6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Maddi ve Manevi Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/231 E. 2010/1627 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
can sigortası poliçe limiti gerçek zarar kusur oranı kısıtlılık olumsuz oy içtihadı birleştirme kararı ihbar temerrüt faizi yargılama gideri geçersizlik ıslah dosya masrafı maddi tazminat sigorta poliçesi kusur eksik inceleme vekalet ücreti temerrüt kesin hüküm

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının 31.299.56 YTL maddi tazminata hak kazandığı, sürücünün kesinleşen ceza ilamında tam kusurlu bulunduğu, manevi tazminatın 2.500,00 YTL olarak takdir edildiği, davacının % 16 oranında meslekte kazanma gücünü yitirdiği gerekçesiyle, manevi tazminatın davalılardan İrfan bakımından kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin tüm davalılar bakımından kısmen kabulüne, sigorta şirketlerinin poliçe limiti ile sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili ile davalılar Anadolu Sigorta A.Ş. vekili ve Aydoğan A.Ş. vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan Aydoğan Turizm AŞ. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin temyizine gelince; Borçlar Kanunu’nun 47.maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları gözönünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Somut olayda,25.000.00 YTL olan manevi tazminat istemine karşılık, 2.500.00 YTL olan manevi tazminata hükmedilmesinin, somut olayın özelliklerine, davacının sakatlık oranına, hastanede yattığı süreye, sonrasındaki tedavi sürecine, olaydan etkileniş derecesine, davalılardan sürücünün matematiksel olarak olmasa da tam kusur oranına ve olay tarihindeki paranın alım gücüne, davacının saptanan ekonomik ve sosyal durumuna uygun düşmediğinin gözetilmesi, davacı yönünden daha ılımlı ve adalete uygun, makul bir manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, somut olayın özelliklerini yansıtmayan yetersiz gerekçeye dayalı, yazılı manevi tazminat miktarına hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Diğer yandan, manevi tazminat isteminden davalılardan işleten konumundaki Aydoğan Turizm AŞ. de ilke bakımından sorumlu olup, bu davalının aksi yönde bir savunması dahi bulunmadığı gözetilmeden, mahkemece aksi yönde bir gerekçe ve tartışma dahi ortaya konulmadan, üstelik gerekçede ve hüküm fıkrasında bu davalı bakımından manevi tazminat isteminin reddedildiği de belirtilmeden, diğer anlatımla bu isteme ilişkin olarak bu davalı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden yargılamanın sonuçlandırılması da doğru değildir.

Öte yandan, ıslah dilekçesinde 393.55 YTL faturalı tedavi gideri de bilirkişi raporunda saptanan tazminat miktarına ilave edildiği belirtilerek, toplamı ıslaha konu edilmiş olup, anılan bu tedavi gideri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de bozmayı gerektirmiştir.

3-Davalılarından Anadolu Sigorta A.Ş.vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacının yolculuk yaptığı otobüs, bu davalı sigortaya Otobüs Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Poliçesi ile sigortalı olup, bu davalı bakımından dava, bu poliçeden kaynaklanan sigorta bedeline yönelik alacağın tahsili istemine ilişkindir.

Bu sigorta, can sigortası türlerinden olup, meblağ sigortası olması itibariyle de,ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise, yapılan tedavinin giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık halinde ise, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere, sigorta bedelinin ödenmesi gerekeceğinden, bu yönlerin ispatlanması yeterli olup, gerçek zararın hesaplatılmasına girişilmeksizin, tespit edilecek bu miktarların aynen ödenmesi gerekmektedir.

Otobüs Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları’nın 6/B maddesinde, işbu poliçe ile temin edilen bir kaza, sigortalının derhal veya kaza tarihinden itibaren iki sene zarfında daimi surette malûliyetine sebebiyet verdiği takdirde, tıbbi tedavinin sona ermesi ve daimi sakatlığın kesin olarak tespiti sonucunda, daimi sakatlık sigorta bedelinin, maddede belirtilen oranları dahilinde ödenmesi gerektiği, öte yandan daimi sakatlık oranlarının tayininde sigortalının meslek ve sanatının dikkate alınamayacağı öngörülmüştür. Somut olayda, davacının meslekten kazanma gücünü kaybetme oranını tespit eden Adli Tıp Raporu,davacının sol ayağının kaza nedeniyle uğradığı kısıtlılığa dayalı olarak düzenlenmiştir.Bu rapor esas alınarak, gerçek zarar hesabı yapan bilirkişinin hesapladığı sürekli işgörmezlik tazminatına hükmedilmesi ilke bakımından doğru olmamıştır. Poliçe Genel Şartları’nın 8 nci maddesinde “yukarıdaki cetvelde zikredilmemiş bulunan malüliyetlerin nispeti, daha az vahim olsalar bile, bunların ehemmiyet derecelerine göre ve cetvelde yazılı nispetlere kıyasen tayin olunur” hükmünün de gerektiğinde uygulanması da gözden kaçırılmamalıdır.

Bu durumda, mahkemece, bu açıklamalar çerçevesinde uzman bir doktor ve sigortacı bilirkişinin de bulunduğu bir bilirkişi kuruldan alınacak rapor ile davacının uğradığı kısıtlılığın, sigorta poliçesi genel şartlarındaki karşılığı tespit ettirilmek ve buna göre hak edebileceği sigorta bedeli belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, poliçenin hukuki sonuçları ve alacağın niteliği gözden kaçırılarak eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

Öte yandan, Poliçe Genel Şartları’nın 17/B maddesinde hak sahiplerinin lüzumlu evrakları tevdi etmekle mükellef oldukları düzenlenmiştir. Bu madde hükmü gereğince dava tarihinde önce bu davalıya usulüne uygun bir ihbar yapıldığı ve temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat edilemediğinden, temerrüt faizine dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekirken, kaza tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesi de kararın kabul şekli bakımından doğru bulunmamıştır.

Diğer yandan, davalı sigortacı aleyhine dava açılması halinde, dava masrafları ile vekalet ücretlerini ödemekle sigortacı yükümlüdür. Ne var ki, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı bu masrafları, sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödemelidir. Davacı yararına hükmedilen maddi tazminat miktarı poliçe limitini aşmış olup, mahkemece, anılan husus dikkate alınmadan, bu davalı ... şirketinin yargılama giderinin ve vekalet ücretinin tamamından sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın kabul şekli bakımından mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12601 E. 2011/5161 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7579 E. 2012/6003 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maluliyet oranı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4731 E. 2013/4153 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14993 E. 2014/4714 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9840 E. 2010/3200 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6013 E. 2011/15509 K.

    Ortak: · Maddi ve Manevi Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13919 E. 2010/5417 K.

    Ortak: · Maddi ve Manevi Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/231 E.  ,  2010/1627 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.01.2008 tarih ve 2005/77-2008/1 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan Anadolu Sigorta A.Ş. vekili ve Aydoğan Turizm San. A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin asıl davada davalıların işleteni, sürücüsü, Otobüs Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi'ni düzenleyen sigortacısı oldukları, birleşen davada davalının trafik sigortacısı olduğu otobüste yolcu iken sürücü davalı ...'ın tam kusuru ile meydana gelen kazada 60 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandığını, hastanede yattığını ve sol ayağından topallayıp koltuk değneği ile yürüdüğünü, ameliyatlar geçirdiğini, tedavisinin bir yıl sürdüğünü, tedavi giderlerini kendisinin karşıladığını ileri sürerek, asıl davada 5.000.00 YTL maddi tazminatın tüm davalılardan ve 25.000,00 YTL manevi tazminat sigortacı hariç diğer davalılardan olmak üzere toplam 30.000.00 YTL'nın, birleşen davada 6.000.00 YTL maddi tazminatın 13.11.2002 olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini, ıslah dilekçesi ile 26.692.00 YTL daha maddi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ..., asıl davaya yanıt vermemiştir.

Diğer davalılar vekilleri, asıl davanın reddini istemişlerdir.

Davalı sigortacı vekili, birleşen davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının 31.299.56 YTL maddi tazminata hak kazandığı, sürücünün kesinleşen ceza ilamında tam kusurlu bulunduğu, manevi tazminatın 2.500,00 YTL olarak takdir edildiği, davacının % 16 oranında meslekte kazanma gücünü yitirdiği gerekçesiyle, manevi tazminatın davalılardan İrfan bakımından kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin tüm davalılar bakımından kısmen kabulüne, sigorta şirketlerinin poliçe limiti ile sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili ile davalılar Anadolu Sigorta A.Ş. vekili ve Aydoğan A.Ş. vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan Aydoğan Turizm AŞ. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin temyizine gelince; Borçlar Kanunu’nun 47.maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları gözönünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

22. 06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Somut olayda,25.000.00 YTL olan manevi tazminat istemine karşılık, 2.500.00 YTL olan manevi tazminata hükmedilmesinin, somut olayın özelliklerine, davacının sakatlık oranına, hastanede yattığı süreye, sonrasındaki tedavi sürecine, olaydan etkileniş derecesine, davalılardan sürücünün matematiksel olarak olmasa da tam kusur oranına ve olay tarihindeki paranın alım gücüne, davacının saptanan ekonomik ve sosyal durumuna uygun düşmediğinin gözetilmesi, davacı yönünden daha ılımlı ve adalete uygun, makul bir manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, somut olayın özelliklerini yansıtmayan yetersiz gerekçeye dayalı, yazılı manevi tazminat miktarına hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Diğer yandan, manevi tazminat isteminden davalılardan işleten konumundaki Aydoğan Turizm AŞ. de ilke bakımından sorumlu olup, bu davalının aksi yönde bir savunması dahi bulunmadığı gözetilmeden, mahkemece aksi yönde bir gerekçe ve tartışma dahi ortaya konulmadan, üstelik gerekçede ve hüküm fıkrasında bu davalı bakımından manevi tazminat isteminin reddedildiği de belirtilmeden, diğer anlatımla bu isteme ilişkin olarak bu davalı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden yargılamanın sonuçlandırılması da doğru değildir.

Öte yandan, ıslah dilekçesinde 393.55 YTL faturalı tedavi gideri de bilirkişi raporunda saptanan tazminat miktarına ilave edildiği belirtilerek, toplamı ıslaha konu edilmiş olup, anılan bu tedavi gideri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de bozmayı gerektirmiştir.

3-Davalılarından Anadolu Sigorta A.Ş.vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacının yolculuk yaptığı otobüs, bu davalı sigortaya Otobüs Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Poliçesi ile sigortalı olup, bu davalı bakımından dava, bu poliçeden kaynaklanan sigorta bedeline yönelik alacağın tahsili istemine ilişkindir.

Bu sigorta, can sigortası türlerinden olup, meblağ sigortası olması itibariyle de,ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise, yapılan tedavinin giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık halinde ise, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere, sigorta bedelinin ödenmesi gerekeceğinden, bu yönlerin ispatlanması yeterli olup, gerçek zararın hesaplatılmasına girişilmeksizin, tespit edilecek bu miktarların aynen ödenmesi gerekmektedir.

Otobüs Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları’nın 6/B maddesinde, işbu poliçe ile temin edilen bir kaza, sigortalının derhal veya kaza tarihinden itibaren iki sene zarfında daimi surette malûliyetine sebebiyet verdiği takdirde, tıbbi tedavinin sona ermesi ve daimi sakatlığın kesin olarak tespiti sonucunda, daimi sakatlık sigorta bedelinin, maddede belirtilen oranları dahilinde ödenmesi gerektiği, öte yandan daimi sakatlık oranlarının tayininde sigortalının meslek ve sanatının dikkate alınamayacağı öngörülmüştür. Somut olayda, davacının meslekten kazanma gücünü kaybetme oranını tespit eden Adli Tıp Raporu,davacının sol ayağının kaza nedeniyle uğradığı kısıtlılığa dayalı olarak düzenlenmiştir.Bu rapor esas alınarak, gerçek zarar hesabı yapan bilirkişinin hesapladığı sürekli işgörmezlik tazminatına hükmedilmesi ilke bakımından doğru olmamıştır.

Poliçe Genel Şartları’nın 8 nci maddesinde “yukarıdaki cetvelde zikredilmemiş bulunan malüliyetlerin nispeti, daha az vahim olsalar bile, bunların ehemmiyet derecelerine göre ve cetvelde yazılı nispetlere kıyasen tayin olunur” hükmünün de gerektiğinde uygulanması da gözden kaçırılmamalıdır.

Bu durumda, mahkemece, bu açıklamalar çerçevesinde uzman bir doktor ve sigortacı bilirkişinin de bulunduğu bir bilirkişi kuruldan alınacak rapor ile davacının uğradığı kısıtlılığın, sigorta poliçesi genel şartlarındaki karşılığı tespit ettirilmek ve buna göre hak edebileceği sigorta bedeli belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, poliçenin hukuki sonuçları ve alacağın niteliği gözden kaçırılarak eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

Öte yandan, Poliçe Genel Şartları’nın 17/B maddesinde hak sahiplerinin lüzumlu evrakları tevdi etmekle mükellef oldukları düzenlenmiştir. Bu madde hükmü gereğince dava tarihinde önce bu davalıya usulüne uygun bir ihbar yapıldığı ve temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat edilemediğinden, temerrüt faizine dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekirken, kaza tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesi de kararın kabul şekli bakımından doğru bulunmamıştır.

Diğer yandan, davalı sigortacı aleyhine dava açılması halinde, dava masrafları ile vekalet ücretlerini ödemekle sigortacı yükümlüdür. Ne var ki, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı bu masrafları, sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödemelidir. Davacı yararına hükmedilen maddi tazminat miktarı poliçe limitini aşmış olup, mahkemece, anılan husus dikkate alınmadan, bu davalı ... şirketinin yargılama giderinin ve vekalet ücretinin tamamından sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın kabul şekli bakımından mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan Aydoğan Turizm AŞ. vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin,(3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer davalılardan Anadolu Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarıının kabulü ile hükmün davacı ve bu davalı sigortacı yararına ayrı ayrı BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden diğer davalı ve davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 1.845.00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'den alınmasına, 15.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009595700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.