Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1054 E. 2023/7707 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ambalaj yetersizliği↗ gemi alacaklısı hakkı↗ gemi acenteliği↗ asıl taşıyıcı↗ taşıyanın sorumluluğu↗ nakliyat emtia sigortası↗ delil niteliği↗ konişmento↗ izafeten dava↗ rücuen alacak↗ sigorta teminatı↗ istifa↗ acente↗ direnme kararı↗ pasif husumet yokluğu↗ maddi hata↗ acentelik↗ reeskont faizi↗ ispat yükü↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 02.05.2013 tarih, 2012/342 E., 2013/162 K. sayılı karar ile konişmento üzerinde yapılan incelemede taşıma şirketinin MSC […]A olduğu, bu konişmentoda yükleme acentesinin MSC Shipping Agency SA (MSC Gemi Acenteliği A.Ş.) olarak yer aldığı, ancak davacının davalı ...Ş’ye karşı dava açtığı, davacının bu halde davayı taşıyanın acentesine izafeten açması gerekirken doğrudan acenteye dava açılmasının 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 119 uncu maddesine (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 105 ... maddesine) aykırı olduğu, davalının pasif husumetinin (sıfatı) bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 03.04.2014 tarih, 2013/17336 E., 2014/6591 K. sayılı kararıyla davanın, emtia taşıma sigortasından kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkin olduğu, Mahkemece, davanın, acenta aleyhine açıldığından bahisle pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, ancak her ne kadar dava dilekçesinde davalı olarak MSC Gemi Acenteliği A.Ş. gösterilmişse de dilekçe metninin 3 üncü paragrafında taşımanın dava dışı MSC Company Shipping Agency tarafından yapılıp davalının onun acentesi sıfatıyla hareket ettiğinin açıklandığı, bu durumda davanın MSC Company Shipping Agency'e izafeten MSC Gemi Acenteliği A.Ş. aleyhine açıldığı kabul edilmek suretiyle, işin esasına girip sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar davacı yararına bozulmuştur.
C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin 22.09.2014 tarih, 2014/477 E., 2014/193 K. sayılı kararı ile ilk karardaki gerekçeler tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
D. Dairemizin İnceleme Kararı
6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
E. Hukuk Genel Kurulu Kararı (İkinci Bozma Kararı)
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.02.2018 tarih, 2017/11-103 E., 2018/250 K. sayılı ilâmı ile husumetin asıl taşıyıcı firmaya izafeten davalı ...Ş.’ye yöneltilmiş olduğuna işaret eden ve Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen ... Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu, diğer taraftan, ... Daire bozma kararının 5 ... bendinde yer ... “…MSC Company Shipping Agency tarafından yapılıp davalının onun acentesi sıfatıyla hareket ettiği açıklanmıştır. Bu durumda davanın MSC Company Shipping Agency'e…” ifadelerinde geçen “MSC Company Shipping Agency” ibarelerinin maddi hataya dayalı olarak bozma kararında yazıldığı anlaşılmakla, “MSC Company Shipping Agency” ibarelerinin bozma kararından çıkartılarak “MSC Company Shipping Agency” ibarelerinin “MSC Mediterranean Shipping […]A.” şeklinde düzeltilmek suretiyle maddi hatanın giderilerek, direnme kararının ... Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 23.05.2019 tarih, 2018/734 E., 2019/616 K. sayılı kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla dava konusu hasarın ambalajlama hatasından kaynaklandığının tespit edildiği, 6102 sayılı Kanun'un 1182 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre ambalaj yetersizliğinin taşıyanın kusursuzluk hali olduğu, somut olayda taşımada FCL konteyner taşıma türünün kullanıldığı ve ambalaj yetersizliği, istif hatasından kaynaklanan hasardan dolayı taşıyıcı olan davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
G. Üçüncü Bozma Kararı
Dairemizin 22.06.2021 tarih, 2020/6602 E., 2021/5299 K. sayılı kararıyla davanın, ... taşımasından kaynaklanan hasar nedeniyle tazminat istemine ilişkin olduğu, davalının, davacı ... şirketinin sigortalısı olan dava dışı NSI Natural Taş Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait emtianın konteyner ile FCL taşıması rumuzuyla davalı tarafından taşındığı ve taşıma sonunda, varma limanında konteyner açıldığında, taşınan emtianın hasar görmüş olduğu, her ne kadar, FCL kaydı olan taşımalarda konteynerin içerisine istifleme ve ambalajlama kaynaklı hasarlardan taşıyan sorumlu değilse de, konteynerin taşınması sırasında dışarıdan konteynere gelen darbe ile malların hasar görmesi durumunda hasardan taşıyanın sorumlu tutulması gerektiği, davacının, survey raporuna dayanılarak taşıma konusu malların konteynerin içerisine emniyetli bir şekilde sabitlenip ambalajlandığı ve varma limanında dışarıdan alınan darbe sonucu malların hasarlandığını ileri sürdüğü, davacının bu yöndeki rapora ciddi ve haklı itirazları değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar davacı yararına bozulmuştur.
H. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aldırılan bilirkişi raporuyla mermerlerin taşınması için kullanılan sandıkların 1.5 cm ve 1.2 cm civarında olduğu, mermerlerin tamamının 2 cm kalınlığında olduğu, dosyadaki resimlere göre mermer plakalarının ambalajlandığı tahta kasaların yetersiz/kıfayetsiz oluşundan ani hareket ve sallantılardan yükleme hatasından zararın meydana geldiğinin tespit edildiği, davaya konu hasar 08.12.2011 tarihinde gerçekleştiğinden, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Kanun'un değil 6762 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiği 6762 sayılı Kanun'un 1063 üncü maddesinin birinci fıkrasının (5 ...) bendi hükümlerine göre taşıyanın sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda survey raporunun incelendiğini, değerlendirildiğini gösterir hiçbir tespit bulunmadığını, survey raporunun, hasarın varlığını, sebebini gösterir en önemli delil olduğunu, yetkili bir makam tarafından olayın hemen ardından, evrak üzerinden değil, bizzat değerlendirme ile hazırlandığını, delil niteliğine haiz olduğunu, tarafların katılımı ile gerçekleştirilen tespit sonucu düzenlendiğini, Yargıtay'ın da bozma kararında survey raporundan bahsedilerek, incelenmesi gerektiğine işaret edildiğini, yükün konteyner içine gerekli işlemlerin yapılarak istiflendiğinin dosyaya sunulan survey raporu ile ortaya konulduğunu, dosyaya, taşıyıcının kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstererek yükü taşıdığı ve hasarın kendisine sorumluluk yüklenemeyecek bir sebepten meydana geldiğini ortaya koyacak bir delil ortaya koyamadığını, ispat yükü kendisinde bulunan davalı taşıyıcının yükün hasara uğraması sebebiyle sorumluluğunun devam ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... taşımasından kaynaklanan hasar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesi, 1063 üncü maddesinin birinci fıkrasının (5 ...) bendi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6602 E. 2021/5299 K.
Ortak:ambalaj yetersizliği · taşıyanın sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · taşıyan · cy/cy kaydı · hasar
İncelediğiniz kararda… ozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 23.05.2019 tarih, 2018/734 E., 2019/616 K. sayılı kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla dava konusu «hasarın» ambalajlama hatasından kaynaklandığının tespit edildiği, 6102 sayılı Kanun'un 1182 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre «ambalaj yetersizliğinin» «taşıyanın» kusursuzluk hali olduğu, somut olayda taşımada FCL konteyner taşıma türünün kullanıldığı ve ambalaj yetersizliği, «istif» hatasından kaynaklanan hasardan dolayı «taşıyıcı» olan davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Şti.'ye ait emtianın konteyner ile FCL taşıması rumuzuyla davalı tarafından taşındığı ve taşıma sonunda, varma limanında konteyner açıldığında, taşınan emtianın «hasar» görmüş olduğu, her ne kadar, FCL «kaydı» olan taşımalarda konteynerin içerisine istifleme ve ambalajlama kaynaklı hasarlardan «taşıyan sorumlu» değilse de, konteynerin taşınması sırasında dışarıdan konteynere gelen darbe ile malların hasar görmesi durumunda hasardan taşıyanın sorumlu tutulması gerektiği, d …
… mbalajlandığı tahta kasaların yetersiz/kıfayetsiz oluşundan ani hareket ve sallantılardan yükleme hatasından zararın meydana geldiğinin tespit edildiği, davaya konu «hasar» 08.12.2011 tarihinde gerçekleştiğinden, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Kanun'un değil 6762 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiği 6762 sayılı Kanun'un 1063 üncü maddesinin birinci fıkrasının (5 ...) bendi hükümlerine göre «taşıyanın sorumluluğunun» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu «hasarın» ambalajlama hatasından kaynaklandığının belirtildiği, TTK'nın 1182/1,g maddesine göre «ambalaj yetersizliğinin» «taşıyanın» kusursuzluk hali olduğu, somut olayda taşımada FCL konteyner taşıma türünün kullanıldığı ve ambalaj yetersizliği, «istif» hatasından kaynaklanan hasardan dolayı «taşıyıcı» olan davalının sorumluluğunun bulunmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar, FCL «kaydı» olan taşımalarda konteynerin içerisine istifleme ve ambalajlama kaynaklı hasarlardan «taşıyan sorumlu» değilse de, konteynerin taşınması sırasında dışarıdan konteynere gelen darbe ile malların «hasar» görmesi durumunda hasardan taşıyan sorumlu tutulmalıdır.
Dava, deniz taşımasından kaynaklanan «hasar» nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17336 E. 2014/6591 K.
Ortak:konişmento · izafeten dava · rücuen alacak · acente · pasif husumet yokluğu · acentelik · pasif husumet · husumet yokluğu · dava şartı
İncelediğiniz karardaBirinci Bozma Kararı Dairemizin 03.04.2014 tarih, 2013/17336 E., 2014/6591 K. sayılı kararıyla davanın, emtia taşıma sigortasından kaynaklanan «rücuen alacak» istemine ilişkin olduğu, Mahkemece, davanın, «acenta» aleyhine açıldığından bahisle «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verildiği, ancak her ne kadar dava dilekçesinde davalı olarak MSC Gemi Acenteliği A.Ş. gösterilmişse de dilekçe metninin 3 üncü paragrafında taşımanın dava dışı MSC Company Shipping Agency tarafından yapılıp davalının onun «acentesi» sıfatıyla hareket ettiğinin açıklandığı, bu durumda davanın MSC Company Shipping Agency'e «izafeten» MSC Gemi Acenteliği A.Ş. aleyhine açıldığı kabul edilmek suretiyle, işin esasına girip sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddinin doğ …
Mahkemece 02.05.2013 tarih, 2012/342 E., 2013/162 K. sayılı karar ile «konişmento» üzerinde yapılan incelemede taşıma şirketinin MSC Company S.A olduğu, bu konişmentoda yükleme «acentesinin» MSC Shipping Agency SA (MSC Gemi Acenteliği A.Ş.) olarak yer aldığı, ancak davacının davalı ...Ş’ye karşı dava açtığı, davacının bu halde davayı «taşıyanın» acentesine «izafeten» açması gerekirken doğrudan acenteye dava açılmasının 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 119 uncu maddesine (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 105 ... maddesine) aykırı olduğu, davalının «pasif husumetinin» (sıfatı) bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu Kararı (İkinci Bozma Kararı) Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.02.2018 tarih, 2017/11-103 E., 2018/250 K. sayılı ilâmı ile «husumetin» «asıl taşıyıcı» firmaya «izafeten» davalı ...Ş.’ye yöneltilmiş olduğuna işaret eden ve Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen ...
Benzer bu karardaMahkemece yukarıda özetlendiği gibi davanın «acenta» aleyhine açıldığından bahisle «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
SA (MSC Gemi Acenteliği A.Ş.) olarak yer aldığı, ancak davacının davalı MSC Gemi Acenteliği A.Ş’ye karşı dava açtığı, davacının bu halde davayı «taşıyanın» «acentesine» «izafeten» açması gerekirken doğrudan acenteye dava açılmasının TTK'nın 119. maddesine (TTK'nın 105 maddesine) aykırı olduğu, davalının «pasif husumetinin» (sıfatı) bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
S.A olduğu, bu «konişmentoda» yükleme «acentesinin» MSC S.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2842 E. 2023/5184 K.
Ortak:asıl taşıyıcı · konişmento · izafeten dava · acente · acentelik · pasif husumet · husumet yokluğu · taşıyıcı · dava şartı
İncelediğiniz karardaBirinci Bozma Kararı Dairemizin 03.04.2014 tarih, 2013/17336 E., 2014/6591 K. sayılı kararıyla davanın, emtia taşıma sigortasından kaynaklanan «rücuen alacak» istemine ilişkin olduğu, Mahkemece, davanın, «acenta» aleyhine açıldığından bahisle «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verildiği, ancak her ne kadar dava dilekçesinde davalı olarak MSC Gemi Acenteliği A.Ş. gösterilmişse de dilekçe metninin 3 üncü paragrafında taşımanın dava dışı MSC Company Shipping Agency tarafından yapılıp davalının onun «acentesi» sıfatıyla hareket ettiğinin açıklandığı, bu durumda davanın MSC Company Shipping Agency'e «izafeten» MSC Gemi Acenteliği A.Ş. aleyhine açıldığı kabul edilmek suretiyle, işin esasına girip sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddinin doğ …
Mahkemece 02.05.2013 tarih, 2012/342 E., 2013/162 K. sayılı karar ile «konişmento» üzerinde yapılan incelemede taşıma şirketinin MSC Company S.A olduğu, bu konişmentoda yükleme «acentesinin» MSC Shipping Agency SA (MSC Gemi Acenteliği A.Ş.) olarak yer aldığı, ancak davacının davalı ...Ş’ye karşı dava açtığı, davacının bu halde davayı «taşıyanın» acentesine «izafeten» açması gerekirken doğrudan acenteye dava açılmasının 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 119 uncu maddesine (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 105 ... maddesine) aykırı olduğu, davalının «pasif husumetinin» (sıfatı) bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu Kararı (İkinci Bozma Kararı) Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.02.2018 tarih, 2017/11-103 E., 2018/250 K. sayılı ilâmı ile «husumetin» «asıl taşıyıcı» firmaya «izafeten» davalı ...Ş.’ye yöneltilmiş olduğuna işaret eden ve Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen ...
Benzer bu kararda… liye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun)105 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince «acentenin» müvekkili adına dava açabileceği ve kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabileceği, «konişmentoya» göre davacının «konteyner demuraj» ücreti talep ettiği taşımanın dava dışı Mediterrenean Shipping Company SA tarafından yapıldığı, yine «konşimentoda» davacının tahliye limanı acentesi olduğunun belirtildiği, buna göre davacının «asıl taşıyıcı» Mediterrenean Shipping Company SA adına dava açması gerektiği, doğrudan kendi adına talepte bulunmasının mümkün olmadığı, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince tarafların, taraf ve dava «ehliyetine» sahip olmalarının dava şartı olarak sayıldığı, taraf teşkilinin «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden hüküm kurularak davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Mahkeme kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına ve davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… eri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen bir sebeple kararın kaldırılamayacağını, kararın kendi içinde çelişkili olduğunu «husumet» ve taraf teşkilinin farklı kavramlar olduğunu, husumetin «kamu düzenine» ilişkin ve dava şartı olmadığını, dosya kapsamından müvekkilinin Mediterrenean Shipping Company SA 'nın «acentesi» sıfatıyla hareket ettiğinin açık olduğunu, nitekim benzer bir olayda Hukuk Genel Kurulu tarafından aksi yönde karar verildiğini ileri sürerek belirtilen ve resen n …
Değerlendirme 1.Yerel mahkemece dava «pasif husumet» («sıfat) yokluğu» nedeniyle reddedilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:konteyner demurajı · sıfat yokluğu · demuraj · protesto · aktif husumet yokluğu · konşimento · kâr mahrumiyeti · aktif husumet
Benzer bu kararda… liye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun)105 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince «acentenin» müvekkili adına dava açabileceği ve kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabileceği, «konişmentoya» göre davacının «konteyner demuraj» ücreti talep ettiği taşımanın dava dışı Mediterrenean Shipping Company SA tarafından yapıldığı, yine «konşimentoda» davacının tahliye limanı acentesi olduğunun belirtildiği, buna göre davacının «asıl taşıyıcı» Mediterrenean Shipping Company SA adına dava açması gerektiği, doğrudan kendi adına talepte bulunmasının mümkün olmadığı, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince tarafların, taraf ve dava «ehliyetine» sahip olmalarının dava şartı olarak sayıldığı, taraf teşkilinin «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden hüküm kurularak davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Mahkeme kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına ve davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete ait emtiaların taşımasının yapıldığını, davalı şirketin taşımaya konu emtiaları «teslim» almaması üzerine taşımanın gerçekleştirildiği 40'HC tipi iki adet konteynerin boşaltılmadığını ve müvekkili şirket tarafından konteynerlerin teslim alınamadığını, her iki konteynerında mevzuatta belirlenen sürenin dolması ve ancak yükün alıcı tarafından teslim alınmaması sebebiyle TASİŞ tarafından boşaltıldığını ve emtiaların açık artırmayla satıldığını, müvekkili şirketin davalı şirketin emtiaları teslim almaması sebebiyle iki adet konteynerını bir yıla yakın bir süre kullanmaktan «mahrum» kaldığını ve bu sebeple «demuraj» ücretine hak kazandığını, 37.450,00 USD bedelli demuraj ücretine dair faturanın davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirketin faturayı kabul etmediğini ve «ihtarname» eki ile birlikte iade ettiğini, müvekkili tarafından işlemiş faiziyle birlikte 43.925,11 USD 'nin davalı şirketten tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığını, da …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «demuraj» alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Değerlendirme 1.Yerel mahkemece dava «pasif husumet» («sıfat) yokluğu» nedeniyle reddedilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yabancı tacir adına acenteye dava açıldığında Türk mahkemeleri münhasır yetkilidir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3298 E. 2020/2018 K.
Ortak:acentelik · konişmento · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece 02.05.2013 tarih, 2012/342 E., 2013/162 K. sayılı karar ile «konişmento» üzerinde yapılan incelemede taşıma şirketinin MSC Company S.A olduğu, bu konişmentoda yükleme «acentesinin» MSC Shipping Agency SA (MSC Gemi Acenteliği A.Ş.) olarak yer aldığı, ancak davacının davalı ...Ş’ye karşı dava açtığı, davacının bu halde davayı «taşıyanın» acentesine «izafeten» açması gerekirken doğrudan acenteye dava açılmasının 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 119 uncu maddesine (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 105 ... maddesine) aykırı olduğu, davalının «pasif husumetinin» (sıfatı) bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Birinci Bozma Kararı Dairemizin 03.04.2014 tarih, 2013/17336 E., 2014/6591 K. sayılı kararıyla davanın, emtia taşıma sigortasından kaynaklanan «rücuen alacak» istemine ilişkin olduğu, Mahkemece, davanın, «acenta» aleyhine açıldığından bahisle «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verildiği, ancak her ne kadar dava dilekçesinde davalı olarak MSC Gemi Acenteliği A.Ş. gösterilmişse de dilekçe metninin 3 üncü paragrafında taşımanın dava dışı MSC Company Shipping Agency tarafından yapılıp davalının onun «acentesi» sıfatıyla hareket ettiğinin açıklandığı, bu durumda davanın MSC Company Shipping Agency'e «izafeten» MSC Gemi Acenteliği A.Ş. aleyhine açıldığı kabul edilmek suretiyle, işin esasına girip sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddinin doğ …
Daire bozma kararının 5 ... bendinde yer ... “…MSC Company Shipping Agency tarafından yapılıp davalının onun «acentesi» sıfatıyla hareket ettiği açıklanmıştır.
Benzer bu kararda… hkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşımanın yapıldığı geminin yabancı bayraklı olması, yüklemenin yabancı limandan yapılması ve «yetki itirazında» bulunan davalı Mediterranean Shipping Company S.A’nın yabancı şirket olması nedeniyle somut uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığı, «konişmentoda» yer alan «yetki şartına» göre davalı Mediterranean Shipping Company SA 'ya karşı açılan davanın Londra Mahkemelerinde görülmesi gerektiği, TTK 105. md. göre taşıma ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda «taşıyıcıya» «izafeten» «acenteye» karşı dava açılabileceği, acenteye doğrudan dava yöneltilmesinin söz konusu olamayacağı, konteynerlerin gemiden tahliyesi esnasında birinin mühürsüz diğerinin de üzerinde farklı mühür bulunduğunun gümrük otoritesi ve yük ilgilileri tarafından ortaklaşa olarak tespit edildiği, konişmentoda kayıtlı olan hurda bakır tel türü emtianın yerine konteynerlerden parke taşı türü malzeme çıkmasından dolayı davalı Marport Liman İşletmelerinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen dava yönünden davalı Mediterranean Shipping Company SA hakkında açılan davanın yetkisizlik nedeniyle «usulden reddine», davalı ... hakkında açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı Marport Liman İşletmeleri San ve Tic AŞ hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
… stanbul Bölge Adliye Mahkemesince, olayda dava konusun emtianın yüklemesinin yabancı bir limandan yapılmış olması, taşımayı yapan geminin yabancı bayraklı olması ve «yetki itirazında» bulunan davalı Mediterranean Shipping Company S.A’nın yabancı bir şirket olması dikkate alındığında uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, taşıma akdi ilişkisinden kaynaklandığı, davacıların «konişmentolarda» “gönderilen” olarak yer aldığı ve «tacir» ibaresinin kapsamına girdiği, ayrıca 10.3. maddesinde açıkça tacirin açacağı her türlü dava ve «taşıyan» tarafından açılacak davalarda İngiliz Hukukunun uygulanacağı ve Londra Yüksek Mahkemesi'nin münhasıran yetkili olacağı düzenlendiği, bu durumda iş bu davada da münhasıran Londra Yüksek Mahkemelerinin yetkili olduğu, kural olarak «genel işlem koşulları» içeren sözleşmeler düzenlenmesinin yasal sınırlar içinde hukuken mümkün olup, taraflar arasında düzenlenen konişmentolardaki «yetki şartına» ilişkin hükmün tacir olan davacı tarafın kolayca anlayabileceği bir içerikte olduğu, ayrıca uyuşmazlık halinde mahkemenin «yetkisinin» düzenlenmesine ilişkin hüküm konulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı bir düzenleme sayılamayacağı, haksız işlem şartı olarak kabul edilemeyeceği, ilk derece mahkemesince hükmedilen nisbi «vekalet ücretinin» esastan red kararına yönelik olduğu, yabancı bir ülke mahkemesinin yetkili olması halinde HMK 20.maddesi uygulama alanı bulmayacağından gerekçede yetkili mahkemeni …
Davaya konu taşıma işleminde «yabancılık unsuru» mevcut olmakla MÖHUK’un tatbiki gerekmekte olup, bu çerçevede taraflar arasında düzenlenen «konişmentolardaki» «yetki şartının» MÖHUK ve TTK kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:münhasır yetki · yetki sözleşmesi · yabancılık unsuru · genel işlem koşulları
Benzer bu kararda… stanbul Bölge Adliye Mahkemesince, olayda dava konusun emtianın yüklemesinin yabancı bir limandan yapılmış olması, taşımayı yapan geminin yabancı bayraklı olması ve «yetki itirazında» bulunan davalı Mediterranean Shipping Company S.A’nın yabancı bir şirket olması dikkate alındığında uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, taşıma akdi ilişkisinden kaynaklandığı, davacıların «konişmentolarda» “gönderilen” olarak yer aldığı ve «tacir» ibaresinin kapsamına girdiği, ayrıca 10.3. maddesinde açıkça tacirin açacağı her türlü dava ve «taşıyan» tarafından açılacak davalarda İngiliz Hukukunun uygulanacağı ve Londra Yüksek Mahkemesi'nin münhasıran yetkili olacağı düzenlendiği, bu durumda iş bu davada da münhasıran Londra Yüksek Mahkemelerinin yetkili olduğu, kural olarak «genel işlem koşulları» içeren sözleşmeler düzenlenmesinin yasal sınırlar içinde hukuken mümkün olup, taraflar arasında düzenlenen konişmentolardaki «yetki şartına» ilişkin hükmün tacir olan davacı tarafın kolayca anlayabileceği bir içerikte olduğu, ayrıca uyuşmazlık halinde mahkemenin «yetkisinin» düzenlenmesine ilişkin hüküm konulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı bir düzenleme sayılamayacağı, haksız işlem şartı olarak kabul edilemeyeceği, ilk derece mahkemesince hükmedilen nisbi «vekalet ücretinin» esastan red kararına yönelik olduğu, yabancı bir ülke mahkemesinin yetkili olması halinde HMK 20.maddesi uygulama alanı bulmayacağından gerekçede yetkili mahkemeni …
… hkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşımanın yapıldığı geminin yabancı bayraklı olması, yüklemenin yabancı limandan yapılması ve «yetki itirazında» bulunan davalı Mediterranean Shipping Company S.A’nın yabancı şirket olması nedeniyle somut uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığı, «konişmentoda» yer alan «yetki şartına» göre davalı Mediterranean Shipping Company SA 'ya karşı açılan davanın Londra Mahkemelerinde görülmesi gerektiği, TTK 105. md. göre taşıma ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda «taşıyıcıya» «izafeten» «acenteye» karşı dava açılabileceği, acenteye doğrudan dava yöneltilmesinin söz konusu olamayacağı, konteynerlerin gemiden tahliyesi esnasında birinin mühürsüz diğerinin de üzerinde farklı mühür bulunduğunun gümrük otoritesi ve yük ilgilileri tarafından ortaklaşa olarak tespit edildiği, konişmentoda kayıtlı olan hurda bakır tel türü emtianın yerine konteynerlerden parke taşı türü malzeme çıkmasından dolayı davalı Marport Liman İşletmelerinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen dava yönünden davalı Mediterranean Shipping Company SA hakkında açılan davanın yetkisizlik nedeniyle «usulden reddine», davalı ... hakkında açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı Marport Liman İşletmeleri San ve Tic AŞ hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Davaya konu taşıma işleminde «yabancılık unsuru» mevcut olmakla MÖHUK’un tatbiki gerekmekte olup, bu çerçevede taraflar arasında düzenlenen «konişmentolardaki» «yetki şartının» MÖHUK ve TTK kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Yabancılık unsuru «taşıyan» uyuşmazlıklar bakımından taraflar «yetki sözleşmesi» yapabilirlerse de, Türk mahkemelerinin MÖHUK 47. maddesine istinaden «münhasır» «yetkisinin» olduğu hallerde bu yönde bir sözleşme yapılması mümkün değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1054 E. , 2023/7707 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/584 Esas, 2022/1065 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigorta teminatına aldığı işlenmiş mermer emtiasının davalı ...Ş.'ye ait nakil vasıtasıyla Aliağa İzmir Limanı'ndan Las Vegas ABD'ye taşındığını, emtianın 08.12.2011 tarihinde alıcısına teslim edildiğini, taşımanın Aliağa'dan Long Beach ABD'ye ... yolu ile Long Beach'den Las Vegas'a karayolu ile taşındığını, karayolu ile ... taşımasını davalı taraf MSC SA adına acente sıfatı ile yaptığını, MEDU 681599-7 ve MEDU 303824-0 numaralı konteynerlerde meydana gelen hasarın ... nakliyecisi tarafından 08.12.2011 tarihinde gönderilene teslim sırasında hasarlı olduğunun belirlendiğini, sigortalıya ödeme yapıldığını ileri sürerek gemi alacaklısı hakkına sahip olması gözetilerek alacağı olan 43.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 21.06.2012 tarihine kadar işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belirli olmadığını, konteynerlerin FCL kaydı ile yüklendiğini, davalının sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar
Mahkemece 02.05.2013 tarih, 2012/342 E., 2013/162 K. sayılı karar ile konişmento üzerinde yapılan incelemede taşıma şirketinin MSC […]A olduğu, bu konişmentoda yükleme acentesinin MSC Shipping Agency SA (MSC Gemi Acenteliği A.Ş.) olarak yer aldığı, ancak davacının davalı ...Ş’ye karşı dava açtığı, davacının bu halde davayı taşıyanın acentesine izafeten açması gerekirken doğrudan acenteye dava açılmasının 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 119 uncu maddesine (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 105 ... maddesine) aykırı olduğu, davalının pasif husumetinin (sıfatı) bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 03.04.2014 tarih, 2013/17336 E., 2014/6591 K. sayılı kararıyla davanın, emtia taşıma sigortasından kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkin olduğu, Mahkemece, davanın, acenta aleyhine açıldığından bahisle pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, ancak her ne kadar dava dilekçesinde davalı olarak MSC Gemi Acenteliği A.Ş. gösterilmişse de dilekçe metninin 3 üncü paragrafında taşımanın dava dışı MSC Company Shipping Agency tarafından yapılıp davalının onun acentesi sıfatıyla hareket ettiğinin açıklandığı, bu durumda davanın MSC Company Shipping Agency'e izafeten MSC Gemi Acenteliği A.Ş. aleyhine açıldığı kabul edilmek suretiyle, işin esasına girip sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar davacı yararına bozulmuştur.
C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin 22.09.2014 tarih, 2014/477 E., 2014/193 K. sayılı kararı ile ilk karardaki gerekçeler tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
D. Dairemizin İnceleme Kararı
6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
E. Hukuk Genel Kurulu Kararı (İkinci Bozma Kararı)
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.02.2018 tarih, 2017/11-103 E., 2018/250 K. sayılı ilâmı ile husumetin asıl taşıyıcı firmaya izafeten davalı ...Ş.’ye yöneltilmiş olduğuna işaret eden ve Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen ... Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu, diğer taraftan, ... Daire bozma kararının 5 ... bendinde yer ... “…MSC Company Shipping Agency tarafından yapılıp davalının onun acentesi sıfatıyla hareket ettiği açıklanmıştır. Bu durumda davanın MSC Company Shipping Agency'e…” ifadelerinde geçen “MSC Company Shipping Agency” ibarelerinin maddi hataya dayalı olarak bozma kararında yazıldığı anlaşılmakla, “MSC Company Shipping Agency” ibarelerinin bozma kararından çıkartılarak “MSC Company Shipping Agency” ibarelerinin “MSC Mediterranean Shipping […]A.” şeklinde düzeltilmek suretiyle maddi hatanın giderilerek, direnme kararının ...
Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 23.05.2019 tarih, 2018/734 E., 2019/616 K. sayılı kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla dava konusu hasarın ambalajlama hatasından kaynaklandığının tespit edildiği, 6102 sayılı Kanun'un 1182 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre ambalaj yetersizliğinin taşıyanın kusursuzluk hali olduğu, somut olayda taşımada FCL konteyner taşıma türünün kullanıldığı ve ambalaj yetersizliği, istif hatasından kaynaklanan hasardan dolayı taşıyıcı olan davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
G. Üçüncü Bozma Kararı
Dairemizin 22.06.2021 tarih, 2020/6602 E., 2021/5299 K. sayılı kararıyla davanın, ... taşımasından kaynaklanan hasar nedeniyle tazminat istemine ilişkin olduğu, davalının, davacı ... şirketinin sigortalısı olan dava dışı NSI Natural Taş Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait emtianın konteyner ile FCL taşıması rumuzuyla davalı tarafından taşındığı ve taşıma sonunda, varma limanında konteyner açıldığında, taşınan emtianın hasar görmüş olduğu, her ne kadar, FCL kaydı olan taşımalarda konteynerin içerisine istifleme ve ambalajlama kaynaklı hasarlardan taşıyan sorumlu değilse de, konteynerin taşınması sırasında dışarıdan konteynere gelen darbe ile malların hasar görmesi durumunda hasardan taşıyanın sorumlu tutulması gerektiği, davacının, survey raporuna dayanılarak taşıma konusu malların konteynerin içerisine emniyetli bir şekilde sabitlenip ambalajlandığı ve varma limanında dışarıdan alınan darbe sonucu malların hasarlandığını ileri sürdüğü, davacının bu yöndeki rapora ciddi ve haklı itirazları değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar davacı yararına bozulmuştur.
H. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aldırılan bilirkişi raporuyla mermerlerin taşınması için kullanılan sandıkların 1.5 cm ve 1.2 cm civarında olduğu, mermerlerin tamamının 2 cm kalınlığında olduğu, dosyadaki resimlere göre mermer plakalarının ambalajlandığı tahta kasaların yetersiz/kıfayetsiz oluşundan ani hareket ve sallantılardan yükleme hatasından zararın meydana geldiğinin tespit edildiği, davaya konu hasar 08.12.2011 tarihinde gerçekleştiğinden, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Kanun'un değil 6762 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiği 6762 sayılı Kanun'un 1063 üncü maddesinin birinci fıkrasının (5 ...) bendi hükümlerine göre taşıyanın sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda survey raporunun incelendiğini, değerlendirildiğini gösterir hiçbir tespit bulunmadığını, survey raporunun, hasarın varlığını, sebebini gösterir en önemli delil olduğunu, yetkili bir makam tarafından olayın hemen ardından, evrak üzerinden değil, bizzat değerlendirme ile hazırlandığını, delil niteliğine haiz olduğunu, tarafların katılımı ile gerçekleştirilen tespit sonucu düzenlendiğini, Yargıtay'ın da bozma kararında survey raporundan bahsedilerek, incelenmesi gerektiğine işaret edildiğini, yükün konteyner içine gerekli işlemlerin yapılarak istiflendiğinin dosyaya sunulan survey raporu ile ortaya konulduğunu, dosyaya, taşıyıcının kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstererek yükü taşıdığı ve hasarın kendisine sorumluluk yüklenemeyecek bir sebepten meydana geldiğini ortaya koyacak bir delil ortaya koyamadığını, ispat yükü kendisinde bulunan davalı taşıyıcının yükün hasara uğraması sebebiyle sorumluluğunun devam ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... taşımasından kaynaklanan hasar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesi, 1063 üncü maddesinin birinci fıkrasının (5 ...) bendi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1003553300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz