6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Deneme süresi sonunda sözleşmeden dönülmeyip ayıp ihbarı yapılmayan konsinye satışta bedel sorumluluğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5422 E. 2023/7381 K. · · İlk derece: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Deneme süreli (konsinye) ticari satışta, kararlaştırılan deneme süresi sonunda sözleşmeden dönülmez, emtia iade edilmez ve süresinde ayıp ihbarında bulunulmazsa alıcı fatura bedelini ödemekle yükümlüdür ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilir; sözleşme ve teslim belgelerinden tarafların sıfatı sabit olduğunda husumet itirazı yerinde görülmez.

Ele alınan sorunlar

Aktif/pasif husumet (taraf sıfatı) itirazı → ret

İddia: Davalı, sözleşmelerde tarafların kaşe/imzasının bulunmadığını, davacı yönünden imzalayanın şirket yetkilisi olmadığını, davanın aktif ve pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sözleşmenin davacı şirketçe yetki verilen çalışan ile davalı şirket yetkilisince imzalanması, sipariş sözleşmelerinde taraf şirket adlarının açıkça yer alması ve kompresörün davalı şirkete sevk irsaliyesiyle teslim edilmesi karşısında tarafların sıfatı sabit olduğundan husumet itirazı yerinde görülmemiştir. (Yargıtay'ca onanan BAM gerekçesi)

Konsinye/deneme süreli satışta bedel talep hakkı, ayıp ihbarı ve likit alacak → ret

İddia: Davalı, satışın konsinye olduğunu, kompresörden beklenen faydanın sağlanmadığını, deneme süresi içinde sözleşmeden dönebileceğini, malın ayıplı olduğunu ve icra inkar tazminatının hukuka aykırı olduğunu savunmuştur.

Gerekçe: Ticari hayatın olağan akışı gereği emtia tesliminden itibaren kullanılır; kararlaştırılan 6 aylık deneme süresi bitiminde davalı tacir sözleşmeden dönmemiş, emtiayı iade etmemiş ve ayıba ilişkin yasal çerçevede ihbarda bulunmamıştır. Bu durumda davacı kompresör bedelini isteyebilir; takibe konu fatura ile alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı koşulları oluşmuştur. (Yargıtay'ca onanan BAM gerekçesi)

Emsal değeri

Deneme süresi sonunda sözleşmeden dönülmeyip ayıp ihbarı yapılmayan konsinye satışta bedel sorumluluğu ve likit alacakta icra inkar tazminatına ilişkindir.

Usul tespitleri

Dava şartı
taraf sıfatı (husumet)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konsinye satış deneme süreli satış ayıp ihbarı husumet likit alacak icra inkar tazminatı

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabet | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9278 E. 2013/9027 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2854 E. 2011/6928 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Konsinye malın iadesinde sevk irsaliyesini iade eden taraf düzenler

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5978 E. 2024/3268 K.

    Ortak: · zamanaşımı 10 yıllık

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Finansal kiralama sözleşmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9594 E. 2015/10052 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/5422 E.  ,  2023/7381 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/2387 Esas, 2022/933 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/587 E., 2019/728 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.12.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ... ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalıya ait işyerine aralarındaki sözleşme uyarınca "355KW VEK 470/40 KOMPRESÖR"ü kurduğunu, bu kompresörün satımı konusunda anlaştıklarını, sözleşme gereğince 6 ay içinde yapılacak deneme/ tahlil neticesinde sözleşmede açıkça belirlenen problemlerin oluşması durumunda davalı tarafın makinayı almaktan vazgeçebileceğinin kararlaştırıldığını, ancak sözleşmede açıkça belirlenen olumsuzluklardan hiçbirinin gerçekleşmediğini, davalı tarafından böyle bir iddianın dile getirilmediğini, makina ve eklentilerinin 18.08.2015 tarihinde davalıya teslim edildiğinin irsaliyelerle ... olduğunu, sözleşme hükümleri gereği davalı şirkete sözleşmede belirlenen 12.08.2016 tarihli, 390.414,80 TL bedelli bir adet fatura kesildiğini, ancak fatura bedelinin davalı tarafından kendilerine ödenmediğini, satılan kompresör ve eklentilerinin davalı şirkete ait işyerinde mevcut olduğunun İstanbul 6.

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/127 D. İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, davalı şirketin söz konusu fatura bedelini ödememesi üzerine aleyhine İstanbul 19.İcra Dairesinin 2016/27787 E. sayılı dosyası ile takibe girişildiğini, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini iddia ederek davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalandığı bildirilen sözleşmeler altında davacı ve davalı şirketin kaşe ve imzası olmadığını, davacı yönünden sözleşmeyi imzalayan şahsın davacı şirket yetkilisi olmadığını, öncelikle aktif ve pasif husumet itirazlarını ileri sürerek davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, sözleşmenin taraflar arasında kurulduğu kabul edilir ise, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/140 D. İş sayılı dosyası ile söz konusu makinanın ayıplı olduğunun, çalışmadığının, sözleşme şartlarına uygun olmadığının tespit edildiğini, davacının dayandığını belirttiği irsaliyelerde müvekkili şirket imzasının bulunmadığını, yine satışın konsinye satış olduğunun belli olduğunu, dolayısıyla davacının satış iddialarını da kabul etmediklerini, ayrıca davacının taraflarına gönderdiği faturaya 19.09.2016 tarihinde, Bakırköy 3.

Noterliği vasıtasıyla 42507 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, Bakırköy 40. Noterliğinin 23179 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ise deneme amaçlı ürünün iadesine hazır olunduğunun davacıya bildirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile faturanın davalı tarafın kayıtlarında mevcut olmadığı, davaya konu makine ve ekipmanların 18.08.2015 tarihli, 1537 numaralı sevk irsaliyesi ile davalıya teslim edildiği, anılan irsaliyede davalı şirketin kaşe ve imzasının mevcut olduğu, İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/127 D. İş sayılı dosyasında dava konusu edilen 335 KWVEK 470/40 kompresörün (30 m3/DK, 25 bar kurutucu, filtreler 2 adet 500 litre, 40 bar ... tankı komple set) adreste olduğunun tespit edildiği, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/140 D. İş sayılı dosyasında makine mühendisi bilirkişi tarafından mahallinde yapılan incelemede, kompresör üstünde görülen eksikliklerin tespit edildiği, takip tarihi 07.09.2016 tarihine göre davalı yanın bu aşamadan sonra yedinde bulunan kompresörün ayıp ve eksiklikleri için 28.09.2016 tarihinde tespit yaptırdığı, taraflar arasında 6 ay deneme süreli satış yapıldığı, davacı yanın faturayı teslimden 1 yıl sonra 12.08.2016 tarihinde ve 390.414,80 TL bedelli olarak düzenlediği ve Bakırköy 1.

Noterliğinin 16.08.2016 tarih, 018521 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturayı davalıya gönderdiği, ancak kompresör bedelinin davalı tarafından ödenmediği, 29.08.2016 tarihinde Bakırköy 40. Noterliğinin 23179 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile "Konsinye olarak deneme amaçlı bırakılan makineden istenilen verimin alınamadığı, belirtilen şartların gerçekleşmemesi sebebiyle söz konusu konsinye kompresörün alınmayacağı, ihtarın tebliğinden itibaren 3 ... içinde makinenin bulunduğu adresten teslim alınmasının" bildirildiği, konsinye verildiği iddia edilen malın davalı yedinde olduğu, evveliyatta teslim tarihine karşı çıkılmadığı ve yeterli verim alınamadığı beyanıyla malın kullanıldığı, dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşme uyarınca kompresör çalışmaya başladıktan 6 ay sonra istenilen verim alınıp tahlil sonuçları uygun çıktığı takdirde koşulunun mal davalı yedindeyken gerçekleştiği, bu durumda davalının malın satış faturasını tebliğ aldıktan ve takip tarihinden sonra, maldan istediği verimi alamadığı, ayıplı olduğu gerekçesi ile savunmalarının ispata muhtaç olduğu, davacı satıcının kompresör bedelini talep edebileceği, sözleşmenin davacı şirketin bu konuda yetki verdiğini ve imzasını kabul ettiğini bildirdiği çalışan ...

... ... ile davalı şirket yetkilisi ... ... tarafından imzalandığı, sipariş sözleşmelerinde de açıkça alıcı ve satıcı olarak şirket isimlerinin yer aldığı, kompresörün de davalı şirkete 18.08.2015 tarihli sevk irsaliyesi ile teslim edildiği, bu nedenle davalının husumet itirazlarının yerinde görülmediği, yine davanın konusu itibariyle genel zamanaşımı olan 10 yıllık süre uygulanacağından davalının zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile kompresörün 12.08.2016 tarihli TCMB efektif satış ... 3,3063 TL üzerinden değerinin (118.000x3,3063=) 390.143,40 TL olduğu belirlenerek davacı tarafından davalıya gönderilen ihtar ile verilen 3 günlük süre itibariyle davalının 22.08.2016 tarihinde temerrüde düştüğü, bu nedenle bu tarihten itibaren yıllık %10,50 avans faizi oranı üzerinden hesaplanan 1.683,50 TL işlemiş faiz olduğu, ancak davacının takipte 1.572,36 TL işlemiş faiz talep ettiği dikkate alınarak itirazın asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 391.715,76 TL üzerinden iptaline, likit alacak nedeniyle %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumete yönelik itirazlarının Mahkemece dikkate alınmadığını, sözleşmede imzası bulunmayan davacının dava açma hakkının olmadığını, sözleşmenin ... ... tarafından şahsı için imzalandığını, konsinye satış hususunun değerlendirilmediğini, kompresörün çalışmaya başlamasından 6 ay sonra müşterinin sözleşmeden dönebileceğini, sözleşmede ve irsaliyelerde belirtilen konsinye satış hususunun değerlendirilmediğini, kompresörden beklenen faydanın sağlanamadığını, raporlar arasındaki çelişkinin de giderilmediğini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, 6 aylık sürenin başlama tarihinde hataya düşüldüğünü, makine çalışmaya başladıktan sonraki 6 aylık sürenin hesaplanması gerektiğini, kompresördeki ayıp ve eksikliklerin dikkate alınarak kompresörün bedelinin belirlenmesi gerektiğini, bu konudaki taleplerinin göz ardı edildiğini, verilen %20 icra inkar tazminatının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının husumet itirazının yerinde olmadığı, ticari hayatın olağan akışı gereği emtianın tesliminden itibaren kullanılacağı muhakkak olmakla 6 ay deneme süresi bitiminde davalı tacir tarafından sözleşmeden dönülmediği, emtianın davacıya iade edilmediği gibi ayıba ilişkin de yasal çerçevede ihbarda bulunulmadığı, bu durumda davacının davalıdan kompresör bedelini isteyebileceği, icra takip dosyasında takibe ekli fatura içeriğinden davacının, davalıdan takip tarihi olan 07.09.2016 tarihi itibariyle takibe konu faturadan dolayı KDV dahil 118.000,00 euro karşılığı TL üzerinden 390.414,80 TL bedelli fatura ile alacağını talep etmekte haklı bulunduğu, dava konusu alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde açıkladığı sebepleri tekrar ederek ve ayıp ihbarı hususunun yanlış değerlendirildiğini, ödeme şeklinin sözleşemeye aykırı olduğunu, irsaliyedeki imza ve kaşenin kabul edilmediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, ticari konsinye satış nedeniyle düzenlenen fatura bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990126400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2387 E. 2022/933 K.

Konsinye satışta deneme süresi geçtikten sonra dönme hakkının kullanılmaması

Gerekçe özeti

Bir şirket çalışanının imzaladığı sözleşme, şirket yetkilisinin bu işlemi kabul ve icazet ettiğini belirtmesi halinde, çalışanın temsil yetkisi olmasa bile şirket tarafından onanmış sayılır ve sözleşme tarafı olan şirket sıfatını doğurur. Konsinye/deneme süreli satışlarda, deneme süresi içinde alıcı tarafça sözleşmeden dönülmediği ve ayıp ihbarında bulunulmadığı takdirde, deneme süresinin sona ermesiyle satıcının bedel talep hakkı doğar; süresinden sonra ileri sürülen soyut ayıp iddiaları bedel talebini etkilemez. Faturaya dayalı, tarafların belirlediği bedele ilişkin alacaklar likit sayılır ve itirazın iptali davasında icra inkar tazminatına hükmedilmesini gerektirir.

Emsal değeri

Şirket adına yetkisiz görünen bir çalışanın imzaladığı sözleşmenin, şirketin sonradan icazetiyle bağlayıcı hale gelmesi ve konsinye/deneme süreli satışlarda alıcının süresinde sözleşmeden dönmemesi veya ayıp ihbarında bulunmaması halinde satıcının bedel talep hakkının doğması yönündeki değerlendirmeler bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: konsinye satış husumet (aktif-pasif ehliyet) icazet/onama deneme süresi ayıp ihbarı sözleşmeden dönme itirazın iptali icra inkar tazminatı likit alacak

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/2387

KARAR NO 2022/933

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/09/2019

NUMARASI 2017/587 Esas 2019/728 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/06/2022

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıya ait işyerine aralarındaki sözleşme uyarınca "... KOMPRESÖR"ü kurduğunu, bu kompresörün satımı konusunda anlaştıklarını, sözleşme gereğince 6 ay içinde yapılacak deneme/ tahlil neticesinde sözleşmede açıkça belirlenen problemlerin oluşması durumunda davalı tarafın makinayı almaktan vazgeçebileceğinin kararlaştırıldığını,ancak sözleşmede açıkça belirlenen olumsuzluklardan hiçbirinin gerçekleşmediğini, davalı tarafından böyle bir iddianın dile getirilmediğini, makina ve eklentilerinin 18/08/2015 tarihinde davalıya teslim edildiğinin irsaliyelerle sabit olduğunu, sözleşme hükümleri gereği davalı şirkete sözleşmede belirlenen 12/08/2016 tarihli 390.414,80-TL bedelli bir adet fatura kesildiğini ancak fatura bedelinin davalı tarafından kendilerine ödenmediğini, satılan kompresör ve eklentilerinin davalı şirkete ait işyerinde mevcut olduğunun İstanbul 6.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/127 D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, davalı şirketin söz konusu fatura bedelini ödememesi üzerine aleyhine İstanbul ...İcra Dairesi'nin ...

Esas sayılı dosyası ile takibe girişildiğini, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamını ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyete karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, taraflar arasında imzalandığı bildirilen sözleşmeler altında davacı ve davalı şirketin kaşe ve imzası olmadığını, davacı yönünden sözleşmeyi imzalayan şahsın davacı şirket yetkilisi olmadığını, öncelikle aktif ve pasif husumet itirazlarını ileri sürerek davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmesini,sözleşmenin taraflar arasında kurulduğu kabul edilir ise, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/140 D.İş sayılı dosyası ile söz konusu makinanın ayıplı olduğunun, çalışmadığının, sözleşme şartlarına uygun olmadığının tespit edildiğini, davacının dayandığını belirttiği irsaliyelerde müvekkili şirket imzasının bulunmadığını, yine satışın konsinye satış olduğunun belli olduğunu, dolayısıyla davacının satış iddialarını da kabul etmediklerini,ayrıca davacının taraflarına gönderdiği faturaya 19.09.2016 tarihinde Bakırköy ...

Noterliği vasıtasıyla ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, Bakırköy ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi işe deneme amaçlı ürünün iadesine hazır olunduğunun davacıya bildirildiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, faturanın davalı tarafın kayıtlarında mevcut olmadığı, davaya konu makine ve ekipmanların 18.08.2015 tarihli ... numaralı sevk irsaliyesi ile davalıya teslim edildiği, anılan irsaliyede davalı şirketin kaşe ve imzasının mevcut olduğu, İstanbul 6 Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/127 D.İş sayılı dosyasında dava konusu edilen ... Kompresör'ün (30 m3/DK, 25 bar kurutucu, filtreler 2 adet 500 litre, 40 bar hava tankı komple set) adreste olduğunun tespit edildiği, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/140 D.İş sayılı dosyasında makine mühendisi bilirkişi tarafından mahallinde yapılan incelemede kompresör üstünde görülen eksikliklerin tespit edildiği, takip tarihi 07/09/2016 tarihine göre davalı yanın bu aşamadan sonra yedinde bulunan kompresörün ayıp ve eksiklikleri için 28/09/2016 tarihinde tespit yaptırdığı, taraflar arasında 6 ay deneme süreli satış yapıldığı, davacı yanın faturayı teslimden 1 yıl sonra 12/08/2016 tarihinde ve 390.414,80-TL bedelli olarak düzenlediği ve Bakırköy ...

Noterliği'nin 16/08/2016 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile faturayı davalıya gönderdiği ancak kompresör bedelinin davalı tarafından ödenmediği,29/08/2016 tarihinde Bakırköy ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile "Konsinye olarak deneme amaçlı bırakılan makineden istenilen verimin alınamadığı, belirtilen şartların gerçekleşmemesi sebebiyle söz konusu konsinye kompresörün alınmayacağı, ihtarın tebliğinden itibaren 3 gün içinde makinenin bulunduğu adresten teslim alınmasını" bildirildiği, konsinye verildiği iddia edilen malın davalı yedinde olduğu, evveliyatta teslim tarihine karşı çıkılmadığı ve yeterli verim alınamadığı beyanıyla malın kullanıldığı, dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşme uyarınca kompresör çalışmaya başladıktan 6 ay sonra istenilen verim alınıp tahlil sonuçları uygun çıktığı takdirde koşulunun mal davalı yedindeyken gerçekleştiği, bu durumda davalının malın satış faturasını tebliğ aldıktan ve takip tarihinden sonra, maldan istediği verimi alamadığı, ayıplı olduğu gerekçesi ile savunmalarının ispata muhtaç olduğu, davacı satıcının kompresör bedelini talep edebileceği, sözleşmenin davacı şirketin bu konuda yetki verdiğini ve imzasını kabul ettiğini bildirdiği çalışan ...

ile davalı şirket yetkilisi ... tarafından imzalandığı, sipariş sözleşmelerinde de açıkça alıcı ve satıcı olarak şirket isimlerinin yer aldığı, kompresörün de davalı şirkete 18/08/2015 tarihli sevk irsaliyesi ile teslim edildiği bu nedenle davalının husumet itirazları yerinde görülmediği, yine davanın konusu itibariyle genel zamanaşımı olan 10 yıllık süre uygulanacağından davalının zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile; kompresörün 12/08/2016 tarihli TCMB efektif satış kuru 3,3063 TL üzerinden değerinin (118.000x3,3063 =) 390.143,40-TL olduğu belirlenerek, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtar ile verilen 3 günlük süre itibariyle davalının 22/08/2016 tarihinde temerrüde düştüğü bu nedenle bu tarihten itibaren yıllık %10,50 avans faizi oranı üzerinden hesaplanan 1.683,50-TL işlemiş faiz olduğu, ancak davacının takipte 1.572,36-TL işlemiş faiz talep ettiği dikkate alınarak itirazın asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 391.715,76-TL üzerinden iptaline,likit alacak nedeniyle %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; husumete yönelik itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, sözleşmede imzası bulunmayan davacının dava açma hakkının olmadığını, sözleşmenin ... tarafından şahsı için imzalandığını,kompresörün çalışmaya başlamasından 6 ay sonra müşterinin sözleşmeden dönebileceğini, sözleşmede ve irsaliyelerde belirtilen konsiye satış hususun değerlendirilmediğini,kompresörden beklenen faydanın sağlanamadığını,raporlar arasındaki çelişkinin de giderilmediğini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu,6 aylık sürenin başlama tarihinde hataya düşüldüğünü, makine çalışmaya başladıktan sonraki 6 aylık sürenin hesaplanması gerektiğini, kompresördeki ayıp ve eksikliklerin dikkate alınarak kompresörün bedelinin belirlenmesi gerektiğini, bu konudaki taleplerinin göz ardı edildiğini, verilen %20 icra inkar tazminatının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava;ticari konsinye satım nedeniyle düzenlenen faturaya dayalı İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı taki takibe yönelik davalının ödeme emrine vaki itirazının iptali istemine ilişkindir. Eldeki davada davacı, takip ve itirazın iptali davası konusu yaptığı kompresör ve seti satışına ilişkin alacağını, faturaya dayandırmaktadır. Fatura kaynağı ise, sipariş ve konsinye satış sözleşmesidir. Davalı tarafından sözleşmenin ... ve ... tarafından şahsi olarak imzalandığı, davacı ve davalı şirketin aktif ve pasif husumet ehliyeti bulunmadığı istinaf nedeni olarak ileri sürülmüş olup;sözleşmenin davacı şirketin yetki verdiğini bildirdiği (icazet) çalışan ... ile davalı şirket yetkilisi ... tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır.Davacı şirket sözleşmeyi imzalayan çalışanına yetki verdiğini beyan ettiği gibi ,çalışanın şirketi temsile yetkisi olmasa dahi çalışanın imzaladığı sözleşmeyi benimsediğinin sözleşmeyi onadığının kabulü gerekir.Sipariş sözleşmelerinde açıkça alıcı ve satıcı olarak şirket ünvanlarına yer verildiği , faturanın şirket adına düzenlendiği ,kompresörün davalı şirket adresine 18/08/2015 tarihli sevk irsaliyesi ile teslim edilmesi bir arada değerlendirildiğinde satım sözlemesinin alıcısının davalı şirket olduğunun kabulü gerekir.İstanbul 6.

Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/127 D.İş sayılı tespit dosyası, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/140 D.İş sayılı dosyası , davalı tarafından davacıya keşide edilen Bakırköy ... Noterliği'nin 29.08.2016 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname içeriklerinden emtianın tesliminden sonraki sürede davalı şirket nezdinde bulunduğu belirlenmektedir. Davacı tarafından davalı adına düzenlenen 12.08.2016 tarihli faturanın emtianın tesliminden yaklaşık 1 yıl sonra davalı tarafa Bakırköy ... Noterliği'nin 16.08.2016 tarihli ... yev.numaralı ihtarname ile 18.08.2016 tarihinde 3 gün içerisinde ödenmek üzere tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.Davalı ise, faturaya itiraz süresinden sonra Bakırköy ... Noterliği'nin ...

Yev.numaralı ihtar ile 19.09.2016 tarihinde faturaya itiraz etmiş yine ayıp ihbar ve/ veya emtia deneme süresi sonrası sözleşmeden dönme ve emtianın iade süresinden sonra Bakırköy ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 29.08.2016 tarihli ihtarnamesi ile emtiayı iadeye hazır olduğunu davacıya bildirmiştir. Ticari hayatın olağan akışı gereği emtianın tesliminden itibaren kullanılacağı muhakkak olmakla 6 ay deneme süresi bitiminde davalı tacir tarafından sözleşmeden dönülmediği, emtianın davacıya iade edilmediği gibi ayıba ilişkin de yasal çerçevede ihbarda bulunulmadığı belirlenmiştir.Konsinye emtia satış sözleşmesi kapsamında, emtiayı davalıya teslim ettiği, davalının 6 aylık deneme süresini aşan bir 6 aylık sürede emtiayı nezdinde kullanımında hazır bulundurduğu, deneme süresi bitmesine rağmen sözleşmeden dönme veya ayıp ihbarında bulunmadığı,ayıba ilişkin davalı savunmasının soyut kaldığı, bu durumda davacının davalıdan kompresör bedelini isteyebileceği sonucuna varılmaktadır.İcra takip dosyasında takibe ekli fatura içeriğinden davacının, davalıdan takip tarihi olan 07.09.2016 tarihi itibariyle takibe konu faturadan dolayı KDV dahil 118.000-euro karşılığı TL üzerinden 390.414,80-TL bedelli fatura ile alacağını talep etmekte haklı bulunmaktadır.

Emtianın tesliminden sonra davalı tarafından deneme süresinin olumsuz geçtiği bildirilmemiş,sözleşmeden dönme hakkı kullanılmamış ayıp ihbarında bulunulmamış olmakla ,davalının ayıba dayalı haklarını kullanmamış olduğu,ancak deneme süresinde sonra fatura düzenlenerek bedeli talep edildiğinde uyuşmazlık çıktığı anlaşılmakla , yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm verildiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Öte yandan İİK’nın 67. maddesi uyarınca açılan itirazın  iptali davasında borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilir. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.

Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli veya borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Bu kapsamda takip konusu emtianın, taraflarca belirlenen bedeline ilişkin faturaya dayalı olduğundan, alacağın likit olduğu açıktır. Bu nedenle ilk derece Mahkemesince davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 26.758,10-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 6.733,95‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 20.024,15-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından sarf edilen giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından sarf edilen 14-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

16/06/2022

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.