İhtiyati Tedbir Talebi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/5574 E. 2016/139 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 307↗ davadan feragat↗ münhasırlık↗ ipotek↗ husumet yokluğu↗ feragat↗ teminat↗ kesin hüküm↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yapılan teminatsız olarak şirket gayrimenkulünün ipotek edilmesinin, şirket yönünden risk yaratan bir işlem olduğu, ancak davacının doğmuş bir zararın varlığını iddia ve ispat etmediği gerekçesiyle davalı şirketler yönünden davanın husumet yokluğundan, diğer davalılar yönünden ise esastan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, 17.10.2014 tarihli kararla dava reddedildikten sonra davacıların diğer vekili dosyaya 16.02.2015 tarihli davadan feragat dilekçesi sunmuş, bu dilekçe üzerine mahkemenin 17.02.2015 tarihli ek kararı ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Asıl karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece verilen karar henüz kesinleşmeden davacılar vekilinin 16.02.2015 tarihli dilekçesi ile davadan feragat edilmesi üzerine dosya ele alınıp 17.02.2015 tarihli ek kararla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Her ne kadar feragat ve kabul davanın her aşamasında ve hüküm kesinleşmeden mümkün olsa da, mahkemeler kanunda gösterilen istisnalar dışında kendi hükümlerini kendileri kaldıramazlar. İlk derece mahkemelerinin kararlarını bozup kaldırma yetkisi Yargıtay Kanunu’nun 1. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi atfıyla halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nın 428. maddesi uyarınca münhasıran Yargıtay'a aittir. Yerel mahkeme duruşmaya son verip 17.10.2014 tarihli kararı vermekle davadan elini çekmiştir. Artık mahkemece, karardan sonraki dönemde usule ilişkin haller dışında dava tekrar ele alınıp esasa etkili karar verilemez. Mahkemece belirtilen doğrultuda inceleme yapıp karar vermesine olanak veren bir usul hükmü de yoktur. Öte yandan, 1086 sayılı HUMK'nın temyiz ile ilgili hükümlerinin yürürlükte olduğu gözetildiğinde henüz HMK Yönetmeliği'nin 57. maddesinin uygulanması da söz konusu değildir. Bu durumda, davacıların feragati üzerine, mahkemece dosyanın ele alınıp ek kararla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, 17.02.2015 tarihli ek kararın ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Dava konusu uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup davadan feragat, hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacılar vekilinin davadan feragate ilişkin dilekçesinin, vekaletnamesinde bu hususta özel yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nın 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkemece verilen 17.10.2014 tarihli kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15611 E. 2013/13964 K.
Ortak:davadan feragat · münhasırlık · feragat · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda2- Dava konusu uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat», hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Mahkemece, 17.10.2014 tarihli kararla dava reddedildikten sonra davacıların diğer vekili dosyaya 16.02.2015 tarihli «davadan feragat» dilekçesi sunmuş, bu dilekçe üzerine mahkemenin 17.02.2015 tarihli ek kararı ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1- Mahkemece verilen karar henüz kesinleşmeden davacılar vekilinin 16.02.2015 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» edilmesi üzerine dosya ele alınıp 17.02.2015 tarihli ek kararla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin dilekçesinin, verildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan HUMK’nın 63. maddesine uygun şekilde vekaletnamesinde özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiği …
Şti.'ne yönelik davanın «tefrikine» karar verilmiş, bilahare karar kesinleşmeden, davacı vekilinin «feragat» dilekçesine «istinaden feragat nedeniyle davanın reddine» dair hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaftan feragat · feragat nedeniyle davanın reddi · tefrik · yetkisizlik kararı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaŞti.'ne yönelik davanın «tefrikine» karar verilmiş, bilahare karar kesinleşmeden, davacı vekilinin «feragat» dilekçesine «istinaden feragat nedeniyle davanın reddine» dair hüküm kurulmuştur.
1- Yukarıda yazılı özetten de anlaşılacağı üzere, mahkemece verilen «yetkisizlik» ve «tefrik» kararları henüz kesinleşmeden davacı vekilin 16.9.2010 tarihli dilekçesi ile her iki davalı hakkındaki davadan da «feragat» etmesi nedeniyle dosya mahkemece ele alınıp her iki davalı hakkında da «feragat nedeniyle davanın reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İş Finansal Kiralama A.Ş.'ye yönelik dava bakımından İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin yetkili olduğundan «yetkisizliğe», davalı...Denizcilik Nakliyat Sanayi ve Ticaret Ltd.
3- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin 6.2.2012 tarihli ek kararda «vekalet ücreti» tayin ve takdir edilmesine yönelik temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8863 E. 2011/1720 K.
Ortak:davadan feragat · münhasırlık · feragat · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda2- Dava konusu uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat», hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Mahkemece, 17.10.2014 tarihli kararla dava reddedildikten sonra davacıların diğer vekili dosyaya 16.02.2015 tarihli «davadan feragat» dilekçesi sunmuş, bu dilekçe üzerine mahkemenin 17.02.2015 tarihli ek kararı ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1- Mahkemece verilen karar henüz kesinleşmeden davacılar vekilinin 16.02.2015 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» edilmesi üzerine dosya ele alınıp 17.02.2015 tarihli ek kararla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan yargılama sonucunda taraflarca düzenlenen 25.03.2009 tarihli «sulh sözleşmesinin» «tasdikine», sözleşme örneğinin hüküm eki sayılmasına, sulhun tasdiki ile sona eren uyuşmazlığın esası hakkında ayrıca bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, davacı vekilinin karardan sonra «davadan feragat» ettiğine dair dilekçe sunması üzerine dosya Dairemize gönderilmiştir.
HUMK.nun 91 ve devamı maddeleri uyarınca "«feragat» «kesin» bir hükmün sonuçlarını doğurur ve kararın kesinleşmesine kadar feragat isteminde bulunulabilir".
Somut olayda, davacı vekili karar kesinleşmeden «davadan feragat» etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sulh sözleşmesi · tasdik kararı · geçersizlik · sulh · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan yargılama sonucunda taraflarca düzenlenen 25.03.2009 tarihli «sulh sözleşmesinin» «tasdikine», sözleşme örneğinin hüküm eki sayılmasına, sulhun tasdiki ile sona eren uyuşmazlığın esası hakkında ayrıca bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, davacı vekilinin karardan sonra «davadan feragat» ettiğine dair dilekçe sunması üzerine dosya Dairemize gönderilmiştir.
Feragat isteğinde bulunma tarihine kadar kararın temyiz edilmemiş olması bu istemi «geçersiz» kılmaz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17308 E. 2013/1854 K.
Ortak:davadan feragat · feragat
İncelediğiniz karardaMahkemece, 17.10.2014 tarihli kararla dava reddedildikten sonra davacıların diğer vekili dosyaya 16.02.2015 tarihli «davadan feragat» dilekçesi sunmuş, bu dilekçe üzerine mahkemenin 17.02.2015 tarihli ek kararı ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1- Mahkemece verilen karar henüz kesinleşmeden davacılar vekilinin 16.02.2015 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» edilmesi üzerine dosya ele alınıp 17.02.2015 tarihli ek kararla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2- Dava konusu uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat», hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Benzer bu karardaMahkemece yukarıda tarih ve numarası verilen karar ile davanın kabulüne karar verilmiş ve dosya Dairemize gönderilmiş olup, davacı vekili Av. ...'ün 10.01.2012 «havale» tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» ettiğini bildirmiş olduğu anlaşılmış olmakla, dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup davacı vekilinin vekaletnamesinde HMK’nun 74. maddesine uygun şekilde «feragate» yetkilendirilmiş olduğu anlaşılmakla temyiz aşamasında sunulan «davadan feragat» dilekçesi HMK’nun 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu niteliktedir.
Bu nedenle, Yargıtay İBK’nun 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, «davadan feragate» ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:havale
Benzer bu karardaMahkemece yukarıda tarih ve numarası verilen karar ile davanın kabulüne karar verilmiş ve dosya Dairemize gönderilmiş olup, davacı vekili Av. ...'ün 10.01.2012 «havale» tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» ettiğini bildirmiş olduğu anlaşılmış olmakla, dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7969 E. 2012/14739 K.
Ortak:davadan feragat · feragat
İncelediğiniz karardaMahkemece, 17.10.2014 tarihli kararla dava reddedildikten sonra davacıların diğer vekili dosyaya 16.02.2015 tarihli «davadan feragat» dilekçesi sunmuş, bu dilekçe üzerine mahkemenin 17.02.2015 tarihli ek kararı ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1- Mahkemece verilen karar henüz kesinleşmeden davacılar vekilinin 16.02.2015 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» edilmesi üzerine dosya ele alınıp 17.02.2015 tarihli ek kararla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2- Dava konusu uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat», hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Benzer bu karardaMahkemece yukarıda tarih ve numarası verilen karar ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili Av. ......'ın 15.03.2011 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» ettiğini bildirmiş olduğu anlaşılmış olmakla, dosya re'sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup davacı vekilinin vekaletnamesinde HMK'nun 74. maddesine uygun şekilde «feragate» yetkilendirilmiş olduğu anlaşılmakla temyiz aşamasında sunulan «davadan feragat» dilekçesi HMK'nun 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu niteliktedir.
Bu nedenle, Yargıtay İBK'nun 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK'nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, «davadan feragate» ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8863 E. 2016/7509 K.
Ortak:davadan feragat · münhasırlık · feragat · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda2- Dava konusu uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat», hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Mahkemece, 17.10.2014 tarihli kararla dava reddedildikten sonra davacıların diğer vekili dosyaya 16.02.2015 tarihli «davadan feragat» dilekçesi sunmuş, bu dilekçe üzerine mahkemenin 17.02.2015 tarihli ek kararı ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1- Mahkemece verilen karar henüz kesinleşmeden davacılar vekilinin 16.02.2015 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» edilmesi üzerine dosya ele alınıp 17.02.2015 tarihli ek kararla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
… incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmiş olup dava dosyası yerel mahkemece Dairemize gönderilmiş ise de, mümeyyiz taraf vekillerinin 16/08/2016 «havale» tarihli dilekçeleri ile asıl ve karşı «davadan feragat» ettiklerini bildirmeleri üzerine yerel mahkemece verilen 07.09.2016 tarihli ek karar ile asıl ve karşı davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek keyfiyetin …
Taraf vekillerinin temyiz karar henüz kesinleşmeden önce iki ayrı dilekçe ile «davadan feragate» ilişkin beyanlarının, HMK’nun 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olması halinde asıl ve karşı davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:havale
Benzer bu kararda… incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmiş olup dava dosyası yerel mahkemece Dairemize gönderilmiş ise de, mümeyyiz taraf vekillerinin 16/08/2016 «havale» tarihli dilekçeleri ile asıl ve karşı «davadan feragat» ettiklerini bildirmeleri üzerine yerel mahkemece verilen 07.09.2016 tarihli ek karar ile asıl ve karşı davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek keyfiyetin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9072 E. 2018/2659 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda2- Dava konusu uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat», hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Mahkemece, 17.10.2014 tarihli kararla dava reddedildikten sonra davacıların diğer vekili dosyaya 16.02.2015 tarihli «davadan feragat» dilekçesi sunmuş, bu dilekçe üzerine mahkemenin 17.02.2015 tarihli ek kararı ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1- Mahkemece verilen karar henüz kesinleşmeden davacılar vekilinin 16.02.2015 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» edilmesi üzerine dosya ele alınıp 17.02.2015 tarihli ek kararla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Dava, yabancı mahkemece verilen kararın kısmen tanınması ve «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, ancak davacı vekilinin 26/03/2018 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» ettiği, davalı taraftan herhangi bir «masraf» ve «vekalet ücreti» talebinin bulunmadığını bildirdiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının, HMK'nin 74. maddesi ile HMK’nin 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nin 11/04/1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nin 21/11/1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacı yanın davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDava, yabancı mahkemece verilen kararın kısmen tanınması ve «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, ancak davacı vekilinin 26/03/2018 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» ettiği, davalı taraftan herhangi bir «masraf» ve «vekalet ücreti» talebinin bulunmadığını bildirdiği anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/726 E. 2020/2472 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda2- Dava konusu uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat», hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Mahkemece, 17.10.2014 tarihli kararla dava reddedildikten sonra davacıların diğer vekili dosyaya 16.02.2015 tarihli «davadan feragat» dilekçesi sunmuş, bu dilekçe üzerine mahkemenin 17.02.2015 tarihli ek kararı ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1- Mahkemece verilen karar henüz kesinleşmeden davacılar vekilinin 16.02.2015 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» edilmesi üzerine dosya ele alınıp 17.02.2015 tarihli ek kararla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık marka devrinin iptali istemine ilişkin olup, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı yanın «davadan feragate» ilişkin beyanının, HMK'nun 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK'nun 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK'nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacı yanın davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6747 E. 2018/297 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda2- Dava konusu uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat», hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Mahkemece, 17.10.2014 tarihli kararla dava reddedildikten sonra davacıların diğer vekili dosyaya 16.02.2015 tarihli «davadan feragat» dilekçesi sunmuş, bu dilekçe üzerine mahkemenin 17.02.2015 tarihli ek kararı ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1- Mahkemece verilen karar henüz kesinleşmeden davacılar vekilinin 16.02.2015 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» edilmesi üzerine dosya ele alınıp 17.02.2015 tarihli ek kararla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanlarının, HMK'nın 74. maddesi de gözetildiğinde, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nın 11.04. …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/5574 E. , 2016/139 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BODRUM 4. A
TARİHİ 17/10/2014
NUMARASI 2012/339-2014/349
Taraflar arasında görülen davada.....Mahkemesi’nce verilen 17.10.2014 tarih ve 2012/339-2014/349 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalıların diğer davalı ortakları olduklarını, davalı dava dışı kişilere mevcut borçları nedeniyle tarafların ortağı oldukları şirketin mal varlığı üzerine ipotek konulduğunu, bu nedenle müvekkillerinin zarara uğrama ihtimallerinin bulunduğunu ileri sürerek, HMK'nın 107/2. maddesi uyarınca ileride arttırılmak kaydıyla şimdilik davalıların müvekkillerine toplam 10.000,00 TL nakdi veya ayni teminat sunmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yapılan teminatsız olarak şirket gayrimenkulünün ipotek edilmesinin, şirket yönünden risk yaratan bir işlem olduğu, ancak davacının doğmuş bir zararın varlığını iddia ve ispat etmediği gerekçesiyle davalı şirketler yönünden davanın husumet yokluğundan, diğer davalılar yönünden ise esastan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, 17.10.2014 tarihli kararla dava reddedildikten sonra davacıların diğer vekili dosyaya 16.02.2015 tarihli davadan feragat dilekçesi sunmuş, bu dilekçe üzerine mahkemenin 17.02.2015 tarihli ek kararı ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Asıl karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece verilen karar henüz kesinleşmeden davacılar vekilinin 16.02.2015 tarihli dilekçesi ile davadan feragat edilmesi üzerine dosya ele alınıp 17.02.2015 tarihli ek kararla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Her ne kadar feragat ve kabul davanın her aşamasında ve hüküm kesinleşmeden mümkün olsa da, mahkemeler kanunda gösterilen istisnalar dışında kendi hükümlerini kendileri kaldıramazlar. İlk derece mahkemelerinin kararlarını bozup kaldırma yetkisi Yargıtay Kanunu’nun 1. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi atfıyla halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nın 428. maddesi uyarınca münhasıran Yargıtay'a aittir. Yerel mahkeme duruşmaya son verip 17.10.2014 tarihli kararı vermekle davadan elini çekmiştir.
Artık mahkemece, karardan sonraki dönemde usule ilişkin haller dışında dava tekrar ele alınıp esasa etkili karar verilemez. Mahkemece belirtilen doğrultuda inceleme yapıp karar vermesine olanak veren bir usul hükmü de yoktur. Öte yandan, 1086 sayılı HUMK'nın temyiz ile ilgili hükümlerinin yürürlükte olduğu gözetildiğinde henüz HMK Yönetmeliği'nin 57. maddesinin uygulanması da söz konusu değildir. Bu durumda, davacıların feragati üzerine, mahkemece dosyanın ele alınıp ek kararla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, 17.02.2015 tarihli ek kararın ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Dava konusu uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup davadan feragat, hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacılar vekilinin davadan feragate ilişkin dilekçesinin, vekaletnamesinde bu hususta özel yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nın 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkemece verilen 17.10.2014 tarihli kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin 17.02.2015 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin 17.10.2014 tarihli asıl kararının BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/159254100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz