Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabetin tespiti ve men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3408 E. 2023/7139 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf sebebi↗ makul süre↗ hükmün kesinleşmesi↗ taleple bağlılık↗ keşif↗ kanun yolu↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ kâr dağıtımı↗ usulden reddi↗ ticaret sicili↗ ortalama tüketici↗ fatura↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ terkin↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ ibraz↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/526 E., 2019/273 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, ref'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin toptan satış mağazacılığı alanında köklü bir firma olduğunu müvekkilinin 35.sınıf da dahil olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, bu markaların görsel ve yazılı basın başta olmak üzere ilgili tüm mecralarda yapılan tanıtım çalışmaları ile Türkiye'de tanınmış marka hale geldiğini, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle müvekkili firmanın marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, Trabzon ili ve bağlı ilçelerinde işletmelere numara vermek suretiyle "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığını, bu durumun müvekkili tarafından fark edilmesi üzerine iş bu markayı kullanan üç işletmeye açılan davaların müvekkili lehine sonuçlandığını, kesinleşen yargı kararlarına rağmen "BİZİM" markasının kullanılmasına halen devam edildiğini belirterek davalıların "BİZİM BAKKAL" ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden tek başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markalar altında ürün üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, dağıtımını yapmasının, satışa arz etmesinin, ithal ya da ihraç etmesinin, elde bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımının yapmasının davacı aleyhinde marka tecavüzü ve haksız rekabet yarattığının tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, kullanımın ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürelerin geçmiş olması hasebiyle davanın usulden reddine karar verilmesini, tabelalarında “Bizim” ibaresi bulunmadığı için açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, tabelalarında "Dükkan Sizin (bakkal amca logosu içinde)", "BAKKAL – 64", “her zaman yanınızda”, "ALMAR GIDA" yazdığını, davacının işbu davayı açmasında menfaati olmadığı gibi alakasız şekilde kanun yolu ile ticari hayatlarında ve güncel yaşamlarında huzursuzluk yarattığını, bu konudaki tazminat haklarını saklı tuttuklarını, açılan dava haksız ve hukuka aykırı olduğu için davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde keşif sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 64" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olduğu, iş yerindeki poşet üzerinde de "BİZİM" ibaresinin kullanıldığı, ancak "İ" harfi yerine dans eden insan figürü koyulduğu, bu değişikliğin markaların benzerliğini ortadan kaldırmadığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa dahil hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtaydan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davalının tescilli ticaret unvanının bulunmadığı gerekesiyle davanın kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini iş yeri tabelasında, ürünleri üzerinde ve iş evrakında markasal olarak kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakın ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, dağıtılan, satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılan, reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konulmasına, hükmün kesinleşmesinden sonra imha edilmelerine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının BİZİM markasının kendisine ait tanınmış marka olduğunu ileri sürmüşse de, BİZİM markasının Türk Patent ve Marka Kurumunda (TÜRKPATENT) dava dışı Besler Gıda ve Kimya San. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, davacının davayı açmakta menfaati bulunmadığını, markanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi davacının markasının BİZİM ibaresi olduğunu ve BİZİM BAKKAL ibaresinin önlenmesini ve men edilmesini talep ettiğini, taleple bağlılık gereği BİZİM ibaresinin men'ine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, müvekkilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, bu ibare üzerinde hak ileri süremeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan Ticaret Sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, dosyada davanın açıldığı tarihte müvekkilinin tabelada veya iltibas yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan asla kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyası bilirkişisi marka vekilinin 04.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda hatalı olarak BİZİM ibaresinin değil BİZİM BAKKAL ibaresi ile kıyaslamak suretiyle tespit yapıldığını, davacının tabelalarının kırmızı zemin üzerine BİZİM TOPTAN şeklinde olduğunu, davalı tabelasının ise iltibas teşkil etmeyecek şekilde olduğunu,19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda "...keşif sırasında temin edilen fotoğraflarla davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın davalı tarafından işletme unvanında kullanılmadığı, işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL – 64 AL-MAR GIDA” ibaresinin yazılı olduğunun ve plastik poşet üzerinde "B Z M Bakkal" ibaresinin mevcut olduğu ve dans eden insan figürlerinin bulunduğunun tespit edildiğinin .." tespit ve değerlendirilmesinde bulunulduğunu, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada BİZİM ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, BİZİM ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, makul süre içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkillerinin BİZİM ibaresini hiçbir zaman tek başına kullanmadığını, İ harfi yerine horon tepen insan figürleri olduğu gibi devamında BAKKAL ibaresi ile birlikte kullandığını, bu durumun iltibas teşkil etmediğini, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, ayırt ediciliği zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak, yani normalde o markanın iltibas teşkil edebilecek benzerlerinin başkası tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğunu, araştırma yapılırken coğrafi etkilerin değerlendirme dışı bırakılamayacağını, Trabzon Büyükşehir sınırları içerisinde sadece bir adet davacı mağazası bulunduğunu ancak yüzlerce bakkal olduğunu, davacı şirket açısından tanınmışlığı olmayan bir markanın coğrafi işaretler ve dans eden insan figürleri ile tamamen farklı bir görüntü içeren görüntü ile iltibas yaratmasının da imkansız olduğunu, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüyor olsa dahi silmenin görünen ilişkiyi yok etmek anlamına geldiğinden iltibası yok edecek bir durum olduğunu, üstünü boyatarak silme halinde dahi, davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun müvekkilinin savunmalarını doğruladığını ileri sürerek davanın reddine, Mahkemenin taktirinde hataya düşmediği kabul edilirse, şartlı talep oluşturulamayacağından unvan terkini talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dosyaya celp edilen marka tescil kayıtlarından, davacı adına 35. sınıfta BİZİM ibareli markaların tescilli olduğu, BİZİM markasının dava dışı Besler Gıda şirketine ait olduğuna yönelik istinaf sebebinin yerinde görülmediği, davalının ise 35. sınıfta marketçilik hizmet sınıfında faaliyet gösterdiği konusunda ihtilaf bulunmadığı, Mahkemece alınan talimat raporunda davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın davalı tarafından işletme tabelasında kullanıldığı, işletme unvanında kullanılmadığı, işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL – 64 AL-MAR GIDA” ibaresinin yazılı olduğunun ve plastik poşet üzerinde "B Z M Bakkal" ibaresinin mevcut olduğu ve dans eden insan figürlerinin bulunduğu " tespit edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan ve daha sonra renkli görseli ibraz edilen fotoğraflardan ve talimat raporundan davalı tarafça tabelada "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullandığı, plastik poşetler üzerinde "B Z M Bakkal" ibaresini kullandığı, davalı tarafça poşetlerdeki BİZİM ibaresi yazılırken (İ) harfi yerine dans eden insan figürü konulmasının markasal kullanıma farklılık katmadığı, ibarenin BİZİM olarak okunduğu anlaşılmakla, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitinin yerinde olduğu, Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda da, markaya tecavüz ve haksız rekabet fiilinin gerçekleştiği kanaatine varıldığı, markanın hitap ettiği ortalama tüketici kitlesi gözönüne alındığında, iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu, tabela ve plastik poşetlerdeki markasal kullanımın önlenmesi, tabeladaki BİZİM ibaresinin silinerek veya üzerinin görünmeyecek şekilde boyanarak ve poşetlere el konularak tecavüzün ve haksız rekabetin ref'ine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece davanın tam kabulü ile, davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesi, hükmün devamında reklam broşür gibi tanıtım evrakları, ambalaj, afiş, fatura vb ticari evraklara el konularak imhasına karar verilmesi yerinde olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında BİZİM ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan terkini talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen belirlenecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3701 E. 2023/7659 K.
Ortak:istinaf sebebi · makul süre · keşif · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kâr dağıtımı · ortalama tüketici · fatura
İncelediğiniz kararda… sinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 64" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olduğu, iş yerindeki poşet üzerinde de "BİZİM" ibaresinin kullanıldığı, ancak "İ" harfi yerine dans eden insan figürü koyulduğu, bu değişikliğin markaların benzerliğini ortadan kaldırmadığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtaydan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekesiyle davanın kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini iş yeri tabelasında, ürünleri üzerinde ve iş evrakında markasal olarak kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte «taşıyan» ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakın ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılan, reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konulmasına, «hükmün kesinleşmesinden» sonra imha edilmelerine karar verilmiştir.
… marka tescil kayıtlarından, davacı adına 35. sınıfta BİZİM ibareli markaların tescilli olduğu, BİZİM markasının dava dışı Besler Gıda şirketine ait olduğuna yönelik «istinaf sebebinin» yerinde görülmediği, davalının ise 35. sınıfta marketçilik hizmet sınıfında faaliyet gösterdiği konusunda ihtilaf bulunmadığı, Mahkemece alınan talimat raporunda davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın davalı tarafından işletme tabelasında kullanıldığı, işletme unvanında kullanılmadığı, işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL – 64 AL-MAR GIDA” ibaresinin yazılı olduğunun ve plastik poşet üzerinde "B Z M Bakkal" ibaresinin mevcut olduğu ve dans eden insan figürlerinin bulunduğu " tespit edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan ve daha sonra renkli görseli «ibraz» edilen fotoğraflardan ve talimat raporundan davalı tarafça tabelada "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullandığı, plastik poşetler üzerinde "B Z M Bakkal" ibaresini kullandığı, davalı tarafça poşetlerdeki BİZİM ibaresi yazılırken (İ) harfi yerine dans eden insan figürü konulmasının markasal kullanıma farklılık katmadığı, ibarenin BİZİM olarak okunduğu anlaşılmakla, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda da, markaya tecavüz ve haksız rekabet fiilinin gerçekleştiği kanaatine varıldığı, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında, «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu, tabela ve plastik poşetlerdeki markasal kullanımın önlenmesi, tabeladaki BİZİM ibaresinin silinerek veya üzerinin görünmeyecek şekilde boyanarak ve poşetlere el konularak tecavüzün ve haksız rekabetin ref'ine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece davanın tam kabulü ile, davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesi, hükmün devamında reklam broşür gibi tanıtım evrakları, ambalaj, afiş, «fatura» vb ticari evraklara el konularak imhasına karar verilmesi yerinde olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında BİZİM ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan «terkini» talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… nın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi davacının markasının BİZİM ibaresi olduğunu ve BİZİM BAKKAL ibaresinin önlenmesini ve men edilmesini talep ettiğini, «taleple bağlılık» gereği BİZİM ibaresinin men'ine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, müvekkilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, bu ibare üzerinde hak ileri süremeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan Ticaret Sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, dosyada davanın açıldığı tarihte müvekkilinin tabelada veya «iltibas» yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan asla kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyası bilirkişisi marka vekilinin 04.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda hatalı olarak BİZİM ibaresinin değil BİZİM BAKKAL ibaresi ile kıyaslamak suretiyle tespit yapıldığını, davacının tabelalarının kırmızı zemin üzerine BİZİM TOPTAN şeklinde olduğunu, davalı tabelasının ise iltibas teşkil etmeyecek şekilde olduğunu,19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda "...«keşif» sırasında temin edilen fotoğraflarla davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın davalı tarafından işletme unvanında kullanılmadığı, işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL – 64 AL-MAR GIDA” ibaresinin yazılı olduğunun ve plastik poşet üzerinde "B Z M Bakkal" ibaresinin mevcut olduğu ve dans eden insan figürlerinin bulunduğunun tespit edildiğinin .." tespit ve değerlendirilmesinde bulunulduğunu, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada BİZİM ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, BİZİM ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, «makul süre» içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkillerinin BİZİM ibaresini hiçbir zaman tek başına kullanmadığını, İ harfi yerine horon tepen insan figürleri olduğu gibi devamında BAKKAL ibaresi ile birlikte kullandığını, bu durumun iltibas teşkil etmediğini, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, «ayırt ediciliği» zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak, yani normalde o markanın iltibas teşkil edebilecek benzerlerinin başkası tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğunu, araştırma yapılırken coğrafi etkilerin değerlendirme dışı bırakılamayacağını, Trabzon Büyükşehir sınırları içerisinde sadece bir adet davacı mağazası bulunduğunu ancak yüzlerce bakkal olduğunu, davacı şirket açısından tanınmışlığı olmayan bir markanın coğrafi işaretler ve dans eden insan figürleri ile tamamen farklı bir görüntü içeren görüntü ile iltibas yaratmasının da imkansız olduğunu, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüyor olsa dahi silmenin görünen ilişkiyi yok etmek anlamına geldiğinden iltibası yok edecek bir durum olduğunu, üstünü boyatarak silme halinde dahi, davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun müvekkilinin savunmalarını doğruladığını ileri sürerek davanın reddine, Mahkemenin taktirinde hataya düşmediği kabul edilirse, şartlı talep oluşturulamayacağından unvan «terkini» talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… kararında, davacı adına 35. sınıfta BİZİM ibareli markaların tescilli olduğu anlaşıldığından, BİZİM markasının dava dışı Besler Gıda şirketine ait olduğuna yönelik «istinaf sebebinin» yerinde görülmediği, talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, davacıya ait "BİZİM" ibareli markanın davalı tarafından işletme tabelasında ve işletme ünvanında kullanılmadığı, işletme içerisinden bulunan ürün fiyat broşüründe ve naylon poşet üzerinde "B Z M BAKKAL" ibaresinin ve dans eden insan figürlerinin kullanıldığının tespit edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan fotoğraflardan, dava tarihinde davalı tarafça tabelada "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullandığı anlaşılıyorsa da daha sonra BİZİM ibaresinin tabeladan silindiği, davalı tarafça davadan önce bu ibarenin tabeladan kaldırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markası, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığından markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti kararının yerinde olduğu, bilirkişi raporunda BİZİM ibaresinin zayıf marka olduğuna yönelik tespit isabetli olmadığı gibi davalı vekilinin istinaf dilekçesindeki aynı yönde istinaf sebepleri ve naylon poşet ile ürün fiyat broşürlerindeki BİZİM ibaresi yazılırken (İ) harfi yerine dans eden insan figürü konulmasının da markasal kullanıma farklılık katmadığı, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi göz önüne alındığında «iltibas» tehlikesi bulunduğu ancak davalının kullanımının bulunduğu, naylon poşet ve ürün fiyat broşürlerindeki kullanımının önlenmesi ve broşürlere el konularak tecavüzün ve haksız rekabetin ref'ine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın tam kabulü ile, davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesi, hükmün devamında naylon poşet ve reklam broşür gibi tanıtım evrakları dışında kullanım bulunmadığı halde, afiş, «fatura» vb ticari evraklara el konularak imhasına karar verilmesinin yerinde olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında, BİZİM ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının ünvan «terkini» talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesinin yerinde olmadığı, davalının dava tarihinden önce tabelasında BİZİM ibaresini BİZİM BAKKAL şeklinde markasal kullandığı, ancak dava açıldıktan sonra tabeladan BİZİM ibaresini kaldırdığı anlaşıldığından tabelada kullanıma yönelik ref talebi dava konusuz kaldığından, bu kısma yönelik talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı «kaldırılarak yeniden» hüküm tesisine, buna göre davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini işyeri tabelası, naylon poşet ve ürün fiyat broşürlerinde kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalı tarafça davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresinin naylon poşetler ile ürün fiyat broşürlerindeki kullanımının önlenerek, naylon poşet ve broşürlere el konularak tecavüzün ve haksız rekabetin ref'ine, hüküm özetinin «ilanına», davalının işyeri tabelasındaki kullanımını kaldırdığı anlaşılmakla, tabelaya yönelik ref' talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalının t …
A.Ş. adına kayıtlı olduğunu, davacının davayı açmakta «hukuki menfaatinin» olmadığını, markanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi, davacı markasının BİZİM ibareli olduğunu, müvekkilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan Ticaret Sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, davanın açıldığı tarihte müvekkillerin tabelada veya «iltibas» yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü B Z M ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyasında marka vekili bilirkişi tarafından ".. «keşif» sırasında temin edilen fotoğraflarla davacıya ait olan "BİZİM" ibareli markanın davalı tarafından işletme tabelasında ve işletme ünvanında kullanılmadığını, davalı işletme içerisinde bulunan plastik poşet ve ürün fiyat broşürü üzerinde "B Z M BAKKAL" ibaresinin ve dans eden insan figürlerinin kullanıldığının.." tespit edildiğini, 31.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda da, davacı markasının zayıf marka olduğu ve ... değişikliklerin dahi karıştırılma ihtimalini bertaraf edebileceği, "BİZİM BAKKAL" şeklindeki markasal kullanımın davacı adına tescilli "BİZİM" esas unsurlu marka haklarıyla karışıklığa yol açmayacağının tespit edildiğini, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada BİZİM ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, "BİZİM" ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, «makul süre» içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, BAKKAL ibaresinin önünde BİZİM ibaresini kullanıyor olsa dahi her iki marka arasında «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» söz konusu olmayacağını, BİZİM markasının davacının tanınmış markası olmadığı gibi müvekkilin kullanımının da sadece plastik poşetler üzerinde ve tanıtım evrakında "B Z M BAKKAL" şeklinde olup "İ" harflerinin yerinde dans eden insan figürleri bulunduğundan, "BİZİM" ibaresi ... başına ne tabelalarda ne de işletme ünvanında kullanılmadığından, iltibas teşkil etmeyecek şekilde başkalaştırılarak kullanıldığından haksız rekabet de teşkil etmeyeceğini, "BİZİM" ibaresinin ... başına ne tabelalarda ne de işletme unvanında kullanılmadığını, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, «ayırt ediciliği» zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüy …
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, men'i, ref'i ve sonuçlarının ortadan kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki menfaat · infaz · kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu karardaKararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… lar Hukuk Mahkemesinin 2012/231, 2012/232 ve 2012/233 sayılı dosyaları ile açılan davaların müvekkili lehine sonuçlanarak derecattan geçerek kesinleşip 2016 yılında «infaz» edildiğini, ancak kesinleşen yargı kararlarına rağmen "BİZİM" markasının kullanılmasına halen devam edildiğini belirterek ileri sürerek, davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden ... başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markalar altında ürün üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, «dağıtımını» yapmasının, satışa arz etmesinin, ithal ya da ihraç etmesinin, elde bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılmasının ve bu markaları «taşıyan» ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımının yapmasının marka tecavüzü ve «haksız rekabet» olduğunun tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,ilgili ürünlerin imhasına, kararın «ilanına», kullanımın ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
A.Ş. adına kayıtlı olduğunu, davacının davayı açmakta «hukuki menfaatinin» olmadığını, markanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi, davacı markasının BİZİM ibareli olduğunu, müvekkilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan Ticaret Sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, davanın açıldığı tarihte müvekkillerin tabelada veya «iltibas» yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü B Z M ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyasında marka vekili bilirkişi tarafından ".. «keşif» sırasında temin edilen fotoğraflarla davacıya ait olan "BİZİM" ibareli markanın davalı tarafından işletme tabelasında ve işletme ünvanında kullanılmadığını, davalı işletme içerisinde bulunan plastik poşet ve ürün fiyat broşürü üzerinde "B Z M BAKKAL" ibaresinin ve dans eden insan figürlerinin kullanıldığının.." tespit edildiğini, 31.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda da, davacı markasının zayıf marka olduğu ve ... değişikliklerin dahi karıştırılma ihtimalini bertaraf edebileceği, "BİZİM BAKKAL" şeklindeki markasal kullanımın davacı adına tescilli "BİZİM" esas unsurlu marka haklarıyla karışıklığa yol açmayacağının tespit edildiğini, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada BİZİM ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, "BİZİM" ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, «makul süre» içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, BAKKAL ibaresinin önünde BİZİM ibaresini kullanıyor olsa dahi her iki marka arasında «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» söz konusu olmayacağını, BİZİM markasının davacının tanınmış markası olmadığı gibi müvekkilin kullanımının da sadece plastik poşetler üzerinde ve tanıtım evrakında "B Z M BAKKAL" şeklinde olup "İ" harflerinin yerinde dans eden insan figürleri bulunduğundan, "BİZİM" ibaresi ... başına ne tabelalarda ne de işletme ünvanında kullanılmadığından, iltibas teşkil etmeyecek şekilde başkalaştırılarak kullanıldığından haksız rekabet de teşkil etmeyeceğini, "BİZİM" ibaresinin ... başına ne tabelalarda ne de işletme unvanında kullanılmadığını, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, «ayırt ediciliği» zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüy …
… kararında, davacı adına 35. sınıfta BİZİM ibareli markaların tescilli olduğu anlaşıldığından, BİZİM markasının dava dışı Besler Gıda şirketine ait olduğuna yönelik «istinaf sebebinin» yerinde görülmediği, talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, davacıya ait "BİZİM" ibareli markanın davalı tarafından işletme tabelasında ve işletme ünvanında kullanılmadığı, işletme içerisinden bulunan ürün fiyat broşüründe ve naylon poşet üzerinde "B Z M BAKKAL" ibaresinin ve dans eden insan figürlerinin kullanıldığının tespit edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan fotoğraflardan, dava tarihinde davalı tarafça tabelada "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullandığı anlaşılıyorsa da daha sonra BİZİM ibaresinin tabeladan silindiği, davalı tarafça davadan önce bu ibarenin tabeladan kaldırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markası, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığından markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti kararının yerinde olduğu, bilirkişi raporunda BİZİM ibaresinin zayıf marka olduğuna yönelik tespit isabetli olmadığı gibi davalı vekilinin istinaf dilekçesindeki aynı yönde istinaf sebepleri ve naylon poşet ile ürün fiyat broşürlerindeki BİZİM ibaresi yazılırken (İ) harfi yerine dans eden insan figürü konulmasının da markasal kullanıma farklılık katmadığı, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi göz önüne alındığında «iltibas» tehlikesi bulunduğu ancak davalının kullanımının bulunduğu, naylon poşet ve ürün fiyat broşürlerindeki kullanımının önlenmesi ve broşürlere el konularak tecavüzün ve haksız rekabetin ref'ine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın tam kabulü ile, davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesi, hükmün devamında naylon poşet ve reklam broşür gibi tanıtım evrakları dışında kullanım bulunmadığı halde, afiş, «fatura» vb ticari evraklara el konularak imhasına karar verilmesinin yerinde olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında, BİZİM ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının ünvan «terkini» talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesinin yerinde olmadığı, davalının dava tarihinden önce tabelasında BİZİM ibaresini BİZİM BAKKAL şeklinde markasal kullandığı, ancak dava açıldıktan sonra tabeladan BİZİM ibaresini kaldırdığı anlaşıldığından tabelada kullanıma yönelik ref talebi dava konusuz kaldığından, bu kısma yönelik talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı «kaldırılarak yeniden» hüküm tesisine, buna göre davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini işyeri tabelası, naylon poşet ve ürün fiyat broşürlerinde kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalı tarafça davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresinin naylon poşetler ile ürün fiyat broşürlerindeki kullanımının önlenerek, naylon poşet ve broşürlere el konularak tecavüzün ve haksız rekabetin ref'ine, hüküm özetinin «ilanına», davalının işyeri tabelasındaki kullanımını kaldırdığı anlaşılmakla, tabelaya yönelik ref' talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalının t …
-
Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2495 E. 2024/5041 K.
Ortak:hükmün kesinleşmesi · taleple bağlılık · kanun yolu · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kâr dağıtımı · terkin · taşıyan · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz kararda… sinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 64" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olduğu, iş yerindeki poşet üzerinde de "BİZİM" ibaresinin kullanıldığı, ancak "İ" harfi yerine dans eden insan figürü koyulduğu, bu değişikliğin markaların benzerliğini ortadan kaldırmadığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtaydan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekesiyle davanın kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini iş yeri tabelasında, ürünleri üzerinde ve iş evrakında markasal olarak kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte «taşıyan» ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakın ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılan, reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konulmasına, «hükmün kesinleşmesinden» sonra imha edilmelerine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin toptan satış mağazacılığı alanında köklü bir firma olduğunu müvekkilinin 35.sınıf da «dahil» olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, bu markaların görsel ve yazılı basın başta olmak üzere ilgili tüm mecralarda yapılan tanıtım çalışmaları ile Türkiye'de tanınmış marka hale geldiğini, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle müvekkili firmanın marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğini, Trabzon ili ve bağlı ilçelerinde işletmelere numara vermek suretiyle "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığını, bu durumun müvekkili tarafından fark edilmesi üzerine iş bu markayı kullanan üç işletmeye açılan davaların müvekkili lehine sonuçlandığını, kesinleşen yargı kararlarına rağmen "BİZİM" markasının kullanılmasına halen devam edildiğini belirterek davalıların "BİZİM BAKKAL" ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden tek başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markalar altında ürün üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, «dağıtımını» yapmasının, satışa arz etmesinin, ithal ya da ihraç etmesinin, elde bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılmasının ve bu markaları «taşıyan» ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımının yapmasının davacı aleyhinde marka tecavüzü ve haksız rekabet yarattığının tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, kullanımın ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
… nın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi davacının markasının BİZİM ibaresi olduğunu ve BİZİM BAKKAL ibaresinin önlenmesini ve men edilmesini talep ettiğini, «taleple bağlılık» gereği BİZİM ibaresinin men'ine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, müvekkilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, bu ibare üzerinde hak ileri süremeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan Ticaret Sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, dosyada davanın açıldığı tarihte müvekkilinin tabelada veya «iltibas» yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan asla kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyası bilirkişisi marka vekilinin 04.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda hatalı olarak BİZİM ibaresinin değil BİZİM BAKKAL ibaresi ile kıyaslamak suretiyle tespit yapıldığını, davacının tabelalarının kırmızı zemin üzerine BİZİM TOPTAN şeklinde olduğunu, davalı tabelasının ise iltibas teşkil etmeyecek şekilde olduğunu,19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda "...«keşif» sırasında temin edilen fotoğraflarla davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın davalı tarafından işletme unvanında kullanılmadığı, işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL – 64 AL-MAR GIDA” ibaresinin yazılı olduğunun ve plastik poşet üzerinde "B Z M Bakkal" ibaresinin mevcut olduğu ve dans eden insan figürlerinin bulunduğunun tespit edildiğinin .." tespit ve değerlendirilmesinde bulunulduğunu, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada BİZİM ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, BİZİM ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, «makul süre» içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkillerinin BİZİM ibaresini hiçbir zaman tek başına kullanmadığını, İ harfi yerine horon tepen insan figürleri olduğu gibi devamında BAKKAL ibaresi ile birlikte kullandığını, bu durumun iltibas teşkil etmediğini, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, «ayırt ediciliği» zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak, yani normalde o markanın iltibas teşkil edebilecek benzerlerinin başkası tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğunu, araştırma yapılırken coğrafi etkilerin değerlendirme dışı bırakılamayacağını, Trabzon Büyükşehir sınırları içerisinde sadece bir adet davacı mağazası bulunduğunu ancak yüzlerce bakkal olduğunu, davacı şirket açısından tanınmışlığı olmayan bir markanın coğrafi işaretler ve dans eden insan figürleri ile tamamen farklı bir görüntü içeren görüntü ile iltibas yaratmasının da imkansız olduğunu, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüyor olsa dahi silmenin görünen ilişkiyi yok etmek anlamına geldiğinden iltibası yok edecek bir durum olduğunu, üstünü boyatarak silme halinde dahi, davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun müvekkilinin savunmalarını doğruladığını ileri sürerek davanın reddine, Mahkemenin taktirinde hataya düşmediği kabul edilirse, şartlı talep oluşturulamayacağından unvan «terkini» talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… esinde; müvekkilinin toptan satış mağazacılığı alanında köklü bir firma olduğunu ve ülke çapında 165 adet mağaza ile faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin 35.sınıf da «dahil» olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, bu markaların görsel ve yazılı basın başta olmak üzere ilgili tüm mecralarda yapılan tanıtım çalışmaları ile Türkiye'de tanınmış marka hale geldiğini, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle müvekkili firmanın marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğini, Trabzon ili ve bağlı ilçelerinde işletmelere numara vermek suretiyle "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığını, bu durumun müvekkili tarafından fark edilmesi üzerine iş bu markayı kullanan üç işletmeye karşı Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/231, 2012/232 ve 2012/233 E. sayılı dosyaları ile dava açıldığını ve bu davaların müvekkili lehine sonuçlandığını, kararların Yargıtay 11.Hukuk Dairesi tarafından kesinleşmesi üzerine 2016 yılında kararın «infaz» edildiğini ancak kesinleşen yargı kararlarına rağmen "BİZİM" markasının kullanılmasına halen devam edildiğini belirterek, davalıların "BİZİM BAKKAL" ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden tek başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markalar altında ürün üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, «dağıtımını» yapmasının, satışa arz etmesinin, ithal ya da ihraç etmesinin, elde bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılmasının ve bu markaları «taşıyan» ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımının yapmasının davacı aleyhinde marka tecavüzü ve haksız rekabet yarattığının tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait "BİZİM BAKKAL" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzre depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakının ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde, iletilen, satılan, sağlanan,dağıtılan, satışa arzedilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konularak, esasa ilişkin «hükmün kesinleşmesini» müteakip imhasına esastan da karar verilmesine, kararın «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle ilgililere tebliğine ve kamuya yayın yoluyla duyurulmasına, kullanımın ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
… ı olmadığını, davacının davayı açmakta menfaati bulunmadığını, davaya konu "BİZİM BAKKAL" ibaresinin önlenmesinin ve men edilmesinin talep edilmiş olması sebebiyle, «taleple bağlılık» gereği Mahkemece "Bizim" ibaresinin men'ine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, davacının, ''BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine'' şeklindeki talebinin yerinde olmadığının kabul edilmesi sebebiyle, bu talebin reddine ve dolayısıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken ''karar «verilmesine yer olmadığı»'' kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin yerinde olmadığını, Mahkemece, davacının diğer talepleri haklı kabul edilmiş olsa dahi, bu talebinin reddedilmesi ve bunun sonucunda da davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, " Davalının ticaret unvanında "Bizim" ibaresini kullanmadığı anlaşıldığından ticaret sicilinden «ticaret unvanının terkini» talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına" şeklindeki hükmünün istinafının gerektiğini, Davacı tarafın ticaret sicilinden kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki talebini şarta bağlamasının hukuk düzeni açısından korunamayacağını, esasa ilişkin olarak; davanın açıldığı tarihte müvekkillerin tabelada veya «iltibas» yaratacak başka şekilde bizim markasını kullandığına dair hiçbir delil bulunmadığını, Horon figürlü ''BZM'' ibaresinin bile ''BAKKALIM'' ifadesi olmadan kullanılmadığını, dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde ne ''BİZİM'' ne de ''BZM'' ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda "...davacıya ait olan "BİZİM" ibareli markanın davalı tarafında işletme tabelasında ve işletme unvanında kullanılmadığı, işletme tabelasında "B Z M BAKKAL-48 GÜLER GIDA" ibaresinin yazılı olduğu ve dans eden insan figürlerinin bulunduğu, işletme içerisinde bulunan ürün fiyat broşüründe ve plastik poşetlerde " B Z M BAKKAL" ibaresinin yazılı olduğu ve dans eden insan figürlerinin bulunduğu..." tespit ve değerlendirmesinde bulunulduğunu, 31.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda da "...davacının markasının zayıf marka olması «sebebi» ile küçük değişikliklerin dahi karıştırma ihtimalini bertaraf edebileceği, davalının kullanımında "İ" harfi yerine dans eden insan figürlerinin kullanılmasının markayı farklılaştırdığı, tüketicilerin "BİZİM" ibaresini iyelik eki olarak algılayacakları, "BİZİM BAKKAL" şeklindeki markasal kullanımın davacı adına tescilli "BİZİM" esas unsurlu marka haklarıyla karışıklığa yol açmayacağı..." tespit ve değerlendirmesinde bulunulduğunu, davacı tarafın dava tarihinden çok daha önce çektiği fotoğraflara göre hukuka uygun bir şekilde karar verilemeyeceğini, davacı markasının hem tanınmış marka olmayıp, bir yandan da zayıf marka olduğu ortada olduğuna göre BİZİM BAKKAL ibaresi ile BİZİM ibaresinin karıştırılma ihtimalinin olması da «haksız rekabetin» varlığı da kabul edilebilir olmadığını, hiçbir zaman "BİZİM" markasını tek başına kullanmış olmadığını, Davacının kullandığı “ bizim” esaslı unsurunun, zayıf bir m …
… oluşturan "BİZİM" ibaresini iş yeri tabelasında, ürünler üzerinde ve iş evrakında markasal olarak kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaları esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markasının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte «taşıyan» ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakın ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan, reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konulmasına, «hükmün kesinleşmesinden» sonra imhasına, kararın ilan edilerek kamuya duyurulmasına, davacının BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının terkini · infaz · hak düşürücü süre · kaldırma ve yeniden hüküm · dosya masrafı
Benzer bu kararda… esinde; müvekkilinin toptan satış mağazacılığı alanında köklü bir firma olduğunu ve ülke çapında 165 adet mağaza ile faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin 35.sınıf da «dahil» olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, bu markaların görsel ve yazılı basın başta olmak üzere ilgili tüm mecralarda yapılan tanıtım çalışmaları ile Türkiye'de tanınmış marka hale geldiğini, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle müvekkili firmanın marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğini, Trabzon ili ve bağlı ilçelerinde işletmelere numara vermek suretiyle "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığını, bu durumun müvekkili tarafından fark edilmesi üzerine iş bu markayı kullanan üç işletmeye karşı Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/231, 2012/232 ve 2012/233 E. sayılı dosyaları ile dava açıldığını ve bu davaların müvekkili lehine sonuçlandığını, kararların Yargıtay 11.Hukuk Dairesi tarafından kesinleşmesi üzerine 2016 yılında kararın «infaz» edildiğini ancak kesinleşen yargı kararlarına rağmen "BİZİM" markasının kullanılmasına halen devam edildiğini belirterek, davalıların "BİZİM BAKKAL" ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden tek başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markalar altında ürün üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, «dağıtımını» yapmasının, satışa arz etmesinin, ithal ya da ihraç etmesinin, elde bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılmasının ve bu markaları «taşıyan» ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımının yapmasının davacı aleyhinde marka tecavüzü ve haksız rekabet yarattığının tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait "BİZİM BAKKAL" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzre depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakının ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde, iletilen, satılan, sağlanan,dağıtılan, satışa arzedilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konularak, esasa ilişkin «hükmün kesinleşmesini» müteakip imhasına esastan da karar verilmesine, kararın «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle ilgililere tebliğine ve kamuya yayın yoluyla duyurulmasına, kullanımın ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… an Sizin (bakkal amca logosu içinde) BAKKAL-48 "her zaman yanınızda" GÜLER GIDA yazdığını, davacının iş bu davayı açmasında menfaatçi olmadığı gibi alakasız şekilde «kanun yolu» ile ticari hayatımızda ve güncel yaşamlarında huzursuzluk yaratıldığını, «hak düşürücü sürenin» geçtiğini belirterek, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
… ı olmadığını, davacının davayı açmakta menfaati bulunmadığını, davaya konu "BİZİM BAKKAL" ibaresinin önlenmesinin ve men edilmesinin talep edilmiş olması sebebiyle, «taleple bağlılık» gereği Mahkemece "Bizim" ibaresinin men'ine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, davacının, ''BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine'' şeklindeki talebinin yerinde olmadığının kabul edilmesi sebebiyle, bu talebin reddine ve dolayısıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken ''karar «verilmesine yer olmadığı»'' kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin yerinde olmadığını, Mahkemece, davacının diğer talepleri haklı kabul edilmiş olsa dahi, bu talebinin reddedilmesi ve bunun sonucunda da davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, " Davalının ticaret unvanında "Bizim" ibaresini kullanmadığı anlaşıldığından ticaret sicilinden «ticaret unvanının terkini» talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına" şeklindeki hükmünün istinafının gerektiğini, Davacı tarafın ticaret sicilinden kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki talebini şarta bağlamasının hukuk düzeni açısından korunamayacağını, esasa ilişkin olarak; davanın açıldığı tarihte müvekkillerin tabelada veya «iltibas» yaratacak başka şekilde bizim markasını kullandığına dair hiçbir delil bulunmadığını, Horon figürlü ''BZM'' ibaresinin bile ''BAKKALIM'' ifadesi olmadan kullanılmadığını, dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde ne ''BİZİM'' ne de ''BZM'' ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda "...davacıya ait olan "BİZİM" ibareli markanın davalı tarafında işletme tabelasında ve işletme unvanında kullanılmadığı, işletme tabelasında "B Z M BAKKAL-48 GÜLER GIDA" ibaresinin yazılı olduğu ve dans eden insan figürlerinin bulunduğu, işletme içerisinde bulunan ürün fiyat broşüründe ve plastik poşetlerde " B Z M BAKKAL" ibaresinin yazılı olduğu ve dans eden insan figürlerinin bulunduğu..." tespit ve değerlendirmesinde bulunulduğunu, 31.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda da "...davacının markasının zayıf marka olması «sebebi» ile küçük değişikliklerin dahi karıştırma ihtimalini bertaraf edebileceği, davalının kullanımında "İ" harfi yerine dans eden insan figürlerinin kullanılmasının markayı farklılaştırdığı, tüketicilerin "BİZİM" ibaresini iyelik eki olarak algılayacakları, "BİZİM BAKKAL" şeklindeki markasal kullanımın davacı adına tescilli "BİZİM" esas unsurlu marka haklarıyla karışıklığa yol açmayacağı..." tespit ve değerlendirmesinde bulunulduğunu, davacı tarafın dava tarihinden çok daha önce çektiği fotoğraflara göre hukuka uygun bir şekilde karar verilemeyeceğini, davacı markasının hem tanınmış marka olmayıp, bir yandan da zayıf marka olduğu ortada olduğuna göre BİZİM BAKKAL ibaresi ile BİZİM ibaresinin karıştırılma ihtimalinin olması da «haksız rekabetin» varlığı da kabul edilebilir olmadığını, hiçbir zaman "BİZİM" markasını tek başına kullanmış olmadığını, Davacının kullandığı “ bizim” esaslı unsurunun, zayıf bir m …
-
Marka tecavüzü | Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3374 E. 2023/7273 K.
Ortak:hükmün kesinleşmesi · keşif · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kâr dağıtımı · usulden reddi · ortalama tüketici · terkin · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz kararda… sinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 64" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olduğu, iş yerindeki poşet üzerinde de "BİZİM" ibaresinin kullanıldığı, ancak "İ" harfi yerine dans eden insan figürü koyulduğu, bu değişikliğin markaların benzerliğini ortadan kaldırmadığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtaydan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekesiyle davanın kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini iş yeri tabelasında, ürünleri üzerinde ve iş evrakında markasal olarak kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte «taşıyan» ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakın ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılan, reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konulmasına, «hükmün kesinleşmesinden» sonra imha edilmelerine karar verilmiştir.
… nın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi davacının markasının BİZİM ibaresi olduğunu ve BİZİM BAKKAL ibaresinin önlenmesini ve men edilmesini talep ettiğini, «taleple bağlılık» gereği BİZİM ibaresinin men'ine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, müvekkilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, bu ibare üzerinde hak ileri süremeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan Ticaret Sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, dosyada davanın açıldığı tarihte müvekkilinin tabelada veya «iltibas» yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan asla kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyası bilirkişisi marka vekilinin 04.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda hatalı olarak BİZİM ibaresinin değil BİZİM BAKKAL ibaresi ile kıyaslamak suretiyle tespit yapıldığını, davacının tabelalarının kırmızı zemin üzerine BİZİM TOPTAN şeklinde olduğunu, davalı tabelasının ise iltibas teşkil etmeyecek şekilde olduğunu,19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda "...«keşif» sırasında temin edilen fotoğraflarla davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın davalı tarafından işletme unvanında kullanılmadığı, işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL – 64 AL-MAR GIDA” ibaresinin yazılı olduğunun ve plastik poşet üzerinde "B Z M Bakkal" ibaresinin mevcut olduğu ve dans eden insan figürlerinin bulunduğunun tespit edildiğinin .." tespit ve değerlendirilmesinde bulunulduğunu, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada BİZİM ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, BİZİM ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, «makul süre» içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkillerinin BİZİM ibaresini hiçbir zaman tek başına kullanmadığını, İ harfi yerine horon tepen insan figürleri olduğu gibi devamında BAKKAL ibaresi ile birlikte kullandığını, bu durumun iltibas teşkil etmediğini, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, «ayırt ediciliği» zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak, yani normalde o markanın iltibas teşkil edebilecek benzerlerinin başkası tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğunu, araştırma yapılırken coğrafi etkilerin değerlendirme dışı bırakılamayacağını, Trabzon Büyükşehir sınırları içerisinde sadece bir adet davacı mağazası bulunduğunu ancak yüzlerce bakkal olduğunu, davacı şirket açısından tanınmışlığı olmayan bir markanın coğrafi işaretler ve dans eden insan figürleri ile tamamen farklı bir görüntü içeren görüntü ile iltibas yaratmasının da imkansız olduğunu, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüyor olsa dahi silmenin görünen ilişkiyi yok etmek anlamına geldiğinden iltibası yok edecek bir durum olduğunu, üstünü boyatarak silme halinde dahi, davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun müvekkilinin savunmalarını doğruladığını ileri sürerek davanın reddine, Mahkemenin taktirinde hataya düşmediği kabul edilirse, şartlı talep oluşturulamayacağından unvan «terkini» talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
… marka tescil kayıtlarından, davacı adına 35. sınıfta BİZİM ibareli markaların tescilli olduğu, BİZİM markasının dava dışı Besler Gıda şirketine ait olduğuna yönelik «istinaf sebebinin» yerinde görülmediği, davalının ise 35. sınıfta marketçilik hizmet sınıfında faaliyet gösterdiği konusunda ihtilaf bulunmadığı, Mahkemece alınan talimat raporunda davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın davalı tarafından işletme tabelasında kullanıldığı, işletme unvanında kullanılmadığı, işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL – 64 AL-MAR GIDA” ibaresinin yazılı olduğunun ve plastik poşet üzerinde "B Z M Bakkal" ibaresinin mevcut olduğu ve dans eden insan figürlerinin bulunduğu " tespit edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan ve daha sonra renkli görseli «ibraz» edilen fotoğraflardan ve talimat raporundan davalı tarafça tabelada "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullandığı, plastik poşetler üzerinde "B Z M Bakkal" ibaresini kullandığı, davalı tarafça poşetlerdeki BİZİM ibaresi yazılırken (İ) harfi yerine dans eden insan figürü konulmasının markasal kullanıma farklılık katmadığı, ibarenin BİZİM olarak okunduğu anlaşılmakla, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda da, markaya tecavüz ve haksız rekabet fiilinin gerçekleştiği kanaatine varıldığı, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında, «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu, tabela ve plastik poşetlerdeki markasal kullanımın önlenmesi, tabeladaki BİZİM ibaresinin silinerek veya üzerinin görünmeyecek şekilde boyanarak ve poşetlere el konularak tecavüzün ve haksız rekabetin ref'ine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece davanın tam kabulü ile, davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesi, hükmün devamında reklam broşür gibi tanıtım evrakları, ambalaj, afiş, «fatura» vb ticari evraklara el konularak imhasına karar verilmesi yerinde olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında BİZİM ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan «terkini» talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… nin kullanılmadığı, alışveriş poşetinde “BZM” ibaresinin yer aldığı, "İ" harfleri yerine horon yapan insan figürleri kullanıldığının tespit edildiği, davacı tarafça «ibraz» edilen fotoğraflardan dava tarihinde davalı tarafça tabelada "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığı, daha sonra tabelada BİZİM ibaresinin üzerinin boyandığının anlaşıldığı, davalı tarafça, dava tarihinden önce tabeladaki markasal kullanımın sonlandırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edildiğinden markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, davalı tarafın plastik poşetlerde "İ" harfi yerine horon tepen insan figürünü kullanmasının markasal kullanıma «ayırt edicilik» katmadığı, ibarenin "BİZİM" olarak okunmasına engel olmadığı, markasal kullanımda asıl unsur "BİZİM BAKKAL" ibaresi olup, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında, «iltibas» tehlikesi bulunduğu, “BİZİM” ibaresini ticaret sicilinde davalı tarafça «ticaret unvanı» olarak kullanımına rastlanmadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında, plastik poşetler üzerinde, fiyat etiketlerinde kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepsitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, davalının işyeri tabelasındaki "BİZİM" markasının kullanımına «son» verilmekle, ref talebi konusuz kaldığından bu talep yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», ürün raflarındaki fiyat etiketlerindeki "BİZİM" ibaresinin kapatılmasına, plastik poşetlere el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, diğer ref taleplerinin reddine, hüküm özetinin «ilanına», «ticaret unvanı terkini» talebinin reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 35. sınıf da «dahil» olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, yapılan tanıtım çalışmaları ile Türkiye'de tanınmış marka haline geldiğini, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğini, Trabzon ili ve bağlı ilçelerinde işletmelere numara vermek suretiyle "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığını, bu durumun fark edilmesi üzerine işbu markayı kullanan üç işletmeye karşı Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/231 E., 2012/232 E. ve 2012/233 E. sayılı dosyaları ile dava açıldığını, bu davaların davacı lehine sonuçlandığını, kararların kesinleştiğini, kesinleşen yargı kararlarına rağmen "BİZİM" markasının kullanılmasına halen devam edildiğini ileri sürerek davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden tek başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markaları «taşıyan» ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakının ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde, iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arzedilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evraka el konularak, esasa ilişkin «hükmün kesinleşmesini» müteakip imhasına, kararın kamuya yayın yoluyla duyurulmasına, davalı kullanımının ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
… ler ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 23" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında işyeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin bulunduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğu, işyerindeki fiyat etiketi ve poşet üzerinde de "BİZİM" ibaresinin kullanıldığı, ancak "İ" harfi yerine dans eden insan figürü koyulduğu, bu değişikliğin markaların benzerliğini ortadan kaldırmadığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının ticaret unvanında "Bizim" ibaresini kullanmadığı anlaşıldığından ticaret sicilinden unvanının «terkini» talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının terkini · hak düşürücü süre · kaldırma ve yeniden hüküm · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… nin kullanılmadığı, alışveriş poşetinde “BZM” ibaresinin yer aldığı, "İ" harfleri yerine horon yapan insan figürleri kullanıldığının tespit edildiği, davacı tarafça «ibraz» edilen fotoğraflardan dava tarihinde davalı tarafça tabelada "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığı, daha sonra tabelada BİZİM ibaresinin üzerinin boyandığının anlaşıldığı, davalı tarafça, dava tarihinden önce tabeladaki markasal kullanımın sonlandırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edildiğinden markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, davalı tarafın plastik poşetlerde "İ" harfi yerine horon tepen insan figürünü kullanmasının markasal kullanıma «ayırt edicilik» katmadığı, ibarenin "BİZİM" olarak okunmasına engel olmadığı, markasal kullanımda asıl unsur "BİZİM BAKKAL" ibaresi olup, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında, «iltibas» tehlikesi bulunduğu, “BİZİM” ibaresini ticaret sicilinde davalı tarafça «ticaret unvanı» olarak kullanımına rastlanmadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında, plastik poşetler üzerinde, fiyat etiketlerinde kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepsitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, davalının işyeri tabelasındaki "BİZİM" markasının kullanımına «son» verilmekle, ref talebi konusuz kaldığından bu talep yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», ürün raflarındaki fiyat etiketlerindeki "BİZİM" ibaresinin kapatılmasına, plastik poşetlere el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, diğer ref taleplerinin reddine, hüküm özetinin «ilanına», «ticaret unvanı terkini» talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava açma süreleri yönünden «hak düşürücü süreler» dolduğundan davanın «usulden reddini», tabelalarında “Bizim” ibaresi bulunmadığından açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, tabelalarında "Dükkan Sizin (bakkal amca logosu içinde)", "BAKKAL–23", “her z …
4 benzer karar daha
-
Markaya Tecavüzün Tespiti, Durdurulması ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3719 E. 2023/7477 K.
Ortak:keşif · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · ticaret sicili · terkin · ilan · haksız rekabet · dahili dava · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz kararda… sinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 64" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olduğu, iş yerindeki poşet üzerinde de "BİZİM" ibaresinin kullanıldığı, ancak "İ" harfi yerine dans eden insan figürü koyulduğu, bu değişikliğin markaların benzerliğini ortadan kaldırmadığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtaydan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekesiyle davanın kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini iş yeri tabelasında, ürünleri üzerinde ve iş evrakında markasal olarak kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte «taşıyan» ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakın ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılan, reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konulmasına, «hükmün kesinleşmesinden» sonra imha edilmelerine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, meni, ref'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin toptan satış mağazacılığı alanında köklü bir firma olduğunu müvekkilinin 35.sınıf da «dahil» olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, bu markaların görsel ve yazılı basın başta olmak üzere ilgili tüm mecralarda yapılan tanıtım çalışmaları ile Türkiye'de tanınmış marka hale geldiğini, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle müvekkili firmanın marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğini, Trabzon ili ve bağlı ilçelerinde işletmelere numara vermek suretiyle "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığını, bu durumun müvekkili tarafından fark edilmesi üzerine iş bu markayı kullanan üç işletmeye açılan davaların müvekkili lehine sonuçlandığını, kesinleşen yargı kararlarına rağmen "BİZİM" markasının kullanılmasına halen devam edildiğini belirterek davalıların "BİZİM BAKKAL" ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden tek başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markalar altında ürün üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, «dağıtımını» yapmasının, satışa arz etmesinin, ithal ya da ihraç etmesinin, elde bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılmasının ve bu markaları «taşıyan» ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımının yapmasının davacı aleyhinde marka tecavüzü ve haksız rekabet yarattığının tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, kullanımın ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… inin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 78" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin bulunduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğu, iş yerindeki fiyat broşürü ve poşet üzerinde de "BİZİM" ibaresinin kullanıldığı, ancak "İ" harfi yerine dans eden insan figürü koyulduğu, bu değişikliğin markaların benzerliğini ortadan kaldırmadığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, hükmün «ilanına» ve davalının ticaret unvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığı anlaşıldığından, ticaret sicilinden «ticaret unvanının terkini» talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… i markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın Trabzon ilinde bulunan mağazasında "Bizim Bakkal" ibaresini kullandığını, davalının söz konusu kullanımının müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının "Bizim Bakkal " ibaresini «ticaret unvanı» olarak kullandığının tespiti halinde bu ibarenin terkinine ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… resini kapattığı, bu nedenle söz konusu ibarenin tabelada kullanımının refi talebinin konusuz kaldığı, bu hale göre İlk Derece Mahkemesince, bu talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi ve ürün fiyat afişi ve plastik poşetlere el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken davanın tamamıyla kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, bunun yanında, davalının «tacir» değil «esnaf» olduğu, "Bizim" ibaresini vergi levhasında işletme adı olarak kullanmadığı, kasa fişinde markasal olarak kullandığı, «ticaret unvanı» kullanımının söz konusu olmadığı, bu hale göre, İlk Derece Mahkemesince, «ticaret unvanı terkini» talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, davalı işyeri tabelasındaki "Bizim" markasının kullanımına «son» verilmekle, ref talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ürün fiyat afişi ve plastik poşetlere el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, diğer ref taleplerinin reddine, ticaret unvanı terkini talebinin reddine ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının terkini · esnaf · şekil şartı · aktif husumet · hak düşürücü süre · hukuki yarar · tacir · husumet
Benzer bu kararda… yanak yapılan ve tanınmış olduğu iddia edilen "Bizim" ibareli markanın davacıya değil dava dışı bir firmaya ait olduğunu, bu nedenle davacının iş bu dava bakımından «aktif husumeti» bulunmadığı gibi «hukuki yararı» da bulunmadığını, dava dilekçesiyle, davalının "Bizim Bakkal" ibaresini «ticaret unvanı» olarak kullandığının tespiti halinde bu ibarenin ticaret unvanından terkininin talep edildiği, davacının aleni olan «ticaret sicili» kayıtlarını inceleyerek dava açması gerekirken bu «şekilde şarta» bağlı bir dava açmasının doğru olmadığını, müvekkilinin sözü geçen ibareyi ticaret unvanı olarak kullanmadığı sabit olduğunu göre bu talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, oysa Mahkemece yazılı olduğu şekilde karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde hüküm tesis edildiğini, davacının davanın açıldığı tarih itibariyle müvekkilinin "Bizim Bakkal" ibaresini markasal olarak kullandığını ispat edemediğini, müvekkilinin davanın açıldığı tarihten önce bu ibareyi kullanmayı bıraktığını, davacı yanca sunulan görsellerin davanın açılmasından çok daha önce çekildiğini, esasen müvekkilinin "Bizim Bakkal" ibaresini kullanmaya devam ettiğinin kabulü halinde dahi söz kullanımın davacının markalarıyla «iltibas» yaratmayacak kadar farklı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
… resini kapattığı, bu nedenle söz konusu ibarenin tabelada kullanımının refi talebinin konusuz kaldığı, bu hale göre İlk Derece Mahkemesince, bu talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi ve ürün fiyat afişi ve plastik poşetlere el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken davanın tamamıyla kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, bunun yanında, davalının «tacir» değil «esnaf» olduğu, "Bizim" ibaresini vergi levhasında işletme adı olarak kullanmadığı, kasa fişinde markasal olarak kullandığı, «ticaret unvanı» kullanımının söz konusu olmadığı, bu hale göre, İlk Derece Mahkemesince, «ticaret unvanı terkini» talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, davalı işyeri tabelasındaki "Bizim" markasının kullanımına «son» verilmekle, ref talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ürün fiyat afişi ve plastik poşetlere el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, diğer ref taleplerinin reddine, ticaret unvanı terkini talebinin reddine ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve «ticaret unvanının terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
CEVAP Davalı asıl cevap dilekçesinde; davanın «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığını, ekte sunulan görselden de görülebileceği üzere kendisine ait işletmede "Bizim" ibaresini kullanmadığını ve davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Marka hakkı tecavüzü | Haksız rekabet | Ticaret unvanı terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3718 E. 2023/7734 K.
Ortak:hükmün kesinleşmesi · keşif · kanun yolu · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kâr dağıtımı · ortalama tüketici · terkin · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz kararda… sinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 64" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olduğu, iş yerindeki poşet üzerinde de "BİZİM" ibaresinin kullanıldığı, ancak "İ" harfi yerine dans eden insan figürü koyulduğu, bu değişikliğin markaların benzerliğini ortadan kaldırmadığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtaydan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekesiyle davanın kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini iş yeri tabelasında, ürünleri üzerinde ve iş evrakında markasal olarak kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte «taşıyan» ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakın ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılan, reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konulmasına, «hükmün kesinleşmesinden» sonra imha edilmelerine karar verilmiştir.
… nın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi davacının markasının BİZİM ibaresi olduğunu ve BİZİM BAKKAL ibaresinin önlenmesini ve men edilmesini talep ettiğini, «taleple bağlılık» gereği BİZİM ibaresinin men'ine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, müvekkilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, bu ibare üzerinde hak ileri süremeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan Ticaret Sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, dosyada davanın açıldığı tarihte müvekkilinin tabelada veya «iltibas» yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan asla kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyası bilirkişisi marka vekilinin 04.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda hatalı olarak BİZİM ibaresinin değil BİZİM BAKKAL ibaresi ile kıyaslamak suretiyle tespit yapıldığını, davacının tabelalarının kırmızı zemin üzerine BİZİM TOPTAN şeklinde olduğunu, davalı tabelasının ise iltibas teşkil etmeyecek şekilde olduğunu,19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda "...«keşif» sırasında temin edilen fotoğraflarla davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın davalı tarafından işletme unvanında kullanılmadığı, işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL – 64 AL-MAR GIDA” ibaresinin yazılı olduğunun ve plastik poşet üzerinde "B Z M Bakkal" ibaresinin mevcut olduğu ve dans eden insan figürlerinin bulunduğunun tespit edildiğinin .." tespit ve değerlendirilmesinde bulunulduğunu, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada BİZİM ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, BİZİM ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, «makul süre» içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkillerinin BİZİM ibaresini hiçbir zaman tek başına kullanmadığını, İ harfi yerine horon tepen insan figürleri olduğu gibi devamında BAKKAL ibaresi ile birlikte kullandığını, bu durumun iltibas teşkil etmediğini, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, «ayırt ediciliği» zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak, yani normalde o markanın iltibas teşkil edebilecek benzerlerinin başkası tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğunu, araştırma yapılırken coğrafi etkilerin değerlendirme dışı bırakılamayacağını, Trabzon Büyükşehir sınırları içerisinde sadece bir adet davacı mağazası bulunduğunu ancak yüzlerce bakkal olduğunu, davacı şirket açısından tanınmışlığı olmayan bir markanın coğrafi işaretler ve dans eden insan figürleri ile tamamen farklı bir görüntü içeren görüntü ile iltibas yaratmasının da imkansız olduğunu, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüyor olsa dahi silmenin görünen ilişkiyi yok etmek anlamına geldiğinden iltibası yok edecek bir durum olduğunu, üstünü boyatarak silme halinde dahi, davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun müvekkilinin savunmalarını doğruladığını ileri sürerek davanın reddine, Mahkemenin taktirinde hataya düşmediği kabul edilirse, şartlı talep oluşturulamayacağından unvan «terkini» talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
… marka tescil kayıtlarından, davacı adına 35. sınıfta BİZİM ibareli markaların tescilli olduğu, BİZİM markasının dava dışı Besler Gıda şirketine ait olduğuna yönelik «istinaf sebebinin» yerinde görülmediği, davalının ise 35. sınıfta marketçilik hizmet sınıfında faaliyet gösterdiği konusunda ihtilaf bulunmadığı, Mahkemece alınan talimat raporunda davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın davalı tarafından işletme tabelasında kullanıldığı, işletme unvanında kullanılmadığı, işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL – 64 AL-MAR GIDA” ibaresinin yazılı olduğunun ve plastik poşet üzerinde "B Z M Bakkal" ibaresinin mevcut olduğu ve dans eden insan figürlerinin bulunduğu " tespit edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan ve daha sonra renkli görseli «ibraz» edilen fotoğraflardan ve talimat raporundan davalı tarafça tabelada "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullandığı, plastik poşetler üzerinde "B Z M Bakkal" ibaresini kullandığı, davalı tarafça poşetlerdeki BİZİM ibaresi yazılırken (İ) harfi yerine dans eden insan figürü konulmasının markasal kullanıma farklılık katmadığı, ibarenin BİZİM olarak okunduğu anlaşılmakla, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda da, markaya tecavüz ve haksız rekabet fiilinin gerçekleştiği kanaatine varıldığı, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında, «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu, tabela ve plastik poşetlerdeki markasal kullanımın önlenmesi, tabeladaki BİZİM ibaresinin silinerek veya üzerinin görünmeyecek şekilde boyanarak ve poşetlere el konularak tecavüzün ve haksız rekabetin ref'ine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece davanın tam kabulü ile, davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesi, hükmün devamında reklam broşür gibi tanıtım evrakları, ambalaj, afiş, «fatura» vb ticari evraklara el konularak imhasına karar verilmesi yerinde olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında BİZİM ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan «terkini» talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların sunduğu fotoğraf, davalının iş yerinde yapılan «keşif» sonucu düzenlenen rapor birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon'da faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 39" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında tabelada "BİZİM" ibaresinin silinmiş olmasına rağmen iş yerinde bulunan «ilan» ve poşetlerde kullanılmaya devam edildiği, sunulan fotoğraflar incelendiğinde davacıya ait "BİZİM" ibaresinin davalıların iş yeri tabelasında aynen kullanıldığı, işitsel, anlamsal ve görsel olarak markaların aynı olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve «haksız rekabette» bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının tescilli olduğu markalar sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde ... başına yahut tali unsurlar ile birlikte kullanmasının bu ibareyi «taşıyan» ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, buldurulmasının, satışa arz etmek üzere depolanmasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb. hertürlü ticari evrakın ve bu dava sonucunda verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arz edilen, ithal ya da ihrac edilen, elde bulundurulan, satışa arzetmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb.hertürlü ticari evrakına el konulmasına ve esasa ilişkin «hükmün kesinleşmesine» müteakip «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle imhasına, hüküm özetinin ilanına, davalının ticaret unvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığından «ticaret unvanının terkini» talebi ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, meni, refi ve «ticaret unvanının terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
… sinde; müvekkilinin toptan satış mağazacılığı alanında köklü bir firma olduğunu ve ülke çapında 165 adet mağaza ile faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin 35. sınıf da «dahil» olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle müvekkili firmanın marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden ... başına yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının davacının «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabet yarattığının tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, kararın «ilanına», davalının ticaret sicilinde «ticaret unvan» «kaydı» bulunması halinde ticaret unvanının terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının terkini · kaldırma ve yeniden hüküm · hukuki yarar · dosya masrafı
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların sunduğu fotoğraf, davalının iş yerinde yapılan «keşif» sonucu düzenlenen rapor birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon'da faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 39" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında tabelada "BİZİM" ibaresinin silinmiş olmasına rağmen iş yerinde bulunan «ilan» ve poşetlerde kullanılmaya devam edildiği, sunulan fotoğraflar incelendiğinde davacıya ait "BİZİM" ibaresinin davalıların iş yeri tabelasında aynen kullanıldığı, işitsel, anlamsal ve görsel olarak markaların aynı olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve «haksız rekabette» bulunduğunun tepitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının tescilli olduğu markalar sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde ... başına yahut tali unsurlar ile birlikte kullanmasının bu ibareyi «taşıyan» ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, buldurulmasının, satışa arz etmek üzere depolanmasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb. hertürlü ticari evrakın ve bu dava sonucunda verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arz edilen, ithal ya da ihrac edilen, elde bulundurulan, satışa arzetmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar vb.hertürlü ticari evrakına el konulmasına ve esasa ilişkin «hükmün kesinleşmesine» müteakip «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle imhasına, hüküm özetinin ilanına, davalının ticaret unvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığından «ticaret unvanının terkini» talebi ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, meni, refi ve «ticaret unvanının terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… e kullanıldığının davacı tarafça ispatlanamadığını, müvekkili davacının "bakkalım" ibaresi ile birlikte kullanımı olduğunu, bilirkişilerce müvekkilinin kullanımının «iltibasa» yol açmayacağının tespit edildiğini, davacı markasının zayıf bir ibare olduğunu, müvekkilinin bizim ibaresini hiç bir zaman ... başına kullanmadığını, müvekkilinin bizim ibaresini dava açılmadan önce tabeladan sildirdiğini, dolayısıyla davacının dava açmakta «hukuki yararı» bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4209 E. 2024/515 K.
Ortak:makul süre · hükmün kesinleşmesi · keşif · kanun yolu · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kâr dağıtımı · usulden reddi · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz kararda… sinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 64" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olduğu, iş yerindeki poşet üzerinde de "BİZİM" ibaresinin kullanıldığı, ancak "İ" harfi yerine dans eden insan figürü koyulduğu, bu değişikliğin markaların benzerliğini ortadan kaldırmadığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtaydan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekesiyle davanın kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini iş yeri tabelasında, ürünleri üzerinde ve iş evrakında markasal olarak kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte «taşıyan» ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakın ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılan, reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konulmasına, «hükmün kesinleşmesinden» sonra imha edilmelerine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürelerin geçmiş olması hasebiyle davanın «usulden reddine» karar verilmesini, tabelalarında “Bizim” ibaresi bulunmadığı için açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, tabelalarında "Dükkan Sizin (bakkal amca logosu içinde)", "BAKKAL – 64", “her zaman yanınızda”, "ALMAR GIDA" yazdığını, davacının işbu davayı açmasında menfaati olmadığı gibi alakasız şekilde «kanun yolu» ile ticari hayatlarında ve güncel yaşamlarında huzursuzluk yarattığını, bu konudaki tazminat haklarını saklı tuttuklarını, açılan dava haksız ve hukuka aykırı oldu …
… nın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi davacının markasının BİZİM ibaresi olduğunu ve BİZİM BAKKAL ibaresinin önlenmesini ve men edilmesini talep ettiğini, «taleple bağlılık» gereği BİZİM ibaresinin men'ine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, müvekkilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, bu ibare üzerinde hak ileri süremeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan Ticaret Sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, dosyada davanın açıldığı tarihte müvekkilinin tabelada veya «iltibas» yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan asla kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyası bilirkişisi marka vekilinin 04.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda hatalı olarak BİZİM ibaresinin değil BİZİM BAKKAL ibaresi ile kıyaslamak suretiyle tespit yapıldığını, davacının tabelalarının kırmızı zemin üzerine BİZİM TOPTAN şeklinde olduğunu, davalı tabelasının ise iltibas teşkil etmeyecek şekilde olduğunu,19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda "...«keşif» sırasında temin edilen fotoğraflarla davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın davalı tarafından işletme unvanında kullanılmadığı, işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL – 64 AL-MAR GIDA” ibaresinin yazılı olduğunun ve plastik poşet üzerinde "B Z M Bakkal" ibaresinin mevcut olduğu ve dans eden insan figürlerinin bulunduğunun tespit edildiğinin .." tespit ve değerlendirilmesinde bulunulduğunu, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada BİZİM ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, BİZİM ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, «makul süre» içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkillerinin BİZİM ibaresini hiçbir zaman tek başına kullanmadığını, İ harfi yerine horon tepen insan figürleri olduğu gibi devamında BAKKAL ibaresi ile birlikte kullandığını, bu durumun iltibas teşkil etmediğini, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, «ayırt ediciliği» zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak, yani normalde o markanın iltibas teşkil edebilecek benzerlerinin başkası tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğunu, araştırma yapılırken coğrafi etkilerin değerlendirme dışı bırakılamayacağını, Trabzon Büyükşehir sınırları içerisinde sadece bir adet davacı mağazası bulunduğunu ancak yüzlerce bakkal olduğunu, davacı şirket açısından tanınmışlığı olmayan bir markanın coğrafi işaretler ve dans eden insan figürleri ile tamamen farklı bir görüntü içeren görüntü ile iltibas yaratmasının da imkansız olduğunu, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüyor olsa dahi silmenin görünen ilişkiyi yok etmek anlamına geldiğinden iltibası yok edecek bir durum olduğunu, üstünü boyatarak silme halinde dahi, davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun müvekkilinin savunmalarını doğruladığını ileri sürerek davanın reddine, Mahkemenin taktirinde hataya düşmediği kabul edilirse, şartlı talep oluşturulamayacağından unvan «terkini» talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin toptan satış mağazacılığı alanında köklü bir firma olarak 35. sınıf da «dahil» olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olup bu markaların tanınmış marka hale geldiğini, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğini, durumun fark edilmesi üzerine işbu markayı kullanan üç işletmeye karşı dava açıldığını ve lehlerine sonuçlandığını, kesinleşen yargı kararlarına rağmen "BİZİM" markasının kullanılmasına halen devam edildiğini ileri sürerek, davalıların "BİZİM BAKKAL" ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden tek başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markalar altında ürün üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, «dağıtımını» yapmasının, satışa arz etmesinin, ithal ya da ihraç etmesinin, elde bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılmasının ve bu markaları «taşıyan» ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımının yapmasının davacı aleyhinde marka tecavüzü ve haksız rekabet yarattığının tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait "BİZİM BAKKAL" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzre depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarda kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakının ve işbu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde, iletilen, satılan, sağlanan, dağıtılan, satışa arzedilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konularak, esasa ilişkin «hükmün kesinleşmesini» müteakip imhasına esastan da karar verilmesine, kararın «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle ilgililere tebliğine ve kamuya yayın yoluyla duyurulmasına, kullanımın ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava açma süreleri yönünden değerlendirildiğinde hak düşürücü sürelerin geçmiş olması nedeni ile davanın «usulden reddini» talep ettiklerini, tabelalarında “BİZİM” ibaresi bulunmadığı için açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, tabelalarında "Dükkan Sizin ( bakkal amca logosu içinde)", "BAKKAL – 104", “her zaman yanınızda”, "ŞELALE GIDA" yazdığını, davacının işbu davayı açmasında menfaati olmadığı gibi alakasız şekilde «kanun yolu» ile ticari hayatlarında ve güncel yaşamlarında huzursuzluk yarattığını, bu konudaki tazminat haklarını saklı tuttuklarını, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı o …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının sunduğu fotoğrafta ve «keşif» sırasında çekilen fotoğrafta tabelada "BİZİM" ibaresinin yazılı olduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğunun belli olduğu, ayrıca diğer iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olduğu, fiyat etiketlerinde, iş yerinin içindeki tabelalarda, poşet üzerinde "BİZİM" ibaresinin mevcut olduğu, poşet üzerindeki kullanımda "İ" harfi yerine dans eden insan figürlerinin kullanıldığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, alınan ilk bilirkişi raporundaki "BİZİM" ibaresinin jenerik bir ifade olduğu görüşünün yerinde olmadığı, davacının "BİZİM" ibaresini içeren seri markalarının uzun süredir tescilli olmaları nedeniyle hükümsüz kılınmadıkları sürece aynı mal ve hizmetler için davalı tarafça kullanılmasının markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturacağı, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının terkini · esnaf · kaldırma ve yeniden hüküm · tacir · dosya masrafı · eksik inceleme
Benzer bu kararda… arih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın plastik poşetlerde ve ürün fiyat afişinde "İ" harfi yerine horon tepen insan figürü getirmesi markasal kullanıma «ayırt edicilik» katmamış, ibarenin "BİZİM" olarak okunmasına engel olmadığı, markasal kullanımda asıl unsur "BİZİM BAKKAL" ibaresi olup, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında, «iltibas» tehlikesi bulunduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti önlenmesi ve menine karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu tabelada "BİZİM" ibaresinin ışıklandırma açıldığında görünür olmakla, davalı işyerinin ön ve yan cephesindeki tabeladaki "BİZİM" markasının kullanımının refine, bu bağlamda tabelalara el konularak hüküm kesinleştiğinde imhasına, yine ürün standlarındaki "BİZİM BAKKAL" şeklindeki kullanımdaki "BİZİM" ibaresinin görünmeyecek şekilde kapatılarak refine, etiketlerdeki "BİZİM" ibaresinin kapatılmasına, ürün fiyat afişi ile plastik poşetlere el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece davanın tam kabulü ile davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım ve iş evrakında kullanımın markaya tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespiti, meni ve refine karar verilmesi, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesinin yerinde olmadığı, davalının dosyada bulunan vergi levhasından «tacir» değil «esnaf» olduğunun anlaşıldığı, vergi levhasında işletme adı olarak "BİZİM BAKKAL-104" ibarelerini kullandığı, bu durumda «ticaret unvanı» kullanımı değil, işletme adı kullanımının söz konusu olduğu, «ticaret sicilde» kayıtlı ticaret unvanı bulunmadığından mahkemece unvan «terkini» talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesinin de doğru bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında, plastik poşetler üzerinde, ürün fiyat afişinde, ürün standtları,fiyat etiketleri ve iş evrakında kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, davalı işyerinin ön ve yan cephesindeki tabeladaki "BİZİM" markasının kullanımının refine, bu bağlamda tabelalara el konularak hüküm kesinleştiğinde imhasına, yine ürün standlarındaki "BİZİM BAKKAL" şeklindeki kullanımdaki "BİZİM" ibaresinin görünmeyecek şekilde kapatılarak refine, etiketlerdeki BİZİM ibaresinin kapatılmasına, ürün fiyat afişi ile plastik poşetlere el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, diğer ref taleplerinin reddine, hüküm özetinin «masrafın» davalıdan alınmak suretiyle Türkiye'de yayın yapan bir gazetede «ilan» edilerek kamuya duyurulmasına, davalının «ticaret unvanı terkini» talebinin reddine karar verilmiştir.
… ak faaliyet gösterdiğinin, faaliyet alanının bakkal ve marketlerde yapılan perakende ticaret olarak belirtildiğinin görüldüğünü, Bölge Adliye Mahkemesince davalının «esnaf» olduğu ve kullanılan ibarenin «ticaret unvanı» değil işletme adı kullanımı olduğunun belirtildiğini ancak esnaf olarak nitelendirilmesi hususunun gerekçelendirilmediğini, «eksik inceleme» ile karar verildiğini, davalının «ticaret unvanının terkini» taleplerinin haklı olduğunu belirterek kararın kısmen ret kısmını kaldırılmasını istemiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, mahkeme hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin toptan satış mağazacılığı alanında köklü bir firma olarak 35. sınıf da «dahil» olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olup bu markaların tanınmış marka hale geldiğini, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğini, durumun fark edilmesi üzerine işbu markayı kullanan üç işletmeye karşı dava açıldığını ve lehlerine sonuçlandığını, kesinleşen yargı kararlarına rağmen "BİZİM" markasının kullanılmasına halen devam edildiğini ileri sürerek, davalıların "BİZİM BAKKAL" ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden tek başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markalar altında ürün üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, «dağıtımını» yapmasının, satışa arz etmesinin, ithal ya da ihraç etmesinin, elde bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılmasının ve bu markaları «taşıyan» ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımının yapmasının davacı aleyhinde marka tecavüzü ve haksız rekabet yarattığının tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait "BİZİM BAKKAL" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzre depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarda kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakının ve işbu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde, iletilen, satılan, sağlanan, dağıtılan, satışa arzedilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konularak, esasa ilişkin «hükmün kesinleşmesini» müteakip imhasına esastan da karar verilmesine, kararın «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle ilgililere tebliğine ve kamuya yayın yoluyla duyurulmasına, kullanımın ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Markaya Tecavüzün Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3710 E. 2023/7776 K.
Ortak:taleple bağlılık · keşif · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · fatura · terkin · ayırt edicilik · ilan
İncelediğiniz kararda… nın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi davacının markasının BİZİM ibaresi olduğunu ve BİZİM BAKKAL ibaresinin önlenmesini ve men edilmesini talep ettiğini, «taleple bağlılık» gereği BİZİM ibaresinin men'ine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, müvekkilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, bu ibare üzerinde hak ileri süremeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan «kaydı» bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan Ticaret Sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, dosyada davanın açıldığı tarihte müvekkilinin tabelada veya «iltibas» yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan asla kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyası bilirkişisi marka vekilinin 04.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda hatalı olarak BİZİM ibaresinin değil BİZİM BAKKAL ibaresi ile kıyaslamak suretiyle tespit yapıldığını, davacının tabelalarının kırmızı zemin üzerine BİZİM TOPTAN şeklinde olduğunu, davalı tabelasının ise iltibas teşkil etmeyecek şekilde olduğunu,19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda "...«keşif» sırasında temin edilen fotoğraflarla davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın davalı tarafından işletme unvanında kullanılmadığı, işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL – 64 AL-MAR GIDA” ibaresinin yazılı olduğunun ve plastik poşet üzerinde "B Z M Bakkal" ibaresinin mevcut olduğu ve dans eden insan figürlerinin bulunduğunun tespit edildiğinin .." tespit ve değerlendirilmesinde bulunulduğunu, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada BİZİM ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, BİZİM ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, «makul süre» içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkillerinin BİZİM ibaresini hiçbir zaman tek başına kullanmadığını, İ harfi yerine horon tepen insan figürleri olduğu gibi devamında BAKKAL ibaresi ile birlikte kullandığını, bu durumun iltibas teşkil etmediğini, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, «ayırt ediciliği» zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak, yani normalde o markanın iltibas teşkil edebilecek benzerlerinin başkası tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğunu, araştırma yapılırken coğrafi etkilerin değerlendirme dışı bırakılamayacağını, Trabzon Büyükşehir sınırları içerisinde sadece bir adet davacı mağazası bulunduğunu ancak yüzlerce bakkal olduğunu, davacı şirket açısından tanınmışlığı olmayan bir markanın coğrafi işaretler ve dans eden insan figürleri ile tamamen farklı bir görüntü içeren görüntü ile iltibas yaratmasının da imkansız olduğunu, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüyor olsa dahi silmenin görünen ilişkiyi yok etmek anlamına geldiğinden iltibası yok edecek bir durum olduğunu, üstünü boyatarak silme halinde dahi, davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun müvekkilinin savunmalarını doğruladığını ileri sürerek davanın reddine, Mahkemenin taktirinde hataya düşmediği kabul edilirse, şartlı talep oluşturulamayacağından unvan «terkini» talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
… sinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde «keşif» sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 64" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olduğu, iş yerindeki poşet üzerinde de "BİZİM" ibaresinin kullanıldığı, ancak "İ" harfi yerine dans eden insan figürü koyulduğu, bu değişikliğin markaların benzerliğini ortadan kaldırmadığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtaydan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının tescilli «ticaret unvanının» bulunmadığı gerekesiyle davanın kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini iş yeri tabelasında, ürünleri üzerinde ve iş evrakında markasal olarak kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte «taşıyan» ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, «ilan», reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakın ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, «dağıtılan», satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılan, reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konulmasına, «hükmün kesinleşmesinden» sonra imha edilmelerine karar verilmiştir.
… marka tescil kayıtlarından, davacı adına 35. sınıfta BİZİM ibareli markaların tescilli olduğu, BİZİM markasının dava dışı Besler Gıda şirketine ait olduğuna yönelik «istinaf sebebinin» yerinde görülmediği, davalının ise 35. sınıfta marketçilik hizmet sınıfında faaliyet gösterdiği konusunda ihtilaf bulunmadığı, Mahkemece alınan talimat raporunda davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın davalı tarafından işletme tabelasında kullanıldığı, işletme unvanında kullanılmadığı, işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL – 64 AL-MAR GIDA” ibaresinin yazılı olduğunun ve plastik poşet üzerinde "B Z M Bakkal" ibaresinin mevcut olduğu ve dans eden insan figürlerinin bulunduğu " tespit edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan ve daha sonra renkli görseli «ibraz» edilen fotoğraflardan ve talimat raporundan davalı tarafça tabelada "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullandığı, plastik poşetler üzerinde "B Z M Bakkal" ibaresini kullandığı, davalı tarafça poşetlerdeki BİZİM ibaresi yazılırken (İ) harfi yerine dans eden insan figürü konulmasının markasal kullanıma farklılık katmadığı, ibarenin BİZİM olarak okunduğu anlaşılmakla, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitinin yerinde olduğu, Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda da, markaya tecavüz ve haksız rekabet fiilinin gerçekleştiği kanaatine varıldığı, markanın hitap ettiği «ortalama tüketici» kitlesi gözönüne alındığında, «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu, tabela ve plastik poşetlerdeki markasal kullanımın önlenmesi, tabeladaki BİZİM ibaresinin silinerek veya üzerinin görünmeyecek şekilde boyanarak ve poşetlere el konularak tecavüzün ve haksız rekabetin ref'ine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece davanın tam kabulü ile, davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesi, hükmün devamında reklam broşür gibi tanıtım evrakları, ambalaj, afiş, «fatura» vb ticari evraklara el konularak imhasına karar verilmesi yerinde olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında BİZİM ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan «terkini» talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 52" ibaresinin işletme adı ve markasal olarak kullanıldığı, «keşif» sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olmadığı tespit edilmişse de, davacının sunduğu fotoğrafta "BİZİM" ibaresinin yer aldığı kısmın boyanarak kapatıldığının açıkça görüldüğü, ayrıca iş yerinde bulunan fiyat broşüründe "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığı, ancak "İ" harfleri yerine dans eden insan figürlerinin yer aldığı, bu durumun markalar arasındaki «iltibas» ihtimalini ortadan kaldırmaya yetmediği, işitsel ve anlamsal olarak markaların aynı olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, marka benzerliğinin hukuki nitelik taşıması nedeniyle mahkemece değerlendirme yapılabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini iş yeri tabelasında, ürünler üzerinde ve iş evrakında markasal olarak kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, kararın «ilanına», davalının ticaret unvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığı anlaşıldığından, ticaret sicilinden «ticaret unvanının terkini» talebiyle ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… yat broşüründe “B Z M BAKKAL” ibaresinin ve dans eden insan figürlerinin kullanıldığının tespit edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan ve daha sonra renkli görseli «ibraz» edilen fotoğraflardan dava tarihinde davalının tabelada “BİZİM BAKKAL” ibaresini kullandığı, daha sonra “BİZİM” ibaresini tabeladan sildiği, davalının davadan önce bu ibareyi kaldırdığını ispatlayamadığı, bilirkişi raporundaki “BİZİM” ibaresinin zayıf marka olduğuna yönelik tespitin isabetli olmadığı, davalının ürün fiyat broşürlerindeki “BİZİM” ibaresi yazılırken (İ) harfi yerine dans eden insan figürü koymasının markasal kullanıma farklılık katmadığı, «iltibas» tehlikesi bulunduğu, Mahkemece davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesi, hükmün devamında reklam broşür gibi tanıtım evrakları dışında kullanım bulunmadığı halde, tabela, ambalaj, afiş, «fatura» vb ticari evraklara el konularak imhasına karar verilmesinin yerinde görülmediği, öte yandan davalının ticaret unvanında “BİZİM” ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan «terkini» talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği, davalının dava tarihinden önce tabelasında “BİZİM” ibaresini “BİZİM BAKKAL” şeklinde markasal kullandığı, ancak dava açıldıktan sonra tabeladan “BİZİM” ibaresini kaldırdığı, ref talebinin konusuz kaldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının davacıya ait “BİZİM” esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan “BİZİM” ibaresini işyeri tabelasında ve ürün fiyat broşürlerinde kullanmak sureti ile «marka hakkına tecavüz» ettiğinin ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalı tarafça davacıya ait markaların esas unsuru olan “BİZİM” ibaresinin ürün fiyat broşürlerindeki kullanımının önlenmesine, broşürlere el konularak tecavüzün ve haksız rekabetin ref'ine karar verilmesine, hüküm özetinin «ilanına», davalının iş yeri tabelasındaki kullanımını kaldırdığı anlaşılmakla, tabelaya yönelik ref talebi konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalının ticaret ünvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığı anlaşıldığından, bu kısma yönelik davanın ve davacı tarafın sair taleplerinin reddine karar verilmiştir …
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, «ticaret unvanının terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, unvan terkini talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının terkini · hukuki menfaat · kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, «ticaret unvanının terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, unvan terkini talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 52" ibaresinin işletme adı ve markasal olarak kullanıldığı, «keşif» sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olmadığı tespit edilmişse de, davacının sunduğu fotoğrafta "BİZİM" ibaresinin yer aldığı kısmın boyanarak kapatıldığının açıkça görüldüğü, ayrıca iş yerinde bulunan fiyat broşüründe "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığı, ancak "İ" harfleri yerine dans eden insan figürlerinin yer aldığı, bu durumun markalar arasındaki «iltibas» ihtimalini ortadan kaldırmaya yetmediği, işitsel ve anlamsal olarak markaların aynı olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa «dahil» hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, marka benzerliğinin hukuki nitelik taşıması nedeniyle mahkemece değerlendirme yapılabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini iş yeri tabelasında, ürünler üzerinde ve iş evrakında markasal olarak kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, kararın «ilanına», davalının ticaret unvanında "BİZİM" ibaresini kullanmadığı anlaşıldığından, ticaret sicilinden «ticaret unvanının terkini» talebiyle ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; “BİZİM” markasının dava dışı firma adına tescilli olduğunu, davacının dava açmakta «hukuki menfaatinin» bulunmadığını, “BİZİM” değil “BİZİM BAKKAL” ibaresinin önlenmesini talep ettiğinden «taleple bağlılık» gereği “BİZİM” ibaresinin men’ini talep etmiş gibi değerlendirme yapılamayacağını, dava tarihi itibariyle müvekkilinin tabelasında «iltibas» oluşturabilecek şekilde “BİZİM” ibaresini kullandığının ispatlanamadığını, dava tarihinden 6 ay, 1 yıl öncesine dayanan fotoğrafların sunulduğunu, müvekkilinin “BİZİM” ibaresini dava tarihi itibariyle kullanmadığını, keşifte de bu hususun belirlendiğini, horon figürlü “B Z M BAKKAL” ibaresinin iltibasını kabul etmediklerini, müvekkilinin iltibas teşkil etmeyecek tarzda başkalaştırarak kullandığını, «ayırt ediciliği» zayıf markayı seçenin sonuçlarına tahammül etmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3408 E. , 2023/7139 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/455 Esas, 2022/449 Karar
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/526 E., 2019/273 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, ref'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin toptan satış mağazacılığı alanında köklü bir firma olduğunu müvekkilinin 35.sınıf da dahil olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, bu markaların görsel ve yazılı basın başta olmak üzere ilgili tüm mecralarda yapılan tanıtım çalışmaları ile Türkiye'de tanınmış marka hale geldiğini, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle müvekkili firmanın marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, Trabzon ili ve bağlı ilçelerinde işletmelere numara vermek suretiyle "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığını, bu durumun müvekkili tarafından fark edilmesi üzerine iş bu markayı kullanan üç işletmeye açılan davaların müvekkili lehine sonuçlandığını, kesinleşen yargı kararlarına rağmen "BİZİM" markasının kullanılmasına halen devam edildiğini belirterek davalıların "BİZİM BAKKAL" ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden tek başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markalar altında ürün üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, dağıtımını yapmasının, satışa arz etmesinin, ithal ya da ihraç etmesinin, elde bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımının yapmasının davacı aleyhinde marka tecavüzü ve haksız rekabet yarattığının tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, kullanımın ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürelerin geçmiş olması hasebiyle davanın usulden reddine karar verilmesini, tabelalarında “Bizim” ibaresi bulunmadığı için açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, tabelalarında "Dükkan Sizin (bakkal amca logosu içinde)", "BAKKAL – 64", “her zaman yanınızda”, "ALMAR GIDA" yazdığını, davacının işbu davayı açmasında menfaati olmadığı gibi alakasız şekilde kanun yolu ile ticari hayatlarında ve güncel yaşamlarında huzursuzluk yarattığını, bu konudaki tazminat haklarını saklı tuttuklarını, açılan dava haksız ve hukuka aykırı olduğu için davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde keşif sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 64" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olduğu, iş yerindeki poşet üzerinde de "BİZİM" ibaresinin kullanıldığı, ancak "İ" harfi yerine dans eden insan figürü koyulduğu, bu değişikliğin markaların benzerliğini ortadan kaldırmadığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35.
sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa dahil hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtaydan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davalının tescilli ticaret unvanının bulunmadığı gerekesiyle davanın kabulüne, davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini iş yeri tabelasında, ürünleri üzerinde ve iş evrakında markasal olarak kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakın ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, dağıtılan, satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılan, reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konulmasına, hükmün kesinleşmesinden sonra imha edilmelerine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının BİZİM markasının kendisine ait tanınmış marka olduğunu ileri sürmüşse de, BİZİM markasının Türk Patent ve Marka Kurumunda (TÜRKPATENT) dava dışı Besler Gıda ve Kimya San. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, davacının davayı açmakta menfaati bulunmadığını, markanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi davacının markasının BİZİM ibaresi olduğunu ve BİZİM BAKKAL ibaresinin önlenmesini ve men edilmesini talep ettiğini, taleple bağlılık gereği BİZİM ibaresinin men'ine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, müvekkilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, bu ibare üzerinde hak ileri süremeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan Ticaret Sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, dosyada davanın açıldığı tarihte müvekkilinin tabelada veya iltibas yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan asla kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyası bilirkişisi marka vekilinin 04.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda hatalı olarak BİZİM ibaresinin değil BİZİM BAKKAL ibaresi ile kıyaslamak suretiyle tespit yapıldığını, davacının tabelalarının kırmızı zemin üzerine BİZİM TOPTAN şeklinde olduğunu, davalı tabelasının ise iltibas teşkil etmeyecek şekilde olduğunu,19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda "...keşif sırasında temin edilen fotoğraflarla davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın davalı tarafından işletme unvanında kullanılmadığı, işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL – 64 AL-MAR GIDA” ibaresinin yazılı olduğunun ve plastik poşet üzerinde "B Z M Bakkal" ibaresinin mevcut olduğu ve dans eden insan figürlerinin bulunduğunun tespit edildiğinin .." tespit ve değerlendirilmesinde bulunulduğunu, dava açıldığı sırada ve öncesinde de tabelada BİZİM ibaresinin kullanımının mevcut olmadığını, BİZİM ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, makul süre içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkillerinin BİZİM ibaresini hiçbir zaman tek başına kullanmadığını, İ harfi yerine horon tepen insan figürleri olduğu gibi devamında BAKKAL ibaresi ile birlikte kullandığını, bu durumun iltibas teşkil etmediğini, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, ayırt ediciliği zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak, yani normalde o markanın iltibas teşkil edebilecek benzerlerinin başkası tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğunu, araştırma yapılırken coğrafi etkilerin değerlendirme dışı bırakılamayacağını, Trabzon Büyükşehir sınırları içerisinde sadece bir adet davacı mağazası bulunduğunu ancak yüzlerce bakkal olduğunu, davacı şirket açısından tanınmışlığı olmayan bir markanın coğrafi işaretler ve dans eden insan figürleri ile tamamen farklı bir görüntü içeren görüntü ile iltibas yaratmasının da imkansız olduğunu, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüyor olsa dahi silmenin görünen ilişkiyi yok etmek anlamına geldiğinden iltibası yok edecek bir durum olduğunu, üstünü boyatarak silme halinde dahi, davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun müvekkilinin savunmalarını doğruladığını ileri sürerek davanın reddine, Mahkemenin taktirinde hataya düşmediği kabul edilirse, şartlı talep oluşturulamayacağından unvan terkini talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dosyaya celp edilen marka tescil kayıtlarından, davacı adına 35. sınıfta BİZİM ibareli markaların tescilli olduğu, BİZİM markasının dava dışı Besler Gıda şirketine ait olduğuna yönelik istinaf sebebinin yerinde görülmediği, davalının ise 35. sınıfta marketçilik hizmet sınıfında faaliyet gösterdiği konusunda ihtilaf bulunmadığı, Mahkemece alınan talimat raporunda davacıya ait olan “BİZİM” ibareli markanın davalı tarafından işletme tabelasında kullanıldığı, işletme unvanında kullanılmadığı, işletme tabelasında “BİZİM BAKKAL – 64 AL-MAR GIDA” ibaresinin yazılı olduğunun ve plastik poşet üzerinde "B Z M Bakkal" ibaresinin mevcut olduğu ve dans eden insan figürlerinin bulunduğu " tespit edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan ve daha sonra renkli görseli ibraz edilen fotoğraflardan ve talimat raporundan davalı tarafça tabelada "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullandığı, plastik poşetler üzerinde "B Z M Bakkal" ibaresini kullandığı, davalı tarafça poşetlerdeki BİZİM ibaresi yazılırken (İ) harfi yerine dans eden insan figürü konulmasının markasal kullanıma farklılık katmadığı, ibarenin BİZİM olarak okunduğu anlaşılmakla, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitinin yerinde olduğu, Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda da, markaya tecavüz ve haksız rekabet fiilinin gerçekleştiği kanaatine varıldığı, markanın hitap ettiği ortalama tüketici kitlesi gözönüne alındığında, iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu, tabela ve plastik poşetlerdeki markasal kullanımın önlenmesi, tabeladaki BİZİM ibaresinin silinerek veya üzerinin görünmeyecek şekilde boyanarak ve poşetlere el konularak tecavüzün ve haksız rekabetin ref'ine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece davanın tam kabulü ile, davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım, markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve menine karar verilmesi, hükmün devamında reklam broşür gibi tanıtım evrakları, ambalaj, afiş, fatura vb ticari evraklara el konularak imhasına karar verilmesi yerinde olmadığı, ayrıca davalının ticaret unvanında BİZİM ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan terkini talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen belirlenecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109765100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz