Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3401 E. 2023/7256 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini↗ istinaf sebebi↗ makul süre↗ hukuki menfaat↗ keşif↗ infaz↗ ticaret unvanı↗ ispat yükü↗ hak düşürücü süre↗ marka hakkına tecavüz↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ anonim şirket↗ kâr dağıtımı↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ ortalama tüketici↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ terkin↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ dahili dava↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/537 E., 2019/278 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ve sonuçlarının ortadan kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin toptan satış mağazacılığı alanında köklü bir firma olduğunu, müvekkilinin 35.sınıf dahil olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, Türkiye'de tanınmış marka hale geldiğini, davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle müvekkili firmanın marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, Trabzon ili ve bağlı ilçelerinde işletmelere numara vermek suretiyle "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığını, bu durumun fark edilmesi üzerine iş bu markayı kullanan üç işletmeye karşı ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/231, 2012/232 ve 2012/233 sayılı dosyaları ile açılan davaların müvekkili lehine sonuçlanarak derecattan geçerek kesinleşip 2016 yılında infaz edildiğini, ancak kesinleşen yargı kararlarına rağmen "BİZİM" markasının kullanılmasına halen devam edildiğini belirterek ileri sürerek, davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden ... başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markalar altında ürün üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, dağıtımını yapmasının, satışa arz etmesinin, ithal ya da ihraç etmesinin, elde bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının marka tecavüzü ve haksız rekabet olduğunun tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, ilgili ürünlerin imhasına, kararın ilanına, kullanımın ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, hak düşürücü sürenin geçtiğini, kullandıkları tabelada "BİZİM" ibaresinin yer almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde keşif sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 74" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olmadığı, ancak davacı tarafça sunulan fotoğraf ile davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan ve keşif sırasında çekilen fotoğrafların aynı fotoğraflar olduğu, davalının sunduğu fotoğrafta ve keşif sırasında çekilen fotoğrafta tabelada "BİZİM" ibaresinin yazılı olduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğunun belli olduğu, ayrıca davalı vekilinin 10.01.2019 tarihli dilekçesinde, davacı vekilinin sunduğu fotoğrafların dava tarihinden 6 ay veya bir yıl önce çekilen fotoğraflar olduğunu beyan ettiği, "BİZİM BAKKAL" ibaresini davalının dava açılmadan önce sildirdiğini belirttiği, bu nedenle davalının "BİZİM BAKKAL" yazılı tabelayı kullandığının anlaşıldığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa dahil hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davalının tescilli ticaret unvanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ticaret unvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığından, ticaret sicilinden ticaret unvanının terkini talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ... markasını kendisine ait tanınmış marka olduğunu ileri sürmüşse de, BİZİM markasının dava dışı Besler Gıda ve Kimya San. ve Tic. A.Ş adına kayıtlı olduğunu, davacının davayı açmakta hukuki menfaatinin olmadığını, markanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi, davacı markasının BİZİM ibareli olduğunu, müvekkilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan Ticaret Sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, davanın açıldığı tarihte müvekkillerin tabelada veya iltibas yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyasında marka vekili bilirkişi tarafından "..davalı tarafından işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL-74 ŞEYİHOĞLU GIDA Her Zaman Yanınızda...” ibaresinin yazılı olduğu, işletme unvanında kullanılmadığının...." tespit edildiğini, 31.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda da, davacı markasının zayıf marka olduğu ve ... değişikliklerin dahi karıştırılma ihtimalini bertaraf edebileceği, "BİZİM BAKKAL" şeklindeki markasal kullanımın davacı adına tescilli "BİZİM" esas unsurlu marka haklarıyla karışıklığa yol açmayacağının tespit edildiğini, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada BİZİM ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, "BİZİM" ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, makul süre içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, müvekkili BAKKAL ibaresinin önünde BİZİM ibaresini kullanıyor olsa dahi her iki marka arasında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin söz konusu olmayacağını, "BİZİM" ibaresinin ... başına ne tabelalarda ne de işletme unvanında kullanılmadığını, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, ayırt ediciliği zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüyor olsa dahi silmenin görünen ilişkiyi yok etmek anlamına geldiğinden iltibası yok edecek bir durum olduğunu, üstünü boyatarak silme halinde dahi davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/12 Talimat sayılı dosyasında alınan 19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda; keşif sırasında temin edilen fotoğraflarla davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın tabeladan silinmişse de okunur olduğu, davalı tarafından işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL-74 ŞEYİHOĞLU GIDA Her Zaman Yanınızda...” ibaresinin yazılı olduğu, işletme unvanında kullanılmadığının tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince alınan 25.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda; "talimat bilirkişi raporunda, davalının işletme tabelasında “BİZİM” ibaresinin silinmeye çalışılmasına rağmen ilgili ibarenin halen okunabildiğinin belirtildiği, fakat ilgili fotoğraflar incelendiğinde, işletme tabelasından “BİZİM” ibaresinin okunaklı olmadığının görüldüğü, ancak davacının bila tarihli dilekçesinin ekindeki fotoğraftan, tabela üzerinde “BİZİM” ibaresine yer verildiğinin açıkça anlaşıldığı, davacı tarafça, davalının “BİZİM” ibaresini işletme tabelasında kullandığına dair dosyaya sunulan fotoğrafa itibar edilmesi halinde, davalının bu kullanımının, davacının 35. sınıfta tescilli 2016/87129, 2016/38741, 2015/24697, 2010/61129, 2007/18416 no.lu “BİZİM” esas unsurlu markaları arasında ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, bu nedenle somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 29 ve 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca marka hakkına tecavüzün koşullarının ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 ... maddesi uyarınca haksız rekabetin şartlarının da oluştuğunun söylenebileceği, “BİZİM” markasının T/02499 no.su ile dava dışı Besler Gıda ve Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tanınmış marka olarak kayıtlı olduğunun tespit edildiği, mevcut durum itibariyle, husumetin Besler Gıda ve Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne yöneltilmediği bir davada davacının tanınmış marka iddiasının incelenemeyeceği yönünde görüş bildirildiği, davacı adına 35. sınıfta "BİZİM" ibareli markaların tescilli olduğu anlaşıldığından bu ibarenin dava dışı şirkete ait olduğu yönündeki istinaf sebebinin yerinde görülmediği, davalı tarafça talimat raporunda sunulan fotoğraftan sonra BİZİM ibaresinin üzeri boyanarak tabeladan silindiği, bilirkişinin bu ibarenin okunabildiğine dair kanaatinin, fotoğraflarda bu ibarenin okunamadığı gözlemlenmekle, benimsenmediği, ancak davalı tarafça davadan önce bu ibarenin tabeladan kaldırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edilmekle markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitinin yerinde olduğu, davalı tarafın BİZİM ibaresinin yanına getirdiği, BAKKAL-74 Her Zaman Yanınızda...ŞEYİHOĞLU GIDA ibarelerinin markasal kullanıma farklılık katmadığı, markasal kullanımda asıl unsurun "BİZİM BAKKAL" ibaresi olup, markanın hitap ettiği ortalama tüketici kitlesi gözönüne alındığında iltibas tehlikesi bulunduğu dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve menine karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan BİZİM ibaresinin silindiği anlaşıldığından tabeladaki markasal kullanımın ref'i talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı tabeladaki markasal kullanımına son verdiğinden hükmün ilanında davacı tarafın hukuki yararı kalmadığından ilan talebi hakkında da karar verilmesine yer olmadığına, diğer taleplerin de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında, BİZİM ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan terkini talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, buna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, ref talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, hükmün ilanında davacı tarafın hukuki yararı kalmadığından ilan talebi hakkında da karar verilmesine yer olmadığına, davalının ticaret unvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığı anlaşıldığından, bu kısma yönelik davanın ve davacı tarafın sair taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının kendi tanınmış markası olduğunu iddia ettiği "BİZİM" markası dava dışı şirkete ait olduğundan, davacının davayı açmakta menfaatinin olmadığını, dava dilekçesinde davacı taleplerinin "BİZİM" değil "BİZİM BAKKAL" ibaresine yönelik olduğunu, ancak değerledirmenin "BİZİM" ibaresi üzerinden yapıldığını, davacının dava tarihinden 6 ay - 1 yıl öncesine dayanan fotoğrafları dava açarken kullandığını, dava tarihi itibarı ile yaptırılmış bir tespit olmadığını, tabelalardaki "BİZİM" ibaresinin dava tarihinden önce yok edildiğini, dava açıldığı tarihte müvekkilinin tabelalarda veya iltibas yaratacak şekilde "BİZİM" markasını kullandığına dair hiçbir delil olmadığını, dava tarihi itibarı ile tabelada ve ürünlerde "BİZİM" ibaresinin ... başına kullanılmamış olduğunu, dava tarihinde de "BİZİM" ibaresinin üzerinin boyanarak kapatıldığını, taraf kullanımlarının görsel olarak farklı olduğunu, davacının iddiasını, davaya açmaya yakın makul süredeki delillerle ispat etmesi gerektiğini, davacı markasının tanınmış marka olmayıp, zayıf marka olduğu ve "BİZİM" ibaresinin de davalı tarafça ... başına kullanılmamış olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde karıştırılma ihtimali ve haksız rekabetten bahsedilemeyeceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı markasını ihtiva eden davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile buna yönelik fiillerin men'i, ref,i, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve ibarenin ticaret unvanından terkini talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 29 uncu maddesi,
3. 6102 sayılı Kanun'un 55 ... maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, davacı markasını ihtiva eden davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile buna yönelik fiillerin men'i, ref,i, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve ibarenin ticaret unvanından terkini talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, davalının "BİZİM BAKKAL" ibareli tabelayı kullandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalının, marka hakkına tecavüz oluşturan tabeladan "BİZİM" ibaresini okunmayacak şekilde sildiği, davacının ref talebinin konusuz kaldığı, tabeladaki markasal kullanıma son verildiğinden hükmün ilanında davacının hukuki yararının kalmadığı, davalı tarafça davadan önce bu ibarenin tabeladan kaldırıldığının ispatlanamadığı, davalının ticaret unvanı kullanımının olmadığı gerekçesiyle yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine karar verilmiştir. Ancak dosya içeriğine göre davacı tarafça aynı mahiyette açılan davaların olduğu, bahse konu davalar sonucunda verilen kararlardan dolayı davalının, marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilen tabela kullanımına konu "BİZİM" ibaresini sildiği anlaşılmıştır. Bu tarihten sonra davalının halen "BİZİM" ibaresini kullandığı yönünde ispat yükü davacıda olup dava tarihi itibarı ile ve öncesinde davalının markayı kullandığı konusunda somut delil sunulmamıştır. Bu durumda davanın tümüyle reddi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3711 E. 2024/225 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · keşif · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm · hukuki yarar · ortalama tüketici · terkin · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2018/12 Talimat sayılı dosyasında alınan 19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda; «keşif» sırasında temin edilen fotoğraflarla davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın tabeladan silinmişse de okunur olduğu, davalı tarafından işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL-74 ŞEYİHOĞLU GIDA Her Zaman Yanınızda...” ibaresinin yazılı olduğu, işletme unvanında kullanılmadığının tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince alınan 25.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda; "talimat bilirkişi raporunda, davalının işletme tabelasında “BİZİM” ibaresinin silinmeye çalışılmasına rağmen ilgili ibarenin halen okunabildiğinin belirtildiği, fakat ilgili fotoğraflar incelendiğinde, işletme tabelasından “BİZİM” ibaresinin okunaklı olmadığının görüldüğü, ancak davacının bila tarihli dilekçesinin ekindeki fotoğraftan, tabela üzerinde “BİZİM” ibaresine yer verildiğinin açıkça anlaşıldığı, davacı tarafça, davalının “BİZİM” ibaresini işletme tabelasında kullandığına dair dosyaya sunulan fotoğrafa itibar edilmesi halinde, davalının bu kullanımının, davacının 35. sınıfta tescilli 2016/87129, 2016/38741, 2015/24697, 2010/61129, 2007/18416 no.lu “BİZİM” esas unsurlu markaları arasında ilişkilendirme ihtimali «dahil» karıştırılma ihtimali bulunduğu, bu nedenle somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 29 ve 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca «marka hakkına tecavüzün» koşullarının ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 ... maddesi uyarınca «haksız rekabetin» şartlarının da oluştuğunun söylenebileceği, “BİZİM” markasının T/02499 no.su ile dava dışı Besler Gıda ve Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tanınmış marka olarak kayıtlı olduğunun tespit edildiği, mevcut durum itibariyle, «husumetin» Besler Gıda ve Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne yöneltilmediği bir davada davacının tanınmış marka iddiasının incelenemeyeceği yönünde görüş bildirildiği, davacı adına 35. sınıfta "BİZİM" ibareli markaların tescilli olduğu anlaşıldığından bu ibarenin dava dışı şirkete ait olduğu yönündeki «istinaf sebebinin» yerinde görülmediği, davalı tarafça talimat raporunda sunulan fotoğraftan sonra BİZİM ibaresinin üzeri boyanarak tabeladan silindiği, bilirkişinin bu ibarenin okunabildiğine dair kanaatinin, fotoğraflarda bu ibarenin okunamadığı gözlemlenmekle, benimsenmediği, ancak davalı tarafça davadan önce bu ibarenin tabeladan kaldırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edilmekle markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitinin yerinde olduğu, davalı tarafın BİZİM ibaresinin yanına getirdiği, BAKKAL-74 Her Zaman Yanınızda...ŞEYİHOĞLU GIDA ibarelerinin markasal kullanıma farklılık katmadığı, markasal kullanımda asıl unsurun "BİZİM BAKKAL" ibaresi olup, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında «iltibas» tehlikesi bulunduğu dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve menine karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan BİZİM ibaresinin silindiği anlaşıldığından tabeladaki markasal kullanımın ref'i talebi konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalı tabeladaki markasal kullanımına «son» verdiğinden hükmün ilanında davacı tarafın «hukuki yararı» kalmadığından «ilan» talebi hakkında da karar verilmesine yer olmadığına, diğer taleplerin de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında, BİZİM ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan «terkini» talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, buna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini …
… inin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 74" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olmadığı, ancak davacı tarafça sunulan fotoğraf ile davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan ve keşif sırasında çekilen fotoğrafların aynı fotoğraflar olduğu, davalının sunduğu fotoğrafta ve keşif sırasında çekilen fotoğrafta tabelada "BİZİM" ibaresinin yazılı olduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğunun belli olduğu, ayrıca davalı vekilinin 10.01.2019 tarihli dilekçesinde, davacı vekilinin sunduğu fotoğrafların dava tarihinden 6 ay veya bir yıl önce çekilen fotoğraflar olduğunu beyan ettiği, "BİZİM BAKKAL" ibaresini davalının dava açılmadan önce sildirdiğini belirttiği, bu nedenle davalının "BİZİM BAKKAL" yazılı tabelayı kullandığının anlaşıldığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ticaret unvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığından, ticaret sicilinden «ticaret unvanının terkini» talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… İM BAKKAL" ibareli tabelayı kullandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalının, «marka hakkına tecavüz» oluşturan tabeladan "BİZİM" ibaresini okunmayacak şekilde sildiği, davacının ref talebinin konusuz kaldığı, tabeladaki markasal kullanıma «son» verildiğinden hükmün ilanında davacının «hukuki yararının» kalmadığı, davalı tarafça davadan önce bu ibarenin tabeladan kaldırıldığının ispatlanamadığı, davalının «ticaret unvanı» kullanımının olmadığı gerekçesiyle yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin sunduğu fotoğraf ve davalının iş yerinde yapılan «keşif» sonucu düzenlenen rapor birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 49" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında fotoğrafı çekilen iş yeri tabelasının davacının sunduğu fotoğraftaki tabela ile aynı olduğu, tabelada "BİZİM" ibaresinin boyanmak suretiyle silinmiş olduğunun açıkça görüldüğü, işitsel, anlamsal ve görsel olarak markaların aynı olduğu, davacının 35 ... sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35 ... sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların temyiz incelemesinden geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının davacının «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, hüküm özetinin «ilanına» davalının ticaret ünvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığı anlaşıldığından ticaret sicilinden «ticaret unvanının terkini» talebi ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… dan kaldırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edilmekle markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, davalı tarafın "BİZİM" ibaresinin yanına getirdiği, "BAKKAL-49 KARAYAVUZ GIDA" ibareleri markasal kullanıma farklılık katmadığı, markasal kullanımda asıl unsur "BİZİM BAKKAL" ibaresi olup, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında, «iltibas» tehlikesi bulunduğu, davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve menine karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan "BİZİM" ibaresinin silindiği anlaşılmakla, tabeladaki markasal kullanımın ref'i talebi konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalının tabeladaki markasal kullanımına «son» verdiğinden hükmün ilanında davacı tarafın «hukuki yararı» kalmadığından «ilan» talebi hakkında da karar verilmesine yer olmadığına, diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince davanın tam kabulü ile, davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve men'ine karar verilmesi, hükmün devamında tabela dışında kullanım bulunmadığı halde, ambalaj, farklı tanıtım malzemesi ve basılı evrakın el konularak imhasına karar verilmesi yerinde olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında, "BİZİM" ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan «terkini» talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, ref talebi …
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Marka tecavüzü | Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3720 E. 2023/7703 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · makul süre · keşif · ticaret unvanı · hak düşürücü süre · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm · kâr dağıtımı · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz kararda… inin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 74" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olmadığı, ancak davacı tarafça sunulan fotoğraf ile davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan ve keşif sırasında çekilen fotoğrafların aynı fotoğraflar olduğu, davalının sunduğu fotoğrafta ve keşif sırasında çekilen fotoğrafta tabelada "BİZİM" ibaresinin yazılı olduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğunun belli olduğu, ayrıca davalı vekilinin 10.01.2019 tarihli dilekçesinde, davacı vekilinin sunduğu fotoğrafların dava tarihinden 6 ay veya bir yıl önce çekilen fotoğraflar olduğunu beyan ettiği, "BİZİM BAKKAL" ibaresini davalının dava açılmadan önce sildirdiğini belirttiği, bu nedenle davalının "BİZİM BAKKAL" yazılı tabelayı kullandığının anlaşıldığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ticaret unvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığından, ticaret sicilinden «ticaret unvanının terkini» talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/12 Talimat sayılı dosyasında alınan 19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda; «keşif» sırasında temin edilen fotoğraflarla davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın tabeladan silinmişse de okunur olduğu, davalı tarafından işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL-74 ŞEYİHOĞLU GIDA Her Zaman Yanınızda...” ibaresinin yazılı olduğu, işletme unvanında kullanılmadığının tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince alınan 25.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda; "talimat bilirkişi raporunda, davalının işletme tabelasında “BİZİM” ibaresinin silinmeye çalışılmasına rağmen ilgili ibarenin halen okunabildiğinin belirtildiği, fakat ilgili fotoğraflar incelendiğinde, işletme tabelasından “BİZİM” ibaresinin okunaklı olmadığının görüldüğü, ancak davacının bila tarihli dilekçesinin ekindeki fotoğraftan, tabela üzerinde “BİZİM” ibaresine yer verildiğinin açıkça anlaşıldığı, davacı tarafça, davalının “BİZİM” ibaresini işletme tabelasında kullandığına dair dosyaya sunulan fotoğrafa itibar edilmesi halinde, davalının bu kullanımının, davacının 35. sınıfta tescilli 2016/87129, 2016/38741, 2015/24697, 2010/61129, 2007/18416 no.lu “BİZİM” esas unsurlu markaları arasında ilişkilendirme ihtimali «dahil» karıştırılma ihtimali bulunduğu, bu nedenle somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 29 ve 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca «marka hakkına tecavüzün» koşullarının ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 ... maddesi uyarınca «haksız rekabetin» şartlarının da oluştuğunun söylenebileceği, “BİZİM” markasının T/02499 no.su ile dava dışı Besler Gıda ve Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tanınmış marka olarak kayıtlı olduğunun tespit edildiği, mevcut durum itibariyle, «husumetin» Besler Gıda ve Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne yöneltilmediği bir davada davacının tanınmış marka iddiasının incelenemeyeceği yönünde görüş bildirildiği, davacı adına 35. sınıfta "BİZİM" ibareli markaların tescilli olduğu anlaşıldığından bu ibarenin dava dışı şirkete ait olduğu yönündeki «istinaf sebebinin» yerinde görülmediği, davalı tarafça talimat raporunda sunulan fotoğraftan sonra BİZİM ibaresinin üzeri boyanarak tabeladan silindiği, bilirkişinin bu ibarenin okunabildiğine dair kanaatinin, fotoğraflarda bu ibarenin okunamadığı gözlemlenmekle, benimsenmediği, ancak davalı tarafça davadan önce bu ibarenin tabeladan kaldırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edilmekle markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitinin yerinde olduğu, davalı tarafın BİZİM ibaresinin yanına getirdiği, BAKKAL-74 Her Zaman Yanınızda...ŞEYİHOĞLU GIDA ibarelerinin markasal kullanıma farklılık katmadığı, markasal kullanımda asıl unsurun "BİZİM BAKKAL" ibaresi olup, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında «iltibas» tehlikesi bulunduğu dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve menine karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan BİZİM ibaresinin silindiği anlaşıldığından tabeladaki markasal kullanımın ref'i talebi konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalı tabeladaki markasal kullanımına «son» verdiğinden hükmün ilanında davacı tarafın «hukuki yararı» kalmadığından «ilan» talebi hakkında da karar verilmesine yer olmadığına, diğer taleplerin de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında, BİZİM ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan «terkini» talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, buna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini …
A.Ş adına kayıtlı olduğunu, davacının davayı açmakta «hukuki menfaatinin» olmadığını, markanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi, davacı markasının BİZİM ibareli olduğunu, müvekkilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan Ticaret Sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, davanın açıldığı tarihte müvekkillerin tabelada veya «iltibas» yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyasında marka vekili bilirkişi tarafından "..davalı tarafından işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL-74 ŞEYİHOĞLU GIDA Her Zaman Yanınızda...” ibaresinin yazılı olduğu, işletme unvanında kullanılmadığının...." tespit edildiğini, 31.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda da, davacı markasının zayıf marka olduğu ve ... değişikliklerin dahi karıştırılma ihtimalini bertaraf edebileceği, "BİZİM BAKKAL" şeklindeki markasal kullanımın davacı adına tescilli "BİZİM" esas unsurlu marka haklarıyla karışıklığa yol açmayacağının tespit edildiğini, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada BİZİM ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, "BİZİM" ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, «makul süre» içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, müvekkili BAKKAL ibaresinin önünde BİZİM ibaresini kullanıyor olsa dahi her iki marka arasında «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» söz konusu olmayacağını, "BİZİM" ibaresinin ... başına ne tabelalarda ne de işletme unvanında kullanılmadığını, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, «ayırt ediciliği» zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüy …
Benzer bu kararda… kapatmış olduğu, "BİZİM" ibareli markaya eşit ya da benzer bir kullanımı bulunmadığının tespit edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan ve daha sonra renkli görseli «ibraz» edilen fotoğraflardan dava tarihinde davalı tarafça tabelada "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullandığı anlaşılıyorsa da, davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan fotoğraftan daha sonra BİZİM ibaresinin tabeladan silindiği, yargılama sırasında da davalı işletmesinin kapatıldığının anlaşıldığı, davalı tarafça, dava tarihinden önce tabeladaki markasal kullanımın sonlandırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edildiğinden markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda "BİZİM" ibaresinin zayıf marka olduğuna yönelik tespitin isabetli olmadığı, davalının dosyaya sunulan fotoğraflarda, tabelasında, "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullandığı, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında «iltibas» tehlikesi bulunduğu, “BİZİM” ibaresinin ticaret sicilinde davalı tarafça «ticaret unvanı» olarak kullanımına rastlanmadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak suretiyle «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan "BİZİM" ibaresinin silindiği ve daha sonra işyerinin kapatılarak binanın yıkıldığı anlaşıldığından, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesi, durdurulması ve ref'i talebi konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalı tabeladaki markasal kullanımına «son» verdiğinden hükmün ilanında davacı tarafın «hukuki yararı» kalmadığından «ilan» talebi hakkında da karar verilmesine yer olmadığına, «ticaret unvanının terkini» talebinin reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 35. sınıf da «dahil» olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, yapılan tanıtım çalışmaları ile Türkiye'de tanınmış marka haline geldiğini, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğini, Trabzon ili ve bağlı ilçelerinde işletmelere numara vermek suretiyle "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığını, bu durumun fark edilmesi üzerine iş bu markayı kullanan üç işletmeye karşı Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/231 E., 2012/232 E. ve 2012/233 E. sayılı dosyaları ile dava açıldığını, bu davaların davacı lehine sonuçlandığını, kararların kesinleştiğini, kesinleşen yargı kararlarına rağmen "BİZİM" markasının kullanılmasına halen devam edildiğini ileri sürerek davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden tek başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markaları «taşıyan» ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakının ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde, iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arzedilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evraka el konularak, esasa ilişkin «hükmün kesinleşmesini» müteakip imhasına, kararın kamuya yayın yoluyla duyurulmasına, davalı kullanımının ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
… ler ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 29" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında işyeri yıkılmış olduğundan tespit yapılamamış olmasına rağmen, davalı vekilinin sunduğu fotoğraftaki tabelanın davacı vekilinin sunduğu fotoğraftaki tabela ile aynı olmasına rağmen "BİZİM" ibaresinin bulunduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğu, davacı vekilinin davalıya ait işyerinden aldığı satış fişinin üzerinde de "Bizim Bakkal-29" ibaresinin yer aldığı, dava tarihinde davalının vergi «kaydının» devam ettiği, «esnaf» olarak Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olduğu, işitsel, anlamsal ve görsel olarak markaların aynı olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının tescilli «ticaret unvanı» bulunmadığından, davacının ticaret ünvanının terkinine yönelik talebi yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:esnaf · hükmün kesinleşmesi · usulden reddi · ibraz
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 35. sınıf da «dahil» olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, yapılan tanıtım çalışmaları ile Türkiye'de tanınmış marka haline geldiğini, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğini, Trabzon ili ve bağlı ilçelerinde işletmelere numara vermek suretiyle "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığını, bu durumun fark edilmesi üzerine iş bu markayı kullanan üç işletmeye karşı Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/231 E., 2012/232 E. ve 2012/233 E. sayılı dosyaları ile dava açıldığını, bu davaların davacı lehine sonuçlandığını, kararların kesinleştiğini, kesinleşen yargı kararlarına rağmen "BİZİM" markasının kullanılmasına halen devam edildiğini ileri sürerek davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden tek başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markaları «taşıyan» ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakının ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde, iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arzedilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evraka el konularak, esasa ilişkin «hükmün kesinleşmesini» müteakip imhasına, kararın kamuya yayın yoluyla duyurulmasına, davalı kullanımının ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava açma süreleri yönünden «hak düşürücü süreler» dolduğundan davanın «usulden reddini», tabelalarında “Bizim” ibaresi bulunmadığından açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, tabelalarında "Dükkan Sizin (bakkal amca logosu içinde)", "BAKKAL–29", “her zaman yanınızda”, "YAYLA GIDA" yazdığını, davacının işbu davayı açmasında menfaati olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… ler ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 29" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında işyeri yıkılmış olduğundan tespit yapılamamış olmasına rağmen, davalı vekilinin sunduğu fotoğraftaki tabelanın davacı vekilinin sunduğu fotoğraftaki tabela ile aynı olmasına rağmen "BİZİM" ibaresinin bulunduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğu, davacı vekilinin davalıya ait işyerinden aldığı satış fişinin üzerinde de "Bizim Bakkal-29" ibaresinin yer aldığı, dava tarihinde davalının vergi «kaydının» devam ettiği, «esnaf» olarak Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olduğu, işitsel, anlamsal ve görsel olarak markaların aynı olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının tescilli «ticaret unvanı» bulunmadığından, davacının ticaret ünvanının terkinine yönelik talebi yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… kapatmış olduğu, "BİZİM" ibareli markaya eşit ya da benzer bir kullanımı bulunmadığının tespit edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan ve daha sonra renkli görseli «ibraz» edilen fotoğraflardan dava tarihinde davalı tarafça tabelada "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullandığı anlaşılıyorsa da, davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan fotoğraftan daha sonra BİZİM ibaresinin tabeladan silindiği, yargılama sırasında da davalı işletmesinin kapatıldığının anlaşıldığı, davalı tarafça, dava tarihinden önce tabeladaki markasal kullanımın sonlandırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edildiğinden markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda "BİZİM" ibaresinin zayıf marka olduğuna yönelik tespitin isabetli olmadığı, davalının dosyaya sunulan fotoğraflarda, tabelasında, "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullandığı, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında «iltibas» tehlikesi bulunduğu, “BİZİM” ibaresinin ticaret sicilinde davalı tarafça «ticaret unvanı» olarak kullanımına rastlanmadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak suretiyle «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan "BİZİM" ibaresinin silindiği ve daha sonra işyerinin kapatılarak binanın yıkıldığı anlaşıldığından, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesi, durdurulması ve ref'i talebi konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalı tabeladaki markasal kullanımına «son» verdiğinden hükmün ilanında davacı tarafın «hukuki yararı» kalmadığından «ilan» talebi hakkında da karar verilmesine yer olmadığına, «ticaret unvanının terkini» talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3704 E. 2023/7559 K.
Ortak:makul süre · keşif · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm · ticaret sicili · ortalama tüketici · terkin · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2018/12 Talimat sayılı dosyasında alınan 19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda; «keşif» sırasında temin edilen fotoğraflarla davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın tabeladan silinmişse de okunur olduğu, davalı tarafından işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL-74 ŞEYİHOĞLU GIDA Her Zaman Yanınızda...” ibaresinin yazılı olduğu, işletme unvanında kullanılmadığının tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince alınan 25.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda; "talimat bilirkişi raporunda, davalının işletme tabelasında “BİZİM” ibaresinin silinmeye çalışılmasına rağmen ilgili ibarenin halen okunabildiğinin belirtildiği, fakat ilgili fotoğraflar incelendiğinde, işletme tabelasından “BİZİM” ibaresinin okunaklı olmadığının görüldüğü, ancak davacının bila tarihli dilekçesinin ekindeki fotoğraftan, tabela üzerinde “BİZİM” ibaresine yer verildiğinin açıkça anlaşıldığı, davacı tarafça, davalının “BİZİM” ibaresini işletme tabelasında kullandığına dair dosyaya sunulan fotoğrafa itibar edilmesi halinde, davalının bu kullanımının, davacının 35. sınıfta tescilli 2016/87129, 2016/38741, 2015/24697, 2010/61129, 2007/18416 no.lu “BİZİM” esas unsurlu markaları arasında ilişkilendirme ihtimali «dahil» karıştırılma ihtimali bulunduğu, bu nedenle somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 29 ve 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca «marka hakkına tecavüzün» koşullarının ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 ... maddesi uyarınca «haksız rekabetin» şartlarının da oluştuğunun söylenebileceği, “BİZİM” markasının T/02499 no.su ile dava dışı Besler Gıda ve Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tanınmış marka olarak kayıtlı olduğunun tespit edildiği, mevcut durum itibariyle, «husumetin» Besler Gıda ve Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne yöneltilmediği bir davada davacının tanınmış marka iddiasının incelenemeyeceği yönünde görüş bildirildiği, davacı adına 35. sınıfta "BİZİM" ibareli markaların tescilli olduğu anlaşıldığından bu ibarenin dava dışı şirkete ait olduğu yönündeki «istinaf sebebinin» yerinde görülmediği, davalı tarafça talimat raporunda sunulan fotoğraftan sonra BİZİM ibaresinin üzeri boyanarak tabeladan silindiği, bilirkişinin bu ibarenin okunabildiğine dair kanaatinin, fotoğraflarda bu ibarenin okunamadığı gözlemlenmekle, benimsenmediği, ancak davalı tarafça davadan önce bu ibarenin tabeladan kaldırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edilmekle markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitinin yerinde olduğu, davalı tarafın BİZİM ibaresinin yanına getirdiği, BAKKAL-74 Her Zaman Yanınızda...ŞEYİHOĞLU GIDA ibarelerinin markasal kullanıma farklılık katmadığı, markasal kullanımda asıl unsurun "BİZİM BAKKAL" ibaresi olup, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında «iltibas» tehlikesi bulunduğu dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve menine karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan BİZİM ibaresinin silindiği anlaşıldığından tabeladaki markasal kullanımın ref'i talebi konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalı tabeladaki markasal kullanımına «son» verdiğinden hükmün ilanında davacı tarafın «hukuki yararı» kalmadığından «ilan» talebi hakkında da karar verilmesine yer olmadığına, diğer taleplerin de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında, BİZİM ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan «terkini» talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, buna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini …
… inin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 74" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olmadığı, ancak davacı tarafça sunulan fotoğraf ile davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan ve keşif sırasında çekilen fotoğrafların aynı fotoğraflar olduğu, davalının sunduğu fotoğrafta ve keşif sırasında çekilen fotoğrafta tabelada "BİZİM" ibaresinin yazılı olduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğunun belli olduğu, ayrıca davalı vekilinin 10.01.2019 tarihli dilekçesinde, davacı vekilinin sunduğu fotoğrafların dava tarihinden 6 ay veya bir yıl önce çekilen fotoğraflar olduğunu beyan ettiği, "BİZİM BAKKAL" ibaresini davalının dava açılmadan önce sildirdiğini belirttiği, bu nedenle davalının "BİZİM BAKKAL" yazılı tabelayı kullandığının anlaşıldığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ticaret unvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığından, ticaret sicilinden «ticaret unvanının terkini» talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
A.Ş adına kayıtlı olduğunu, davacının davayı açmakta «hukuki menfaatinin» olmadığını, markanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi, davacı markasının BİZİM ibareli olduğunu, müvekkilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan Ticaret Sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, davanın açıldığı tarihte müvekkillerin tabelada veya «iltibas» yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyasında marka vekili bilirkişi tarafından "..davalı tarafından işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL-74 ŞEYİHOĞLU GIDA Her Zaman Yanınızda...” ibaresinin yazılı olduğu, işletme unvanında kullanılmadığının...." tespit edildiğini, 31.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda da, davacı markasının zayıf marka olduğu ve ... değişikliklerin dahi karıştırılma ihtimalini bertaraf edebileceği, "BİZİM BAKKAL" şeklindeki markasal kullanımın davacı adına tescilli "BİZİM" esas unsurlu marka haklarıyla karışıklığa yol açmayacağının tespit edildiğini, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada BİZİM ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, "BİZİM" ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, «makul süre» içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, müvekkili BAKKAL ibaresinin önünde BİZİM ibaresini kullanıyor olsa dahi her iki marka arasında «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» söz konusu olmayacağını, "BİZİM" ibaresinin ... başına ne tabelalarda ne de işletme unvanında kullanılmadığını, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, «ayırt ediciliği» zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüy …
Benzer bu kararda… ilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, bu ibare üzerinde hak ileri süremeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan «ticaret sicil» kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, dosyada davanın açıldığı tarihte müvekkilinin tabelada veya «iltibas» yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan asla kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyası bilirkişisi marka vekilinin 19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda "...davacıya ait olan "BİZİM" ibareli marka davalı tarafından işletme tabelasında ve işletme unvanında kullanılmadığı, işletme içerisinde bulunan ürün fiyat afişinde "BİZİM BAKKAL GIDA KOLİSİ" ibaresinin yazılı olduğu, plastik poşet üzerinde " BİZİM BAKKAL 84 YAYLA GIDA GÜVENİN ADRESİ" ibaresinin yazılı olduğu.." tespit ve değerlendirilmesinde bulunulduğunu, BİZİM ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, «makul süre» içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, «ayırt ediciliği» zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak, yani normalde o markanın iltibas teşkil edebilecek benzerlerinin başkası tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğunu, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüyor olsa dahi silmenin görünen ilişkiyi yok etmek anlamına geldiğinden iltibası yok edecek bir durum olduğunu, üstünü boyatarak silme halinde dahi, davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun müvekkilinin savunmalarını doğruladığını, davacı için tanınmışlığı olmayan bir markanın coğrafi işaretler ve dans eden insan figürleri ile tamamen farklı bir görüntü içeren bir görüntü ile iltibas yaratmasının imkansız olduğunu, Trabzon Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde sadece 1 adet davacı mağazası olduğunu, buna karşın yüzlerce bakkal olduğunu, ortalama seviyedeki tüketicinin davacı markasının varlığından bile haberdar olmadığını ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine, Mahkemenin taktirinde hataya düşmediği kabul edilirse, şartlı talep oluşturulamayacağından unvan «terkini» talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
… lalarındaki BİZİM ibaresini boya ile kapattığı, ürün fiyat afişinde ve plastik alış veriş poşetinde “BİZİM” ibaresinin yer aldığının tespit edildiği, davacı tarafça «ibraz» edilen fotoğraflardan dava tarihinde davalı tarafça tabelalarda "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullandığı, daha sonra tabelalarda BİZİM ibaresinin üzerinin boyandığının anlaşıldığı, davalı tarafça, dava tarihinden önce tabelalardaki markasal kullanımın sonlandırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edilmekle markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da, davalı tarafın kullanımlarının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit edildiği, davalı tarafın ürün fiyat afişi ve plastik poşetlerde BİZİM ibaresini birebir kullandığı, markasal kullanımda asıl unsurun "BİZİM BAKKAL" ibaresi olduğu, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında, «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve menine karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu tabelada BİZİM ibaresi kapatılmakla, tabeladaki BİZİM markasının kullanımının ref'i talebi konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», ürün fiyat afişi ve plastik poşetlere el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece davanın tam kabulü ile, davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım ve iş evrakında kullanımın markaya tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespiti, men'i ve refine karar verilmesi , markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve men'ine karar verilmesinin yerinde olmadığı, davalının «tacir» değil «esnaf» olduğunun anlaşıldığı, vergi levhasında işletme adı olarak BİZİM ibaresini kullanmadığı, kasa fişinde BİZİM BAKKAL ibaresini markasal olarak kullandığı, bu durumda «ticaret unvanı» kullanımı değil, işletme adı kullanımı söz konusu olmakla birlikte, işletme adı kullanımı ile ilgili Mahkemece karar verilmediğinden, istinaf başvurusunda bulunanın sıfatına göre bu hususa değinilmekle yetinildiği, davalının ticaret unvanı kullanımı bulunmadığından, Mahkemece unvan «terkini» talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararını …
… inin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 84" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olmadığı, BİZİM ibaresinin yazılı olduğu kısmın boyanarak kapatıldığı, iş yerindeki ürün kolisi ve poşet üzerinde de "BİZİM" ibaresinin aynen kullanıldığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtaydan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle bu hususta karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:esnaf · ticari işletme · kanun yolu · usulden reddi · tacir · ibraz
Benzer bu kararda… lalarındaki BİZİM ibaresini boya ile kapattığı, ürün fiyat afişinde ve plastik alış veriş poşetinde “BİZİM” ibaresinin yer aldığının tespit edildiği, davacı tarafça «ibraz» edilen fotoğraflardan dava tarihinde davalı tarafça tabelalarda "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullandığı, daha sonra tabelalarda BİZİM ibaresinin üzerinin boyandığının anlaşıldığı, davalı tarafça, dava tarihinden önce tabelalardaki markasal kullanımın sonlandırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edilmekle markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da, davalı tarafın kullanımlarının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit edildiği, davalı tarafın ürün fiyat afişi ve plastik poşetlerde BİZİM ibaresini birebir kullandığı, markasal kullanımda asıl unsurun "BİZİM BAKKAL" ibaresi olduğu, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında, «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve menine karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu tabelada BİZİM ibaresi kapatılmakla, tabeladaki BİZİM markasının kullanımının ref'i talebi konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», ürün fiyat afişi ve plastik poşetlere el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece davanın tam kabulü ile, davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım ve iş evrakında kullanımın markaya tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespiti, men'i ve refine karar verilmesi , markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve men'ine karar verilmesinin yerinde olmadığı, davalının «tacir» değil «esnaf» olduğunun anlaşıldığı, vergi levhasında işletme adı olarak BİZİM ibaresini kullanmadığı, kasa fişinde BİZİM BAKKAL ibaresini markasal olarak kullandığı, bu durumda «ticaret unvanı» kullanımı değil, işletme adı kullanımı söz konusu olmakla birlikte, işletme adı kullanımı ile ilgili Mahkemece karar verilmediğinden, istinaf başvurusunda bulunanın sıfatına göre bu hususa değinilmekle yetinildiği, davalının ticaret unvanı kullanımı bulunmadığından, Mahkemece unvan «terkini» talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararını …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürelerin geçmiş olması hasebiyle davanın «usulden reddini» talep ettiklerini, tabelalarında “Bizim” ibaresi bulunmadığı için açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, tabelalarında "Dükkan Sizin (bakkal amca logosu içinde)", "BAKKAL – 84", “her zaman yanınızda”, "YAYLA GIDA" yazdığını, davacının işbu davayı açmasında menfaati olmadığı gibi alakasız şekilde «kanun yolu» ile ticari hayatlarında ve güncel yaşamlarında huzursuzluk yarattığını, bu konudaki tazminat haklarını saklı tuttuklarını, açılan dava haksız ve hukuka aykırı oldu …
… nin adı haline geldiğini, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğini, davalının eyleminin aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğini, Trabzon ili ve bağlı ilçelerinde işletmelere numara vermek suretiyle "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığını, açılan davalarda kesinleşen kararlara rağmen kullanılmaya devam edildiğini, davalının «ticari işletmesinin» tabelasında kullandığı markaların müvekkiline ait "BİZİM" esas unsurlu markalarla «iltibas» oluşturduğunu ileri sürerek davalının eylemlerinin markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile bu fiillerin önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, "BİZİM BAKKAL" ibaresinin ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3371 E. 2023/7132 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · istinaf sebebi · makul süre · keşif · infaz · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2018/12 Talimat sayılı dosyasında alınan 19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda; «keşif» sırasında temin edilen fotoğraflarla davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın tabeladan silinmişse de okunur olduğu, davalı tarafından işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL-74 ŞEYİHOĞLU GIDA Her Zaman Yanınızda...” ibaresinin yazılı olduğu, işletme unvanında kullanılmadığının tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince alınan 25.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda; "talimat bilirkişi raporunda, davalının işletme tabelasında “BİZİM” ibaresinin silinmeye çalışılmasına rağmen ilgili ibarenin halen okunabildiğinin belirtildiği, fakat ilgili fotoğraflar incelendiğinde, işletme tabelasından “BİZİM” ibaresinin okunaklı olmadığının görüldüğü, ancak davacının bila tarihli dilekçesinin ekindeki fotoğraftan, tabela üzerinde “BİZİM” ibaresine yer verildiğinin açıkça anlaşıldığı, davacı tarafça, davalının “BİZİM” ibaresini işletme tabelasında kullandığına dair dosyaya sunulan fotoğrafa itibar edilmesi halinde, davalının bu kullanımının, davacının 35. sınıfta tescilli 2016/87129, 2016/38741, 2015/24697, 2010/61129, 2007/18416 no.lu “BİZİM” esas unsurlu markaları arasında ilişkilendirme ihtimali «dahil» karıştırılma ihtimali bulunduğu, bu nedenle somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 29 ve 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca «marka hakkına tecavüzün» koşullarının ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 ... maddesi uyarınca «haksız rekabetin» şartlarının da oluştuğunun söylenebileceği, “BİZİM” markasının T/02499 no.su ile dava dışı Besler Gıda ve Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tanınmış marka olarak kayıtlı olduğunun tespit edildiği, mevcut durum itibariyle, «husumetin» Besler Gıda ve Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne yöneltilmediği bir davada davacının tanınmış marka iddiasının incelenemeyeceği yönünde görüş bildirildiği, davacı adına 35. sınıfta "BİZİM" ibareli markaların tescilli olduğu anlaşıldığından bu ibarenin dava dışı şirkete ait olduğu yönündeki «istinaf sebebinin» yerinde görülmediği, davalı tarafça talimat raporunda sunulan fotoğraftan sonra BİZİM ibaresinin üzeri boyanarak tabeladan silindiği, bilirkişinin bu ibarenin okunabildiğine dair kanaatinin, fotoğraflarda bu ibarenin okunamadığı gözlemlenmekle, benimsenmediği, ancak davalı tarafça davadan önce bu ibarenin tabeladan kaldırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edilmekle markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitinin yerinde olduğu, davalı tarafın BİZİM ibaresinin yanına getirdiği, BAKKAL-74 Her Zaman Yanınızda...ŞEYİHOĞLU GIDA ibarelerinin markasal kullanıma farklılık katmadığı, markasal kullanımda asıl unsurun "BİZİM BAKKAL" ibaresi olup, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında «iltibas» tehlikesi bulunduğu dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve menine karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan BİZİM ibaresinin silindiği anlaşıldığından tabeladaki markasal kullanımın ref'i talebi konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalı tabeladaki markasal kullanımına «son» verdiğinden hükmün ilanında davacı tarafın «hukuki yararı» kalmadığından «ilan» talebi hakkında da karar verilmesine yer olmadığına, diğer taleplerin de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında, BİZİM ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan «terkini» talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, buna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini …
… inin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 74" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olmadığı, ancak davacı tarafça sunulan fotoğraf ile davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan ve keşif sırasında çekilen fotoğrafların aynı fotoğraflar olduğu, davalının sunduğu fotoğrafta ve keşif sırasında çekilen fotoğrafta tabelada "BİZİM" ibaresinin yazılı olduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğunun belli olduğu, ayrıca davalı vekilinin 10.01.2019 tarihli dilekçesinde, davacı vekilinin sunduğu fotoğrafların dava tarihinden 6 ay veya bir yıl önce çekilen fotoğraflar olduğunu beyan ettiği, "BİZİM BAKKAL" ibaresini davalının dava açılmadan önce sildirdiğini belirttiği, bu nedenle davalının "BİZİM BAKKAL" yazılı tabelayı kullandığının anlaşıldığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ticaret unvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığından, ticaret sicilinden «ticaret unvanının terkini» talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
A.Ş adına kayıtlı olduğunu, davacının davayı açmakta «hukuki menfaatinin» olmadığını, markanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi, davacı markasının BİZİM ibareli olduğunu, müvekkilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan Ticaret Sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, davanın açıldığı tarihte müvekkillerin tabelada veya «iltibas» yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyasında marka vekili bilirkişi tarafından "..davalı tarafından işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL-74 ŞEYİHOĞLU GIDA Her Zaman Yanınızda...” ibaresinin yazılı olduğu, işletme unvanında kullanılmadığının...." tespit edildiğini, 31.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda da, davacı markasının zayıf marka olduğu ve ... değişikliklerin dahi karıştırılma ihtimalini bertaraf edebileceği, "BİZİM BAKKAL" şeklindeki markasal kullanımın davacı adına tescilli "BİZİM" esas unsurlu marka haklarıyla karışıklığa yol açmayacağının tespit edildiğini, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada BİZİM ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, "BİZİM" ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, «makul süre» içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, müvekkili BAKKAL ibaresinin önünde BİZİM ibaresini kullanıyor olsa dahi her iki marka arasında «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» söz konusu olmayacağını, "BİZİM" ibaresinin ... başına ne tabelalarda ne de işletme unvanında kullanılmadığını, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, «ayırt ediciliği» zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüy …
Benzer bu kararda… inin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 70" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olmadığı, ancak davacı tarafça sunulan fotoğraf ile davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan ve keşif sırasında çekilen fotoğrafların aynı fotoğraflar olduğu, davalının sunduğu fotoğrafta ve keşif sırasında çekilen fotoğrafta tabelada "BİZİM" ibaresinin yazılı olduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğunun belli olduğu, ayrıca ürün fiyat etiketinde ve yazar kasa fişi üzerinde "BİZİM" ibaresini kullandığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35 inci sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35 inci sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini iş yeri tabelasında, ürünleri üzerinde ve iş evrakında markasal olarak kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte «taşıyan» ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakın ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılan, reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konulmasına, «hükmü kesinleşmesinden» sonra imha edilmesine, kararın «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle Türkiye'de yayın yapan günlük bir gazetede ilan edilerek kamuya duyurulmasına, davalının ticaret unvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığı anlaşıldığından, ticaret sicilinden «ticaret unvanının terkini» talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… ilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, bu ibare üzerinde hak ileri süremeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan Ticaret Sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, dosyada davanın açıldığı tarihte müvekkillerin tabelada veya «iltibas» yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan asla kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyasında Marka Vekili bilirkişisinin 19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda "...davacıya ait olan "BİZİM" ibareli marka, davalı tarafından işletme tabelasında ve işletme unvanında kullanılmadığı, ancak işletme içerisinde bulunan ürün fiyat etiketinde ve pos cihazından alınan fiş üzerinde davacıya ait "BİZİM" ibaresinin "BİZİM BAKKAL-70 SEZGİN GIDA" şeklinde kullanıldığının..." tespit edildiğini, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada BİZİM ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, Bizim ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, «makul süre» içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelememekle birlikte müvekkillerinin BAKKAL ibaresinin önünde BİZİM ibaresini kullanıyor olsa dahi her iki marka arasında «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» varlığının söz konusu olmayacağını, "BİZİM" ibaresi tek başına ne tabelalarda ne de işletme ünvanında kullanılmadığından, iltibas teşkil etmeyecek şekilde başkalaştırılarak kullanıldığından haksız rekabet de teşkil etmeyeceğini, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, «ayırt ediciliği» zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak, yani normalde o markanın iltibas teşkil edebilecek benzerlerinin başkası tarafından kullanılmasına ta …
… elirtilen kararı ile davacı adına 35 inci sınıfta BİZİM ibareli markaların tescilli olduğundan BİZİM markasının dava dışı Besler Gıda şirketine ait olduğuna yönelik «istinaf sebebinin» yerinde görülmediği, davalının ise 35 inci sınıfta marketçilik hizmet sınıfında faaliyet gösterdiği, Mahkemece alınan talimat raporunda; " davacıya ait olan "BİZİM" ibareli markanın davalı tarafından işletme tabelasında ve işletme ünvanında kullanılmadığı, ancak işletme içerisinde bulunan ürün fiyat etiketinde ve POS cihazından alınan fiş üzerinde davacıya ait "BİZİM" ibaresinin “BİZİM BAKKAL-70 SEZGİN GIDA” şeklinde kullanıldığının belirtildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan ve daha sonra renkli görseli «ibraz» edilen fotoğraflardan dava tarihinde davalı tarafça tabelada "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullandığı anlaşılıyorsa da, daha sonra BİZİM ibaresinin tabeladan silindiği, davalı tarafça davadan önce bu ibarenin tabeladan kaldırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edildiğinden markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti kararının yerinde olduğu, ayrıca Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda da davalı kullanımının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin beyan edildiği, davalının ticaret unvanında, BİZİM ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının ünvan «terkini» talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesinin yerinde olmadığı, gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının dava tarihinden önce tabelasında BİZİM ibaresini BİZİM BAKKAL şeklinde markasal kullandığı, ancak dava açıldıktan sonra tabeladan BİZİM ibaresini kaldırdığı, tabelada kullanıma yönelik ref talebi konusuz kaldığından bu kısma yönelik talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesi de yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında, ürün fiyat etiketi ve iş evrakında kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalı tarafça davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresinin ürün fiyat etiketindeki ve iş evrakındaki kullanımının önlenmesine, fiyat etiketlerindeki BİZİM ibaresinin kapatılarak tecavüzün ve haksız rekabetin ref'ine, hüküm özetinin «masrafın» davalıdan alınmak suretiyle Türkiye'de yayın yapan bir gazetede «ilan» edilerek kamuya duyurulmasına, davalının işyeri tabelasındaki kullanımını kaldırdığı anlaşılmakla, tabelaya yönelik ref talebi konusuz kaldığından karar verilmesin …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hükmün kesinleşmesi · kanun yolu · usulden reddi · dosya masrafı · ibraz
Benzer bu kararda… esinde; müvekkilinin toptan satış mağazacılığı alanında köklü bir firma olduğunu ve ülke çapında 165 adet mağaza ile faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin 35.sınıf da «dahil» olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, bu markaların görsel ve yazılı basın başta olmak üzere ilgili tüm mecralarda yapılan tanıtım çalışmaları ile Türkiye'de tanınmış marka hale geldiğini, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle müvekkili firmanın marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğini, Trabzon ili ve bağlı ilçelerinde işletmelere numara vermek suretiyle "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığını, bu durumun müvekkili tarafından fark edilmesi üzerine bu markayı kullanan üç işletmeye karşı Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/231, 2012/232 ve 2012/233 E. sayılı dosyaları ile dava açıldığını ve bu davaların müvekkili lehine sonuçlandığını, kararların Yargıtay tarafından kesinleşmesi üzerine 2016 yılında kararın «infaz» edildiğini, ancak kesinleşen yargı kararlarına rağmen "BİZİM" markasının kullanılmasına halen devam edildiğini ileri sürerek davalıların "BİZİM BAKKAL" ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden tek başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markalar altında ürün üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, «dağıtımını» yapmasının, satışa arz etmesinin, ithal ya da ihraç etmesinin, elde bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılmasının ve bu markaları «taşıyan» ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımının yapmasının davacı aleyhinde marka tecavüzü ve haksız rekabet yarattığının tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait "BİZİM BAKKAL" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzre depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakının ve işbu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde, iletilen, satılan, sağlanan,dağıtılan, satışa arzedilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konularak, esasa ilişkin «hükmün kesinleşmesini» müteakip imhasına esastan da karar verilmesine, kararın «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle ilgililere tebliğine ve kamuya yaın yoluyla duyurulmasına, kullanımın ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürelerin geçmiş olması hasebiyle davanın «usulden reddini» talep ettiklerini, tabelalarında “Bizim” ibaresi bulunmadığı için açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, tabelalarında "Dükkan Sizin (bakkal amca logosu içinde)", "BAKKAL-70", “her zaman yanınızda”, "SEZGİN GIDA" yazdığını, davacının işbu davayı açmasında menfaati olmadığı gibi alakasız şekilde «kanun yolu» ile ticari hayatlarında ve güncel yaşamlarında huzursuzluk yarattığını, bu konudaki tazminat haklarını saklı tuttuklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
… inin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 70" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olmadığı, ancak davacı tarafça sunulan fotoğraf ile davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan ve keşif sırasında çekilen fotoğrafların aynı fotoğraflar olduğu, davalının sunduğu fotoğrafta ve keşif sırasında çekilen fotoğrafta tabelada "BİZİM" ibaresinin yazılı olduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğunun belli olduğu, ayrıca ürün fiyat etiketinde ve yazar kasa fişi üzerinde "BİZİM" ibaresini kullandığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35 inci sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35 inci sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini iş yeri tabelasında, ürünleri üzerinde ve iş evrakında markasal olarak kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte «taşıyan» ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakın ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılan, reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konulmasına, «hükmü kesinleşmesinden» sonra imha edilmesine, kararın «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle Türkiye'de yayın yapan günlük bir gazetede ilan edilerek kamuya duyurulmasına, davalının ticaret unvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığı anlaşıldığından, ticaret sicilinden «ticaret unvanının terkini» talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… elirtilen kararı ile davacı adına 35 inci sınıfta BİZİM ibareli markaların tescilli olduğundan BİZİM markasının dava dışı Besler Gıda şirketine ait olduğuna yönelik «istinaf sebebinin» yerinde görülmediği, davalının ise 35 inci sınıfta marketçilik hizmet sınıfında faaliyet gösterdiği, Mahkemece alınan talimat raporunda; " davacıya ait olan "BİZİM" ibareli markanın davalı tarafından işletme tabelasında ve işletme ünvanında kullanılmadığı, ancak işletme içerisinde bulunan ürün fiyat etiketinde ve POS cihazından alınan fiş üzerinde davacıya ait "BİZİM" ibaresinin “BİZİM BAKKAL-70 SEZGİN GIDA” şeklinde kullanıldığının belirtildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan ve daha sonra renkli görseli «ibraz» edilen fotoğraflardan dava tarihinde davalı tarafça tabelada "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullandığı anlaşılıyorsa da, daha sonra BİZİM ibaresinin tabeladan silindiği, davalı tarafça davadan önce bu ibarenin tabeladan kaldırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edildiğinden markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti kararının yerinde olduğu, ayrıca Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda da davalı kullanımının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin beyan edildiği, davalının ticaret unvanında, BİZİM ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının ünvan «terkini» talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesinin yerinde olmadığı, gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının dava tarihinden önce tabelasında BİZİM ibaresini BİZİM BAKKAL şeklinde markasal kullandığı, ancak dava açıldıktan sonra tabeladan BİZİM ibaresini kaldırdığı, tabelada kullanıma yönelik ref talebi konusuz kaldığından bu kısma yönelik talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesi de yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında, ürün fiyat etiketi ve iş evrakında kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalı tarafça davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresinin ürün fiyat etiketindeki ve iş evrakındaki kullanımının önlenmesine, fiyat etiketlerindeki BİZİM ibaresinin kapatılarak tecavüzün ve haksız rekabetin ref'ine, hüküm özetinin «masrafın» davalıdan alınmak suretiyle Türkiye'de yayın yapan bir gazetede «ilan» edilerek kamuya duyurulmasına, davalının işyeri tabelasındaki kullanımını kaldırdığı anlaşılmakla, tabelaya yönelik ref talebi konusuz kaldığından karar verilmesin …
-
Markaya Tecavüzün Tespiti, Durdurulması ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3719 E. 2023/7477 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · keşif · ticaret unvanı · hak düşürücü süre · marka hakkına tecavüz · hukuki yarar · ticaret sicili · terkin · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz kararda… inin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 74" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olmadığı, ancak davacı tarafça sunulan fotoğraf ile davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan ve keşif sırasında çekilen fotoğrafların aynı fotoğraflar olduğu, davalının sunduğu fotoğrafta ve keşif sırasında çekilen fotoğrafta tabelada "BİZİM" ibaresinin yazılı olduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğunun belli olduğu, ayrıca davalı vekilinin 10.01.2019 tarihli dilekçesinde, davacı vekilinin sunduğu fotoğrafların dava tarihinden 6 ay veya bir yıl önce çekilen fotoğraflar olduğunu beyan ettiği, "BİZİM BAKKAL" ibaresini davalının dava açılmadan önce sildirdiğini belirttiği, bu nedenle davalının "BİZİM BAKKAL" yazılı tabelayı kullandığının anlaşıldığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ticaret unvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığından, ticaret sicilinden «ticaret unvanının terkini» talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/12 Talimat sayılı dosyasında alınan 19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda; «keşif» sırasında temin edilen fotoğraflarla davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın tabeladan silinmişse de okunur olduğu, davalı tarafından işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL-74 ŞEYİHOĞLU GIDA Her Zaman Yanınızda...” ibaresinin yazılı olduğu, işletme unvanında kullanılmadığının tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince alınan 25.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda; "talimat bilirkişi raporunda, davalının işletme tabelasında “BİZİM” ibaresinin silinmeye çalışılmasına rağmen ilgili ibarenin halen okunabildiğinin belirtildiği, fakat ilgili fotoğraflar incelendiğinde, işletme tabelasından “BİZİM” ibaresinin okunaklı olmadığının görüldüğü, ancak davacının bila tarihli dilekçesinin ekindeki fotoğraftan, tabela üzerinde “BİZİM” ibaresine yer verildiğinin açıkça anlaşıldığı, davacı tarafça, davalının “BİZİM” ibaresini işletme tabelasında kullandığına dair dosyaya sunulan fotoğrafa itibar edilmesi halinde, davalının bu kullanımının, davacının 35. sınıfta tescilli 2016/87129, 2016/38741, 2015/24697, 2010/61129, 2007/18416 no.lu “BİZİM” esas unsurlu markaları arasında ilişkilendirme ihtimali «dahil» karıştırılma ihtimali bulunduğu, bu nedenle somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 29 ve 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca «marka hakkına tecavüzün» koşullarının ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 ... maddesi uyarınca «haksız rekabetin» şartlarının da oluştuğunun söylenebileceği, “BİZİM” markasının T/02499 no.su ile dava dışı Besler Gıda ve Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tanınmış marka olarak kayıtlı olduğunun tespit edildiği, mevcut durum itibariyle, «husumetin» Besler Gıda ve Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne yöneltilmediği bir davada davacının tanınmış marka iddiasının incelenemeyeceği yönünde görüş bildirildiği, davacı adına 35. sınıfta "BİZİM" ibareli markaların tescilli olduğu anlaşıldığından bu ibarenin dava dışı şirkete ait olduğu yönündeki «istinaf sebebinin» yerinde görülmediği, davalı tarafça talimat raporunda sunulan fotoğraftan sonra BİZİM ibaresinin üzeri boyanarak tabeladan silindiği, bilirkişinin bu ibarenin okunabildiğine dair kanaatinin, fotoğraflarda bu ibarenin okunamadığı gözlemlenmekle, benimsenmediği, ancak davalı tarafça davadan önce bu ibarenin tabeladan kaldırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edilmekle markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitinin yerinde olduğu, davalı tarafın BİZİM ibaresinin yanına getirdiği, BAKKAL-74 Her Zaman Yanınızda...ŞEYİHOĞLU GIDA ibarelerinin markasal kullanıma farklılık katmadığı, markasal kullanımda asıl unsurun "BİZİM BAKKAL" ibaresi olup, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında «iltibas» tehlikesi bulunduğu dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve menine karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan BİZİM ibaresinin silindiği anlaşıldığından tabeladaki markasal kullanımın ref'i talebi konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalı tabeladaki markasal kullanımına «son» verdiğinden hükmün ilanında davacı tarafın «hukuki yararı» kalmadığından «ilan» talebi hakkında da karar verilmesine yer olmadığına, diğer taleplerin de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında, BİZİM ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan «terkini» talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, buna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini …
… İM BAKKAL" ibareli tabelayı kullandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalının, «marka hakkına tecavüz» oluşturan tabeladan "BİZİM" ibaresini okunmayacak şekilde sildiği, davacının ref talebinin konusuz kaldığı, tabeladaki markasal kullanıma «son» verildiğinden hükmün ilanında davacının «hukuki yararının» kalmadığı, davalı tarafça davadan önce bu ibarenin tabeladan kaldırıldığının ispatlanamadığı, davalının «ticaret unvanı» kullanımının olmadığı gerekçesiyle yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… inin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 78" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin bulunduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğu, iş yerindeki fiyat broşürü ve poşet üzerinde de "BİZİM" ibaresinin kullanıldığı, ancak "İ" harfi yerine dans eden insan figürü koyulduğu, bu değişikliğin markaların benzerliğini ortadan kaldırmadığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, hükmün «ilanına» ve davalının ticaret unvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığı anlaşıldığından, ticaret sicilinden «ticaret unvanının terkini» talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve «ticaret unvanının terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
… yanak yapılan ve tanınmış olduğu iddia edilen "Bizim" ibareli markanın davacıya değil dava dışı bir firmaya ait olduğunu, bu nedenle davacının iş bu dava bakımından «aktif husumeti» bulunmadığı gibi «hukuki yararı» da bulunmadığını, dava dilekçesiyle, davalının "Bizim Bakkal" ibaresini «ticaret unvanı» olarak kullandığının tespiti halinde bu ibarenin ticaret unvanından terkininin talep edildiği, davacının aleni olan «ticaret sicili» kayıtlarını inceleyerek dava açması gerekirken bu «şekilde şarta» bağlı bir dava açmasının doğru olmadığını, müvekkilinin sözü geçen ibareyi ticaret unvanı olarak kullanmadığı sabit olduğunu göre bu talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, oysa Mahkemece yazılı olduğu şekilde karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde hüküm tesis edildiğini, davacının davanın açıldığı tarih itibariyle müvekkilinin "Bizim Bakkal" ibaresini markasal olarak kullandığını ispat edemediğini, müvekkilinin davanın açıldığı tarihten önce bu ibareyi kullanmayı bıraktığını, davacı yanca sunulan görsellerin davanın açılmasından çok daha önce çekildiğini, esasen müvekkilinin "Bizim Bakkal" ibaresini kullanmaya devam ettiğinin kabulü halinde dahi söz kullanımın davacının markalarıyla «iltibas» yaratmayacak kadar farklı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:esnaf · şekil şartı · aktif husumet · tacir
Benzer bu kararda… yanak yapılan ve tanınmış olduğu iddia edilen "Bizim" ibareli markanın davacıya değil dava dışı bir firmaya ait olduğunu, bu nedenle davacının iş bu dava bakımından «aktif husumeti» bulunmadığı gibi «hukuki yararı» da bulunmadığını, dava dilekçesiyle, davalının "Bizim Bakkal" ibaresini «ticaret unvanı» olarak kullandığının tespiti halinde bu ibarenin ticaret unvanından terkininin talep edildiği, davacının aleni olan «ticaret sicili» kayıtlarını inceleyerek dava açması gerekirken bu «şekilde şarta» bağlı bir dava açmasının doğru olmadığını, müvekkilinin sözü geçen ibareyi ticaret unvanı olarak kullanmadığı sabit olduğunu göre bu talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, oysa Mahkemece yazılı olduğu şekilde karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde hüküm tesis edildiğini, davacının davanın açıldığı tarih itibariyle müvekkilinin "Bizim Bakkal" ibaresini markasal olarak kullandığını ispat edemediğini, müvekkilinin davanın açıldığı tarihten önce bu ibareyi kullanmayı bıraktığını, davacı yanca sunulan görsellerin davanın açılmasından çok daha önce çekildiğini, esasen müvekkilinin "Bizim Bakkal" ibaresini kullanmaya devam ettiğinin kabulü halinde dahi söz kullanımın davacının markalarıyla «iltibas» yaratmayacak kadar farklı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
… resini kapattığı, bu nedenle söz konusu ibarenin tabelada kullanımının refi talebinin konusuz kaldığı, bu hale göre İlk Derece Mahkemesince, bu talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi ve ürün fiyat afişi ve plastik poşetlere el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken davanın tamamıyla kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, bunun yanında, davalının «tacir» değil «esnaf» olduğu, "Bizim" ibaresini vergi levhasında işletme adı olarak kullanmadığı, kasa fişinde markasal olarak kullandığı, «ticaret unvanı» kullanımının söz konusu olmadığı, bu hale göre, İlk Derece Mahkemesince, «ticaret unvanı terkini» talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, davalı işyeri tabelasındaki "Bizim" markasının kullanımına «son» verilmekle, ref talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ürün fiyat afişi ve plastik poşetlere el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, diğer ref taleplerinin reddine, ticaret unvanı terkini talebinin reddine ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
-
Markaya Tecavüzün Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3710 E. 2023/7776 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · hukuki menfaat · keşif · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm · terkin · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… inin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 74" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olmadığı, ancak davacı tarafça sunulan fotoğraf ile davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan ve keşif sırasında çekilen fotoğrafların aynı fotoğraflar olduğu, davalının sunduğu fotoğrafta ve keşif sırasında çekilen fotoğrafta tabelada "BİZİM" ibaresinin yazılı olduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğunun belli olduğu, ayrıca davalı vekilinin 10.01.2019 tarihli dilekçesinde, davacı vekilinin sunduğu fotoğrafların dava tarihinden 6 ay veya bir yıl önce çekilen fotoğraflar olduğunu beyan ettiği, "BİZİM BAKKAL" ibaresini davalının dava açılmadan önce sildirdiğini belirttiği, bu nedenle davalının "BİZİM BAKKAL" yazılı tabelayı kullandığının anlaşıldığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ticaret unvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığından, ticaret sicilinden «ticaret unvanının terkini» talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/12 Talimat sayılı dosyasında alınan 19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda; «keşif» sırasında temin edilen fotoğraflarla davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın tabeladan silinmişse de okunur olduğu, davalı tarafından işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL-74 ŞEYİHOĞLU GIDA Her Zaman Yanınızda...” ibaresinin yazılı olduğu, işletme unvanında kullanılmadığının tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince alınan 25.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda; "talimat bilirkişi raporunda, davalının işletme tabelasında “BİZİM” ibaresinin silinmeye çalışılmasına rağmen ilgili ibarenin halen okunabildiğinin belirtildiği, fakat ilgili fotoğraflar incelendiğinde, işletme tabelasından “BİZİM” ibaresinin okunaklı olmadığının görüldüğü, ancak davacının bila tarihli dilekçesinin ekindeki fotoğraftan, tabela üzerinde “BİZİM” ibaresine yer verildiğinin açıkça anlaşıldığı, davacı tarafça, davalının “BİZİM” ibaresini işletme tabelasında kullandığına dair dosyaya sunulan fotoğrafa itibar edilmesi halinde, davalının bu kullanımının, davacının 35. sınıfta tescilli 2016/87129, 2016/38741, 2015/24697, 2010/61129, 2007/18416 no.lu “BİZİM” esas unsurlu markaları arasında ilişkilendirme ihtimali «dahil» karıştırılma ihtimali bulunduğu, bu nedenle somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 29 ve 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca «marka hakkına tecavüzün» koşullarının ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 ... maddesi uyarınca «haksız rekabetin» şartlarının da oluştuğunun söylenebileceği, “BİZİM” markasının T/02499 no.su ile dava dışı Besler Gıda ve Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tanınmış marka olarak kayıtlı olduğunun tespit edildiği, mevcut durum itibariyle, «husumetin» Besler Gıda ve Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne yöneltilmediği bir davada davacının tanınmış marka iddiasının incelenemeyeceği yönünde görüş bildirildiği, davacı adına 35. sınıfta "BİZİM" ibareli markaların tescilli olduğu anlaşıldığından bu ibarenin dava dışı şirkete ait olduğu yönündeki «istinaf sebebinin» yerinde görülmediği, davalı tarafça talimat raporunda sunulan fotoğraftan sonra BİZİM ibaresinin üzeri boyanarak tabeladan silindiği, bilirkişinin bu ibarenin okunabildiğine dair kanaatinin, fotoğraflarda bu ibarenin okunamadığı gözlemlenmekle, benimsenmediği, ancak davalı tarafça davadan önce bu ibarenin tabeladan kaldırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edilmekle markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitinin yerinde olduğu, davalı tarafın BİZİM ibaresinin yanına getirdiği, BAKKAL-74 Her Zaman Yanınızda...ŞEYİHOĞLU GIDA ibarelerinin markasal kullanıma farklılık katmadığı, markasal kullanımda asıl unsurun "BİZİM BAKKAL" ibaresi olup, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında «iltibas» tehlikesi bulunduğu dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve menine karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan BİZİM ibaresinin silindiği anlaşıldığından tabeladaki markasal kullanımın ref'i talebi konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalı tabeladaki markasal kullanımına «son» verdiğinden hükmün ilanında davacı tarafın «hukuki yararı» kalmadığından «ilan» talebi hakkında da karar verilmesine yer olmadığına, diğer taleplerin de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında, BİZİM ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan «terkini» talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, buna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini …
A.Ş adına kayıtlı olduğunu, davacının davayı açmakta «hukuki menfaatinin» olmadığını, markanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi, davacı markasının BİZİM ibareli olduğunu, müvekkilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan Ticaret Sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, davanın açıldığı tarihte müvekkillerin tabelada veya «iltibas» yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyasında marka vekili bilirkişi tarafından "..davalı tarafından işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL-74 ŞEYİHOĞLU GIDA Her Zaman Yanınızda...” ibaresinin yazılı olduğu, işletme unvanında kullanılmadığının...." tespit edildiğini, 31.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda da, davacı markasının zayıf marka olduğu ve ... değişikliklerin dahi karıştırılma ihtimalini bertaraf edebileceği, "BİZİM BAKKAL" şeklindeki markasal kullanımın davacı adına tescilli "BİZİM" esas unsurlu marka haklarıyla karışıklığa yol açmayacağının tespit edildiğini, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada BİZİM ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, "BİZİM" ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, «makul süre» içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, müvekkili BAKKAL ibaresinin önünde BİZİM ibaresini kullanıyor olsa dahi her iki marka arasında «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» söz konusu olmayacağını, "BİZİM" ibaresinin ... başına ne tabelalarda ne de işletme unvanında kullanılmadığını, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, «ayırt ediciliği» zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüy …
Benzer bu kararda… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 52" ibaresinin işletme adı ve markasal olarak kullanıldığı, «keşif» sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olmadığı tespit edilmişse de, davacının sunduğu fotoğrafta "BİZİM" ibaresinin yer aldığı kısmın boyanarak kapatıldığının açıkça görüldüğü, ayrıca iş yerinde bulunan fiyat broşüründe "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığı, ancak "İ" harfleri yerine dans eden insan figürlerinin yer aldığı, bu durumun markalar arasındaki «iltibas» ihtimalini ortadan kaldırmaya yetmediği, işitsel ve anlamsal olarak markaların aynı olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, marka benzerliğinin hukuki nitelik taşıması nedeniyle mahkemece değerlendirme yapılabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini iş yeri tabelasında, ürünler üzerinde ve iş evrakında markasal olarak kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, kararın «ilanına», davalının ticaret unvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığı anlaşıldığından, ticaret sicilinden «ticaret unvanının terkini» talebiyle ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, «ticaret unvanının terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, unvan terkini talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, «ticaret unvanının terkini» istemlerine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık · fatura · ibraz
Benzer bu kararda… yat broşüründe “B Z M BAKKAL” ibaresinin ve dans eden insan figürlerinin kullanıldığının tespit edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan ve daha sonra renkli görseli «ibraz» edilen fotoğraflardan dava tarihinde davalının tabelada “BİZİM BAKKAL” ibaresini kullandığı, daha sonra “BİZİM” ibaresini tabeladan sildiği, davalının davadan önce bu ibareyi kaldırdığını ispatlayamadığı, bilirkişi raporundaki “BİZİM” ibaresinin zayıf marka olduğuna yönelik tespitin isabetli olmadığı, davalının ürün fiyat broşürlerindeki “BİZİM” ibaresi yazılırken (İ) harfi yerine dans eden insan figürü koymasının markasal kullanıma farklılık katmadığı, «iltibas» tehlikesi bulunduğu, Mahkemece davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesi, hükmün devamında reklam broşür gibi tanıtım evrakları dışında kullanım bulunmadığı halde, tabela, ambalaj, afiş, «fatura» vb ticari evraklara el konularak imhasına karar verilmesinin yerinde görülmediği, öte yandan davalının ticaret unvanında “BİZİM” ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan «terkini» talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği, davalının dava tarihinden önce tabelasında “BİZİM” ibaresini “BİZİM BAKKAL” şeklinde markasal kullandığı, ancak dava açıldıktan sonra tabeladan “BİZİM” ibaresini kaldırdığı, ref talebinin konusuz kaldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının davacıya ait “BİZİM” esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan “BİZİM” ibaresini işyeri tabelasında ve ürün fiyat broşürlerinde kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalı tarafça davacıya ait markaların esas unsuru olan “BİZİM” ibaresinin ürün fiyat broşürlerindeki kullanımının önlenmesine, broşürlere el konularak tecavüzün ve haksız rekabetin ref'ine karar verilmesine, hüküm özetinin «ilanına», davalının iş yeri tabelasındaki kullanımını kaldırdığı anlaşılmakla, tabelaya yönelik ref talebi konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalının ticaret ünvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığı anlaşıldığından, bu kısma yönelik davanın ve davacı tarafın sair taleplerinin reddine karar verilmiştir …
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; “BİZİM” markasının dava dışı firma adına tescilli olduğunu, davacının dava açmakta «hukuki menfaatinin» bulunmadığını, “BİZİM” değil “BİZİM BAKKAL” ibaresinin önlenmesini talep ettiğinden «taleple bağlılık» gereği “BİZİM” ibaresinin men’ini talep etmiş gibi değerlendirme yapılamayacağını, dava tarihi itibariyle müvekkilinin tabelasında «iltibas» oluşturabilecek şekilde “BİZİM” ibaresini kullandığının ispatlanamadığını, dava tarihinden 6 ay, 1 yıl öncesine dayanan fotoğrafların sunulduğunu, müvekkilinin “BİZİM” ibaresini dava tarihi itibariyle kullanmadığını, keşifte de bu hususun belirlendiğini, horon figürlü “B Z M BAKKAL” ibaresinin iltibasını kabul etmediklerini, müvekkilinin iltibas teşkil etmeyecek tarzda başkalaştırarak kullandığını, «ayırt ediciliği» zayıf markayı seçenin sonuçlarına tahammül etmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabetin tespiti ve men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3408 E. 2023/7139 K.
Ortak:istinaf sebebi · makul süre · keşif · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kâr dağıtımı · ortalama tüketici · terkin · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2018/12 Talimat sayılı dosyasında alınan 19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda; «keşif» sırasında temin edilen fotoğraflarla davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın tabeladan silinmişse de okunur olduğu, davalı tarafından işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL-74 ŞEYİHOĞLU GIDA Her Zaman Yanınızda...” ibaresinin yazılı olduğu, işletme unvanında kullanılmadığının tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince alınan 25.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda; "talimat bilirkişi raporunda, davalının işletme tabelasında “BİZİM” ibaresinin silinmeye çalışılmasına rağmen ilgili ibarenin halen okunabildiğinin belirtildiği, fakat ilgili fotoğraflar incelendiğinde, işletme tabelasından “BİZİM” ibaresinin okunaklı olmadığının görüldüğü, ancak davacının bila tarihli dilekçesinin ekindeki fotoğraftan, tabela üzerinde “BİZİM” ibaresine yer verildiğinin açıkça anlaşıldığı, davacı tarafça, davalının “BİZİM” ibaresini işletme tabelasında kullandığına dair dosyaya sunulan fotoğrafa itibar edilmesi halinde, davalının bu kullanımının, davacının 35. sınıfta tescilli 2016/87129, 2016/38741, 2015/24697, 2010/61129, 2007/18416 no.lu “BİZİM” esas unsurlu markaları arasında ilişkilendirme ihtimali «dahil» karıştırılma ihtimali bulunduğu, bu nedenle somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 29 ve 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca «marka hakkına tecavüzün» koşullarının ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 ... maddesi uyarınca «haksız rekabetin» şartlarının da oluştuğunun söylenebileceği, “BİZİM” markasının T/02499 no.su ile dava dışı Besler Gıda ve Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tanınmış marka olarak kayıtlı olduğunun tespit edildiği, mevcut durum itibariyle, «husumetin» Besler Gıda ve Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne yöneltilmediği bir davada davacının tanınmış marka iddiasının incelenemeyeceği yönünde görüş bildirildiği, davacı adına 35. sınıfta "BİZİM" ibareli markaların tescilli olduğu anlaşıldığından bu ibarenin dava dışı şirkete ait olduğu yönündeki «istinaf sebebinin» yerinde görülmediği, davalı tarafça talimat raporunda sunulan fotoğraftan sonra BİZİM ibaresinin üzeri boyanarak tabeladan silindiği, bilirkişinin bu ibarenin okunabildiğine dair kanaatinin, fotoğraflarda bu ibarenin okunamadığı gözlemlenmekle, benimsenmediği, ancak davalı tarafça davadan önce bu ibarenin tabeladan kaldırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edilmekle markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitinin yerinde olduğu, davalı tarafın BİZİM ibaresinin yanına getirdiği, BAKKAL-74 Her Zaman Yanınızda...ŞEYİHOĞLU GIDA ibarelerinin markasal kullanıma farklılık katmadığı, markasal kullanımda asıl unsurun "BİZİM BAKKAL" ibaresi olup, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında «iltibas» tehlikesi bulunduğu dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve menine karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan BİZİM ibaresinin silindiği anlaşıldığından tabeladaki markasal kullanımın ref'i talebi konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalı tabeladaki markasal kullanımına «son» verdiğinden hükmün ilanında davacı tarafın «hukuki yararı» kalmadığından «ilan» talebi hakkında da karar verilmesine yer olmadığına, diğer taleplerin de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında, BİZİM ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan «terkini» talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, buna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini …
… inin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 74" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olmadığı, ancak davacı tarafça sunulan fotoğraf ile davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan ve keşif sırasında çekilen fotoğrafların aynı fotoğraflar olduğu, davalının sunduğu fotoğrafta ve keşif sırasında çekilen fotoğrafta tabelada "BİZİM" ibaresinin yazılı olduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğunun belli olduğu, ayrıca davalı vekilinin 10.01.2019 tarihli dilekçesinde, davacı vekilinin sunduğu fotoğrafların dava tarihinden 6 ay veya bir yıl önce çekilen fotoğraflar olduğunu beyan ettiği, "BİZİM BAKKAL" ibaresini davalının dava açılmadan önce sildirdiğini belirttiği, bu nedenle davalının "BİZİM BAKKAL" yazılı tabelayı kullandığının anlaşıldığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ticaret unvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığından, ticaret sicilinden «ticaret unvanının terkini» talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
A.Ş adına kayıtlı olduğunu, davacının davayı açmakta «hukuki menfaatinin» olmadığını, markanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi, davacı markasının BİZİM ibareli olduğunu, müvekkilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan Ticaret Sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, davanın açıldığı tarihte müvekkillerin tabelada veya «iltibas» yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyasında marka vekili bilirkişi tarafından "..davalı tarafından işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL-74 ŞEYİHOĞLU GIDA Her Zaman Yanınızda...” ibaresinin yazılı olduğu, işletme unvanında kullanılmadığının...." tespit edildiğini, 31.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda da, davacı markasının zayıf marka olduğu ve ... değişikliklerin dahi karıştırılma ihtimalini bertaraf edebileceği, "BİZİM BAKKAL" şeklindeki markasal kullanımın davacı adına tescilli "BİZİM" esas unsurlu marka haklarıyla karışıklığa yol açmayacağının tespit edildiğini, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada BİZİM ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, "BİZİM" ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, «makul süre» içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, müvekkili BAKKAL ibaresinin önünde BİZİM ibaresini kullanıyor olsa dahi her iki marka arasında «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» söz konusu olmayacağını, "BİZİM" ibaresinin ... başına ne tabelalarda ne de işletme unvanında kullanılmadığını, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, «ayırt ediciliği» zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüy …
Benzer bu kararda… sinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 64" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olduğu, iş yerindeki poşet üzerinde de "BİZİM" ibaresinin kullanıldığı, ancak "İ" harfi yerine dans eden insan figürü koyulduğu, bu değişikliğin markaların benzerliğini ortadan kaldırmadığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtaydan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekesiyle davanın kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini iş yeri tabelasında, ürünleri üzerinde ve iş evrakında markasal olarak kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte «taşıyan» ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakın ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılan, reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konulmasına, «hükmün kesinleşmesinden» sonra imha edilmelerine karar verilmiştir.
… nın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi davacının markasının BİZİM ibaresi olduğunu ve BİZİM BAKKAL ibaresinin önlenmesini ve men edilmesini talep ettiğini, «taleple bağlılık» gereği BİZİM ibaresinin men'ine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, müvekkilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, bu ibare üzerinde hak ileri süremeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan Ticaret Sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, dosyada davanın açıldığı tarihte müvekkilinin tabelada veya «iltibas» yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan asla kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyası bilirkişisi marka vekilinin 04.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda hatalı olarak BİZİM ibaresinin değil BİZİM BAKKAL ibaresi ile kıyaslamak suretiyle tespit yapıldığını, davacının tabelalarının kırmızı zemin üzerine BİZİM TOPTAN şeklinde olduğunu, davalı tabelasının ise iltibas teşkil etmeyecek şekilde olduğunu,19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda "...«keşif» sırasında temin edilen fotoğraflarla davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın davalı tarafından işletme unvanında kullanılmadığı, işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL – 64 AL-MAR GIDA” ibaresinin yazılı olduğunun ve plastik poşet üzerinde "B Z M Bakkal" ibaresinin mevcut olduğu ve dans eden insan figürlerinin bulunduğunun tespit edildiğinin .." tespit ve değerlendirilmesinde bulunulduğunu, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada BİZİM ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, BİZİM ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, «makul süre» içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkillerinin BİZİM ibaresini hiçbir zaman tek başına kullanmadığını, İ harfi yerine horon tepen insan figürleri olduğu gibi devamında BAKKAL ibaresi ile birlikte kullandığını, bu durumun iltibas teşkil etmediğini, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, «ayırt ediciliği» zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak, yani normalde o markanın iltibas teşkil edebilecek benzerlerinin başkası tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğunu, araştırma yapılırken coğrafi etkilerin değerlendirme dışı bırakılamayacağını, Trabzon Büyükşehir sınırları içerisinde sadece bir adet davacı mağazası bulunduğunu ancak yüzlerce bakkal olduğunu, davacı şirket açısından tanınmışlığı olmayan bir markanın coğrafi işaretler ve dans eden insan figürleri ile tamamen farklı bir görüntü içeren görüntü ile iltibas yaratmasının da imkansız olduğunu, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüyor olsa dahi silmenin görünen ilişkiyi yok etmek anlamına geldiğinden iltibası yok edecek bir durum olduğunu, üstünü boyatarak silme halinde dahi, davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun müvekkilinin savunmalarını doğruladığını ileri sürerek davanın reddine, Mahkemenin taktirinde hataya düşmediği kabul edilirse, şartlı talep oluşturulamayacağından unvan «terkini» talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
… marka tescil kayıtlarından, davacı adına 35. sınıfta BİZİM ibareli markaların tescilli olduğu, BİZİM markasının dava dışı Besler Gıda şirketine ait olduğuna yönelik «istinaf sebebinin» yerinde görülmediği, davalının ise 35. sınıfta marketçilik hizmet sınıfında faaliyet gösterdiği konusunda ihtilaf bulunmadığı, Mahkemece alınan talimat raporunda davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın davalı tarafından işletme tabelasında kullanıldığı, işletme unvanında kullanılmadığı, işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL – 64 AL-MAR GIDA” ibaresinin yazılı olduğunun ve plastik poşet üzerinde "B Z M Bakkal" ibaresinin mevcut olduğu ve dans eden insan figürlerinin bulunduğu " tespit edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan ve daha sonra renkli görseli «ibraz» edilen fotoğraflardan ve talimat raporundan davalı tarafça tabelada "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullandığı, plastik poşetler üzerinde "B Z M Bakkal" ibaresini kullandığı, davalı tarafça poşetlerdeki BİZİM ibaresi yazılırken (İ) harfi yerine dans eden insan figürü konulmasının markasal kullanıma farklılık katmadığı, ibarenin BİZİM olarak okunduğu anlaşılmakla, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda da, markaya tecavüz ve haksız rekabet fiilinin gerçekleştiği kanaatine varıldığı, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında, «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu, tabela ve plastik poşetlerdeki markasal kullanımın önlenmesi, tabeladaki BİZİM ibaresinin silinerek veya üzerinin görünmeyecek şekilde boyanarak ve poşetlere el konularak tecavüzün ve haksız rekabetin ref'ine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece davanın tam kabulü ile, davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesi, hükmün devamında reklam broşür gibi tanıtım evrakları, ambalaj, afiş, «fatura» vb ticari evraklara el konularak imhasına karar verilmesi yerinde olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında BİZİM ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan «terkini» talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hükmün kesinleşmesi · taleple bağlılık · kanun yolu · usulden reddi · fatura · ibraz
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürelerin geçmiş olması hasebiyle davanın «usulden reddine» karar verilmesini, tabelalarında “Bizim” ibaresi bulunmadığı için açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, tabelalarında "Dükkan Sizin (bakkal amca logosu içinde)", "BAKKAL – 64", “her zaman yanınızda”, "ALMAR GIDA" yazdığını, davacının işbu davayı açmasında menfaati olmadığı gibi alakasız şekilde «kanun yolu» ile ticari hayatlarında ve güncel yaşamlarında huzursuzluk yarattığını, bu konudaki tazminat haklarını saklı tuttuklarını, açılan dava haksız ve hukuka aykırı oldu …
… marka tescil kayıtlarından, davacı adına 35. sınıfta BİZİM ibareli markaların tescilli olduğu, BİZİM markasının dava dışı Besler Gıda şirketine ait olduğuna yönelik «istinaf sebebinin» yerinde görülmediği, davalının ise 35. sınıfta marketçilik hizmet sınıfında faaliyet gösterdiği konusunda ihtilaf bulunmadığı, Mahkemece alınan talimat raporunda davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın davalı tarafından işletme tabelasında kullanıldığı, işletme unvanında kullanılmadığı, işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL – 64 AL-MAR GIDA” ibaresinin yazılı olduğunun ve plastik poşet üzerinde "B Z M Bakkal" ibaresinin mevcut olduğu ve dans eden insan figürlerinin bulunduğu " tespit edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan ve daha sonra renkli görseli «ibraz» edilen fotoğraflardan ve talimat raporundan davalı tarafça tabelada "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullandığı, plastik poşetler üzerinde "B Z M Bakkal" ibaresini kullandığı, davalı tarafça poşetlerdeki BİZİM ibaresi yazılırken (İ) harfi yerine dans eden insan figürü konulmasının markasal kullanıma farklılık katmadığı, ibarenin BİZİM olarak okunduğu anlaşılmakla, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda da, markaya tecavüz ve haksız rekabet fiilinin gerçekleştiği kanaatine varıldığı, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında, «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu, tabela ve plastik poşetlerdeki markasal kullanımın önlenmesi, tabeladaki BİZİM ibaresinin silinerek veya üzerinin görünmeyecek şekilde boyanarak ve poşetlere el konularak tecavüzün ve haksız rekabetin ref'ine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece davanın tam kabulü ile, davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesi, hükmün devamında reklam broşür gibi tanıtım evrakları, ambalaj, afiş, «fatura» vb ticari evraklara el konularak imhasına karar verilmesi yerinde olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında BİZİM ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan «terkini» talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… sinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 64" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olduğu, iş yerindeki poşet üzerinde de "BİZİM" ibaresinin kullanıldığı, ancak "İ" harfi yerine dans eden insan figürü koyulduğu, bu değişikliğin markaların benzerliğini ortadan kaldırmadığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtaydan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekesiyle davanın kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini iş yeri tabelasında, ürünleri üzerinde ve iş evrakında markasal olarak kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte «taşıyan» ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakın ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılan, reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konulmasına, «hükmün kesinleşmesinden» sonra imha edilmelerine karar verilmiştir.
… nın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi davacının markasının BİZİM ibaresi olduğunu ve BİZİM BAKKAL ibaresinin önlenmesini ve men edilmesini talep ettiğini, «taleple bağlılık» gereği BİZİM ibaresinin men'ine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, müvekkilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, bu ibare üzerinde hak ileri süremeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan Ticaret Sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, dosyada davanın açıldığı tarihte müvekkilinin tabelada veya «iltibas» yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan asla kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyası bilirkişisi marka vekilinin 04.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda hatalı olarak BİZİM ibaresinin değil BİZİM BAKKAL ibaresi ile kıyaslamak suretiyle tespit yapıldığını, davacının tabelalarının kırmızı zemin üzerine BİZİM TOPTAN şeklinde olduğunu, davalı tabelasının ise iltibas teşkil etmeyecek şekilde olduğunu,19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda "...«keşif» sırasında temin edilen fotoğraflarla davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın davalı tarafından işletme unvanında kullanılmadığı, işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL – 64 AL-MAR GIDA” ibaresinin yazılı olduğunun ve plastik poşet üzerinde "B Z M Bakkal" ibaresinin mevcut olduğu ve dans eden insan figürlerinin bulunduğunun tespit edildiğinin .." tespit ve değerlendirilmesinde bulunulduğunu, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada BİZİM ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, BİZİM ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, «makul süre» içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkillerinin BİZİM ibaresini hiçbir zaman tek başına kullanmadığını, İ harfi yerine horon tepen insan figürleri olduğu gibi devamında BAKKAL ibaresi ile birlikte kullandığını, bu durumun iltibas teşkil etmediğini, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, «ayırt ediciliği» zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak, yani normalde o markanın iltibas teşkil edebilecek benzerlerinin başkası tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğunu, araştırma yapılırken coğrafi etkilerin değerlendirme dışı bırakılamayacağını, Trabzon Büyükşehir sınırları içerisinde sadece bir adet davacı mağazası bulunduğunu ancak yüzlerce bakkal olduğunu, davacı şirket açısından tanınmışlığı olmayan bir markanın coğrafi işaretler ve dans eden insan figürleri ile tamamen farklı bir görüntü içeren görüntü ile iltibas yaratmasının da imkansız olduğunu, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüyor olsa dahi silmenin görünen ilişkiyi yok etmek anlamına geldiğinden iltibası yok edecek bir durum olduğunu, üstünü boyatarak silme halinde dahi, davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun müvekkilinin savunmalarını doğruladığını ileri sürerek davanın reddine, Mahkemenin taktirinde hataya düşmediği kabul edilirse, şartlı talep oluşturulamayacağından unvan «terkini» talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
-
Marka hakkı tecavüzü | Haksız rekabet | Ticaret unvanı terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3717 E. 2023/7733 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · keşif · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm · kâr dağıtımı · hukuki yarar · ticaret sicili · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2018/12 Talimat sayılı dosyasında alınan 19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda; «keşif» sırasında temin edilen fotoğraflarla davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın tabeladan silinmişse de okunur olduğu, davalı tarafından işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL-74 ŞEYİHOĞLU GIDA Her Zaman Yanınızda...” ibaresinin yazılı olduğu, işletme unvanında kullanılmadığının tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince alınan 25.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda; "talimat bilirkişi raporunda, davalının işletme tabelasında “BİZİM” ibaresinin silinmeye çalışılmasına rağmen ilgili ibarenin halen okunabildiğinin belirtildiği, fakat ilgili fotoğraflar incelendiğinde, işletme tabelasından “BİZİM” ibaresinin okunaklı olmadığının görüldüğü, ancak davacının bila tarihli dilekçesinin ekindeki fotoğraftan, tabela üzerinde “BİZİM” ibaresine yer verildiğinin açıkça anlaşıldığı, davacı tarafça, davalının “BİZİM” ibaresini işletme tabelasında kullandığına dair dosyaya sunulan fotoğrafa itibar edilmesi halinde, davalının bu kullanımının, davacının 35. sınıfta tescilli 2016/87129, 2016/38741, 2015/24697, 2010/61129, 2007/18416 no.lu “BİZİM” esas unsurlu markaları arasında ilişkilendirme ihtimali «dahil» karıştırılma ihtimali bulunduğu, bu nedenle somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 29 ve 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca «marka hakkına tecavüzün» koşullarının ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 ... maddesi uyarınca «haksız rekabetin» şartlarının da oluştuğunun söylenebileceği, “BİZİM” markasının T/02499 no.su ile dava dışı Besler Gıda ve Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tanınmış marka olarak kayıtlı olduğunun tespit edildiği, mevcut durum itibariyle, «husumetin» Besler Gıda ve Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne yöneltilmediği bir davada davacının tanınmış marka iddiasının incelenemeyeceği yönünde görüş bildirildiği, davacı adına 35. sınıfta "BİZİM" ibareli markaların tescilli olduğu anlaşıldığından bu ibarenin dava dışı şirkete ait olduğu yönündeki «istinaf sebebinin» yerinde görülmediği, davalı tarafça talimat raporunda sunulan fotoğraftan sonra BİZİM ibaresinin üzeri boyanarak tabeladan silindiği, bilirkişinin bu ibarenin okunabildiğine dair kanaatinin, fotoğraflarda bu ibarenin okunamadığı gözlemlenmekle, benimsenmediği, ancak davalı tarafça davadan önce bu ibarenin tabeladan kaldırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edilmekle markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitinin yerinde olduğu, davalı tarafın BİZİM ibaresinin yanına getirdiği, BAKKAL-74 Her Zaman Yanınızda...ŞEYİHOĞLU GIDA ibarelerinin markasal kullanıma farklılık katmadığı, markasal kullanımda asıl unsurun "BİZİM BAKKAL" ibaresi olup, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında «iltibas» tehlikesi bulunduğu dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve menine karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan BİZİM ibaresinin silindiği anlaşıldığından tabeladaki markasal kullanımın ref'i talebi konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalı tabeladaki markasal kullanımına «son» verdiğinden hükmün ilanında davacı tarafın «hukuki yararı» kalmadığından «ilan» talebi hakkında da karar verilmesine yer olmadığına, diğer taleplerin de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında, BİZİM ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan «terkini» talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, buna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini …
… inin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 74" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olmadığı, ancak davacı tarafça sunulan fotoğraf ile davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan ve keşif sırasında çekilen fotoğrafların aynı fotoğraflar olduğu, davalının sunduğu fotoğrafta ve keşif sırasında çekilen fotoğrafta tabelada "BİZİM" ibaresinin yazılı olduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğunun belli olduğu, ayrıca davalı vekilinin 10.01.2019 tarihli dilekçesinde, davacı vekilinin sunduğu fotoğrafların dava tarihinden 6 ay veya bir yıl önce çekilen fotoğraflar olduğunu beyan ettiği, "BİZİM BAKKAL" ibaresini davalının dava açılmadan önce sildirdiğini belirttiği, bu nedenle davalının "BİZİM BAKKAL" yazılı tabelayı kullandığının anlaşıldığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ticaret unvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığından, ticaret sicilinden «ticaret unvanının terkini» talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… İM BAKKAL" ibareli tabelayı kullandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalının, «marka hakkına tecavüz» oluşturan tabeladan "BİZİM" ibaresini okunmayacak şekilde sildiği, davacının ref talebinin konusuz kaldığı, tabeladaki markasal kullanıma «son» verildiğinden hükmün ilanında davacının «hukuki yararının» kalmadığı, davalı tarafça davadan önce bu ibarenin tabeladan kaldırıldığının ispatlanamadığı, davalının «ticaret unvanı» kullanımının olmadığı gerekçesiyle yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… e sayısı belirtilen kararı ile Trabzon'da faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 63" ibaresinin işletme adı ve markasal olarak kullanıldığı, «keşif» sırasında tabelada "BİZİM" ibaresinin silinmiş olduğunun tespit edildiği, davacı vekili ile davalı vekilinin sundukları davalının marka kullanımına ilişkin fotoğraflar incelendiğinde, her iki fotoğrafın da aynı tabelaya ait olduğu, davacıya ait "BİZİM" ibaresinin davalının iş yeri tabelasında aynen kullanıldığı, daha sonra üzeri boyanarak kapatıldığı, ayrıca davacı vekilinin davalıya ait iş yerinden aldığı satış fişinde de "BİZİM" ibaresinin yer aldığı, işitsel, anlamsal ve görsel olarak markaların aynı olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne davalının "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının sınıfları kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte kullanmasının bu ibareyi «taşıyan» ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, buldurulmasının, satışa arz etmek üzere depolanmasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb. hertürlü ticari evrakın ve bu dava sonucunda verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arzetmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb.hertürlü ticari evrakına el konulmasına ve esasa ilişkin «hükmün kesinleşmesine» müteakip «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle imhasına, hüküm özetinin ilanına, «ticaret unvanının terkini» talebi ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… belirtilen kararı ile davacının tescilli markasının tescil sınıfında davalının markasal olarak kullanımının tespit edildiği, bu durumda mahkemece markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporundaki "bizim" ibaresinin zayıf marka olduğuna yönelik tespit isabetli olmadığı, davalının "bizim" ibaresinin yanına getirdiği "bakkal-63 büyükliman gıda" ibarelerinin markasal kullanıma farklılık katmadığı, markasal kullanımda asıl unsurun "bizim bakkal" ibaresi olup markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında «iltibas» tehlikesi bulunduğu, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan bizim ibaresinin kapatılmaya çalışıldığı ancak tabelada halen görünür olduğu, işletme adı olarak da "bizim bakkal" ibaresinin kullanılmaya devam edildiği, bu halde tabeladaki ve işletme adındaki markasal kullanımın meni ve refine, diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın tam kabulü ile davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesi, hükmün devamında tabela dışında kullanım bulunmadığı halde, ambalaj, farklı tanıtım malzemesi ve basılı evrakın el konularak imhasına karar verilmesinin yerinde görülmediği, vergi levhasına göre davacının «tacir» değil «esnaf» olduğu, «ticaret sicilde» kayıtlı «ticaret unvanı» bulunmadığından mahkemece unvan «terkini» talebinin reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalının "bizim" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, davalının işyeri tabelasındaki "bizim" ibaresinin görünmeyecek şekilde kapatılarak tecavüzün ve haksız rekabetin refine, hüküm özetinin «ilanına», «ticaret unvanı terkini» talebinin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, meni, refi ve «ticaret unvanının terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:esnaf · hükmün kesinleşmesi · kanun yolu · tacir · dosya masrafı
Benzer bu kararda… e sayısı belirtilen kararı ile Trabzon'da faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 63" ibaresinin işletme adı ve markasal olarak kullanıldığı, «keşif» sırasında tabelada "BİZİM" ibaresinin silinmiş olduğunun tespit edildiği, davacı vekili ile davalı vekilinin sundukları davalının marka kullanımına ilişkin fotoğraflar incelendiğinde, her iki fotoğrafın da aynı tabelaya ait olduğu, davacıya ait "BİZİM" ibaresinin davalının iş yeri tabelasında aynen kullanıldığı, daha sonra üzeri boyanarak kapatıldığı, ayrıca davacı vekilinin davalıya ait iş yerinden aldığı satış fişinde de "BİZİM" ibaresinin yer aldığı, işitsel, anlamsal ve görsel olarak markaların aynı olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne davalının "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının sınıfları kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte kullanmasının bu ibareyi «taşıyan» ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, buldurulmasının, satışa arz etmek üzere depolanmasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb. hertürlü ticari evrakın ve bu dava sonucunda verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arzetmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb.hertürlü ticari evrakına el konulmasına ve esasa ilişkin «hükmün kesinleşmesine» müteakip «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle imhasına, hüküm özetinin ilanına, «ticaret unvanının terkini» talebi ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… belirtilen kararı ile davacının tescilli markasının tescil sınıfında davalının markasal olarak kullanımının tespit edildiği, bu durumda mahkemece markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporundaki "bizim" ibaresinin zayıf marka olduğuna yönelik tespit isabetli olmadığı, davalının "bizim" ibaresinin yanına getirdiği "bakkal-63 büyükliman gıda" ibarelerinin markasal kullanıma farklılık katmadığı, markasal kullanımda asıl unsurun "bizim bakkal" ibaresi olup markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında «iltibas» tehlikesi bulunduğu, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan bizim ibaresinin kapatılmaya çalışıldığı ancak tabelada halen görünür olduğu, işletme adı olarak da "bizim bakkal" ibaresinin kullanılmaya devam edildiği, bu halde tabeladaki ve işletme adındaki markasal kullanımın meni ve refine, diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın tam kabulü ile davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesi, hükmün devamında tabela dışında kullanım bulunmadığı halde, ambalaj, farklı tanıtım malzemesi ve basılı evrakın el konularak imhasına karar verilmesinin yerinde görülmediği, vergi levhasına göre davacının «tacir» değil «esnaf» olduğu, «ticaret sicilde» kayıtlı «ticaret unvanı» bulunmadığından mahkemece unvan «terkini» talebinin reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalının "bizim" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, davalının işyeri tabelasındaki "bizim" ibaresinin görünmeyecek şekilde kapatılarak tecavüzün ve haksız rekabetin refine, hüküm özetinin «ilanına», «ticaret unvanı terkini» talebinin reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava açmak için hak düşürücü sürelerin geçtiğini, tabelada "bizim" ibaresinin yer almadığını, tabelada "Dükkan Sizin (bakkal amca logosu içinde) bakkal-63 her zaman yanınızda büyükliman gıda" yazdığını, davacının işbu davayı açmasında menfaati bulunmadığını, «kanun yolu» ile ticari hayatlarında ve güncel yaşamlarında huzursuzluk yarattığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3401 E. , 2023/7256 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/441 Esas, 2022/446 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/537 E., 2019/278 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ve sonuçlarının ortadan kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin toptan satış mağazacılığı alanında köklü bir firma olduğunu, müvekkilinin 35.sınıf dahil olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, Türkiye'de tanınmış marka hale geldiğini, davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle müvekkili firmanın marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, Trabzon ili ve bağlı ilçelerinde işletmelere numara vermek suretiyle "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığını, bu durumun fark edilmesi üzerine iş bu markayı kullanan üç işletmeye karşı ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/231, 2012/232 ve 2012/233 sayılı dosyaları ile açılan davaların müvekkili lehine sonuçlanarak derecattan geçerek kesinleşip 2016 yılında infaz edildiğini, ancak kesinleşen yargı kararlarına rağmen "BİZİM" markasının kullanılmasına halen devam edildiğini belirterek ileri sürerek, davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden ...
başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markalar altında ürün üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, dağıtımını yapmasının, satışa arz etmesinin, ithal ya da ihraç etmesinin, elde bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının marka tecavüzü ve haksız rekabet olduğunun tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, ilgili ürünlerin imhasına, kararın ilanına, kullanımın ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, hak düşürücü sürenin geçtiğini, kullandıkları tabelada "BİZİM" ibaresinin yer almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde keşif sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 74" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olmadığı, ancak davacı tarafça sunulan fotoğraf ile davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan ve keşif sırasında çekilen fotoğrafların aynı fotoğraflar olduğu, davalının sunduğu fotoğrafta ve keşif sırasında çekilen fotoğrafta tabelada "BİZİM" ibaresinin yazılı olduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğunun belli olduğu, ayrıca davalı vekilinin 10.01.2019 tarihli dilekçesinde, davacı vekilinin sunduğu fotoğrafların dava tarihinden 6 ay veya bir yıl önce çekilen fotoğraflar olduğunu beyan ettiği, "BİZİM BAKKAL" ibaresini davalının dava açılmadan önce sildirdiğini belirttiği, bu nedenle davalının "BİZİM BAKKAL" yazılı tabelayı kullandığının anlaşıldığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35.
sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa dahil hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davalının tescilli ticaret unvanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ticaret unvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığından, ticaret sicilinden ticaret unvanının terkini talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ... markasını kendisine ait tanınmış marka olduğunu ileri sürmüşse de, BİZİM markasının dava dışı Besler Gıda ve Kimya San. ve Tic. A.Ş adına kayıtlı olduğunu, davacının davayı açmakta hukuki menfaatinin olmadığını, markanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi, davacı markasının BİZİM ibareli olduğunu, müvekkilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan Ticaret Sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, davanın açıldığı tarihte müvekkillerin tabelada veya iltibas yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyasında marka vekili bilirkişi tarafından "..davalı tarafından işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL-74 ŞEYİHOĞLU GIDA Her Zaman Yanınızda...” ibaresinin yazılı olduğu, işletme unvanında kullanılmadığının...." tespit edildiğini, 31.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda da, davacı markasının zayıf marka olduğu ve ...
değişikliklerin dahi karıştırılma ihtimalini bertaraf edebileceği, "BİZİM BAKKAL" şeklindeki markasal kullanımın davacı adına tescilli "BİZİM" esas unsurlu marka haklarıyla karışıklığa yol açmayacağının tespit edildiğini, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada BİZİM ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, "BİZİM" ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, makul süre içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, müvekkili BAKKAL ibaresinin önünde BİZİM ibaresini kullanıyor olsa dahi her iki marka arasında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin söz konusu olmayacağını, "BİZİM" ibaresinin ... başına ne tabelalarda ne de işletme unvanında kullanılmadığını, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, ayırt ediciliği zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüyor olsa dahi silmenin görünen ilişkiyi yok etmek anlamına geldiğinden iltibası yok edecek bir durum olduğunu, üstünü boyatarak silme halinde dahi davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/12 Talimat sayılı dosyasında alınan 19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda; keşif sırasında temin edilen fotoğraflarla davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın tabeladan silinmişse de okunur olduğu, davalı tarafından işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL-74 ŞEYİHOĞLU GIDA Her Zaman Yanınızda...” ibaresinin yazılı olduğu, işletme unvanında kullanılmadığının tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince alınan 25.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda; "talimat bilirkişi raporunda, davalının işletme tabelasında “BİZİM” ibaresinin silinmeye çalışılmasına rağmen ilgili ibarenin halen okunabildiğinin belirtildiği, fakat ilgili fotoğraflar incelendiğinde, işletme tabelasından “BİZİM” ibaresinin okunaklı olmadığının görüldüğü, ancak davacının bila tarihli dilekçesinin ekindeki fotoğraftan, tabela üzerinde “BİZİM” ibaresine yer verildiğinin açıkça anlaşıldığı, davacı tarafça, davalının “BİZİM” ibaresini işletme tabelasında kullandığına dair dosyaya sunulan fotoğrafa itibar edilmesi halinde, davalının bu kullanımının, davacının 35.
sınıfta tescilli 2016/87129, 2016/38741, 2015/24697, 2010/61129, 2007/18416 no.lu “BİZİM” esas unsurlu markaları arasında ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, bu nedenle somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 29 ve 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca marka hakkına tecavüzün koşullarının ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 ... maddesi uyarınca haksız rekabetin şartlarının da oluştuğunun söylenebileceği, “BİZİM” markasının T/02499 no.su ile dava dışı Besler Gıda ve Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tanınmış marka olarak kayıtlı olduğunun tespit edildiği, mevcut durum itibariyle, husumetin Besler Gıda ve Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne yöneltilmediği bir davada davacının tanınmış marka iddiasının incelenemeyeceği yönünde görüş bildirildiği, davacı adına 35.
sınıfta "BİZİM" ibareli markaların tescilli olduğu anlaşıldığından bu ibarenin dava dışı şirkete ait olduğu yönündeki istinaf sebebinin yerinde görülmediği, davalı tarafça talimat raporunda sunulan fotoğraftan sonra BİZİM ibaresinin üzeri boyanarak tabeladan silindiği, bilirkişinin bu ibarenin okunabildiğine dair kanaatinin, fotoğraflarda bu ibarenin okunamadığı gözlemlenmekle, benimsenmediği, ancak davalı tarafça davadan önce bu ibarenin tabeladan kaldırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edilmekle markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitinin yerinde olduğu, davalı tarafın BİZİM ibaresinin yanına getirdiği, BAKKAL-74 Her Zaman Yanınızda...ŞEYİHOĞLU GIDA ibarelerinin markasal kullanıma farklılık katmadığı, markasal kullanımda asıl unsurun "BİZİM BAKKAL" ibaresi olup, markanın hitap ettiği ortalama tüketici kitlesi gözönüne alındığında iltibas tehlikesi bulunduğu dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve menine karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan BİZİM ibaresinin silindiği anlaşıldığından tabeladaki markasal kullanımın ref'i talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı tabeladaki markasal kullanımına son verdiğinden hükmün ilanında davacı tarafın hukuki yararı kalmadığından ilan talebi hakkında da karar verilmesine yer olmadığına, diğer taleplerin de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında, BİZİM ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan terkini talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, buna göre;
davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, ref talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, hükmün ilanında davacı tarafın hukuki yararı kalmadığından ilan talebi hakkında da karar verilmesine yer olmadığına, davalının ticaret unvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığı anlaşıldığından, bu kısma yönelik davanın ve davacı tarafın sair taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının kendi tanınmış markası olduğunu iddia ettiği "BİZİM" markası dava dışı şirkete ait olduğundan, davacının davayı açmakta menfaatinin olmadığını, dava dilekçesinde davacı taleplerinin "BİZİM" değil "BİZİM BAKKAL" ibaresine yönelik olduğunu, ancak değerledirmenin "BİZİM" ibaresi üzerinden yapıldığını, davacının dava tarihinden 6 ay - 1 yıl öncesine dayanan fotoğrafları dava açarken kullandığını, dava tarihi itibarı ile yaptırılmış bir tespit olmadığını, tabelalardaki "BİZİM" ibaresinin dava tarihinden önce yok edildiğini, dava açıldığı tarihte müvekkilinin tabelalarda veya iltibas yaratacak şekilde "BİZİM" markasını kullandığına dair hiçbir delil olmadığını, dava tarihi itibarı ile tabelada ve ürünlerde "BİZİM" ibaresinin ...
başına kullanılmamış olduğunu, dava tarihinde de "BİZİM" ibaresinin üzerinin boyanarak kapatıldığını, taraf kullanımlarının görsel olarak farklı olduğunu, davacının iddiasını, davaya açmaya yakın makul süredeki delillerle ispat etmesi gerektiğini, davacı markasının tanınmış marka olmayıp, zayıf marka olduğu ve "BİZİM" ibaresinin de davalı tarafça ... başına kullanılmamış olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde karıştırılma ihtimali ve haksız rekabetten bahsedilemeyeceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı markasını ihtiva eden davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile buna yönelik fiillerin men'i, ref,i, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve ibarenin ticaret unvanından terkini talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 29 uncu maddesi,
3. 6102 sayılı Kanun'un 55 ... maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, davacı markasını ihtiva eden davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile buna yönelik fiillerin men'i, ref,i, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve ibarenin ticaret unvanından terkini talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, davalının "BİZİM BAKKAL" ibareli tabelayı kullandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalının, marka hakkına tecavüz oluşturan tabeladan "BİZİM" ibaresini okunmayacak şekilde sildiği, davacının ref talebinin konusuz kaldığı, tabeladaki markasal kullanıma son verildiğinden hükmün ilanında davacının hukuki yararının kalmadığı, davalı tarafça davadan önce bu ibarenin tabeladan kaldırıldığının ispatlanamadığı, davalının ticaret unvanı kullanımının olmadığı gerekçesiyle yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine karar verilmiştir.
Ancak dosya içeriğine göre davacı tarafça aynı mahiyette açılan davaların olduğu, bahse konu davalar sonucunda verilen kararlardan dolayı davalının, marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilen tabela kullanımına konu "BİZİM" ibaresini sildiği anlaşılmıştır. Bu tarihten sonra davalının halen "BİZİM" ibaresini kullandığı yönünde ispat yükü davacıda olup dava tarihi itibarı ile ve öncesinde davalının markayı kullandığı konusunda somut delil sunulmamıştır. Bu durumda davanın tümüyle reddi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990064000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz