Marka hakkı tecavüzü | Haksız rekabet | Ticaret unvanı terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3717 E. 2023/7733 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini↗ esnaf↗ hükmün kesinleşmesi↗ keşif↗ kanun yolu↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kâr dağıtımı↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ ortalama tüketici↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ terkin↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗ tacir↗ dosya masrafı↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/91 E., 2019/122 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ve ticaret unvanının terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin toptan satış mağazacılığı alanında köklü bir firma olduğunu ve ülke çapında 165 adet mağaza ile faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin 35. sınıf da dahil olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle müvekkili firmanın marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden tek başına yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, kararın ilanına, davalının ticaret sicilinde ticaret unvan kaydı bulunması halinde ticaret unvanının terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava açmak için hak düşürücü sürelerin geçtiğini, tabelada "bizim" ibaresinin yer almadığını, tabelada "Dükkan Sizin (bakkal amca logosu içinde) bakkal-63 her zaman yanınızda büyükliman gıda" yazdığını, davacının işbu davayı açmasında menfaati bulunmadığını, kanun yolu ile ticari hayatlarında ve güncel yaşamlarında huzursuzluk yarattığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Trabzon'da faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 63" ibaresinin işletme adı ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında tabelada "BİZİM" ibaresinin silinmiş olduğunun tespit edildiği, davacı vekili ile davalı vekilinin sundukları davalının marka kullanımına ilişkin fotoğraflar incelendiğinde, her iki fotoğrafın da aynı tabelaya ait olduğu, davacıya ait "BİZİM" ibaresinin davalının iş yeri tabelasında aynen kullanıldığı, daha sonra üzeri boyanarak kapatıldığı, ayrıca davacı vekilinin davalıya ait iş yerinden aldığı satış fişinde de "BİZİM" ibaresinin yer aldığı, işitsel, anlamsal ve görsel olarak markaların aynı olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa dahil hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davalının tescilli ticaret unvanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne davalının "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının sınıfları kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte kullanmasının bu ibareyi taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, buldurulmasının, satışa arz etmek üzere depolanmasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb. hertürlü ticari evrakın ve bu dava sonucunda verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, dağıtılan, satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arzetmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb.hertürlü ticari evrakına el konulmasına ve esasa ilişkin hükmün kesinleşmesine müteakip masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına, hüküm özetinin ilanına, ticaret unvanının terkini talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının "bizim" markasının kendisine ait tanınmış marka olduğunu ileri sürdüğünü oysa bu markanın TÜRKPATENT başka bir şirket adına kayıtlı olduğunu, davacının davayı açmakta menfaati bulunmadığını, davacı markasının "bizim" ibaresinden oluştuğunu, bu nedenle müvekkilinin "bizim bakkal" ibaresini kullanmasını önleyemeyeceğini, davanın açıldığı tarihte müvekkillerin tabelada veya iltibas yaratacak başka şekilde bizim markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan asla kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, bilirkişi raporunda, davacı markasının zayıf marka olduğu ve küçük değişikliklerin dahi karıştırılma ihtimalini bertaraf edebileceği, "BİZİM BAKKAL" şeklindeki markasal kullanımın davacı adına tescilli "BİZİM" esas unsurlu marka haklarıyla karışıklığa yol açmayacağının tespit edildiğini, kabul anlamına gelememekle birlikte müvekkillerinin BAKKAL ibaresinin önünde BİZİM ibaresini kullanıyor olsa dahi her iki marka arasında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin varlığının söz konusu olmayacağını, "bizim" ibaresi tek başına ne tabelalarda ne de işletme unvanında kullanılmadığından iltibas teşkil etmeyeceğini, müvekkilinin kullanımında "bakkalım" ibaresinin vurucu unsur olduğunu, ayırt ediciliği zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu, alttan hafif görünüyor olsa dahi silmenin görünen ilişkiyi yok etmek anlamına geldiğinden iltibası yok edecek bir durum olduğunu, unvan terkini talebinin reddi yerine karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tescilli markasının tescil sınıfında davalının markasal olarak kullanımının tespit edildiği, bu durumda mahkemece markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitinin yerinde olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporundaki "bizim" ibaresinin zayıf marka olduğuna yönelik tespit isabetli olmadığı, davalının "bizim" ibaresinin yanına getirdiği "bakkal-63 büyükliman gıda" ibarelerinin markasal kullanıma farklılık katmadığı, markasal kullanımda asıl unsurun "bizim bakkal" ibaresi olup markanın hitap ettiği ortalama tüketici kitlesi gözönüne alındığında iltibas tehlikesi bulunduğu, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan bizim ibaresinin kapatılmaya çalışıldığı ancak tabelada halen görünür olduğu, işletme adı olarak da "bizim bakkal" ibaresinin kullanılmaya devam edildiği, bu halde tabeladaki ve işletme adındaki markasal kullanımın meni ve refine, diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın tam kabulü ile davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesi, hükmün devamında tabela dışında kullanım bulunmadığı halde, ambalaj, farklı tanıtım malzemesi ve basılı evrakın el konularak imhasına karar verilmesinin yerinde görülmediği, vergi levhasına göre davacının tacir değil esnaf olduğu, ticaret sicilde kayıtlı ticaret unvanı bulunmadığından mahkemece unvan terkini talebinin reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalının "bizim" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, davalının işyeri tabelasındaki "bizim" ibaresinin görünmeyecek şekilde kapatılarak tecavüzün ve haksız rekabetin refine, hüküm özetinin ilanına, ticaret unvanı terkini talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ticaret unvanının terkini isteminin reddine dair mahkeme kararının temyiz edildiğini, davalının vergi levhasında bizim bakkal ibaresini ticaret unvanı olarak kullandığının sabit olduğunu belirterek kararın bu yönden bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; "bizim" ibaresinin davacının tanınmış markası olmadığını, bizim bakkal ibaresi üzerinde resmi olarak hakkı bulunmadığını, dava tarihinde "bizim" ibaresinin müvekkilince kullanıldığının davacı tarafça ispatlanamadığını, davacının ""bakkalım" ibaresi ile birlikte kullanımı olduğunu, bilirkişilerce müvekkilinin kullanımının iltibasa yol açmayacağının tespit edildiğini, davacı markasının zayıf bir ibare olduğunu, müvekkilinin bizim ibaresini hiç bir zaman tek başına kullanmadığını, müvekkilinin bizim ibaresini dava açılmadan önce tabeladan sildirdiğini, dolayısıyla davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı adına tescilli "BİZİM" esas unsurlu markaların davalı tarafından aynı hizmet ve mal sınıfında iltibas oluşturacak şekilde kullanıldığı iddiası ile açılan markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 29 uncu maddesi,
3.6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 55 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hakkı tecavüzü | Haksız rekabet | Ticaret unvanı terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3718 E. 2023/7734 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · hükmün kesinleşmesi · keşif · kanun yolu · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm · kâr dağıtımı · dava şartı · hak düşürücü süre · Marka hakkı tecavüzü | Haksız rekabet | Ticaret unvanı terkini
İncelediğiniz kararda… e sayısı belirtilen kararı ile Trabzon'da faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 63" ibaresinin işletme adı ve markasal olarak kullanıldığı, «keşif» sırasında tabelada "BİZİM" ibaresinin silinmiş olduğunun tespit edildiği, davacı vekili ile davalı vekilinin sundukları davalının marka kullanımına ilişkin fotoğraflar incelendiğinde, her iki fotoğrafın da aynı tabelaya ait olduğu, davacıya ait "BİZİM" ibaresinin davalının iş yeri tabelasında aynen kullanıldığı, daha sonra üzeri boyanarak kapatıldığı, ayrıca davacı vekilinin davalıya ait iş yerinden aldığı satış fişinde de "BİZİM" ibaresinin yer aldığı, işitsel, anlamsal ve görsel olarak markaların aynı olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne davalının "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının sınıfları kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte kullanmasının bu ibareyi «taşıyan» ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, buldurulmasının, satışa arz etmek üzere depolanmasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb. hertürlü ticari evrakın ve bu dava sonucunda verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arzetmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb.hertürlü ticari evrakına el konulmasına ve esasa ilişkin «hükmün kesinleşmesine» müteakip «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle imhasına, hüküm özetinin ilanına, «ticaret unvanının terkini» talebi ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… belirtilen kararı ile davacının tescilli markasının tescil sınıfında davalının markasal olarak kullanımının tespit edildiği, bu durumda mahkemece markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporundaki "bizim" ibaresinin zayıf marka olduğuna yönelik tespit isabetli olmadığı, davalının "bizim" ibaresinin yanına getirdiği "bakkal-63 büyükliman gıda" ibarelerinin markasal kullanıma farklılık katmadığı, markasal kullanımda asıl unsurun "bizim bakkal" ibaresi olup markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında «iltibas» tehlikesi bulunduğu, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan bizim ibaresinin kapatılmaya çalışıldığı ancak tabelada halen görünür olduğu, işletme adı olarak da "bizim bakkal" ibaresinin kullanılmaya devam edildiği, bu halde tabeladaki ve işletme adındaki markasal kullanımın meni ve refine, diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın tam kabulü ile davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesi, hükmün devamında tabela dışında kullanım bulunmadığı halde, ambalaj, farklı tanıtım malzemesi ve basılı evrakın el konularak imhasına karar verilmesinin yerinde görülmediği, vergi levhasına göre davacının «tacir» değil «esnaf» olduğu, «ticaret sicilde» kayıtlı «ticaret unvanı» bulunmadığından mahkemece unvan «terkini» talebinin reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalının "bizim" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, davalının işyeri tabelasındaki "bizim" ibaresinin görünmeyecek şekilde kapatılarak tecavüzün ve haksız rekabetin refine, hüküm özetinin «ilanına», «ticaret unvanı terkini» talebinin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, meni, refi ve «ticaret unvanının terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların sunduğu fotoğraf, davalının iş yerinde yapılan «keşif» sonucu düzenlenen rapor birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon'da faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 39" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında tabelada "BİZİM" ibaresinin silinmiş olmasına rağmen iş yerinde bulunan «ilan» ve poşetlerde kullanılmaya devam edildiği, sunulan fotoğraflar incelendiğinde davacıya ait "BİZİM" ibaresinin davalıların iş yeri tabelasında aynen kullanıldığı, işitsel, anlamsal ve görsel olarak markaların aynı olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve «haksız rekabette» bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının tescilli olduğu markalar sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde ... başına yahut tali unsurlar ile birlikte kullanmasının bu ibareyi «taşıyan» ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, buldurulmasının, satışa arz etmek üzere depolanmasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb. hertürlü ticari evrakın ve bu dava sonucunda verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arz edilen, ithal ya da ihrac edilen, elde bulundurulan, satışa arzetmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb.hertürlü ticari evrakına el konulmasına ve esasa ilişkin «hükmün kesinleşmesine» müteakip «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle imhasına, hüküm özetinin ilanına, davalının ticaret unvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığından «ticaret unvanının terkini» talebi ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, meni, refi ve «ticaret unvanının terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
… sinde; müvekkilinin toptan satış mağazacılığı alanında köklü bir firma olduğunu ve ülke çapında 165 adet mağaza ile faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin 35. sınıf da «dahil» olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle müvekkili firmanın marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden ... başına yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının davacının «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabet yarattığının tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, kararın «ilanına», davalının ticaret sicilinde «ticaret unvan» «kaydı» bulunması halinde ticaret unvanının terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Marka tecavüzü | Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3720 E. 2023/7703 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · esnaf · hükmün kesinleşmesi · keşif · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm · kâr dağıtımı · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz kararda… e sayısı belirtilen kararı ile Trabzon'da faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 63" ibaresinin işletme adı ve markasal olarak kullanıldığı, «keşif» sırasında tabelada "BİZİM" ibaresinin silinmiş olduğunun tespit edildiği, davacı vekili ile davalı vekilinin sundukları davalının marka kullanımına ilişkin fotoğraflar incelendiğinde, her iki fotoğrafın da aynı tabelaya ait olduğu, davacıya ait "BİZİM" ibaresinin davalının iş yeri tabelasında aynen kullanıldığı, daha sonra üzeri boyanarak kapatıldığı, ayrıca davacı vekilinin davalıya ait iş yerinden aldığı satış fişinde de "BİZİM" ibaresinin yer aldığı, işitsel, anlamsal ve görsel olarak markaların aynı olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne davalının "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının sınıfları kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte kullanmasının bu ibareyi «taşıyan» ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, buldurulmasının, satışa arz etmek üzere depolanmasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb. hertürlü ticari evrakın ve bu dava sonucunda verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arzetmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb.hertürlü ticari evrakına el konulmasına ve esasa ilişkin «hükmün kesinleşmesine» müteakip «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle imhasına, hüküm özetinin ilanına, «ticaret unvanının terkini» talebi ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… belirtilen kararı ile davacının tescilli markasının tescil sınıfında davalının markasal olarak kullanımının tespit edildiği, bu durumda mahkemece markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporundaki "bizim" ibaresinin zayıf marka olduğuna yönelik tespit isabetli olmadığı, davalının "bizim" ibaresinin yanına getirdiği "bakkal-63 büyükliman gıda" ibarelerinin markasal kullanıma farklılık katmadığı, markasal kullanımda asıl unsurun "bizim bakkal" ibaresi olup markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında «iltibas» tehlikesi bulunduğu, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan bizim ibaresinin kapatılmaya çalışıldığı ancak tabelada halen görünür olduğu, işletme adı olarak da "bizim bakkal" ibaresinin kullanılmaya devam edildiği, bu halde tabeladaki ve işletme adındaki markasal kullanımın meni ve refine, diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın tam kabulü ile davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesi, hükmün devamında tabela dışında kullanım bulunmadığı halde, ambalaj, farklı tanıtım malzemesi ve basılı evrakın el konularak imhasına karar verilmesinin yerinde görülmediği, vergi levhasına göre davacının «tacir» değil «esnaf» olduğu, «ticaret sicilde» kayıtlı «ticaret unvanı» bulunmadığından mahkemece unvan «terkini» talebinin reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalının "bizim" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, davalının işyeri tabelasındaki "bizim" ibaresinin görünmeyecek şekilde kapatılarak tecavüzün ve haksız rekabetin refine, hüküm özetinin «ilanına», «ticaret unvanı terkini» talebinin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, meni, refi ve «ticaret unvanının terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… kapatmış olduğu, "BİZİM" ibareli markaya eşit ya da benzer bir kullanımı bulunmadığının tespit edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan ve daha sonra renkli görseli «ibraz» edilen fotoğraflardan dava tarihinde davalı tarafça tabelada "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullandığı anlaşılıyorsa da, davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan fotoğraftan daha sonra BİZİM ibaresinin tabeladan silindiği, yargılama sırasında da davalı işletmesinin kapatıldığının anlaşıldığı, davalı tarafça, dava tarihinden önce tabeladaki markasal kullanımın sonlandırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edildiğinden markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda "BİZİM" ibaresinin zayıf marka olduğuna yönelik tespitin isabetli olmadığı, davalının dosyaya sunulan fotoğraflarda, tabelasında, "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullandığı, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında «iltibas» tehlikesi bulunduğu, “BİZİM” ibaresinin ticaret sicilinde davalı tarafça «ticaret unvanı» olarak kullanımına rastlanmadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak suretiyle «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan "BİZİM" ibaresinin silindiği ve daha sonra işyerinin kapatılarak binanın yıkıldığı anlaşıldığından, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesi, durdurulması ve ref'i talebi konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalı tabeladaki markasal kullanımına «son» verdiğinden hükmün ilanında davacı tarafın «hukuki yararı» kalmadığından «ilan» talebi hakkında da karar verilmesine yer olmadığına, «ticaret unvanının terkini» talebinin reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 35. sınıf da «dahil» olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, yapılan tanıtım çalışmaları ile Türkiye'de tanınmış marka haline geldiğini, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğini, Trabzon ili ve bağlı ilçelerinde işletmelere numara vermek suretiyle "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığını, bu durumun fark edilmesi üzerine iş bu markayı kullanan üç işletmeye karşı Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/231 E., 2012/232 E. ve 2012/233 E. sayılı dosyaları ile dava açıldığını, bu davaların davacı lehine sonuçlandığını, kararların kesinleştiğini, kesinleşen yargı kararlarına rağmen "BİZİM" markasının kullanılmasına halen devam edildiğini ileri sürerek davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden tek başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markaları «taşıyan» ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakının ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde, iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arzedilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evraka el konularak, esasa ilişkin «hükmün kesinleşmesini» müteakip imhasına, kararın kamuya yayın yoluyla duyurulmasına, davalı kullanımının ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
… ler ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 29" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında işyeri yıkılmış olduğundan tespit yapılamamış olmasına rağmen, davalı vekilinin sunduğu fotoğraftaki tabelanın davacı vekilinin sunduğu fotoğraftaki tabela ile aynı olmasına rağmen "BİZİM" ibaresinin bulunduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğu, davacı vekilinin davalıya ait işyerinden aldığı satış fişinin üzerinde de "Bizim Bakkal-29" ibaresinin yer aldığı, dava tarihinde davalının vergi «kaydının» devam ettiği, «esnaf» olarak Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olduğu, işitsel, anlamsal ve görsel olarak markaların aynı olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının tescilli «ticaret unvanı» bulunmadığından, davacının ticaret ünvanının terkinine yönelik talebi yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:makul süre · hak düşürücü süre · usulden reddi · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava açma süreleri yönünden «hak düşürücü süreler» dolduğundan davanın «usulden reddini», tabelalarında “Bizim” ibaresi bulunmadığından açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, tabelalarında "Dükkan Sizin (bakkal amca logosu içinde)", "BAKKAL–29", “her zaman yanınızda”, "YAYLA GIDA" yazdığını, davacının işbu davayı açmasında menfaati olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… kapatmış olduğu, "BİZİM" ibareli markaya eşit ya da benzer bir kullanımı bulunmadığının tespit edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan ve daha sonra renkli görseli «ibraz» edilen fotoğraflardan dava tarihinde davalı tarafça tabelada "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullandığı anlaşılıyorsa da, davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan fotoğraftan daha sonra BİZİM ibaresinin tabeladan silindiği, yargılama sırasında da davalı işletmesinin kapatıldığının anlaşıldığı, davalı tarafça, dava tarihinden önce tabeladaki markasal kullanımın sonlandırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edildiğinden markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda "BİZİM" ibaresinin zayıf marka olduğuna yönelik tespitin isabetli olmadığı, davalının dosyaya sunulan fotoğraflarda, tabelasında, "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullandığı, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında «iltibas» tehlikesi bulunduğu, “BİZİM” ibaresinin ticaret sicilinde davalı tarafça «ticaret unvanı» olarak kullanımına rastlanmadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak suretiyle «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan "BİZİM" ibaresinin silindiği ve daha sonra işyerinin kapatılarak binanın yıkıldığı anlaşıldığından, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesi, durdurulması ve ref'i talebi konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalı tabeladaki markasal kullanımına «son» verdiğinden hükmün ilanında davacı tarafın «hukuki yararı» kalmadığından «ilan» talebi hakkında da karar verilmesine yer olmadığına, «ticaret unvanının terkini» talebinin reddine karar verilmiştir.
… nın markasının BİZİM ibaresi olduğunu, davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, dosyada davanın açıldığı tarihte davalıların tabelada veya «iltibas» yaratacak başka şekilde "BİZİM" markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, gerek dava tarihi öncesinde gerek dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde "BİZİM" ibaresinin kullanılmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalının "BİZİM" ibaresini hiçbir zaman tek başına kullanmadığını, dava tarihinde davalıya ait işletmenin kapatıldığını, davacının dayandığı bilirkişi delilinin de davacının iddialarını reddeder nitelikte olduğunu, talimat dosyasında bilirkişi tarafından mahallinde yapılan keşifte davalının işletmesini kapatmış olduğu, "BİZİM" ibareli markaya eşit ya da benzer bir kullanımı bulunmadığının tespit edildiğini, "BİZİM" ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, «makul süre» içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, "BİZİM" markasının davacının tanınmış markası olmadığını, "BİZİM" ibaresi tek başına ne tabelalarda ne de işletme ünvanında kullanılmadığından, iltibas teşkil etmeyecek şekilde başkalaştırılarak kullanıldığından «haksız rekabet» de teşkil etmeyeceğini, davalının kullanımında "BAKKALIM" ibaresinin vurucu unsur olduğunu, «ayırt ediciliği» zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu, kimi bakkalların dava tarihinden önce "BİZİM" ibaresini sildirdiğini, davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun davalının savunmalarını doğruladığını, şartlı talepte bulunulamayacağından unvan «terkini» talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… nın markasının BİZİM ibaresi olduğunu, davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, dosyada davanın açıldığı tarihte davalıların tabelada veya «iltibas» yaratacak başka şekilde "BİZİM" markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde "BİZİM" ibaresi kullanılmış olmadığı gibi dava tarihinde davalıya ait işletmenin kapatılmış halde olduğunu, davacının dayandığı bilirkişi delilinin de davacının iddialarını reddeder nitelikte olduğunu, talimat dosyasında bilirkişi tarafından mahallinde yapılan keşifte davalının işletmesini kapatmış olduğu, davalının "BİZİM" ibareli markaya eşit ya da benzer bir kullanımı bulunmadığının tespit edildiğini, "BİZİM" ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, «makul süre» içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, "BİZİM" markasının davacının tanınmış markası olmadığını, "BİZİM" ibaresi tek başına ne tabelalarda ne de işletme ünvanında kullanılmadığından, iltibas teşkil etmeyecek şekilde başkalaştırılarak kullanıldığından «haksız rekabet» de teşkil etmeyeceğini, davalının kullanımında "BAKKALIM" ibaresinin vurucu unsur olduğunu, «ayırt ediciliği» zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu, davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun davalın …
-
Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3699 E. 2023/7742 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · hükmün kesinleşmesi · keşif · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm · kâr dağıtımı · hukuki yarar · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz kararda… e sayısı belirtilen kararı ile Trabzon'da faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 63" ibaresinin işletme adı ve markasal olarak kullanıldığı, «keşif» sırasında tabelada "BİZİM" ibaresinin silinmiş olduğunun tespit edildiği, davacı vekili ile davalı vekilinin sundukları davalının marka kullanımına ilişkin fotoğraflar incelendiğinde, her iki fotoğrafın da aynı tabelaya ait olduğu, davacıya ait "BİZİM" ibaresinin davalının iş yeri tabelasında aynen kullanıldığı, daha sonra üzeri boyanarak kapatıldığı, ayrıca davacı vekilinin davalıya ait iş yerinden aldığı satış fişinde de "BİZİM" ibaresinin yer aldığı, işitsel, anlamsal ve görsel olarak markaların aynı olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne davalının "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının sınıfları kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte kullanmasının bu ibareyi «taşıyan» ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, buldurulmasının, satışa arz etmek üzere depolanmasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb. hertürlü ticari evrakın ve bu dava sonucunda verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arzetmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb.hertürlü ticari evrakına el konulmasına ve esasa ilişkin «hükmün kesinleşmesine» müteakip «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle imhasına, hüküm özetinin ilanına, «ticaret unvanının terkini» talebi ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… belirtilen kararı ile davacının tescilli markasının tescil sınıfında davalının markasal olarak kullanımının tespit edildiği, bu durumda mahkemece markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporundaki "bizim" ibaresinin zayıf marka olduğuna yönelik tespit isabetli olmadığı, davalının "bizim" ibaresinin yanına getirdiği "bakkal-63 büyükliman gıda" ibarelerinin markasal kullanıma farklılık katmadığı, markasal kullanımda asıl unsurun "bizim bakkal" ibaresi olup markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında «iltibas» tehlikesi bulunduğu, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan bizim ibaresinin kapatılmaya çalışıldığı ancak tabelada halen görünür olduğu, işletme adı olarak da "bizim bakkal" ibaresinin kullanılmaya devam edildiği, bu halde tabeladaki ve işletme adındaki markasal kullanımın meni ve refine, diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın tam kabulü ile davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesi, hükmün devamında tabela dışında kullanım bulunmadığı halde, ambalaj, farklı tanıtım malzemesi ve basılı evrakın el konularak imhasına karar verilmesinin yerinde görülmediği, vergi levhasına göre davacının «tacir» değil «esnaf» olduğu, «ticaret sicilde» kayıtlı «ticaret unvanı» bulunmadığından mahkemece unvan «terkini» talebinin reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalının "bizim" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, davalının işyeri tabelasındaki "bizim" ibaresinin görünmeyecek şekilde kapatılarak tecavüzün ve haksız rekabetin refine, hüküm özetinin «ilanına», «ticaret unvanı terkini» talebinin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, meni, refi ve «ticaret unvanının terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ğerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "B Z M BAKKAL 89" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, «keşif» sırasında iş yeri tabelasında "B Z M" ibaresinin mevcut olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından sunulan fotoğrafta da "B Z M" ibaresinin tabelada mevcut olduğunun görüldüğü, her iki fotoğrafta da "B", "Z" ve "M" harfleri arasındaki kısımların boyanarak kapatıldığının anlaşıldığı, markaların görsel ve işitsel olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından karışıklığa yol açacak şekilde kullanıldığı, bu nedenle markaların «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, markaların benzer olup olmadığı konusunun hukuki nitelikte olması nedeniyle mahkememizce de değerlendirme yapılabileceği, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, haksız rekabet ve tecavüzün tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, el konulmasına, imhasına, davalının davacıya ait markaları esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markasının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte «taşıyan» ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tebela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakın ve işbu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan, reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konulmasına, «hükmün kesinleşmesinden» sonra imhasına, davalının ticaret unvanında ''BİZİM'' ibaresini kullanmadığı gerekçesi ile «ticaret unvanının terkini» talebine ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının markasının tanınmış marka olmadığını bu nedenle davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını, davacının bizim bakkal ibaresinin önlenmesini talep etmişken bizim ibaresinin menini talep etmiş gibi değerlendirme yapılmasının «taleple bağlılık» ilkesine aykırı olduğunu, davacının bizim değil sahip olmadığı bizim bakkal ibaresinin menini talep etmesi nedeniyle davanın «usulden reddi» gerektiği, dava açıldığı tarihte müvekkilinin tabelada «iltibas» yaratacak şekilde bizim markasını kullandığına dair hiçbir delil bulunmadığını, davacı tarafından 6 ay-1 yıl öncesine dayanan «haciz» işlemleri sırasında çekilen fotoğrafların kullanıldığını, dava tarihi itibariyle tespit yaptırılmadığını, bilirkişi raporlarında da kimi tabelalarda hiç kullanım olmadığı, kimi tabelalarda bizim ibaresinin silinmek suretiyle yok edildiğinin tespit edildiğini, mahkemece bunun değerlendirilmediğini, bakkal ibaresinin önünde bizim markası kullanılıyor olsaydı dahi her iki marka arasında «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» varlığının söz konusu olmayacağını, bizim ifadesini başkalaştırmak amacıyla dahi kullanmadığını, bizim bakkal ibaresinde esaslı ve belirleyici unsurun bizim olmadığı, bakkal olduğu, «ayırt ediciliği» düşük olan bir markayı seçen kimsenin sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:makul süre · taleple bağlılık · hak düşürücü süre · usulden reddi · haciz
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının markasının tanınmış marka olmadığını bu nedenle davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını, davacının bizim bakkal ibaresinin önlenmesini talep etmişken bizim ibaresinin menini talep etmiş gibi değerlendirme yapılmasının «taleple bağlılık» ilkesine aykırı olduğunu, davacının bizim değil sahip olmadığı bizim bakkal ibaresinin menini talep etmesi nedeniyle davanın «usulden reddi» gerektiği, dava açıldığı tarihte müvekkilinin tabelada «iltibas» yaratacak şekilde bizim markasını kullandığına dair hiçbir delil bulunmadığını, davacı tarafından 6 ay-1 yıl öncesine dayanan «haciz» işlemleri sırasında çekilen fotoğrafların kullanıldığını, dava tarihi itibariyle tespit yaptırılmadığını, bilirkişi raporlarında da kimi tabelalarda hiç kullanım olmadığı, kimi tabelalarda bizim ibaresinin silinmek suretiyle yok edildiğinin tespit edildiğini, mahkemece bunun değerlendirilmediğini, bakkal ibaresinin önünde bizim markası kullanılıyor olsaydı dahi her iki marka arasında «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» varlığının söz konusu olmayacağını, bizim ifadesini başkalaştırmak amacıyla dahi kullanmadığını, bizim bakkal ibaresinde esaslı ve belirleyici unsurun bizim olmadığı, bakkal olduğu, «ayırt ediciliği» düşük olan bir markayı seçen kimsenin sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayda «hak düşürücü sürenin» geçtiğini, tabelasında "BİZİM" ibaresinin yer almadığını, "Dükkan Sizin (bakkal amca logosu içinde) BAKKAL - 89 her zaman yanınızda NUR GIDA" ibaresi bulunduğunu, davanın haksız olduğunu, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… ilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, bu ibare üzerinde hak ileri süremeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan Ticaret Sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, dosyada davanın açıldığı tarihte müvekkillerin tabelada veya ürünlerde «iltibas» yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyasında Marka Vekili bilirkişisi tarafından "...davalının işletme tabelasında "BİZİM" ibaresinin kullanılmadığı, "B Z M BAKKAL-89 NUR GIDA" ibaresinin yazılı olduğu, işletmeye ait vergi levhasında "BİZİM" ibaresinin yer almadığının .." tespit edildiğini, 31.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda da, davacı markasının zayıf marka olduğu ve küçük değişikliklerin dahi karıştırılma ihtimalini bertaraf edebileceği, davalının "B Z M BAKKAL- NUR GIDA" şeklindeki markasal kullanımın davacı adına tescilli "BİZİM" esas unsurlu marka haklarıyla karışıklığa yol açmayacağının tespit edildiğini, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada BİZİM ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, Bizim ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, «makul süre» içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelememekle birlikte müvekkillerinin BAKKAL ibaresinin önünde BİZİM ibaresini kullanıyor olsa dahi her iki marka arasında «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» varlığının söz konusu olmayacağını, BİZİM markasının davacının tanınmış markası olmadığı gibi, müvekkilin kullanımının tabelada "B Z M BAKKAL" şeklinde olduğundan "BİZİM" ibaresi tek başına ne tabelalarda ne de işletme ünvanında kullanılmadığından, iltibas teşkil etmeyecek şekilde başkalaştırılarak kullanıldığından haksız rekabet de teşkil etmeyeceğini, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, «ayırt ediciliği» zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak, yani normalde o markanın iltibas teşkil edebilecek benzerlerinin başkası tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğunu, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüyor olsa dahi silmenin görünen ilişkiyi yok etmek anlamına geldiğinden iltibası yok edecek bir durum olduğunu, üstünü boyatarak silme halinde dahi, davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun müvekkilinin savunmalarını doğruladığını beyanla davanın reddine, mahkemenin takdirinde hataya düşmediği kabul edilirse, şartlı talep oluşturulamayacağından unvan «terkini» talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
3 benzer karar daha
-
Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3711 E. 2024/225 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · keşif · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm · hukuki yarar · ortalama tüketici · terkin · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz kararda… belirtilen kararı ile davacının tescilli markasının tescil sınıfında davalının markasal olarak kullanımının tespit edildiği, bu durumda mahkemece markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporundaki "bizim" ibaresinin zayıf marka olduğuna yönelik tespit isabetli olmadığı, davalının "bizim" ibaresinin yanına getirdiği "bakkal-63 büyükliman gıda" ibarelerinin markasal kullanıma farklılık katmadığı, markasal kullanımda asıl unsurun "bizim bakkal" ibaresi olup markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında «iltibas» tehlikesi bulunduğu, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan bizim ibaresinin kapatılmaya çalışıldığı ancak tabelada halen görünür olduğu, işletme adı olarak da "bizim bakkal" ibaresinin kullanılmaya devam edildiği, bu halde tabeladaki ve işletme adındaki markasal kullanımın meni ve refine, diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın tam kabulü ile davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesi, hükmün devamında tabela dışında kullanım bulunmadığı halde, ambalaj, farklı tanıtım malzemesi ve basılı evrakın el konularak imhasına karar verilmesinin yerinde görülmediği, vergi levhasına göre davacının «tacir» değil «esnaf» olduğu, «ticaret sicilde» kayıtlı «ticaret unvanı» bulunmadığından mahkemece unvan «terkini» talebinin reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalının "bizim" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, davalının işyeri tabelasındaki "bizim" ibaresinin görünmeyecek şekilde kapatılarak tecavüzün ve haksız rekabetin refine, hüküm özetinin «ilanına», «ticaret unvanı terkini» talebinin reddine karar verilmiştir.
… e sayısı belirtilen kararı ile Trabzon'da faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 63" ibaresinin işletme adı ve markasal olarak kullanıldığı, «keşif» sırasında tabelada "BİZİM" ibaresinin silinmiş olduğunun tespit edildiği, davacı vekili ile davalı vekilinin sundukları davalının marka kullanımına ilişkin fotoğraflar incelendiğinde, her iki fotoğrafın da aynı tabelaya ait olduğu, davacıya ait "BİZİM" ibaresinin davalının iş yeri tabelasında aynen kullanıldığı, daha sonra üzeri boyanarak kapatıldığı, ayrıca davacı vekilinin davalıya ait iş yerinden aldığı satış fişinde de "BİZİM" ibaresinin yer aldığı, işitsel, anlamsal ve görsel olarak markaların aynı olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne davalının "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının sınıfları kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte kullanmasının bu ibareyi «taşıyan» ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, buldurulmasının, satışa arz etmek üzere depolanmasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb. hertürlü ticari evrakın ve bu dava sonucunda verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arzetmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb.hertürlü ticari evrakına el konulmasına ve esasa ilişkin «hükmün kesinleşmesine» müteakip «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle imhasına, hüküm özetinin ilanına, «ticaret unvanının terkini» talebi ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, meni, refi ve «ticaret unvanının terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin sunduğu fotoğraf ve davalının iş yerinde yapılan «keşif» sonucu düzenlenen rapor birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 49" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında fotoğrafı çekilen iş yeri tabelasının davacının sunduğu fotoğraftaki tabela ile aynı olduğu, tabelada "BİZİM" ibaresinin boyanmak suretiyle silinmiş olduğunun açıkça görüldüğü, işitsel, anlamsal ve görsel olarak markaların aynı olduğu, davacının 35 ... sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35 ... sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların temyiz incelemesinden geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının davacının «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, hüküm özetinin «ilanına» davalının ticaret ünvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığı anlaşıldığından ticaret sicilinden «ticaret unvanının terkini» talebi ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… dan kaldırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edilmekle markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, davalı tarafın "BİZİM" ibaresinin yanına getirdiği, "BAKKAL-49 KARAYAVUZ GIDA" ibareleri markasal kullanıma farklılık katmadığı, markasal kullanımda asıl unsur "BİZİM BAKKAL" ibaresi olup, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında, «iltibas» tehlikesi bulunduğu, davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve menine karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan "BİZİM" ibaresinin silindiği anlaşılmakla, tabeladaki markasal kullanımın ref'i talebi konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalının tabeladaki markasal kullanımına «son» verdiğinden hükmün ilanında davacı tarafın «hukuki yararı» kalmadığından «ilan» talebi hakkında da karar verilmesine yer olmadığına, diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince davanın tam kabulü ile, davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve men'ine karar verilmesi, hükmün devamında tabela dışında kullanım bulunmadığı halde, ambalaj, farklı tanıtım malzemesi ve basılı evrakın el konularak imhasına karar verilmesi yerinde olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında, "BİZİM" ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan «terkini» talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, ref talebi …
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… dan kaldırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edilmekle markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, davalı tarafın "BİZİM" ibaresinin yanına getirdiği, "BAKKAL-49 KARAYAVUZ GIDA" ibareleri markasal kullanıma farklılık katmadığı, markasal kullanımda asıl unsur "BİZİM BAKKAL" ibaresi olup, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında, «iltibas» tehlikesi bulunduğu, davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve menine karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan "BİZİM" ibaresinin silindiği anlaşılmakla, tabeladaki markasal kullanımın ref'i talebi konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalının tabeladaki markasal kullanımına «son» verdiğinden hükmün ilanında davacı tarafın «hukuki yararı» kalmadığından «ilan» talebi hakkında da karar verilmesine yer olmadığına, diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince davanın tam kabulü ile, davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve men'ine karar verilmesi, hükmün devamında tabela dışında kullanım bulunmadığı halde, ambalaj, farklı tanıtım malzemesi ve basılı evrakın el konularak imhasına karar verilmesi yerinde olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında, "BİZİM" ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan «terkini» talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, ref talebi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4209 E. 2024/515 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · esnaf · hükmün kesinleşmesi · keşif · kanun yolu · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz kararda… e sayısı belirtilen kararı ile Trabzon'da faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 63" ibaresinin işletme adı ve markasal olarak kullanıldığı, «keşif» sırasında tabelada "BİZİM" ibaresinin silinmiş olduğunun tespit edildiği, davacı vekili ile davalı vekilinin sundukları davalının marka kullanımına ilişkin fotoğraflar incelendiğinde, her iki fotoğrafın da aynı tabelaya ait olduğu, davacıya ait "BİZİM" ibaresinin davalının iş yeri tabelasında aynen kullanıldığı, daha sonra üzeri boyanarak kapatıldığı, ayrıca davacı vekilinin davalıya ait iş yerinden aldığı satış fişinde de "BİZİM" ibaresinin yer aldığı, işitsel, anlamsal ve görsel olarak markaların aynı olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne davalının "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının sınıfları kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte kullanmasının bu ibareyi «taşıyan» ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, buldurulmasının, satışa arz etmek üzere depolanmasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb. hertürlü ticari evrakın ve bu dava sonucunda verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arzetmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb.hertürlü ticari evrakına el konulmasına ve esasa ilişkin «hükmün kesinleşmesine» müteakip «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle imhasına, hüküm özetinin ilanına, «ticaret unvanının terkini» talebi ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… belirtilen kararı ile davacının tescilli markasının tescil sınıfında davalının markasal olarak kullanımının tespit edildiği, bu durumda mahkemece markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporundaki "bizim" ibaresinin zayıf marka olduğuna yönelik tespit isabetli olmadığı, davalının "bizim" ibaresinin yanına getirdiği "bakkal-63 büyükliman gıda" ibarelerinin markasal kullanıma farklılık katmadığı, markasal kullanımda asıl unsurun "bizim bakkal" ibaresi olup markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında «iltibas» tehlikesi bulunduğu, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan bizim ibaresinin kapatılmaya çalışıldığı ancak tabelada halen görünür olduğu, işletme adı olarak da "bizim bakkal" ibaresinin kullanılmaya devam edildiği, bu halde tabeladaki ve işletme adındaki markasal kullanımın meni ve refine, diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın tam kabulü ile davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesi, hükmün devamında tabela dışında kullanım bulunmadığı halde, ambalaj, farklı tanıtım malzemesi ve basılı evrakın el konularak imhasına karar verilmesinin yerinde görülmediği, vergi levhasına göre davacının «tacir» değil «esnaf» olduğu, «ticaret sicilde» kayıtlı «ticaret unvanı» bulunmadığından mahkemece unvan «terkini» talebinin reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalının "bizim" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, davalının işyeri tabelasındaki "bizim" ibaresinin görünmeyecek şekilde kapatılarak tecavüzün ve haksız rekabetin refine, hüküm özetinin «ilanına», «ticaret unvanı terkini» talebinin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, meni, refi ve «ticaret unvanının terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… arih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın plastik poşetlerde ve ürün fiyat afişinde "İ" harfi yerine horon tepen insan figürü getirmesi markasal kullanıma «ayırt edicilik» katmamış, ibarenin "BİZİM" olarak okunmasına engel olmadığı, markasal kullanımda asıl unsur "BİZİM BAKKAL" ibaresi olup, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında, «iltibas» tehlikesi bulunduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti önlenmesi ve menine karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu tabelada "BİZİM" ibaresinin ışıklandırma açıldığında görünür olmakla, davalı işyerinin ön ve yan cephesindeki tabeladaki "BİZİM" markasının kullanımının refine, bu bağlamda tabelalara el konularak hüküm kesinleştiğinde imhasına, yine ürün standlarındaki "BİZİM BAKKAL" şeklindeki kullanımdaki "BİZİM" ibaresinin görünmeyecek şekilde kapatılarak refine, etiketlerdeki "BİZİM" ibaresinin kapatılmasına, ürün fiyat afişi ile plastik poşetlere el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece davanın tam kabulü ile davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım ve iş evrakında kullanımın markaya tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespiti, meni ve refine karar verilmesi, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesinin yerinde olmadığı, davalının dosyada bulunan vergi levhasından «tacir» değil «esnaf» olduğunun anlaşıldığı, vergi levhasında işletme adı olarak "BİZİM BAKKAL-104" ibarelerini kullandığı, bu durumda «ticaret unvanı» kullanımı değil, işletme adı kullanımının söz konusu olduğu, «ticaret sicilde» kayıtlı ticaret unvanı bulunmadığından mahkemece unvan «terkini» talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesinin de doğru bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında, plastik poşetler üzerinde, ürün fiyat afişinde, ürün standtları,fiyat etiketleri ve iş evrakında kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, davalı işyerinin ön ve yan cephesindeki tabeladaki "BİZİM" markasının kullanımının refine, bu bağlamda tabelalara el konularak hüküm kesinleştiğinde imhasına, yine ürün standlarındaki "BİZİM BAKKAL" şeklindeki kullanımdaki "BİZİM" ibaresinin görünmeyecek şekilde kapatılarak refine, etiketlerdeki BİZİM ibaresinin kapatılmasına, ürün fiyat afişi ile plastik poşetlere el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, diğer ref taleplerinin reddine, hüküm özetinin «masrafın» davalıdan alınmak suretiyle Türkiye'de yayın yapan bir gazetede «ilan» edilerek kamuya duyurulmasına, davalının «ticaret unvanı terkini» talebinin reddine karar verilmiştir.
… ak faaliyet gösterdiğinin, faaliyet alanının bakkal ve marketlerde yapılan perakende ticaret olarak belirtildiğinin görüldüğünü, Bölge Adliye Mahkemesince davalının «esnaf» olduğu ve kullanılan ibarenin «ticaret unvanı» değil işletme adı kullanımı olduğunun belirtildiğini ancak esnaf olarak nitelendirilmesi hususunun gerekçelendirilmediğini, «eksik inceleme» ile karar verildiğini, davalının «ticaret unvanının terkini» taleplerinin haklı olduğunu belirterek kararın kısmen ret kısmını kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının sunduğu fotoğrafta ve «keşif» sırasında çekilen fotoğrafta tabelada "BİZİM" ibaresinin yazılı olduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğunun belli olduğu, ayrıca diğer iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olduğu, fiyat etiketlerinde, iş yerinin içindeki tabelalarda, poşet üzerinde "BİZİM" ibaresinin mevcut olduğu, poşet üzerindeki kullanımda "İ" harfi yerine dans eden insan figürlerinin kullanıldığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, alınan ilk bilirkişi raporundaki "BİZİM" ibaresinin jenerik bir ifade olduğu görüşünün yerinde olmadığı, davacının "BİZİM" ibaresini içeren seri markalarının uzun süredir tescilli olmaları nedeniyle hükümsüz kılınmadıkları sürece aynı mal ve hizmetler için davalı tarafça kullanılmasının markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturacağı, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:makul süre · usulden reddi · eksik inceleme
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava açma süreleri yönünden değerlendirildiğinde hak düşürücü sürelerin geçmiş olması nedeni ile davanın «usulden reddini» talep ettiklerini, tabelalarında “BİZİM” ibaresi bulunmadığı için açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, tabelalarında "Dükkan Sizin ( bakkal amca logosu içinde)", "BAKKAL – 104", “her zaman yanınızda”, "ŞELALE GIDA" yazdığını, davacının işbu davayı açmasında menfaati olmadığı gibi alakasız şekilde «kanun yolu» ile ticari hayatlarında ve güncel yaşamlarında huzursuzluk yarattığını, bu konudaki tazminat haklarını saklı tuttuklarını, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı o …
… nin "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, bu ibare üzerinde hak ileri süremeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL" ibaresinin ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, dosyada davanın açıldığı tarihte müvekkillerin tabelada veya «iltibas» yaratacak başka şekilde "BİZİM" markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, davacı markasının zayıf marka olduğunu ve küçük değişikliklerin dahi karıştırılma ihtimalini bertaraf edebileceği, "BİZİM BAKKAL" şeklindeki markasal kullanımın davacı adına tescilli "BİZİM" esas unsurlu marka haklarıyla karışıklığa yol açmayacağının tespit edildiğini, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada BİZİM ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, davacının dava açmaya yakın, «makul süre» içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelememekle birlikte müvekkillerinin "BİZİM" ibaresini hiçbir zaman tek başına kullanmadığını, "İ" harfi yerine horon tepen insan figürleri olduğu gibi devamında "BAKKAL" ibaresi ile birlikte kullandığını, 12.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği gibi bu durumun iltibas teşkil etmediğini, müvekkilinin kullanımında "BAKKALIM" ibaresinin vurucu unsur olduğunu, «ayırt ediciliği» zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak, yani normalde o markanın iltibas teşkil edebilecek benzerlerinin başkası tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğunu, kimi bakkalların dava tarihinden önce "BİZİM" ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüyor olsa dahi silmenin görünen ilişkiyi yok etmek anlamına geldiğinden iltibası yok edecek bir durum olduğunu, üstünü boyatarak silme halinde dahi, davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun müvekkilinin savunmalarını doğruladığını beyanla davanın reddine, mahkemenin taktirinde hataya düşmediği kabul edilirse, şartlı talep oluşturulamayacağından unvan «terkini» talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
… ak faaliyet gösterdiğinin, faaliyet alanının bakkal ve marketlerde yapılan perakende ticaret olarak belirtildiğinin görüldüğünü, Bölge Adliye Mahkemesince davalının «esnaf» olduğu ve kullanılan ibarenin «ticaret unvanı» değil işletme adı kullanımı olduğunun belirtildiğini ancak esnaf olarak nitelendirilmesi hususunun gerekçelendirilmediğini, «eksik inceleme» ile karar verildiğini, davalının «ticaret unvanının terkini» taleplerinin haklı olduğunu belirterek kararın kısmen ret kısmını kaldırılmasını istemiştir.
-
Marka tecavüzü | Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3374 E. 2023/7273 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · hükmün kesinleşmesi · keşif · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm · kâr dağıtımı · ortalama tüketici · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz kararda… e sayısı belirtilen kararı ile Trabzon'da faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 63" ibaresinin işletme adı ve markasal olarak kullanıldığı, «keşif» sırasında tabelada "BİZİM" ibaresinin silinmiş olduğunun tespit edildiği, davacı vekili ile davalı vekilinin sundukları davalının marka kullanımına ilişkin fotoğraflar incelendiğinde, her iki fotoğrafın da aynı tabelaya ait olduğu, davacıya ait "BİZİM" ibaresinin davalının iş yeri tabelasında aynen kullanıldığı, daha sonra üzeri boyanarak kapatıldığı, ayrıca davacı vekilinin davalıya ait iş yerinden aldığı satış fişinde de "BİZİM" ibaresinin yer aldığı, işitsel, anlamsal ve görsel olarak markaların aynı olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne davalının "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının sınıfları kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte kullanmasının bu ibareyi «taşıyan» ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, buldurulmasının, satışa arz etmek üzere depolanmasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb. hertürlü ticari evrakın ve bu dava sonucunda verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arzetmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb.hertürlü ticari evrakına el konulmasına ve esasa ilişkin «hükmün kesinleşmesine» müteakip «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle imhasına, hüküm özetinin ilanına, «ticaret unvanının terkini» talebi ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… belirtilen kararı ile davacının tescilli markasının tescil sınıfında davalının markasal olarak kullanımının tespit edildiği, bu durumda mahkemece markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporundaki "bizim" ibaresinin zayıf marka olduğuna yönelik tespit isabetli olmadığı, davalının "bizim" ibaresinin yanına getirdiği "bakkal-63 büyükliman gıda" ibarelerinin markasal kullanıma farklılık katmadığı, markasal kullanımda asıl unsurun "bizim bakkal" ibaresi olup markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında «iltibas» tehlikesi bulunduğu, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan bizim ibaresinin kapatılmaya çalışıldığı ancak tabelada halen görünür olduğu, işletme adı olarak da "bizim bakkal" ibaresinin kullanılmaya devam edildiği, bu halde tabeladaki ve işletme adındaki markasal kullanımın meni ve refine, diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın tam kabulü ile davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesi, hükmün devamında tabela dışında kullanım bulunmadığı halde, ambalaj, farklı tanıtım malzemesi ve basılı evrakın el konularak imhasına karar verilmesinin yerinde görülmediği, vergi levhasına göre davacının «tacir» değil «esnaf» olduğu, «ticaret sicilde» kayıtlı «ticaret unvanı» bulunmadığından mahkemece unvan «terkini» talebinin reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalının "bizim" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, davalının işyeri tabelasındaki "bizim" ibaresinin görünmeyecek şekilde kapatılarak tecavüzün ve haksız rekabetin refine, hüküm özetinin «ilanına», «ticaret unvanı terkini» talebinin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, meni, refi ve «ticaret unvanının terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… nin kullanılmadığı, alışveriş poşetinde “BZM” ibaresinin yer aldığı, "İ" harfleri yerine horon yapan insan figürleri kullanıldığının tespit edildiği, davacı tarafça «ibraz» edilen fotoğraflardan dava tarihinde davalı tarafça tabelada "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığı, daha sonra tabelada BİZİM ibaresinin üzerinin boyandığının anlaşıldığı, davalı tarafça, dava tarihinden önce tabeladaki markasal kullanımın sonlandırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edildiğinden markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, davalı tarafın plastik poşetlerde "İ" harfi yerine horon tepen insan figürünü kullanmasının markasal kullanıma «ayırt edicilik» katmadığı, ibarenin "BİZİM" olarak okunmasına engel olmadığı, markasal kullanımda asıl unsur "BİZİM BAKKAL" ibaresi olup, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında, «iltibas» tehlikesi bulunduğu, “BİZİM” ibaresini ticaret sicilinde davalı tarafça «ticaret unvanı» olarak kullanımına rastlanmadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında, plastik poşetler üzerinde, fiyat etiketlerinde kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepsitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, davalının işyeri tabelasındaki "BİZİM" markasının kullanımına «son» verilmekle, ref talebi konusuz kaldığından bu talep yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», ürün raflarındaki fiyat etiketlerindeki "BİZİM" ibaresinin kapatılmasına, plastik poşetlere el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, diğer ref taleplerinin reddine, hüküm özetinin «ilanına», «ticaret unvanı terkini» talebinin reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 35. sınıf da «dahil» olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, yapılan tanıtım çalışmaları ile Türkiye'de tanınmış marka haline geldiğini, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğini, Trabzon ili ve bağlı ilçelerinde işletmelere numara vermek suretiyle "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığını, bu durumun fark edilmesi üzerine işbu markayı kullanan üç işletmeye karşı Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/231 E., 2012/232 E. ve 2012/233 E. sayılı dosyaları ile dava açıldığını, bu davaların davacı lehine sonuçlandığını, kararların kesinleştiğini, kesinleşen yargı kararlarına rağmen "BİZİM" markasının kullanılmasına halen devam edildiğini ileri sürerek davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden tek başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markaları «taşıyan» ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakının ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde, iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arzedilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evraka el konularak, esasa ilişkin «hükmün kesinleşmesini» müteakip imhasına, kararın kamuya yayın yoluyla duyurulmasına, davalı kullanımının ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve men'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hak düşürücü süre · usulden reddi · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava açma süreleri yönünden «hak düşürücü süreler» dolduğundan davanın «usulden reddini», tabelalarında “Bizim” ibaresi bulunmadığından açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, tabelalarında "Dükkan Sizin (bakkal amca logosu içinde)", "BAKKAL–23", “her z …
… nin kullanılmadığı, alışveriş poşetinde “BZM” ibaresinin yer aldığı, "İ" harfleri yerine horon yapan insan figürleri kullanıldığının tespit edildiği, davacı tarafça «ibraz» edilen fotoğraflardan dava tarihinde davalı tarafça tabelada "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığı, daha sonra tabelada BİZİM ibaresinin üzerinin boyandığının anlaşıldığı, davalı tarafça, dava tarihinden önce tabeladaki markasal kullanımın sonlandırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edildiğinden markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, davalı tarafın plastik poşetlerde "İ" harfi yerine horon tepen insan figürünü kullanmasının markasal kullanıma «ayırt edicilik» katmadığı, ibarenin "BİZİM" olarak okunmasına engel olmadığı, markasal kullanımda asıl unsur "BİZİM BAKKAL" ibaresi olup, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında, «iltibas» tehlikesi bulunduğu, “BİZİM” ibaresini ticaret sicilinde davalı tarafça «ticaret unvanı» olarak kullanımına rastlanmadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında, plastik poşetler üzerinde, fiyat etiketlerinde kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepsitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, davalının işyeri tabelasındaki "BİZİM" markasının kullanımına «son» verilmekle, ref talebi konusuz kaldığından bu talep yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», ürün raflarındaki fiyat etiketlerindeki "BİZİM" ibaresinin kapatılmasına, plastik poşetlere el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, diğer ref taleplerinin reddine, hüküm özetinin «ilanına», «ticaret unvanı terkini» talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3717 E. , 2023/7733 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/2233 Esas, 2022/442 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/91 E., 2019/122 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ve ticaret unvanının terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin toptan satış mağazacılığı alanında köklü bir firma olduğunu ve ülke çapında 165 adet mağaza ile faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin 35. sınıf da dahil olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle müvekkili firmanın marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden tek başına yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, kararın ilanına, davalının ticaret sicilinde ticaret unvan kaydı bulunması halinde ticaret unvanının terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava açmak için hak düşürücü sürelerin geçtiğini, tabelada "bizim" ibaresinin yer almadığını, tabelada "Dükkan Sizin (bakkal amca logosu içinde) bakkal-63 her zaman yanınızda büyükliman gıda" yazdığını, davacının işbu davayı açmasında menfaati bulunmadığını, kanun yolu ile ticari hayatlarında ve güncel yaşamlarında huzursuzluk yarattığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Trabzon'da faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 63" ibaresinin işletme adı ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında tabelada "BİZİM" ibaresinin silinmiş olduğunun tespit edildiği, davacı vekili ile davalı vekilinin sundukları davalının marka kullanımına ilişkin fotoğraflar incelendiğinde, her iki fotoğrafın da aynı tabelaya ait olduğu, davacıya ait "BİZİM" ibaresinin davalının iş yeri tabelasında aynen kullanıldığı, daha sonra üzeri boyanarak kapatıldığı, ayrıca davacı vekilinin davalıya ait iş yerinden aldığı satış fişinde de "BİZİM" ibaresinin yer aldığı, işitsel, anlamsal ve görsel olarak markaların aynı olduğu, davacının 35.
sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa dahil hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davalının tescilli ticaret unvanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne davalının "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının sınıfları kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte kullanmasının bu ibareyi taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, buldurulmasının, satışa arz etmek üzere depolanmasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb.
hertürlü ticari evrakın ve bu dava sonucunda verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, dağıtılan, satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arzetmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb.hertürlü ticari evrakına el konulmasına ve esasa ilişkin hükmün kesinleşmesine müteakip masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına, hüküm özetinin ilanına, ticaret unvanının terkini talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının "bizim" markasının kendisine ait tanınmış marka olduğunu ileri sürdüğünü oysa bu markanın TÜRKPATENT başka bir şirket adına kayıtlı olduğunu, davacının davayı açmakta menfaati bulunmadığını, davacı markasının "bizim" ibaresinden oluştuğunu, bu nedenle müvekkilinin "bizim bakkal" ibaresini kullanmasını önleyemeyeceğini, davanın açıldığı tarihte müvekkillerin tabelada veya iltibas yaratacak başka şekilde bizim markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan asla kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, bilirkişi raporunda, davacı markasının zayıf marka olduğu ve küçük değişikliklerin dahi karıştırılma ihtimalini bertaraf edebileceği, "BİZİM BAKKAL" şeklindeki markasal kullanımın davacı adına tescilli "BİZİM" esas unsurlu marka haklarıyla karışıklığa yol açmayacağının tespit edildiğini, kabul anlamına gelememekle birlikte müvekkillerinin BAKKAL ibaresinin önünde BİZİM ibaresini kullanıyor olsa dahi her iki marka arasında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin varlığının söz konusu olmayacağını, "bizim" ibaresi tek başına ne tabelalarda ne de işletme unvanında kullanılmadığından iltibas teşkil etmeyeceğini, müvekkilinin kullanımında "bakkalım" ibaresinin vurucu unsur olduğunu, ayırt ediciliği zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu, alttan hafif görünüyor olsa dahi silmenin görünen ilişkiyi yok etmek anlamına geldiğinden iltibası yok edecek bir durum olduğunu, unvan terkini talebinin reddi yerine karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tescilli markasının tescil sınıfında davalının markasal olarak kullanımının tespit edildiği, bu durumda mahkemece markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitinin yerinde olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporundaki "bizim" ibaresinin zayıf marka olduğuna yönelik tespit isabetli olmadığı, davalının "bizim" ibaresinin yanına getirdiği "bakkal-63 büyükliman gıda" ibarelerinin markasal kullanıma farklılık katmadığı, markasal kullanımda asıl unsurun "bizim bakkal" ibaresi olup markanın hitap ettiği ortalama tüketici kitlesi gözönüne alındığında iltibas tehlikesi bulunduğu, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan bizim ibaresinin kapatılmaya çalışıldığı ancak tabelada halen görünür olduğu, işletme adı olarak da "bizim bakkal" ibaresinin kullanılmaya devam edildiği, bu halde tabeladaki ve işletme adındaki markasal kullanımın meni ve refine, diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın tam kabulü ile davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesi, hükmün devamında tabela dışında kullanım bulunmadığı halde, ambalaj, farklı tanıtım malzemesi ve basılı evrakın el konularak imhasına karar verilmesinin yerinde görülmediği, vergi levhasına göre davacının tacir değil esnaf olduğu, ticaret sicilde kayıtlı ticaret unvanı bulunmadığından mahkemece unvan terkini talebinin reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalının "bizim" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, davalının işyeri tabelasındaki "bizim" ibaresinin görünmeyecek şekilde kapatılarak tecavüzün ve haksız rekabetin refine, hüküm özetinin ilanına, ticaret unvanı terkini talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ticaret unvanının terkini isteminin reddine dair mahkeme kararının temyiz edildiğini, davalının vergi levhasında bizim bakkal ibaresini ticaret unvanı olarak kullandığının sabit olduğunu belirterek kararın bu yönden bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; "bizim" ibaresinin davacının tanınmış markası olmadığını, bizim bakkal ibaresi üzerinde resmi olarak hakkı bulunmadığını, dava tarihinde "bizim" ibaresinin müvekkilince kullanıldığının davacı tarafça ispatlanamadığını, davacının ""bakkalım" ibaresi ile birlikte kullanımı olduğunu, bilirkişilerce müvekkilinin kullanımının iltibasa yol açmayacağının tespit edildiğini, davacı markasının zayıf bir ibare olduğunu, müvekkilinin bizim ibaresini hiç bir zaman tek başına kullanmadığını, müvekkilinin bizim ibaresini dava açılmadan önce tabeladan sildirdiğini, dolayısıyla davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı adına tescilli "BİZİM" esas unsurlu markaların davalı tarafından aynı hizmet ve mal sınıfında iltibas oluşturacak şekilde kullanıldığı iddiası ile açılan markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 29 uncu maddesi,
3.6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 55 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109795900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz