Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9278 E. 2013/9027 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüleme↗ peşin karar harcı↗ üçüncü kişi↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ taşıyan↗ haksız rekabet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti,men'i ve maddi-manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.Ancak, 556 sayılı KHK'nın 13/1. maddesi "Tescilli bir markanın tescil kapsamındaki mal üzerine konularak, marka sahibi tarafından veya onun izni ile Türkiye'de piyasaya sunulmasından sonra, mallarla ilgili fiiller marka tescilinden doğan hakkın kapsamı dışında kalır" hükmünü haizdir. Bu hüküm uyarınca kural olarak markanın sahibi, markasını taşıyan malları, Türkiye’de piyasaya sunduğu veya onun izni ile Türkiye’de piyasaya verildiği takdirde, markanın bu mallarla ilgili olarak kullanılmasını yasaklayamaz. Aynı maddenin 2. fıkrasında ise "Marka sahibinin, birinci fıkra hükmüne girmesine rağmen, malın piyasaya sunulmasından sonra, üçüncü kişiler tarafından değiştirilerek veya kötüleştirilerek ticari amaçlı kullanmalarını önleme yetkisi vardır" hükmüne yer verilmiştir.Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, davalıya ait kompresörün şasesinin davacıya ait eski bir kompresöre ait olduğu, fakat davalının bu şaşeyi kullanıp, üzerinde değişiklikler yaptıktan sonra kendi markası ile satışa sunmasının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Oysa, davalıya ait kompresörün son halinde şasenin altında davacının Komsan markasının yazılı olduğu görülmekte olup, bu husus mahkemenin de kabulündedir. Bu durumda, somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK'nın 13/2. maddesi hükmünün de değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2854 E. 2011/6928 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihalenin feshi · zilyetlik · nispi vekalet ücreti · vekalet ücreti takdiri · iyiniyet · uyuşmazlık konusu · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, «uyuşmazlık konusu» kompresörün davacıya ait olduğu, bunu davalı şirkete kiraladığı, diğer davalının başlattığı icra takibi sonucu anılan kompresörü açık artırmayla satın aldığı, ihalede bir usulsüzlük varsa süresinde «ihalenin feshi» davası açmasının gerektiği, böyle bir davanın açılmadığı, bu davalının «iyiniyetli» «zilyet» olduğu, aynen «teslim» isteminin yerinde bulunmadığı, diğer davalı açısından davanın sabit olduğu gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine, 25.331.50 YTL’nin diğer davalıdan ta …
2-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Kendisini vekille «temsil» ettiren davalı ... hakkındaki davanın esastan reddine karar verilmesine rağmen hüküm tarihindeki yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca lehine 3.300.00 YTL «nispi vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile maktu vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığ …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9594 E. 2015/10052 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:finansal kiralama sözleşmesi · sigorta teminatı kapsamı · eksper raporu · finansal kiralama · sigorta teminatı · hırsızlık · temerrüt tarihi · mevduat hesabı
Benzer bu kararda1- Dava, «finansal kiralama sözleşmesi» kapsamında sigortalanan kompresörün çalınmasından doğan «hasar» tazminatının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, gerçekleşen «rizikonun» «sigorta teminatı kapsamında» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; geçerli bir «sigorta poliçesinin» taraflar arasında akdedildiği, «rizikonun» sigorta örtüsü altında gerçekleştiği, kompresörün çalınması ile ilgili olarak tanıklarca da «hırsızlık» olayının doğrulandığı, kompresörün niteliği gereği işyerinde durmasının olağan olduğu, davacı tarafından çalınmaması için bulunduğu yere zincirle bağlanarak önlem alındığı, bu durumda hırsızlığın hırsızlık poliçesi genel şartları çerçevesinde gerçekleştiği, rizikonun «teminat kapsamında» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.833,33 EURO (11.123,00 TL) tutarında tazminatın TTK 1299 gereğince «temerrüt tarihi» olan 09/09/2010 tarihinden itibaren başlamak kaydıyla 3095 Sayılı Yasanın 4/a bendi gereğince istemle bağlılık kuralı da dikkate alınarak EURO cinsi «mevduat hesabına» uygulanan faiz oranları uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda «eksper raporu» ile bilirkişi raporundaki tespitlerin birbiri ile çeliştiği, bu çelişki giderilmeden ve «hasarın» poliçe «teminatına» «dahil» olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7065 E. 2022/444 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2028 E. 2014/9400 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliye sözleşmesi · ticari faiz · infaz · fatura · ıslah · hasar · zamanaşımı
Benzer bu kararda… eniyle giderilen kısmi zararın fazlaya ilişkin saklı tutulan kısım içerisinde değerlendirilmesi gerekeceği, sözleşmeden kaynaklanan zarar tahsili talep edildiğinden «ıslah» tarihi itibariyle 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, İndesit Marka buzdolabı kompresörleri Avrupa’da tanınan tescilli marka olup kompresörlerin yan yatmasından dolayı tamamen hasarlı olduğu, bu şekilde 3. kişilere satılması marka sahibine zarar vereceğinden davacının söz konusu kompresörleri satamayacağı, ancak hurda olarak satabileceği, bu nedenle 1228 adet kompresörün hurda olarak satılmasından dolayı düzenlenen «fatura» değerinin uygun görüldüğü, alınan her iki raporda da kompresörlerin kazada yan yatıp yağ kanallarının tıkanacağı ve çalışmayacağı, kompresörlerin tek tek çalıştırılıp zarar görüp görmediğinin tespit edilmesinin maliyetinin çok yüksek olduğu bildirildiğinden hukuken hiç kimsenin zarar miktarını daha da arttıracak şekilde yaklaşık 2.000 adede yakın kompresörün her birinin basınç değerinin manometre aracı ile ölçülerek fabrika değerleri ile karşılaştırılması sonucu oluşacak maliyete zorlanamayacağı, davalı tarafın bu yöndeki talebinin kabul edilemeyeceği, davacı taraf satılmayan 572 adet kompresör ile ilgili zararını istemediğinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne, 10.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren, 86.635,34 TL’nin ıslah tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… gerektiği belirtildikten sonra gerekçeye uygun şekilde hüküm kurulması gerekirken “davanın kabulüne, 10.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren, 86.635,34 TL’nin ise «ıslah» tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline” şeklinde karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekili taraflar arasında «nakliye sözleşmesi» bulunmadığını savunmuş ise de sürücü C..
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/9278 E. , 2013/9027 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.11.2011 tarih ve 2010/27-2011/270 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili; müvekkili şirketin Türkiye'de tek vidali kompresör vida grubu üreticisi olup, her türlü hava kompresörü üretim ve satışını yapan tanınmış bir firma olduğunu, ürülerinde ... Komprosör Sanayi ve Ticaret A.Ş." ibareli tescilli markasını kullandığını, davalının ise müvekkili tarafından üretilen ...
model kompresör üzerindeki müvekkilinin tescilli markasını söküp, yerine kompresörü kendi üretmiş zannı uyandıracak şekilde ...markasını yapıştırmak ve ...ibaresini eklemek suretiyle 3. kişiye sattığını, davalının eyleminin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespit ve önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, şimdilik 1.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına dayanılarak,davalının davacıya ait eski kompresörün ürün parçalarını kullanmak suretiyle oluşturduğu kompresörü kendi ...
markası ile sattığı, davacı markasının silinip, yerine davalı markasının konulduğu iddiasının ispatlanamadığı, kaldı ki davacının markasının silinecek nitelikte de olmadığı, marka hakkına tecavüz bulunmadığı gibi, davacının Patent, FM ve Endüstriyel Tasarımdan kaynaklanan korunma hakkı da olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti,men'i ve maddi-manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.Ancak, 556 sayılı KHK'nın 13/1. maddesi "Tescilli bir markanın tescil kapsamındaki mal üzerine konularak, marka sahibi tarafından veya onun izni ile Türkiye'de piyasaya sunulmasından sonra, mallarla ilgili fiiller marka tescilinden doğan hakkın kapsamı dışında kalır" hükmünü haizdir.
Bu hüküm uyarınca kural olarak markanın sahibi, markasını taşıyan malları, Türkiye’de piyasaya sunduğu veya onun izni ile Türkiye’de piyasaya verildiği takdirde, markanın bu mallarla ilgili olarak kullanılmasını yasaklayamaz. Aynı maddenin 2. fıkrasında ise "Marka sahibinin, birinci fıkra hükmüne girmesine rağmen, malın piyasaya sunulmasından sonra, üçüncü kişiler tarafından değiştirilerek veya kötüleştirilerek ticari amaçlı kullanmalarını önleme yetkisi vardır" hükmüne yer verilmiştir.Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, davalıya ait kompresörün şasesinin davacıya ait eski bir kompresöre ait olduğu, fakat davalının bu şaşeyi kullanıp, üzerinde değişiklikler yaptıktan sonra kendi markası ile satışa sunmasının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Oysa, davalıya ait kompresörün son halinde şasenin altında davacının Komsan markasının yazılı olduğu görülmekte olup, bu husus mahkemenin de kabulündedir. Bu durumda, somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK'nın 13/2. maddesi hükmünün de değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451056000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz