Sorumluluk davası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/7395 E. 2011/575 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluk davası↗ derdestlik↗ muvafakat↗ yetki↗ yönetim kurulu kararı↗ ibraz↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce (genel kurul tarafından davalılar hakkında sorumluluk davası açılmasına karar verilmesi ve davanın denetçiler tarafından açılmasının gerektiği ) gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, denetim kurulu üyeleri tarafından vekaletname verilmesinin bozma ilamı sonrasında sağlandığı ancak genel kurulca sorumluluk davası açılması için denetim kuruluna açık bir yetki verilmemiş olduğundan dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı kooperatifin eski yönetim kurulu üyeleri olan davalıların kooperatifi zarara uğrattıkları iddiasıyla tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizin 12.03.2007 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere 1163 Sayılı Yasa’nın 98. maddesi uyarınca kooperatifler hakkında da uygulama alanı bulan TTK 341. maddesi gereğince, yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açılmasına genel kurul tarafından karar verilmesi ve davanın da denetim kurulu üyelerince açılması gerekir.
Somut olayda, bozma ilamı sonrasında 09.07.2007 tarihli noterde tanzim olunan belge ile denetim kurulu üyeleri tarafından vekaletname tanzim olunarak dosyaya ibraz edilmiş ve 09.03.2008 tarihli genel kurul toplantısında alınan 9 nolu karar ile de açılmış olan davaya muvafakat verilmek suretiyle dava şartı yerine getirilmiştir. Ancak, mahkemece, bu kararın birbaşka yönetim kurulu üyelerine karşı açılmış derdest bir başka sorumluk davasına ilişkin olarak alındığına dair dosya kapsamında bir beyan ve delil bulunmamasına rağmen anılan genel kurul kararı yeterli görülmeyerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden davanın esasına girilip yapılacak inceleme sonucuna göre bir karar verilmesi için hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirket yöneticisinin sorumluluğu | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9455 E. 2012/13170 K.
Ortak:sorumluluk davası · muvafakat · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaDairemizin 12.03.2007 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere 1163 Sayılı Yasa’nın 98. maddesi uyarınca kooperatifler hakkında da uygulama alanı bulan TTK 341. maddesi gereğince, «yönetim kurulu» üyelerine karşı «sorumluluk davası» açılmasına genel kurul tarafından karar verilmesi ve davanın da denetim kurulu üyelerince açılması gerekir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce (genel kurul tarafından davalılar hakkında «sorumluluk davası» açılmasına karar verilmesi ve davanın denetçiler tarafından açılmasının gerektiği ) gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, denetim kurulu üyeleri tarafından vekaletname verilmesinin bozma ilamı sonrasında sağlandığı ancak genel kurulca sorumluluk davası açılması için denetim kuruluna açık bir «yetki» verilmemiş olduğundan dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacı kooperatifin eski «yönetim kurulu» üyeleri olan davalıların kooperatifi zarara uğrattıkları iddiasıyla tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAnonim şirket tarafından «yönetim kurulu» üyesine karşı açılan sorumluluk davasının, denetim kurulu veya bu kurulca verilen vekaletname uyarınca vekil tarafından açılmamış olması nedeniyle bu eksikliğin giderilmesi gereken hallerde, «muvafakat» tarihi itibariyle yetkili ve «görevli» bulunan denetim kurulunun davaya muvafakatinin temini gereklidir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, davacı «anonim şirketin yönetim kurulu» üyesi olan davalının görev yaptığı dönemde «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine dair kurulan hüküm, Dairemizce işbu davanın TTK'nun 341. maddesinde düzenlenen «sorumluluk davası» niteliğinde bulunduğu, anılan madde uyarınca davanın, «anonim şirket» genel kurulunca alınan karara dayalı olarak denetçiler tarafından açılabileceği, somut olayda şirket genel kurulunda dava açılmasına yönelik karar alındığı halde d …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu · şirket zararı · ihtiyati tedbir · anonim şirket · görevli mahkeme
Benzer bu kararda2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, davacı «anonim şirketin yönetim kurulu» üyesi olan davalının görev yaptığı dönemde «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, haksız «ihtiyati tedbir» nedeniyle davalı tarafça usulüne uygun olarak ayrı bir tazminat davasının açılmamış olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair kurulan hüküm, Dairemizce işbu davanın TTK'nun 341. maddesinde düzenlenen «sorumluluk davası» niteliğinde bulunduğu, anılan madde uyarınca davanın, «anonim şirket» genel kurulunca alınan karara dayalı olarak denetçiler tarafından açılabileceği, somut olayda şirket genel kurulunda dava açılmasına yönelik karar alındığı halde d …
Anonim şirket tarafından «yönetim kurulu» üyesine karşı açılan sorumluluk davasının, denetim kurulu veya bu kurulca verilen vekaletname uyarınca vekil tarafından açılmamış olması nedeniyle bu eksikliğin giderilmesi gereken hallerde, «muvafakat» tarihi itibariyle yetkili ve «görevli» bulunan denetim kurulunun davaya muvafakatinin temini gereklidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15552 E. 2013/339 K.
Ortak:sorumluluk davası · ibraz · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce (genel kurul tarafından davalılar hakkında «sorumluluk davası» açılmasına karar verilmesi ve davanın denetçiler tarafından açılmasının gerektiği ) gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, denetim kurulu üyeleri tarafından vekaletname verilmesinin bozma ilamı sonrasında sağlandığı ancak genel kurulca sorumluluk davası açılması için denetim kuruluna açık bir «yetki» verilmemiş olduğundan dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 12.03.2007 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere 1163 Sayılı Yasa’nın 98. maddesi uyarınca kooperatifler hakkında da uygulama alanı bulan TTK 341. maddesi gereğince, «yönetim kurulu» üyelerine karşı «sorumluluk davası» açılmasına genel kurul tarafından karar verilmesi ve davanın da denetim kurulu üyelerince açılması gerekir.
Somut olayda, bozma ilamı sonrasında 09.07.2007 tarihli noterde tanzim olunan belge ile denetim kurulu üyeleri tarafından vekaletname tanzim olunarak dosyaya «ibraz» edilmiş ve 09.03.2008 tarihli genel kurul toplantısında alınan 9 nolu karar ile de açılmış olan davaya «muvafakat» verilmek suretiyle dava şartı yerine getirilmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, mahkemece, davacı taraftan «sorumluluk davası» açılmasına ilişkin, varsa genel kurul kararının «ibrazı» için süre verilmiş ve verilen bu süre içinde genel kurul kararının ibraz edilmediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, yukarıda yazılı açıklamada olduğu üzere mahkemece tesis edilen «ara» karar yeterli nitelikte değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «şirket müdürü» olan davalılar hakkında TTK’nın 341. maddesi gereği genel kuruldan «sorumluluk davası» açılması yönünde karar alınması gerektiği, davacı tarafa bu eksikliğin giderilmesi için verilen süreye rağmen dava şartının tamamlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda; mahkemece, HUMK.nun 39-40. madde hükümleri uyarınca, davacı tarafa süre ve gerektiğinde «kesin süre» verilerek, genel kurulca açıklanan şekilde bir karar alınmasına ve şirketin denetçilerinin davayı takip etmesine veya vekaletname vermelerine olanak tanınmak, bu koşullar yerine getirilmeden esasa girilmemek, verilen süre içerisinde bu koşullar yerine getirilmez ise dava reddedilmek gerekirken, davadan önce «sorumluluk davası» açılmasına yönelik alınmış bir genel kurul kararının bulunmadığı gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürü · şirket zararı · ara karar · kesin süre · kesin hüküm
Benzer bu karardaBu durumda; mahkemece, HUMK.nun 39-40. madde hükümleri uyarınca, davacı tarafa süre ve gerektiğinde «kesin süre» verilerek, genel kurulca açıklanan şekilde bir karar alınmasına ve şirketin denetçilerinin davayı takip etmesine veya vekaletname vermelerine olanak tanınmak, bu koşullar yerine getirilmeden esasa girilmemek, verilen süre içerisinde bu koşullar yerine getirilmez ise dava reddedilmek gerekirken, davadan önce «sorumluluk davası» açılmasına yönelik alınmış bir genel kurul kararının bulunmadığı gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «şirket müdürü» olan davalılar hakkında TTK’nın 341. maddesi gereği genel kuruldan «sorumluluk davası» açılması yönünde karar alınması gerektiği, davacı tarafa bu eksikliğin giderilmesi için verilen süreye rağmen dava şartının tamamlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, davacı şirketin eski yöneticileri oldukları ileri sürülen davalılar hakkında «şirketi zarara» uğrattıkları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece, davacı taraftan «sorumluluk davası» açılmasına ilişkin, varsa genel kurul kararının «ibrazı» için süre verilmiş ve verilen bu süre içinde genel kurul kararının ibraz edilmediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, yukarıda yazılı açıklamada olduğu üzere mahkemece tesis edilen «ara» karar yeterli nitelikte değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2421 E. 2010/3069 K.
Ortak:ibraz · dava şartı
İncelediğiniz karardaSomut olayda, bozma ilamı sonrasında 09.07.2007 tarihli noterde tanzim olunan belge ile denetim kurulu üyeleri tarafından vekaletname tanzim olunarak dosyaya «ibraz» edilmiş ve 09.03.2008 tarihli genel kurul toplantısında alınan 9 nolu karar ile de açılmış olan davaya «muvafakat» verilmek suretiyle dava şartı yerine getirilmiştir.
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, HUMK’nun 39-40. madde hükümleri uyarınca davacı tarafa süre verilerek, genel kurulca açıklanan şekilde açıkça alınmış bir kararın «ibrazına» ve denetçilerin davayı açan vekile vekaletname vermesine olanak tanınması, verilen süre içerisinde bu koşullar yerine getirilmez ise dava usulden reddedilmesi gere …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraname · sebepsiz zenginleşme
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının dava dışı ...'a icra dosyasında toplam (33.950) YTL tutarında ödeme yapılıp «ibraname» alındığı, davalıların bu miktarda «sebepsiz zenginleştikleri» gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12945 E. 2012/4556 K.
Ortak:muvafakat · ibraz · dava şartı
İncelediğiniz karardaSomut olayda, bozma ilamı sonrasında 09.07.2007 tarihli noterde tanzim olunan belge ile denetim kurulu üyeleri tarafından vekaletname tanzim olunarak dosyaya «ibraz» edilmiş ve 09.03.2008 tarihli genel kurul toplantısında alınan 9 nolu karar ile de açılmış olan davaya «muvafakat» verilmek suretiyle dava şartı yerine getirilmiştir.
Benzer bu karardaYukarıda anılan madde hükümleri izlenmeden dava açıldığı taktirde, mahkemece H.U....nun 39 ve 40.maddeleri gereğince, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında genel kurulun ve denetçilerin karar ve «muvafakatinin» alınması ve vekaletnamesinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline süre verilmesi, usulü noksanlık bu şekilde yerine getirildikten sonra işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gere …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icazet · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… isayar bedelinin ödenmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 7.488,90 TL üzerinden devamına, nakit alınan tutar üzerinden 2.115,20 TL «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Yukarıda anılan madde hükümleri izlenmeden dava açıldığı taktirde, mahkemece H.U....nun 39 ve 40.maddeleri gereğince, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında genel kurulun ve denetçilerin karar ve «muvafakatinin» alınması ve vekaletnamesinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline süre verilmesi, usulü noksanlık bu şekilde yerine getirildikten sonra işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gere …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12299 E. 2011/276 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · ıslah
Benzer bu kararda… icaret Kanununun 341. maddesi hükmü gereğince davalı şirketin yeni denetçilerinin davaya devam etmesi ve genel kurul kararı alınarak dava açılmasına ilişkin verilen «ara» kararın davacı tarafça yerine getirilmediği, bu prosedürü yerine getirmeyen eski denetçiler olan davacıların davayı «ıslah» da edemeyecekleri gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine bozma ilamında yazılı gerekçelerle davacılar yararına bozulm …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2852 E. 2010/3102 K.
Ortak:sorumluluk davası · muvafakat · yetki · yönetim kurulu kararı · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce (genel kurul tarafından davalılar hakkında «sorumluluk davası» açılmasına karar verilmesi ve davanın denetçiler tarafından açılmasının gerektiği ) gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, denetim kurulu üyeleri tarafından vekaletname verilmesinin bozma ilamı sonrasında sağlandığı ancak genel kurulca sorumluluk davası açılması için denetim kuruluna açık bir «yetki» verilmemiş olduğundan dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 12.03.2007 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere 1163 Sayılı Yasa’nın 98. maddesi uyarınca kooperatifler hakkında da uygulama alanı bulan TTK 341. maddesi gereğince, «yönetim kurulu» üyelerine karşı «sorumluluk davası» açılmasına genel kurul tarafından karar verilmesi ve davanın da denetim kurulu üyelerince açılması gerekir.
Somut olayda, bozma ilamı sonrasında 09.07.2007 tarihli noterde tanzim olunan belge ile denetim kurulu üyeleri tarafından vekaletname tanzim olunarak dosyaya «ibraz» edilmiş ve 09.03.2008 tarihli genel kurul toplantısında alınan 9 nolu karar ile de açılmış olan davaya «muvafakat» verilmek suretiyle dava şartı yerine getirilmiştir.
Benzer bu karardaBu durum karşısında, davacı genel kurulunda davalılar hakkında dava açılması yönünde karar alındığı, «ibraz» edilen genel kurul kararında yönetim kuruluna «yetki» verilmesinin sonuca etkisinin bulunmadığı dikkate alınıp, açılan bu davaya denetim kurulu tarafından «muvafakat» verilmesi ve yukarıda açıklandığı şekilde davaya devam edilmesi için davacı tarafa imkan tanınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulm …
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davanın «sorumluluk davası» niteliğinde olduğu, doğrudan doğruya «yönetim kurulu» tarafından açıldığı, bu davanın görülebilmesi için genel kurulda karar alınması ve bu davanın denetçiler tarafından açılmasının gerektiği, usulü eksikliğin gideril …
Dava, davacı kooperatifin «yönetim kurulu» üyesi olan davalıların görev yaptıkları dönemde zarara neden oldukları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/7395 E. , 2011/575 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.05.2008 tarih ve 2007/248-2008/401 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 1995 yılında kurulan müvekkili kooperatifin konut inşaatlarına 1996 yılında başlandığını, inşaatların mevcut durumu ve malzeme stokuna göre davalı yönetim kurulu üyelerinin kooperatifi 13.357,68 TL zarara uğrattığının tespit edildiğini, 24.6.1997 tarihinde yapılan 1996 yılı olağan genel kurul toplantısında davalıların ibra edilmediklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bu meblağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri, iddiaların asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce (genel kurul tarafından davalılar hakkında sorumluluk davası açılmasına karar verilmesi ve davanın denetçiler tarafından açılmasının gerektiği ) gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, denetim kurulu üyeleri tarafından vekaletname verilmesinin bozma ilamı sonrasında sağlandığı ancak genel kurulca sorumluluk davası açılması için denetim kuruluna açık bir yetki verilmemiş olduğundan dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı kooperatifin eski yönetim kurulu üyeleri olan davalıların kooperatifi zarara uğrattıkları iddiasıyla tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizin 12.03.2007 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere 1163 Sayılı Yasa’nın 98. maddesi uyarınca kooperatifler hakkında da uygulama alanı bulan TTK 341. maddesi gereğince, yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açılmasına genel kurul tarafından karar verilmesi ve davanın da denetim kurulu üyelerince açılması gerekir.
Somut olayda, bozma ilamı sonrasında 09.07.2007 tarihli noterde tanzim olunan belge ile denetim kurulu üyeleri tarafından vekaletname tanzim olunarak dosyaya ibraz edilmiş ve 09.03.2008 tarihli genel kurul toplantısında alınan 9 nolu karar ile de açılmış olan davaya muvafakat verilmek suretiyle dava şartı yerine getirilmiştir. Ancak, mahkemece, bu kararın birbaşka yönetim kurulu üyelerine karşı açılmış derdest bir başka sorumluk davasına ilişkin olarak alındığına dair dosya kapsamında bir beyan ve delil bulunmamasına rağmen anılan genel kurul kararı yeterli görülmeyerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden davanın esasına girilip yapılacak inceleme sonucuna göre bir karar verilmesi için hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009725400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz