İtirazın iptali | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2842 E. 2023/5184 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konteyner demurajı↗ gemi acenteliği↗ asıl taşıyıcı↗ sıfat yokluğu↗ demuraj↗ protesto↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ konişmento↗ izafeten dava↗ aktif husumet yokluğu↗ konşimento↗ ihtisas mahkemesi↗ acente↗ aktif dava ehliyeti↗ kâr mahrumiyeti↗ aktif husumet↗ vekâlet ücreti↗ acentelik↗ pasif husumet↗ kamu düzeni↗ husumet yokluğu↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ taraf ehliyeti↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ ihtar↗ ihtarname↗ taşıyan↗ dava sebebi↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2018/1473 E., 2019/1546 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.09.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. .....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete ait emtiaların taşımasının yapıldığını, davalı şirketin taşımaya konu emtiaları teslim almaması üzerine taşımanın gerçekleştirildiği 40'HC tipi iki adet konteynerin boşaltılmadığını ve müvekkili şirket tarafından konteynerlerin teslim alınamadığını, her iki konteynerında mevzuatta belirlenen sürenin dolması ve ancak yükün alıcı tarafından teslim alınmaması sebebiyle TASİŞ tarafından boşaltıldığını ve emtiaların açık artırmayla satıldığını, müvekkili şirketin davalı şirketin emtiaları teslim almaması sebebiyle iki adet konteynerını bir yıla yakın bir süre kullanmaktan mahrum kaldığını ve bu sebeple demuraj ücretine hak kazandığını, 37.450,00 USD bedelli demuraj ücretine dair faturanın davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirketin faturayı kabul etmediğini ve ihtarname eki ile birlikte iade ettiğini, müvekkili tarafından işlemiş faiziyle birlikte 43.925,11 USD 'nin davalı şirketten tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçek olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 37.320,00 USD üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun)105 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince acentenin müvekkili adına dava açabileceği ve kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabileceği, konişmentoya göre davacının konteyner demuraj ücreti talep ettiği taşımanın dava dışı Mediterrenean Shipping Company SA tarafından yapıldığı, yine konşimentoda davacının tahliye limanı acentesi olduğunun belirtildiği, buna göre davacının asıl taşıyıcı Mediterrenean Shipping Company SA adına dava açması gerektiği, doğrudan kendi adına talepte bulunmasının mümkün olmadığı, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmalarının dava şartı olarak sayıldığı, taraf teşkilinin kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden hüküm kurularak davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ve davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen bir sebeple kararın kaldırılamayacağını, kararın kendi içinde çelişkili olduğunu husumet ve taraf teşkilinin farklı kavramlar olduğunu, husumetin kamu düzenine ilişkin ve dava şartı olmadığını, dosya kapsamından müvekkilinin Mediterrenean Shipping Company SA 'nın acentesi sıfatıyla hareket ettiğinin açık olduğunu, nitekim benzer bir olayda Hukuk Genel Kurulu tarafından aksi yönde karar verildiğini ileri sürerek belirtilen ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, demuraj alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 105 nci maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrası
3. Değerlendirme
1.Yerel mahkemece dava pasif husumet (sıfat) yokluğu nedeniyle reddedilmiştir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle davada sıfat kavramı üzerinde durulması yararlı olacaktır. Sıfat, dava konusu subjektif hak ile taraflar arasındaki ilişkidir. Dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler şekli taraf kuramına göre o davanın tarafları iseler de, bu her zaman o kişilerin taraf sıfatına sahip oldukları anlamına gelmez. Taraf sıfatı dava şartı değildir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır (Pekcanıtez, H./Atalay, O./ÖzekesM.:Medeni Usul Hukuku, Ankara 2012, s. 248-249).
2. 6102 sayılı Kanun'un 105 inci maddesi uyarınca; acente, aracılıkta bulunduğu veya akdettiği mukavelelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili namına yapmaya ve bunları kabule salahiyetli olduğundan, bu mukavelelerden çıkacak ihtilaflardan dolayı acente, müvekkili namına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilecektir.
3. Somut olaya gelindiğinde, davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili MSC Gemi Acenteliği A.Ş.’nin Mediterranean Shipping […]A. şirketi tarafından geçekleştirilen taşıma işleri ile ilgili olarak Türk Limanlarındaki acentelik faaliyetlerini yürütmek, deniz taşımacılığı sektöründe konteyner hizmetleri vermek kapsamında faaliyet gösterdiğini, davaya konu taşıma işi bakımından taşıyan konumundaki Mediterranean Shipping […]A. şirketinin Türkiye acentesi olduğunu belirtmiş olup konşimento da taşıyan MSC Mediterranean Shipping […]A.'nin acentesi sıfatıyla imzalanmıştır. Davalı da yanıt dilekçesinde davacı şirketin davalı Mediterranean Shipping […]A.'nin Türkiye'de acenteliğini yaptığını belirterek esasa ilişkin savunmalarda bulunmuştur.
4. O halde işbu davanın Mediterranean Shipping […]A. şirketine izafeten davacı ...Ş. tarafından açıldığı kabul edilmek suretiyle işin esasına girip sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı tacir adına acenteye dava açıldığında Türk mahkemeleri münhasır yetkilidir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3298 E. 2020/2018 K.
Ortak:acentelik · konişmento · dava şartı
İncelediğiniz kararda… liye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun)105 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince «acentenin» müvekkili adına dava açabileceği ve kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabileceği, «konişmentoya» göre davacının «konteyner demuraj» ücreti talep ettiği taşımanın dava dışı Mediterrenean Shipping Company SA tarafından yapıldığı, yine «konşimentoda» davacının tahliye limanı acentesi olduğunun belirtildiği, buna göre davacının «asıl taşıyıcı» Mediterrenean Shipping Company SA adına dava açması gerektiği, doğrudan kendi adına talepte bulunmasının mümkün olmadığı, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince tarafların, taraf ve dava «ehliyetine» sahip olmalarının dava şartı olarak sayıldığı, taraf teşkilinin «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden hüküm kurularak davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Mahkeme kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına ve davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… eri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen bir sebeple kararın kaldırılamayacağını, kararın kendi içinde çelişkili olduğunu «husumet» ve taraf teşkilinin farklı kavramlar olduğunu, husumetin «kamu düzenine» ilişkin ve dava şartı olmadığını, dosya kapsamından müvekkilinin Mediterrenean Shipping Company SA 'nın «acentesi» sıfatıyla hareket ettiğinin açık olduğunu, nitekim benzer bir olayda Hukuk Genel Kurulu tarafından aksi yönde karar verildiğini ileri sürerek belirtilen ve resen n …
… e, müvekkili MSC Gemi Acenteliği A.Ş.’nin Mediterranean Shipping Company S.A. şirketi tarafından geçekleştirilen taşıma işleri ile ilgili olarak Türk Limanlarındaki «acentelik» faaliyetlerini yürütmek, deniz taşımacılığı sektöründe konteyner hizmetleri vermek kapsamında faaliyet gösterdiğini, davaya konu taşıma işi bakımından «taşıyan» konumundaki Mediterranean Shipping Company S.A. şirketinin Türkiye acentesi olduğunu belirtmiş olup «konşimento» da taşıyan MSC Mediterranean Shipping Company S.A.'nin acentesi sıfatıyla imzalanmıştır.
Benzer bu kararda… hkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşımanın yapıldığı geminin yabancı bayraklı olması, yüklemenin yabancı limandan yapılması ve «yetki itirazında» bulunan davalı Mediterranean Shipping Company S.A’nın yabancı şirket olması nedeniyle somut uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığı, «konişmentoda» yer alan «yetki şartına» göre davalı Mediterranean Shipping Company SA 'ya karşı açılan davanın Londra Mahkemelerinde görülmesi gerektiği, TTK 105. md. göre taşıma ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda «taşıyıcıya» «izafeten» «acenteye» karşı dava açılabileceği, acenteye doğrudan dava yöneltilmesinin söz konusu olamayacağı, konteynerlerin gemiden tahliyesi esnasında birinin mühürsüz diğerinin de üzerinde farklı mühür bulunduğunun gümrük otoritesi ve yük ilgilileri tarafından ortaklaşa olarak tespit edildiği, konişmentoda kayıtlı olan hurda bakır tel türü emtianın yerine konteynerlerden parke taşı türü malzeme çıkmasından dolayı davalı Marport Liman İşletmelerinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen dava yönünden davalı Mediterranean Shipping Company SA hakkında açılan davanın yetkisizlik nedeniyle «usulden reddine», davalı ... hakkında açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı Marport Liman İşletmeleri San ve Tic AŞ hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
… stanbul Bölge Adliye Mahkemesince, olayda dava konusun emtianın yüklemesinin yabancı bir limandan yapılmış olması, taşımayı yapan geminin yabancı bayraklı olması ve «yetki itirazında» bulunan davalı Mediterranean Shipping Company S.A’nın yabancı bir şirket olması dikkate alındığında uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, taşıma akdi ilişkisinden kaynaklandığı, davacıların «konişmentolarda» “gönderilen” olarak yer aldığı ve «tacir» ibaresinin kapsamına girdiği, ayrıca 10.3. maddesinde açıkça tacirin açacağı her türlü dava ve «taşıyan» tarafından açılacak davalarda İngiliz Hukukunun uygulanacağı ve Londra Yüksek Mahkemesi'nin münhasıran yetkili olacağı düzenlendiği, bu durumda iş bu davada da münhasıran Londra Yüksek Mahkemelerinin yetkili olduğu, kural olarak «genel işlem koşulları» içeren sözleşmeler düzenlenmesinin yasal sınırlar içinde hukuken mümkün olup, taraflar arasında düzenlenen konişmentolardaki «yetki şartına» ilişkin hükmün tacir olan davacı tarafın kolayca anlayabileceği bir içerikte olduğu, ayrıca uyuşmazlık halinde mahkemenin «yetkisinin» düzenlenmesine ilişkin hüküm konulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı bir düzenleme sayılamayacağı, haksız işlem şartı olarak kabul edilemeyeceği, ilk derece mahkemesince hükmedilen nisbi «vekalet ücretinin» esastan red kararına yönelik olduğu, yabancı bir ülke mahkemesinin yetkili olması halinde HMK 20.maddesi uygulama alanı bulmayacağından gerekçede yetkili mahkemeni …
Davaya konu taşıma işleminde «yabancılık unsuru» mevcut olmakla MÖHUK’un tatbiki gerekmekte olup, bu çerçevede taraflar arasında düzenlenen «konişmentolardaki» «yetki şartının» MÖHUK ve TTK kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasır yetki · yetki sözleşmesi · yabancılık unsuru · genel işlem koşulları
Benzer bu kararda… stanbul Bölge Adliye Mahkemesince, olayda dava konusun emtianın yüklemesinin yabancı bir limandan yapılmış olması, taşımayı yapan geminin yabancı bayraklı olması ve «yetki itirazında» bulunan davalı Mediterranean Shipping Company S.A’nın yabancı bir şirket olması dikkate alındığında uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, taşıma akdi ilişkisinden kaynaklandığı, davacıların «konişmentolarda» “gönderilen” olarak yer aldığı ve «tacir» ibaresinin kapsamına girdiği, ayrıca 10.3. maddesinde açıkça tacirin açacağı her türlü dava ve «taşıyan» tarafından açılacak davalarda İngiliz Hukukunun uygulanacağı ve Londra Yüksek Mahkemesi'nin münhasıran yetkili olacağı düzenlendiği, bu durumda iş bu davada da münhasıran Londra Yüksek Mahkemelerinin yetkili olduğu, kural olarak «genel işlem koşulları» içeren sözleşmeler düzenlenmesinin yasal sınırlar içinde hukuken mümkün olup, taraflar arasında düzenlenen konişmentolardaki «yetki şartına» ilişkin hükmün tacir olan davacı tarafın kolayca anlayabileceği bir içerikte olduğu, ayrıca uyuşmazlık halinde mahkemenin «yetkisinin» düzenlenmesine ilişkin hüküm konulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı bir düzenleme sayılamayacağı, haksız işlem şartı olarak kabul edilemeyeceği, ilk derece mahkemesince hükmedilen nisbi «vekalet ücretinin» esastan red kararına yönelik olduğu, yabancı bir ülke mahkemesinin yetkili olması halinde HMK 20.maddesi uygulama alanı bulmayacağından gerekçede yetkili mahkemeni …
… hkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşımanın yapıldığı geminin yabancı bayraklı olması, yüklemenin yabancı limandan yapılması ve «yetki itirazında» bulunan davalı Mediterranean Shipping Company S.A’nın yabancı şirket olması nedeniyle somut uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığı, «konişmentoda» yer alan «yetki şartına» göre davalı Mediterranean Shipping Company SA 'ya karşı açılan davanın Londra Mahkemelerinde görülmesi gerektiği, TTK 105. md. göre taşıma ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda «taşıyıcıya» «izafeten» «acenteye» karşı dava açılabileceği, acenteye doğrudan dava yöneltilmesinin söz konusu olamayacağı, konteynerlerin gemiden tahliyesi esnasında birinin mühürsüz diğerinin de üzerinde farklı mühür bulunduğunun gümrük otoritesi ve yük ilgilileri tarafından ortaklaşa olarak tespit edildiği, konişmentoda kayıtlı olan hurda bakır tel türü emtianın yerine konteynerlerden parke taşı türü malzeme çıkmasından dolayı davalı Marport Liman İşletmelerinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen dava yönünden davalı Mediterranean Shipping Company SA hakkında açılan davanın yetkisizlik nedeniyle «usulden reddine», davalı ... hakkında açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı Marport Liman İşletmeleri San ve Tic AŞ hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Davaya konu taşıma işleminde «yabancılık unsuru» mevcut olmakla MÖHUK’un tatbiki gerekmekte olup, bu çerçevede taraflar arasında düzenlenen «konişmentolardaki» «yetki şartının» MÖHUK ve TTK kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Yabancılık unsuru «taşıyan» uyuşmazlıklar bakımından taraflar «yetki sözleşmesi» yapabilirlerse de, Türk mahkemelerinin MÖHUK 47. maddesine istinaden «münhasır» «yetkisinin» olduğu hallerde bu yönde bir sözleşme yapılması mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3606 E. 2022/7512 K.
Ortak:konişmento · acentelik · pasif husumet · husumet yokluğu · taşıyıcı · taşıyan · istinaf yoluna başvurulabilirlik · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… liye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun)105 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince «acentenin» müvekkili adına dava açabileceği ve kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabileceği, «konişmentoya» göre davacının «konteyner demuraj» ücreti talep ettiği taşımanın dava dışı Mediterrenean Shipping Company SA tarafından yapıldığı, yine «konşimentoda» davacının tahliye limanı acentesi olduğunun belirtildiği, buna göre davacının «asıl taşıyıcı» Mediterrenean Shipping Company SA adına dava açması gerektiği, doğrudan kendi adına talepte bulunmasının mümkün olmadığı, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince tarafların, taraf ve dava «ehliyetine» sahip olmalarının dava şartı olarak sayıldığı, taraf teşkilinin «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden hüküm kurularak davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Mahkeme kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına ve davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… eri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen bir sebeple kararın kaldırılamayacağını, kararın kendi içinde çelişkili olduğunu «husumet» ve taraf teşkilinin farklı kavramlar olduğunu, husumetin «kamu düzenine» ilişkin ve dava şartı olmadığını, dosya kapsamından müvekkilinin Mediterrenean Shipping Company SA 'nın «acentesi» sıfatıyla hareket ettiğinin açık olduğunu, nitekim benzer bir olayda Hukuk Genel Kurulu tarafından aksi yönde karar verildiğini ileri sürerek belirtilen ve resen n …
Değerlendirme 1.Yerel mahkemece dava «pasif husumet» («sıfat) yokluğu» nedeniyle reddedilmiştir.
Benzer bu karardaGroup (Shanghaı) Ltd olduğu, asaleten dava açılan davalının Maersk Denizcilik A.Ş. olduğu, Maersk Denizcilik' in «taşıyan sıfatının» bulunmadığı gibi «fiili taşıyanın» da Mediterranean Shipping Company S.A. olup davalı ile aralarında «acentelik ilişkisi» olmadığı, her iki firmanın farklı «tüzel kişilikler» olduğu ileri sürerek davacının davasının «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Fiilî «taşıyan», taşıyandan farklı bir kişi olup, bir geminin maliki, kiracısı veya işleteni olarak, taşımanın tamamını veya bir kısmını fiilen gerçekleştiren kişidir.’’ hükmüne haizdir.Bu durumda mahkemece yapılması gereken taraflarca «ibraz» edilen, yabancı dildeki belgeler ile Mersin Gümrük Müdürlüğü ve MSC Gemi Acenteliği A.Ş.’den gelen yabancı dildeki belgelerin HMK 223 uyarınca tercümesi yaptırılıp dosya içine alındıktan sonra, davalı gösterilen şirketin akdi ya da «fiili taşıyıcı» olarak taşıma zinciri içinde yer alıp almadığı saptanıp eğer taşıma zinciri içinde yer almamış ise davacının taraf değiştirilmesine ilişkin talebinin HMK’nın 124.madde kapsamında değerlendirilip taraf değişikliği yapılmak suretiyle davanın görülüp sonuçlandırılması gerekirken «eksik inceleme» ile «husumetten» ret kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Group (Shanghaı) Ltd, alıcının Merkont Lojistik Anonım Şirketi, gemi adının MSC BARI, varma limanının Mersin, «taşıyanın» Mediterranean Shippinng Company S.A. olduğu, dosyaya yansıyan «konişmento» örnekleri birlikte değerlendirildiğinde, «fiili taşıyanın» Mediterranean Shipping Company S.A., «akdi taşıyanın» T.H.I.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akdi taşıyan · fiili taşıyan · acentelik ilişkisi · taşıyan sıfatı · fiili taşıyıcı · ziya · pasif husumet yokluğu · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaGroup (Shanghaı) Ltd olduğu, asaleten dava açılan davalının Maersk Denizcilik A.Ş. olduğu, Maersk Denizcilik' in «taşıyan sıfatının» bulunmadığı gibi «fiili taşıyanın» da Mediterranean Shipping Company S.A. olup davalı ile aralarında «acentelik ilişkisi» olmadığı, her iki firmanın farklı «tüzel kişilikler» olduğu ileri sürerek davacının davasının «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Group (Shanghaı) Ltd, alıcının Merkont Lojistik Anonım Şirketi, gemi adının MSC BARI, varma limanının Mersin, «taşıyanın» Mediterranean Shippinng Company S.A. olduğu, dosyaya yansıyan «konişmento» örnekleri birlikte değerlendirildiğinde, «fiili taşıyanın» Mediterranean Shipping Company S.A., «akdi taşıyanın» T.H.I.
Deniz taşımasında «taşıyan» ve «fiili taşıyanı» düzenleyen TTK’nın 1248’nci maddesi; Taşıyan, taşıma ister bizzat onun tarafından, isterse bir başkası, fiilî taşıyan, tarafından gerçekleştirilmiş olsun, «taşıma sözleşmesini» yapan veya taşıma sözleşmesi adına ve hesabına yapılan kişidir.
Dava, deniz yoluyla yapılan taşımada ortaya çıkan «ziya» nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince davanın «husumetten» reddine, istinaf başvurusunun ise bölge adliye mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.Ancak yapılan araştırma karar vermeye yeterli olmadığı gibi davacının aşamada taraf değişikliğine ilişkin talebi HMK’nın 124/3 kapsamında değerlendirilmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1054 E. 2023/7707 K.
Ortak:asıl taşıyıcı · konişmento · izafeten dava · acente · acentelik · pasif husumet · husumet yokluğu · taşıyıcı · dava şartı
İncelediğiniz kararda… liye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun)105 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince «acentenin» müvekkili adına dava açabileceği ve kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabileceği, «konişmentoya» göre davacının «konteyner demuraj» ücreti talep ettiği taşımanın dava dışı Mediterrenean Shipping Company SA tarafından yapıldığı, yine «konşimentoda» davacının tahliye limanı acentesi olduğunun belirtildiği, buna göre davacının «asıl taşıyıcı» Mediterrenean Shipping Company SA adına dava açması gerektiği, doğrudan kendi adına talepte bulunmasının mümkün olmadığı, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince tarafların, taraf ve dava «ehliyetine» sahip olmalarının dava şartı olarak sayıldığı, taraf teşkilinin «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden hüküm kurularak davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Mahkeme kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına ve davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… eri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen bir sebeple kararın kaldırılamayacağını, kararın kendi içinde çelişkili olduğunu «husumet» ve taraf teşkilinin farklı kavramlar olduğunu, husumetin «kamu düzenine» ilişkin ve dava şartı olmadığını, dosya kapsamından müvekkilinin Mediterrenean Shipping Company SA 'nın «acentesi» sıfatıyla hareket ettiğinin açık olduğunu, nitekim benzer bir olayda Hukuk Genel Kurulu tarafından aksi yönde karar verildiğini ileri sürerek belirtilen ve resen n …
Değerlendirme 1.Yerel mahkemece dava «pasif husumet» («sıfat) yokluğu» nedeniyle reddedilmiştir.
Benzer bu karardaBirinci Bozma Kararı Dairemizin 03.04.2014 tarih, 2013/17336 E., 2014/6591 K. sayılı kararıyla davanın, emtia taşıma sigortasından kaynaklanan «rücuen alacak» istemine ilişkin olduğu, Mahkemece, davanın, «acenta» aleyhine açıldığından bahisle «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verildiği, ancak her ne kadar dava dilekçesinde davalı olarak MSC Gemi Acenteliği A.Ş. gösterilmişse de dilekçe metninin 3 üncü paragrafında taşımanın dava dışı MSC Company Shipping Agency tarafından yapılıp davalının onun «acentesi» sıfatıyla hareket ettiğinin açıklandığı, bu durumda davanın MSC Company Shipping Agency'e «izafeten» MSC Gemi Acenteliği A.Ş. aleyhine açıldığı kabul edilmek suretiyle, işin esasına girip sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddinin doğ …
Mahkemece 02.05.2013 tarih, 2012/342 E., 2013/162 K. sayılı karar ile «konişmento» üzerinde yapılan incelemede taşıma şirketinin MSC Company S.A olduğu, bu konişmentoda yükleme «acentesinin» MSC Shipping Agency SA (MSC Gemi Acenteliği A.Ş.) olarak yer aldığı, ancak davacının davalı ...Ş’ye karşı dava açtığı, davacının bu halde davayı «taşıyanın» acentesine «izafeten» açması gerekirken doğrudan acenteye dava açılmasının 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 119 uncu maddesine (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 105 ... maddesine) aykırı olduğu, davalının «pasif husumetinin» (sıfatı) bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu Kararı (İkinci Bozma Kararı) Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.02.2018 tarih, 2017/11-103 E., 2018/250 K. sayılı ilâmı ile «husumetin» «asıl taşıyıcı» firmaya «izafeten» davalı ...Ş.’ye yöneltilmiş olduğuna işaret eden ve Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ambalaj yetersizliği · taşıyanın sorumluluğu · delil niteliği · rücuen alacak · istifa · direnme kararı · pasif husumet yokluğu · maddi hata
Benzer bu karardaBirinci Bozma Kararı Dairemizin 03.04.2014 tarih, 2013/17336 E., 2014/6591 K. sayılı kararıyla davanın, emtia taşıma sigortasından kaynaklanan «rücuen alacak» istemine ilişkin olduğu, Mahkemece, davanın, «acenta» aleyhine açıldığından bahisle «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verildiği, ancak her ne kadar dava dilekçesinde davalı olarak MSC Gemi Acenteliği A.Ş. gösterilmişse de dilekçe metninin 3 üncü paragrafında taşımanın dava dışı MSC Company Shipping Agency tarafından yapılıp davalının onun «acentesi» sıfatıyla hareket ettiğinin açıklandığı, bu durumda davanın MSC Company Shipping Agency'e «izafeten» MSC Gemi Acenteliği A.Ş. aleyhine açıldığı kabul edilmek suretiyle, işin esasına girip sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddinin doğ …
Bu durumda davanın MSC Company Shipping Agency'e…” ifadelerinde geçen “MSC Company Shipping Agency” ibarelerinin «maddi hataya» dayalı olarak bozma kararında yazıldığı anlaşılmakla, “MSC Company Shipping Agency” ibarelerinin bozma kararından çıkartılarak “MSC Company Shipping Agency” ibarelerinin “MSC Mediterranean Shipping Company S.A.” şeklinde düzeltilmek suretiyle maddi hatanın giderilerek, «direnme» kararının ...
… ozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 23.05.2019 tarih, 2018/734 E., 2019/616 K. sayılı kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla dava konusu «hasarın» ambalajlama hatasından kaynaklandığının tespit edildiği, 6102 sayılı Kanun'un 1182 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre «ambalaj yetersizliğinin» «taşıyanın» kusursuzluk hali olduğu, somut olayda taşımada FCL konteyner taşıma türünün kullanıldığı ve ambalaj yetersizliği, «istif» hatasından kaynaklanan hasardan dolayı «taşıyıcı» olan davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin 22.09.2014 tarih, 2014/477 E., 2014/193 K. sayılı kararı ile ilk karardaki gerekçeler tekrar edilmek suretiyle «direnme» kararı verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2842 E. , 2023/5184 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1020 Esas, 2022/373 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2018/1473 E., 2019/1546 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.09.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. .....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete ait emtiaların taşımasının yapıldığını, davalı şirketin taşımaya konu emtiaları teslim almaması üzerine taşımanın gerçekleştirildiği 40'HC tipi iki adet konteynerin boşaltılmadığını ve müvekkili şirket tarafından konteynerlerin teslim alınamadığını, her iki konteynerında mevzuatta belirlenen sürenin dolması ve ancak yükün alıcı tarafından teslim alınmaması sebebiyle TASİŞ tarafından boşaltıldığını ve emtiaların açık artırmayla satıldığını, müvekkili şirketin davalı şirketin emtiaları teslim almaması sebebiyle iki adet konteynerını bir yıla yakın bir süre kullanmaktan mahrum kaldığını ve bu sebeple demuraj ücretine hak kazandığını, 37.450,00 USD bedelli demuraj ücretine dair faturanın davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirketin faturayı kabul etmediğini ve ihtarname eki ile birlikte iade ettiğini, müvekkili tarafından işlemiş faiziyle birlikte 43.925,11 USD 'nin davalı şirketten tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçek olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 37.320,00 USD üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun)105 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince acentenin müvekkili adına dava açabileceği ve kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabileceği, konişmentoya göre davacının konteyner demuraj ücreti talep ettiği taşımanın dava dışı Mediterrenean Shipping Company SA tarafından yapıldığı, yine konşimentoda davacının tahliye limanı acentesi olduğunun belirtildiği, buna göre davacının asıl taşıyıcı Mediterrenean Shipping Company SA adına dava açması gerektiği, doğrudan kendi adına talepte bulunmasının mümkün olmadığı, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmalarının dava şartı olarak sayıldığı, taraf teşkilinin kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden hüküm kurularak davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne;
Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ve davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen bir sebeple kararın kaldırılamayacağını, kararın kendi içinde çelişkili olduğunu husumet ve taraf teşkilinin farklı kavramlar olduğunu, husumetin kamu düzenine ilişkin ve dava şartı olmadığını, dosya kapsamından müvekkilinin Mediterrenean Shipping Company SA 'nın acentesi sıfatıyla hareket ettiğinin açık olduğunu, nitekim benzer bir olayda Hukuk Genel Kurulu tarafından aksi yönde karar verildiğini ileri sürerek belirtilen ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, demuraj alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 105 nci maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrası
3. Değerlendirme
1.Yerel mahkemece dava pasif husumet (sıfat) yokluğu nedeniyle reddedilmiştir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle davada sıfat kavramı üzerinde durulması yararlı olacaktır. Sıfat, dava konusu subjektif hak ile taraflar arasındaki ilişkidir. Dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler şekli taraf kuramına göre o davanın tarafları iseler de, bu her zaman o kişilerin taraf sıfatına sahip oldukları anlamına gelmez. Taraf sıfatı dava şartı değildir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır (Pekcanıtez, H./Atalay, O./ÖzekesM.:Medeni Usul Hukuku, Ankara 2012, s. 248-249).
2. 6102 sayılı Kanun'un 105 inci maddesi uyarınca; acente, aracılıkta bulunduğu veya akdettiği mukavelelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili namına yapmaya ve bunları kabule salahiyetli olduğundan, bu mukavelelerden çıkacak ihtilaflardan dolayı acente, müvekkili namına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilecektir.
3. Somut olaya gelindiğinde, davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili MSC Gemi Acenteliği A.Ş.’nin Mediterranean Shipping […]A. şirketi tarafından geçekleştirilen taşıma işleri ile ilgili olarak Türk Limanlarındaki acentelik faaliyetlerini yürütmek, deniz taşımacılığı sektöründe konteyner hizmetleri vermek kapsamında faaliyet gösterdiğini, davaya konu taşıma işi bakımından taşıyan konumundaki Mediterranean Shipping […]A. şirketinin Türkiye acentesi olduğunu belirtmiş olup konşimento da taşıyan MSC Mediterranean Shipping […]A.'nin acentesi sıfatıyla imzalanmıştır. Davalı da yanıt dilekçesinde davacı şirketin davalı Mediterranean Shipping […]A.'nin Türkiye'de acenteliğini yaptığını belirterek esasa ilişkin savunmalarda bulunmuştur.
4. O halde işbu davanın Mediterranean Shipping […]A. şirketine izafeten davacı ...Ş. tarafından açıldığı kabul edilmek suretiyle işin esasına girip sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990555500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz