6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10116 E. 2010/1391 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta sözleşmesi icra takibine itiraz infaz işlemiş faiz içtihadı birleştirme kararı inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 382

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, davalının asıl alacağa vaki itirazının 2.737.07 YTL’lık ve işlemiş faize ilişkin olarak 363.03 YTL’lık kısmının iptaline, bu miktarlar üzerinden takibin devamına ve 1.094.82 YTL inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat alacağının tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HUMK'nun 382 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Hatta, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.

Somut olayda mahkemece kısa kararda davalının asıl alacağın 2.737.07 YTL’lık ve işlemiş faizin 363.03 YTL’lık kısmına yaptığı itirazın iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına karar verilmiştir. Ancak, gerekçeli karar, kısa karara uygun yazılmamış, kısa kararda hüküm altına alınmadığı halde ayrıca inkar tazminatına hükmedilmiştir. Bu durum karşısında, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılmaması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10718 E. 2010/1705 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6110 E. 2013/21797 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Faydalı model hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/922 E. 2012/7668 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • Faydalı model hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/922 E. 2012/7668 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1520 E. 2013/1818 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sebepsiz Zenginleşme

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7046 E. 2012/5187 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13196 E. 2010/4471 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/981 E. 2013/8045 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/10116 E.  ,  2010/1391 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kartal 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.05.2008 tarih ve 2006/228 - 2008/191 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı nezdinde sigortalı iş yerinde meydana gelen hırsızlık sonucu sigorta tazminatının ödenmediğini, tahsili için yapılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, davalının asıl alacağa vaki itirazının 2.737.07 YTL’lık ve işlemiş faize ilişkin olarak 363.03 YTL’lık kısmının iptaline, bu miktarlar üzerinden takibin devamına ve 1.094.82 YTL inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat alacağının tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HUMK'nun 382 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Hatta, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.

Somut olayda mahkemece kısa kararda davalının asıl alacağın 2.737.07 YTL’lık ve işlemiş faizin 363.03 YTL’lık kısmına yaptığı itirazın iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına karar verilmiştir. Ancak, gerekçeli karar, kısa karara uygun yazılmamış, kısa kararda hüküm altına alınmadığı halde ayrıca inkar tazminatına hükmedilmiştir. Bu durum karşısında, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılmaması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009477900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.