Deneme süresi sonunda sözleşmeden dönülmeyip ayıp ihbarı yapılmayan konsinye satışta bedel sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5422 E. 2023/7381 K. · · İlk derece: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Deneme süreli (konsinye) ticari satışta, kararlaştırılan deneme süresi sonunda sözleşmeden dönülmez, emtia iade edilmez ve süresinde ayıp ihbarında bulunulmazsa alıcı fatura bedelini ödemekle yükümlüdür ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilir; sözleşme ve teslim belgelerinden tarafların sıfatı sabit olduğunda husumet itirazı yerinde görülmez.
Ele alınan sorunlar
Aktif/pasif husumet (taraf sıfatı) itirazı → ret
İddia: Davalı, sözleşmelerde tarafların kaşe/imzasının bulunmadığını, davacı yönünden imzalayanın şirket yetkilisi olmadığını, davanın aktif ve pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sözleşmenin davacı şirketçe yetki verilen çalışan ile davalı şirket yetkilisince imzalanması, sipariş sözleşmelerinde taraf şirket adlarının açıkça yer alması ve kompresörün davalı şirkete sevk irsaliyesiyle teslim edilmesi karşısında tarafların sıfatı sabit olduğundan husumet itirazı yerinde görülmemiştir. (Yargıtay'ca onanan BAM gerekçesi)
Konsinye/deneme süreli satışta bedel talep hakkı, ayıp ihbarı ve likit alacak → ret
İddia: Davalı, satışın konsinye olduğunu, kompresörden beklenen faydanın sağlanmadığını, deneme süresi içinde sözleşmeden dönebileceğini, malın ayıplı olduğunu ve icra inkar tazminatının hukuka aykırı olduğunu savunmuştur.
Gerekçe: Ticari hayatın olağan akışı gereği emtia tesliminden itibaren kullanılır; kararlaştırılan 6 aylık deneme süresi bitiminde davalı tacir sözleşmeden dönmemiş, emtiayı iade etmemiş ve ayıba ilişkin yasal çerçevede ihbarda bulunmamıştır. Bu durumda davacı kompresör bedelini isteyebilir; takibe konu fatura ile alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı koşulları oluşmuştur. (Yargıtay'ca onanan BAM gerekçesi)
Emsal değeri
Deneme süresi sonunda sözleşmeden dönülmeyip ayıp ihbarı yapılmayan konsinye satışta bedel sorumluluğu ve likit alacakta icra inkar tazminatına ilişkindir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- taraf sıfatı (husumet)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konsinye satış↗ deneme süreli satış↗ ayıp ihbarı↗ husumet↗ likit alacak↗ icra inkar tazminatı↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9278 E. 2013/9027 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötüleme · peşin karar harcı · üçüncü kişi · marka hakkına tecavüz · maddi ve manevi tazminat · taşıyan · haksız rekabet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaAynı maddenin 2. fıkrasında ise "Marka sahibinin, birinci fıkra hükmüne girmesine rağmen, malın piyasaya sunulmasından sonra, «üçüncü kişiler» tarafından değiştirilerek veya «kötüleştirilerek» ticari amaçlı kullanmalarını önleme yetkisi vardır" hükmüne yer verilmiştir.Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, davalıya ait kompresörün şasesinin davacıya ait eski bir kompresöre ait olduğu, fakat davalının bu şaşeyi kullanıp, üzerinde değişiklikler yaptıktan sonra kendi markası ile satışa sunmasının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti,men'i ve «maddi-manevi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.Ancak, 556 sayılı KHK'nın 13/1. maddesi "Tescilli bir markanın tescil kapsamındaki mal üzerine konularak, marka sahibi tarafından veya onun izni ile Türkiye'de piyasaya sunulmasından sonra, mallarla ilgili fiiller marka tescilinden doğan hakkın kapsamı dışında kalır" hükmünü haizdir.
Bu hüküm uyarınca kural olarak markanın sahibi, markasını «taşıyan» malları, Türkiye’de piyasaya sunduğu veya onun izni ile Türkiye’de piyasaya verildiği takdirde, markanın bu mallarla ilgili olarak kullanılmasını yasaklayamaz.
Oysa, davalıya ait kompresörün «son» halinde şasenin altında davacının Komsan markasının yazılı olduğu görülmekte olup, bu husus mahkemenin de kabulündedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2854 E. 2011/6928 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihalenin feshi · zilyetlik · nispi vekalet ücreti · vekalet ücreti takdiri · iyiniyet · uyuşmazlık konusu · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, «uyuşmazlık konusu» kompresörün davacıya ait olduğu, bunu davalı şirkete kiraladığı, diğer davalının başlattığı icra takibi sonucu anılan kompresörü açık artırmayla satın aldığı, ihalede bir usulsüzlük varsa süresinde «ihalenin feshi» davası açmasının gerektiği, böyle bir davanın açılmadığı, bu davalının «iyiniyetli» «zilyet» olduğu, aynen «teslim» isteminin yerinde bulunmadığı, diğer davalı açısından davanın sabit olduğu gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine, 25.331.50 YTL’nin diğer davalıdan ta …
2-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Kendisini vekille «temsil» ettiren davalı ... hakkındaki davanın esastan reddine karar verilmesine rağmen hüküm tarihindeki yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca lehine 3.300.00 YTL «nispi vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile maktu vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığ …
-
Konsinye malın iadesinde sevk irsaliyesini iade eden taraf düzenler
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5978 E. 2024/3268 K.
Ortak:konsinye satış · zamanaşımı 10 yıllık
İncelediğiniz karardaİş sayılı dosyası ile söz konusu makinanın ayıplı olduğunun, çalışmadığının, sözleşme şartlarına uygun olmadığının tespit edildiğini, davacının dayandığını belirttiği «irsaliyelerde» müvekkili şirket imzasının bulunmadığını, yine satışın «konsinye satış» olduğunun belli olduğunu, dolayısıyla davacının satış iddialarını da kabul etmediklerini, ayrıca davacının taraflarına gönderdiği faturaya 19.09.2016 tarihinde, Bakırköy 3.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «husumete» yönelik itirazlarının Mahkemece dikkate alınmadığını, sözleşmede imzası bulunmayan davacının dava açma hakkının olmadığını, sözleşmenin ... ... tarafından şahsı için imzalandığını, «konsinye satış» hususunun değerlendirilmediğini, kompresörün çalışmaya başlamasından 6 ay sonra müşterinin sözleşmeden dönebileceğini, sözleşmede ve «irsaliyelerde» belirtilen konsinye satış hususunun değerlendirilmediğini, kompresörden beklenen faydanın sağlanamadığını, raporlar arasındaki çelişkinin de giderilmediğini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, 6 aylık sürenin başlama tarihinde hataya düşüldüğünü, makine çalışmaya başladıktan sonraki 6 aylık «sürenin hesaplanması» gerektiğini, kompresördeki «ayıp» ve eksikliklerin dikkate alınarak kompresörün bedelinin belirlenmesi gerektiğini, bu konudaki taleplerinin göz ardı edildiğini, verilen %20 «icra inkar tazminatının» hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ticari «konsinye satış» nedeniyle düzenlenen «fatura» bedelinin tahsili için başlatılan «ilamsız icra takibine» vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının «konsinye satış» nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sevk irsaliyesi
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konsinye «teslim» ettiği malların davalı şirket tarafından iade edilmek istenilmesi halinde «sevk irsaliyesinin» davalı şirket tarafından düzenlenmesi gerekeceği, davacı ise davalı taraf personeli tarafından düzenlenen ve kendisi tarafından fark edilmesi üzerine iptal edildiğini ileri sürdüğü sevk irsaliyesinin ise davacı işletmesine ait olduğu, davacı bu sevk irsaliyelerine dayalı olarak konsinye malların kendisine iade edilmiş gibi gösterilmeye çalışıldığını ileri sürdüğü, sevk irsaliyelerinde iptal «kaydı» bulunmakla birlikte bakıldığında çeşitli ürünlerin (örneğin Bodrum,Muğla gibi «depolarda» bulunan konsinye ürünlerin iadesi) yazılı olduğu, davacıya ait iptal edilen irsaliyelerin ise davalıdan sadır olan bir belge olarak kabulünün mümkün görülmediği, d …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9594 E. 2015/10052 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:finansal kiralama sözleşmesi · sigorta teminatı kapsamı · eksper raporu · finansal kiralama · sigorta teminatı · hırsızlık · temerrüt tarihi · mevduat hesabı
Benzer bu kararda1- Dava, «finansal kiralama sözleşmesi» kapsamında sigortalanan kompresörün çalınmasından doğan «hasar» tazminatının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, gerçekleşen «rizikonun» «sigorta teminatı kapsamında» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; geçerli bir «sigorta poliçesinin» taraflar arasında akdedildiği, «rizikonun» sigorta örtüsü altında gerçekleştiği, kompresörün çalınması ile ilgili olarak tanıklarca da «hırsızlık» olayının doğrulandığı, kompresörün niteliği gereği işyerinde durmasının olağan olduğu, davacı tarafından çalınmaması için bulunduğu yere zincirle bağlanarak önlem alındığı, bu durumda hırsızlığın hırsızlık poliçesi genel şartları çerçevesinde gerçekleştiği, rizikonun «teminat kapsamında» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.833,33 EURO (11.123,00 TL) tutarında tazminatın TTK 1299 gereğince «temerrüt tarihi» olan 09/09/2010 tarihinden itibaren başlamak kaydıyla 3095 Sayılı Yasanın 4/a bendi gereğince istemle bağlılık kuralı da dikkate alınarak EURO cinsi «mevduat hesabına» uygulanan faiz oranları uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda «eksper raporu» ile bilirkişi raporundaki tespitlerin birbiri ile çeliştiği, bu çelişki giderilmeden ve «hasarın» poliçe «teminatına» «dahil» olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5422 E. , 2023/7381 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/2387 Esas, 2022/933 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/587 E., 2019/728 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.12.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ... ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalıya ait işyerine aralarındaki sözleşme uyarınca "355KW VEK 470/40 KOMPRESÖR"ü kurduğunu, bu kompresörün satımı konusunda anlaştıklarını, sözleşme gereğince 6 ay içinde yapılacak deneme/ tahlil neticesinde sözleşmede açıkça belirlenen problemlerin oluşması durumunda davalı tarafın makinayı almaktan vazgeçebileceğinin kararlaştırıldığını, ancak sözleşmede açıkça belirlenen olumsuzluklardan hiçbirinin gerçekleşmediğini, davalı tarafından böyle bir iddianın dile getirilmediğini, makina ve eklentilerinin 18.08.2015 tarihinde davalıya teslim edildiğinin irsaliyelerle ... olduğunu, sözleşme hükümleri gereği davalı şirkete sözleşmede belirlenen 12.08.2016 tarihli, 390.414,80 TL bedelli bir adet fatura kesildiğini, ancak fatura bedelinin davalı tarafından kendilerine ödenmediğini, satılan kompresör ve eklentilerinin davalı şirkete ait işyerinde mevcut olduğunun İstanbul 6.
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/127 D. İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, davalı şirketin söz konusu fatura bedelini ödememesi üzerine aleyhine İstanbul 19.İcra Dairesinin 2016/27787 E. sayılı dosyası ile takibe girişildiğini, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini iddia ederek davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalandığı bildirilen sözleşmeler altında davacı ve davalı şirketin kaşe ve imzası olmadığını, davacı yönünden sözleşmeyi imzalayan şahsın davacı şirket yetkilisi olmadığını, öncelikle aktif ve pasif husumet itirazlarını ileri sürerek davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, sözleşmenin taraflar arasında kurulduğu kabul edilir ise, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/140 D. İş sayılı dosyası ile söz konusu makinanın ayıplı olduğunun, çalışmadığının, sözleşme şartlarına uygun olmadığının tespit edildiğini, davacının dayandığını belirttiği irsaliyelerde müvekkili şirket imzasının bulunmadığını, yine satışın konsinye satış olduğunun belli olduğunu, dolayısıyla davacının satış iddialarını da kabul etmediklerini, ayrıca davacının taraflarına gönderdiği faturaya 19.09.2016 tarihinde, Bakırköy 3.
Noterliği vasıtasıyla 42507 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, Bakırköy 40. Noterliğinin 23179 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ise deneme amaçlı ürünün iadesine hazır olunduğunun davacıya bildirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile faturanın davalı tarafın kayıtlarında mevcut olmadığı, davaya konu makine ve ekipmanların 18.08.2015 tarihli, 1537 numaralı sevk irsaliyesi ile davalıya teslim edildiği, anılan irsaliyede davalı şirketin kaşe ve imzasının mevcut olduğu, İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/127 D. İş sayılı dosyasında dava konusu edilen 335 KWVEK 470/40 kompresörün (30 m3/DK, 25 bar kurutucu, filtreler 2 adet 500 litre, 40 bar ... tankı komple set) adreste olduğunun tespit edildiği, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/140 D. İş sayılı dosyasında makine mühendisi bilirkişi tarafından mahallinde yapılan incelemede, kompresör üstünde görülen eksikliklerin tespit edildiği, takip tarihi 07.09.2016 tarihine göre davalı yanın bu aşamadan sonra yedinde bulunan kompresörün ayıp ve eksiklikleri için 28.09.2016 tarihinde tespit yaptırdığı, taraflar arasında 6 ay deneme süreli satış yapıldığı, davacı yanın faturayı teslimden 1 yıl sonra 12.08.2016 tarihinde ve 390.414,80 TL bedelli olarak düzenlediği ve Bakırköy 1.
Noterliğinin 16.08.2016 tarih, 018521 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturayı davalıya gönderdiği, ancak kompresör bedelinin davalı tarafından ödenmediği, 29.08.2016 tarihinde Bakırköy 40. Noterliğinin 23179 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile "Konsinye olarak deneme amaçlı bırakılan makineden istenilen verimin alınamadığı, belirtilen şartların gerçekleşmemesi sebebiyle söz konusu konsinye kompresörün alınmayacağı, ihtarın tebliğinden itibaren 3 ... içinde makinenin bulunduğu adresten teslim alınmasının" bildirildiği, konsinye verildiği iddia edilen malın davalı yedinde olduğu, evveliyatta teslim tarihine karşı çıkılmadığı ve yeterli verim alınamadığı beyanıyla malın kullanıldığı, dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşme uyarınca kompresör çalışmaya başladıktan 6 ay sonra istenilen verim alınıp tahlil sonuçları uygun çıktığı takdirde koşulunun mal davalı yedindeyken gerçekleştiği, bu durumda davalının malın satış faturasını tebliğ aldıktan ve takip tarihinden sonra, maldan istediği verimi alamadığı, ayıplı olduğu gerekçesi ile savunmalarının ispata muhtaç olduğu, davacı satıcının kompresör bedelini talep edebileceği, sözleşmenin davacı şirketin bu konuda yetki verdiğini ve imzasını kabul ettiğini bildirdiği çalışan ...
... ... ile davalı şirket yetkilisi ... ... tarafından imzalandığı, sipariş sözleşmelerinde de açıkça alıcı ve satıcı olarak şirket isimlerinin yer aldığı, kompresörün de davalı şirkete 18.08.2015 tarihli sevk irsaliyesi ile teslim edildiği, bu nedenle davalının husumet itirazlarının yerinde görülmediği, yine davanın konusu itibariyle genel zamanaşımı olan 10 yıllık süre uygulanacağından davalının zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile kompresörün 12.08.2016 tarihli TCMB efektif satış ... 3,3063 TL üzerinden değerinin (118.000x3,3063=) 390.143,40 TL olduğu belirlenerek davacı tarafından davalıya gönderilen ihtar ile verilen 3 günlük süre itibariyle davalının 22.08.2016 tarihinde temerrüde düştüğü, bu nedenle bu tarihten itibaren yıllık %10,50 avans faizi oranı üzerinden hesaplanan 1.683,50 TL işlemiş faiz olduğu, ancak davacının takipte 1.572,36 TL işlemiş faiz talep ettiği dikkate alınarak itirazın asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 391.715,76 TL üzerinden iptaline, likit alacak nedeniyle %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumete yönelik itirazlarının Mahkemece dikkate alınmadığını, sözleşmede imzası bulunmayan davacının dava açma hakkının olmadığını, sözleşmenin ... ... tarafından şahsı için imzalandığını, konsinye satış hususunun değerlendirilmediğini, kompresörün çalışmaya başlamasından 6 ay sonra müşterinin sözleşmeden dönebileceğini, sözleşmede ve irsaliyelerde belirtilen konsinye satış hususunun değerlendirilmediğini, kompresörden beklenen faydanın sağlanamadığını, raporlar arasındaki çelişkinin de giderilmediğini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, 6 aylık sürenin başlama tarihinde hataya düşüldüğünü, makine çalışmaya başladıktan sonraki 6 aylık sürenin hesaplanması gerektiğini, kompresördeki ayıp ve eksikliklerin dikkate alınarak kompresörün bedelinin belirlenmesi gerektiğini, bu konudaki taleplerinin göz ardı edildiğini, verilen %20 icra inkar tazminatının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının husumet itirazının yerinde olmadığı, ticari hayatın olağan akışı gereği emtianın tesliminden itibaren kullanılacağı muhakkak olmakla 6 ay deneme süresi bitiminde davalı tacir tarafından sözleşmeden dönülmediği, emtianın davacıya iade edilmediği gibi ayıba ilişkin de yasal çerçevede ihbarda bulunulmadığı, bu durumda davacının davalıdan kompresör bedelini isteyebileceği, icra takip dosyasında takibe ekli fatura içeriğinden davacının, davalıdan takip tarihi olan 07.09.2016 tarihi itibariyle takibe konu faturadan dolayı KDV dahil 118.000,00 euro karşılığı TL üzerinden 390.414,80 TL bedelli fatura ile alacağını talep etmekte haklı bulunduğu, dava konusu alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde açıkladığı sebepleri tekrar ederek ve ayıp ihbarı hususunun yanlış değerlendirildiğini, ödeme şeklinin sözleşemeye aykırı olduğunu, irsaliyedeki imza ve kaşenin kabul edilmediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticari konsinye satış nedeniyle düzenlenen fatura bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990126400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz