Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7526 E. 2014/11678 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iş sırrı↗ hizmet akdi↗ rekabet yasağı sözleşmesi↗ mutlak ticari dava↗ rekabet yasağı↗ ticari işletme↗ ticari dava niteliği↗ cezai şart↗ hizmet sözleşmesi↗ oy yasağı↗ alacak davası↗ dava sebebi↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı işveren ile davalı çalışanı arasında yapılmış olan 13/07/2011 tarihli centilmenlik anlaşmasından doğan alacak davası olup, davacı işveren şirket ile davalı çalışanı arasında yapılmış olan 13/07/2011 tarihli centilmenlik anlaşmasından doğan ihtilaflara İş mahkemelerinin bakmakla görevli olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin reddine, dosyanın görevli İzmir İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
BK'nın 348. maddesi "İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizmet akdinde her iki taraf, akdin hitamından sonra, işçinin kendi namına iş sahibi ile rekabet edecek bir iş yapmamasını ve rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını şart edebilirler. Rekabet memnuiyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet veribilecek ise, caizdir. İşçi, akdin yapıldığı zamanda reşit değilse rekabet memnuiyetine dair olan şart batıldır." hükmünü haiz olup, madde metninden de anlaşılacağı üzere bu madde sözü edilen sırlara vakıf işçinin mukavele yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlemektedir.
Düzenleme hizmet sözleşmesi içinde yer almakla birlikte hizmet akdi süresinde yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir. Hizmet akdinin devamında bir sadakatsizlik, bu ister bir sözleşme ile düzenlensin ister kanunla düzenlensin elbette ki İş Mahkemesinde görülecek bir davanın konusunu oluşturacaktır. Oysa davada, davacı taraf davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle cezai şart istemektedir. Uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle davanın İş Mahkemesinde görülmesini gerektirir bir durum mevcut değildir. Ayrıca, ticari sırrın ne olduğunun değerlendirilmesinin uzman mahkemelerce yapılması gerektiği de yadsınamaz bir gerçeklik olduğu gibi, "Rekabet Yasağı" kavramı da piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konudur. Kaldi ki TTK'nun 4. maddesiyle yasa koyucu çok açık bir şekilde BK'nun 348. maddesinden kaynaklanan davaların mutlak ticari davalardan olduğunu öngörmüştür. Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlanma noktasının veya sebebin, davanın ticari niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup Dairemizin yerleşmiş içtihatları da bu yoldadır. (2008/7321 E- 2008/9007 K, 2000/8808 E-2000/10150 K, 2006/9411 E-2007/12223 K, 2007/4507 E-2008/6825 K, 2005/6508 E-2006/9306 K) Ayrıca doktrinde de (Bkz. Prof.Dr.Polat Soyer, Rekabet Yasağı Sözleşmesi, Ankara 1994 s. 14) davanın mutlak ticari dava olduğu kabul edilmektedir. Bir kısım yazarlar ise (Bkz. Prof.Dr.S.Arıkan, Ticari İşletme Hukuku, Onuncu Bası, s.96) davanın mutlak ticari dava olduğunu, ancak böyle sayılmanın anlamsız olduğunu kabul etmektedir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2011/11-781 E sayılı kararında da bu tür davaların Ticaret Mahkemelerinde görülmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle mahkemece mutlak ticari dava olan davaya bakılmak gerekirken, anılan bu hususlar nazara alınmadan dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9659 E. 2014/13792 K.
Ortak:iş sırrı · hizmet akdi · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · cezai şart · hizmet sözleşmesi · dava sebebi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDüzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresinde yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlanma noktasının veya «sebebin», davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup Dairemizin yerleşmiş içtihatları da bu yoldadır. (2008/7321 E- 2008/9007 K, 2000/8808 E-2000/10150 K, 2006/9411 E-2007/12223 K, 2007/4507 E-2008/6825 K, 2005/6508 E-2006/9306 K) Ayrıca doktrinde de (Bkz.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı işveren ile davalı çalışanı arasında yapılmış olan 13/07/2011 tarihli centilmenlik anlaşmasından doğan «alacak davası» olup, davacı işveren şirket ile davalı çalışanı arasında yapılmış olan 13/07/2011 tarihli centilmenlik anlaşmasından doğan ihtilaflara İş mahkemelerinin bakmakla «görevli» olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin reddine, dosyanın görevli İzmir İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, davacı işyerinde satış «görevlisi» olarak çalıştığı işyerinden kendi isteği ile ayrıldığı, dava konusunun davalının «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan «haksız rekabet» ve «cezai şart» talebine ilişkin olduğu, davalının 4857 sayılı Kanun'un 2'nci maddesinde yer alan iş sözleşmesi ile işçi statüsünde çalıştığı, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi ve iş ilişkisinin değerlendirilmesi gerektiği, iş sözleşmesi ile birlikte «protokolün» ihlal edilip edilmediğini değerlendirmenin iş mahkemesinin «görev alanına» girdiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlanma noktasının veya «sebebin», davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup Dairemizin yerleşmiş içtihatları da bu yoldadır. (2008/7321 E- 2008/9007 K, 2000/8808 E-2000/10150 K, 2006/9411 E-2007/12223 K, 2007/4507 E-2008/6825 K, 2005/6508 E-2006/9306 K) Ayrıca doktrinde de (Bkz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yapılandırma protokolü · protokol · iş mahkemesi görev alanı · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, davacı işyerinde satış «görevlisi» olarak çalıştığı işyerinden kendi isteği ile ayrıldığı, dava konusunun davalının «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan «haksız rekabet» ve «cezai şart» talebine ilişkin olduğu, davalının 4857 sayılı Kanun'un 2'nci maddesinde yer alan iş sözleşmesi ile işçi statüsünde çalıştığı, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi ve iş ilişkisinin değerlendirilmesi gerektiği, iş sözleşmesi ile birlikte «protokolün» ihlal edilip edilmediğini değerlendirmenin iş mahkemesinin «görev alanına» girdiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen ve davacı tarafından davaya dayanak «yapılan protokol» tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 348. maddesi "İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12067 E. 2012/3391 K.
Ortak:iş sırrı · hizmet akdi · mutlak ticari dava · rekabet yasağı · ticari dava niteliği · cezai şart · hizmet sözleşmesi · oy yasağı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDüzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresinde yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Oysa davada, davacı taraf davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle «cezai şart» istemektedir.
Ayrıca, ticari «sırrın» ne olduğunun değerlendirilmesinin uzman mahkemelerce yapılması gerektiği de yadsınamaz bir gerçeklik olduğu gibi, "Rekabet Yasağı" kavramı da piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konudur.
Benzer bu karardaMahkemece, tensiben davanın BK 348. maddesine dayalı «rekabet yasağı» nedeniyle tazminat olduğu İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinde işçi ve işveren arasında çıkacak her türlü ihtilafların çözümünde İş Mahkemelerinin «görevli» kılındığı gerekçeleri ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresinde yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Oysa davada, davacı taraf davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle «cezai şart» istemektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16022 E. 2015/1405 K.
Ortak:iş sırrı · hizmet akdi · mutlak ticari dava · rekabet yasağı · ticari dava niteliği · cezai şart · oy yasağı · dava sebebi · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlanma noktasının veya «sebebin», davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup Dairemizin yerleşmiş içtihatları da bu yoldadır. (2008/7321 E- 2008/9007 K, 2000/8808 E-2000/10150 K, 2006/9411 E-2007/12223 K, 2007/4507 E-2008/6825 K, 2005/6508 E-2006/9306 K) Ayrıca doktrinde de (Bkz.
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresinde yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Oysa davada, davacı taraf davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle «cezai şart» istemektedir.
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağının» ihlal edildiği iddiasına dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Davaya dayanak teşkil eden «rekabet yasağına» ilişkin sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 348. (6098 sayılı BK'nın 444.) maddesi "İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işleri …
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlanma noktasının veya «sebebin», davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup Dairemizin yerleşmiş içtihatları da bu yoldadır. (2008/7321 E- 2008/9007 K, 2000/8808 E-2000/10150 K, 2006/9411 E-2007/12223 K, 2007/4507 E-2008/6825 K, 2005/6508 E-2006/9306 K) Ayrıca doktrinde de (Bkz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görevsizlik kararı · haksız rekabet
Benzer bu kararda… a göre, davalının, davacı şirkette işçi statüsü ile çalıştığı ve bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkların İş Kanunu hükümlerine göre çözümleneceği, her ne kadar davalının «haksız rekabette» bulunduğu ileri sürülmüş ise de davalı tarafın sıfatı gözetildiğinde uyuşmazlığın İş Kanunu'na tabi olduğu sonucunun değişmeyeceği gerekçesiyle davanın görev yönün …
Dava, «rekabet yasağının» ihlal edildiği iddiasına dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7464 E. 2014/15007 K.
Ortak:iş sırrı · hizmet akdi · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · cezai şart · hizmet sözleşmesi · dava sebebi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDüzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresinde yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlanma noktasının veya «sebebin», davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup Dairemizin yerleşmiş içtihatları da bu yoldadır. (2008/7321 E- 2008/9007 K, 2000/8808 E-2000/10150 K, 2006/9411 E-2007/12223 K, 2007/4507 E-2008/6825 K, 2005/6508 E-2006/9306 K) Ayrıca doktrinde de (Bkz.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı işveren ile davalı çalışanı arasında yapılmış olan 13/07/2011 tarihli centilmenlik anlaşmasından doğan «alacak davası» olup, davacı işveren şirket ile davalı çalışanı arasında yapılmış olan 13/07/2011 tarihli centilmenlik anlaşmasından doğan ihtilaflara İş mahkemelerinin bakmakla «görevli» olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin reddine, dosyanın görevli İzmir İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte, «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususta değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı işveren şirket ile davalı çalışanı arasında yapılmış olan 13/07/2011 tarihli Centilmenlik Anlaşmasından doğan ihtilaflara İş Mahkemeleri bakmakla «görevli» olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin reddine, dosyanın görevli İzmir İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istifa · sözleşmeye aykırılık · haksız rekabet
Benzer bu karardaOysa, mevcut davada davacı taraf iş akdi devam ederken «haksız rekabet» olduğuna dair iddialarda bulunmadığı gibi, haksız rekabetin iş akdi sona erdikten sonra yapılan centimenlik «sözleşmesine aykırılık» ile doğduğunu kabul etmekte ve «cezai şart» istemektedir.
Davacı, davalının «istifa» ederek kendi adına aynı alanda çalışmak istemesi üzerine geçiş sürecini planlayan centilmenlik sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri ihlal ettiği iddiasıyla iş bu davayı açmıştır.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5960 E. 2012/9874 K.
Ortak:iş sırrı · hizmet akdi · rekabet yasağı sözleşmesi · mutlak ticari dava · rekabet yasağı · ticari dava niteliği · cezai şart · hizmet sözleşmesi · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDüzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresinde yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Oysa davada, davacı taraf davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle «cezai şart» istemektedir.
Ayrıca, ticari «sırrın» ne olduğunun değerlendirilmesinin uzman mahkemelerce yapılması gerektiği de yadsınamaz bir gerçeklik olduğu gibi, "Rekabet Yasağı" kavramı da piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konudur.
Benzer bu karardaMahkemece, iş kanunu kapsamında işci sayılan kişinin, «rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali» nedeniyle açılan «cezai şartın» tahsiline ilişkin davada iş mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine» kararın kesinleşmesi ve istem halinde dosyanın Bursa İş Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
Dava «rekabet yasağının» ihlalinden kaynaklandığı ileri sürülen maddi ve manevi tazminat ile «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, davacı ile davalı ... ve ... arasında «rekabet yasağı sözleşmesinin» bulunduğu, davalıların iş akdinin sona ermesinden sonra rekabet yasağını ihlal ettikleri iddiasıyla bu dava açılmıştır.
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ihlali · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iş kanunu kapsamında işci sayılan kişinin, «rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali» nedeniyle açılan «cezai şartın» tahsiline ilişkin davada iş mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine» kararın kesinleşmesi ve istem halinde dosyanın Bursa İş Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6789 E. 2012/9875 K.
Ortak:iş sırrı · hizmet akdi · rekabet yasağı sözleşmesi · mutlak ticari dava · rekabet yasağı · ticari dava niteliği · cezai şart · hizmet sözleşmesi · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDüzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresinde yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Oysa davada, davacı taraf davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle «cezai şart» istemektedir.
Ayrıca, ticari «sırrın» ne olduğunun değerlendirilmesinin uzman mahkemelerce yapılması gerektiği de yadsınamaz bir gerçeklik olduğu gibi, "Rekabet Yasağı" kavramı da piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konudur.
Benzer bu karardaMahkemece, iş kanunu kapsamında sayılan kişinin, «rekabet yasağı sözleşmesini ihlali» nedeniyle açılan «cezai şartın» tahsiline ilişkin davada iş mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine», karar kesinleşmesi ve istem halinde dosyanın Kadıköy İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
1-Dava, «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili ve ihlale «son» verilmesi ile TTK 58/d maddesi uyarınca maddi, BK 49, TTK 58/e maddesi uyarınca manevi tazminat istemine ilişkin olup, davalı ...'in davacının yanında çalıştığı, i …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ihlali · görevsizlik kararı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iş kanunu kapsamında sayılan kişinin, «rekabet yasağı sözleşmesini ihlali» nedeniyle açılan «cezai şartın» tahsiline ilişkin davada iş mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine», karar kesinleşmesi ve istem halinde dosyanın Kadıköy İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
1-Dava, «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili ve ihlale «son» verilmesi ile TTK 58/d maddesi uyarınca maddi, BK 49, TTK 58/e maddesi uyarınca manevi tazminat istemine ilişkin olup, davalı ...'in davacının yanında çalıştığı, i …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12088 E. 2011/718 K.
Ortak:iş sırrı · hizmet akdi · mutlak ticari dava · rekabet yasağı · ticari dava niteliği · cezai şart · hizmet sözleşmesi · oy yasağı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDüzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresinde yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Oysa davada, davacı taraf davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle «cezai şart» istemektedir.
Ayrıca, ticari «sırrın» ne olduğunun değerlendirilmesinin uzman mahkemelerce yapılması gerektiği de yadsınamaz bir gerçeklik olduğu gibi, "Rekabet Yasağı" kavramı da piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konudur.
Benzer bu karardaDava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, davacı tarafça davalının imzaladığı rekabet etmeme ve gizlilik «taahhüdü» ile işten ayrıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde televizyon üretimi yapan firmalarda çalışmayacağını taahhüt etmesine rağmen akdin sona ermesinden sonra aynı a …
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Oysa davada davacı taraf davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle «cezai şart» istemektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taahhütname
Benzer bu karardaDava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, davacı tarafça davalının imzaladığı rekabet etmeme ve gizlilik «taahhüdü» ile işten ayrıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde televizyon üretimi yapan firmalarda çalışmayacağını taahhüt etmesine rağmen akdin sona ermesinden sonra aynı a …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12093 E. 2010/640 K.
Ortak:iş sırrı · hizmet akdi · mutlak ticari dava · rekabet yasağı · ticari dava niteliği · cezai şart · hizmet sözleşmesi · oy yasağı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDüzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresinde yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Oysa davada, davacı taraf davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle «cezai şart» istemektedir.
Ayrıca, ticari «sırrın» ne olduğunun değerlendirilmesinin uzman mahkemelerce yapılması gerektiği de yadsınamaz bir gerçeklik olduğu gibi, "Rekabet Yasağı" kavramı da piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konudur.
Benzer bu karardaDava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili ve ihlale «son» verilmesine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalının, davacı ile imzaladığı sözleşme uyarınca "Bursa Satış Bölgesinde Sorumlu Satış Mühendisi" olarak çalıştığı ve 5 yıllık bir çalışma sonrası 21.01.2008 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığı ve yanlar arasında imzalanan sözleşme ile davacının «hizmet akdi» sona erdikten sonra 2 yıl boyunca davacı işverenin faaliyet sahasında çalışan herhangi bir şirkette doğrudan yada dolaylı olarak yer almamayı ve hiçbir şekilde akrabası kanalıyla dahi bir ilişki içinde bulunmamayı «taahhüt» ettiği çekişmesiz olup, davacı, davalının akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren şirkete ortak olduğu ve rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasıyl …
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işçi-işveren ilişkisi · taahhütname · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili ve ihlale «son» verilmesine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalının, davacı ile imzaladığı sözleşme uyarınca "Bursa Satış Bölgesinde Sorumlu Satış Mühendisi" olarak çalıştığı ve 5 yıllık bir çalışma sonrası 21.01.2008 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığı ve yanlar arasında imzalanan sözleşme ile davacının «hizmet akdi» sona erdikten sonra 2 yıl boyunca davacı işverenin faaliyet sahasında çalışan herhangi bir şirkette doğrudan yada dolaylı olarak yer almamayı ve hiçbir şekilde akrabası kanalıyla dahi bir ilişki içinde bulunmamayı «taahhüt» ettiği çekişmesiz olup, davacı, davalının akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren şirkete ortak olduğu ve rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasıyl …
Mahkemece, davanın hizmet akdine ve «işçi-işveren ilişkisine» dayandığı ve bu sebeple davanın iş mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın Bursa İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7526 E. , 2014/11678 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/12/2013
NUMARASI 2013/129-2013/275
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2013 tarih ve 2013/129-2013/275 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, […]. Ü..'in davacı N. Yazılım A.Ş'nin genel müdürü iken, davalının patron olmak için kendi adına iş yapma isteği ile 13/07/2011 tarihinde istifa ederek şirketten ayrıldığını, davalının da davacı şirket gibi yazılım işi yaptığından birbirlerine zarar vermeyen bir geçiş dönemi planlayarak aralarında "Centilmenlik Antlaşması" adını koydukları bir sözleşme yaptıklarını, (EK3) bu antlaşmaya göre tarafların hak ve alacakları ile yükümlülüklerinin belirlendiğini, G.. Ü..'in aykırı davranış halinde davalının 150.000 TL cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, davalının anlaşmaya aykırı yaptığı B2B yazılımı üretip sahibi ve yöneticisi olduğu N. Yazılım A.Ş. üzerinden sattığını ileri sürerek, anlaşmada belirtilen 150.000 TL 'nin avans faizi ile birlikte davalıdan müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, görev itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı işveren ile davalı çalışanı arasında yapılmış olan 13/07/2011 tarihli centilmenlik anlaşmasından doğan alacak davası olup, davacı işveren şirket ile davalı çalışanı arasında yapılmış olan 13/07/2011 tarihli centilmenlik anlaşmasından doğan ihtilaflara İş mahkemelerinin bakmakla görevli olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin reddine, dosyanın görevli İzmir İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
BK'nın 348. maddesi "İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizmet akdinde her iki taraf, akdin hitamından sonra, işçinin kendi namına iş sahibi ile rekabet edecek bir iş yapmamasını ve rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını şart edebilirler. Rekabet memnuiyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet veribilecek ise, caizdir. İşçi, akdin yapıldığı zamanda reşit değilse rekabet memnuiyetine dair olan şart batıldır." hükmünü haiz olup, madde metninden de anlaşılacağı üzere bu madde sözü edilen sırlara vakıf işçinin mukavele yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlemektedir.
Düzenleme hizmet sözleşmesi içinde yer almakla birlikte hizmet akdi süresinde yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir. Hizmet akdinin devamında bir sadakatsizlik, bu ister bir sözleşme ile düzenlensin ister kanunla düzenlensin elbette ki İş Mahkemesinde görülecek bir davanın konusunu oluşturacaktır. Oysa davada, davacı taraf davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle cezai şart istemektedir. Uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle davanın İş Mahkemesinde görülmesini gerektirir bir durum mevcut değildir. Ayrıca, ticari sırrın ne olduğunun değerlendirilmesinin uzman mahkemelerce yapılması gerektiği de yadsınamaz bir gerçeklik olduğu gibi, "Rekabet Yasağı" kavramı da piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konudur.
Kaldi ki TTK'nun 4. maddesiyle yasa koyucu çok açık bir şekilde BK'nun 348. maddesinden kaynaklanan davaların mutlak ticari davalardan olduğunu öngörmüştür. Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlanma noktasının veya sebebin, davanın ticari niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup Dairemizin yerleşmiş içtihatları da bu yoldadır. (2008/7321 E- 2008/9007 K, 2000/8808 E-2000/10150 K, 2006/9411 E-2007/12223 K, 2007/4507 E-2008/6825 K, 2005/6508 E-2006/9306 K) Ayrıca doktrinde de (Bkz. Prof.Dr.Polat Soyer, Rekabet Yasağı Sözleşmesi, Ankara 1994 s.
14) davanın mutlak ticari dava olduğu kabul edilmektedir. Bir kısım yazarlar ise (Bkz. Prof.Dr.S.Arıkan, Ticari İşletme Hukuku, Onuncu Bası, s.96) davanın mutlak ticari dava olduğunu, ancak böyle sayılmanın anlamsız olduğunu kabul etmektedir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2011/11-781 E sayılı kararında da bu tür davaların Ticaret Mahkemelerinde görülmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle mahkemece mutlak ticari dava olan davaya bakılmak gerekirken, anılan bu hususlar nazara alınmadan dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102198500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz