Ticari itibarın zedelenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13416 E. 2013/11171 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari itibarın zedelenmesi↗ ticaret unvanının terkini↗ ticari itibar↗ münhasırlık↗ ticaret unvanı↗ terkin↗ ilan↗ kusur↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tarafların aynı alanda faaliyette bulundukları, davalının ticaret unvanını kullanımının tecavüz teşkil ettiği, olay nedeniyle davacının ticari itibarının zedelendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Orijinal PLASTİK ticaret unvanının terkinine, 5.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak; dava haksız rekabetin meni, ticaret unvanının terkini ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece manevi tazminat isteminin de kabulüne karar verilmiştir. Oysa, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre (2006/1835 E, 2007/5160 K. sayılı ilamı) 6762 sayılı TTK'nın 52. maddesi uyarınca usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanmak hakkı, münhasıran sahibine aittir ve terkin edilinceye kadar tescilli bir ticaret ünvanının kullanılması TTK 56 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil etmez. Öte yandan, 6762 sayılı TTK'nun 54. maddesine göre de “ Ticaret unvanı kanuna aykırı olarak başkası tarafından kullanılan kimse, bunun men'ini ve haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini ve zarar görmüş ise kusur halinde bunun da tazminini istiyebilir “ hükmünü haiz olup, ancak bu maddede düzenlenen koşulların gerçekleşmesi halinde tazminat istenebilir.
Somut olayda ise, yukarıda açıklandığı üzere ticaret unvanının tescilli kullanımının haksız rekabet teşkil etmemesi karşısında 6762 Sayılı TTK'nun 56. vd. maddeleri uyarınca manevi tazminata hükmedilemeyeceği gibi, koşulları gerçekleşmeyen TTK'nın 54. maddesi uyarınca da manevi tazminata karar verilemez.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak manevi tazminat isteminin reddine karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5370 E. 2014/12489 K.
Ortak:münhasırlık · ticaret unvanı · terkin · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaOysa, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre (2006/1835 E, 2007/5160 K. sayılı ilamı) 6762 sayılı TTK'nın 52. maddesi uyarınca usulen tescil ve «ilan» edilmiş olan «ticaret unvanını» kullanmak hakkı, «münhasıran» sahibine aittir ve «terkin» edilinceye kadar tescilli bir ticaret ünvanının kullanılması TTK 56 vd. maddeleri uyarınca «haksız rekabet» teşkil etmez.
2- Ancak; dava «haksız rekabetin» meni, «ticaret unvanının terkini» ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece manevi tazminat isteminin de kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda ise, yukarıda açıklandığı üzere «ticaret unvanının» tescilli kullanımının «haksız rekabet» teşkil etmemesi karşısında 6762 Sayılı TTK'nun 56. vd. maddeleri uyarınca manevi tazminata hükmedilemeyeceği gibi, koşulları gerçekleşmeyen TTK'nın 54. maddesi uyarınca da manevi tazminata karar verilemez.
Benzer bu karardaOysa, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre (2006/1835 Esas, 2007/5160 Karar sayılı ilamı) 6762 sayılı TTK'nın 52. maddesi uyarınca usulen tescil ve «ilan» edilmiş olan «ticaret unvanını» kullanmak hakkı, «münhasıran» sahibine aittir ve «terkin» edilinceye kadar tescilli bir ticaret unvanının kullanılması TTK 56 vd. maddeleri uyarınca «haksız rekabet» teşkil etmez.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, mülga 6762 sayılı TTK'nın 52. maddesi uyarınca usulen tescil ve «ilan» edilmiş olan «ticaret unvanını» kullanma hakkının «münhasıran» sahibine ait bulunduğu, aynı Kanun'un 54. maddesinde ise ticaret unvanı, kanuna aykırı olarak başkası tarafından kullanılan kimsenin, bunun menini isteyebileceğinin düzenlendiği, davacı D..Yapım Televizyon Program Turizm ve Yatçılık Tic.
… aret unvanındaki “DNA” ibaresinin bire bir aynı olduğu ve dava tarihi itibariyle ticaret sicilinde tescilli olan davalı unvanındaki ilave “GÖRSEL” ibaresinin unvana «ayırt edicilik» kazandırmadığı, bu haliyle «haksız rekabetin» doğduğu gerekçesiyle anılan davacının «ticaret unvanına» davalının tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, diğer talepler yönünden bozma ilamı dışında kalarak kesinleştiğinden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanına tecavüz · marka hakkına tecavüz · ayırt edicilik · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… aret unvanındaki “DNA” ibaresinin bire bir aynı olduğu ve dava tarihi itibariyle ticaret sicilinde tescilli olan davalı unvanındaki ilave “GÖRSEL” ibaresinin unvana «ayırt edicilik» kazandırmadığı, bu haliyle «haksız rekabetin» doğduğu gerekçesiyle anılan davacının «ticaret unvanına» davalının tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, diğer talepler yönünden bozma ilamı dışında kalarak kesinleştiğinden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2- Dava, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, tarafların ticaret unvanları arasında benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davacının «ticaret unvanına tecavüzün» ve haksız rekabetin tespitine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6175 E. 2013/21271 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · ticaret unvanı · terkin
İncelediğiniz kararda2- Ancak; dava «haksız rekabetin» meni, «ticaret unvanının terkini» ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece manevi tazminat isteminin de kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre (2006/1835 E, 2007/5160 K. sayılı ilamı) 6762 sayılı TTK'nın 52. maddesi uyarınca usulen tescil ve «ilan» edilmiş olan «ticaret unvanını» kullanmak hakkı, «münhasıran» sahibine aittir ve «terkin» edilinceye kadar tescilli bir ticaret ünvanının kullanılması TTK 56 vd. maddeleri uyarınca «haksız rekabet» teşkil etmez.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tarafların aynı alanda faaliyette bulundukları, davalının «ticaret unvanını» kullanımının tecavüz teşkil ettiği, olay nedeniyle davacının «ticari itibarının zedelendiği» gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Orijinal PLASTİK ticaret unvanının terkinine, 5.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve «ticaret unvanı terkini» koşullarının gerçekleşmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
… da bulunan PANAMERA ibaresini aynı zamanda markasal olarak da kullandığına ve bu suretle davacının tescilli markasına tecavüz ettiğine ilişkin bir delil olmamasına, «terkin» edilinceye kadar sicilde tescilli olan bir «ticaret unvanı» kullanımının da yasal bir kullanım oluşturmasına rağmen, mahkemece «marka hakkına tecavüzünün» tespitine de karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz
Benzer bu kararda… da bulunan PANAMERA ibaresini aynı zamanda markasal olarak da kullandığına ve bu suretle davacının tescilli markasına tecavüz ettiğine ilişkin bir delil olmamasına, «terkin» edilinceye kadar sicilde tescilli olan bir «ticaret unvanı» kullanımının da yasal bir kullanım oluşturmasına rağmen, mahkemece «marka hakkına tecavüzünün» tespitine de karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15412 E. 2013/253 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · ticaret unvanı · terkin
İncelediğiniz kararda2- Ancak; dava «haksız rekabetin» meni, «ticaret unvanının terkini» ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece manevi tazminat isteminin de kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre (2006/1835 E, 2007/5160 K. sayılı ilamı) 6762 sayılı TTK'nın 52. maddesi uyarınca usulen tescil ve «ilan» edilmiş olan «ticaret unvanını» kullanmak hakkı, «münhasıran» sahibine aittir ve «terkin» edilinceye kadar tescilli bir ticaret ünvanının kullanılması TTK 56 vd. maddeleri uyarınca «haksız rekabet» teşkil etmez.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tarafların aynı alanda faaliyette bulundukları, davalının «ticaret unvanını» kullanımının tecavüz teşkil ettiği, olay nedeniyle davacının «ticari itibarının zedelendiği» gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Orijinal PLASTİK ticaret unvanının terkinine, 5.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «ticaret unvanına tecavüzün» önlenmesi ve davalının «ticaret unvanının terkini» istemine ilişkindir.
… şıldığına göre, mülga TTK'nun 54. maddesi uyarınca, davalının değişiklikten önceki unvanında yer alan “...” sözcüğü işbu davanın açıldığı tarih itibariyle davacının «ticaret unvanına tecavüz» oluşturduğundan, davacının bu tecavüzün tespitini ve önlenmesini istemekte «hukuki yararı» bulunduğu dikkate alınarak, söz konusu ibarenin davacının ticaret unvanı ile «iltibas» yaratığının tespiti ve men'ine, dava konusu ibarenin yargılama sırasında değiştirilerek «ticaret sicilinden terkin» edilmesi nedeniyle davacının konusu kalmayan terkin talebi hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerler davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Davacı şirketin önceki tarihte tescilli «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğü “...”, davalının ticaret unvanının kılavuz sözcüğü ise “...” ibarelerinden oluşmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanına tecavüz · ticaret sicilinden terkin · hukuki yarar · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
Benzer bu kararda… şıldığına göre, mülga TTK'nun 54. maddesi uyarınca, davalının değişiklikten önceki unvanında yer alan “...” sözcüğü işbu davanın açıldığı tarih itibariyle davacının «ticaret unvanına tecavüz» oluşturduğundan, davacının bu tecavüzün tespitini ve önlenmesini istemekte «hukuki yararı» bulunduğu dikkate alınarak, söz konusu ibarenin davacının ticaret unvanı ile «iltibas» yaratığının tespiti ve men'ine, dava konusu ibarenin yargılama sırasında değiştirilerek «ticaret sicilinden terkin» edilmesi nedeniyle davacının konusu kalmayan terkin talebi hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerler davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Dava, «ticaret unvanına tecavüzün» önlenmesi ve davalının «ticaret unvanının terkini» istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta her iki şirketin «ticaret unvanlarının» ana unsuru “...” ibarelerinden oluştuğuna göre, ticaret unvanları arasında «iltibas» bulunduğu sabit olup, bu durumda davalının ticaret unvanındaki “...” ibaresinin terkinine karar verilmesi gerektiği halde, aksine düşüncelerle davanın reddine ilişkin karar gerekçesi yerinde değildir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1667 E. 2015/8076 K.
Ortak:terkin · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda2- Ancak; dava «haksız rekabetin» meni, «ticaret unvanının terkini» ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece manevi tazminat isteminin de kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre (2006/1835 E, 2007/5160 K. sayılı ilamı) 6762 sayılı TTK'nın 52. maddesi uyarınca usulen tescil ve «ilan» edilmiş olan «ticaret unvanını» kullanmak hakkı, «münhasıran» sahibine aittir ve «terkin» edilinceye kadar tescilli bir ticaret ünvanının kullanılması TTK 56 vd. maddeleri uyarınca «haksız rekabet» teşkil etmez.
Somut olayda ise, yukarıda açıklandığı üzere «ticaret unvanının» tescilli kullanımının «haksız rekabet» teşkil etmemesi karşısında 6762 Sayılı TTK'nun 56. vd. maddeleri uyarınca manevi tazminata hükmedilemeyeceği gibi, koşulları gerçekleşmeyen TTK'nın 54. maddesi uyarınca da manevi tazminata karar verilemez.
Benzer bu kararda… ların üzerinde kullanıldığı hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesinin benzer olduğu, tescil sınıflarının da aynı olduğu, davalıya ait markanın davacı markası ile «iltibasa» neden olacak derecede benzer olduğu, davacı markalarının 2001 yılında tescil edilmiş olması ve tanınmış olması karşısında davalının iltibas yaratcak ünvan seçtiği ve «ayırt ediciliği» sağlamadığı için kötü niyetli olduğu, kötü niyetli tescil halinde sessiz kalma suretiyle hak «kaybı» ilkesinin uygulanmayacağı, hükümsüzlük davası için bir sürenin ön görülmediği dikkate alınarak davalı markasının hükümsüzlüğü gerektiği, usulüne uygun şekilde tescil edilmiş marka ve ticaret ünvanının kullanılmasının ise «terkin» edilinceye kadar markaya tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturmayacağı gerekçesiyle asıl dava bakımından davanın kabulü ile davalı adına TPE nezdinde tescilli 2007/06819 nolu vodasoft + şekil ibareli markanın hükümsüzl …
2- Birleşen dava, davacının tescilli marka ve ticaret ünvanına dayanarak davalı markasının hükümsüzlüğü, «haksız rekabetin» tespiti meni ve ticaret ünvanının «terkini» istemine ilişkindir.
Ticaret ünvanını «terkini» talebini de içeren birleşen dava 27.05.2011 tarihinde açılmış olup, tarafların faaliyet alanı olan iletişim sektöründe uzun süredir birlikte faaliyet gösteren firm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili tescili · kâr kaybı · ticaret sicili · ayırt edicilik · iltibas
Benzer bu kararda… ların üzerinde kullanıldığı hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesinin benzer olduğu, tescil sınıflarının da aynı olduğu, davalıya ait markanın davacı markası ile «iltibasa» neden olacak derecede benzer olduğu, davacı markalarının 2001 yılında tescil edilmiş olması ve tanınmış olması karşısında davalının iltibas yaratcak ünvan seçtiği ve «ayırt ediciliği» sağlamadığı için kötü niyetli olduğu, kötü niyetli tescil halinde sessiz kalma suretiyle hak «kaybı» ilkesinin uygulanmayacağı, hükümsüzlük davası için bir sürenin ön görülmediği dikkate alınarak davalı markasının hükümsüzlüğü gerektiği, usulüne uygun şekilde tescil edilmiş marka ve ticaret ünvanının kullanılmasının ise «terkin» edilinceye kadar markaya tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturmayacağı gerekçesiyle asıl dava bakımından davanın kabulü ile davalı adına TPE nezdinde tescilli 2007/06819 nolu vodasoft + şekil ibareli markanın hükümsüzl …
Davacı şirketin «ticaret siciline tescil» tarihi 2006 iken, davalı şirketin ticaret ünvanı 2003 tarihinde ticaret siciline tescil edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13416 E. , 2013/11171 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/07/2012 tarih ve 2011/365-2012/468 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ORJİNAL PLASTİK FİTİL ve CONTA SANAYİ ibareli markası bulunduğunu, yine ...-ORJİNAL PLASTİK ibaresinin adına ticaret unvanı olarak tescilli olduğunu, davalının ise aynı ibareyi ticaret unvanında kullandığını, bu durumun iltibasa, marka hakkına tecavüze ve haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek, markaya tecavüzün meni'ni, ticaret unvanının terkinini, 20.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının markasının 17. sınıfta tescilli olduğunu, müvekkilinin bu alanda faaliyette bulunmadığını, ticaret unvanı terkin edilmediği sürece kullanmalarının haksız rekabete neden olmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tarafların aynı alanda faaliyette bulundukları, davalının ticaret unvanını kullanımının tecavüz teşkil ettiği, olay nedeniyle davacının ticari itibarının zedelendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Orijinal PLASTİK ticaret unvanının terkinine, 5.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak; dava haksız rekabetin meni, ticaret unvanının terkini ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece manevi tazminat isteminin de kabulüne karar verilmiştir. Oysa, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre (2006/1835 E, 2007/5160 K. sayılı ilamı) 6762 sayılı TTK'nın 52. maddesi uyarınca usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanmak hakkı, münhasıran sahibine aittir ve terkin edilinceye kadar tescilli bir ticaret ünvanının kullanılması TTK 56 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil etmez. Öte yandan, 6762 sayılı TTK'nun 54. maddesine göre de “ Ticaret unvanı kanuna aykırı olarak başkası tarafından kullanılan kimse, bunun men'ini ve haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini ve zarar görmüş ise kusur halinde bunun da tazminini istiyebilir “ hükmünü haiz olup, ancak bu maddede düzenlenen koşulların gerçekleşmesi halinde tazminat istenebilir.
Somut olayda ise, yukarıda açıklandığı üzere ticaret unvanının tescilli kullanımının haksız rekabet teşkil etmemesi karşısında 6762 Sayılı TTK'nun 56. vd. maddeleri uyarınca manevi tazminata hükmedilemeyeceği gibi, koşulları gerçekleşmeyen TTK'nın 54. maddesi uyarınca da manevi tazminata karar verilemez.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak manevi tazminat isteminin reddine karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yaranına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008975600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz