahkemece karardan sonraki dönemde usule ilişkin haller dışında davayı tekrar ele alıp esasa etkili karar verilemez.
Mahkemece belirtilen doğrultuda inceleme yapıp karar vermesine imkan veren bir usul hükmü de yoktur. Böyle bir durumda mahkemeye verilen feragat isteğinin temyiz isteği kabul edilerek Yargıtay’a sevkinin sağlanması, Yargıtayca verilecek bozma ilamından sonra dosyanın ele alınıp feragat sebebiyle gerekli kararın verilmesi mümkün olur. Yerleşmiş Yargıtay uygulaması bu yöndedir. Feragat, HUMK’nun 95/1 nci madde hükmü uyarınca, kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır. Davadan feragat, karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür. Mahkeme davadan el çektiğinden,karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp, feragat nedeniyle bir karar veremez (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK, 21.11.1981 gün 1981/2-551 sayılı HGK kararı).
Bu bağlamda, taraflar hüküm henüz temyiz edilmeden önce davadan feragat ederse, karar verme yetkisi yerel mahkemeye değil, Yargıtay’a aittir. Bu itibarla,davadan feragat nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden, bunun sağlanabilmesi için hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin feragati hakkında bir karar verilmek üzere hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014616500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz