6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sorumluluk davası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2852 E. 2010/3102 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluk davası muvafakat yetki yönetim kurulu kararı ibraz

Atıf yapılan mevzuat: İİK · HUMK — HUMK 39 · TTK — TTK 341

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davanın sorumluluk davası niteliğinde olduğu, doğrudan doğruya yönetim kurulu tarafından açıldığı, bu davanın görülebilmesi için genel kurulda karar alınması ve bu davanın denetçiler tarafından açılmasının gerektiği, usulü eksikliğin giderilmesi için davacıya süre verildiği, genel kurulda karar alındığı, ancak yönetim kurulu tarafından devam edilmesi yönünde karar verildiği, usulü eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacı kooperatifin yönetim kurulu üyesi olan davalıların görev yaptıkları dönemde zarara neden oldukları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemenin de doğru olarak belirlediği üzere işbu dava, TTK'nun 341. maddesinde yasal dayanağını bulan ve kooperatif yöneticileri hakkında açılan sorumluluk davası niteliğindedir. Anılan düzenleme uyarınca yöneticiler hakkında böyle bir davanın görülebilmesi için, genel kurulun bu yönde karar alması ve davanın da denetçiler tarafından açılması gerekmektedir. Fakat, açıklanan yönteme uyulmaması davanın hemen reddi sonucunu doğurmamalıdır. Bu halde, davacı tarafa HUMK'nun 39 ve 40. maddeleri uyarınca eksikliğin giderilmesi için önel verilmesi, usulü eksiklik giderildikten sonra davaya bakılması gerekir.

Somut olayda davalıların davacı kooperatifin önceki döneminde yöneticiliğini yaptıkları hususu çekişmesizdir. Dava, bu yönde bir karar alınmadan davacı yönetimi tarafından doğrudan doğruya açılmıştır. Ancak, davadan sonra 23.05.2004 tarihinde yapılan genel kurulda davalılar hakkında dava açılması hususu karara bağlanmıştır. Her ne kadar bu kararda yönetim kuruluna yetki verildiği belirtilmiş ise de bunun davanın açılması bakımından bir sonucu yoktur. TTK.nun 341 nci maddesi uyarınca böyle bir davayı denetim kurulunun açması gerekmektedir. Denetim kurulu tarafından dava açılmamış ise, açılan bu davaya denetim kurulunun muvafakatinin sağlanması, denetim kurulu veya onun atadığı vekil vasıtasıyla davaya devam edilebilmesi için davacıya imkan tanınmalıdır. Uyuşmazlığa konu olayda davacı tarafa böyle bir imkan verilmemiştir. Bu durum karşısında, davacı genel kurulunda davalılar hakkında dava açılması yönünde karar alındığı, ibraz edilen genel kurul kararında yönetim kuruluna yetki verilmesinin sonuca etkisinin bulunmadığı dikkate alınıp, açılan bu davaya denetim kurulu tarafından muvafakat verilmesi ve yukarıda açıklandığı şekilde davaya devam edilmesi için davacı tarafa imkan tanınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8932 E. 2010/10129 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Sorumluluk davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2218 E. 2010/8465 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12299 E. 2011/276 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7729 E. 2012/14312 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yargıtay 11. HD 2010/8203/2010/9005

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8203 E. 2010/9005 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Şirket yöneticisinin sorumluluğu | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11470 E. 2010/2269 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/2852 E.  ,  2010/3102 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.11.2006 tarih ve 2003/752 - 2006/672 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıların müvekkilinin yönetim kurulu görevinde bulundukları dönemde zarara neden olduklarını ileri sürerek, 10.235.000.000.-TL’nın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın açılması için genel kurul kararı bulunmadığı gibi davayı denetim organın da açmadığını, iddiaların da yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davanın sorumluluk davası niteliğinde olduğu, doğrudan doğruya yönetim kurulu tarafından açıldığı, bu davanın görülebilmesi için genel kurulda karar alınması ve bu davanın denetçiler tarafından açılmasının gerektiği, usulü eksikliğin giderilmesi için davacıya süre verildiği, genel kurulda karar alındığı, ancak yönetim kurulu tarafından devam edilmesi yönünde karar verildiği, usulü eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacı kooperatifin yönetim kurulu üyesi olan davalıların görev yaptıkları dönemde zarara neden oldukları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemenin de doğru olarak belirlediği üzere işbu dava, TTK'nun 341. maddesinde yasal dayanağını bulan ve kooperatif yöneticileri hakkında açılan sorumluluk davası niteliğindedir. Anılan düzenleme uyarınca yöneticiler hakkında böyle bir davanın görülebilmesi için, genel kurulun bu yönde karar alması ve davanın da denetçiler tarafından açılması gerekmektedir. Fakat, açıklanan yönteme uyulmaması davanın hemen reddi sonucunu doğurmamalıdır. Bu halde, davacı tarafa HUMK'nun 39 ve 40. maddeleri uyarınca eksikliğin giderilmesi için önel verilmesi, usulü eksiklik giderildikten sonra davaya bakılması gerekir.

Somut olayda davalıların davacı kooperatifin önceki döneminde yöneticiliğini yaptıkları hususu çekişmesizdir. Dava, bu yönde bir karar alınmadan davacı yönetimi tarafından doğrudan doğruya açılmıştır. Ancak, davadan sonra 23.05.2004 tarihinde yapılan genel kurulda davalılar hakkında dava açılması hususu karara bağlanmıştır. Her ne kadar bu kararda yönetim kuruluna yetki verildiği belirtilmiş ise de bunun davanın açılması bakımından bir sonucu yoktur. TTK.nun 341 nci maddesi uyarınca böyle bir davayı denetim kurulunun açması gerekmektedir. Denetim kurulu tarafından dava açılmamış ise, açılan bu davaya denetim kurulunun muvafakatinin sağlanması, denetim kurulu veya onun atadığı vekil vasıtasıyla davaya devam edilebilmesi için davacıya imkan tanınmalıdır.

Uyuşmazlığa konu olayda davacı tarafa böyle bir imkan verilmemiştir. Bu durum karşısında, davacı genel kurulunda davalılar hakkında dava açılması yönünde karar alındığı, ibraz edilen genel kurul kararında yönetim kuruluna yetki verilmesinin sonuca etkisinin bulunmadığı dikkate alınıp, açılan bu davaya denetim kurulu tarafından muvafakat verilmesi ve yukarıda açıklandığı şekilde davaya devam edilmesi için davacı tarafa imkan tanınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015151400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.