6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sorumluluk davası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/7395 E. 2011/575 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluk davası derdestlik muvafakat yetki yönetim kurulu kararı ibraz

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı
Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 341

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce (genel kurul tarafından davalılar hakkında sorumluluk davası açılmasına karar verilmesi ve davanın denetçiler tarafından açılmasının gerektiği ) gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, denetim kurulu üyeleri tarafından vekaletname verilmesinin bozma ilamı sonrasında sağlandığı ancak genel kurulca sorumluluk davası açılması için denetim kuruluna açık bir yetki verilmemiş olduğundan dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacı kooperatifin eski yönetim kurulu üyeleri olan davalıların kooperatifi zarara uğrattıkları iddiasıyla tazminat istemine ilişkindir.

Dairemizin 12.03.2007 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere 1163 Sayılı Yasa’nın 98. maddesi uyarınca kooperatifler hakkında da uygulama alanı bulan TTK 341. maddesi gereğince, yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açılmasına genel kurul tarafından karar verilmesi ve davanın da denetim kurulu üyelerince açılması gerekir.

Somut olayda, bozma ilamı sonrasında 09.07.2007 tarihli noterde tanzim olunan belge ile denetim kurulu üyeleri tarafından vekaletname tanzim olunarak dosyaya ibraz edilmiş ve 09.03.2008 tarihli genel kurul toplantısında alınan 9 nolu karar ile de açılmış olan davaya muvafakat verilmek suretiyle dava şartı yerine getirilmiştir. Ancak, mahkemece, bu kararın birbaşka yönetim kurulu üyelerine karşı açılmış derdest bir başka sorumluk davasına ilişkin olarak alındığına dair dosya kapsamında bir beyan ve delil bulunmamasına rağmen anılan genel kurul kararı yeterli görülmeyerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden davanın esasına girilip yapılacak inceleme sonucuna göre bir karar verilmesi için hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Şirket yöneticisinin sorumluluğu | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9455 E. 2012/13170 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ibraz süresi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15552 E. 2013/339 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2421 E. 2010/3069 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12945 E. 2012/4556 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12299 E. 2011/276 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sorumluluk davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2852 E. 2010/3102 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/7395 E.  ,  2011/575 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.05.2008 tarih ve 2007/248-2008/401 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, 1995 yılında kurulan müvekkili kooperatifin konut inşaatlarına 1996 yılında başlandığını, inşaatların mevcut durumu ve malzeme stokuna göre davalı yönetim kurulu üyelerinin kooperatifi 13.357,68 TL zarara uğrattığının tespit edildiğini, 24.6.1997 tarihinde yapılan 1996 yılı olağan genel kurul toplantısında davalıların ibra edilmediklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bu meblağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekilleri, iddiaların asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce (genel kurul tarafından davalılar hakkında sorumluluk davası açılmasına karar verilmesi ve davanın denetçiler tarafından açılmasının gerektiği ) gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, denetim kurulu üyeleri tarafından vekaletname verilmesinin bozma ilamı sonrasında sağlandığı ancak genel kurulca sorumluluk davası açılması için denetim kuruluna açık bir yetki verilmemiş olduğundan dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacı kooperatifin eski yönetim kurulu üyeleri olan davalıların kooperatifi zarara uğrattıkları iddiasıyla tazminat istemine ilişkindir.

Dairemizin 12.03.2007 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere 1163 Sayılı Yasa’nın 98. maddesi uyarınca kooperatifler hakkında da uygulama alanı bulan TTK 341. maddesi gereğince, yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açılmasına genel kurul tarafından karar verilmesi ve davanın da denetim kurulu üyelerince açılması gerekir.

Somut olayda, bozma ilamı sonrasında 09.07.2007 tarihli noterde tanzim olunan belge ile denetim kurulu üyeleri tarafından vekaletname tanzim olunarak dosyaya ibraz edilmiş ve 09.03.2008 tarihli genel kurul toplantısında alınan 9 nolu karar ile de açılmış olan davaya muvafakat verilmek suretiyle dava şartı yerine getirilmiştir. Ancak, mahkemece, bu kararın birbaşka yönetim kurulu üyelerine karşı açılmış derdest bir başka sorumluk davasına ilişkin olarak alındığına dair dosya kapsamında bir beyan ve delil bulunmamasına rağmen anılan genel kurul kararı yeterli görülmeyerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden davanın esasına girilip yapılacak inceleme sonucuna göre bir karar verilmesi için hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009725400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.