6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Istinaftan feragat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15611 E. 2013/13964 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaftan feragat feragat nedeniyle davanın reddi denizcilik ihtisas mahkemesi finansal kiralama tefrik ihtisas mahkemesi davadan feragat münhasırlık feragat yetkisizlik kararı vekalet ücreti kesin hüküm i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 63HUMK 91HUMK 428HUMK 439 · TTK · BK — BK 11

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İş Finansal Kiralama A.Ş.'ye yönelik dava bakımından İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin yetkili olduğundan yetkisizliğe, davalı...Denizcilik Nakliyat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne yönelik davanın tefrikine karar verilmiş, bilahare karar kesinleşmeden, davacı vekilinin feragat dilekçesine istinaden feragat nedeniyle davanın reddine dair hüküm kurulmuştur.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Yukarıda yazılı özetten de anlaşılacağı üzere, mahkemece verilen yetkisizlik ve tefrik kararları henüz kesinleşmeden davacı vekilin 16.9.2010 tarihli dilekçesi ile her iki davalı hakkındaki davadan da feragat etmesi nedeniyle dosya mahkemece ele alınıp her iki davalı hakkında da feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar feragat ve kabul davanın her aşamasında ve hüküm kesinleşmeden mümkün olsa da, mahkemeler kanunda gösterilen istisnalar dışında kendi hükümlerini kendileri kaldıramazlar. İlk derece mahkemelerinin kararlarını bozup kaldırma yetkisi Yargıtay Kanunu’nun 1. maddesi ve HUMK’nın 428. maddesi uyarınca münhasıran Yargıtay'a aittir. Yerel mahkeme duruşmaya son verip 22.7.2010 tarihli kararı vermekle davadan elini çekmiştir. Artık mahkemece karardan sonraki dönemde usule ilişkin haller dışında davayı tekrar ele alıp esasa etkili karar verilemez. Mahkemece belirtilen doğrultuda inceleme yapıp karar vermesine olanak veren bir usul hükmü de yoktur. Bu durumda, davacının feragati üzerine, mahkemece dosyanın ele alınıp davanın feragat nedeniyle reddedilmesi kararı verilmesi doğru olmamış, bu husus HUMK’nın 439/2. maddesi uyarınca re’sen bozma nedeni olmakla mahkemece verilen 6.2.2012 tarihli ek kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup davadan feragat hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacı vekilinin davadan feragate ilişkin dilekçesinin, verildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan HUMK’nın 63. maddesine uygun şekilde vekaletnamesinde özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HUMK’nun 91 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nun 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkemece verilen 22.7.2010 tarihli kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin 6.2.2012 tarihli ek kararda vekalet ücreti tayin ve takdir edilmesine yönelik temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • İhtiyati Tedbir Talebi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5574 E. 2016/139 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklıktan Çıkma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8863 E. 2011/1720 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14652 E. 2017/88 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Tanıma Ve Tenfiz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9072 E. 2018/2659 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka devrinin iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/726 E. 2020/2472 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Cezai Şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6747 E. 2018/297 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Hisse Devrinin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14217 E. 2017/2289 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8863 E. 2016/7509 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/15611 E.  ,  2013/13964 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/07/2010 tarih ve 2010/124-2010/325 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin inşaat ve onarım maksadı ile gemilere saç ve işlenmiş demir temin eden bir firma olduğunu, bu faaliyeti kapsamında...isimli gemiye onarım işlerinde kullanılmak üzere çeşitli evsafta saç ve demir temin ve teslim ettiğini, malzemelerin sevk irsaliyeleri ile gemi mührü ve kaptan imzasına havi şekilde teslim edildiğini bedelinin ödenmediğini, alacağın onarım için gemiye verilmiş malzemeden doğması nedeniyle TTK'nın 1235/6-8 maddesi uyarınca müvekkili lehine gemi alacaklısı hakkı ve buna bağlı kanun rehin hakkı bahşettiğini, satım-tedarik ilişkisine konu geminin tescilli malikinin 2 nolu davalı ...Ş. olup, finansal kiracı/donatanının ise faturalarda borçlu olarak görünen...Denizcilik Nak.

San. Tic. Ltd. Şti. olduğunu ileri sürerek 235.000,00 USD alacaklarının en yüksek faizi ile birlikte...Den. Nak. San. Tic. Ltd. Şti.'nden tahsilini, dava konusu alacak ve tüm ferileri için...isimli gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasını, İş Finansal Kiralama A.Ş'nin de kanuni rehin hakkı ile sorumlu olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.

Davalı ...Ş vekili yetki itirazında bulunmuş ve müvekkili yönünden davanın husumet yokluğundan ve esastan reddini istemiştir.

Davalı ...Denizcilik Nak. San. Tic. Ltd. Şti vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İş Finansal Kiralama A.Ş.'ye yönelik dava bakımından İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin yetkili olduğundan yetkisizliğe, davalı...Denizcilik Nakliyat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne yönelik davanın tefrikine karar verilmiş, bilahare karar kesinleşmeden, davacı vekilinin feragat dilekçesine istinaden feragat nedeniyle davanın reddine dair hüküm kurulmuştur.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Yukarıda yazılı özetten de anlaşılacağı üzere, mahkemece verilen yetkisizlik ve tefrik kararları henüz kesinleşmeden davacı vekilin 16.9.2010 tarihli dilekçesi ile her iki davalı hakkındaki davadan da feragat etmesi nedeniyle dosya mahkemece ele alınıp her iki davalı hakkında da feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar feragat ve kabul davanın her aşamasında ve hüküm kesinleşmeden mümkün olsa da, mahkemeler kanunda gösterilen istisnalar dışında kendi hükümlerini kendileri kaldıramazlar. İlk derece mahkemelerinin kararlarını bozup kaldırma yetkisi Yargıtay Kanunu’nun 1. maddesi ve HUMK’nın 428. maddesi uyarınca münhasıran Yargıtay'a aittir. Yerel mahkeme duruşmaya son verip 22.7.2010 tarihli kararı vermekle davadan elini çekmiştir.

Artık mahkemece karardan sonraki dönemde usule ilişkin haller dışında davayı tekrar ele alıp esasa etkili karar verilemez. Mahkemece belirtilen doğrultuda inceleme yapıp karar vermesine olanak veren bir usul hükmü de yoktur. Bu durumda, davacının feragati üzerine, mahkemece dosyanın ele alınıp davanın feragat nedeniyle reddedilmesi kararı verilmesi doğru olmamış, bu husus HUMK’nın 439/2. maddesi uyarınca re’sen bozma nedeni olmakla mahkemece verilen 6.2.2012 tarihli ek kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup davadan feragat hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacı vekilinin davadan feragate ilişkin dilekçesinin, verildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan HUMK’nın 63. maddesine uygun şekilde vekaletnamesinde özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HUMK’nun 91 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nun 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkemece verilen 22.7.2010 tarihli kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin 6.2.2012 tarihli ek kararda vekalet ücreti tayin ve takdir edilmesine yönelik temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin 6.2.2012 tarihli olup davanın feragat nedeniyle reddine dair ek kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin 22.7.2010 tarih ve 124-325 sayılı kararının BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin 6.2.2012 tarihli ek kararda vekalet ücreti hükmedilmesine yönelik temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1038801400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.