İhtiyati Haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15724 E. 2016/576 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gayrinakdi alacak↗ hesap kat ihtarnamesi↗ kat ihtarnamesi↗ hesap kat↗ i̇i̇k 257↗ muacceliyet↗ genel kredi sözleşmesi↗ ihtiyati haciz↗ tebligat↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ ibraz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, borçlular .... yönünden istemin % 15 teminatla kabulüne, diğer borçlular için ihtarname tebliğe çıkartılıp iade edilen adresin bankaya bildirilen adres olduğu belgelendirilmediğinden bu borçlular yönünden ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Talep, alacaklı bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakdi ve gayrinakdi alacakları sebebiyle karşı taraf borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile talebin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Ancak; dosya kapsamında bulunan 26/02/2015 tarihli hesap kat ihtarnamesi ilk önce haklarındaki ihtiyati haciz talebi reddedilen borçluların ihtarnamede belirtilen adreslerine tebliğe gönderilmiş ve bila tebliğ iade edildikten sonra, ikinci ve bu kez farklı adreslere tebliğe gönderilmiş olup, gönderilen tebligatlar tebliğ şerhlerinde belirtilen nedenlerden ötürü yine bila tebliğ iade edilmiştir. Her ne kadar mahkemece, ihtarname tebliğe çıkartılıp iade edilen bu adreslerin, borçluların genel kredi sözleşmesinde bankaya bildirdikleri adresler olduğunun belgelendirilemediği hükme gerekçe yapılmış ise de; söz konusu olan ve ihtarnamenin ikinci kez tebliğe gönderildiği adreslerin yine dosya kapsamında bulunan ve alacaklı banka tarafından ibraz edilen 28/01/2014 tarihli genel kredi sözleşmesinde borçluların bankaya bildirmiş oldukları adresler olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla, mahkemenin açıklanan gerekçe ile alacaklı bankanın ihtiyati haciz talebini kısmen reddetmesi doğru değildir. Bu nedenle mahkemece, alacaklı banka tarafından talebe konu alacakla ilgili sunulan genel kredi sözleşmesinin muacceliyet ve tebligat adresi başlıkları altında düzenlenen hükümleri birlikte değerlendirilmek ve haklarındaki ihtiyati haciz istemi reddedilen borçluların asıl borcun müşterek borçlusu ve müteselsilen kefilleri olduğu nazara alınmak suretiyle İİK'nın 257/1. ve 2. maddelerindeki koşullarınca var olup olmadığı saptanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ihtiyati haciz talebinin bir kısım borçlular yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/527 E. 2012/7446 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkma · haklı sebep · dava dilekçesinin tebliği · taahhütname · e-defter
Benzer bu karardaDavalı şirket ve müdürünün kayıtlı adreslerinde bulunamamaları, şirket «defterlerine» ulaşılamaması, davalılardan ... ile halen şirket ortağı ve müdürü olan ...'nın davacıya «taahhütleri» nazara alındığında ortaya çıkan durumun davacı açısından TTK 551/2. maddesi uyarınca şirket «ortaklığından çıkma» için «haklı sebep» oluşturduğunun kabulüyle neticesine göre karar verilmesi gerekirken davalı şirket aleyhine açılan davanın yazılı gerekçeyle reddi yerinde görülmemiş, kararın bozul …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm delillere göre, «haklı sebep» ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davalı şirkete ve şirket müdürüne, ticaret sicilinde kayıtlı olan adreslerinde aranmalarına rağmen bulunamadıkları gerekçesiyle Tebliğat Yasası m.35'e göre dava «dilekçesi tebliğ» edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4277 E. 2022/5837 K.
Ortak:tebligat
İncelediğiniz karardaAncak; dosya kapsamında bulunan 26/02/2015 tarihli «hesap kat ihtarnamesi» ilk önce haklarındaki «ihtiyati haciz» talebi reddedilen borçluların ihtarnamede belirtilen adreslerine tebliğe gönderilmiş ve bila tebliğ iade edildikten sonra, ikinci ve bu kez farklı adreslere tebliğe gönderilmiş olup, gönderilen «tebligatlar» tebliğ şerhlerinde belirtilen nedenlerden ötürü yine bila tebliğ iade edilmiştir.
Bu nedenle mahkemece, alacaklı banka tarafından talebe konu alacakla ilgili sunulan «genel kredi sözleşmesinin» «muacceliyet» ve «tebligat» adresi başlıkları altında düzenlenen hükümleri birlikte değerlendirilmek ve haklarındaki «ihtiyati haciz» istemi reddedilen borçluların asıl borcun müşterek borçlusu ve müteselsilen kefilleri olduğu nazara alınmak suretiyle İİK'nın «257»/1. ve 2. maddelerindeki koşullarınca var olup olmadığı saptanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ihtiyati haciz talebinin bir …
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacıya, davalının güncel ve «tebligata» yarar açık adreslerini bildirmesi için HMK.'nın 119/2 maddesi uyarınca 2 haftalık «kesin süre» verildiği halde anılan eksiklik belirtilen sürede giderilmediğinden HMK'nun 119/2 maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde dava dilekçesinde yer alan davalının adresine çıkarılan «tebligatın» adresten taşınma nedeniyle bila tebliğ iade edildiği, «ticaret sicil» gazetesine, «esnaf» ve sanatkarlar odasına ve terziler odasına müzekkereler yazılarak davalının tebligata elverişli adreslerinin tespit edildiği, ancak bu adreslere çıkarılan tebligatların da adres yetersizliği ve adresten ayrılma nedenleriyle bila tebliğ iade edildiği ve davalının tebligata elverişli başka bir adresinin bulunamadığı, «mernis adresi» bulunmayan ve tespit edilen adreslerden de taşınmış olan ve yapılan araştırmalara rağmen yeni adresi de tespit edilemeyen davalıya bu durumda Tebligat Kanunu 28. maddesine göre «ilanen tebligat» yapılması gerekirken, mahkemece, davacıya verilen «kesin süre» içerisinde davalının adresine yönelik eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle HMK’nın 119/2. maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamıştır.
Dairemizce, «tebligat» eksiliğinin giderilmesi için «mahalline iade» edilen dosyada bu kez davalının tebligata elverişli adresi tespit edilmiş ve gerekçeli karar ile davacı yanın temyiz dilekçesi bu adreste davalının eşi ve oğluna tebliğ edilmiş olup, artık «tebligat eksikliği» de giderilmiş olduğuna göre yargılamaya devam olunarak işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden, yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mernis adresi · mahalline iade · tebligat eksikliği · ilanen tebligat · esnaf · davanın açılmamış sayılması · zayi · kesin süre
Benzer bu karardaDosyanın incelenmesinde dava dilekçesinde yer alan davalının adresine çıkarılan «tebligatın» adresten taşınma nedeniyle bila tebliğ iade edildiği, «ticaret sicil» gazetesine, «esnaf» ve sanatkarlar odasına ve terziler odasına müzekkereler yazılarak davalının tebligata elverişli adreslerinin tespit edildiği, ancak bu adreslere çıkarılan tebligatların da adres yetersizliği ve adresten ayrılma nedenleriyle bila tebliğ iade edildiği ve davalının tebligata elverişli başka bir adresinin bulunamadığı, «mernis adresi» bulunmayan ve tespit edilen adreslerden de taşınmış olan ve yapılan araştırmalara rağmen yeni adresi de tespit edilemeyen davalıya bu durumda Tebligat Kanunu 28. maddesine göre «ilanen tebligat» yapılması gerekirken, mahkemece, davacıya verilen «kesin süre» içerisinde davalının adresine yönelik eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle HMK’nın 119/2. maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacıya, davalının güncel ve «tebligata» yarar açık adreslerini bildirmesi için HMK.'nın 119/2 maddesi uyarınca 2 haftalık «kesin süre» verildiği halde anılan eksiklik belirtilen sürede giderilmediğinden HMK'nun 119/2 maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dairemizce, «tebligat» eksiliğinin giderilmesi için «mahalline iade» edilen dosyada bu kez davalının tebligata elverişli adresi tespit edilmiş ve gerekçeli karar ile davacı yanın temyiz dilekçesi bu adreste davalının eşi ve oğluna tebliğ edilmiş olup, artık «tebligat eksikliği» de giderilmiş olduğuna göre yargılamaya devam olunarak işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden, yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Dava, «zayi» nedeniyle çekin iptali ile «çek» bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4062 E. 2013/6754 K.
Ortak:hesap kat · muacceliyet · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi · ihtarname
İncelediğiniz karardaAncak; dosya kapsamında bulunan 26/02/2015 tarihli «hesap kat ihtarnamesi» ilk önce haklarındaki «ihtiyati haciz» talebi reddedilen borçluların ihtarnamede belirtilen adreslerine tebliğe gönderilmiş ve bila tebliğ iade edildikten sonra, ikinci ve bu kez farklı adreslere tebliğe gönderilmiş olup, gönderilen «tebligatlar» tebliğ şerhlerinde belirtilen nedenlerden ötürü yine bila tebliğ iade edilmiştir.
Bu nedenle mahkemece, alacaklı banka tarafından talebe konu alacakla ilgili sunulan «genel kredi sözleşmesinin» «muacceliyet» ve «tebligat» adresi başlıkları altında düzenlenen hükümleri birlikte değerlendirilmek ve haklarındaki «ihtiyati haciz» istemi reddedilen borçluların asıl borcun müşterek borçlusu ve müteselsilen kefilleri olduğu nazara alınmak suretiyle İİK'nın «257»/1. ve 2. maddelerindeki koşullarınca var olup olmadığı saptanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ihtiyati haciz talebinin bir …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, borçlular .... yönünden istemin % 15 «teminatla» kabulüne, diğer borçlular için «ihtarname» tebliğe çıkartılıp iade edilen adresin bankaya bildirilen adres olduğu belgelendirilmediğinden bu borçlular yönünden «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, «ihtiyati haciz» isteminin asıl borçlu şirket yönünden kabulüne, «müteselsil kefiller» ... ve ...'ün «kredi sözleşmesindeki» adreslerine, «hesap kat ihtarı tebliğe» çıkarılmadığı, farklı adreslere tebliğe çıkan hesap kat ihtarı da tebliğ olunamadığından ... ve ... hakkındaki ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklama çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, «hesap kat ihtarının» kefillere tebliğ edilemediği gerekçesiyle «kefiller» yönünden istemin reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi hesabının kat edilmesi · hesabın kat edilmesi · hesap kat ihtarı · ihtar tebliği · kat ihtarı · müteselsil kefil · kefil · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, «ihtiyati haciz» isteminin asıl borçlu şirket yönünden kabulüne, «müteselsil kefiller» ... ve ...'ün «kredi sözleşmesindeki» adreslerine, «hesap kat ihtarı tebliğe» çıkarılmadığı, farklı adreslere tebliğe çıkan hesap kat ihtarı da tebliğ olunamadığından ... ve ... hakkındaki ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklama çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, «hesap kat ihtarının» kefillere tebliğ edilemediği gerekçesiyle «kefiller» yönünden istemin reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Alacağın «muaccel» hale gelebilmesi için «kredi hesabının kat edilmesi» yeterli olup, ayrıca hesabın katına ilişkin «ihtarnamenin» borçlu veya «kefile» tebliği zorunlu değildir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14144 E. 2012/16743 K.
Ortak:hesap kat · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · tebligat · haciz · kredi sözleşmesi · ihtarname
İncelediğiniz karardaAncak; dosya kapsamında bulunan 26/02/2015 tarihli «hesap kat ihtarnamesi» ilk önce haklarındaki «ihtiyati haciz» talebi reddedilen borçluların ihtarnamede belirtilen adreslerine tebliğe gönderilmiş ve bila tebliğ iade edildikten sonra, ikinci ve bu kez farklı adreslere tebliğe gönderilmiş olup, gönderilen «tebligatlar» tebliğ şerhlerinde belirtilen nedenlerden ötürü yine bila tebliğ iade edilmiştir.
Bu nedenle mahkemece, alacaklı banka tarafından talebe konu alacakla ilgili sunulan «genel kredi sözleşmesinin» «muacceliyet» ve «tebligat» adresi başlıkları altında düzenlenen hükümleri birlikte değerlendirilmek ve haklarındaki «ihtiyati haciz» istemi reddedilen borçluların asıl borcun müşterek borçlusu ve müteselsilen kefilleri olduğu nazara alınmak suretiyle İİK'nın «257»/1. ve 2. maddelerindeki koşullarınca var olup olmadığı saptanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ihtiyati haciz talebinin bir …
Talep, alacaklı bankanın «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan nakdi ve «gayrinakdi alacakları» sebebiyle karşı taraf borçlular aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile talebin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, alacaklı banka tarafından borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiş ancak bankaya bildirdikleri adreslerinde tebliğ edilemediğinden mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasında kendi serbest iradeleriyle düzenlenen 03.09.2010 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» 52. maddesi ile borçlulardan ... yönünden resmi «ipotek» senedinin 14. maddesine ve «ihtiyati haciz» talebinin reddi kararının dahi borçlulara aynı adreste tebliğ edilmiş bulunmasına göre, dosyadaki belgeler de göz önünde bulundurularak ihtiyati haciz talebinin ka …
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, noter «ihtarnamesinin» tebliğine ilişkin tebliğ şerhinde, borçlulara, adreslerin kapalı olduğundan «tebligatların» yapılamadığının bildirildiği, Tebligat Yasası hükümlerine göre «usulüne uygun tebligatın» yapılmamış olduğu, dosyaya sunulan sözleşmenin 52. maddesinde her ne kadar borçluların sözleşmedeki adreslerine yapılacak tebligatların kendilerine yapılmış sayıla …
İstem, «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebligat · hesap kat ihtarı · kat ihtarı · ipotek · ihtar
Benzer bu karardaSomut olayda, alacaklı banka tarafından borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiş ancak bankaya bildirdikleri adreslerinde tebliğ edilemediğinden mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasında kendi serbest iradeleriyle düzenlenen 03.09.2010 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» 52. maddesi ile borçlulardan ... yönünden resmi «ipotek» senedinin 14. maddesine ve «ihtiyati haciz» talebinin reddi kararının dahi borçlulara aynı adreste tebliğ edilmiş bulunmasına göre, dosyadaki belgeler de göz önünde bulundurularak ihtiyati haciz talebinin ka …
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, noter «ihtarnamesinin» tebliğine ilişkin tebliğ şerhinde, borçlulara, adreslerin kapalı olduğundan «tebligatların» yapılamadığının bildirildiği, Tebligat Yasası hükümlerine göre «usulüne uygun tebligatın» yapılmamış olduğu, dosyaya sunulan sözleşmenin 52. maddesinde her ne kadar borçluların sözleşmedeki adreslerine yapılacak tebligatların kendilerine yapılmış sayıla …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15724 E. , 2016/576 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/03//2015 tarih ve 2015/109-2015/109 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili, müvekkilinin borçlulardan 339.225,62 TL tutarında nakdi ve 1.087.200,00 TL tutarında gayrinakdi olmak üzere toplam 1.426.425,62 TL alacağı bulunduğu, gönderilen hesap kat ihtarına rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçluların borca yetecek kadar taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, borçlular .... yönünden istemin % 15 teminatla kabulüne, diğer borçlular için ihtarname tebliğe çıkartılıp iade edilen adresin bankaya bildirilen adres olduğu belgelendirilmediğinden bu borçlular yönünden ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Talep, alacaklı bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakdi ve gayrinakdi alacakları sebebiyle karşı taraf borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile talebin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Ancak; dosya kapsamında bulunan 26/02/2015 tarihli hesap kat ihtarnamesi ilk önce haklarındaki ihtiyati haciz talebi reddedilen borçluların ihtarnamede belirtilen adreslerine tebliğe gönderilmiş ve bila tebliğ iade edildikten sonra, ikinci ve bu kez farklı adreslere tebliğe gönderilmiş olup, gönderilen tebligatlar tebliğ şerhlerinde belirtilen nedenlerden ötürü yine bila tebliğ iade edilmiştir. Her ne kadar mahkemece, ihtarname tebliğe çıkartılıp iade edilen bu adreslerin, borçluların genel kredi sözleşmesinde bankaya bildirdikleri adresler olduğunun belgelendirilemediği hükme gerekçe yapılmış ise de;
söz konusu olan ve ihtarnamenin ikinci kez tebliğe gönderildiği adreslerin yine dosya kapsamında bulunan ve alacaklı banka tarafından ibraz edilen 28/01/2014 tarihli genel kredi sözleşmesinde borçluların bankaya bildirmiş oldukları adresler olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla, mahkemenin açıklanan gerekçe ile alacaklı bankanın ihtiyati haciz talebini kısmen reddetmesi doğru değildir. Bu nedenle mahkemece, alacaklı banka tarafından talebe konu alacakla ilgili sunulan genel kredi sözleşmesinin muacceliyet ve tebligat adresi başlıkları altında düzenlenen hükümleri birlikte değerlendirilmek ve haklarındaki ihtiyati haciz istemi reddedilen borçluların asıl borcun müşterek borçlusu ve müteselsilen kefilleri olduğu nazara alınmak suretiyle İİK'nın 257/1.
ve 2. maddelerindeki koşullarınca var olup olmadığı saptanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ihtiyati haciz talebinin bir kısım borçlular yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/224454300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz