Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1045 E. 2023/801 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mücerretlik ilkesi↗ rehin cirosu↗ tahsil cirosu↗ şahsi def'i↗ temlik cirosu↗ teslim tutanağı↗ mücerretlik↗ yetkili hamil↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ bedelsizlik↗ rehin↗ ciro↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ def'i↗ hamil↗ temlik↗ protokol↗ taahhütname↗ çek↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ hmk 353(1)b-2↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, davalı Verona Deri Giyim Tic. Ltd. Şti. hakkında verilen karar temyiz itirazları reddedilmek suretiyle Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğinden yeniden hüküm oluşturulmasına yer olmadığına, davacının 20.01.2016 tarihli, 22.500,00 USD, 30.01.2016 tarihli, 22.500,00 USD, 20.02.2016 tarihli, 22.500,00 USD, 28.02.2016 tarihli, 22.500,00 USD bedelli 4 adet çek yönünden davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş.'ye borçlu bulunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı Verona Şirketi arasında imzalanan 10.09.2015 tarihli protokol ile davacıya teslim edilecek mallar karşılığında teminat amacıyla davalıya beş adet çek verildiğini, mal tesliminde aksaklık olması durumunda teslim edilen mal miktarı dışındaki bedelsiz kalan çeklerin mallar teslim edilene kadar ciro ve tahsil edilemeyeceğinin kararlaştırıldığını, ancak protokole konu malların davacıya teslim edilmediğini, 31.10.2015 tarihli ek protokolle davalı Verona Şirketi'nin söz konusu çekleri kullandıkları kredilerin teminatı olarak davalı bankaya verdiklerini, kredi borcunun yapılandırılmasını takiben çekleri bankadan alarak davacıya teslim etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalı bankanın bu çekleri kredi borcunun teminatı olarak rehin cirosu olarak aldığını, çeklerin bankaya rehin cirosu ile devredilmesinin yasaya aykırı olduğunu, bankanın yetkili hamil olmadığını ileri sürerek davacının 135.000,00 USD borçlu olmadığının tespitine, dava konusu çeklerin davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Verona Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davalının dava konusu çeklerden alacaklı olmadığını protokoller ile davadan çok önce kabul ettiklerini, davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; davaya konu beş adet çekin kredi borçlusu diğer davalıdan temlik cirosuyla iktisap edildiğini, davacı ile banka arasında herhangi bir akdi ilişki söz konusu olmadığını, bankanın çeklerin yetkili ve iyi niyetli hamili olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.03.2017 tarihli ve 2016/180 E., 2017/162 K. sayılı kararı ile davacı ile davalı Verona Şirketi arasında akdedilen protokol kapsamında verilen 135.000,00 USD tutarlı beş adet çekin mal teslimi yapılmaması sebebiyle bedelsiz kaldığı, davalı Verona Şirketi'nin çekleri diğer davalı bankaya ciro ettiği, 31.10.2015 tarihli protokol kapsamında çekleri davacıya iade etmeyerek davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davaya konu çekler üzerinde tahsil cirosu olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığı, davalı bankanın iyi niyetli hamil olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabülüne, davacının dava konusu beş adet çekten dolayı davalı Verona Şirketi'ne borçlu olmadığının tespitine, davalı banka aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.06.2020 tarihli ve 2017/4581 E., 2020/1030 K. sayılı kararı ile davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 15.04.2021 tarihli ve 2020/5967 E., 2021/3724 K. sayılı kararı ile "...1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından ve uyuşmazlığa konu 22.02.2016 tarih 45.000-USD bedelli çek temlik cirosuyla ciro edilmiş olup, teminat amacıyla bankaya verildiğini gösteren bir delil bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, davacı tarafından keşide edilerek davalı Verona Ltd. şirketine verilen ve bu davalı tarafından da davalı bankaya ciro edilen çeklere dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince de kabul edildiği üzere, davacı ile davalı Verona şirketinin 10.09.2015 tarihli protokol ve 31.10.2015 tarihli ek protokolle, davaya konu çeklerin mal teslimi karşılığı düzenlendiği, ancak teslim yapılamadığından davacıya iade edileceği kararlaştırılmıştır. Her ne kadar davalı banka çekleri temlik cirosu ile aldığından şahsi def’i mahiyetindeki bu husus davalı bankaya karşı ileri sürülemez ise de davacının delil olarak dayandığı ve davalı bankaya hitaben düzenlenen 04.09.2015 tarihli belgede davalı Verona şirketinin “dört adet çekin teminata alınması” isteminde bulunduğu, banka tarafından da “dört adet çek teslim alındı” açıklamasıyla çeklerin alındığı yazılıdır. Bu belgeye göre, çeklerin teminat olarak bankaya verildiği ve bankanın da bu suretle çekleri aldığını kabul etmek gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 818. maddesinde poliçeye ilişkin hükümlerin çek hakkında da uygulanacağı belirtilmiş olup, anılan maddede rehin cirosunun düzenlendiği 689. madde düzenlemesine atıf bulunmadığından çeklerde rehin caiz değildir. Bu durumda her biri 22.500-USD bedelli olan 20.01.2016, 30.01.2016, 20.02.2016 ve 28.02.2016 keşide tarihli dört adet çek yönünden 04.09.2015 tarihli belgeye itibar edilmeyerek ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankaya hitaben düzenlenen 04.09.2015 tarihli belgede davalı Verona Şirketi'nin “dört adet çekin teminata alınması” isteminde bulunduğu, banka tarafından da “dört adet çek teslim alındı” açıklamasıyla çeklerin alındığının yazılı olduğu, bu belgeye göre çeklerin teminat olarak bankaya verildiği ve bankanın da bu suretle çekleri aldığını kabul etmek gerektiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 818 inci maddesinde poliçeye ilişkin hükümlerin çek hakkında da uygulanacağının belirtildiği, anılan maddede rehin cirosunun düzenlendiği 689 uncu madde düzenlemesine atıf bulunmadığından çeklerde rehnin caiz olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı Verona Deri Giyim Tic. Ltd. Şti. hakkında verilen karar temyiz itirazları reddedilmek suretiyle Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğinden yeniden hüküm oluşturulmasına yer olmadığına, davacının 20.01.2016 tarihli, 22.500,00 USD, 30.01.2016 tarihli, 22.500,00 USD, 20.02.2016 tarihli, 22.500,00 USD, 28.02.2016 tarihli, 22.500,00 USD bedelli dört adet çek yönünden davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş'ye borçlu bulunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kambiyo hukukundaki mücerretlik ilkesi uyarınca davacı ile davalı arasındaki ihtilafların davalı bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkili bankanın iyi niyetli üçüncü şahıs konumunda olduğunu, dava konusu çeklerin teminat değil, temlik cirosu ile teslim alındığını, davacı ile diğer davalı arasında imzalanan protokolün müvekkilini bağlamayacağını, dava konusu çekler üzerinde 6102 sayılı Kanun'un 689 uncu maddesine uygun herhangi bir kayıt bulunmadığını, davalı Verona Deri ... Ltd. Şti. tarafından müvekkili bankaya hitaben düzenlenen belgede dava konusu çeklerin teminata verildiğine dair ibare bulunduğu belirtilmiş ise de, tek taraflı olarak düzenlenen bu yazıdaki ifadelerin müvekkili bankayı bağlamayacağını, bankanın teslim tutanağında çeklerin teminata alınacağına dair herhangi bir ibarenin de bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı tarafından keşide edilerek davalı Verona ... Ltd. Şirketi'ne verilen ve bu davalı tarafından da davalı bankaya ciro edilen çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 818 ve 689 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5967 E. 2021/3724 K.
Ortak:tahsil cirosu · şahsi def'i · temlik cirosu · bedelsizlik · rehin · ciro · def'i · hamil · Menfi tespit
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı Verona Şirketi arasında imzalanan 10.09.2015 tarihli «protokol» ile davacıya «teslim» edilecek mallar karşılığında «teminat» amacıyla davalıya beş adet «çek» verildiğini, mal tesliminde aksaklık olması durumunda teslim edilen mal miktarı dışındaki «bedelsiz» kalan çeklerin mallar teslim edilene kadar «ciro» ve tahsil edilemeyeceğinin kararlaştırıldığını, ancak protokole konu malların davacıya teslim edilmediğini, 31.10.2015 tarihli ek protokolle davalı Verona Şirketi'nin söz konusu çekleri kullandıkları kredilerin teminatı olarak davalı bankaya verdiklerini, kredi borcunun yapılandırılmasını takiben çekleri bankadan alarak davacıya teslim etmeyi kabul ve «taahhüt» ettiğini, davalı bankanın bu çekleri kredi borcunun teminatı olarak «rehin cirosu» olarak aldığını, çeklerin bankaya rehin cirosu ile devredilmesinin yasaya aykırı olduğunu, bankanın «yetkili hamil» olmadığını ileri sürerek davacının 135.000,00 USD borçlu olmadığının tespitine, dava konusu çeklerin davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
… DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.03.2017 tarihli ve 2016/180 E., 2017/162 K. sayılı kararı ile davacı ile davalı Verona Şirketi arasında akdedilen «protokol» kapsamında verilen 135.000,00 USD tutarlı beş adet çekin mal «teslimi» yapılmaması sebebiyle «bedelsiz» kaldığı, davalı Verona Şirketi'nin çekleri diğer davalı bankaya «ciro» ettiği, 31.10.2015 tarihli protokol kapsamında çekleri davacıya iade etmeyerek davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davaya konu çekler üzerinde «tahsil cirosu» olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığı, davalı bankanın iyi niyetli «hamil» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabülüne, davacının dava konusu beş adet çekten dolayı davalı Verona Şirketi'ne borçlu olmadığının tespitine, davalı banka aleyh …
Her ne kadar davalı banka çekleri «temlik cirosu» ile aldığından «şahsi def»’i mahiyetindeki bu husus davalı bankaya karşı ileri sürülemez ise de davacının delil olarak dayandığı ve davalı bankaya hitaben düzenlenen 04.09.2015 tarihli belgede davalı Verona şirketinin “dört adet çekin «teminata» alınması” isteminde bulunduğu, banka tarafından da “dört adet «çek» «teslim» alındı” açıklamasıyla çeklerin alındığı yazılıdır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı ile davalı Verona şirketi arasında akdedilen «protokol» kapsamında verilen 135.000 USD tutarlı beş adet çekin mal «teslimi» yapılmaması sebebiyle «bedelsiz» kaldığı, davalı Verona şirketinin çekleri diğer davalı bankaya «ciro» ettiği, 31.10.2015 tarihli protokol kapsamında çekleri davacıya iade etmeyerek davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davaya konu çekler üzerinde «tahsil cirosu» olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığı, davalı bankanın iyi niyetli «hamil» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabülüne, davacının dava konusu beş(5) adet çekten dolayı davalı Verona şirketine borçlu bulunmadığının tespitine, davalı banka …
Her ne kadar davalı banka çekleri «temlik cirosu» ile aldığından «şahsi def»’i mahiyetindeki bu husus davalı bankaya karşı ileri sürülemez ise de davacının delil olarak dayandığı ve davalı bankaya hitaben düzenlenen 04.09.2015 tarihli belgede davalı Verona şirketinin “dört adet çekin «teminata» alınması” isteminde bulunduğu, banka tarafından da “dört adet «çek» «teslim» alındı” açıklamasıyla çeklerin alındığı yazılıdır.
… Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından ve uyuşmazlığa konu 22.02.2016 tarih 45.000-USD bedelli «çek» «temlik» cirosuyla «ciro» edilmiş olup, «teminat» amacıyla bankaya verildiğini gösteren bir delil bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16497 E. 2014/18526 K.
Ortak:rehin cirosu · rehin · ciro · hamil · çek
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı Verona Şirketi arasında imzalanan 10.09.2015 tarihli «protokol» ile davacıya «teslim» edilecek mallar karşılığında «teminat» amacıyla davalıya beş adet «çek» verildiğini, mal tesliminde aksaklık olması durumunda teslim edilen mal miktarı dışındaki «bedelsiz» kalan çeklerin mallar teslim edilene kadar «ciro» ve tahsil edilemeyeceğinin kararlaştırıldığını, ancak protokole konu malların davacıya teslim edilmediğini, 31.10.2015 tarihli ek protokolle davalı Verona Şirketi'nin söz konusu çekleri kullandıkları kredilerin teminatı olarak davalı bankaya verdiklerini, kredi borcunun yapılandırılmasını takiben çekleri bankadan alarak davacıya teslim etmeyi kabul ve «taahhüt» ettiğini, davalı bankanın bu çekleri kredi borcunun teminatı olarak «rehin cirosu» olarak aldığını, çeklerin bankaya rehin cirosu ile devredilmesinin yasaya aykırı olduğunu, bankanın «yetkili hamil» olmadığını ileri sürerek davacının 135.000,00 USD borçlu olmadığının tespitine, dava konusu çeklerin davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
… DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.03.2017 tarihli ve 2016/180 E., 2017/162 K. sayılı kararı ile davacı ile davalı Verona Şirketi arasında akdedilen «protokol» kapsamında verilen 135.000,00 USD tutarlı beş adet çekin mal «teslimi» yapılmaması sebebiyle «bedelsiz» kaldığı, davalı Verona Şirketi'nin çekleri diğer davalı bankaya «ciro» ettiği, 31.10.2015 tarihli protokol kapsamında çekleri davacıya iade etmeyerek davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davaya konu çekler üzerinde «tahsil cirosu» olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığı, davalı bankanın iyi niyetli «hamil» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabülüne, davacının dava konusu beş adet çekten dolayı davalı Verona Şirketi'ne borçlu olmadığının tespitine, davalı banka aleyh …
… Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından ve uyuşmazlığa konu 22.02.2016 tarih 45.000-USD bedelli «çek» «temlik» cirosuyla «ciro» edilmiş olup, «teminat» amacıyla bankaya verildiğini gösteren bir delil bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, çekin «rehin cirosu» ile devri yasak olduğundan «hamilin» bir hak iddiasında bulunamayacağı gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemenin da kabulünde olduğu üzere talep ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 818. maddesi atfıyla 689. maddesi gereğince çeklerin «rehin» cirosuyla devri mümkün değil ise de, somut uyuşmazlıkta çeklerin rehin cirosuyla devredildiğine dair dosya içinde herhangi bir belge bulunmadığı gibi «çek» üzerinde de herhangi bir kayıt yer almamaktadır.
İstem, «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, ihtiyati haciz isteyen banka, «lehdar» tarafından kendisine «ciro» edilen üç adet çeke dayalı olarak, lehdar ve «keşideci» aleyhine talepte bulunmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:lehdar · ihtiyati haciz · keşideci · haciz
Benzer bu karardaİstem, «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, ihtiyati haciz isteyen banka, «lehdar» tarafından kendisine «ciro» edilen üç adet çeke dayalı olarak, lehdar ve «keşideci» aleyhine talepte bulunmuştur.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, çekin «rehin cirosu» ile devri yasak olduğundan «hamilin» bir hak iddiasında bulunamayacağı gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Bu nedenle mahkemece çeklerin "olsa olsa «rehin» cirosuyla" devredildiği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15282 E. 2014/16541 K.
Ortak:rehin cirosu · tahsil cirosu · rehin · ciro · hamil · temlik · çek · teminat
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı Verona Şirketi arasında imzalanan 10.09.2015 tarihli «protokol» ile davacıya «teslim» edilecek mallar karşılığında «teminat» amacıyla davalıya beş adet «çek» verildiğini, mal tesliminde aksaklık olması durumunda teslim edilen mal miktarı dışındaki «bedelsiz» kalan çeklerin mallar teslim edilene kadar «ciro» ve tahsil edilemeyeceğinin kararlaştırıldığını, ancak protokole konu malların davacıya teslim edilmediğini, 31.10.2015 tarihli ek protokolle davalı Verona Şirketi'nin söz konusu çekleri kullandıkları kredilerin teminatı olarak davalı bankaya verdiklerini, kredi borcunun yapılandırılmasını takiben çekleri bankadan alarak davacıya teslim etmeyi kabul ve «taahhüt» ettiğini, davalı bankanın bu çekleri kredi borcunun teminatı olarak «rehin cirosu» olarak aldığını, çeklerin bankaya rehin cirosu ile devredilmesinin yasaya aykırı olduğunu, bankanın «yetkili hamil» olmadığını ileri sürerek davacının 135.000,00 USD borçlu olmadığının tespitine, dava konusu çeklerin davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından ve uyuşmazlığa konu 22.02.2016 tarih 45.000-USD bedelli «çek» «temlik» cirosuyla «ciro» edilmiş olup, «teminat» amacıyla bankaya verildiğini gösteren bir delil bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
… DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.03.2017 tarihli ve 2016/180 E., 2017/162 K. sayılı kararı ile davacı ile davalı Verona Şirketi arasında akdedilen «protokol» kapsamında verilen 135.000,00 USD tutarlı beş adet çekin mal «teslimi» yapılmaması sebebiyle «bedelsiz» kaldığı, davalı Verona Şirketi'nin çekleri diğer davalı bankaya «ciro» ettiği, 31.10.2015 tarihli protokol kapsamında çekleri davacıya iade etmeyerek davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davaya konu çekler üzerinde «tahsil cirosu» olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığı, davalı bankanın iyi niyetli «hamil» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabülüne, davacının dava konusu beş adet çekten dolayı davalı Verona Şirketi'ne borçlu olmadığının tespitine, davalı banka aleyh …
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerek 6762 sayılı gerekse de 6102 sayılı TTK'da poliçe hakkındaki hükümlerden hangilerinin «çek» hakkında uygulanacağının tek tek sayılmış olup, her ikisinde de poliçe hakkında düzenlenmiş olan eski TTK 601. veya yeni TTK 689. maddelerine atıf yapılmadığı, yani çekin «rehin cirosu» ile devrinin mümkün olmadığı ve rehin cirosu ile çeke «hamil» olana çekin bir hak bahşetmeyeceği, çekin rehin cirosu ile devri yasak olduğundan hamilin bir hak iddiasında bulunamayacağı, «bonoda» ise çektekinin aksine poliçedeki rehin cirosuna açık atıf yapıldığından bononun rehin cirosu ile devrinin mümkün olduğu, «ihtiyati haciz» talebinin çeke dayalı olup, TTK'nın açık ve «emredici» hükümleri ile benimsenen yerleşik Yargıtay kararları gereğince ihtiyati haciz talebine dayanak olan çekin ihtiyati haciz isteyen alacaklıya rehin cirosu ile geçtiği ve çekin rehin cirosu ile devrinin yasak olduğu, esasen bankaların müşterilerine kullandırdığı krediler nedeniyle müşterilerinden «ciro» yoluyla edindikleri çeklerin «temlik» veya «tahsil cirosu» olamayacağı, çünkü bankaların mal/emtia satan değil, kredi kullandıran kuruluşlar olup, kredinin «teminatı» olmak üzere kredi müşterilerinden ciro yoluyla çekleri aldıkları ve bu ciroların da olsa olsa rehin cirosu olduğu gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine ka …
Ancak, «ihtiyati haciz» istemine konu çekte, ihtiyati haciz talep eden «temlik» cirosuyla «hamil» olup, çeki «rehin» cirosuyla aldığına dair bir beyanı da bulunmadığından ve «çek» üzerinde «rehin cirosu» da olmadığından, mahkemece İİK'nın «257». maddesindeki ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu nazara alınmak suretiyle bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 257 · emredici hüküm · ihtiyati haciz · bono · haciz
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerek 6762 sayılı gerekse de 6102 sayılı TTK'da poliçe hakkındaki hükümlerden hangilerinin «çek» hakkında uygulanacağının tek tek sayılmış olup, her ikisinde de poliçe hakkında düzenlenmiş olan eski TTK 601. veya yeni TTK 689. maddelerine atıf yapılmadığı, yani çekin «rehin cirosu» ile devrinin mümkün olmadığı ve rehin cirosu ile çeke «hamil» olana çekin bir hak bahşetmeyeceği, çekin rehin cirosu ile devri yasak olduğundan hamilin bir hak iddiasında bulunamayacağı, «bonoda» ise çektekinin aksine poliçedeki rehin cirosuna açık atıf yapıldığından bononun rehin cirosu ile devrinin mümkün olduğu, «ihtiyati haciz» talebinin çeke dayalı olup, TTK'nın açık ve «emredici» hükümleri ile benimsenen yerleşik Yargıtay kararları gereğince ihtiyati haciz talebine dayanak olan çekin ihtiyati haciz isteyen alacaklıya rehin cirosu ile geçtiği ve çekin rehin cirosu ile devrinin yasak olduğu, esasen bankaların müşterilerine kullandırdığı krediler nedeniyle müşterilerinden «ciro» yoluyla edindikleri çeklerin «temlik» veya «tahsil cirosu» olamayacağı, çünkü bankaların mal/emtia satan değil, kredi kullandıran kuruluşlar olup, kredinin «teminatı» olmak üzere kredi müşterilerinden ciro yoluyla çekleri aldıkları ve bu ciroların da olsa olsa rehin cirosu olduğu gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine ka …
Ancak, «ihtiyati haciz» istemine konu çekte, ihtiyati haciz talep eden «temlik» cirosuyla «hamil» olup, çeki «rehin» cirosuyla aldığına dair bir beyanı da bulunmadığından ve «çek» üzerinde «rehin cirosu» da olmadığından, mahkemece İİK'nın «257». maddesindeki ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu nazara alınmak suretiyle bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, çeke dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1045 E. , 2023/801 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, davalı Verona Deri Giyim Tic. Ltd. Şti. hakkında verilen karar temyiz itirazları reddedilmek suretiyle Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğinden yeniden hüküm oluşturulmasına yer olmadığına, davacının 20.01.2016 tarihli, 22.500,00 USD, 30.01.2016 tarihli, 22.500,00 USD, 20.02.2016 tarihli, 22.500,00 USD, 28.02.2016 tarihli, 22.500,00 USD bedelli 4 adet çek yönünden davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş.'ye borçlu bulunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı Verona Şirketi arasında imzalanan 10.09.2015 tarihli protokol ile davacıya teslim edilecek mallar karşılığında teminat amacıyla davalıya beş adet çek verildiğini, mal tesliminde aksaklık olması durumunda teslim edilen mal miktarı dışındaki bedelsiz kalan çeklerin mallar teslim edilene kadar ciro ve tahsil edilemeyeceğinin kararlaştırıldığını, ancak protokole konu malların davacıya teslim edilmediğini, 31.10.2015 tarihli ek protokolle davalı Verona Şirketi'nin söz konusu çekleri kullandıkları kredilerin teminatı olarak davalı bankaya verdiklerini, kredi borcunun yapılandırılmasını takiben çekleri bankadan alarak davacıya teslim etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalı bankanın bu çekleri kredi borcunun teminatı olarak rehin cirosu olarak aldığını, çeklerin bankaya rehin cirosu ile devredilmesinin yasaya aykırı olduğunu, bankanın yetkili hamil olmadığını ileri sürerek davacının 135.000,00 USD borçlu olmadığının tespitine, dava konusu çeklerin davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Verona Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davalının dava konusu çeklerden alacaklı olmadığını protokoller ile davadan çok önce kabul ettiklerini, davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; davaya konu beş adet çekin kredi borçlusu diğer davalıdan temlik cirosuyla iktisap edildiğini, davacı ile banka arasında herhangi bir akdi ilişki söz konusu olmadığını, bankanın çeklerin yetkili ve iyi niyetli hamili olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.03.2017 tarihli ve 2016/180 E., 2017/162 K. sayılı kararı ile davacı ile davalı Verona Şirketi arasında akdedilen protokol kapsamında verilen 135.000,00 USD tutarlı beş adet çekin mal teslimi yapılmaması sebebiyle bedelsiz kaldığı, davalı Verona Şirketi'nin çekleri diğer davalı bankaya ciro ettiği, 31.10.2015 tarihli protokol kapsamında çekleri davacıya iade etmeyerek davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davaya konu çekler üzerinde tahsil cirosu olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığı, davalı bankanın iyi niyetli hamil olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabülüne, davacının dava konusu beş adet çekten dolayı davalı Verona Şirketi'ne borçlu olmadığının tespitine, davalı banka aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.06.2020 tarihli ve 2017/4581 E., 2020/1030 K. sayılı kararı ile davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 15.04.2021 tarihli ve 2020/5967 E., 2021/3724 K. sayılı kararı ile "...1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından ve uyuşmazlığa konu 22.02.2016 tarih 45.000-USD bedelli çek temlik cirosuyla ciro edilmiş olup, teminat amacıyla bankaya verildiğini gösteren bir delil bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacı tarafından keşide edilerek davalı Verona Ltd. şirketine verilen ve bu davalı tarafından da davalı bankaya ciro edilen çeklere dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince de kabul edildiği üzere, davacı ile davalı Verona şirketinin 10.09.2015 tarihli protokol ve 31.10.2015 tarihli ek protokolle, davaya konu çeklerin mal teslimi karşılığı düzenlendiği, ancak teslim yapılamadığından davacıya iade edileceği kararlaştırılmıştır. Her ne kadar davalı banka çekleri temlik cirosu ile aldığından şahsi def’i mahiyetindeki bu husus davalı bankaya karşı ileri sürülemez ise de davacının delil olarak dayandığı ve davalı bankaya hitaben düzenlenen 04.09.2015 tarihli belgede davalı Verona şirketinin “dört adet çekin teminata alınması” isteminde bulunduğu, banka tarafından da “dört adet çek teslim alındı” açıklamasıyla çeklerin alındığı yazılıdır.
Bu belgeye göre, çeklerin teminat olarak bankaya verildiği ve bankanın da bu suretle çekleri aldığını kabul etmek gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 818. maddesinde poliçeye ilişkin hükümlerin çek hakkında da uygulanacağı belirtilmiş olup, anılan maddede rehin cirosunun düzenlendiği 689. madde düzenlemesine atıf bulunmadığından çeklerde rehin caiz değildir. Bu durumda her biri 22.500-USD bedelli olan 20.01.2016, 30.01.2016, 20.02.2016 ve 28.02.2016 keşide tarihli dört adet çek yönünden 04.09.2015 tarihli belgeye itibar edilmeyerek ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankaya hitaben düzenlenen 04.09.2015 tarihli belgede davalı Verona Şirketi'nin “dört adet çekin teminata alınması” isteminde bulunduğu, banka tarafından da “dört adet çek teslim alındı” açıklamasıyla çeklerin alındığının yazılı olduğu, bu belgeye göre çeklerin teminat olarak bankaya verildiği ve bankanın da bu suretle çekleri aldığını kabul etmek gerektiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 818 inci maddesinde poliçeye ilişkin hükümlerin çek hakkında da uygulanacağının belirtildiği, anılan maddede rehin cirosunun düzenlendiği 689 uncu madde düzenlemesine atıf bulunmadığından çeklerde rehnin caiz olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı Verona Deri Giyim Tic.
Ltd. Şti. hakkında verilen karar temyiz itirazları reddedilmek suretiyle Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğinden yeniden hüküm oluşturulmasına yer olmadığına, davacının 20.01.2016 tarihli, 22.500,00 USD, 30.01.2016 tarihli, 22.500,00 USD, 20.02.2016 tarihli, 22.500,00 USD, 28.02.2016 tarihli, 22.500,00 USD bedelli dört adet çek yönünden davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş'ye borçlu bulunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kambiyo hukukundaki mücerretlik ilkesi uyarınca davacı ile davalı arasındaki ihtilafların davalı bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkili bankanın iyi niyetli üçüncü şahıs konumunda olduğunu, dava konusu çeklerin teminat değil, temlik cirosu ile teslim alındığını, davacı ile diğer davalı arasında imzalanan protokolün müvekkilini bağlamayacağını, dava konusu çekler üzerinde 6102 sayılı Kanun'un 689 uncu maddesine uygun herhangi bir kayıt bulunmadığını, davalı Verona Deri ... Ltd. Şti. tarafından müvekkili bankaya hitaben düzenlenen belgede dava konusu çeklerin teminata verildiğine dair ibare bulunduğu belirtilmiş ise de, tek taraflı olarak düzenlenen bu yazıdaki ifadelerin müvekkili bankayı bağlamayacağını, bankanın teslim tutanağında çeklerin teminata alınacağına dair herhangi bir ibarenin de bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı tarafından keşide edilerek davalı Verona ... Ltd. Şirketi'ne verilen ve bu davalı tarafından da davalı bankaya ciro edilen çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 818 ve 689 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'ne yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/899752400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz