6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5967 E. 2021/3724 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahsil cirosu şahsi def'i temlik cirosu bedelsizlik rehin ciro def'i hamil temlik protokol çek menfi tespit teminat hmk 353(1)b-2 teslim

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 818 · BK · HMK — HMK 353

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı ile davalı Verona şirketi arasında akdedilen protokol kapsamında verilen 135.000 USD tutarlı beş adet çekin mal teslimi yapılmaması sebebiyle bedelsiz kaldığı, davalı Verona şirketinin çekleri diğer davalı bankaya ciro ettiği, 31.10.2015 tarihli protokol kapsamında çekleri davacıya iade etmeyerek davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davaya konu çekler üzerinde tahsil cirosu olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığı, davalı bankanın iyi niyetli hamil olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabülüne, davacının dava konusu beş(5) adet çekten dolayı davalı Verona şirketine borçlu bulunmadığının tespitine, davalı banka aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı yanın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından ve uyuşmazlığa konu 22.02.2016 tarih 45.000-USD bedelli çek temlik cirosuyla ciro edilmiş olup, teminat amacıyla bankaya verildiğini gösteren bir delil bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davacı tarafından keşide edilerek davalı Verona Ltd. şirketine verilen ve bu davalı tarafından da davalı bankaya ciro edilen çeklere dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince de kabul edildiği üzere, davacı ile davalı Verona şirketinin 10.09.2015 tarihli protokol ve 31.10.2015 tarihli ek protokolle, davaya konu çeklerin mal teslimi karşılığı düzenlendiği, ancak teslim yapılamadığından davacıya iade edileceği kararlaştırılmıştır. Her ne kadar davalı banka çekleri temlik cirosu ile aldığından şahsi def’i mahiyetindeki bu husus davalı bankaya karşı ileri sürülemez ise de davacının delil olarak dayandığı ve davalı bankaya hitaben düzenlenen 04.09.2015 tarihli belgede davalı Verona şirketinin “dört adet çekin teminata alınması” isteminde bulunduğu, banka tarafından da “dört adet çek teslim alındı” açıklamasıyla çeklerin alındığı yazılıdır. Bu belgeye göre, çeklerin teminat olarak bankaya verildiği ve bankanın da bu suretle çekleri aldığını kabul etmek gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 818. maddesinde poliçeye ilişkin hükümlerin çek hakkında da uygulanacağı belirtilmiş olup, anılan maddede rehin cirosunun düzenlendiği 689. madde düzenlemesine atıf bulunmadığından çeklerde rehin caiz değildir. Bu durumda her biri 22.500-USD bedelli olan 20.01.2016, 30.01.2016, 20.02.2016 ve 28.02.2016 keşide tarihli dört adet çek yönünden 04.09.2015 tarihli belgeye itibar edilmeyerek ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1045 E. 2023/801 K.

    Ortak: · Menfi tespit

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3533 E. 2023/7361 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/5967 E.  ,  2021/3724 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.03.2017 tarih ve 2016/180 E. - 2017/162 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 10.06.2020 tarih ve 2017/4581 E. - 2020/1030 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı ile davalı Verona şirketi arasında imzalanan 10/09/2015 tarihli protokol ile davacıya teslim edilecek mallar karşılığında teminat amacıyla davalıya beş(5) adet çek verildiğini, mal tesliminde aksaklık olması durumunda teslim edilen mal miktarı dışındaki bedelsiz kalan çeklerin mallar teslim edilene kadar ciro ve tahsil edilemeyeceğinin kararlaştırıldığını, ancak protokole konu malların davacıya teslim edilmediğini, 31.10.2015 tarihli ek protokolle davalı Verona şirketinin söz konusu çekleri kullandıkları kredilerin teminatı olarak bankaya verdiği, kredi borcunun yapılandırılmasını takiben çekleri bankadan alarak davacıya teslim etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalı bankanın bu çekleri kredi borcunun teminatı olarak rehin cirosu olarak aldığını, çeklerin bankaya rehin teminat cirosu ile devredilmesinin yasaya aykırı olduğunu, bankanın yetkili hamil olmadığını ileri sürerek davacının 135.000 USD borçlu bulunmadığının tespitine, dava konusu çeklerin davacıya iadesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı Verona şirket vekili, davalının dava konusu çeklerden alacaklı olmadığını protokoller ile davadan çok önce kabul ettiklerini, davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı banka vekili, davaya konu beş (5) adet çekin kredi borçlusu diğer davalıdan temlik cirosuyla iktisap edildiğini, davacı ile banka arasında herhangi bir akdi ilişki söz konusu olmadığını, bankanın çeklerin yetkili ve iyi niyetli hamili olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı ile davalı Verona şirketi arasında akdedilen protokol kapsamında verilen 135.000 USD tutarlı beş adet çekin mal teslimi yapılmaması sebebiyle bedelsiz kaldığı, davalı Verona şirketinin çekleri diğer davalı bankaya ciro ettiği, 31.10.2015 tarihli protokol kapsamında çekleri davacıya iade etmeyerek davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davaya konu çekler üzerinde tahsil cirosu olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığı, davalı bankanın iyi niyetli hamil olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabülüne, davacının dava konusu beş(5) adet çekten dolayı davalı Verona şirketine borçlu bulunmadığının tespitine, davalı banka aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı yanın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından ve uyuşmazlığa konu 22.02.2016 tarih 45.000-USD bedelli çek temlik cirosuyla ciro edilmiş olup, teminat amacıyla bankaya verildiğini gösteren bir delil bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davacı tarafından keşide edilerek davalı Verona Ltd. şirketine verilen ve bu davalı tarafından da davalı bankaya ciro edilen çeklere dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince de kabul edildiği üzere, davacı ile davalı Verona şirketinin 10.09.2015 tarihli protokol ve 31.10.2015 tarihli ek protokolle, davaya konu çeklerin mal teslimi karşılığı düzenlendiği, ancak teslim yapılamadığından davacıya iade edileceği kararlaştırılmıştır. Her ne kadar davalı banka çekleri temlik cirosu ile aldığından şahsi def’i mahiyetindeki bu husus davalı bankaya karşı ileri sürülemez ise de davacının delil olarak dayandığı ve davalı bankaya hitaben düzenlenen 04.09.2015 tarihli belgede davalı Verona şirketinin “dört adet çekin teminata alınması” isteminde bulunduğu, banka tarafından da “dört adet çek teslim alındı” açıklamasıyla çeklerin alındığı yazılıdır. Bu belgeye göre, çeklerin teminat olarak bankaya verildiği ve bankanın da bu suretle çekleri aldığını kabul etmek gerekir.

6102 sayılı TTK'nın 818. maddesinde poliçeye ilişkin hükümlerin çek hakkında da uygulanacağı belirtilmiş olup, anılan maddede rehin cirosunun düzenlendiği 689. madde düzenlemesine atıf bulunmadığından çeklerde rehin caiz değildir. Bu durumda her biri 22.500-USD bedelli olan 20.01.2016, 30.01.2016, 20.02.2016 ve 28.02.2016 keşide tarihli dört adet çek yönünden 04.09.2015 tarihli belgeye itibar edilmeyerek ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/667373700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.