Ticaret unvanına tecavüz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/15412 E. 2013/253 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanına tecavüz↗ ticaret unvanının terkini↗ ticaret sicilinden terkin↗ ticaret unvanı↗ hukuki yarar↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ terkin↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, aksi yöndeki bilirkişi raporuna karşın, tarafların ticaret unvanlarındaki ... ve ... ibareleri ile diğer kelimeler birbirinden farklı olduğu, ünvanlar arasında karışıklığa yol açacak nitelikte benzerlik bulunmadığı, ancak davalı şirketin dava sırasında ticaret ünvanını değiştirdiğinden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticaret unvanına tecavüzün önlenmesi ve davalının ticaret unvanının terkini istemine ilişkindir. Davacı şirketin önceki tarihte tescilli ticaret unvanının kılavuz sözcüğü “...”, davalının ticaret unvanının kılavuz sözcüğü ise “...” ibarelerinden oluşmaktadır. Uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nun 47/2. maddesi gereğince, “Bir hükmi şahsın ticaret unvanına Türkiye'nin her hangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırdedilmesi için gerekli olduğu takdirde, lüzumlu ilavelerin yapılması mecburidir”. Yine aynı Yasa'nın 54. maddesi gereğince de, “Ticaret unvanı kanuna aykırı olarak başkası tarafından kullanılan kimse, bunun men'ini ve haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini... istiyebilir”. Somut uyuşmazlıkta her iki şirketin ticaret unvanlarının ana unsuru “...” ibarelerinden oluştuğuna göre, ticaret unvanları arasında iltibas bulunduğu sabit olup, bu durumda davalının ticaret unvanındaki “...” ibaresinin terkinine karar verilmesi gerektiği halde, aksine düşüncelerle davanın reddine ilişkin karar gerekçesi yerinde değildir.
Ancak, yargılama sırasında davalı şirketin ticaret unvanındaki “...” ibaresini değiştirerek bir başka ibareyi kılavuz sözcük olarak tescil ettirdiği anlaşıldığına göre, mülga TTK'nun 54. maddesi uyarınca, davalının değişiklikten önceki unvanında yer alan “...” sözcüğü işbu davanın açıldığı tarih itibariyle davacının ticaret unvanına tecavüz oluşturduğundan, davacının bu tecavüzün tespitini ve önlenmesini istemekte hukuki yararı bulunduğu dikkate alınarak, söz konusu ibarenin davacının ticaret unvanı ile iltibas yaratığının tespiti ve men'ine, dava konusu ibarenin yargılama sırasında değiştirilerek ticaret sicilinden terkin edilmesi nedeniyle davacının konusu kalmayan terkin talebi hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerler davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4094 E. 2019/1069 K.
Ortak:ticaret unvanına tecavüz · ticaret unvanı · iltibas · dava şartı
İncelediğiniz kararda… şıldığına göre, mülga TTK'nun 54. maddesi uyarınca, davalının değişiklikten önceki unvanında yer alan “...” sözcüğü işbu davanın açıldığı tarih itibariyle davacının «ticaret unvanına tecavüz» oluşturduğundan, davacının bu tecavüzün tespitini ve önlenmesini istemekte «hukuki yararı» bulunduğu dikkate alınarak, söz konusu ibarenin davacının ticaret unvanı ile «iltibas» yaratığının tespiti ve men'ine, dava konusu ibarenin yargılama sırasında değiştirilerek «ticaret sicilinden terkin» edilmesi nedeniyle davacının konusu kalmayan terkin talebi hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerler davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Dava, «ticaret unvanına tecavüzün» önlenmesi ve davalının «ticaret unvanının terkini» istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta her iki şirketin «ticaret unvanlarının» ana unsuru “...” ibarelerinden oluştuğuna göre, ticaret unvanları arasında «iltibas» bulunduğu sabit olup, bu durumda davalının ticaret unvanındaki “...” ibaresinin terkinine karar verilmesi gerektiği halde, aksine düşüncelerle davanın reddine ilişkin karar gerekçesi yerinde değildir.
Benzer bu kararda50.maddesine göre usulen tescil ve «ilan» edilmiş olan «ticaret unvanını» kullanma hakkı sadece sahibine ait olduğu, aynı Yasa'nın 54.maddesine göre de ticaret unvanının «ticari dürüstlüğe» aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması halinde bunun değiştirilmesi ve silinmesinin talep edilebileceği, davacı şirket ile davalı şirketin unvanlarındaki benzerliğin karışıklık yaratacağı ve «ticaret unvanına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle Ticaret Sicil Memurluğu aleyhine açılan davanın, davalı tarafın «ehliyeti» olmadığından ve işbu dosya da «husumet» yöneltilemeyeceğindin «usulden reddine», davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulü ile davalı şirketin unvanında yer alan ... ibaresinin unvandan silinmesine, sicilden terkinine ve kararın ticaret sic …
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, ...'nın 52. maddesi uyarınca, «ticaret unvanının» bir başkası tarafından «ticari dürüstlüğe» aykırı olarak kullanılması halinde koruma talebinde bulunabileceği, her iki tarafın unvanında ... ibaresi yer almakla birlikte, unvanların sonraki kısımları oldukça farklı olduğu, ... ibaresinden sonra davacının unvanında, proje danışmanlık ibaresi bulunduğu halde, davalının unvanında, ... kelimesinden sonra makine doğalgaz ibarelerinin geldiği, unvanlarda karışıklığa yer vermeyecek ve tacirlerin birbirinden ayırt edilmesini sağlayacak kadar farklı ilavelerin bulunduğu, bu nedenlerle tarafların unvanlarının aynı olduğundan ya da «iltibas» yarattığından ve davalının, davacının unvanını «dürüstlük kuralına» aykırı olarak kullandığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle HMK 353/1.b...maddesi uyarınca, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davacının «ticaret sicil» memurluğu aleyhine yönelttiği davanın, davalı «ehliyeti» olmadığından «usulden reddine», davalı şirket aleyhindeki davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı ...'nın 52. maddesine dayalı «ticaret unvanının» terkinine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari dürüstlük · dürüstlük kuralı · taraf ehliyeti · usulden reddi · ticaret sicili · ilan · istinaf yoluna başvurulabilirlik · husumet
Benzer bu kararda50.maddesine göre usulen tescil ve «ilan» edilmiş olan «ticaret unvanını» kullanma hakkı sadece sahibine ait olduğu, aynı Yasa'nın 54.maddesine göre de ticaret unvanının «ticari dürüstlüğe» aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması halinde bunun değiştirilmesi ve silinmesinin talep edilebileceği, davacı şirket ile davalı şirketin unvanlarındaki benzerliğin karışıklık yaratacağı ve «ticaret unvanına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle Ticaret Sicil Memurluğu aleyhine açılan davanın, davalı tarafın «ehliyeti» olmadığından ve işbu dosya da «husumet» yöneltilemeyeceğindin «usulden reddine», davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulü ile davalı şirketin unvanında yer alan ... ibaresinin unvandan silinmesine, sicilden terkinine ve kararın ticaret sic …
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, ...'nın 52. maddesi uyarınca, «ticaret unvanının» bir başkası tarafından «ticari dürüstlüğe» aykırı olarak kullanılması halinde koruma talebinde bulunabileceği, her iki tarafın unvanında ... ibaresi yer almakla birlikte, unvanların sonraki kısımları oldukça farklı olduğu, ... ibaresinden sonra davacının unvanında, proje danışmanlık ibaresi bulunduğu halde, davalının unvanında, ... kelimesinden sonra makine doğalgaz ibarelerinin geldiği, unvanlarda karışıklığa yer vermeyecek ve tacirlerin birbirinden ayırt edilmesini sağlayacak kadar farklı ilavelerin bulunduğu, bu nedenlerle tarafların unvanlarının aynı olduğundan ya da «iltibas» yarattığından ve davalının, davacının unvanını «dürüstlük kuralına» aykırı olarak kullandığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle HMK 353/1.b...maddesi uyarınca, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davacının «ticaret sicil» memurluğu aleyhine yönelttiği davanın, davalı «ehliyeti» olmadığından «usulden reddine», davalı şirket aleyhindeki davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı şirket tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
6102 sayılı ...'nın 52. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre, «ticaret unvanının», «ticari dürüstlüğe» aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını isteyebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10931 E. 2011/4165 K.
Ortak:ticaret unvanı · iltibas
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta her iki şirketin «ticaret unvanlarının» ana unsuru “...” ibarelerinden oluştuğuna göre, ticaret unvanları arasında «iltibas» bulunduğu sabit olup, bu durumda davalının ticaret unvanındaki “...” ibaresinin terkinine karar verilmesi gerektiği halde, aksine düşüncelerle davanın reddine ilişkin karar gerekçesi yerinde değildir.
… şıldığına göre, mülga TTK'nun 54. maddesi uyarınca, davalının değişiklikten önceki unvanında yer alan “...” sözcüğü işbu davanın açıldığı tarih itibariyle davacının «ticaret unvanına tecavüz» oluşturduğundan, davacının bu tecavüzün tespitini ve önlenmesini istemekte «hukuki yararı» bulunduğu dikkate alınarak, söz konusu ibarenin davacının ticaret unvanı ile «iltibas» yaratığının tespiti ve men'ine, dava konusu ibarenin yargılama sırasında değiştirilerek «ticaret sicilinden terkin» edilmesi nedeniyle davacının konusu kalmayan terkin talebi hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerler davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Dava, «ticaret unvanına tecavüzün» önlenmesi ve davalının «ticaret unvanının terkini» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, tarafların markaları ve ticaret unvanları arasında «iltibas» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının “İpekersoli” markasının 24. sınıf emtialar için hükümsüzlüğüne (terkinine), hükmün «ilanına» karar verilmiştir Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, “İpekersoli” markasının hükümsüzlüğü, davalının bu ibareyi «ticaret unvan» olarak tescil ettirmesinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkindir.
Mahkemece, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de bu ibarenin «ticaret unvanı» olarak tescilinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, tarafların markaları ve ticaret unvanları arasında «iltibas» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının “İpekersoli” markasının 24. sınıf emtialar için hükümsüzlüğüne (terkinine), hükmün «ilanına» karar verilmiştir Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de bu ibarenin «ticaret unvanı» olarak tescilinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11072 E. 2018/3274 K.
Ortak:ticaret unvanı · terkin
İncelediğiniz karardaDava, «ticaret unvanına tecavüzün» önlenmesi ve davalının «ticaret unvanının terkini» istemine ilişkindir.
… şıldığına göre, mülga TTK'nun 54. maddesi uyarınca, davalının değişiklikten önceki unvanında yer alan “...” sözcüğü işbu davanın açıldığı tarih itibariyle davacının «ticaret unvanına tecavüz» oluşturduğundan, davacının bu tecavüzün tespitini ve önlenmesini istemekte «hukuki yararı» bulunduğu dikkate alınarak, söz konusu ibarenin davacının ticaret unvanı ile «iltibas» yaratığının tespiti ve men'ine, dava konusu ibarenin yargılama sırasında değiştirilerek «ticaret sicilinden terkin» edilmesi nedeniyle davacının konusu kalmayan terkin talebi hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerler davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Davacı şirketin önceki tarihte tescilli «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğü “...”, davalının ticaret unvanının kılavuz sözcüğü ise “...” ibarelerinden oluşmaktadır.
Benzer bu kararda… 9. sınıfta markasının bulunduğu, davalının ticaret unvanında bulunan "...." ibaresini markasal olarak davacıya ait marka ile aynı hizmetlerde kullandığı, bu şekilde «marka hakkına tecavüz» oluştuğu, davalıya ait .... kılavuz unsurlu «ticaret unvanının» terkininin talep edilebileceği, tecavüz nedeniyle 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacıya ait olan ‘....’ markasına yapılan tecavüzün önlenmesine, .... ibaresinin davalı şirkete ait ticaret unvanından terkinine, 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline .... markasının davalı şirketin kullandığı her türlü araç, tabela ve basılı evraktan silinmesine, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
Ancak, davacının 2013/23817 sayılı ‘.... ’ ibareli 39. sınıfta tescilli markasının başvuru tarihinin 15/05/2013, tescil tarihinin 12.02.2014 olduğu, davalının «ticaret unvanının» ise 25/01/2011 tarihinde tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, daha sonra tescil edilen markaya istinaden daha önceden tescil edilen davalı ticaret unvanından ‘....’ ibaresinin «terkin» edilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · maddi ve manevi tazminat · taşıyan · maddi tazminat · yasal faiz · ilan · eksik inceleme · haksız rekabet
Benzer bu kararda… 9. sınıfta markasının bulunduğu, davalının ticaret unvanında bulunan "...." ibaresini markasal olarak davacıya ait marka ile aynı hizmetlerde kullandığı, bu şekilde «marka hakkına tecavüz» oluştuğu, davalıya ait .... kılavuz unsurlu «ticaret unvanının» terkininin talep edilebileceği, tecavüz nedeniyle 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacıya ait olan ‘....’ markasına yapılan tecavüzün önlenmesine, .... ibaresinin davalı şirkete ait ticaret unvanından terkinine, 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline .... markasının davalı şirketin kullandığı her türlü araç, tabela ve basılı evraktan silinmesine, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
3- Dava, marka tecavüzü ve «haksız rekabetin» men'i, «maddi, manevi tazminat» ile davalı ticaret unvanından ‘....’ ibaresinin «terkini» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davacı vekili, marka tecavüzü nedeniyle belirlenecek «maddi tazminatın» marka lisans bedeli üzerinden hesaplanmasını talep etmiş olup, mahkemece bu hususta araştırma yapılmadan takdiren maddi tazminata hükmedilmiş ise de mahkemece davacının maddi tazminata ilişkin olarak marka lisans bedelinin rapor veya ek rapor alınarak belirlenmesi, belirlenecek maddi tazminata göre manevi tazminatın takdir ve tayin edilmesi gerekirken bu hususta «eksik inceleme» ile tazminat tayini doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
2- Mahkemece, davacının tescilli markası ile aynı ibareyi «taşıyan» ‘....’ ibaresinin davalı ticaret unvanından terkinine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/15412 E. , 2013/253 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/09/2011 tarih ve 2010/581-2011/434 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin ticaret siciline tescil ettirdiği ... biçimindeki ticaret ünvanının müvekkili şirketin ticaret ünvanına benzer olduğunu, faaliyet alanları da benzer olduğundan bu durumun iltibasa sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin davalı şirketten beş yıl önce tescil ettirdiği ticaret ünvanının korunması gerektiğini ileri sürerek, ... ibaresinin davalı şirketin ticaret ünvanından terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların ticaret ünvanlarının ek ve çekirdek kısımlarının farklı olduğunu, faaliyet alanlarının da örtüşmediğinden ticaret ünvanları arasında karıştırma ihtimali bulunmadığını, kaldı ki ... ibaresini ticaret ünvanının ek unsuru olarak tescil ettirmiş çok sayıda şirket bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, aksi yöndeki bilirkişi raporuna karşın, tarafların ticaret unvanlarındaki ... ve ... ibareleri ile diğer kelimeler birbirinden farklı olduğu, ünvanlar arasında karışıklığa yol açacak nitelikte benzerlik bulunmadığı, ancak davalı şirketin dava sırasında ticaret ünvanını değiştirdiğinden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticaret unvanına tecavüzün önlenmesi ve davalının ticaret unvanının terkini istemine ilişkindir. Davacı şirketin önceki tarihte tescilli ticaret unvanının kılavuz sözcüğü “...”, davalının ticaret unvanının kılavuz sözcüğü ise “...” ibarelerinden oluşmaktadır. Uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nun 47/2. maddesi gereğince, “Bir hükmi şahsın ticaret unvanına Türkiye'nin her hangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırdedilmesi için gerekli olduğu takdirde, lüzumlu ilavelerin yapılması mecburidir”. Yine aynı Yasa'nın 54. maddesi gereğince de, “Ticaret unvanı kanuna aykırı olarak başkası tarafından kullanılan kimse, bunun men'ini ve haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini...
istiyebilir”. Somut uyuşmazlıkta her iki şirketin ticaret unvanlarının ana unsuru “...” ibarelerinden oluştuğuna göre, ticaret unvanları arasında iltibas bulunduğu sabit olup, bu durumda davalının ticaret unvanındaki “...” ibaresinin terkinine karar verilmesi gerektiği halde, aksine düşüncelerle davanın reddine ilişkin karar gerekçesi yerinde değildir.
Ancak, yargılama sırasında davalı şirketin ticaret unvanındaki “...” ibaresini değiştirerek bir başka ibareyi kılavuz sözcük olarak tescil ettirdiği anlaşıldığına göre, mülga TTK'nun 54. maddesi uyarınca, davalının değişiklikten önceki unvanında yer alan “...” sözcüğü işbu davanın açıldığı tarih itibariyle davacının ticaret unvanına tecavüz oluşturduğundan, davacının bu tecavüzün tespitini ve önlenmesini istemekte hukuki yararı bulunduğu dikkate alınarak, söz konusu ibarenin davacının ticaret unvanı ile iltibas yaratığının tespiti ve men'ine, dava konusu ibarenin yargılama sırasında değiştirilerek ticaret sicilinden terkin edilmesi nedeniyle davacının konusu kalmayan terkin talebi hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerler davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/244599600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz