Finansal kiralama sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9594 E. 2015/10052 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
finansal kiralama sözleşmesi↗ sigorta teminatı kapsamı↗ eksper raporu↗ finansal kiralama↗ sigorta teminatı↗ hırsızlık↗ temerrüt tarihi↗ mevduat hesabı↗ teminat kapsamı↗ riziko↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ dahili dava↗ temerrüt↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; geçerli bir sigorta poliçesinin taraflar arasında akdedildiği, rizikonun sigorta örtüsü altında gerçekleştiği, kompresörün çalınması ile ilgili olarak tanıklarca da hırsızlık olayının doğrulandığı, kompresörün niteliği gereği işyerinde durmasının olağan olduğu, davacı tarafından çalınmaması için bulunduğu yere zincirle bağlanarak önlem alındığı, bu durumda hırsızlığın hırsızlık poliçesi genel şartları çerçevesinde gerçekleştiği, rizikonun teminat kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.833,33 EURO (11.123,00 TL) tutarında tazminatın TTK 1299 gereğince temerrüt tarihi olan 09/09/2010 tarihinden itibaren başlamak kaydıyla 3095 Sayılı Yasanın 4/a bendi gereğince istemle bağlılık kuralı da dikkate alınarak EURO cinsi mevduat hesabına uygulanan faiz oranları uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, finansal kiralama sözleşmesi kapsamında sigortalanan kompresörün çalınmasından doğan hasar tazminatının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, gerçekleşen rizikonun sigorta teminatı kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamında mevcut 13.08.2010 tarihli eksper raporuna göre, hasarın meydana geliş şekli itibariyle Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarına uymadığı, adresin poliçedeki riziko adresi ile aynı olduğu ve hasarın poliçe teminatına dahil olmadığı yönünde kanaate varılmış, 29.05.2012 tarihli bilirkişi raporunda ise poliçede riziko mahalinin binanın 1. kat giriş üstü olarak gösterildiği, oysa kompresörün binanın ön tarafında bekletilirken hıırsızlık olayının gerçekleştiği, kompresörün daimi olarak poliçede gösterilen yerde duramayacağı, poliçede riziko adresinin doğru gösterilmediği, gerçekleşen rizikonun poliçe teminatı dışında tutulduğuna dair poliçede açık bir şart bulunmadığı, bu nedenle rizikonun poliçe teminatına dahil olduğu yönünde görüş beyan edilmiştir. Bu durumda eksper raporu ile bilirkişi raporundaki tespitlerin birbiri ile çeliştiği, bu çelişki giderilmeden ve hasarın poliçe teminatına dahil olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre bu aşamada davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9278 E. 2013/9027 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüleme · peşin karar harcı · üçüncü kişi · marka hakkına tecavüz · maddi ve manevi tazminat · taşıyan · haksız rekabet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaAynı maddenin 2. fıkrasında ise "Marka sahibinin, birinci fıkra hükmüne girmesine rağmen, malın piyasaya sunulmasından sonra, «üçüncü kişiler» tarafından değiştirilerek veya «kötüleştirilerek» ticari amaçlı kullanmalarını önleme yetkisi vardır" hükmüne yer verilmiştir.Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, davalıya ait kompresörün şasesinin davacıya ait eski bir kompresöre ait olduğu, fakat davalının bu şaşeyi kullanıp, üzerinde değişiklikler yaptıktan sonra kendi markası ile satışa sunmasının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti,men'i ve «maddi-manevi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.Ancak, 556 sayılı KHK'nın 13/1. maddesi "Tescilli bir markanın tescil kapsamındaki mal üzerine konularak, marka sahibi tarafından veya onun izni ile Türkiye'de piyasaya sunulmasından sonra, mallarla ilgili fiiller marka tescilinden doğan hakkın kapsamı dışında kalır" hükmünü haizdir.
Bu hüküm uyarınca kural olarak markanın sahibi, markasını «taşıyan» malları, Türkiye’de piyasaya sunduğu veya onun izni ile Türkiye’de piyasaya verildiği takdirde, markanın bu mallarla ilgili olarak kullanılmasını yasaklayamaz.
Oysa, davalıya ait kompresörün «son» halinde şasenin altında davacının Komsan markasının yazılı olduğu görülmekte olup, bu husus mahkemenin de kabulündedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2854 E. 2011/6928 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihalenin feshi · zilyetlik · nispi vekalet ücreti · vekalet ücreti takdiri · iyiniyet · uyuşmazlık konusu · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, «uyuşmazlık konusu» kompresörün davacıya ait olduğu, bunu davalı şirkete kiraladığı, diğer davalının başlattığı icra takibi sonucu anılan kompresörü açık artırmayla satın aldığı, ihalede bir usulsüzlük varsa süresinde «ihalenin feshi» davası açmasının gerektiği, böyle bir davanın açılmadığı, bu davalının «iyiniyetli» «zilyet» olduğu, aynen «teslim» isteminin yerinde bulunmadığı, diğer davalı açısından davanın sabit olduğu gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine, 25.331.50 YTL’nin diğer davalıdan ta …
2-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Kendisini vekille «temsil» ettiren davalı ... hakkındaki davanın esastan reddine karar verilmesine rağmen hüküm tarihindeki yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca lehine 3.300.00 YTL «nispi vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile maktu vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığ …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8416 E. 2011/11161 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · taşıyıcı · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ... şirketinin «taşıyıcı» olmaması nedeniyle oluşan zarardan sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine, diğer davalılar ise taşıyıcı olarak emtianın çalınmasından dolayı sorumlu oldukları gerekçesiyle, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 08.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/9594 E. , 2015/10052 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 15/11/2013
NUMARASI 2013/141-2013/392
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/11/2013 tarih ve 2013/141-2013/392 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davadışı D. Finansal Kiralama A.Ş.'den kiraladığı kompresörü Geniş […] Döviz Sigorta Poliçesi ile sigortalattırdığını, kompresörün 04.08.2010 tarihinde evinin önünden çalındığını, ödenmesi gereken hasar bedelinin 11.475,00 Euro olduğunun tespit edildiğini, davalı şirketin ise hasarın teminat dışı olduğu gerekçesiyle ödeme yapmaktan kaçındığını ileri sürerek her türlü hakları saklı kalması kaydı ile şimdilik 8.287,00 Euro tazminatın 18.08.2010 tarihinden itibaren en yüksek avans faiz oranı ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 12/06/2012 havale tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini 11.250 Euro'ya yükseltmiştir.
Davalı vekili; kompresörün kamuya açık mahalde sokakta bırakıldığı sırada çalındığını, bu nedenle rizikonun teminat dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; geçerli bir sigorta poliçesinin taraflar arasında akdedildiği, rizikonun sigorta örtüsü altında gerçekleştiği, kompresörün çalınması ile ilgili olarak tanıklarca da hırsızlık olayının doğrulandığı, kompresörün niteliği gereği işyerinde durmasının olağan olduğu, davacı tarafından çalınmaması için bulunduğu yere zincirle bağlanarak önlem alındığı, bu durumda hırsızlığın hırsızlık poliçesi genel şartları çerçevesinde gerçekleştiği, rizikonun teminat kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.833,33 EURO (11.123,00 TL) tutarında tazminatın TTK 1299 gereğince temerrüt tarihi olan 09/09/2010 tarihinden itibaren başlamak kaydıyla 3095 Sayılı Yasanın 4/a bendi gereğince istemle bağlılık kuralı da dikkate alınarak EURO cinsi mevduat hesabına uygulanan faiz oranları uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, finansal kiralama sözleşmesi kapsamında sigortalanan kompresörün çalınmasından doğan hasar tazminatının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, gerçekleşen rizikonun sigorta teminatı kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamında mevcut 13.08.2010 tarihli eksper raporuna göre, hasarın meydana geliş şekli itibariyle Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarına uymadığı, adresin poliçedeki riziko adresi ile aynı olduğu ve hasarın poliçe teminatına dahil olmadığı yönünde kanaate varılmış, 29.05.2012 tarihli bilirkişi raporunda ise poliçede riziko mahalinin binanın 1. kat giriş üstü olarak gösterildiği, oysa kompresörün binanın ön tarafında bekletilirken hıırsızlık olayının gerçekleştiği, kompresörün daimi olarak poliçede gösterilen yerde duramayacağı, poliçede riziko adresinin doğru gösterilmediği, gerçekleşen rizikonun poliçe teminatı dışında tutulduğuna dair poliçede açık bir şart bulunmadığı, bu nedenle rizikonun poliçe teminatına dahil olduğu yönünde görüş beyan edilmiştir.
Bu durumda eksper raporu ile bilirkişi raporundaki tespitlerin birbiri ile çeliştiği, bu çelişki giderilmeden ve hasarın poliçe teminatına dahil olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre bu aşamada davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediklerii temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 07/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/126982200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz