6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6907 E. 2011/17385 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iflas idaresi tavzih tefrik borcun üstlenilmesi davadan feragat münhasırlık açılmamış sayılma tmsf feragat geçersizlik iflas ıslah cy/cy kaydı kesin hüküm i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 305HMK 306 · HUMK — HUMK 91HUMK 95HUMK 428HUMK 455HUMK 456

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının zarara maruz kalmasında kusurundan bahsedilemeyeceği, % 100 oranında ağır kusurlunun davalılar olduğu gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılmış davadan feragat edildiğinden bu davalı aleyhine açılmış davanın feragat nedeni ile reddine, davalı ... aleyhine açılmış davanın HUMK. 409/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, hakkında iflas kararı verilen davalı ... hakındaki davanın tefriki ile ayrı esasa kaydına, davalı ... ve ..., ..., ...hakkındaki davanın kabulü ile ıslah edilmiş hali ile Oyak Bank adına borcu üstlenen TMSF ile ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Karar tarihinden sonra davacı vekili tarafından, davalılardan ... ile ... hakkındaki davadan feragat edilmiş, yine aynı vekil tarafından tavzih isteminde bulunulmuş, mahkemece, davalılardan ... ile ... hakkında verilen hüküm kaldırılarak anılan davalılar hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, tavzih isteminin istem doğrultusunda kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalılardan ... İflas İdaresi vekilleri ve ... vekilleri ile borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekili temyiz etmiştir.

1-Yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, karar tarihinden sonra davacı vekili tarafından, aleyhlerine hüküm kurulan davalılardan ... ile ... hakkındaki davadan feragat edilmiş, yine aynı vekili tarafından tavzih isteminde bulunulmuş, mahkemece, anılan davalılar hakkında verilen hüküm kaldırılarak anılan davalılar hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, tavzih isteminin istem doğrultusunda kabulüne karar verilmiştir.

Oysa, hüküm tarihinde geçerli HUMK'nun 91 ve devamı maddeleri uyarınca "feragat kesin bir hükmün sonuçlarını doğurur ve kararın kesinleşmesine kadar feragat isteminde bulunulabilir". Somut olayda, davacı vekili karar kesinleşmeden yukarıda adı anılan iki davalı hakkındaki davadan feragat etmiştir. Feragat isteğinde bulunma tarihine kadar kararın temyiz edilmemiş olması bu istemi geçersiz kılmaz. Zira karar kesinleşmemiştir. Mahkemeler kanunda gösterilen istisnalar dışında kendi hükümlerini kendileri kaldıramazlar. İlk derece mahkemelerin kararlarını bozup kaldırma yetkisi Yargıtay Kanunu ve ek karar tarihinde geçerli HUMK'nun 428 nci maddeleri uyarınca münhasıran Yargıtay'a aittir. Yerel mahkeme duruşmaya son verip karar vermekle davadan elini çekmiştir. Artık mahkemece karardan sonraki dönemde usule ilişkin haller dışında davayı tekrar ele alıp esasa etkili karar veremez. Mahkemece belirtilen doğrultuda inceleme yapıp karar vermesine imkan veren bir usul hükmü de yoktur. Böyle bir durumda mahkemeye verilen feragat isteğinin temyiz isteği kabul edilerek Yargıtay’a sevkinin sağlanması, Yargıtayca verilecek bozma ilamından sonra dosyanın ele alınıp feragat sebebiyle gerekli kararın verilmesi mümkün olur. Yerleşmiş Yargıtay uygulaması bu yöndedir. Feragat, HUMK’nun 95/1 nci madde hükmü uyarınca, kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır. Davadan feragat, karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür. Mahkeme davadan el çektiğinden,karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp, feragat nedeniyle bir karar veremez (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK, 21.11.1981 gün 1981/2-551 sayılı HGK kararı). Bu bağlamda, taraflar hüküm henüz temyiz edilmeden önce davadan feragat ederse, karar verme yetkisi yerel mahkemeye değil, Yargıtay’a aittir. Bu itibarla,davadan feragat nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden, bunun sağlanabilmesi ek karardaki hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Öte yandan, davacı vekilinin tavzih istemi mahkemece kabul edilerek, tavzih istemi doğrultusunda hüküm fıkrasının 7 nolu bendinden TMSF'nun ismi çıkarılmış olup, hükmün tavzihi, her ne kadar evrak üzerinden yapılabilir ise de, gerek HUMK'nun 456 ncı maddesi hükmü gerekse 6100 sayılı HMK'nun 306 ncı maddesi gereğince, tavzih talebini içeren dilekçenin karşı tarafa tebliğ edilmesi gerekir. Ayrıca, HUMK'nun 455 ve devam eden maddeleri ile yine HMK'nun 305 nci maddesi uyarınca hükmün tavzihi, hükmün müphem ve gayrivazıh olması veya mütenakız fıkraları ihtiva etmesi halinde mümkündür. Tavzih yolu ile hüküm fıkrasında bir değişiklik yapmak ise mümkün değildir. Davacı vekilinin tavzih talebini içeren dilekçesi üzerine verilen 09.12.2009 günlü mahkeme kararı, anılan kanun hükümlerine açıkça aykırıdır.

3-Bozma neden ve şekline göre, davalı ... iflas idaresi vekilleri ve ... vekillerinin tüm, borcu üstlenen sıfatı ile TMSF vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1444 E. 2011/4853 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklıktan Çıkma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8863 E. 2011/1720 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek İstirdatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13095 E. 2012/4264 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Faydalı model hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15135 E. 2011/7643 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12968 E. 2016/3528 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/6907 E.  ,  2011/17385 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/03/2009 tarih ve 2006/254-2009/145 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... iflas idare vekilleri ve ... vekili ve borcu üstlenen TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili dava ve ıslah dilekçesi ile müvekkilinin Egebank A.Ş.'de olan parasının isteği dışında davalıların el ve işbirliği ile Egebank Off Shore Ltd.ne gönderildiğini, hileli davranışlar ile müvekkilinin hataya düşürüldüğünü ileri sürerek, 19.665-YTL.nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılardan ... vekili, davanın zamanaşımı, usul ve esas bakımından reddini istemiştir.

Davalılardan ..., davanın husumet ve esas yönünden reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.

Diğer bir kısım davalılar, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının zarara maruz kalmasında kusurundan bahsedilemeyeceği, % 100 oranında ağır kusurlunun davalılar olduğu gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılmış davadan feragat edildiğinden bu davalı aleyhine açılmış davanın feragat nedeni ile reddine, davalı ... aleyhine açılmış davanın HUMK. 409/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, hakkında iflas kararı verilen davalı ... hakındaki davanın tefriki ile ayrı esasa kaydına, davalı ... ve ..., ..., ...hakkındaki davanın kabulü ile ıslah edilmiş hali ile Oyak Bank adına borcu üstlenen TMSF ile ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Karar tarihinden sonra davacı vekili tarafından, davalılardan ... ile ... hakkındaki davadan feragat edilmiş, yine aynı vekil tarafından tavzih isteminde bulunulmuş, mahkemece, davalılardan ... ile ... hakkında verilen hüküm kaldırılarak anılan davalılar hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, tavzih isteminin istem doğrultusunda kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalılardan ... İflas İdaresi vekilleri ve ... vekilleri ile borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekili temyiz etmiştir.

1-Yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, karar tarihinden sonra davacı vekili tarafından, aleyhlerine hüküm kurulan davalılardan ... ile ... hakkındaki davadan feragat edilmiş, yine aynı vekili tarafından tavzih isteminde bulunulmuş, mahkemece, anılan davalılar hakkında verilen hüküm kaldırılarak anılan davalılar hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, tavzih isteminin istem doğrultusunda kabulüne karar verilmiştir.

Oysa, hüküm tarihinde geçerli HUMK'nun 91 ve devamı maddeleri uyarınca "feragat kesin bir hükmün sonuçlarını doğurur ve kararın kesinleşmesine kadar feragat isteminde bulunulabilir". Somut olayda, davacı vekili karar kesinleşmeden yukarıda adı anılan iki davalı hakkındaki davadan feragat etmiştir. Feragat isteğinde bulunma tarihine kadar kararın temyiz edilmemiş olması bu istemi geçersiz kılmaz. Zira karar kesinleşmemiştir. Mahkemeler kanunda gösterilen istisnalar dışında kendi hükümlerini kendileri kaldıramazlar. İlk derece mahkemelerin kararlarını bozup kaldırma yetkisi Yargıtay Kanunu ve ek karar tarihinde geçerli HUMK'nun 428 nci maddeleri uyarınca münhasıran Yargıtay'a aittir. Yerel mahkeme duruşmaya son verip karar vermekle davadan elini çekmiştir.

Artık mahkemece karardan sonraki dönemde usule ilişkin haller dışında davayı tekrar ele alıp esasa etkili karar veremez. Mahkemece belirtilen doğrultuda inceleme yapıp karar vermesine imkan veren bir usul hükmü de yoktur. Böyle bir durumda mahkemeye verilen feragat isteğinin temyiz isteği kabul edilerek Yargıtay’a sevkinin sağlanması, Yargıtayca verilecek bozma ilamından sonra dosyanın ele alınıp feragat sebebiyle gerekli kararın verilmesi mümkün olur. Yerleşmiş Yargıtay uygulaması bu yöndedir. Feragat, HUMK’nun 95/1 nci madde hükmü uyarınca, kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır. Davadan feragat, karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür.

Mahkeme davadan el çektiğinden,karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp, feragat nedeniyle bir karar veremez (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK, 21.11.1981 gün 1981/2-551 sayılı HGK kararı). Bu bağlamda, taraflar hüküm henüz temyiz edilmeden önce davadan feragat ederse, karar verme yetkisi yerel mahkemeye değil, Yargıtay’a aittir. Bu itibarla,davadan feragat nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden, bunun sağlanabilmesi ek karardaki hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Öte yandan, davacı vekilinin tavzih istemi mahkemece kabul edilerek, tavzih istemi doğrultusunda hüküm fıkrasının 7 nolu bendinden TMSF'nun ismi çıkarılmış olup, hükmün tavzihi, her ne kadar evrak üzerinden yapılabilir ise de, gerek HUMK'nun 456 ncı maddesi hükmü gerekse 6100 sayılı HMK'nun 306 ncı maddesi gereğince, tavzih talebini içeren dilekçenin karşı tarafa tebliğ edilmesi gerekir. Ayrıca, HUMK'nun 455 ve devam eden maddeleri ile yine HMK'nun 305 nci maddesi uyarınca hükmün tavzihi, hükmün müphem ve gayrivazıh olması veya mütenakız fıkraları ihtiva etmesi halinde mümkündür. Tavzih yolu ile hüküm fıkrasında bir değişiklik yapmak ise mümkün değildir. Davacı vekilinin tavzih talebini içeren dilekçesi üzerine verilen 09.12.2009 günlü mahkeme kararı, anılan kanun hükümlerine açıkça aykırıdır.

3-Bozma neden ve şekline göre, davalı ... iflas idaresi vekilleri ve ... vekillerinin tüm, borcu üstlenen sıfatı ile TMSF vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle borcu üstlenen sıfatı ile TMSF vekilinin temyiz itirazının kabulü ile ek karardaki hükmün BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... iflas idaresi vekili ve ... vekillerinin tüm, borcu üstlenen sıfatı ile TMSF vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 902,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına ve bakiye 1,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden ...'den alınmasına, 21.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045477000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.