Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5282 E. 2023/7153 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teslim şekli↗ nakliyat abonman sigorta poliçesi↗ nakliyat abonman sigortası↗ ordino↗ alacağın devri↗ abonman sigorta poliçesi↗ sigorta teminatı kapsamı↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ nakliyat sigortası↗ temlik sözleşmesi↗ aktif husumet yokluğu↗ sigorta tazminatı↗ aktif husumet ehliyeti↗ sigorta teminatı↗ sigorta ettiren↗ ihtisas mahkemesi↗ alacağın temliki↗ aktif dava ehliyeti↗ navlun↗ aktif husumet↗ bedelsizlik↗ husumet ehliyeti↗ vekâlet ücreti↗ teminat kapsamı↗ riziko↗ cy/cy şerhi↗ ciro↗ zayi↗ muvafakat↗ husumet yokluğu↗ temlik↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ taraf ehliyeti↗ fatura↗ dosya masrafı↗ sigorta poliçesi↗ dava sebebi↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ teminat↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2017/374 E., 2019/502 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.12.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ... ... ile davalı vekili Av. ... ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Fransa'da mukim dava dışı Spread SA firmasına ... boru satışı yaptığını, emtianın nakliye sırasında meydana gelecek rizikolara karşı davalı tarafından nakliyat abonman sigorta poliçesi ile sigortalandığını, emtiada nakliye ve tahliye sırasında hasar meydana geldiğini, hasarlanan boruların yerine yenilerinin bedelsiz olarak dava dışı firmaya teslim edildiğini, hasarlanan boruların da 22.650,62 euro hurda bedeli üzerinden alıcı firmaya devredildiğini, davalı ... şirketinin tamamen zayi olan 118 adet borunun tam ... bedelini müvekkiline ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 117.095,88 euronun davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alıcıya kapalı (bedeli tahsil edilmiş) fatura düzenlediğini, yükleme ordinosu ve yük manifestosunda teslim şeklinin CIF olacağının belirtildiğini, CIF teslim kuralları uyarınca yükteki hasar ve yararın alıcıya geçtiğini, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, zararın teminat kapsamında olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile CIF satışta yükün geminin küpeştesine geçmesinden itibaren yarar ve hasar alıcıya geçtiğinden hasarla ilgili talep ve dava hakkı alıcıya ait olmakla birlikte, alıcı firma hasarla ilgili sigortacıya karşı olan dava ve talep haklarını davacıya temlik etmiş olduğundan söz konusu temlikname uyarınca davacının işbu davada aktif dava ehliyetini kazandığı, zararın teminat kapsamında olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, zararın sigorta teminatı kapsamında yer almadığını savunarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 20.04.2014 tarihli ve kapalı (bedeli tahsil edilmiş) olarak düzenlediği faturasında; satışın denizyolu ile taşımalara özgü kurallar Incoterm-2010 (International Commercial Terms) terim sınıflandırmasına tabi olduğuna ilişkin ibare yer aldığı, yine faturada, Yükleme Ordinosu ve Yük Manifestosu’nda teslim şeklinin CIF (Cost, Insurance And Freight) (Masraflar, Sigorta ve Navlun) olacağının açıkça belirtildiği, CIF teslim kuralları uyarınca davacının teslim yükümlülüğünün mallar varma yerine ulaştığında değil, mallar geminin küpeştesini geçtikten sonra sona erdiği, bu aşamadan sonra her türlü risk, hasar, kayıp ve masrafların alıcının (Spread SA/Fransa) sorumluluğuna geçtiği, sigorta poliçesinin arkasında davacının “Poliçeyi Spread SA adına ciro ettiğine” ilişkin kaşeli imzalı şerhi yer almakta olduğu, davaya konu sigortanın başkası lehine yaptırıldığı, davacı tarafından sunulan 22.03.2018 tarihli İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI'NA başlıklı yazı içeriğinde; ''... ... Boru Sanayi A.Ş. tarafından üretilen ... boru emtiasının bir kısmı ... taşıması sırasında tamamen zayi olmuş ve ilgili borular hurda bedeli olan 22.680, 62 euro üzerinden firmamızca satın alınmıştır. Tamamen zayi olan borular yerine tarafımıza ... ... Boru Sanayi A.Ş. tarafından bedelsiz olarak yenilerinin gönderilmiş olması nedeniyle, 2287716/1, 2292396/1 ve 2287719/1 no.lu hasar dosyalarına istinaden mahkemenizde açılan davada hükmedilecek tazminatın, ... ... Boru Sanayi A.Ş.'ye ödenmesine muvafakat ettikleri'' belirtildiği, ancak bu muvafakatnamenin alacaklının alacağını davacıya temliki niteliğinde olmadığı, hukuken sigorta ettirene talep ve dava hakkını kazandırmadığı, bu durumda sigorta ettiren davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dışı alıcının Yerel Mahkeme'ye hitaben kaleme aldığı muvafakatnamenin alacağın temliki şartlarını taşıdığı, bir an için söz konusu muvafakatnamenin alacağın temliki niteliğinde olmadığı kabul edilse dahi 25.11.2019 tarihli dilekçenin eki olarak sunulan alacağın devri sözleşmesinin müvekkiline aktif dava ehliyetini kazandıracağını, hasarlı ... boruların hurda olarak 22.650,62 euroya dava dışı alıcı firmaya satıldığı ve satış bedelinin kararlaştırılan şekilde tahsil edilemediği dosya içeriği ile ... olduğundan müvekkilinin sigorta tazminatı talep etmekte menfaatinin bulunduğu, poliçelerde açıkça sigortalı olarak dava dışı alıcının gösterilmediği, CIF teslim koşullarının uygulanmadığı/gerçekleşmediği bir fiili durumun söz konusu olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1454 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Uluslararası ticarette INCOTERM (Yeknesak Kurallar) tabiri olan CIF (CostInsuranceFreight) satış, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve teslim şeklini ifade etmekte olup, mallar nakliye aracına uygun şekilde yükletildikten ve taşımada oluşabilecek hasarlar için emtia alıcı adına sigorta ettirilip ücreti ödendikten sonra satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından taşıma sırasında oluşacak hasarlardan dolayı satıcının talep hakkının bulunmadığının kabulü ilke olarak doğrudur.
2. Ancak, somut olayda davacı tarafça dava dışı Spread SA isimli alıcı firma ile aralarında yapılan 22.03.2018 tarihli temlik sözleşmesi ibraz edilmiş olup temliknamede Spread SA firmasının temlik eden, davacının ise temlik ... olduğu belirtilmiş, temliknamenin ''Giriş'' bölümünde satıcı ile alıcı firma arasındaki satım akdine ilişkin detaylar açıklandıktan sonra, ilgili sigorta poliçelerinden bahsedilerek temlik edenin burada poliçeler ve/veya tazminat talebi kapsamında sigortacıya karşı hasarlı 118 adet spiral kaynaklı ... boru için tüm alacak ve dava gerekçelerini, sigorta ödemelerini temlik ettiği belirtilmiştir.
3. Bu itibarla davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğunun kabulü ile işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı lehine bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1777 E. 2011/10932 K.
Ortak:aktif husumet yokluğu · aktif husumet · husumet yokluğu · hasar · teslim · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alıcıya kapalı (bedeli tahsil edilmiş) «fatura» düzenlediğini, yükleme «ordinosu» ve yük manifestosunda «teslim şeklinin» CIF olacağının belirtildiğini, CIF teslim kuralları uyarınca yükteki «hasar» ve yararın alıcıya geçtiğini, bu nedenle davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığını, zararın «teminat kapsamında» olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Boru Sanayi A.Ş.'ye ödenmesine «muvafakat» ettikleri'' belirtildiği, ancak bu muvafakatnamenin alacaklının alacağını davacıya «temliki» niteliğinde olmadığı, hukuken «sigorta ettirene» talep ve dava hakkını kazandırmadığı, bu durumda sigorta ettiren davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunduğunun kabulü ile işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın «aktif husumet yokluğu» sebebiyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı lehine bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalı tarafından alıcı firmalara yapılan satımın CIF satım şeklinde gerçekleştirildiği ve yüke ilişkin «hasarın» en geç vagonların TCDD ve Ukrferry şirketine «teslimi» ile alıcıya geçtiği, sigortalının dava hakkının bulunmadığı gerekçesiyle «aktif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca açılmış bulunan rücuan «alacak davası» olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davacının «aktif husumeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de bu gerekçe yerinde değildir.
Alıcı ve satıcı arasında yapılan «satım sözleşmesinin» CIF satım şeklinde belirlenmesi halinde, satıcı semeni peşin olarak tahsil ettiğinden ve satılanın alıcıya gönderilmek üzere «taşıyana» «teslimi» ile nef’i ve «hasar» alıcıya geçtiğinden satıcı tarafından «sigorta menfaati» kendisinde olacak şekilde «sigorta sözleşmesi» yapılmasında yarar yoksa da, Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince satımın CIF şeklinde yapıldığının belirtilmesi ve bunun aksinin iddia edilmesi halinde, satımın …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigortalanabilir menfaat · sigorta sözleşmesi · satım sözleşmesi · alacak davası · taşıyan
Benzer bu karardaAlıcı ve satıcı arasında yapılan «satım sözleşmesinin» CIF satım şeklinde belirlenmesi halinde, satıcı semeni peşin olarak tahsil ettiğinden ve satılanın alıcıya gönderilmek üzere «taşıyana» «teslimi» ile nef’i ve «hasar» alıcıya geçtiğinden satıcı tarafından «sigorta menfaati» kendisinde olacak şekilde «sigorta sözleşmesi» yapılmasında yarar yoksa da, Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince satımın CIF şeklinde yapıldığının belirtilmesi ve bunun aksinin iddia edilmesi halinde, satımın …
Dava, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca açılmış bulunan rücuan «alacak davası» olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davacının «aktif husumeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de bu gerekçe yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4993 E. 2020/3604 K.
Ortak:teslim şekli · riziko · fatura · sigorta poliçesi · hasar · teslim · dava şartı
İncelediğiniz kararda… acı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Fransa'da mukim dava dışı Spread SA firmasına ... boru satışı yaptığını, emtianın nakliye sırasında meydana gelecek «rizikolara» karşı davalı tarafından «nakliyat abonman sigorta poliçesi» ile sigortalandığını, emtiada nakliye ve tahliye sırasında «hasar» meydana geldiğini, hasarlanan boruların yerine yenilerinin «bedelsiz» olarak dava dışı firmaya «teslim» edildiğini, hasarlanan boruların da 22.650,62 euro hurda bedeli üzerinden alıcı firmaya devredildiğini, davalı ... şirketinin tamamen «zayi» olan 118 adet borunun tam ... bedelini müvekkiline ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 117.095,88 euronun davalıd …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alıcıya kapalı (bedeli tahsil edilmiş) «fatura» düzenlediğini, yükleme «ordinosu» ve yük manifestosunda «teslim şeklinin» CIF olacağının belirtildiğini, CIF teslim kuralları uyarınca yükteki «hasar» ve yararın alıcıya geçtiğini, bu nedenle davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığını, zararın «teminat kapsamında» olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… ncoterm-2010 (International Commercial Terms) terim sınıflandırmasına tabi olduğuna ilişkin ibare yer aldığı, yine faturada, Yükleme Ordinosu ve Yük Manifestosu’nda «teslim şeklinin» CIF (Cost, Insurance And Freight) (Masraflar, Sigorta ve Navlun) olacağının açıkça belirtildiği, CIF teslim kuralları uyarınca davacının teslim yükümlülüğünün mallar varma yerine ulaştığında değil, mallar geminin küpeştesini geçtikten sonra sona erdiği, bu aşamadan sonra her türlü risk, «hasar», kayıp ve «masrafların» alıcının (Spread SA/Fransa) sorumluluğuna geçtiği, «sigorta poliçesinin» arkasında davacının “Poliçeyi Spread SA adına «ciro» ettiğine” ilişkin kaşeli imzalı «şerhi» yer almakta olduğu, davaya konu sigortanın başkası lehine yaptırıldığı, davacı tarafından sunulan 22.03.2018 tarihli İSTANBUL 17.
Benzer bu karardaCIF (cost, insurance and freight) satış türü, mal bedeli, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve «teslim şeklini» ifade etmekte olup «münhasıran» deniz aşan taşımalara konu edilen emtianın satış türüne işaret etmektedir.
CIF satışlarda emtia üzerindeki «hasar» ve menfaat alıcıya yükleme limanında geçecek, taşıma esnasındaki «rizikolara» karşı satıcı alıcı taraf yararına bir «sigorta sözleşmesi» yapmakla mükellef olacaktır.
Şu halde, taşınan emtianın yükleme limanında alıcıya «teslim» edildiği ve CIF satış bedelinin de tahsil edilmiş olduğu kabul edildiğinde satıcı gönderenin «lehdarı» da kendisi olan bir «sigorta sözleşmesi» yaptırmakta «hukuki yararının» bulunmayacağı dikkate alınarak; «hakem» heyetince öncelikle yabancı dildeki «konişmento», «fatura» ve sair evraklar tercüme ettirilip anılan belgeler üzerinde yukarıda açıklanan doğrultuda sigorta sözleşmesinin geçerliliği hususu üzerinde durulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigortalanabilir menfaat · nakliyat emtia sigortası · konişmento · lehdar · münhasırlık · hakem kararı · sigorta sözleşmesi · rücuen tazminat
Benzer bu karardaŞu halde, taşınan emtianın yükleme limanında alıcıya «teslim» edildiği ve CIF satış bedelinin de tahsil edilmiş olduğu kabul edildiğinde satıcı gönderenin «lehdarı» da kendisi olan bir «sigorta sözleşmesi» yaptırmakta «hukuki yararının» bulunmayacağı dikkate alınarak; «hakem» heyetince öncelikle yabancı dildeki «konişmento», «fatura» ve sair evraklar tercüme ettirilip anılan belgeler üzerinde yukarıda açıklanan doğrultuda sigorta sözleşmesinin geçerliliği hususu üzerinde durulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK’nın 1408. maddesi gereğince «sigorta sözleşmesinin» yapılması anında, «sigortalanan menfaat» mevcut değilse, sigorta sözleşmesi «geçersiz» sayılacaktır.
CIF (cost, insurance and freight) satış türü, mal bedeli, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve «teslim şeklini» ifade etmekte olup «münhasıran» deniz aşan taşımalara konu edilen emtianın satış türüne işaret etmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4416 E. 2023/336 K.
Ortak:teslim şekli · navlun · kaldırma ve yeniden hüküm · fatura · dosya masrafı · hasar · teslim · Alacak
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alıcıya kapalı (bedeli tahsil edilmiş) «fatura» düzenlediğini, yükleme «ordinosu» ve yük manifestosunda «teslim şeklinin» CIF olacağının belirtildiğini, CIF teslim kuralları uyarınca yükteki «hasar» ve yararın alıcıya geçtiğini, bu nedenle davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığını, zararın «teminat kapsamında» olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… ncoterm-2010 (International Commercial Terms) terim sınıflandırmasına tabi olduğuna ilişkin ibare yer aldığı, yine faturada, Yükleme Ordinosu ve Yük Manifestosu’nda «teslim şeklinin» CIF (Cost, Insurance And Freight) (Masraflar, Sigorta ve Navlun) olacağının açıkça belirtildiği, CIF teslim kuralları uyarınca davacının teslim yükümlülüğünün mallar varma yerine ulaştığında değil, mallar geminin küpeştesini geçtikten sonra sona erdiği, bu aşamadan sonra her türlü risk, «hasar», kayıp ve «masrafların» alıcının (Spread SA/Fransa) sorumluluğuna geçtiği, «sigorta poliçesinin» arkasında davacının “Poliçeyi Spread SA adına «ciro» ettiğine” ilişkin kaşeli imzalı «şerhi» yer almakta olduğu, davaya konu sigortanın başkası lehine yaptırıldığı, davacı tarafından sunulan 22.03.2018 tarihli İSTANBUL 17.
… endirme 1.Uluslararası ticarette INCOTERM (Yeknesak Kurallar) tabiri olan CIF (CostInsuranceFreight) satış, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve «teslim şeklini» ifade etmekte olup, mallar nakliye aracına uygun şekilde yükletildikten ve taşımada oluşabilecek «hasarlar» için emtia alıcı adına sigorta ettirilip ücreti ödendikten sonra satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından taşıma sırasında oluşaca …
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede uluslararası satımın bir türü olan CIF «teslim şeklinin» benimsendiği, bu teslim türünde satıcının, satıma konu emtianın «navlun bedelini», sigorta «primini» ve diğer «masraflarını» kendisinin ödeyeceği ve emtiayı gemi küpeştesine teslim etmekle, teslim borcunu yerine getirmiş olacağı, gemiye yüklemede teslim sürelerine uyulduğu, «geç teslimin» söz konusu olmadığı, geminin varma limanına geç ulaşmasından davalı satıcının sorumlu tutulamayacağı; ancak «kusuru» varsa «taşıyanın sorumluluğuna» gidilebileceği gerekçesiyle davanın reddi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kara …
… özetle; 1-Müvekkilinin, avans ve diğer ödemelerin tamamını zamanında ve eksiksiz şekilde sözleşmeye uygun olarak yaptığını, davalı satıcının, avans ödemesini hiçbir «ihtirazi kayıt» ileri sürmeksizin kabul ettiğini, üretim yaparak malı (geç de olsa) sevk ettiğini, 2-Davalı tarafın sevkiyatın gecikmesinden ve bu sebeple doğan zararlardan sorumlu olduğunu, varlığı ihtilafsız sözleşmenin 8.2. maddesinde “Ürünler sevkiyata hazır olduğunda, 2 parti yükleme yapılacak ve «fatura» alıcıya parçalı olacak kesilecektir.” ifadesine göre «avans ödemesi» tarihi itibarıyla iki aylık «teslim» süresi başladığından, iki parti halinde ürün sevkiyatının yapılması ve en geç 05.11.2014 günü malların yüklenmiş olması gerekirken davalı yanca farklı tarihlerde ürünlerin yüklendiğini, bu sebeple müvekkilinin ek nakliye «masrafı» yapmak zorunda kaldığını, 3-Bilirkişi raporuna göre sevkiyatı gerçekleştiren gemilerin en geç 2 ay içinde varma limanında olması gerekirken gecikme olduğu hususunun bilirkişilerce «kesin» olarak tespit edildiğini, CIF (Cost, insurance and freight) satım nedeniyle davalının zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve davanın kab …
… ayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça sözleşme uyarınca ödemesi gereken bedellerin süresinde ödenmediği, sözleşmenin 8.3 maddesi uyarınca davacı (alıcının), bu «satış sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini zamanında yerine getirmesi, davacı tarafça ödeme yükümlülüğünün tümü ile ifası ile davalının malları «teslim» yükümlülüğünün başlayacağı, bu hali ile ürünlerin teslimatında meydana gelen gecikmeler için alıcının satıcıdan tazminat talebinde bulunamayacağı ayrıca davalı tarafça, davacı tarafa taşınacak gemilerle ilgili bilgilerin verildiği, davacı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığı, «olumsuz» hava şartları nedeni ile tahliye limanına gemilerin ulaşamamasından dolayı gecikmeye sebebiyet veren davacının kusurlu olduğu, sözleşmenin 9.7. maddesi ile satıcının, alıcının ödemeyi yapmakta gecikmesinden kaynaklanabilecek üretim ve «teslimat gecikmelerinden» sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslimde gecikme · avans ödemesi · taşıyanın sorumluluğu · geç teslim · navlun bedeli · ihtirazi kayıt · rücuen tahsil · sözleşmeden doğan dava
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede uluslararası satımın bir türü olan CIF «teslim şeklinin» benimsendiği, bu teslim türünde satıcının, satıma konu emtianın «navlun bedelini», sigorta «primini» ve diğer «masraflarını» kendisinin ödeyeceği ve emtiayı gemi küpeştesine teslim etmekle, teslim borcunu yerine getirmiş olacağı, gemiye yüklemede teslim sürelerine uyulduğu, «geç teslimin» söz konusu olmadığı, geminin varma limanına geç ulaşmasından davalı satıcının sorumlu tutulamayacağı; ancak «kusuru» varsa «taşıyanın sorumluluğuna» gidilebileceği gerekçesiyle davanın reddi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kara …
… ayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça sözleşme uyarınca ödemesi gereken bedellerin süresinde ödenmediği, sözleşmenin 8.3 maddesi uyarınca davacı (alıcının), bu «satış sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini zamanında yerine getirmesi, davacı tarafça ödeme yükümlülüğünün tümü ile ifası ile davalının malları «teslim» yükümlülüğünün başlayacağı, bu hali ile ürünlerin teslimatında meydana gelen gecikmeler için alıcının satıcıdan tazminat talebinde bulunamayacağı ayrıca davalı tarafça, davacı tarafa taşınacak gemilerle ilgili bilgilerin verildiği, davacı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığı, «olumsuz» hava şartları nedeni ile tahliye limanına gemilerin ulaşamamasından dolayı gecikmeye sebebiyet veren davacının kusurlu olduğu, sözleşmenin 9.7. maddesi ile satıcının, alıcının ödemeyi yapmakta gecikmesinden kaynaklanabilecek üretim ve «teslimat gecikmelerinden» sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… özetle; 1-Müvekkilinin, avans ve diğer ödemelerin tamamını zamanında ve eksiksiz şekilde sözleşmeye uygun olarak yaptığını, davalı satıcının, avans ödemesini hiçbir «ihtirazi kayıt» ileri sürmeksizin kabul ettiğini, üretim yaparak malı (geç de olsa) sevk ettiğini, 2-Davalı tarafın sevkiyatın gecikmesinden ve bu sebeple doğan zararlardan sorumlu olduğunu, varlığı ihtilafsız sözleşmenin 8.2. maddesinde “Ürünler sevkiyata hazır olduğunda, 2 parti yükleme yapılacak ve «fatura» alıcıya parçalı olacak kesilecektir.” ifadesine göre «avans ödemesi» tarihi itibarıyla iki aylık «teslim» süresi başladığından, iki parti halinde ürün sevkiyatının yapılması ve en geç 05.11.2014 günü malların yüklenmiş olması gerekirken davalı yanca farklı tarihlerde ürünlerin yüklendiğini, bu sebeple müvekkilinin ek nakliye «masrafı» yapmak zorunda kaldığını, 3-Bilirkişi raporuna göre sevkiyatı gerçekleştiren gemilerin en geç 2 ay içinde varma limanında olması gerekirken gecikme olduğu hususunun bilirkişilerce «kesin» olarak tespit edildiğini, CIF (Cost, insurance and freight) satım nedeniyle davalının zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve davanın kab …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki uluslararası satım ilişkisinde, davalının akde aykırı davranışlarından ötürü davalının «taahhüt» etmiş olduğu nakliyeyle ilgili edimin davacı yanca üstlenilmek durumunda kalındığı iddiasıyla yapılan ek harcamaların davalı satıcıdan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Rücuen tazminat | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1030 E. 2013/1153 K.
Ortak:nakliyat sigortası · navlun · riziko · sigorta poliçesi · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda… acı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Fransa'da mukim dava dışı Spread SA firmasına ... boru satışı yaptığını, emtianın nakliye sırasında meydana gelecek «rizikolara» karşı davalı tarafından «nakliyat abonman sigorta poliçesi» ile sigortalandığını, emtiada nakliye ve tahliye sırasında «hasar» meydana geldiğini, hasarlanan boruların yerine yenilerinin «bedelsiz» olarak dava dışı firmaya «teslim» edildiğini, hasarlanan boruların da 22.650,62 euro hurda bedeli üzerinden alıcı firmaya devredildiğini, davalı ... şirketinin tamamen «zayi» olan 118 adet borunun tam ... bedelini müvekkiline ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 117.095,88 euronun davalıd …
… ncoterm-2010 (International Commercial Terms) terim sınıflandırmasına tabi olduğuna ilişkin ibare yer aldığı, yine faturada, Yükleme Ordinosu ve Yük Manifestosu’nda «teslim şeklinin» CIF (Cost, Insurance And Freight) (Masraflar, Sigorta ve Navlun) olacağının açıkça belirtildiği, CIF teslim kuralları uyarınca davacının teslim yükümlülüğünün mallar varma yerine ulaştığında değil, mallar geminin küpeştesini geçtikten sonra sona erdiği, bu aşamadan sonra her türlü risk, «hasar», kayıp ve «masrafların» alıcının (Spread SA/Fransa) sorumluluğuna geçtiği, «sigorta poliçesinin» arkasında davacının “Poliçeyi Spread SA adına «ciro» ettiğine” ilişkin kaşeli imzalı «şerhi» yer almakta olduğu, davaya konu sigortanın başkası lehine yaptırıldığı, davacı tarafından sunulan 22.03.2018 tarihli İSTANBUL 17.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alıcıya kapalı (bedeli tahsil edilmiş) «fatura» düzenlediğini, yükleme «ordinosu» ve yük manifestosunda «teslim şeklinin» CIF olacağının belirtildiğini, CIF teslim kuralları uyarınca yükteki «hasar» ve yararın alıcıya geçtiğini, bu nedenle davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığını, zararın «teminat kapsamında» olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… ru ve tüm dosya kapsamına göre, hasarlanan emtianın satışının CIF olarak yapıldığı, CIF uyarınca satıcının, yükü, yükleme limanında geminin küpeştesini geçtiği anda «teslim» etmiş sayıldığı, söz konusu emtiada meydana gelen «hasar» nedeniyle poliçede sigortalı olarak gösterilen ...na ödeme yapıldığı, davacı her ne kadar «sigorta sözleşmesi» uyarınca ödeme alması gereken kişiye ödeme yapmamış olması nedeniyle halef sıfatını kazanamamış olsa bile, Yargıtay içtihatları gereğince, satıcının yük hasarı sonucunda satış parasını alıcıdan tahsil edememesi halinde menfaat sahibi sayıldığından, satıcının dava hakkının bulunduğu, dava dışı sigortalı tarafından Unipam S.R.L firması ile «satım sözleşmesi» yapıldığı, ...'in emtianın taşınması işinde davalı ile «navlun sözleşmesi» yaptığı, dava konusu olayda asıl «taşıyan» - «alt taşıyan» hususunun olduğu, taşıma «taahhüdünün» yerine getirilebilmesi için ... ile sözleşme kurulduğu, asıl taşıyanın, alt taşıyan ve «gemi adamlarının» fiillerinden sorumlu olacağı, dava konusu hasarın elverişsiz konteyner sebebiyle meydana geldiği ve bir kısım emtianın hasarlandığı ve davacının sigortalısına hasar bedeli karşılığı 3.506,11 TL ödeme yaptığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile davalının «asıl alacak» tutarı olan 3.506,11 TL'na olan itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
6762 Sayılı TTK'nun 1143, 1147 ve 1139. maddeleri hükümleri karşısında, CİF satışta «hasarın» alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, «rizikodan» sonra sigortacının, sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta halefiyeti · alt taşıyan · gemi adamı · navlun sözleşmesi · halefiyet · sigorta sözleşmesi · rücuen tazminat · satım sözleşmesi
Benzer bu kararda… ru ve tüm dosya kapsamına göre, hasarlanan emtianın satışının CIF olarak yapıldığı, CIF uyarınca satıcının, yükü, yükleme limanında geminin küpeştesini geçtiği anda «teslim» etmiş sayıldığı, söz konusu emtiada meydana gelen «hasar» nedeniyle poliçede sigortalı olarak gösterilen ...na ödeme yapıldığı, davacı her ne kadar «sigorta sözleşmesi» uyarınca ödeme alması gereken kişiye ödeme yapmamış olması nedeniyle halef sıfatını kazanamamış olsa bile, Yargıtay içtihatları gereğince, satıcının yük hasarı sonucunda satış parasını alıcıdan tahsil edememesi halinde menfaat sahibi sayıldığından, satıcının dava hakkının bulunduğu, dava dışı sigortalı tarafından Unipam S.R.L firması ile «satım sözleşmesi» yapıldığı, ...'in emtianın taşınması işinde davalı ile «navlun sözleşmesi» yaptığı, dava konusu olayda asıl «taşıyan» - «alt taşıyan» hususunun olduğu, taşıma «taahhüdünün» yerine getirilebilmesi için ... ile sözleşme kurulduğu, asıl taşıyanın, alt taşıyan ve «gemi adamlarının» fiillerinden sorumlu olacağı, dava konusu hasarın elverişsiz konteyner sebebiyle meydana geldiği ve bir kısım emtianın hasarlandığı ve davacının sigortalısına hasar bedeli karşılığı 3.506,11 TL ödeme yaptığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile davalının «asıl alacak» tutarı olan 3.506,11 TL'na olan itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmiştir.
6762 Sayılı TTK'nun 1143, 1147 ve 1139. maddeleri hükümleri karşısında, CİF satışta «hasarın» alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, «rizikodan» sonra sigortacının, sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup, bu koşullar altında «sigortacının halefiyet» hakkı doğar.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki çekişme öncelikle «halefiyet» hakkının doğup doğmadığı noktasında toplanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1733 E. 2010/7352 K.
Ortak:aktif husumet yokluğu · sigorta ettiren · aktif husumet · riziko · husumet yokluğu · hasar · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaBoru Sanayi A.Ş.'ye ödenmesine «muvafakat» ettikleri'' belirtildiği, ancak bu muvafakatnamenin alacaklının alacağını davacıya «temliki» niteliğinde olmadığı, hukuken «sigorta ettirene» talep ve dava hakkını kazandırmadığı, bu durumda sigorta ettiren davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunduğunun kabulü ile işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın «aktif husumet yokluğu» sebebiyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı lehine bozulması gerekmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alıcıya kapalı (bedeli tahsil edilmiş) «fatura» düzenlediğini, yükleme «ordinosu» ve yük manifestosunda «teslim şeklinin» CIF olacağının belirtildiğini, CIF teslim kuralları uyarınca yükteki «hasar» ve yararın alıcıya geçtiğini, bu nedenle davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığını, zararın «teminat kapsamında» olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda1-Dava, davacıya taşıma «rizikolarına» karşı sigortalanmış emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir.Davalı, taşınan emtianın CIF satışa konu olduğunu, bu nedenle davacının «sigorta ettireninin» emtia üzerinde korunmaya değer bir menfaatinin kalmadığını, emtiada oluşan hasardan dolayı tazminat talep hakkının alıcıya ait olduğunu, bu nedenle davacının taşınan mal üzerinde hukuken korunmaya değer bir hakkı kalmamış olan sigortalısına yaptığı ödemenin geçerli bir «halefiyet» hakkı doğurmayacağından davanın «aktif husumet yokluğundan» reddini istemiştir.
Mahkemece, sigortalıya satış bedelinin ödenmediği hususu davacı tarafından ispat edilemediğinden sigortalının emtia üzerinde menfaatinin kalmadığı, bu durumda davacının sigortalıya yaptığı ödeme nedeniyle geçerli bir «halefiyetinin» olmayacağı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya Konu emtianın taşınması sırasında meydana gelen «hasarda» davalı «taşıyıcının» «müterafik kusuru» olduğu anlaşılmış ise de davacının sigortalısına satış bedelinin ödenmediği hususunu ispat edemediği, bu durumda sigortalının dolayısıyla davacı ... şirketinin «halefiyet» gereği emtia ile menfaat ilişkisinin olmadığı, bu nedenle davacının davada «aktif husumetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigortalanabilir menfaat · müterafik kusur · halefiyet · taşıyıcı · kusur · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya Konu emtianın taşınması sırasında meydana gelen «hasarda» davalı «taşıyıcının» «müterafik kusuru» olduğu anlaşılmış ise de davacının sigortalısına satış bedelinin ödenmediği hususunu ispat edemediği, bu durumda sigortalının dolayısıyla davacı ... şirketinin «halefiyet» gereği emtia ile menfaat ilişkisinin olmadığı, bu nedenle davacının davada «aktif husumetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… en bu hususun belirlenmesi için yurt dışı satıma ilişkin gümrük belgeleri ve ihracat dosyası incelenerek sonucuna göre davacının yaptığı ödeme nedeniyle geçerli bir «halefiyet» hakkını kazanıp kazanmadığının belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1-Dava, davacıya taşıma «rizikolarına» karşı sigortalanmış emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir.Davalı, taşınan emtianın CIF satışa konu olduğunu, bu nedenle davacının «sigorta ettireninin» emtia üzerinde korunmaya değer bir menfaatinin kalmadığını, emtiada oluşan hasardan dolayı tazminat talep hakkının alıcıya ait olduğunu, bu nedenle davacının taşınan mal üzerinde hukuken korunmaya değer bir hakkı kalmamış olan sigortalısına yaptığı ödemenin geçerli bir «halefiyet» hakkı doğurmayacağından davanın «aktif husumet yokluğundan» reddini istemiştir.
Mahkemece, sigortalıya satış bedelinin ödenmediği hususu davacı tarafından ispat edilemediğinden sigortalının emtia üzerinde menfaatinin kalmadığı, bu durumda davacının sigortalıya yaptığı ödeme nedeniyle geçerli bir «halefiyetinin» olmayacağı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5282 E. , 2023/7153 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/476 Esas, 2022/752 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2017/374 E., 2019/502 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.12.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ... ... ile davalı vekili Av. ... ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Fransa'da mukim dava dışı Spread SA firmasına ... boru satışı yaptığını, emtianın nakliye sırasında meydana gelecek rizikolara karşı davalı tarafından nakliyat abonman sigorta poliçesi ile sigortalandığını, emtiada nakliye ve tahliye sırasında hasar meydana geldiğini, hasarlanan boruların yerine yenilerinin bedelsiz olarak dava dışı firmaya teslim edildiğini, hasarlanan boruların da 22.650,62 euro hurda bedeli üzerinden alıcı firmaya devredildiğini, davalı ... şirketinin tamamen zayi olan 118 adet borunun tam ... bedelini müvekkiline ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 117.095,88 euronun davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alıcıya kapalı (bedeli tahsil edilmiş) fatura düzenlediğini, yükleme ordinosu ve yük manifestosunda teslim şeklinin CIF olacağının belirtildiğini, CIF teslim kuralları uyarınca yükteki hasar ve yararın alıcıya geçtiğini, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, zararın teminat kapsamında olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile CIF satışta yükün geminin küpeştesine geçmesinden itibaren yarar ve hasar alıcıya geçtiğinden hasarla ilgili talep ve dava hakkı alıcıya ait olmakla birlikte, alıcı firma hasarla ilgili sigortacıya karşı olan dava ve talep haklarını davacıya temlik etmiş olduğundan söz konusu temlikname uyarınca davacının işbu davada aktif dava ehliyetini kazandığı, zararın teminat kapsamında olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, zararın sigorta teminatı kapsamında yer almadığını savunarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 20.04.2014 tarihli ve kapalı (bedeli tahsil edilmiş) olarak düzenlediği faturasında; satışın denizyolu ile taşımalara özgü kurallar Incoterm-2010 (International Commercial Terms) terim sınıflandırmasına tabi olduğuna ilişkin ibare yer aldığı, yine faturada, Yükleme Ordinosu ve Yük Manifestosu’nda teslim şeklinin CIF (Cost, Insurance And Freight) (Masraflar, Sigorta ve Navlun) olacağının açıkça belirtildiği, CIF teslim kuralları uyarınca davacının teslim yükümlülüğünün mallar varma yerine ulaştığında değil, mallar geminin küpeştesini geçtikten sonra sona erdiği, bu aşamadan sonra her türlü risk, hasar, kayıp ve masrafların alıcının (Spread SA/Fransa) sorumluluğuna geçtiği, sigorta poliçesinin arkasında davacının “Poliçeyi Spread SA adına ciro ettiğine” ilişkin kaşeli imzalı şerhi yer almakta olduğu, davaya konu sigortanın başkası lehine yaptırıldığı, davacı tarafından sunulan 22.03.2018 tarihli İSTANBUL 17.
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI'NA başlıklı yazı içeriğinde; ''... ... Boru Sanayi A.Ş. tarafından üretilen ... boru emtiasının bir kısmı ... taşıması sırasında tamamen zayi olmuş ve ilgili borular hurda bedeli olan 22.680, 62 euro üzerinden firmamızca satın alınmıştır. Tamamen zayi olan borular yerine tarafımıza ... ... Boru Sanayi A.Ş. tarafından bedelsiz olarak yenilerinin gönderilmiş olması nedeniyle, 2287716/1, 2292396/1 ve 2287719/1 no.lu hasar dosyalarına istinaden mahkemenizde açılan davada hükmedilecek tazminatın, ... ... Boru Sanayi A.Ş.'ye ödenmesine muvafakat ettikleri'' belirtildiği, ancak bu muvafakatnamenin alacaklının alacağını davacıya temliki niteliğinde olmadığı, hukuken sigorta ettirene talep ve dava hakkını kazandırmadığı, bu durumda sigorta ettiren davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dışı alıcının Yerel Mahkeme'ye hitaben kaleme aldığı muvafakatnamenin alacağın temliki şartlarını taşıdığı, bir an için söz konusu muvafakatnamenin alacağın temliki niteliğinde olmadığı kabul edilse dahi 25.11.2019 tarihli dilekçenin eki olarak sunulan alacağın devri sözleşmesinin müvekkiline aktif dava ehliyetini kazandıracağını, hasarlı ... boruların hurda olarak 22.650,62 euroya dava dışı alıcı firmaya satıldığı ve satış bedelinin kararlaştırılan şekilde tahsil edilemediği dosya içeriği ile ... olduğundan müvekkilinin sigorta tazminatı talep etmekte menfaatinin bulunduğu, poliçelerde açıkça sigortalı olarak dava dışı alıcının gösterilmediği, CIF teslim koşullarının uygulanmadığı/gerçekleşmediği bir fiili durumun söz konusu olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1454 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Uluslararası ticarette INCOTERM (Yeknesak Kurallar) tabiri olan CIF (CostInsuranceFreight) satış, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve teslim şeklini ifade etmekte olup, mallar nakliye aracına uygun şekilde yükletildikten ve taşımada oluşabilecek hasarlar için emtia alıcı adına sigorta ettirilip ücreti ödendikten sonra satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından taşıma sırasında oluşacak hasarlardan dolayı satıcının talep hakkının bulunmadığının kabulü ilke olarak doğrudur.
2. Ancak, somut olayda davacı tarafça dava dışı Spread SA isimli alıcı firma ile aralarında yapılan 22.03.2018 tarihli temlik sözleşmesi ibraz edilmiş olup temliknamede Spread SA firmasının temlik eden, davacının ise temlik ... olduğu belirtilmiş, temliknamenin ''Giriş'' bölümünde satıcı ile alıcı firma arasındaki satım akdine ilişkin detaylar açıklandıktan sonra, ilgili sigorta poliçelerinden bahsedilerek temlik edenin burada poliçeler ve/veya tazminat talebi kapsamında sigortacıya karşı hasarlı 118 adet spiral kaynaklı ... boru için tüm alacak ve dava gerekçelerini, sigorta ödemelerini temlik ettiği belirtilmiştir.
3. Bu itibarla davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğunun kabulü ile işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı lehine bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/989786900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz