İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2093 E. 2010/2560 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkili hamil↗ kıymetli evrak↗ i̇i̇k 257↗ alacağın temliki↗ ciro↗ hamil↗ ihtiyati haciz↗ temlik↗ haciz↗ çek↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çek, delil mahiyetindeki diğer belgeler ve evrak kapsamına göre talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İhtiyati hacze karar verilebilmesi için gereken şartlar İİK'nun 257 nci maddesinde düzenlenmiş olup, ibrazdan sonra çekin ciro ile devredilmesi, çekin unsurlarını etkilemeyip defiler yönünden borçluya hak kazandırır. Bu nedenle, kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapılmasında yasal bir engel bulunmamaktadır (Bakınız, Prof.Dr. Seza Reisoğlu, Türk Hukukunda ve Bankacılık Uygulamasında Çek, 3. Baskı, syf.184). Çekin ibrazından sonra ciro edilmiş olması, senedin çek vasfını kaybetmesine sebep olmaz, ancak böyle bir ciro, alacağın temliki sonucunu doğurur. Bir cironun bu şekilde alacağın temliki hükümlerini doğurmasının, alacaklının yetkili hamil olmasını engellemeyeceği tabiidir (Prof. Dr. Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 2.Baskı, syf.1151). İhtiyati haciz talep eden ...’ın unsurları tamam olan çeke dayalı hakları kullanabilecek olmasına göre mahkemece bu husus nazara alınmadan sadece talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2396 E. 2010/8135 K.
Ortak:ciro · hamil · çek
İncelediğiniz karardaÇekin ibrazından sonra «ciro» edilmiş olması, senedin «çek» vasfını kaybetmesine sebep olmaz, ancak böyle bir ciro, «alacağın temliki» sonucunu doğurur.
Bir «cironun» bu şekilde «alacağın temliki» hükümlerini doğurmasının, alacaklının «yetkili hamil» olmasını engellemeyeceği tabiidir (Prof.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu «çek», delil mahiyetindeki diğer belgeler ve evrak kapsamına göre talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaÇekin «lehtar» tarafından «ciro» edilmesinden sonra, «keşidecinin» «çek» bedelini haricen lehtara ödediği iddiası ancak «temel ilişki» nedeniyle bir ödeme ise TTK'nun 644. maddesine dayanılarak açılan bir davada göz önünde bulundurulacaktır.' (Bakınız Prof.
Dava, davalı «keşidecinin» «sebepsiz zenginleştiği» iddiasıyla davacı «hamilin» TTK'nun 644. maddesine dayalıalacak istemine ilişkindir.
Çeke dayanan bir ödeme «karşılığında çek» «keşideciye» iade edileceğinden TTK'nun 644. maddesine dayanan bir «sebepsiz zenginleşme» davası olmayacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo vasfı · karşılıksız çek · temel ilişki · lehtar · sebepsiz zenginleşme · keşideci · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı «keşidecinin» «lehtara» ödeme yaptığına dair belge sunduğu, bu belgeye göre davalının «sebepsiz zenginleşmediği», TTK'nun 644. maddesinin çeke istisnai bir «kambiyo vasfı» tanıdığı, bu davada keşideci davalının ödeme sırasında çeki isteme zorunluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Çeke dayanan bir ödeme «karşılığında çek» «keşideciye» iade edileceğinden TTK'nun 644. maddesine dayanan bir «sebepsiz zenginleşme» davası olmayacaktır.
Çekin «lehtar» tarafından «ciro» edilmesinden sonra, «keşidecinin» «çek» bedelini haricen lehtara ödediği iddiası ancak «temel ilişki» nedeniyle bir ödeme ise TTK'nun 644. maddesine dayanılarak açılan bir davada göz önünde bulundurulacaktır.' (Bakınız Prof.
Dava, davalı «keşidecinin» «sebepsiz zenginleştiği» iddiasıyla davacı «hamilin» TTK'nun 644. maddesine dayalıalacak istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7180 E. 2011/17755 K.
Ortak:kıymetli evrak · hamil · temlik · çek
İncelediğiniz karardaÇekin ibrazından sonra «ciro» edilmiş olması, senedin «çek» vasfını kaybetmesine sebep olmaz, ancak böyle bir ciro, «alacağın temliki» sonucunu doğurur.
Bir «cironun» bu şekilde «alacağın temliki» hükümlerini doğurmasının, alacaklının «yetkili hamil» olmasını engellemeyeceği tabiidir (Prof.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu «çek», delil mahiyetindeki diğer belgeler ve evrak kapsamına göre talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının «temlikname» uyarınca «meşru hamil» bulunduğu ve davalı «keşidecinin» dava konusu «çek» nedeniyle TTK 644 maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmediğine» dair delil «ibraz» edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.500,00 TL’nin ve 1.000,00 TL «kötüniyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ibrazdan sonra çekin «temlik» beyanı ile devredilmesinin çekin «kıymetli evrak vasfını» etmilemeyip «def»'iler yönünden borçluya hak kazandırmasının (Bkz.Prof.S.Reisoğlu Çek Hukuku, Ankara 2011, S.193) söz konusu olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı …
2)Dava, TTK 644 maddesi uyarınca «çek» bedelinin «sebepsiz zenginleşme» hükümleri uyarınca tahsili ve «kötüniyet tazminatı» istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak vasfı · meşru hamil · itirazın iptali davası · kötüniyet tazminatı · def'i · sebepsiz zenginleşme · keşideci · iptal davası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının «temlikname» uyarınca «meşru hamil» bulunduğu ve davalı «keşidecinin» dava konusu «çek» nedeniyle TTK 644 maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmediğine» dair delil «ibraz» edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.500,00 TL’nin ve 1.000,00 TL «kötüniyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı talebi 2.500,00 TL tutarındaki «çek» bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, açılmış bir «itirazın iptali davası» bulunmadığından «kötüniyet tazminatı» talebinin reddi gerekirken davacının bu isteminin de kabul edilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ibrazdan sonra çekin «temlik» beyanı ile devredilmesinin çekin «kıymetli evrak vasfını» etmilemeyip «def»'iler yönünden borçluya hak kazandırmasının (Bkz.Prof.S.Reisoğlu Çek Hukuku, Ankara 2011, S.193) söz konusu olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı …
2)Dava, TTK 644 maddesi uyarınca «çek» bedelinin «sebepsiz zenginleşme» hükümleri uyarınca tahsili ve «kötüniyet tazminatı» istemlerine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4632 E. 2013/4233 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusuz kalması · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, dava konusu edilen tüm alacağın davacı tarafından davalıdan tahsil edildiği, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Usule ilişkin nihai kararlardan ve «davanın konusuz kalması» halinde verilecek kararlardan maktu karar ve ilam harcı alınır (bkz.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5237 E. 2013/20173 K.
Ortak:kıymetli evrak · hamil · çek
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu «çek», delil mahiyetindeki diğer belgeler ve evrak kapsamına göre talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Çekin ibrazından sonra «ciro» edilmiş olması, senedin «çek» vasfını kaybetmesine sebep olmaz, ancak böyle bir ciro, «alacağın temliki» sonucunu doğurur.
Bir «cironun» bu şekilde «alacağın temliki» hükümlerini doğurmasının, alacaklının «yetkili hamil» olmasını engellemeyeceği tabiidir (Prof.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, dava tarihi itibariyle 10 günlük «ibraz» süresinin geçtiği, «ibraz süresi» geçtikten sonra çekin «kıymetli evrak vasfını» kaybettiği, kıymetli evrak vasfını kaybeden bir belgenin kıymetli evrakın «ziyaı» nedeniyle iptali istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Keşideci «ibraz süresi» geçtikten sonra 6102 sayılı TTK'nın 799. maddesi gereğince çekten cayabileceğinden «hamilin» bu tür bir davayı açmada «hukuki yararı» olmadığı söylenebilir ise de, aynı maddenin 2. fıkrası gereğince «keşideci» ibraz süresinden sonra da çekin kendisine verilmesi karşılığında ödeme yapabileceğinden hamilin «iptal davası» açmakta hukuki yararı mevcuttur. (Prof.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin ibraz süresi · kıymetli evrak vasfı · ibraz süresi · çekin ibrazı · zayi nedeniyle çek iptali · çek iptali · ziya · eş rızası
Benzer bu karardaAncak, çekin «rıza» hilafına elden çıktığı iddiasına dayanan «iptal davası», «çekin ibraz süresi» içinde açılabileceği gibi süre geçtikten sonra da açılabilir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, dava tarihi itibariyle 10 günlük «ibraz» süresinin geçtiği, «ibraz süresi» geçtikten sonra çekin «kıymetli evrak vasfını» kaybettiği, kıymetli evrak vasfını kaybeden bir belgenin kıymetli evrakın «ziyaı» nedeniyle iptali istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Keşideci «ibraz süresi» geçtikten sonra 6102 sayılı TTK'nın 799. maddesi gereğince çekten cayabileceğinden «hamilin» bu tür bir davayı açmada «hukuki yararı» olmadığı söylenebilir ise de, aynı maddenin 2. fıkrası gereğince «keşideci» ibraz süresinden sonra da çekin kendisine verilmesi karşılığında ödeme yapabileceğinden hamilin «iptal davası» açmakta hukuki yararı mevcuttur. (Prof.
-
Ortak olmayanın batıllık tespitinde hukuki yararı ve nisbi harcın resen ikmali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9500 E. 2016/4813 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hukuki yarar · aktif husumet
Benzer bu kararda… hinde ve bakiye hisselerini de 28/02/2013 tarihinde yapılan sözleşme ile devrettikleri, dava tarihi itibariyle davacıların davalı şirkette hisselerinin bulunmadığı, «genel kurul kararlarının iptaline» yönelik dava açma hakkının TTK'nun 445 ve 446.maddeleri gereğince sadece pay sahiplerine tanınan bir hak olduğu, dava tarihi itibariyle davacıların davalı şirkette pay sahibi olmamaları nedeniyle genel kurul kararlarının iptaline yönelik dava açamayacakları, 18/02/2013 tarihli sözleşme ile davacıdan hisselerini devrederken hisse devir nedeniyle bedellerini aldıklarını, paylarını devrettiklerini, pay sahibi sıfatlığının kalmadığını ve pay devrinden dolayı ileriye yönelik bir talep haklarının kalmadığını açıkça beyan ve imza ettikleri, davacıların bu davayı açmadan önce 03/07/2007 tarihli ve 14/06/2006 tarihli genel kurul kararlarına yönelik dava açtıkları, açılan bu davalarda daha önce yapılan genel kurullarda «sahtecilik» fiilinin işlendiğine dair iddia da bulunmadıkları, en «son» yapılan genel kurul toplantısından 7 yıl sonra huzurdaki davanın açıldığı gerekçesiyle asıl davada geçmiş dönemlere ait «kar payı» talebinde bulunulmuşsa da usulüne uygun harçlandırılarak açılmış dava olmadığından bu yönde karar «verilmesine yer olmadığına», asıl ve birleşen davadaki genel kurul kararlarına yönelik taleplerin «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve şirket ortağı olmayan kişilerin «anonim şirket» genel kurullarında alınan kararların batıl olduğunun tespitini istemekte halen mevcut «hukuki yararının» bulunması ve bu durumun yargılamanın her safhasında mahkemece resen nazara alınacak olmasına (Bkz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12638 E. 2018/4213 K.
Ortak:kıymetli evrak · çek
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu «çek», delil mahiyetindeki diğer belgeler ve evrak kapsamına göre talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Çekin ibrazından sonra «ciro» edilmiş olması, senedin «çek» vasfını kaybetmesine sebep olmaz, ancak böyle bir ciro, «alacağın temliki» sonucunu doğurur.
Benzer bu karardaDava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, iptali istenen çekin «zamanaşımına» uğradığı ve «kambiyo senedi vasfını» yitirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Zayi nedeniyle «kıymetli evrakın iptalini» isteyebilmek için gerekli olan şartlardan birisi de senette mündemiç olan hakkın varlığını sürdürmesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak iptali · kambiyo senedi vasfı · zayi nedeniyle çek iptali · keşide tarihi · çek iptali · kambiyo senedi · zayi · zamanaşımı
Benzer bu karardaDava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, iptali istenen çekin «zamanaşımına» uğradığı ve «kambiyo senedi vasfını» yitirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; iptali talep olunan çekin «keşide tarihinin» 31/07/2009 olduğu, bu hali ile çekin «zamanaşıma» uğradığı ve «kambiyo senedi vasfını» yitirmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, 6762 sayılı TTK'nın 563. maddesinde senet üzerinde hak sahibi olan kişinin, «zayi» olması halinde senedin iptalini mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir.
Zayi nedeniyle «kıymetli evrakın iptalini» isteyebilmek için gerekli olan şartlardan birisi de senette mündemiç olan hakkın varlığını sürdürmesidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/2093 E. , 2010/2560 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/11/2009 tarih ve 2009/1297-2009/1297 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkilinin 10.10.2009 keşide tarihli 10.000,00 YTL bedelli çekten dolayı alacaklı olduğunu, çekin bankaya ibrazında karşılığı olmadığını, çek bedelinin ödenmediğini, alacağın rehinle teminat altına alınmadığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çek, delil mahiyetindeki diğer belgeler ve evrak kapsamına göre talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İhtiyati hacze karar verilebilmesi için gereken şartlar İİK'nun 257 nci maddesinde düzenlenmiş olup, ibrazdan sonra çekin ciro ile devredilmesi, çekin unsurlarını etkilemeyip defiler yönünden borçluya hak kazandırır. Bu nedenle, kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapılmasında yasal bir engel bulunmamaktadır (Bakınız, Prof.Dr. Seza Reisoğlu, Türk Hukukunda ve Bankacılık Uygulamasında Çek, 3. Baskı, syf.184). Çekin ibrazından sonra ciro edilmiş olması, senedin çek vasfını kaybetmesine sebep olmaz, ancak böyle bir ciro, alacağın temliki sonucunu doğurur. Bir cironun bu şekilde alacağın temliki hükümlerini doğurmasının, alacaklının yetkili hamil olmasını engellemeyeceği tabiidir (Prof.
Dr. Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 2.Baskı, syf.1151). İhtiyati haciz talep eden ...’ın unsurları tamam olan çeke dayalı hakları kullanabilecek olmasına göre mahkemece bu husus nazara alınmadan sadece talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1013940700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz