6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka tecavüzü | Haksız rekabet

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3720 E. 2023/7703 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini esnaf makul süre hükmün kesinleşmesi keşif ticaret unvanı hak düşürücü süre marka hakkına tecavüz kaldırma ve yeniden hüküm kâr dağıtımı usulden reddi hukuki yarar ortalama tüketici karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi terkin taşıyan ayırt edicilik ilk derece kararının kaldırılması ilan cy/cy kaydı haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) dahili dava karar verilmesine yer olmadığına ibraz iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 54 · SMK — SMK 29

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/92 E., 2019/123 K.

Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve men'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 35. sınıf da dahil olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, yapılan tanıtım çalışmaları ile Türkiye'de tanınmış marka haline geldiğini, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, Trabzon ili ve bağlı ilçelerinde işletmelere numara vermek suretiyle "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığını, bu durumun fark edilmesi üzerine iş bu markayı kullanan üç işletmeye karşı Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/231 E., 2012/232 E. ve 2012/233 E. sayılı dosyaları ile dava açıldığını, bu davaların davacı lehine sonuçlandığını, kararların kesinleştiğini, kesinleşen yargı kararlarına rağmen "BİZİM" markasının kullanılmasına halen devam edildiğini ileri sürerek davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden tek başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakının ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde, iletilen, satılan, sağlanan, dağıtılan, satışa arzedilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evraka el konularak, esasa ilişkin hükmün kesinleşmesini müteakip imhasına, kararın kamuya yayın yoluyla duyurulmasına, davalı kullanımının ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava açma süreleri yönünden hak düşürücü süreler dolduğundan davanın usulden reddini, tabelalarında “Bizim” ibaresi bulunmadığından açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, tabelalarında "Dükkan Sizin (bakkal amca logosu içinde)", "BAKKAL–29", “her zaman yanınızda”, "YAYLA GIDA" yazdığını, davacının işbu davayı açmasında menfaati olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde keşif sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 29" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında işyeri yıkılmış olduğundan tespit yapılamamış olmasına rağmen, davalı vekilinin sunduğu fotoğraftaki tabelanın davacı vekilinin sunduğu fotoğraftaki tabela ile aynı olmasına rağmen "BİZİM" ibaresinin bulunduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğu, davacı vekilinin davalıya ait işyerinden aldığı satış fişinin üzerinde de "Bizim Bakkal-29" ibaresinin yer aldığı, dava tarihinde davalının vergi kaydının devam ettiği, esnaf olarak Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olduğu, işitsel, anlamsal ve görsel olarak markaların aynı olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa dahil hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının tescilli ticaret unvanı bulunmadığından, davacının ticaret ünvanının terkinine yönelik talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "BİZİM" markasının Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde dava dışı Besler Gıda ve Kimya San. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı olduğu tespit edildiğinden, davacının bu davayı açmakta menfaati bulunmadığını, markanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi, davacının markasının BİZİM ibaresi olduğunu, davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, dosyada davanın açıldığı tarihte davalıların tabelada veya iltibas yaratacak başka şekilde "BİZİM" markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, gerek dava tarihi öncesinde gerek dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde "BİZİM" ibaresinin kullanılmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalının "BİZİM" ibaresini hiçbir zaman tek başına kullanmadığını, dava tarihinde davalıya ait işletmenin kapatıldığını, davacının dayandığı bilirkişi delilinin de davacının iddialarını reddeder nitelikte olduğunu, talimat dosyasında bilirkişi tarafından mahallinde yapılan keşifte davalının işletmesini kapatmış olduğu, "BİZİM" ibareli markaya eşit ya da benzer bir kullanımı bulunmadığının tespit edildiğini, "BİZİM" ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, makul süre içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, "BİZİM" markasının davacının tanınmış markası olmadığını, "BİZİM" ibaresi tek başına ne tabelalarda ne de işletme ünvanında kullanılmadığından, iltibas teşkil etmeyecek şekilde başkalaştırılarak kullanıldığından haksız rekabet de teşkil etmeyeceğini, davalının kullanımında "BAKKALIM" ibaresinin vurucu unsur olduğunu, ayırt ediciliği zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu, kimi bakkalların dava tarihinden önce "BİZİM" ibaresini sildirdiğini, davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun davalının savunmalarını doğruladığını, şartlı talepte bulunulamayacağından unvan terkini talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına 35. sınıfta "BİZİM" ibareli markaların tescilli olduğu, davalının 35. sınıfta marketçilik hizmet sınıfında faaliyet gösterdiği, Mahkemece talimat dosyası ile aldırılan bilirkişi raporunda, mahallinde yapılan keşifte davalının işletmesini kapatmış olduğu, "BİZİM" ibareli markaya eşit ya da benzer bir kullanımı bulunmadığının tespit edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan ve daha sonra renkli görseli ibraz edilen fotoğraflardan dava tarihinde davalı tarafça tabelada "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullandığı anlaşılıyorsa da, davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan fotoğraftan daha sonra BİZİM ibaresinin tabeladan silindiği, yargılama sırasında da davalı işletmesinin kapatıldığının anlaşıldığı, davalı tarafça, dava tarihinden önce tabeladaki markasal kullanımın sonlandırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edildiğinden markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitinin yerinde olduğu, Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda "BİZİM" ibaresinin zayıf marka olduğuna yönelik tespitin isabetli olmadığı, davalının dosyaya sunulan fotoğraflarda, tabelasında, "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullandığı, markanın hitap ettiği ortalama tüketici kitlesi gözönüne alındığında iltibas tehlikesi bulunduğu, “BİZİM” ibaresinin ticaret sicilinde davalı tarafça ticaret unvanı olarak kullanımına rastlanmadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan "BİZİM" ibaresinin silindiği ve daha sonra işyerinin kapatılarak binanın yıkıldığı anlaşıldığından, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesi, durdurulması ve ref'i talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı tabeladaki markasal kullanımına son verdiğinden hükmün ilanında davacı tarafın hukuki yararı kalmadığından ilan talebi hakkında da karar verilmesine yer olmadığına, ticaret unvanının terkini talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; "BİZİM" markasının TÜRKPATENT nezdinde dava dışı Besler Gıda ve Kimya San. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı olduğu tespit edildiğinden, davacının bu davayı açmakta menfaati bulunmadığını, markanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi, davacının markasının BİZİM ibaresi olduğunu, davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, dosyada davanın açıldığı tarihte davalıların tabelada veya iltibas yaratacak başka şekilde "BİZİM" markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde "BİZİM" ibaresi kullanılmış olmadığı gibi dava tarihinde davalıya ait işletmenin kapatılmış halde olduğunu, davacının dayandığı bilirkişi delilinin de davacının iddialarını reddeder nitelikte olduğunu, talimat dosyasında bilirkişi tarafından mahallinde yapılan keşifte davalının işletmesini kapatmış olduğu, davalının "BİZİM" ibareli markaya eşit ya da benzer bir kullanımı bulunmadığının tespit edildiğini, "BİZİM" ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, makul süre içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, "BİZİM" markasının davacının tanınmış markası olmadığını, "BİZİM" ibaresi tek başına ne tabelalarda ne de işletme ünvanında kullanılmadığından, iltibas teşkil etmeyecek şekilde başkalaştırılarak kullanıldığından haksız rekabet de teşkil etmeyeceğini, davalının kullanımında "BAKKALIM" ibaresinin vurucu unsur olduğunu, ayırt ediciliği zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu, davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun davalının savunmalarını doğruladığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29 uncu maddesi,

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3711 E. 2024/225 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3699 E. 2023/7742 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3401 E. 2023/7256 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Ticaret unvanının terkini

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3371 E. 2023/7132 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hakkı tecavüzü | Haksız rekabet | Ticaret unvanı terkini

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3717 E. 2023/7733 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3701 E. 2023/7659 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3720 E.  ,  2023/7703 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/2215 Esas, 2022/440 Karar

DAVA TARİHİ 24.05.2017

HÜKÜM

Davanın kısmen kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2017/92 E., 2019/123 K.

Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve men'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 35. sınıf da dahil olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, yapılan tanıtım çalışmaları ile Türkiye'de tanınmış marka haline geldiğini, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, Trabzon ili ve bağlı ilçelerinde işletmelere numara vermek suretiyle "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığını, bu durumun fark edilmesi üzerine iş bu markayı kullanan üç işletmeye karşı Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/231 E., 2012/232 E. ve 2012/233 E. sayılı dosyaları ile dava açıldığını, bu davaların davacı lehine sonuçlandığını, kararların kesinleştiğini, kesinleşen yargı kararlarına rağmen "BİZİM" markasının kullanılmasına halen devam edildiğini ileri sürerek davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden tek başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakının ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde, iletilen, satılan, sağlanan, dağıtılan, satışa arzedilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evraka el konularak, esasa ilişkin hükmün kesinleşmesini müteakip imhasına, kararın kamuya yayın yoluyla duyurulmasına, davalı kullanımının ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava açma süreleri yönünden hak düşürücü süreler dolduğundan davanın usulden reddini, tabelalarında “Bizim” ibaresi bulunmadığından açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, tabelalarında "Dükkan Sizin (bakkal amca logosu içinde)", "BAKKAL–29", “her zaman yanınızda”, "YAYLA GIDA" yazdığını, davacının işbu davayı açmasında menfaati olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde keşif sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 29" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında işyeri yıkılmış olduğundan tespit yapılamamış olmasına rağmen, davalı vekilinin sunduğu fotoğraftaki tabelanın davacı vekilinin sunduğu fotoğraftaki tabela ile aynı olmasına rağmen "BİZİM" ibaresinin bulunduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğu, davacı vekilinin davalıya ait işyerinden aldığı satış fişinin üzerinde de "Bizim Bakkal-29" ibaresinin yer aldığı, dava tarihinde davalının vergi kaydının devam ettiği, esnaf olarak Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olduğu, işitsel, anlamsal ve görsel olarak markaların aynı olduğu, davacının 35.

sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa dahil hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının tescilli ticaret unvanı bulunmadığından, davacının ticaret ünvanının terkinine yönelik talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "BİZİM" markasının Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde dava dışı Besler Gıda ve Kimya San. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı olduğu tespit edildiğinden, davacının bu davayı açmakta menfaati bulunmadığını, markanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi, davacının markasının BİZİM ibaresi olduğunu, davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, dosyada davanın açıldığı tarihte davalıların tabelada veya iltibas yaratacak başka şekilde "BİZİM" markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, gerek dava tarihi öncesinde gerek dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde "BİZİM" ibaresinin kullanılmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalının "BİZİM" ibaresini hiçbir zaman tek başına kullanmadığını, dava tarihinde davalıya ait işletmenin kapatıldığını, davacının dayandığı bilirkişi delilinin de davacının iddialarını reddeder nitelikte olduğunu, talimat dosyasında bilirkişi tarafından mahallinde yapılan keşifte davalının işletmesini kapatmış olduğu, "BİZİM" ibareli markaya eşit ya da benzer bir kullanımı bulunmadığının tespit edildiğini, "BİZİM" ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, makul süre içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, "BİZİM" markasının davacının tanınmış markası olmadığını, "BİZİM" ibaresi tek başına ne tabelalarda ne de işletme ünvanında kullanılmadığından, iltibas teşkil etmeyecek şekilde başkalaştırılarak kullanıldığından haksız rekabet de teşkil etmeyeceğini, davalının kullanımında "BAKKALIM" ibaresinin vurucu unsur olduğunu, ayırt ediciliği zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu, kimi bakkalların dava tarihinden önce "BİZİM" ibaresini sildirdiğini, davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun davalının savunmalarını doğruladığını, şartlı talepte bulunulamayacağından unvan terkini talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına 35. sınıfta "BİZİM" ibareli markaların tescilli olduğu, davalının 35. sınıfta marketçilik hizmet sınıfında faaliyet gösterdiği, Mahkemece talimat dosyası ile aldırılan bilirkişi raporunda, mahallinde yapılan keşifte davalının işletmesini kapatmış olduğu, "BİZİM" ibareli markaya eşit ya da benzer bir kullanımı bulunmadığının tespit edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan ve daha sonra renkli görseli ibraz edilen fotoğraflardan dava tarihinde davalı tarafça tabelada "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullandığı anlaşılıyorsa da, davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan fotoğraftan daha sonra BİZİM ibaresinin tabeladan silindiği, yargılama sırasında da davalı işletmesinin kapatıldığının anlaşıldığı, davalı tarafça, dava tarihinden önce tabeladaki markasal kullanımın sonlandırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edildiğinden markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitinin yerinde olduğu, Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda "BİZİM" ibaresinin zayıf marka olduğuna yönelik tespitin isabetli olmadığı, davalının dosyaya sunulan fotoğraflarda, tabelasında, "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullandığı, markanın hitap ettiği ortalama tüketici kitlesi gözönüne alındığında iltibas tehlikesi bulunduğu, “BİZİM” ibaresinin ticaret sicilinde davalı tarafça ticaret unvanı olarak kullanımına rastlanmadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının kullanımının bulunduğu tabeladan "BİZİM" ibaresinin silindiği ve daha sonra işyerinin kapatılarak binanın yıkıldığı anlaşıldığından, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesi, durdurulması ve ref'i talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı tabeladaki markasal kullanımına son verdiğinden hükmün ilanında davacı tarafın hukuki yararı kalmadığından ilan talebi hakkında da karar verilmesine yer olmadığına, ticaret unvanının terkini talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; "BİZİM" markasının TÜRKPATENT nezdinde dava dışı Besler Gıda ve Kimya San. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı olduğu tespit edildiğinden, davacının bu davayı açmakta menfaati bulunmadığını, markanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi, davacının markasının BİZİM ibaresi olduğunu, davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, dosyada davanın açıldığı tarihte davalıların tabelada veya iltibas yaratacak başka şekilde "BİZİM" markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde "BİZİM" ibaresi kullanılmış olmadığı gibi dava tarihinde davalıya ait işletmenin kapatılmış halde olduğunu, davacının dayandığı bilirkişi delilinin de davacının iddialarını reddeder nitelikte olduğunu, talimat dosyasında bilirkişi tarafından mahallinde yapılan keşifte davalının işletmesini kapatmış olduğu, davalının "BİZİM" ibareli markaya eşit ya da benzer bir kullanımı bulunmadığının tespit edildiğini, "BİZİM" ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, makul süre içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, "BİZİM" markasının davacının tanınmış markası olmadığını, "BİZİM" ibaresi tek başına ne tabelalarda ne de işletme ünvanında kullanılmadığından, iltibas teşkil etmeyecek şekilde başkalaştırılarak kullanıldığından haksız rekabet de teşkil etmeyeceğini, davalının kullanımında "BAKKALIM" ibaresinin vurucu unsur olduğunu, ayırt ediciliği zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu, davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun davalının savunmalarını doğruladığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29 uncu maddesi,

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109801000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.