6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Markaya Tecavüzün Tespiti, Durdurulması ve Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3719 E. 2023/7477 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini esnaf şekil şartı keşif aktif husumet ticaret unvanı hak düşürücü süre marka hakkına tecavüz hukuki yarar ticaret sicili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi terkin tacir ilk derece kararının kaldırılması ilan haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) dahili dava karar verilmesine yer olmadığına iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik husumet i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 149

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar

Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/533 E., 2019/277 K.

Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve ticaret unvanının terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; toptan satış mağazacılığı alanında köklü bir firma olan müvekkilinin "Bizim" ibaresini esas unsur olarak içeren tanınmış seri markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın Trabzon ilinde bulunan mağazasında "Bizim Bakkal" ibaresini kullandığını, davalının söz konusu kullanımının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının "Bizim Bakkal " ibaresini ticaret unvanı olarak kullandığının tespiti halinde bu ibarenin terkinine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı asıl cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, ekte sunulan görselden de görülebileceği üzere kendisine ait işletmede "Bizim" ibaresini kullanmadığını ve davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde keşif sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 78" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin bulunduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğu, iş yerindeki fiyat broşürü ve poşet üzerinde de "BİZİM" ibaresinin kullanıldığı, ancak "İ" harfi yerine dans eden insan figürü koyulduğu, bu değişikliğin markaların benzerliğini ortadan kaldırmadığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa dahil hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davalının tescilli ticaret unvanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanına ve davalının ticaret unvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığı anlaşıldığından, ticaret sicilinden ticaret unvanının terkini talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yanca davaya dayanak yapılan ve tanınmış olduğu iddia edilen "Bizim" ibareli markanın davacıya değil dava dışı bir firmaya ait olduğunu, bu nedenle davacının iş bu dava bakımından aktif husumeti bulunmadığı gibi hukuki yararı da bulunmadığını, dava dilekçesiyle, davalının "Bizim Bakkal" ibaresini ticaret unvanı olarak kullandığının tespiti halinde bu ibarenin ticaret unvanından terkininin talep edildiği, davacının aleni olan ticaret sicili kayıtlarını inceleyerek dava açması gerekirken bu şekilde şarta bağlı bir dava açmasının doğru olmadığını, müvekkilinin sözü geçen ibareyi ticaret unvanı olarak kullanmadığı sabit olduğunu göre bu talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, oysa Mahkemece yazılı olduğu şekilde karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm tesis edildiğini, davacının davanın açıldığı tarih itibariyle müvekkilinin "Bizim Bakkal" ibaresini markasal olarak kullandığını ispat edemediğini, müvekkilinin davanın açıldığı tarihten önce bu ibareyi kullanmayı bıraktığını, davacı yanca sunulan görsellerin davanın açılmasından çok daha önce çekildiğini, esasen müvekkilinin "Bizim Bakkal" ibaresini kullanmaya devam ettiğinin kabulü halinde dahi söz kullanımın davacının markalarıyla iltibas yaratmayacak kadar farklı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak davalının davaya konu edilen tabelada yer alan "Bizim" ibaresini kapattığı, bu nedenle söz konusu ibarenin tabelada kullanımının refi talebinin konusuz kaldığı, bu hale göre İlk Derece Mahkemesince, bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve ürün fiyat afişi ve plastik poşetlere el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken davanın tamamıyla kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, bunun yanında, davalının tacir değil esnaf olduğu, "Bizim" ibaresini vergi levhasında işletme adı olarak kullanmadığı, kasa fişinde markasal olarak kullandığı, ticaret unvanı kullanımının söz konusu olmadığı, bu hale göre, İlk Derece Mahkemesince, ticaret unvanı terkini talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, davalı işyeri tabelasındaki "Bizim" markasının kullanımına son verilmekle, ref talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ürün fiyat afişi ve plastik poşetlere el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, diğer ref taleplerinin reddine, ticaret unvanı terkini talebinin reddine ve hükmün ilanına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve ticaret unvanının terkini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 29 ve 149 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Esnaf

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3704 E. 2023/7559 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabetin tespiti ve men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3408 E. 2023/7139 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Markaya Tecavüzün Tespiti ve Meni

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3710 E. 2023/7776 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Marka hakkı tecavüzü | Haksız rekabet | Ticaret unvanı terkini

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3718 E. 2023/7734 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3701 E. 2023/7659 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka tecavüzü | Haksız rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3374 E. 2023/7273 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3711 E. 2024/225 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3719 E.  ,  2023/7477 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/437 Esas, 2022/444 Karar

HÜKÜM

Kısmen kabul

(Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar

Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2017/533 E., 2019/277 K.

Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve ticaret unvanının terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; toptan satış mağazacılığı alanında köklü bir firma olan müvekkilinin "Bizim" ibaresini esas unsur olarak içeren tanınmış seri markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın Trabzon ilinde bulunan mağazasında "Bizim Bakkal" ibaresini kullandığını, davalının söz konusu kullanımının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının "Bizim Bakkal " ibaresini ticaret unvanı olarak kullandığının tespiti halinde bu ibarenin terkinine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı asıl cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, ekte sunulan görselden de görülebileceği üzere kendisine ait işletmede "Bizim" ibaresini kullanmadığını ve davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde keşif sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 78" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin bulunduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğu, iş yerindeki fiyat broşürü ve poşet üzerinde de "BİZİM" ibaresinin kullanıldığı, ancak "İ" harfi yerine dans eden insan figürü koyulduğu, bu değişikliğin markaların benzerliğini ortadan kaldırmadığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35.

sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa dahil hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davalının tescilli ticaret unvanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanına ve davalının ticaret unvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığı anlaşıldığından, ticaret sicilinden ticaret unvanının terkini talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yanca davaya dayanak yapılan ve tanınmış olduğu iddia edilen "Bizim" ibareli markanın davacıya değil dava dışı bir firmaya ait olduğunu, bu nedenle davacının iş bu dava bakımından aktif husumeti bulunmadığı gibi hukuki yararı da bulunmadığını, dava dilekçesiyle, davalının "Bizim Bakkal" ibaresini ticaret unvanı olarak kullandığının tespiti halinde bu ibarenin ticaret unvanından terkininin talep edildiği, davacının aleni olan ticaret sicili kayıtlarını inceleyerek dava açması gerekirken bu şekilde şarta bağlı bir dava açmasının doğru olmadığını, müvekkilinin sözü geçen ibareyi ticaret unvanı olarak kullanmadığı sabit olduğunu göre bu talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, oysa Mahkemece yazılı olduğu şekilde karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm tesis edildiğini, davacının davanın açıldığı tarih itibariyle müvekkilinin "Bizim Bakkal" ibaresini markasal olarak kullandığını ispat edemediğini, müvekkilinin davanın açıldığı tarihten önce bu ibareyi kullanmayı bıraktığını, davacı yanca sunulan görsellerin davanın açılmasından çok daha önce çekildiğini, esasen müvekkilinin "Bizim Bakkal" ibaresini kullanmaya devam ettiğinin kabulü halinde dahi söz kullanımın davacının markalarıyla iltibas yaratmayacak kadar farklı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak davalının davaya konu edilen tabelada yer alan "Bizim" ibaresini kapattığı, bu nedenle söz konusu ibarenin tabelada kullanımının refi talebinin konusuz kaldığı, bu hale göre İlk Derece Mahkemesince, bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve ürün fiyat afişi ve plastik poşetlere el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken davanın tamamıyla kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, bunun yanında, davalının tacir değil esnaf olduğu, "Bizim" ibaresini vergi levhasında işletme adı olarak kullanmadığı, kasa fişinde markasal olarak kullandığı, ticaret unvanı kullanımının söz konusu olmadığı, bu hale göre, İlk Derece Mahkemesince, ticaret unvanı terkini talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, davalı işyeri tabelasındaki "Bizim" markasının kullanımına son verilmekle, ref talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ürün fiyat afişi ve plastik poşetlere el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, diğer ref taleplerinin reddine, ticaret unvanı terkini talebinin reddine ve hükmün ilanına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve ticaret unvanının terkini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 29 ve 149 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109787600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.