Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/231 E. 2010/1627 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
can sigortası↗ poliçe limiti↗ gerçek zarar↗ kusur oranı↗ kısıtlılık↗ olumsuz oy↗ içtihadı birleştirme kararı↗ ihbar↗ temerrüt faizi↗ yargılama gideri↗ geçersizlik↗ ıslah↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının 31.299.56 YTL maddi tazminata hak kazandığı, sürücünün kesinleşen ceza ilamında tam kusurlu bulunduğu, manevi tazminatın 2.500,00 YTL olarak takdir edildiği, davacının % 16 oranında meslekte kazanma gücünü yitirdiği gerekçesiyle, manevi tazminatın davalılardan İrfan bakımından kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin tüm davalılar bakımından kısmen kabulüne, sigorta şirketlerinin poliçe limiti ile sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile davalılar Anadolu Sigorta A.Ş. vekili ve Aydoğan A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan Aydoğan Turizm AŞ. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince; Borçlar Kanunu’nun 47.maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları gözönünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda,25.000.00 YTL olan manevi tazminat istemine karşılık, 2.500.00 YTL olan manevi tazminata hükmedilmesinin, somut olayın özelliklerine, davacının sakatlık oranına, hastanede yattığı süreye, sonrasındaki tedavi sürecine, olaydan etkileniş derecesine, davalılardan sürücünün matematiksel olarak olmasa da tam kusur oranına ve olay tarihindeki paranın alım gücüne, davacının saptanan ekonomik ve sosyal durumuna uygun düşmediğinin gözetilmesi, davacı yönünden daha ılımlı ve adalete uygun, makul bir manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, somut olayın özelliklerini yansıtmayan yetersiz gerekçeye dayalı, yazılı manevi tazminat miktarına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Diğer yandan, manevi tazminat isteminden davalılardan işleten konumundaki Aydoğan Turizm AŞ. de ilke bakımından sorumlu olup, bu davalının aksi yönde bir savunması dahi bulunmadığı gözetilmeden, mahkemece aksi yönde bir gerekçe ve tartışma dahi ortaya konulmadan, üstelik gerekçede ve hüküm fıkrasında bu davalı bakımından manevi tazminat isteminin reddedildiği de belirtilmeden, diğer anlatımla bu isteme ilişkin olarak bu davalı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden yargılamanın sonuçlandırılması da doğru değildir.
Öte yandan, ıslah dilekçesinde 393.55 YTL faturalı tedavi gideri de bilirkişi raporunda saptanan tazminat miktarına ilave edildiği belirtilerek, toplamı ıslaha konu edilmiş olup, anılan bu tedavi gideri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalılarından Anadolu Sigorta A.Ş.vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacının yolculuk yaptığı otobüs, bu davalı sigortaya Otobüs Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Poliçesi ile sigortalı olup, bu davalı bakımından dava, bu poliçeden kaynaklanan sigorta bedeline yönelik alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Bu sigorta, can sigortası türlerinden olup, meblağ sigortası olması itibariyle de,ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise, yapılan tedavinin giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık halinde ise, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere, sigorta bedelinin ödenmesi gerekeceğinden, bu yönlerin ispatlanması yeterli olup, gerçek zararın hesaplatılmasına girişilmeksizin, tespit edilecek bu miktarların aynen ödenmesi gerekmektedir.
Otobüs Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları’nın 6/B maddesinde, işbu poliçe ile temin edilen bir kaza, sigortalının derhal veya kaza tarihinden itibaren iki sene zarfında daimi surette malûliyetine sebebiyet verdiği takdirde, tıbbi tedavinin sona ermesi ve daimi sakatlığın kesin olarak tespiti sonucunda, daimi sakatlık sigorta bedelinin, maddede belirtilen oranları dahilinde ödenmesi gerektiği, öte yandan daimi sakatlık oranlarının tayininde sigortalının meslek ve sanatının dikkate alınamayacağı öngörülmüştür. Somut olayda, davacının meslekten kazanma gücünü kaybetme oranını tespit eden Adli Tıp Raporu,davacının sol ayağının kaza nedeniyle uğradığı kısıtlılığa dayalı olarak düzenlenmiştir.Bu rapor esas alınarak, gerçek zarar hesabı yapan bilirkişinin hesapladığı sürekli işgörmezlik tazminatına hükmedilmesi ilke bakımından doğru olmamıştır. Poliçe Genel Şartları’nın 8 nci maddesinde “yukarıdaki cetvelde zikredilmemiş bulunan malüliyetlerin nispeti, daha az vahim olsalar bile, bunların ehemmiyet derecelerine göre ve cetvelde yazılı nispetlere kıyasen tayin olunur” hükmünün de gerektiğinde uygulanması da gözden kaçırılmamalıdır.
Bu durumda, mahkemece, bu açıklamalar çerçevesinde uzman bir doktor ve sigortacı bilirkişinin de bulunduğu bir bilirkişi kuruldan alınacak rapor ile davacının uğradığı kısıtlılığın, sigorta poliçesi genel şartlarındaki karşılığı tespit ettirilmek ve buna göre hak edebileceği sigorta bedeli belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, poliçenin hukuki sonuçları ve alacağın niteliği gözden kaçırılarak eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Öte yandan, Poliçe Genel Şartları’nın 17/B maddesinde hak sahiplerinin lüzumlu evrakları tevdi etmekle mükellef oldukları düzenlenmiştir. Bu madde hükmü gereğince dava tarihinde önce bu davalıya usulüne uygun bir ihbar yapıldığı ve temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat edilemediğinden, temerrüt faizine dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekirken, kaza tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesi de kararın kabul şekli bakımından doğru bulunmamıştır.
Diğer yandan, davalı sigortacı aleyhine dava açılması halinde, dava masrafları ile vekalet ücretlerini ödemekle sigortacı yükümlüdür. Ne var ki, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı bu masrafları, sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödemelidir. Davacı yararına hükmedilen maddi tazminat miktarı poliçe limitini aşmış olup, mahkemece, anılan husus dikkate alınmadan, bu davalı ... şirketinin yargılama giderinin ve vekalet ücretinin tamamından sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın kabul şekli bakımından mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12601 E. 2011/5161 K.
Ortak:sigorta poliçesi · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… alının derhal veya kaza tarihinden itibaren iki sene zarfında daimi surette malûliyetine sebebiyet verdiği takdirde, tıbbi tedavinin sona ermesi ve daimi sakatlığın «kesin» olarak tespiti sonucunda, daimi sakatlık sigorta bedelinin, maddede belirtilen oranları dahilinde ödenmesi gerektiği, öte yandan daimi sakatlık oranlarının tayinin …
… durumda, mahkemece, bu açıklamalar çerçevesinde uzman bir doktor ve sigortacı bilirkişinin de bulunduğu bir bilirkişi kuruldan alınacak rapor ile davacının uğradığı «kısıtlılığın», «sigorta poliçesi» genel şartlarındaki karşılığı tespit ettirilmek ve buna göre hak edebileceği sigorta bedeli belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, poliçenin hukuki sonuçları ve alacağın niteliği gözden kaçırılarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, Adli Tıp Kurumu’nca düzenlenen rapora göre, davacının meslekte kazanma gücünü kayıp oranının %29 olduğu kabul edilerek hesaplanan işgöremezlik tazminatına hükmedilmiş ise de davalı ...Ş. davacının yolcu olarak bulunduğu otobüsün otobüs zorunlu koltuk «sigorta poliçesini» düzenleyen şirkettir.
… alının derhal veya kaza tarihinden itibaren iki sene zarfında daimi surette maluliyetine sebebiyet verdiği takdirde, tıbbi tedavinin sona ermesi ve daimi sakatlığın «kesin» olarak tespiti sonucunda, daimi sakatlık sigorta bedelinin, maddede belirtilen oranları dahilinde ödenmesi gerektiği, öte yandan daimi sakatlık oranlarının tayinin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maluliyet oranı · harç · yasal faiz
Benzer bu karardaA.Ş. ve ...'tan olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte; davalılardan İsviçre Sigorta A.Ş. yönünden bildirim tarihi olan 24.01.2005 tarihinden itibaren 8 gün sonrası olan 02.02.2005 tarihinden itibaren, dav …
… n maluliyetlerin nispeti, daha az vahim olsalar bile, bunların ehemmiyet derecelerine göre ve cetvelde yazılı nispetlere kıyasen tayin olunur” hükmü nazara alınarak «maluliyet oranı» tespit ettirilmek ve buna göre davacının hak edebileceği sigorta bedeli belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan …
3-Kabule göre de davalı ...nin yargılama «harç» ve giderlerinden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere sorumluluğuna hükmetmek gerekirken tümünden sorumlu tutulması da doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7579 E. 2012/6003 K.
Ortak:can sigortası · gerçek zarar · kısıtlılık · sigorta poliçesi · eksik inceleme · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… durumda, mahkemece, bu açıklamalar çerçevesinde uzman bir doktor ve sigortacı bilirkişinin de bulunduğu bir bilirkişi kuruldan alınacak rapor ile davacının uğradığı «kısıtlılığın», «sigorta poliçesi» genel şartlarındaki karşılığı tespit ettirilmek ve buna göre hak edebileceği sigorta bedeli belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, poliçenin hukuki sonuçları ve alacağın niteliği gözden kaçırılarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Bu sigorta, «can sigortası» türlerinden olup, meblağ sigortası olması itibariyle de,ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise, yapılan tedavinin giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık halinde ise, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere, sigorta bedelinin ödenmesi gerekeceğinden, bu yönlerin ispatlanması yeterli olup, «gerçek zararın» hesaplatılmasına girişilmeksizin, tespit edilecek bu miktarların aynen ödenmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacının meslekten kazanma gücünü kaybetme oranını tespit eden Adli Tıp Raporu,davacının sol ayağının kaza nedeniyle uğradığı «kısıtlılığa» dayalı olarak düzenlenmiştir.Bu rapor esas alınarak, «gerçek zarar» hesabı yapan bilirkişinin hesapladığı sürekli işgörmezlik tazminatına hükmedilmesi ilke bakımından doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda… rla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde uzman bir doktor ve sigortacı bilirkişinin de bulunduğu bir bilirkişi kuruldan alınacak rapor ile davacının «riziko» nedeniyle uğradığı «kısıtlılıkların», «sigorta poliçesi» genel şartlarındaki karşılığı varsa tespit ettirilmek ve buna göre hak edebileceği sigorta bedeli belirlenmek ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Talebe konu olan sigorta, «can sigortası» türlerinden olup, bir meblağ sigortası olması itibariyle de,ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise, yapılan tedavinin giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık halinde ise, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere, sigorta bedelinin ödenmesi gerekeceğinden, bu yönlerin ispatlanması yeterli olup, «gerçek zararın» hesaplatılmasına girişilmeksizin, tespit edilecek bu miktarların aynen ödenmesi gerekmektedir.
… alının derhal veya kaza tarihinden itibaren iki sene zarfında daimi surette malûliyetine sebebiyet verdiği takdirde, tıbbi tedavinin sona ermesi ve daimi sakatlığın «kesin» olarak tespiti sonucunda, daimi sakatlık sigorta bedelinin, maddede belirtilen oranları dahilinde ödenmesi gerektiği, öte yandan daimi sakatlık oranlarının tayinin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maluliyet oranı · acente · davanın açılmamış sayılması · riziko · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davalılardan sigorta şirketinin bilirkişi tarafından hesaplanan «maluliyet oranına» göre tazminat tutarı ile tedavi giderini tazmin etmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı «acente» hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına» ve 43.551,80 TL tazminat ile 3.992,40 TL tedavi giderinin davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmiştir.
… rla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde uzman bir doktor ve sigortacı bilirkişinin de bulunduğu bir bilirkişi kuruldan alınacak rapor ile davacının «riziko» nedeniyle uğradığı «kısıtlılıkların», «sigorta poliçesi» genel şartlarındaki karşılığı varsa tespit ettirilmek ve buna göre hak edebileceği sigorta bedeli belirlenmek ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4731 E. 2013/4153 K.
Ortak:poliçe limiti · gerçek zarar
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının 31.299.56 YTL «maddi tazminata» hak kazandığı, sürücünün kesinleşen ceza ilamında tam kusurlu bulunduğu, manevi tazminatın 2.500,00 YTL olarak takdir edildiği, davacının % 16 oranında meslekte kazanma gücünü yitirdiği gerekçesiyle, manevi tazminatın davalılardan İrfan bakımından kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin tüm davalılar bakımından kısmen kabulüne, sigorta şirketlerinin «poliçe limiti» ile sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir.
Bu sigorta, «can sigortası» türlerinden olup, meblağ sigortası olması itibariyle de,ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise, yapılan tedavinin giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık halinde ise, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere, sigorta bedelinin ödenmesi gerekeceğinden, bu yönlerin ispatlanması yeterli olup, «gerçek zararın» hesaplatılmasına girişilmeksizin, tespit edilecek bu miktarların aynen ödenmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacının meslekten kazanma gücünü kaybetme oranını tespit eden Adli Tıp Raporu,davacının sol ayağının kaza nedeniyle uğradığı «kısıtlılığa» dayalı olarak düzenlenmiştir.Bu rapor esas alınarak, «gerçek zarar» hesabı yapan bilirkişinin hesapladığı sürekli işgörmezlik tazminatına hükmedilmesi ilke bakımından doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «zamanaşımı» süresinin maluliyetin kati olarak belirlendiği tarihten itibaren başlatılacağı, davacının kaza nedeniyle %39 oranında malul kaldığı, 25.000 TL «poliçe limiti» üzerinden 9.750 TL'nin ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan miktarın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, bu poliçe bir meblağ sigortası olması itibariyle, sürekli sakatlık halinde sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı dahilinde sigorta bedelinin ödenmesi gerekmekte olup, «gerçek zararın» belirlenmesi yoluyla hesaplama yapılmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maluliyet oranı · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «zamanaşımı» süresinin maluliyetin kati olarak belirlendiği tarihten itibaren başlatılacağı, davacının kaza nedeniyle %39 oranında malul kaldığı, 25.000 TL «poliçe limiti» üzerinden 9.750 TL'nin ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan miktarın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… rta genel şartlarının 8/b maddesindeki cetvelde karşılığının bulunup bulunmadığı tespit edilip, eğer cetvelde karşılığı yoksa yukarıda anılan hüküm uyarınca kıyasen «maluliyet oranı» belirlenerek, bu oranın sigorta limitine nispeti dahilinde davacıya ödenecek tazminatın belirlenmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı hüküm tesisi d …
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14993 E. 2014/4714 K.
Ortak:can sigortası · gerçek zarar · temerrüt faizi · temerrüt · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaBu sigorta, «can sigortası» türlerinden olup, meblağ sigortası olması itibariyle de,ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise, yapılan tedavinin giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık halinde ise, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere, sigorta bedelinin ödenmesi gerekeceğinden, bu yönlerin ispatlanması yeterli olup, «gerçek zararın» hesaplatılmasına girişilmeksizin, tespit edilecek bu miktarların aynen ödenmesi gerekmektedir.
Bu madde hükmü gereğince dava tarihinde önce bu davalıya usulüne uygun bir «ihbar» yapıldığı ve «temerrüde» düşürüldüğü iddia ve ispat edilemediğinden, «temerrüt faizine» dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekirken, kaza tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesi de kararın kabul şekli bakımından doğru bulunmamıştır.
… alının derhal veya kaza tarihinden itibaren iki sene zarfında daimi surette malûliyetine sebebiyet verdiği takdirde, tıbbi tedavinin sona ermesi ve daimi sakatlığın «kesin» olarak tespiti sonucunda, daimi sakatlık sigorta bedelinin, maddede belirtilen oranları dahilinde ödenmesi gerektiği, öte yandan daimi sakatlık oranlarının tayinin …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın kaza yapması sonucu davacının yaralandığı, 8 aylık tedavi süresi sonrası şifa bulduğu, bu süre için davacının işgörmezlik tazminatı talep hakkının bulunduğu, sürekli maluliyetin mevcut bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4.043,69 TL’nin (808,74 TL’nin davacı «temlik» alan lehine) «temerrüt faizi» ile birlikte davalı Y..
Bu sigorta, «can sigortası» türlerinden olup bir meblağ sigortası olması itibariyle de ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise, yapılan tedavinin giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık halinde ise, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere sigorta bedelinin ödenmesi gerekeceğinden bu yönlerin ispatlanması yeterli olup, bu nedenle de «gerçek zararın» hesaplatılmasına girişilmeksizin, tespit edilecek bu miktarların aynen ödenmesi gerekmektedir.
3.2. maddesinde, bu sigorta ile «teminat» altına alınan bir kazanın sigortalının kaza tarihinden itibaren iki yıl içinde sakatlığına yol açtığı takdirde, tıbbi tedavinin sona ermesi ve sakatlığın «kesin» olarak tespiti sonucunda, sakatlık tazminatının belirlenen oranlar dahilinde kendisine ödeneceği belirtilmiş, A.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gider avansı · zorunlu mali sorumluluk sigortası · kazanç kaybı · mali sorumluluk sigortası · sorumluluk sigortası · ara karar · kesin süre · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaSomut olayda mahkemece davacının kaza sonucu maluliyetinin kalmadığı gerekçesiyle tedavi süresi olan 8 aylık dönem için «kazanç kaybı» (geçici işgörmezlik) tazminatı hesaplanmış ve buna göre hüküm tesis edilmiş ise de, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda geçici işgörmezlik tazminatından davacının içinde bulunduğu aracın «zorunlu mali sorumluluk sigortacısı» olan davalı Groupama Sigorta A.Ş. sorumlu olup, zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısı olan davalı Y..
Ancak mahkemece, davacının daimi maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu'na sevkine ve bunun için «kesin süre» içinde «gider avansı» yatırılmasına karar verilmiş ise de, kaç bilirkişi tayin edildiği belirtilmeden her bir bilirkişi için 300,00 TL yatırılması gibi muğlak ifade ile ve davacının daha önce yatırmış olduğu gider avansı olan 150,00 TL olduğu halde buna ilaveten veya bundan hariç olarak ne miktar gider avansı yatırılacağının «ara» kararda açıkça belirtilmemiş olması karşısında davacı tarafın kesin süreye riayet etmediğinden bahsedilemez.
Dava, yolcu «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davalılardan Y..
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9840 E. 2010/3200 K.
Ortak:temerrüt faizi · ıslah · dosya masrafı · maddi tazminat · temerrüt
İncelediğiniz karardaBu madde hükmü gereğince dava tarihinde önce bu davalıya usulüne uygun bir «ihbar» yapıldığı ve «temerrüde» düşürüldüğü iddia ve ispat edilemediğinden, «temerrüt faizine» dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekirken, kaza tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesi de kararın kabul şekli bakımından doğru bulunmamıştır.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının 31.299.56 YTL «maddi tazminata» hak kazandığı, sürücünün kesinleşen ceza ilamında tam kusurlu bulunduğu, manevi tazminatın 2.500,00 YTL olarak takdir edildiği, davacının % 16 oranında meslekte kazanma gücünü yitirdiği gerekçesiyle, manevi tazminatın davalılardan İrfan bakımından kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin tüm davalılar bakımından kısmen kabulüne, sigorta şirketlerinin «poliçe limiti» ile sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir.
Öte yandan, «ıslah» dilekçesinde 393.55 YTL faturalı tedavi gideri de bilirkişi raporunda saptanan tazminat miktarına ilave edildiği belirtilerek, toplamı ıslaha konu edilmiş olup, anılan bu tedavi gideri hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaO halde davacı lehine takdir edilen tazminata uygulanacak «temerrüt faizi» oranının yukarıda açıklanan şekilde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Aviva Sigorta A.Ş. hakkında açılan davanın atiye «terkine», davacının «maddi tazminat» isteminin, kabülü ile, 28.267,37 TL'nin davalılar Ak Sigorta A.Ş., ...
Otobüs Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları'nın 6/B-C maddelerinde, daimi sakatlık sigorta bedelinin ve tedavi «masraflarının» ne şekilde belirlenip ödeneceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · vekile tebliğ · reeskont faizi · taşıma sözleşmesi · terkin · tacir · yasal faiz · avans faizi
Benzer bu karardaDavacı vekili dava dilekçesinde ticari «reeskont faizi» (Merkez Bankasının kısa vadeli işlemlere uyguladığı reeskont oranında) talep etmiş olup, mahkemece gerekçe gösterilmeksizin «yasal faize» hükmedilmiştir.
Davacı ile davalı şirket arasındaki uyuşmazlık «mutlak ticari» işlerden olan «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Aviva Sigorta A.Ş. hakkında açılan davanın atiye «terkine», davacının «maddi tazminat» isteminin, kabülü ile, 28.267,37 TL'nin davalılar Ak Sigorta A.Ş., ...
Şti. ile ...'dan olay tarihi olan 22.02.2004 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının, manevi tazminat isteminin kısmen kabülü ile 50.000,00 TL'nin olay tarihi olan 22.02.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, davalılar ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6013 E. 2011/15509 K.
Ortak:poliçe limiti · kusur oranı · olumsuz oy · maddi tazminat · kusur · kesin hüküm · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının 31.299.56 YTL «maddi tazminata» hak kazandığı, sürücünün kesinleşen ceza ilamında tam kusurlu bulunduğu, manevi tazminatın 2.500,00 YTL olarak takdir edildiği, davacının % 16 oranında meslekte kazanma gücünü yitirdiği gerekçesiyle, manevi tazminatın davalılardan İrfan bakımından kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin tüm davalılar bakımından kısmen kabulüne, sigorta şirketlerinin «poliçe limiti» ile sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir.
… nın sakatlık oranına, hastanede yattığı süreye, sonrasındaki tedavi sürecine, olaydan etkileniş derecesine, davalılardan sürücünün matematiksel olarak olmasa da tam «kusur oranına» ve olay tarihindeki paranın alım gücüne, davacının saptanan ekonomik ve sosyal durumuna uygun düşmediğinin gözetilmesi, davacı yönünden daha ılımlı ve adalete uygu …
Davacı yararına hükmedilen «maddi tazminat» miktarı «poliçe limitini» aşmış olup, mahkemece, anılan husus dikkate alınmadan, bu davalı ... şirketinin «yargılama giderinin» ve «vekalet ücretinin» tamamından sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın kabul şekli bakımından mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… a, savunma ve dosya kapsamına göre, otobüsün kaza yapması nedeniyle davacı yolcunun yaralandığı ve % 17,2 oranında malul kaldığı, kazaya karışan üç araç sürücüsünün «kusur oranlarının» da ceza dosyasında alınan bilirkişi raporuyla belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 36.701,38 TL «maddi tazminatın» sigorta şirketlerinden poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere davalılardan faiziyle tahsili ile 8.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan ....’dan tahsiline kara …
… iz istemleri yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; BK’nun 53 ncü maddesine ve yerleşik Yargıtay uygulanmasına göre, hukuk hâkimi, ceza hâkiminin belirlediği «kusur oranı» ve delil yetersizliğine dayalı beraat kararıyla bağlı değil ise de, şüphelinin isnat edilen eylemi işlemediğinin «kesin» olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile ve o eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararının bu yönleri ile bağlıdır.
Üç aracın karıştığı trafik kazasında mahkemece, «kusur oranının» belirlenmesi yönünden bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılmamış, kusur yönünden davalılardan ...’ın maliki olduğu otobüsün sürücüsü sanık olarak yargılandığı Kocaeli 1.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:trafik kazası · yargılama giderleri · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · ibraz
Benzer bu kararda1-) Dava, «trafik kazası» sonucu yaralanan yolcunun maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2-) Davalılardan Güven Sigorta AŞ vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Dosyaya «ibraz» olunan poliçeye göre, kazaya karışan aracın “Otobüs Zorunlu Koltuk Sigortası” davalı ... tarafından temin edilmiştir.
Poliçede açıkça atıfta bulunulan ve poliçe eki niteliğinde olan Otobüs Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları’nın 6 ncı maddesinin “Daimi Sakatlık Teminatı” başlıklı “B” bendinde, kaza sonucu meydana gelen organ «kaybı» ve arıza durumlarının niteliğine göre sakatlık oranları belirlenerek, bu oranlara isabet eden sigorta bedelinin daimi sakatlık sigorta bedeli olarak ödeneceği düzenlenmiştir.
3-Kabul şekline göre de, davalı ... şirketinin hükmedilen «yargılama giderlerinden» ödemekle yükümlü olduğu tazminat miktarına isabet eden kısmı itibariyle sorumlu olduğunun nazara alınması gerekirken, ödemekle yükümlü olduğu miktarı aşan «maddi tazminat» ile davalı ... şirketinin sorumlu olmadığı manevi tazminata isabet eden yargılama giderlerinden de sorumluluğunu doğuracak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13919 E. 2010/5417 K.
Ortak:olumsuz oy · ıslah · maddi tazminat · kusur · temerrüt · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz karardaÖte yandan, «ıslah» dilekçesinde 393.55 YTL faturalı tedavi gideri de bilirkişi raporunda saptanan tazminat miktarına ilave edildiği belirtilerek, toplamı ıslaha konu edilmiş olup, anılan bu tedavi gideri hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının 31.299.56 YTL «maddi tazminata» hak kazandığı, sürücünün kesinleşen ceza ilamında tam kusurlu bulunduğu, manevi tazminatın 2.500,00 YTL olarak takdir edildiği, davacının % 16 oranında meslekte kazanma gücünü yitirdiği gerekçesiyle, manevi tazminatın davalılardan İrfan bakımından kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin tüm davalılar bakımından kısmen kabulüne, sigorta şirketlerinin «poliçe limiti» ile sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir.
… nın sakatlık oranına, hastanede yattığı süreye, sonrasındaki tedavi sürecine, olaydan etkileniş derecesine, davalılardan sürücünün matematiksel olarak olmasa da tam «kusur oranına» ve olay tarihindeki paranın alım gücüne, davacının saptanan ekonomik ve sosyal durumuna uygun düşmediğinin gözetilmesi, davacı yönünden daha ılımlı ve adalete uygu …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı sürücünün tam «kusuru» ile meydana gelen kaza sonucunda davacının meslekte kazanma gücünü % 52 oranında kaybedecek şekilde yaralandığı, buna göre davacının (48.452,92) YTL daimi, 90 gün süreyle çalışamadığından (1.276,32) YTL tam işgöremezlik tazminatı talep edebileceği gerekçesiyle (36.000) YTL maddi ve (10.000) YTL manevi tazminatın davalılardan olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline (davalı ... şirketlerinin sadece «maddi tazminat» talebinden ve dava tarihinden itibaren yürülecek «temerrüt» faiziyle sorumlu olmalarına, yine davalı ...Ş.'nin sorumluuğunun «teminat» limiti olan (25.000) YTL ile davalı Batı Sigorta A.Ş.'nın ise (11.000) YTL ile sınırlı olması kaydıyla) karar verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, davalı .... vekilinin hem dava hem de «ıslah» talebine karşı yaptığı «zamanaşımı» savunması üzerinde durularak, bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Davalı .... vekili, müvekkiline 18.10.2006 tarihinde tebliğ edilen dava dilekçesine karşı 23.11.2006 tarihinde, 31.03.2008 tarihinde tebliğ edilen «ıslah» dilekçesine karşı da 04.04.2008 tarihinde, «zamanaşımı» savunmasında bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cevap süresi · zamanaşımı def'i · def'i · bilirkişi incelemesi · zamanaşımı · teminat
Benzer bu karardaHer ne kadar dava dilekçesine karşı «zamanaşımı def»’i HUMK.’nun 195. maddesi uyarınca davaya «cevap süresi» içerisinde ileri sürülmemiş ise de aynı kanunun 202/2. maddesi uyarınca davacı, savunmanın genişletilmesine itiraz etmediğine göre, mahkemece davalı .... vekilinin bu savunmalarının incelenmesi gereklidir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı sürücünün tam «kusuru» ile meydana gelen kaza sonucunda davacının meslekte kazanma gücünü % 52 oranında kaybedecek şekilde yaralandığı, buna göre davacının (48.452,92) YTL daimi, 90 gün süreyle çalışamadığından (1.276,32) YTL tam işgöremezlik tazminatı talep edebileceği gerekçesiyle (36.000) YTL maddi ve (10.000) YTL manevi tazminatın davalılardan olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline (davalı ... şirketlerinin sadece «maddi tazminat» talebinden ve dava tarihinden itibaren yürülecek «temerrüt» faiziyle sorumlu olmalarına, yine davalı ...Ş.'nin sorumluuğunun «teminat» limiti olan (25.000) YTL ile davalı Batı Sigorta A.Ş.'nın ise (11.000) YTL ile sınırlı olması kaydıyla) karar verilmiştir.
Davalı .... vekili, müvekkiline 18.10.2006 tarihinde tebliğ edilen dava dilekçesine karşı 23.11.2006 tarihinde, 31.03.2008 tarihinde tebliğ edilen «ıslah» dilekçesine karşı da 04.04.2008 tarihinde, «zamanaşımı» savunmasında bulunmuştur.
Ancak mahkemece davalı vekilinin «zamanaşımı» savunması hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/231 E. , 2010/1627 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.01.2008 tarih ve 2005/77-2008/1 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan Anadolu Sigorta A.Ş. vekili ve Aydoğan Turizm San. A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin asıl davada davalıların işleteni, sürücüsü, Otobüs Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi'ni düzenleyen sigortacısı oldukları, birleşen davada davalının trafik sigortacısı olduğu otobüste yolcu iken sürücü davalı ...'ın tam kusuru ile meydana gelen kazada 60 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandığını, hastanede yattığını ve sol ayağından topallayıp koltuk değneği ile yürüdüğünü, ameliyatlar geçirdiğini, tedavisinin bir yıl sürdüğünü, tedavi giderlerini kendisinin karşıladığını ileri sürerek, asıl davada 5.000.00 YTL maddi tazminatın tüm davalılardan ve 25.000,00 YTL manevi tazminat sigortacı hariç diğer davalılardan olmak üzere toplam 30.000.00 YTL'nın, birleşen davada 6.000.00 YTL maddi tazminatın 13.11.2002 olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini, ıslah dilekçesi ile 26.692.00 YTL daha maddi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., asıl davaya yanıt vermemiştir.
Diğer davalılar vekilleri, asıl davanın reddini istemişlerdir.
Davalı sigortacı vekili, birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının 31.299.56 YTL maddi tazminata hak kazandığı, sürücünün kesinleşen ceza ilamında tam kusurlu bulunduğu, manevi tazminatın 2.500,00 YTL olarak takdir edildiği, davacının % 16 oranında meslekte kazanma gücünü yitirdiği gerekçesiyle, manevi tazminatın davalılardan İrfan bakımından kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin tüm davalılar bakımından kısmen kabulüne, sigorta şirketlerinin poliçe limiti ile sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile davalılar Anadolu Sigorta A.Ş. vekili ve Aydoğan A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan Aydoğan Turizm AŞ. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince; Borçlar Kanunu’nun 47.maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları gözönünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22. 06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda,25.000.00 YTL olan manevi tazminat istemine karşılık, 2.500.00 YTL olan manevi tazminata hükmedilmesinin, somut olayın özelliklerine, davacının sakatlık oranına, hastanede yattığı süreye, sonrasındaki tedavi sürecine, olaydan etkileniş derecesine, davalılardan sürücünün matematiksel olarak olmasa da tam kusur oranına ve olay tarihindeki paranın alım gücüne, davacının saptanan ekonomik ve sosyal durumuna uygun düşmediğinin gözetilmesi, davacı yönünden daha ılımlı ve adalete uygun, makul bir manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, somut olayın özelliklerini yansıtmayan yetersiz gerekçeye dayalı, yazılı manevi tazminat miktarına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Diğer yandan, manevi tazminat isteminden davalılardan işleten konumundaki Aydoğan Turizm AŞ. de ilke bakımından sorumlu olup, bu davalının aksi yönde bir savunması dahi bulunmadığı gözetilmeden, mahkemece aksi yönde bir gerekçe ve tartışma dahi ortaya konulmadan, üstelik gerekçede ve hüküm fıkrasında bu davalı bakımından manevi tazminat isteminin reddedildiği de belirtilmeden, diğer anlatımla bu isteme ilişkin olarak bu davalı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden yargılamanın sonuçlandırılması da doğru değildir.
Öte yandan, ıslah dilekçesinde 393.55 YTL faturalı tedavi gideri de bilirkişi raporunda saptanan tazminat miktarına ilave edildiği belirtilerek, toplamı ıslaha konu edilmiş olup, anılan bu tedavi gideri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalılarından Anadolu Sigorta A.Ş.vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacının yolculuk yaptığı otobüs, bu davalı sigortaya Otobüs Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Poliçesi ile sigortalı olup, bu davalı bakımından dava, bu poliçeden kaynaklanan sigorta bedeline yönelik alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Bu sigorta, can sigortası türlerinden olup, meblağ sigortası olması itibariyle de,ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise, yapılan tedavinin giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık halinde ise, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere, sigorta bedelinin ödenmesi gerekeceğinden, bu yönlerin ispatlanması yeterli olup, gerçek zararın hesaplatılmasına girişilmeksizin, tespit edilecek bu miktarların aynen ödenmesi gerekmektedir.
Otobüs Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları’nın 6/B maddesinde, işbu poliçe ile temin edilen bir kaza, sigortalının derhal veya kaza tarihinden itibaren iki sene zarfında daimi surette malûliyetine sebebiyet verdiği takdirde, tıbbi tedavinin sona ermesi ve daimi sakatlığın kesin olarak tespiti sonucunda, daimi sakatlık sigorta bedelinin, maddede belirtilen oranları dahilinde ödenmesi gerektiği, öte yandan daimi sakatlık oranlarının tayininde sigortalının meslek ve sanatının dikkate alınamayacağı öngörülmüştür. Somut olayda, davacının meslekten kazanma gücünü kaybetme oranını tespit eden Adli Tıp Raporu,davacının sol ayağının kaza nedeniyle uğradığı kısıtlılığa dayalı olarak düzenlenmiştir.Bu rapor esas alınarak, gerçek zarar hesabı yapan bilirkişinin hesapladığı sürekli işgörmezlik tazminatına hükmedilmesi ilke bakımından doğru olmamıştır.
Poliçe Genel Şartları’nın 8 nci maddesinde “yukarıdaki cetvelde zikredilmemiş bulunan malüliyetlerin nispeti, daha az vahim olsalar bile, bunların ehemmiyet derecelerine göre ve cetvelde yazılı nispetlere kıyasen tayin olunur” hükmünün de gerektiğinde uygulanması da gözden kaçırılmamalıdır.
Bu durumda, mahkemece, bu açıklamalar çerçevesinde uzman bir doktor ve sigortacı bilirkişinin de bulunduğu bir bilirkişi kuruldan alınacak rapor ile davacının uğradığı kısıtlılığın, sigorta poliçesi genel şartlarındaki karşılığı tespit ettirilmek ve buna göre hak edebileceği sigorta bedeli belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, poliçenin hukuki sonuçları ve alacağın niteliği gözden kaçırılarak eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Öte yandan, Poliçe Genel Şartları’nın 17/B maddesinde hak sahiplerinin lüzumlu evrakları tevdi etmekle mükellef oldukları düzenlenmiştir. Bu madde hükmü gereğince dava tarihinde önce bu davalıya usulüne uygun bir ihbar yapıldığı ve temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat edilemediğinden, temerrüt faizine dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekirken, kaza tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesi de kararın kabul şekli bakımından doğru bulunmamıştır.
Diğer yandan, davalı sigortacı aleyhine dava açılması halinde, dava masrafları ile vekalet ücretlerini ödemekle sigortacı yükümlüdür. Ne var ki, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı bu masrafları, sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödemelidir. Davacı yararına hükmedilen maddi tazminat miktarı poliçe limitini aşmış olup, mahkemece, anılan husus dikkate alınmadan, bu davalı ... şirketinin yargılama giderinin ve vekalet ücretinin tamamından sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın kabul şekli bakımından mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan Aydoğan Turizm AŞ. vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin,(3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer davalılardan Anadolu Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarıının kabulü ile hükmün davacı ve bu davalı sigortacı yararına ayrı ayrı BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden diğer davalı ve davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 1.845.00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'den alınmasına, 15.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009595700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz