İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3533 E. 2023/7361 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müteselsil kefalet↗ hesap kat ihtarnamesi↗ taleple bağlılık ilkesi↗ kat ihtarnamesi↗ re'sen gözetilme↗ taleple bağlılık↗ akdi faiz↗ kefalet sözleşmesi↗ hesap kat↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ ticari kredi↗ tahsilde tekerrür↗ bsmv↗ temerrüt tarihi↗ basiretli tacir↗ muacceliyet↗ icra takibine itiraz↗ kefalet↗ kötü niyet tazminatı↗ genel kredi sözleşmesi↗ işlemiş faiz↗ temlik↗ vade↗ kefil↗ kötü niyet↗ temerrüt faizi↗ tebligat↗ esastan ret↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ harç↗ icra inkar tazminatı↗ tacir↗ inkar tazminatı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ temerrüt↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/696 E., 2020/51 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka tarafından asıl borçlu .... olan diğer davalılar Elkon İnş. Müh. Sanayi ve Ticaret A.Ş., Vera İnş. Tic. ve San. A.Ş., ... ve ...'in müteselsil kefaletleriyle nakit krediler kullandırıldığını, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edilerek borçlulara noterden ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin tebliğine rağmen borç ödenmediğinden başlatılan icra takibine davalılar tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin takip konusu kredilere kefaleti bulunmadığını, takibe ve davaya dayanak yapılan sözleşmelerdeki kefalet yazıları ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, kefil olduğu iddia edilen müvekkilinin evli olmasına rağmen, eş rızasının da alınmadığını, icra takibine dayanak olan genel kredi sözleşmesinin kefil sıfatıyla imzalandığı iddia edilen 09.04.2015 tarihinde de asıl borçlu şirkette ortaklığının bulunmadığı ve şirketin yönetiminde yer almadığını savunarak davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; temlik eden banka tarafından genel kredi sözleşmelerine dayalı olarak davalı asıl borçlu Veron Dış Tic....A.Ş.'ye 100.000,00 TL tutarında ticari kredi kullandırıldığı, davalı asıl borçlu ile davalı kefil Vera İnş....A.Ş.'nin 16.12.2015 tarihinde temerrüde düşürüldüğü, diğer davalılar Elkon İnş...A.Ş. ve ... bakımından ise takip tarihinde temerrüt oluştuğu, bu konuda aksine davacı tarafında itirazlarının yerinde olmadığı, bankacı bilirkişi marifetiyle genel kredi sözleşmelerine ve dosya kapsamına uygun olarak tespit olunan akdi faiz oranları, temerrüt faiz oranları, temerrüt tarihleri, icra takibiyle istenilen tutarlar ve taleple bağlılık ilkesi nazara alınarak yapılan hesaplama neticesinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan .... ve Vera İnşaat Tic. San. ve A.Ş yönünden 104.006,66 TL asıl alacak, 7.078,23 TL işlemiş faiz ve 353,91 TL BSMV gideri olmak üzere toplam 111.438,80 TL'nin; davalılardan Elkon İnş. Müh. San. ve Tic. A.Ş. ile ... yönünden 103.564,90 TL asıl alacak, 3.693,10 TL işlemiş faiz ve 184,65 TL BSMV gideri olmak üzere toplam 107.442,65 TL'nin icra takibinde belirtilen şartlarla icra takibinin devamına, asıl alacak likit (belirlenebilir) olduğundan % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği, fazlaya ilişkin davalılar tarafından yapılan itirazın ise yerinde olduğu, davalı ... yönünden sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığı, temlik eden bankanın yasal unsurları gözetilmeksizin yapılan kefalet sözleşmesine dayanılarak ve basiretli bir tacire uygun olmayacak şekilde bu davalı hakkında icra takibi başlatması sebebiyle davacı aleyhine asıl alacağın % 20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği, temlik ... davacının bu husustan temlikname gereği sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalılardan ... yönünden açılan davanın reddine, bu davalı yönünden asıl alacağın % 20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, fazlaya ilişkin tüm istemlerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip konusu genel kredi sözleşmesindeki imzanın davalı ...'e ait olduğunu, Mahkemece alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, imzalara ilk bakışta dahi ciddi anlamda benzerliğin bulunduğunu, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda diğer davalıların temerrütlerinin yanlış değerlendirildiğini, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinin tarafların ... iradeleri ile imzalandığını, sözleşmedeki adreslere yapılan tebligatın geçerli sayılması gerektiğini, müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kötü niyetin ispat edilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda, Mahkemece alınan grafoloji raporunda anılan sözleşmenin davalı ... adına atfen atılı imzalar ile yazılarının davalı ...'in ... ürünü olmadığı tespit edilmiş olduğundan davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön görülmediği gibi imza ve yazıların davalıya ait olmadığını bilebilecek durumda olan temlik eden bankanın ... hakkında icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğu kabul edilerek davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinde de bir isabetsizlik görülmediği, hesap kat ihtarnamesinde davalılara borcun ödenmesi için 7 ... atıfet süresi verildiği, davalılardan asıl borçlu olan Veron Dış Tic....A.Ş.'nin sözleşmede belirtilen adresine gönderilen ihtarnamenin bila tebliğ iade edildiği, davalılardan ... sözleşmede yazılı olmayan adresine ihtarnamenin 08.12.2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalılardan Vera İnşaat...A.Ş.'nin sözleşmede belirtilen adresine ihtarnamenin 08.12.2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalı Elkon İnşaat ... A.Ş.'nin sözleşmede yazılı adresine gönderilen ihtarnamenin 08.12.2015 tarihinde bila tebliğ iade olduğu, dava konusu genel kredi sözleşmelerinde asıl borçlu Veron Dış Tic. A.Ş.'nin sözleşmede belirtilen adresine yapılan tebligatların geçerli olduğu, açıkça düzenlenmiş olduğundan asıl borçlu Veron Dış Tic. A.Ş. yönünden temerrüt, bila tebliğ tarihinden itibaren ihtarname ile tanınan 7 günlük sürenin sonunda 16.12.2015 tarihinde, davalı kefil ...yönünden de yine ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren tanınan 7 günlük sürenin sonunda 16.12.2015 tarihinde gerçekleştiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı asıl borçlu ve davalı kefil Vera İnş. Tic. ve San. A.Ş. yönünden temerrüt tarihi açıklanan şekilde tespit edilip hesaplama yapıldığı, diğer davalı kefiller Elkon İnş.... A.Ş. ile Şerafettin ... yönünden ise, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinde kredi geri ödemesinin vadeye bağlanmadığı durumlara ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmadığı, bu durumda kredi geri ödemesinin vadeye bağlanmadığı asıl borcun muaccel olması ve temerrütün oluşması süre içeren bir bildirimde bulunulması koşuluna bağlı olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde asıl borçlu şirketin ve kefillerin sözleşmede yer ... adresinin davacı banka tarafından yapılacak tebligatlarda esas alınacağı hususunun düzenlendiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 68 ... maddesinin (b) bendinde ise kredi kullananın adres değişikliğini noter ihtarıyla bildirmediği takdirde eski adresin geçerli olacağının düzenlendiği, anılan hükmün asıl borçluya ilişkin olup, kefile ilişkin bir düzenleme yapılmadığı, bu durumda tebligatın kefillerin adresine tebliğ edilmesi gerektiği, davalı kefiller Elkon İnş... A.Ş. ile ...'ın sözleşmede yer ... adreslerine gönderilen hesap kat ihtarnamesi ise bila tebliğ olduğundan davalı kefillerin takip tarihi olan 24.02.2016 tarihinde temerrüde düştüklerinin kabulü gerektiği, bu davalılar yönünden takip tarihine kadar işlemiş herhangi bir temerrüt faizi bulunmadığı gözetilerek hüküm kurulmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı borca istinaden başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5967 E. 2021/3724 K.
Ortak:temlik
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; «temlik» eden banka tarafından «genel kredi sözleşmelerine» dayalı olarak davalı asıl borçlu Veron Dış Tic....A.Ş.'ye 100.000,00 TL tutarında «ticari kredi» kullandırıldığı, davalı asıl borçlu ile davalı «kefil» Vera İnş....A.Ş.'nin 16.12.2015 tarihinde «temerrüde» düşürüldüğü, diğer davalılar Elkon İnş...A.Ş. ve ... bakımından ise takip tarihinde temerrüt oluştuğu, bu konuda aksine davacı tarafında itirazlarının yerinde olmadığı, bankacı bilirkişi marifetiyle genel kredi sözleşmelerine ve dosya kapsamına uygun olarak tespit olunan «akdi faiz» oranları, «temerrüt faiz» oranları, temerrüt tarihleri, icra takibiyle istenilen tutarlar ve «taleple bağlılık ilkesi» nazara alınarak yapılan hesaplama neticesinde «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla davalılardan .... ve Vera İnşaat Tic.
A.Ş. ile ... yönünden 103.564,90 TL «asıl alacak», 3.693,10 TL «işlemiş faiz» ve 184,65 TL BSMV gideri olmak üzere toplam 107.442,65 TL'nin icra takibinde belirtilen şartlarla icra takibinin devamına, asıl alacak likit (belirlenebilir) olduğundan % 20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği, fazlaya ilişkin davalılar tarafından yapılan itirazın ise yerinde olduğu, davalı ... yönünden sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığı, «temlik» eden bankanın yasal unsurları gözetilmeksizin yapılan «kefalet sözleşmesine» dayanılarak ve basiretli bir «tacire» uygun olmayacak şekilde bu davalı hakkında icra takibi başlatması sebebiyle davacı aleyhine asıl alacağın % 20'si oranında «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesi gerektiği, temlik ... davacının bu husustan temlikname gereği sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalılardan ... yönünden açılan …
… n davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön görülmediği gibi imza ve yazıların davalıya ait olmadığını bilebilecek durumda olan «temlik» eden bankanın ... hakkında icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğu kabul edilerek davacı aleyhine «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesinde de bir isabetsizlik görülmediği, «hesap kat ihtarnamesinde» davalılara borcun ödenmesi için 7 ... atıfet süresi verildiği, davalılardan asıl borçlu olan Veron Dış Tic....A.Ş.'nin sözleşmede belirtilen adresine gönderilen ih …
Benzer bu kararda… Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından ve uyuşmazlığa konu 22.02.2016 tarih 45.000-USD bedelli «çek» «temlik» cirosuyla «ciro» edilmiş olup, «teminat» amacıyla bankaya verildiğini gösteren bir delil bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davalı banka çekleri «temlik cirosu» ile aldığından «şahsi def»’i mahiyetindeki bu husus davalı bankaya karşı ileri sürülemez ise de davacının delil olarak dayandığı ve davalı bankaya hitaben düzenlenen 04.09.2015 tarihli belgede davalı Verona şirketinin “dört adet çekin «teminata» alınması” isteminde bulunduğu, banka tarafından da “dört adet «çek» «teslim» alındı” açıklamasıyla çeklerin alındığı yazılıdır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tahsil cirosu · şahsi def'i · temlik cirosu · bedelsizlik · rehin · ciro · def'i · hamil
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı ile davalı Verona şirketi arasında akdedilen «protokol» kapsamında verilen 135.000 USD tutarlı beş adet çekin mal «teslimi» yapılmaması sebebiyle «bedelsiz» kaldığı, davalı Verona şirketinin çekleri diğer davalı bankaya «ciro» ettiği, 31.10.2015 tarihli protokol kapsamında çekleri davacıya iade etmeyerek davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davaya konu çekler üzerinde «tahsil cirosu» olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığı, davalı bankanın iyi niyetli «hamil» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabülüne, davacının dava konusu beş(5) adet çekten dolayı davalı Verona şirketine borçlu bulunmadığının tespitine, davalı banka …
Her ne kadar davalı banka çekleri «temlik cirosu» ile aldığından «şahsi def»’i mahiyetindeki bu husus davalı bankaya karşı ileri sürülemez ise de davacının delil olarak dayandığı ve davalı bankaya hitaben düzenlenen 04.09.2015 tarihli belgede davalı Verona şirketinin “dört adet çekin «teminata» alınması” isteminde bulunduğu, banka tarafından da “dört adet «çek» «teslim» alındı” açıklamasıyla çeklerin alındığı yazılıdır.
… Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından ve uyuşmazlığa konu 22.02.2016 tarih 45.000-USD bedelli «çek» «temlik» cirosuyla «ciro» edilmiş olup, «teminat» amacıyla bankaya verildiğini gösteren bir delil bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacı tarafından keşide edilerek davalı Verona Ltd. şirketine verilen ve bu davalı tarafından da davalı bankaya «ciro» edilen çeklere dayalı «menfi tespit» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1045 E. 2023/801 K.
Ortak:temlik
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; «temlik» eden banka tarafından «genel kredi sözleşmelerine» dayalı olarak davalı asıl borçlu Veron Dış Tic....A.Ş.'ye 100.000,00 TL tutarında «ticari kredi» kullandırıldığı, davalı asıl borçlu ile davalı «kefil» Vera İnş....A.Ş.'nin 16.12.2015 tarihinde «temerrüde» düşürüldüğü, diğer davalılar Elkon İnş...A.Ş. ve ... bakımından ise takip tarihinde temerrüt oluştuğu, bu konuda aksine davacı tarafında itirazlarının yerinde olmadığı, bankacı bilirkişi marifetiyle genel kredi sözleşmelerine ve dosya kapsamına uygun olarak tespit olunan «akdi faiz» oranları, «temerrüt faiz» oranları, temerrüt tarihleri, icra takibiyle istenilen tutarlar ve «taleple bağlılık ilkesi» nazara alınarak yapılan hesaplama neticesinde «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla davalılardan .... ve Vera İnşaat Tic.
A.Ş. ile ... yönünden 103.564,90 TL «asıl alacak», 3.693,10 TL «işlemiş faiz» ve 184,65 TL BSMV gideri olmak üzere toplam 107.442,65 TL'nin icra takibinde belirtilen şartlarla icra takibinin devamına, asıl alacak likit (belirlenebilir) olduğundan % 20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği, fazlaya ilişkin davalılar tarafından yapılan itirazın ise yerinde olduğu, davalı ... yönünden sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığı, «temlik» eden bankanın yasal unsurları gözetilmeksizin yapılan «kefalet sözleşmesine» dayanılarak ve basiretli bir «tacire» uygun olmayacak şekilde bu davalı hakkında icra takibi başlatması sebebiyle davacı aleyhine asıl alacağın % 20'si oranında «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesi gerektiği, temlik ... davacının bu husustan temlikname gereği sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalılardan ... yönünden açılan …
… n davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön görülmediği gibi imza ve yazıların davalıya ait olmadığını bilebilecek durumda olan «temlik» eden bankanın ... hakkında icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğu kabul edilerek davacı aleyhine «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesinde de bir isabetsizlik görülmediği, «hesap kat ihtarnamesinde» davalılara borcun ödenmesi için 7 ... atıfet süresi verildiği, davalılardan asıl borçlu olan Veron Dış Tic....A.Ş.'nin sözleşmede belirtilen adresine gönderilen ih …
Benzer bu kararda2.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; davaya konu beş adet çekin kredi borçlusu diğer davalıdan «temlik» cirosuyla iktisap edildiğini, davacı ile banka arasında herhangi bir akdi ilişki söz konusu olmadığını, bankanın çeklerin yetkili ve iyi niyetli «hamili» olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir III.
… Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından ve uyuşmazlığa konu 22.02.2016 tarih 45.000-USD bedelli «çek» «temlik» cirosuyla «ciro» edilmiş olup, «teminat» amacıyla bankaya verildiğini gösteren bir delil bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davalı banka çekleri «temlik cirosu» ile aldığından «şahsi def»’i mahiyetindeki bu husus davalı bankaya karşı ileri sürülemez ise de davacının delil olarak dayandığı ve davalı bankaya hitaben düzenlenen 04.09.2015 tarihli belgede davalı Verona şirketinin “dört adet çekin «teminata» alınması” isteminde bulunduğu, banka tarafından da “dört adet «çek» «teslim» alındı” açıklamasıyla çeklerin alındığı yazılıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mücerretlik ilkesi · rehin cirosu · tahsil cirosu · şahsi def'i · temlik cirosu · teslim tutanağı · mücerretlik · yetkili hamil
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kambiyo hukukundaki «mücerretlik ilkesi» uyarınca davacı ile davalı arasındaki ihtilafların davalı bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkili bankanın iyi niyetli üçüncü şahıs konumunda olduğunu, dava konusu çeklerin «teminat» değil, «temlik cirosu» ile «teslim» alındığını, davacı ile diğer davalı arasında imzalanan «protokolün» müvekkilini bağlamayacağını, dava konusu çekler üzerinde 6102 sayılı Kanun'un 689 uncu maddesine uygun herhangi bir kayıt bulunmadığını, davalı Verona Deri ...
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı Verona Şirketi arasında imzalanan 10.09.2015 tarihli «protokol» ile davacıya «teslim» edilecek mallar karşılığında «teminat» amacıyla davalıya beş adet «çek» verildiğini, mal tesliminde aksaklık olması durumunda teslim edilen mal miktarı dışındaki «bedelsiz» kalan çeklerin mallar teslim edilene kadar «ciro» ve tahsil edilemeyeceğinin kararlaştırıldığını, ancak protokole konu malların davacıya teslim edilmediğini, 31.10.2015 tarihli ek protokolle davalı Verona Şirketi'nin söz konusu çekleri kullandıkları kredilerin teminatı olarak davalı bankaya verdiklerini, kredi borcunun yapılandırılmasını takiben çekleri bankadan alarak davacıya teslim etmeyi kabul ve «taahhüt» ettiğini, davalı bankanın bu çekleri kredi borcunun teminatı olarak «rehin cirosu» olarak aldığını, çeklerin bankaya rehin cirosu ile devredilmesinin yasaya aykırı olduğunu, bankanın «yetkili hamil» olmadığını ileri sürerek davacının 135.000,00 USD borçlu olmadığının tespitine, dava konusu çeklerin davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Her ne kadar davalı banka çekleri «temlik cirosu» ile aldığından «şahsi def»’i mahiyetindeki bu husus davalı bankaya karşı ileri sürülemez ise de davacının delil olarak dayandığı ve davalı bankaya hitaben düzenlenen 04.09.2015 tarihli belgede davalı Verona şirketinin “dört adet çekin «teminata» alınması” isteminde bulunduğu, banka tarafından da “dört adet «çek» «teslim» alındı” açıklamasıyla çeklerin alındığı yazılıdır.
… DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.03.2017 tarihli ve 2016/180 E., 2017/162 K. sayılı kararı ile davacı ile davalı Verona Şirketi arasında akdedilen «protokol» kapsamında verilen 135.000,00 USD tutarlı beş adet çekin mal «teslimi» yapılmaması sebebiyle «bedelsiz» kaldığı, davalı Verona Şirketi'nin çekleri diğer davalı bankaya «ciro» ettiği, 31.10.2015 tarihli protokol kapsamında çekleri davacıya iade etmeyerek davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davaya konu çekler üzerinde «tahsil cirosu» olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığı, davalı bankanın iyi niyetli «hamil» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabülüne, davacının dava konusu beş adet çekten dolayı davalı Verona Şirketi'ne borçlu olmadığının tespitine, davalı banka aleyh …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1190 E. 2023/4653 K.
Ortak:kötü niyet
İncelediğiniz karardaCEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin takip konusu kredilere «kefaleti» bulunmadığını, takibe ve davaya dayanak yapılan sözleşmelerdeki kefalet yazıları ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, «kefil» olduğu iddia edilen müvekkilinin evli olmasına rağmen, eş rızasının da alınmadığını, icra takibine dayanak olan «genel kredi sözleşmesinin» kefil sıfatıyla imzalandığı iddia edilen 09.04.2015 tarihinde de asıl borçlu şirkette ortaklığının bulunmadığı ve şirketin yönetiminde yer almadığını savunarak davanın reddi ile %20 «kötü niyet tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
A.Ş. ile ... yönünden 103.564,90 TL «asıl alacak», 3.693,10 TL «işlemiş faiz» ve 184,65 TL BSMV gideri olmak üzere toplam 107.442,65 TL'nin icra takibinde belirtilen şartlarla icra takibinin devamına, asıl alacak likit (belirlenebilir) olduğundan % 20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği, fazlaya ilişkin davalılar tarafından yapılan itirazın ise yerinde olduğu, davalı ... yönünden sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığı, «temlik» eden bankanın yasal unsurları gözetilmeksizin yapılan «kefalet sözleşmesine» dayanılarak ve basiretli bir «tacire» uygun olmayacak şekilde bu davalı hakkında icra takibi başlatması sebebiyle davacı aleyhine asıl alacağın % 20'si oranında «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesi gerektiği, temlik ... davacının bu husustan temlikname gereği sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalılardan ... yönünden açılan …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip konusu «genel kredi sözleşmesindeki» imzanın davalı ...'e ait olduğunu, Mahkemece alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, imzalara ilk bakışta dahi ciddi anlamda benzerliğin bulunduğunu, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda diğer davalıların «temerrütlerinin» yanlış değerlendirildiğini, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinin tarafların ... iradeleri ile imzalandığını, sözleşmedeki adreslere yapılan «tebligatın» geçerli sayılması gerektiğini, müvekkili aleyhine «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kötü niyetin ispat edilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istem …
Benzer bu kararda… Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Vera" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2017/80569 sayılı "Evera" ibareli marka başvurusuna «iltibas», tanınmışlık ve «kötü niyet» vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporunun denetime elverişliliği · denetime elverişlilik · kötüniyet · iltibas
Benzer bu karardaHalk, mahluk, alem, kainat” anlamlarına geldiği, taraf markalarında bir harften kaynaklanan farklılığın dava konusu marka ile davacı markası bambaşka bir anlama dönüştürdüğü, bu tek harf farklılığının karıştırılma ihtimalini ortadan kaldıracak düzeyde olduğu, tarafların marka işaretleri arasında «iltibasa» neden olabilecek benzerlik bulunmadığı, «kötüniyet» iddiasının da ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan «bilirkişi raporunun denetime elverişli» olmadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanmadığını, dava konusu marka ile müvekkiline ait markaların benzer olduğunu, müvekkilinin markanın aynen …
… Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Vera" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2017/80569 sayılı "Evera" ibareli marka başvurusuna «iltibas», tanınmışlık ve «kötü niyet» vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya …
… 05036 sayılı ve “VERA” ibareli markanın kapsamındaki hizmetlerle aynı/aynı tür olduğu, diğer markalarınnın kapsamında yer alan malların farklı bulunduğu, bu sebeple «iltibas» değerlendirilmesinde 2000/05036 sayılı ve “Vera” ibareli markanın dikkate alındığı, dava konusu markanın esas unsurunun “Evera” ibaresi, davacı markasında ise esas …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15724 E. 2016/576 K.
Ortak:hesap kat ihtarnamesi · kat ihtarnamesi · hesap kat · muacceliyet · genel kredi sözleşmesi · tebligat · kredi sözleşmesi · ihtarname
İncelediğiniz kararda… n davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön görülmediği gibi imza ve yazıların davalıya ait olmadığını bilebilecek durumda olan «temlik» eden bankanın ... hakkında icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğu kabul edilerek davacı aleyhine «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesinde de bir isabetsizlik görülmediği, «hesap kat ihtarnamesinde» davalılara borcun ödenmesi için 7 ... atıfet süresi verildiği, davalılardan asıl borçlu olan Veron Dış Tic....A.Ş.'nin sözleşmede belirtilen adresine gönderilen ih …
A.Ş. ile Şerafettin ... yönünden ise, taraflar arasında akdedilen «genel kredi sözleşmelerinde» kredi geri ödemesinin «vadeye» bağlanmadığı durumlara ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmadığı, bu durumda kredi geri ödemesinin vadeye bağlanmadığı asıl borcun «muaccel» olması ve «temerrütün» oluşması süre içeren bir bildirimde bulunulması koşuluna bağlı olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde asıl borçlu şirketin ve kefillerin sözleşmede yer ... adresinin davacı banka tarafından yapılacak «tebligatlarda» esas alınacağı hususunun düzenlendiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 68 ... maddesinin (b) bendinde ise kredi kullananın adres değişikliğini noter ihtarıyla bildirmediği takdirde eski adresin geçerli olacağının düzenlendiği, anılan hükmün asıl borçluya ilişkin olup, «kefile» ilişkin bir düzenleme yapılmadığı, bu durumda tebligatın kefillerin adresine tebliğ edilmesi gerektiği, davalı kefiller Elkon İnş...
A.Ş. ile ...'ın sözleşmede yer ... adreslerine gönderilen «hesap kat ihtarnamesi» ise bila tebliğ olduğundan davalı kefillerin takip tarihi olan 24.02.2016 tarihinde «temerrüde» düştüklerinin kabulü gerektiği, bu davalılar yönünden takip tarihine kadar işlemiş herhangi bir «temerrüt faizi» bulunmadığı gözetilerek hüküm kurulmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak; dosya kapsamında bulunan 26/02/2015 tarihli «hesap kat ihtarnamesi» ilk önce haklarındaki «ihtiyati haciz» talebi reddedilen borçluların ihtarnamede belirtilen adreslerine tebliğe gönderilmiş ve bila tebliğ iade edildikten sonra, ikinci ve bu kez farklı adreslere tebliğe gönderilmiş olup, gönderilen «tebligatlar» tebliğ şerhlerinde belirtilen nedenlerden ötürü yine bila tebliğ iade edilmiştir.
Bu nedenle mahkemece, alacaklı banka tarafından talebe konu alacakla ilgili sunulan «genel kredi sözleşmesinin» «muacceliyet» ve «tebligat» adresi başlıkları altında düzenlenen hükümleri birlikte değerlendirilmek ve haklarındaki «ihtiyati haciz» istemi reddedilen borçluların asıl borcun müşterek borçlusu ve müteselsilen kefilleri olduğu nazara alınmak suretiyle İİK'nın «257»/1. ve 2. maddelerindeki koşullarınca var olup olmadığı saptanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ihtiyati haciz talebinin bir …
Her ne kadar mahkemece, «ihtarname» tebliğe çıkartılıp iade edilen bu adreslerin, borçluların «genel kredi sözleşmesinde» bankaya bildirdikleri adresler olduğunun belgelendirilemediği hükme gerekçe yapılmış ise de; söz konusu olan ve ihtarnamenin ikinci kez tebliğe gönderildiği adreslerin yine dosya kapsamında bulunan ve alacaklı banka tarafından «ibraz» edilen 28/01/2014 tarihli genel kredi sözleşmesinde borçluların bankaya bildirmiş oldukları adresler olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gayrinakdi alacak · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · haciz · ibraz · teminat
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, borçlular .... yönünden istemin % 15 «teminatla» kabulüne, diğer borçlular için «ihtarname» tebliğe çıkartılıp iade edilen adresin bankaya bildirilen adres olduğu belgelendirilmediğinden bu borçlular yönünden «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmiştir.
Talep, alacaklı bankanın «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan nakdi ve «gayrinakdi alacakları» sebebiyle karşı taraf borçlular aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile talebin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle mahkemece, alacaklı banka tarafından talebe konu alacakla ilgili sunulan «genel kredi sözleşmesinin» «muacceliyet» ve «tebligat» adresi başlıkları altında düzenlenen hükümleri birlikte değerlendirilmek ve haklarındaki «ihtiyati haciz» istemi reddedilen borçluların asıl borcun müşterek borçlusu ve müteselsilen kefilleri olduğu nazara alınmak suretiyle İİK'nın «257»/1. ve 2. maddelerindeki koşullarınca var olup olmadığı saptanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ihtiyati haciz talebinin bir …
Ancak; dosya kapsamında bulunan 26/02/2015 tarihli «hesap kat ihtarnamesi» ilk önce haklarındaki «ihtiyati haciz» talebi reddedilen borçluların ihtarnamede belirtilen adreslerine tebliğe gönderilmiş ve bila tebliğ iade edildikten sonra, ikinci ve bu kez farklı adreslere tebliğe gönderilmiş olup, gönderilen «tebligatlar» tebliğ şerhlerinde belirtilen nedenlerden ötürü yine bila tebliğ iade edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3533 E. , 2023/7361 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/638 Esas, 2022/321 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/696 E., 2020/51 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka tarafından asıl borçlu .... olan diğer davalılar Elkon İnş. Müh. Sanayi ve Ticaret A.Ş., Vera İnş. Tic. ve San. A.Ş., ... ve ...'in müteselsil kefaletleriyle nakit krediler kullandırıldığını, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edilerek borçlulara noterden ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin tebliğine rağmen borç ödenmediğinden başlatılan icra takibine davalılar tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin takip konusu kredilere kefaleti bulunmadığını, takibe ve davaya dayanak yapılan sözleşmelerdeki kefalet yazıları ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, kefil olduğu iddia edilen müvekkilinin evli olmasına rağmen, eş rızasının da alınmadığını, icra takibine dayanak olan genel kredi sözleşmesinin kefil sıfatıyla imzalandığı iddia edilen 09.04.2015 tarihinde de asıl borçlu şirkette ortaklığının bulunmadığı ve şirketin yönetiminde yer almadığını savunarak davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; temlik eden banka tarafından genel kredi sözleşmelerine dayalı olarak davalı asıl borçlu Veron Dış Tic....A.Ş.'ye 100.000,00 TL tutarında ticari kredi kullandırıldığı, davalı asıl borçlu ile davalı kefil Vera İnş....A.Ş.'nin 16.12.2015 tarihinde temerrüde düşürüldüğü, diğer davalılar Elkon İnş...A.Ş. ve ... bakımından ise takip tarihinde temerrüt oluştuğu, bu konuda aksine davacı tarafında itirazlarının yerinde olmadığı, bankacı bilirkişi marifetiyle genel kredi sözleşmelerine ve dosya kapsamına uygun olarak tespit olunan akdi faiz oranları, temerrüt faiz oranları, temerrüt tarihleri, icra takibiyle istenilen tutarlar ve taleple bağlılık ilkesi nazara alınarak yapılan hesaplama neticesinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan ....
ve Vera İnşaat Tic. San. ve A.Ş yönünden 104.006,66 TL asıl alacak, 7.078,23 TL işlemiş faiz ve 353,91 TL BSMV gideri olmak üzere toplam 111.438,80 TL'nin; davalılardan Elkon İnş. Müh. San. ve Tic. A.Ş. ile ... yönünden 103.564,90 TL asıl alacak, 3.693,10 TL işlemiş faiz ve 184,65 TL BSMV gideri olmak üzere toplam 107.442,65 TL'nin icra takibinde belirtilen şartlarla icra takibinin devamına, asıl alacak likit (belirlenebilir) olduğundan % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği, fazlaya ilişkin davalılar tarafından yapılan itirazın ise yerinde olduğu, davalı ... yönünden sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığı, temlik eden bankanın yasal unsurları gözetilmeksizin yapılan kefalet sözleşmesine dayanılarak ve basiretli bir tacire uygun olmayacak şekilde bu davalı hakkında icra takibi başlatması sebebiyle davacı aleyhine asıl alacağın % 20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği, temlik ...
davacının bu husustan temlikname gereği sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalılardan ... yönünden açılan davanın reddine, bu davalı yönünden asıl alacağın % 20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, fazlaya ilişkin tüm istemlerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip konusu genel kredi sözleşmesindeki imzanın davalı ...'e ait olduğunu, Mahkemece alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, imzalara ilk bakışta dahi ciddi anlamda benzerliğin bulunduğunu, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda diğer davalıların temerrütlerinin yanlış değerlendirildiğini, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinin tarafların ... iradeleri ile imzalandığını, sözleşmedeki adreslere yapılan tebligatın geçerli sayılması gerektiğini, müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kötü niyetin ispat edilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda, Mahkemece alınan grafoloji raporunda anılan sözleşmenin davalı ... adına atfen atılı imzalar ile yazılarının davalı ...'in ... ürünü olmadığı tespit edilmiş olduğundan davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön görülmediği gibi imza ve yazıların davalıya ait olmadığını bilebilecek durumda olan temlik eden bankanın ... hakkında icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğu kabul edilerek davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinde de bir isabetsizlik görülmediği, hesap kat ihtarnamesinde davalılara borcun ödenmesi için 7 ... atıfet süresi verildiği, davalılardan asıl borçlu olan Veron Dış Tic....A.Ş.'nin sözleşmede belirtilen adresine gönderilen ihtarnamenin bila tebliğ iade edildiği, davalılardan ...
sözleşmede yazılı olmayan adresine ihtarnamenin 08.12.2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalılardan Vera İnşaat...A.Ş.'nin sözleşmede belirtilen adresine ihtarnamenin 08.12.2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalı Elkon İnşaat ... A.Ş.'nin sözleşmede yazılı adresine gönderilen ihtarnamenin 08.12.2015 tarihinde bila tebliğ iade olduğu, dava konusu genel kredi sözleşmelerinde asıl borçlu Veron Dış Tic. A.Ş.'nin sözleşmede belirtilen adresine yapılan tebligatların geçerli olduğu, açıkça düzenlenmiş olduğundan asıl borçlu Veron Dış Tic. A.Ş. yönünden temerrüt, bila tebliğ tarihinden itibaren ihtarname ile tanınan 7 günlük sürenin sonunda 16.12.2015 tarihinde, davalı kefil ...yönünden de yine ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren tanınan 7 günlük sürenin sonunda 16.12.2015 tarihinde gerçekleştiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı asıl borçlu ve davalı kefil Vera İnş.
Tic. ve San. A.Ş. yönünden temerrüt tarihi açıklanan şekilde tespit edilip hesaplama yapıldığı, diğer davalı kefiller Elkon İnş.... A.Ş. ile Şerafettin ... yönünden ise, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinde kredi geri ödemesinin vadeye bağlanmadığı durumlara ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmadığı, bu durumda kredi geri ödemesinin vadeye bağlanmadığı asıl borcun muaccel olması ve temerrütün oluşması süre içeren bir bildirimde bulunulması koşuluna bağlı olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde asıl borçlu şirketin ve kefillerin sözleşmede yer ... adresinin davacı banka tarafından yapılacak tebligatlarda esas alınacağı hususunun düzenlendiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 68 ...
maddesinin (b) bendinde ise kredi kullananın adres değişikliğini noter ihtarıyla bildirmediği takdirde eski adresin geçerli olacağının düzenlendiği, anılan hükmün asıl borçluya ilişkin olup, kefile ilişkin bir düzenleme yapılmadığı, bu durumda tebligatın kefillerin adresine tebliğ edilmesi gerektiği, davalı kefiller Elkon İnş... A.Ş. ile ...'ın sözleşmede yer ... adreslerine gönderilen hesap kat ihtarnamesi ise bila tebliğ olduğundan davalı kefillerin takip tarihi olan 24.02.2016 tarihinde temerrüde düştüklerinin kabulü gerektiği, bu davalılar yönünden takip tarihine kadar işlemiş herhangi bir temerrüt faizi bulunmadığı gözetilerek hüküm kurulmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı borca istinaden başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990115700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz