İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/14590 E. 2012/21413 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyıcının nezaret yükümlülüğü↗ ambalaj yetersizliği↗ nezaret yükümlülüğü↗ nezaret görevi↗ rücuen tazmin↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ istifa↗ cmr↗ basiretli tacir↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ asıl alacak↗ tacir↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabülüne, davalının Şişli 3.İcra Müdürlüğü'nün 2009/16969 Esas sayılı takip dosyasındaki itirazının kısmen iptaline, 1.964,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, takip tarihinden geçerli şekilde talep gibi faiz uygulanmasına, alacağın tespiti yargılamayı gerektirdiğinden tazminata hükmolunmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının sigortalısı ile davalı taşıyıcı arasında düzenlenen taşıma sözleşmesi nedeni ile ödenen hasar bedelinin davalı taşıyıcıdan TTK.'nun 1301 nci maddesi gereğince rücuen tazmini amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece ek bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın kısmen kabülüne karar verilmiştir.
Ancak dava konusu taşıma, uluslararası bir taşıma olup, bu taşımaya uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyesi Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)'nın 17/1. maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, "c" bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan taşıyıcının sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta da davalı vekilince hasarın yükleme, boşaltma, istifleme ve ambalaj yetersizliğinden kaynaklandığı ve müvekkilinin hasardan sorumlu olmadığı savunulmuştur. Mahkemece hükme esas alınan 23.04.2011 tarihli ek bilirkişi raporunda emtiaların gönderici tarafından araca yüklendiği, hasarın nakliye sırasında kötü istifleme ve ambalaj yetersizliğinden meydana gelmediği, sürücünün çok ani fren, keskin viraj ve hızla kullanım sonucu aracın sarsıntısından meydana gelebileceği, CMR 17/4-b ve 17/4-c maddelerine göre nakliyeyi gerçekleştirenin basiretli bir tacir gibi davranıp aracın yetersiz yüklenmesinde nakliye sırasında gelebilecek hasarlara karşı bir itirazının bulunmaması bakımından olayda davalının %100 kusurlu olduğu kabül edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişilerin mesleği avukat ve elektrik mühendisi olup, uzmanlık alanı dava konusu cam televizyon tüpü emtiasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı yükleme ve istiflemenin usulüne uygun olup olmadığı Dairemizin emsal kararlarında belirtildiği üzere taşıyıcının nezaret görevini yerine getirip getirmediği konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir.
Bu durumda mahkemece, zararın öncelikle ambalaj, yükleme veya boşaltma hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı tartışmasız bir şekilde ortaya konulduktan sonra, eğer zararlı sonuç ambalaj, yükleme veya boşaltma hatasından kaynaklanmışsa ambalaj, yükleme veya boşaltmanın kime ait olduğu belirlenip gönderene ait olduğu takdirde davalı taşıyıcının nezaret yükümlülüğü de dikkate alınarak, bu konularda uzman bilirkişilerden rapor alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8920 E. 2010/81 K.
Ortak:nezaret yükümlülüğü · ambalaj yetersizliği · rücuen tazmin · taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · asıl alacak · hasar
İncelediğiniz karardaDava, davacının sigortalısı ile davalı «taşıyıcı» arasında düzenlenen «taşıma sözleşmesi» nedeni ile ödenen «hasar» bedelinin davalı taşıyıcıdan TTK.'nun 1301 nci maddesi gereğince «rücuen tazmini» amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
… ir taşıma olup, bu taşımaya uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyesi Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)'nın 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, "c" bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan 23.04.2011 tarihli ek bilirkişi raporunda emtiaların gönderici tarafından araca yüklendiği, «hasarın» nakliye sırasında kötü istifleme ve «ambalaj yetersizliğinden» meydana gelmediği, sürücünün çok ani fren, keskin viraj ve hızla kullanım sonucu aracın sarsıntısından meydana gelebileceği, CMR 17/4-b ve 17/4-c maddelerine göre nakliyeyi gerçekleştirenin basiretli bir «tacir» gibi davranıp aracın yetersiz yüklenmesinde nakliye sırasında gelebilecek hasarlara karşı bir itirazının bulunmaması bakımından olayda davalının %100 kusurlu olduğu kabül edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişilerin mesleği avukat ve elektrik mühendisi olup, uzmanlık alanı dava konusu cam televizyon tüpü emtiasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı yükleme ve istiflemenin usulüne uygun olup olmadığı Dairemizin emsal kararlarında belirtildiği üzere «taşıyıcının» «nezaret görevini» yerine getirip getirmediği konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği, yüklemenin kimin tarafından yapıldığının belli olmadığı, kaldı ki «taşıyıcının» «yüklemeye nezaret yükümlülüğünün» bulunduğu, «hasarın» davalıların kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının (1.968,75) YTL «asıl alacak» üzerinden itirazlarının iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa «yasal faiz» uygulanması suretiyle takibin devamına, «icra-inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
… edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, "c" bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği ve davalı «taşıyıcıların sorumluluktan kurtulamayacağı» kabul edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişinin mesleği avukatlık olup, uzmanlık alanı dava konusu cam emteasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yüklemeye nezaret yükümlülüğü · sorumluluktan kurtulma · riziko · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği, yüklemenin kimin tarafından yapıldığının belli olmadığı, kaldı ki «taşıyıcının» «yüklemeye nezaret yükümlülüğünün» bulunduğu, «hasarın» davalıların kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının (1.968,75) YTL «asıl alacak» üzerinden itirazlarının iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa «yasal faiz» uygulanması suretiyle takibin devamına, «icra-inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
2-Ancak, dava taşıma «rizikolarına» karşı sigortalı bulunan emteanın uğradığı zarar bedelinin «rücuen tazmini» amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği ve davalı «taşıyıcıların sorumluluktan kurtulamayacağı» kabul edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişinin mesleği avukatlık olup, uzmanlık alanı dava konusu cam emteasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir.
-
Nakliyat sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3955 E. 2011/15049 K.
Ortak:istifa · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda… ir taşıma olup, bu taşımaya uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyesi Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)'nın 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, "c" bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Dava, davacının sigortalısı ile davalı «taşıyıcı» arasında düzenlenen «taşıma sözleşmesi» nedeni ile ödenen «hasar» bedelinin davalı taşıyıcıdan TTK.'nun 1301 nci maddesi gereğince «rücuen tazmini» amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan 23.04.2011 tarihli ek bilirkişi raporunda emtiaların gönderici tarafından araca yüklendiği, «hasarın» nakliye sırasında kötü istifleme ve «ambalaj yetersizliğinden» meydana gelmediği, sürücünün çok ani fren, keskin viraj ve hızla kullanım sonucu aracın sarsıntısından meydana gelebileceği, CMR 17/4-b ve 17/4-c maddelerine göre nakliyeyi gerçekleştirenin basiretli bir «tacir» gibi davranıp aracın yetersiz yüklenmesinde nakliye sırasında gelebilecek hasarlara karşı bir itirazının bulunmaması bakımından olayda davalının %100 kusurlu olduğu kabül edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişilerin mesleği avukat ve elektrik mühendisi olup, uzmanlık alanı dava konusu cam televizyon tüpü emtiasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı yükleme ve istiflemenin usulüne uygun olup olmadığı Dairemizin emsal kararlarında belirtildiği üzere «taşıyıcının» «nezaret görevini» yerine getirip getirmediği konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir.
Benzer bu karardaSigortalı emtea Türkiye'den Almanya'ya taşınması sırasında «hasara» uğramış olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)'nın 17/1. maddesi uyarınca kural olarak, «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan mes'ul ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
Mahkemece, CMR hükümlerinin olaya uygulanması gerektiği, «hasarın» yükleme ve istifleme hatası sonucu meydana geldiği, yükleme ve istiflemenin ise gönderici sigortalı tarafından gerçekleştirildiği, yanlış yükleme ve istifleme olsa dahi davalıların «taşıyıcı» olarak nezaret sorumluluğu ve hatalı «istif» ve yüklemeye karşı çıkma zorunluluklarının bulunduğu, güvenli taşıma için her türlü tedbiri alma görevinin taşıyıcılara ait olduğu, bilirkişi raporunun aksine dava …
Somut olayda, mahkemenin gerekçesinde ve bilirkişi raporunda belirtildiği üzere «hasarın» yükleme ve istifleme hatası sonucu meydana geldiği ve yüklemenin gönderen tarafından gerçekleştirildiği sabit olmasına rağmen, CMR.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · rücuen tahsil · acente · ibra · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda2-Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
A.Ş.'nin «acente» olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.024,78 TL'nin ödeme tarihi olan 23.06.2006 tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Sigortalı emtea Türkiye'den Almanya'ya taşınması sırasında «hasara» uğramış olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)'nın 17/1. maddesi uyarınca kural olarak, «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan mes'ul ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9304 E. 2013/22677 K.
Ortak:nezaret yükümlülüğü · istifa · taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz karardaDava, davacının sigortalısı ile davalı «taşıyıcı» arasında düzenlenen «taşıma sözleşmesi» nedeni ile ödenen «hasar» bedelinin davalı taşıyıcıdan TTK.'nun 1301 nci maddesi gereğince «rücuen tazmini» amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
… ir taşıma olup, bu taşımaya uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyesi Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)'nın 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, "c" bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan 23.04.2011 tarihli ek bilirkişi raporunda emtiaların gönderici tarafından araca yüklendiği, «hasarın» nakliye sırasında kötü istifleme ve «ambalaj yetersizliğinden» meydana gelmediği, sürücünün çok ani fren, keskin viraj ve hızla kullanım sonucu aracın sarsıntısından meydana gelebileceği, CMR 17/4-b ve 17/4-c maddelerine göre nakliyeyi gerçekleştirenin basiretli bir «tacir» gibi davranıp aracın yetersiz yüklenmesinde nakliye sırasında gelebilecek hasarlara karşı bir itirazının bulunmaması bakımından olayda davalının %100 kusurlu olduğu kabül edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişilerin mesleği avukat ve elektrik mühendisi olup, uzmanlık alanı dava konusu cam televizyon tüpü emtiasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı yükleme ve istiflemenin usulüne uygun olup olmadığı Dairemizin emsal kararlarında belirtildiği üzere «taşıyıcının» «nezaret görevini» yerine getirip getirmediği konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» CMR.17/4c maddesi gereğince; yükleme ve istifleme, boşaltma hatasından meydana gelmişse, «taşıyıcının» artık hasardan sorumlu tutulmasının söz konusu olamayacağı, CMR.17/4c maddesindeki halin varlığının ispatının ise taşıyıcıya ait olduğu, aracın kaza geçirmediği, ekspertiz raporunda hasarın yükleme ve «istif» hatası kaynaklı olacağı görüşüne varıldığı, yükleme ve istiflemenin gönderene ait olması halinde taşıyıcının yükleme ve istiflemeye nezaret etme, uyarma, «şerh» düşme yükümlülüklerine aykırı hareket etmesi halinin müeyyidesinin hasarın tamamından sorumluluk değil, gönderen ile birlikte mütefarik sorumluluk hali olduğu, CMR …
Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre; taşıma hukukunda «istif», gönderene ait olsa bile «taşıyıcının» bu istiflemeye «nezaret yükümlülüğü» vardır.
Mahkemece, yukarıda özetlendiği gibi her iki davalı bakımından da taşımada «istifin» gönderilene ait olduğu, istif hatasından kaynaklanan «hasar» nedeniyle davalıların kusurlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma senedi · sorumluluk sigortası · teminat kapsamı · riziko · cy/cy şerhi · sigorta poliçesi · kusur · ibraz
Benzer bu karardaBu nedenle CMR «sorumluluk sigorta poliçesinin» de «ibrazının» sağlanması suretiyle CMR sorumluluk sigorta poliçesinde böyle bir hükmün bulunup bulunmadığı dolayısıyla «rizikonun» «teminat kapsamında» olup olmadığı değerlendirilerek davalı ... şirketinin sorumluluğunun irdelenmesi gerekirken bu davalı bakımından da yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
9. maddesine göre «taşıma senedine» çekince koyan ve alıcıyı bilgilendiren taşımacının CMR.17/4/c maddesi gereğince zaten hasardan hiçbir şekilde sorumlu olamayacağı, bu nedenle her iki davalının da olayda her hangi bir «kusurlarının» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» CMR.17/4c maddesi gereğince; yükleme ve istifleme, boşaltma hatasından meydana gelmişse, «taşıyıcının» artık hasardan sorumlu tutulmasının söz konusu olamayacağı, CMR.17/4c maddesindeki halin varlığının ispatının ise taşıyıcıya ait olduğu, aracın kaza geçirmediği, ekspertiz raporunda hasarın yükleme ve «istif» hatası kaynaklı olacağı görüşüne varıldığı, yükleme ve istiflemenin gönderene ait olması halinde taşıyıcının yükleme ve istiflemeye nezaret etme, uyarma, «şerh» düşme yükümlülüklerine aykırı hareket etmesi halinin müeyyidesinin hasarın tamamından sorumluluk değil, gönderen ile birlikte mütefarik sorumluluk hali olduğu, CMR …
Öte yandan, diğer davalı CMR «sorumluluk sigortacısı» ise, CMR sorumluluk poliçesinde «istif» hatasından kaynaklanan «hasar» nedeniyle meydana gelen zararların «teminatdışı» olduğu savunmasında bulunmuştur.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5620 E. 2014/12814 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz kararda… ir taşıma olup, bu taşımaya uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyesi Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)'nın 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, "c" bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Dava, davacının sigortalısı ile davalı «taşıyıcı» arasında düzenlenen «taşıma sözleşmesi» nedeni ile ödenen «hasar» bedelinin davalı taşıyıcıdan TTK.'nun 1301 nci maddesi gereğince «rücuen tazmini» amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan 23.04.2011 tarihli ek bilirkişi raporunda emtiaların gönderici tarafından araca yüklendiği, «hasarın» nakliye sırasında kötü istifleme ve «ambalaj yetersizliğinden» meydana gelmediği, sürücünün çok ani fren, keskin viraj ve hızla kullanım sonucu aracın sarsıntısından meydana gelebileceği, CMR 17/4-b ve 17/4-c maddelerine göre nakliyeyi gerçekleştirenin basiretli bir «tacir» gibi davranıp aracın yetersiz yüklenmesinde nakliye sırasında gelebilecek hasarlara karşı bir itirazının bulunmaması bakımından olayda davalının %100 kusurlu olduğu kabül edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişilerin mesleği avukat ve elektrik mühendisi olup, uzmanlık alanı dava konusu cam televizyon tüpü emtiasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı yükleme ve istiflemenin usulüne uygun olup olmadığı Dairemizin emsal kararlarında belirtildiği üzere «taşıyıcının» «nezaret görevini» yerine getirip getirmediği konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir.
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, emtianın gönderen tarafından araca yüklendiği, varillerin baş aşağı yüklenmiş olmaları nedeniyle nakliye sırasında hasarlandıkları, davalı «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeye nezaret etmesi gerektiği, bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle % 50 oranda kusurlu bulunduğu, zarar tutarının 6.607,50 TL olduğu, davalının «kusur oranına» göre bunun 3.303,75 TL'sinden sorumlu tutulması gerektiği, bu tutarın CMR 23/3. maddesindeki «sınırlı sorumluluk» miktarının çok altında kaldığı, «taşıyıcının sorumluluğunun» kaynağı yükleme ve «istif» değil yükleme ve istife «nezaret borcu» olduğundan bu borca aykırılığın CMR sigortası kapsamında bulunduğu gerekçesiyle, 6.607,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıl …
2- Davalı sigorta şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mümeyyiz davalı, diğer davalı olan «taşıyıcı» ile arasında imzalanan poliçe hükümleri gereğince yükleme/«istif» hatasından kaynaklanan hasardan sorumlu olmadıklarını savunmuş olup gerçekten de taraflar arasındaki CMR Sigorta Poliçesinin (Umumi Hükümler) kısmının «teminat» dışı halleri düzenleyen 3/u bendinde “… emtianın yetersiz ve uygun olmayan ambalajlama veya hazırlanmasının neden olduğu «ziya» ve «hasarlar» ile birbirini etkileme özelliği olan emtianın yanlış yükleme ve/veya istiflenmesi sonucu oluşan hasarlara dayalı talepler….teminat dışıdır” hükmü gereğince davalı CMR sigortacısının istif hatasından kaynaklanan «rizikolara» teminat vermediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece de, «hasarın» yükleme/«istif» hatasından kaynaklandığı kabul edildiğine göre, davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret borcu · sınırlı sorumluluk · kusur oranı · ziya · riziko · kusur · teminat
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, emtianın gönderen tarafından araca yüklendiği, varillerin baş aşağı yüklenmiş olmaları nedeniyle nakliye sırasında hasarlandıkları, davalı «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeye nezaret etmesi gerektiği, bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle % 50 oranda kusurlu bulunduğu, zarar tutarının 6.607,50 TL olduğu, davalının «kusur oranına» göre bunun 3.303,75 TL'sinden sorumlu tutulması gerektiği, bu tutarın CMR 23/3. maddesindeki «sınırlı sorumluluk» miktarının çok altında kaldığı, «taşıyıcının sorumluluğunun» kaynağı yükleme ve «istif» değil yükleme ve istife «nezaret borcu» olduğundan bu borca aykırılığın CMR sigortası kapsamında bulunduğu gerekçesiyle, 6.607,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıl …
2- Davalı sigorta şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mümeyyiz davalı, diğer davalı olan «taşıyıcı» ile arasında imzalanan poliçe hükümleri gereğince yükleme/«istif» hatasından kaynaklanan hasardan sorumlu olmadıklarını savunmuş olup gerçekten de taraflar arasındaki CMR Sigorta Poliçesinin (Umumi Hükümler) kısmının «teminat» dışı halleri düzenleyen 3/u bendinde “… emtianın yetersiz ve uygun olmayan ambalajlama veya hazırlanmasının neden olduğu «ziya» ve «hasarlar» ile birbirini etkileme özelliği olan emtianın yanlış yükleme ve/veya istiflenmesi sonucu oluşan hasarlara dayalı talepler….teminat dışıdır” hükmü gereğince davalı CMR sigortacısının istif hatasından kaynaklanan «rizikolara» teminat vermediği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8919 E. 2010/96 K.
Ortak:nezaret görevi · taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda… ir taşıma olup, bu taşımaya uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyesi Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)'nın 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, "c" bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan 23.04.2011 tarihli ek bilirkişi raporunda emtiaların gönderici tarafından araca yüklendiği, «hasarın» nakliye sırasında kötü istifleme ve «ambalaj yetersizliğinden» meydana gelmediği, sürücünün çok ani fren, keskin viraj ve hızla kullanım sonucu aracın sarsıntısından meydana gelebileceği, CMR 17/4-b ve 17/4-c maddelerine göre nakliyeyi gerçekleştirenin basiretli bir «tacir» gibi davranıp aracın yetersiz yüklenmesinde nakliye sırasında gelebilecek hasarlara karşı bir itirazının bulunmaması bakımından olayda davalının %100 kusurlu olduğu kabül edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişilerin mesleği avukat ve elektrik mühendisi olup, uzmanlık alanı dava konusu cam televizyon tüpü emtiasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı yükleme ve istiflemenin usulüne uygun olup olmadığı Dairemizin emsal kararlarında belirtildiği üzere «taşıyıcının» «nezaret görevini» yerine getirip getirmediği konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir.
Dava, davacının sigortalısı ile davalı «taşıyıcı» arasında düzenlenen «taşıma sözleşmesi» nedeni ile ödenen «hasar» bedelinin davalı taşıyıcıdan TTK.'nun 1301 nci maddesi gereğince «rücuen tazmini» amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaOysa uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de aynı Konvansiyonun 17/4-b. bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, c bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, öncellikle zararın yükleme ve «istif» hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı tartışmasız bir şekilde ortaya konulduktan sonra, eğer zararlı sonuç yükleme ve istif hatasından kaynaklanmışsa yukarıda açılanmaya çalışıldığı üzere, davalı «taşıyıcının» «nezaret görevini» tam olarak yerine getirip getirmediğinin tespit edilmesi ve davalı «taşıyıcının sorumluluk» durumu bu şekilde değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, davalının anılan savunması üzerinde hiç durulmadan, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Somut uyuşmazlıkta davalılar vekilleri yükleme ve «istifin» gönderen tarafından yapıldığını, «hasarın» da yükleme ve istif hatasından meydana geldiğini savunmuş, mahkemece davalıların bu savunması konusunda hiçbir inceleme yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · rücuen tahsil · dosya masrafı · sigorta poliçesi · eksik inceleme
Benzer bu kararda2-Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan ve taşıma sırasında zarar gören emtianın bedelinin «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece, öncellikle zararın yükleme ve «istif» hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı tartışmasız bir şekilde ortaya konulduktan sonra, eğer zararlı sonuç yükleme ve istif hatasından kaynaklanmışsa yukarıda açılanmaya çalışıldığı üzere, davalı «taşıyıcının» «nezaret görevini» tam olarak yerine getirip getirmediğinin tespit edilmesi ve davalı «taşıyıcının sorumluluk» durumu bu şekilde değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, davalının anılan savunması üzerinde hiç durulmadan, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Anılan hükümler uyarınca, «hasarın» tespitinde, öncelikle eşyanın «teslim» alma yer ve zamanındaki hasarsız değeri bulunarak bu değere taşıma ücreti ve diğer «masraflar» eklenmek suretiyle zararın miktarı bulunacak olup, başkaca hiçbir zarar tazmin edilmeyecektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12916 E. 2018/4739 K.
Ortak:nezaret yükümlülüğü · taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz karardaDava, davacının sigortalısı ile davalı «taşıyıcı» arasında düzenlenen «taşıma sözleşmesi» nedeni ile ödenen «hasar» bedelinin davalı taşıyıcıdan TTK.'nun 1301 nci maddesi gereğince «rücuen tazmini» amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan 23.04.2011 tarihli ek bilirkişi raporunda emtiaların gönderici tarafından araca yüklendiği, «hasarın» nakliye sırasında kötü istifleme ve «ambalaj yetersizliğinden» meydana gelmediği, sürücünün çok ani fren, keskin viraj ve hızla kullanım sonucu aracın sarsıntısından meydana gelebileceği, CMR 17/4-b ve 17/4-c maddelerine göre nakliyeyi gerçekleştirenin basiretli bir «tacir» gibi davranıp aracın yetersiz yüklenmesinde nakliye sırasında gelebilecek hasarlara karşı bir itirazının bulunmaması bakımından olayda davalının %100 kusurlu olduğu kabül edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişilerin mesleği avukat ve elektrik mühendisi olup, uzmanlık alanı dava konusu cam televizyon tüpü emtiasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı yükleme ve istiflemenin usulüne uygun olup olmadığı Dairemizin emsal kararlarında belirtildiği üzere «taşıyıcının» «nezaret görevini» yerine getirip getirmediği konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir.
… rlı sonuç ambalaj, yükleme veya boşaltma hatasından kaynaklanmışsa ambalaj, yükleme veya boşaltmanın kime ait olduğu belirlenip gönderene ait olduğu takdirde davalı «taşıyıcının nezaret yükümlülüğü» de dikkate alınarak, bu konularda uzman bilirkişilerden rapor alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılara …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «hasarın» yükleme ve istifleme hatasından meydana geldiği, yükleme ve istiflemenin «alt taşıyıcı» olan davalı şirket tarafından yapılmadığı, ancak davalı şirketin «yüklemeye nezaret yükümlülüğünü» tam olarak yerine getirmediği, bu nedenle %50 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, meydana gelen hasar sonucu hesaplanan tazminatın «kadri maruf» olduğu ve CMR’nin «sorumluluk sınırının» altında kaldığı, bu çerçevede emtia sigortacısı davalı ...Ş.'nin de oluşan zarardan poliçe limitiyle sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 27.590,92 TL’nin dava tarihinden itibaren «yasal faiz» ile birlikte davalılardan -«tahsilde tekerrür» oluşturmamak üzere- tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yüklemeye nezaret yükümlülüğü · kadri maruf · sorumluluk sınırı · alt taşıyıcı · tahsilde tekerrür · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «hasarın» yükleme ve istifleme hatasından meydana geldiği, yükleme ve istiflemenin «alt taşıyıcı» olan davalı şirket tarafından yapılmadığı, ancak davalı şirketin «yüklemeye nezaret yükümlülüğünü» tam olarak yerine getirmediği, bu nedenle %50 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, meydana gelen hasar sonucu hesaplanan tazminatın «kadri maruf» olduğu ve CMR’nin «sorumluluk sınırının» altında kaldığı, bu çerçevede emtia sigortacısı davalı ...Ş.'nin de oluşan zarardan poliçe limitiyle sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 27.590,92 TL’nin dava tarihinden itibaren «yasal faiz» ile birlikte davalılardan -«tahsilde tekerrür» oluşturmamak üzere- tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/14590 E. , 2012/21413 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
(ŞİŞLİ 4. SULH HUKUK MAHKEMESİ)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Sulh Hukuk (Şişli 4. Sulh Hukuk Mahkemesi) Mahkemesi’nce verilen 16/06/2011 tarih ve 2009/574-2011/814 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından nakliyat emtia abonman sigorta poliçesine bağlı olarak sigortalı bulunan TV tüpü emtiasının davalı taşıyıcı tarafından Polonya'dan Türkiye'ye taşınırken varma yerinde yapılan kontrolde hasarlı olduğunun tespit edildiğini, sigortalıya 2.161,00 TL hasar bedeli ödendiğini, davalının kusuru sebebi ile ödenen hasar bedelinin davalıdan tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek, Şişli 3.İcra Müdürlüğü'nün 2009/16969 esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin taşımada oluşacak hasarlar için Ergo Sigorta A.Ş.'ye CMR sigortası yaptırdığını, davanın bu şirkete ihbar edilmesi gerektiğini, sigortalının mal bedelini ödeyip ödemediğinin sorulması gerektiğini, yapılan nakliye sırasında herhangi bir kaza meydana gelmediğini, hasarın yükleme veya boşaltma sırasında veya istiften kaynaklandığını, nakliyecinin sorumlu olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabülüne, davalının Şişli 3.İcra Müdürlüğü'nün 2009/16969 Esas sayılı takip dosyasındaki itirazının kısmen iptaline, 1.964,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, takip tarihinden geçerli şekilde talep gibi faiz uygulanmasına, alacağın tespiti yargılamayı gerektirdiğinden tazminata hükmolunmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının sigortalısı ile davalı taşıyıcı arasında düzenlenen taşıma sözleşmesi nedeni ile ödenen hasar bedelinin davalı taşıyıcıdan TTK.'nun 1301 nci maddesi gereğince rücuen tazmini amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece ek bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın kısmen kabülüne karar verilmiştir.
Ancak dava konusu taşıma, uluslararası bir taşıma olup, bu taşımaya uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyesi Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)'nın 17/1. maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, "c" bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan taşıyıcının sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta da davalı vekilince hasarın yükleme, boşaltma, istifleme ve ambalaj yetersizliğinden kaynaklandığı ve müvekkilinin hasardan sorumlu olmadığı savunulmuştur.
Mahkemece hükme esas alınan 23.04.2011 tarihli ek bilirkişi raporunda emtiaların gönderici tarafından araca yüklendiği, hasarın nakliye sırasında kötü istifleme ve ambalaj yetersizliğinden meydana gelmediği, sürücünün çok ani fren, keskin viraj ve hızla kullanım sonucu aracın sarsıntısından meydana gelebileceği, CMR 17/4-b ve 17/4-c maddelerine göre nakliyeyi gerçekleştirenin basiretli bir tacir gibi davranıp aracın yetersiz yüklenmesinde nakliye sırasında gelebilecek hasarlara karşı bir itirazının bulunmaması bakımından olayda davalının %100 kusurlu olduğu kabül edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişilerin mesleği avukat ve elektrik mühendisi olup, uzmanlık alanı dava konusu cam televizyon tüpü emtiasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı yükleme ve istiflemenin usulüne uygun olup olmadığı Dairemizin emsal kararlarında belirtildiği üzere taşıyıcının nezaret görevini yerine getirip getirmediği konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir.
Bu durumda mahkemece, zararın öncelikle ambalaj, yükleme veya boşaltma hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı tartışmasız bir şekilde ortaya konulduktan sonra, eğer zararlı sonuç ambalaj, yükleme veya boşaltma hatasından kaynaklanmışsa ambalaj, yükleme veya boşaltmanın kime ait olduğu belirlenip gönderene ait olduğu takdirde davalı taşıyıcının nezaret yükümlülüğü de dikkate alınarak, bu konularda uzman bilirkişilerden rapor alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1067245900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz