YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1190 E. 2023/4653 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporunun denetime elverişliliği↗ denetime elverişlilik↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ kötüniyet↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/83 E., 2019/503 K.
Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Vera" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2017/80569 sayılı "Evera" ibareli marka başvurusuna iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı şirket, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın kapsamındaki hizmetlerin davacının itirazına mesnet markalarından sadece 2000/05036 sayılı ve “VERA” ibareli markanın kapsamındaki hizmetlerle aynı/aynı tür olduğu, diğer markalarınnın kapsamında yer alan malların farklı bulunduğu, bu sebeple iltibas değerlendirilmesinde 2000/05036 sayılı ve “Vera” ibareli markanın dikkate alındığı, dava konusu markanın esas unsurunun “Evera” ibaresi, davacı markasında ise esas unsurun “Vera” ibaresi olduğu, “Evera” ibaresinin İngiliz kökenli bulunduğu, isim olarak kullanıldığı ve “cesur biri” anlamına geldiği, itiraza mesnet “Vera” ibaresinin ise “Günah ve haramdan kaçınmak için şüpheli şeylerden uzak durma, takva, ittika. Halk, mahluk, alem, kainat” anlamlarına geldiği, taraf markalarında bir harften kaynaklanan farklılığın dava konusu marka ile davacı markası bambaşka bir anlama dönüştürdüğü, bu tek harf farklılığının karıştırılma ihtimalini ortadan kaldıracak düzeyde olduğu, tarafların marka işaretleri arasında iltibasa neden olabilecek benzerlik bulunmadığı, kötüniyet iddiasının da ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanmadığını, dava konusu marka ile müvekkiline ait markaların benzer olduğunu, müvekkilinin markanın aynen dava konusu markada yer aldığını, müvekkilinin "Vera "ibareli seri markaları bulunduğu da gözetildiğinde markaların karıştırılacağının açık bulunduğunu, itirazlarına mesnet marklarının tüketici nezdinde belli bir bilinirliği bulunduğunu, davalının bundan faydalanmak niyetiyle kötü niyetli olarak dava konusu marka başvurusunu yaptığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3533 E. 2023/7361 K.
Ortak:kötü niyet
İncelediğiniz kararda… Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Vera" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2017/80569 sayılı "Evera" ibareli marka başvurusuna «iltibas», tanınmışlık ve «kötü niyet» vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya …
Benzer bu karardaCEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin takip konusu kredilere «kefaleti» bulunmadığını, takibe ve davaya dayanak yapılan sözleşmelerdeki kefalet yazıları ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, «kefil» olduğu iddia edilen müvekkilinin evli olmasına rağmen, eş rızasının da alınmadığını, icra takibine dayanak olan «genel kredi sözleşmesinin» kefil sıfatıyla imzalandığı iddia edilen 09.04.2015 tarihinde de asıl borçlu şirkette ortaklığının bulunmadığı ve şirketin yönetiminde yer almadığını savunarak davanın reddi ile %20 «kötü niyet tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
A.Ş. ile ... yönünden 103.564,90 TL «asıl alacak», 3.693,10 TL «işlemiş faiz» ve 184,65 TL BSMV gideri olmak üzere toplam 107.442,65 TL'nin icra takibinde belirtilen şartlarla icra takibinin devamına, asıl alacak likit (belirlenebilir) olduğundan % 20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği, fazlaya ilişkin davalılar tarafından yapılan itirazın ise yerinde olduğu, davalı ... yönünden sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığı, «temlik» eden bankanın yasal unsurları gözetilmeksizin yapılan «kefalet sözleşmesine» dayanılarak ve basiretli bir «tacire» uygun olmayacak şekilde bu davalı hakkında icra takibi başlatması sebebiyle davacı aleyhine asıl alacağın % 20'si oranında «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesi gerektiği, temlik ... davacının bu husustan temlikname gereği sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalılardan ... yönünden açılan …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip konusu «genel kredi sözleşmesindeki» imzanın davalı ...'e ait olduğunu, Mahkemece alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, imzalara ilk bakışta dahi ciddi anlamda benzerliğin bulunduğunu, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda diğer davalıların «temerrütlerinin» yanlış değerlendirildiğini, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinin tarafların ... iradeleri ile imzalandığını, sözleşmedeki adreslere yapılan «tebligatın» geçerli sayılması gerektiğini, müvekkili aleyhine «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kötü niyetin ispat edilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istem …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil kefalet · hesap kat ihtarnamesi · taleple bağlılık ilkesi · kat ihtarnamesi · re'sen gözetilme · taleple bağlılık · akdi faiz · kefalet sözleşmesi
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; «temlik» eden banka tarafından «genel kredi sözleşmelerine» dayalı olarak davalı asıl borçlu Veron Dış Tic....A.Ş.'ye 100.000,00 TL tutarında «ticari kredi» kullandırıldığı, davalı asıl borçlu ile davalı «kefil» Vera İnş....A.Ş.'nin 16.12.2015 tarihinde «temerrüde» düşürüldüğü, diğer davalılar Elkon İnş...A.Ş. ve ... bakımından ise takip tarihinde temerrüt oluştuğu, bu konuda aksine davacı tarafında itirazlarının yerinde olmadığı, bankacı bilirkişi marifetiyle genel kredi sözleşmelerine ve dosya kapsamına uygun olarak tespit olunan «akdi faiz» oranları, «temerrüt faiz» oranları, temerrüt tarihleri, icra takibiyle istenilen tutarlar ve «taleple bağlılık ilkesi» nazara alınarak yapılan hesaplama neticesinde «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla davalılardan .... ve Vera İnşaat Tic.
… n davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön görülmediği gibi imza ve yazıların davalıya ait olmadığını bilebilecek durumda olan «temlik» eden bankanın ... hakkında icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğu kabul edilerek davacı aleyhine «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesinde de bir isabetsizlik görülmediği, «hesap kat ihtarnamesinde» davalılara borcun ödenmesi için 7 ... atıfet süresi verildiği, davalılardan asıl borçlu olan Veron Dış Tic....A.Ş.'nin sözleşmede belirtilen adresine gönderilen ih …
A.Ş. ile ...'ın sözleşmede yer ... adreslerine gönderilen «hesap kat ihtarnamesi» ise bila tebliğ olduğundan davalı kefillerin takip tarihi olan 24.02.2016 tarihinde «temerrüde» düştüklerinin kabulü gerektiği, bu davalılar yönünden takip tarihine kadar işlemiş herhangi bir «temerrüt faizi» bulunmadığı gözetilerek hüküm kurulmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
A.Ş., ... ve ...'in «müteselsil kefaletleriyle» nakit krediler kullandırıldığını, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine kredi «hesaplarının kat» edilerek borçlulara noterden «ihtarname» gönderildiğini, ihtarnamenin tebliğine rağmen borç ödenmediğinden başlatılan icra takibine davalılar tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile % 20 «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7310 E. 2014/12284 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · yenileme · haksız rekabet · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece; iddia, savunma, ... yazısına ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafa ait 2007/00014 numaralı tasarım tescil belgesinin «yenileme» işlemi yapılmadığı için hükümsüz bulunduğundan davanın konusuz kaldığı, dava konusu «tescilli tasarım» hükümsüz kılınıncaya kadar geçerli olduğundan ve bu nedenle «haksız rekabetten» söz edilemeyeceğinden, haksız rekabetin tespiti istemi bakımından da davanın reddinin yerinde olduğu gerekçesiyle, tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne dair dava konusuz kalmakla esası hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına», davacı tarafın haksız rekabete ilişkin davasının reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
… valı tarafça müvekkil şirketin bu hakkına tecavüz edildiğini ve haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığını ileri sürerek, davalının müvekkilinin haklarına tecavüz ve «haksız rekabetinin» tespitini, bu durumun önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davalı adına kayıtlı 2007/05036 numaralı tescil belgesinde yer alan 14.1 numaralı desen t …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10714 E. 2014/782 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bekletici mesele · tescilsiz tasarım · yenileme · haksız rekabet · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece; iddia, savunma, TPE yazısına ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafa ait 2007/00014 numaralı tasarım tescil belgesinin «yenileme» işlemi yapılmadığı için hükümsüz bulunduğundan davanın konusuz kaldığı, dava konusu «tescilli tasarım» hükümsüz kılınıncaya kadar geçerli olduğundan ve bu nedenle «haksız rekabetten» söz edilemeyeceğinden, haksız rekabetin tespiti istemi bakımından da davanın reddinin yerinde olduğu gerekçesiyle, tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne dair dava konusuz kalmakla esası hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına». davacı tarafın haksız rekabete ilişkin davasının reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, dava tasarım hakkına tecavüz, «haksız rekabetin» tespiti ve men’i ile davalı adına kayıtlı tasarımın sicilden terkinine ilişkin olup davacı taraf ait tasarımın, dava tarihinden sonra hükümsüz kılınması nedeniyle, davacı tarafın tasarıma tecavüz ve haksız rekabet davası dinlenemez ise de, davacı tarafça davada, aynı zamanda davalı şirkete ait tasarımın da hükümsüz kılınması istenildiği ve ayrıca mahkemece alınan bilirkişi raporu ile de, davalı tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığına işaret olunduğu halde, bunun yanı sıra dosyada başka bir mahkeme kararı ile davalı tarafa ait tasarımın hükümsüz kılındığına ilişkin herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığına göre, davalı tarafa ait dava konusu tasarımın hükümsüzlüğüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle bu hususta karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi doğru olmamış, davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
… valı tarafça müvekkil şirketin bu hakkına tecavüz edildiğini ve haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığını ileri sürerek, davalının müvekkilinin haklarına tecavüz ve «haksız rekabetinin» tespitini, bu durumun önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davalı adına kayıtlı 2007/05036 numaralı tescil belgesinde yer alan 14.1 numaralı desen t …
Hasan Korulareli tarafından davacı şirket hakkında açılan davacı adına «tescilli tasarım» tescilinin hükümsüzlüğü için açılan Bursa 3.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1190 E. , 2023/4653 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/340 Esas, 2021/1415 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/83 E., 2019/503 K.
Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Vera" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2017/80569 sayılı "Evera" ibareli marka başvurusuna iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı şirket, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın kapsamındaki hizmetlerin davacının itirazına mesnet markalarından sadece 2000/05036 sayılı ve “VERA” ibareli markanın kapsamındaki hizmetlerle aynı/aynı tür olduğu, diğer markalarınnın kapsamında yer alan malların farklı bulunduğu, bu sebeple iltibas değerlendirilmesinde 2000/05036 sayılı ve “Vera” ibareli markanın dikkate alındığı, dava konusu markanın esas unsurunun “Evera” ibaresi, davacı markasında ise esas unsurun “Vera” ibaresi olduğu, “Evera” ibaresinin İngiliz kökenli bulunduğu, isim olarak kullanıldığı ve “cesur biri” anlamına geldiği, itiraza mesnet “Vera” ibaresinin ise “Günah ve haramdan kaçınmak için şüpheli şeylerden uzak durma, takva, ittika.
Halk, mahluk, alem, kainat” anlamlarına geldiği, taraf markalarında bir harften kaynaklanan farklılığın dava konusu marka ile davacı markası bambaşka bir anlama dönüştürdüğü, bu tek harf farklılığının karıştırılma ihtimalini ortadan kaldıracak düzeyde olduğu, tarafların marka işaretleri arasında iltibasa neden olabilecek benzerlik bulunmadığı, kötüniyet iddiasının da ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanmadığını, dava konusu marka ile müvekkiline ait markaların benzer olduğunu, müvekkilinin markanın aynen dava konusu markada yer aldığını, müvekkilinin "Vera "ibareli seri markaları bulunduğu da gözetildiğinde markaların karıştırılacağının açık bulunduğunu, itirazlarına mesnet marklarının tüketici nezdinde belli bir bilinirliği bulunduğunu, davalının bundan faydalanmak niyetiyle kötü niyetli olarak dava konusu marka başvurusunu yaptığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954554700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz