Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4416 E. 2023/336 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teslim şekli↗ teslimde gecikme↗ avans ödemesi↗ taşıyanın sorumluluğu↗ geç teslim↗ navlun bedeli↗ taşıtan↗ ihtirazi kayıt↗ haklı sebep↗ tebliğ tarihi↗ rücuen tahsil↗ navlun↗ sözleşmeden doğan dava↗ satış sözleşmesi↗ ek prim↗ olumsuz oy↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ fatura↗ taahhütname↗ ihtarname↗ taşıyan↗ dosya masrafı↗ kusur↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça sözleşme uyarınca ödemesi gereken bedellerin süresinde ödenmediği, sözleşmenin 8.3 maddesi uyarınca davacı (alıcının), bu satış sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini zamanında yerine getirmesi, davacı tarafça ödeme yükümlülüğünün tümü ile ifası ile davalının malları teslim yükümlülüğünün başlayacağı, bu hali ile ürünlerin teslimatında meydana gelen gecikmeler için alıcının satıcıdan tazminat talebinde bulunamayacağı ayrıca davalı tarafça, davacı tarafa taşınacak gemilerle ilgili bilgilerin verildiği, davacı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığı, olumsuz hava şartları nedeni ile tahliye limanına gemilerin ulaşamamasından dolayı gecikmeye sebebiyet veren davacının kusurlu olduğu, sözleşmenin 9.7. maddesi ile satıcının, alıcının ödemeyi yapmakta gecikmesinden kaynaklanabilecek üretim ve teslimat gecikmelerinden sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1-Müvekkilinin, avans ve diğer ödemelerin tamamını zamanında ve eksiksiz şekilde sözleşmeye uygun olarak yaptığını, davalı satıcının, avans ödemesini hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin kabul ettiğini, üretim yaparak malı (geç de olsa) sevk ettiğini,
2-Davalı tarafın sevkiyatın gecikmesinden ve bu sebeple doğan zararlardan sorumlu olduğunu, varlığı ihtilafsız sözleşmenin 8.2. maddesinde “Ürünler sevkiyata hazır olduğunda, 2 parti yükleme yapılacak ve fatura alıcıya parçalı olacak kesilecektir.” ifadesine göre avans ödemesi tarihi itibarıyla iki aylık teslim süresi başladığından, iki parti halinde ürün sevkiyatının yapılması ve en geç 05.11.2014 günü malların yüklenmiş olması gerekirken davalı yanca farklı tarihlerde ürünlerin yüklendiğini, bu sebeple müvekkilinin ek nakliye masrafı yapmak zorunda kaldığını,
3-Bilirkişi raporuna göre sevkiyatı gerçekleştiren gemilerin en geç 2 ay içinde varma limanında olması gerekirken gecikme olduğu hususunun bilirkişilerce kesin olarak tespit edildiğini, CIF (Cost, insurance and freight) satım nedeniyle davalının zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede uluslararası satımın bir türü olan CIF teslim şeklinin benimsendiği, bu teslim türünde satıcının, satıma konu emtianın navlun bedelini, sigorta primini ve diğer masraflarını kendisinin ödeyeceği ve emtiayı gemi küpeştesine teslim etmekle, teslim borcunu yerine getirmiş olacağı, gemiye yüklemede teslim sürelerine uyulduğu, geç teslimin söz konusu olmadığı, geminin varma limanına geç ulaşmasından davalı satıcının sorumlu tutulamayacağı; ancak kusuru varsa taşıyanın sorumluluğuna gidilebileceği gerekçesiyle davanın reddi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının gerekçesinin açıklandığı şekliyle düzeltilmek suretiyle kaldırılarak davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek süresinde avans ödemesini yaptığını, taşıma ve sigorta bedelinin davalıya ait olup toplam bedelden düşüldüğünü, eksik ödemenin söz konusu olmadığını, davalının da bu hususta itirazı bulunmadığını ve siparişin üretimini tamamladığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 213 üncü maddesine göre değerlendirme yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki uluslararası satım ilişkisinde, davalının akde aykırı davranışlarından ötürü davalının taahhüt etmiş olduğu nakliyeyle ilgili edimin davacı yanca üstlenilmek durumunda kalındığı iddiasıyla yapılan ek harcamaların davalı satıcıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 213 üncü maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 850 nci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4993 E. 2020/3604 K.
Ortak:teslim şekli · fatura · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda… özetle; 1-Müvekkilinin, avans ve diğer ödemelerin tamamını zamanında ve eksiksiz şekilde sözleşmeye uygun olarak yaptığını, davalı satıcının, avans ödemesini hiçbir «ihtirazi kayıt» ileri sürmeksizin kabul ettiğini, üretim yaparak malı (geç de olsa) sevk ettiğini, 2-Davalı tarafın sevkiyatın gecikmesinden ve bu sebeple doğan zararlardan sorumlu olduğunu, varlığı ihtilafsız sözleşmenin 8.2. maddesinde “Ürünler sevkiyata hazır olduğunda, 2 parti yükleme yapılacak ve «fatura» alıcıya parçalı olacak kesilecektir.” ifadesine göre «avans ödemesi» tarihi itibarıyla iki aylık «teslim» süresi başladığından, iki parti halinde ürün sevkiyatının yapılması ve en geç 05.11.2014 günü malların yüklenmiş olması gerekirken davalı yanca farklı tarihlerde ürünlerin yüklendiğini, bu sebeple müvekkilinin ek nakliye «masrafı» yapmak zorunda kaldığını, 3-Bilirkişi raporuna göre sevkiyatı gerçekleştiren gemilerin en geç 2 ay içinde varma limanında olması gerekirken gecikme olduğu hususunun bilirkişilerce «kesin» olarak tespit edildiğini, CIF (Cost, insurance and freight) satım nedeniyle davalının zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve davanın kab …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede uluslararası satımın bir türü olan CIF «teslim şeklinin» benimsendiği, bu teslim türünde satıcının, satıma konu emtianın «navlun bedelini», sigorta «primini» ve diğer «masraflarını» kendisinin ödeyeceği ve emtiayı gemi küpeştesine teslim etmekle, teslim borcunu yerine getirmiş olacağı, gemiye yüklemede teslim sürelerine uyulduğu, «geç teslimin» söz konusu olmadığı, geminin varma limanına geç ulaşmasından davalı satıcının sorumlu tutulamayacağı; ancak «kusuru» varsa «taşıyanın sorumluluğuna» gidilebileceği gerekçesiyle davanın reddi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kara …
… ayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça sözleşme uyarınca ödemesi gereken bedellerin süresinde ödenmediği, sözleşmenin 8.3 maddesi uyarınca davacı (alıcının), bu «satış sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini zamanında yerine getirmesi, davacı tarafça ödeme yükümlülüğünün tümü ile ifası ile davalının malları «teslim» yükümlülüğünün başlayacağı, bu hali ile ürünlerin teslimatında meydana gelen gecikmeler için alıcının satıcıdan tazminat talebinde bulunamayacağı ayrıca davalı tarafça, davacı tarafa taşınacak gemilerle ilgili bilgilerin verildiği, davacı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığı, «olumsuz» hava şartları nedeni ile tahliye limanına gemilerin ulaşamamasından dolayı gecikmeye sebebiyet veren davacının kusurlu olduğu, sözleşmenin 9.7. maddesi ile satıcının, alıcının ödemeyi yapmakta gecikmesinden kaynaklanabilecek üretim ve «teslimat gecikmelerinden» sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaCIF (cost, insurance and freight) satış türü, mal bedeli, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve «teslim şeklini» ifade etmekte olup «münhasıran» deniz aşan taşımalara konu edilen emtianın satış türüne işaret etmektedir.
Şu halde, taşınan emtianın yükleme limanında alıcıya «teslim» edildiği ve CIF satış bedelinin de tahsil edilmiş olduğu kabul edildiğinde satıcı gönderenin «lehdarı» da kendisi olan bir «sigorta sözleşmesi» yaptırmakta «hukuki yararının» bulunmayacağı dikkate alınarak; «hakem» heyetince öncelikle yabancı dildeki «konişmento», «fatura» ve sair evraklar tercüme ettirilip anılan belgeler üzerinde yukarıda açıklanan doğrultuda sigorta sözleşmesinin geçerliliği hususu üzerinde durulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
CIF satışlarda emtia üzerindeki «hasar» ve menfaat alıcıya yükleme limanında geçecek, taşıma esnasındaki «rizikolara» karşı satıcı alıcı taraf yararına bir «sigorta sözleşmesi» yapmakla mükellef olacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigortalanabilir menfaat · nakliyat emtia sigortası · konişmento · lehdar · münhasırlık · hakem kararı · sigorta sözleşmesi · riziko
Benzer bu karardaŞu halde, taşınan emtianın yükleme limanında alıcıya «teslim» edildiği ve CIF satış bedelinin de tahsil edilmiş olduğu kabul edildiğinde satıcı gönderenin «lehdarı» da kendisi olan bir «sigorta sözleşmesi» yaptırmakta «hukuki yararının» bulunmayacağı dikkate alınarak; «hakem» heyetince öncelikle yabancı dildeki «konişmento», «fatura» ve sair evraklar tercüme ettirilip anılan belgeler üzerinde yukarıda açıklanan doğrultuda sigorta sözleşmesinin geçerliliği hususu üzerinde durulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 1408. maddesi gereğince «sigorta sözleşmesinin» yapılması anında, «sigortalanan menfaat» mevcut değilse, sigorta sözleşmesi «geçersiz» sayılacaktır.
CIF satışlarda emtia üzerindeki «hasar» ve menfaat alıcıya yükleme limanında geçecek, taşıma esnasındaki «rizikolara» karşı satıcı alıcı taraf yararına bir «sigorta sözleşmesi» yapmakla mükellef olacaktır.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1777 E. 2011/10932 K.
Ortak:taşıyan · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede uluslararası satımın bir türü olan CIF «teslim şeklinin» benimsendiği, bu teslim türünde satıcının, satıma konu emtianın «navlun bedelini», sigorta «primini» ve diğer «masraflarını» kendisinin ödeyeceği ve emtiayı gemi küpeştesine teslim etmekle, teslim borcunu yerine getirmiş olacağı, gemiye yüklemede teslim sürelerine uyulduğu, «geç teslimin» söz konusu olmadığı, geminin varma limanına geç ulaşmasından davalı satıcının sorumlu tutulamayacağı; ancak «kusuru» varsa «taşıyanın sorumluluğuna» gidilebileceği gerekçesiyle davanın reddi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kara …
… ayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça sözleşme uyarınca ödemesi gereken bedellerin süresinde ödenmediği, sözleşmenin 8.3 maddesi uyarınca davacı (alıcının), bu «satış sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini zamanında yerine getirmesi, davacı tarafça ödeme yükümlülüğünün tümü ile ifası ile davalının malları «teslim» yükümlülüğünün başlayacağı, bu hali ile ürünlerin teslimatında meydana gelen gecikmeler için alıcının satıcıdan tazminat talebinde bulunamayacağı ayrıca davalı tarafça, davacı tarafa taşınacak gemilerle ilgili bilgilerin verildiği, davacı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığı, «olumsuz» hava şartları nedeni ile tahliye limanına gemilerin ulaşamamasından dolayı gecikmeye sebebiyet veren davacının kusurlu olduğu, sözleşmenin 9.7. maddesi ile satıcının, alıcının ödemeyi yapmakta gecikmesinden kaynaklanabilecek üretim ve «teslimat gecikmelerinden» sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… özetle; 1-Müvekkilinin, avans ve diğer ödemelerin tamamını zamanında ve eksiksiz şekilde sözleşmeye uygun olarak yaptığını, davalı satıcının, avans ödemesini hiçbir «ihtirazi kayıt» ileri sürmeksizin kabul ettiğini, üretim yaparak malı (geç de olsa) sevk ettiğini, 2-Davalı tarafın sevkiyatın gecikmesinden ve bu sebeple doğan zararlardan sorumlu olduğunu, varlığı ihtilafsız sözleşmenin 8.2. maddesinde “Ürünler sevkiyata hazır olduğunda, 2 parti yükleme yapılacak ve «fatura» alıcıya parçalı olacak kesilecektir.” ifadesine göre «avans ödemesi» tarihi itibarıyla iki aylık «teslim» süresi başladığından, iki parti halinde ürün sevkiyatının yapılması ve en geç 05.11.2014 günü malların yüklenmiş olması gerekirken davalı yanca farklı tarihlerde ürünlerin yüklendiğini, bu sebeple müvekkilinin ek nakliye «masrafı» yapmak zorunda kaldığını, 3-Bilirkişi raporuna göre sevkiyatı gerçekleştiren gemilerin en geç 2 ay içinde varma limanında olması gerekirken gecikme olduğu hususunun bilirkişilerce «kesin» olarak tespit edildiğini, CIF (Cost, insurance and freight) satım nedeniyle davalının zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve davanın kab …
Benzer bu karardaAlıcı ve satıcı arasında yapılan «satım sözleşmesinin» CIF satım şeklinde belirlenmesi halinde, satıcı semeni peşin olarak tahsil ettiğinden ve satılanın alıcıya gönderilmek üzere «taşıyana» «teslimi» ile nef’i ve «hasar» alıcıya geçtiğinden satıcı tarafından «sigorta menfaati» kendisinde olacak şekilde «sigorta sözleşmesi» yapılmasında yarar yoksa da, Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince satımın CIF şeklinde yapıldığının belirtilmesi ve bunun aksinin iddia edilmesi halinde, satımın …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalı tarafından alıcı firmalara yapılan satımın CIF satım şeklinde gerçekleştirildiği ve yüke ilişkin «hasarın» en geç vagonların TCDD ve Ukrferry şirketine «teslimi» ile alıcıya geçtiği, sigortalının dava hakkının bulunmadığı gerekçesiyle «aktif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigortalanabilir menfaat · aktif husumet yokluğu · aktif husumet · sigorta sözleşmesi · satım sözleşmesi · alacak davası · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalı tarafından alıcı firmalara yapılan satımın CIF satım şeklinde gerçekleştirildiği ve yüke ilişkin «hasarın» en geç vagonların TCDD ve Ukrferry şirketine «teslimi» ile alıcıya geçtiği, sigortalının dava hakkının bulunmadığı gerekçesiyle «aktif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca açılmış bulunan rücuan «alacak davası» olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davacının «aktif husumeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de bu gerekçe yerinde değildir.
Alıcı ve satıcı arasında yapılan «satım sözleşmesinin» CIF satım şeklinde belirlenmesi halinde, satıcı semeni peşin olarak tahsil ettiğinden ve satılanın alıcıya gönderilmek üzere «taşıyana» «teslimi» ile nef’i ve «hasar» alıcıya geçtiğinden satıcı tarafından «sigorta menfaati» kendisinde olacak şekilde «sigorta sözleşmesi» yapılmasında yarar yoksa da, Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince satımın CIF şeklinde yapıldığının belirtilmesi ve bunun aksinin iddia edilmesi halinde, satımın …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7756 E. 2021/5053 K.
Ortak:teslim şekli · avans ödemesi · geç teslim · satış sözleşmesi · ihtarname · dosya masrafı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede uluslararası satımın bir türü olan CIF «teslim şeklinin» benimsendiği, bu teslim türünde satıcının, satıma konu emtianın «navlun bedelini», sigorta «primini» ve diğer «masraflarını» kendisinin ödeyeceği ve emtiayı gemi küpeştesine teslim etmekle, teslim borcunu yerine getirmiş olacağı, gemiye yüklemede teslim sürelerine uyulduğu, «geç teslimin» söz konusu olmadığı, geminin varma limanına geç ulaşmasından davalı satıcının sorumlu tutulamayacağı; ancak «kusuru» varsa «taşıyanın sorumluluğuna» gidilebileceği gerekçesiyle davanın reddi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kara …
… özetle; 1-Müvekkilinin, avans ve diğer ödemelerin tamamını zamanında ve eksiksiz şekilde sözleşmeye uygun olarak yaptığını, davalı satıcının, avans ödemesini hiçbir «ihtirazi kayıt» ileri sürmeksizin kabul ettiğini, üretim yaparak malı (geç de olsa) sevk ettiğini, 2-Davalı tarafın sevkiyatın gecikmesinden ve bu sebeple doğan zararlardan sorumlu olduğunu, varlığı ihtilafsız sözleşmenin 8.2. maddesinde “Ürünler sevkiyata hazır olduğunda, 2 parti yükleme yapılacak ve «fatura» alıcıya parçalı olacak kesilecektir.” ifadesine göre «avans ödemesi» tarihi itibarıyla iki aylık «teslim» süresi başladığından, iki parti halinde ürün sevkiyatının yapılması ve en geç 05.11.2014 günü malların yüklenmiş olması gerekirken davalı yanca farklı tarihlerde ürünlerin yüklendiğini, bu sebeple müvekkilinin ek nakliye «masrafı» yapmak zorunda kaldığını, 3-Bilirkişi raporuna göre sevkiyatı gerçekleştiren gemilerin en geç 2 ay içinde varma limanında olması gerekirken gecikme olduğu hususunun bilirkişilerce «kesin» olarak tespit edildiğini, CIF (Cost, insurance and freight) satım nedeniyle davalının zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve davanın kab …
… ayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça sözleşme uyarınca ödemesi gereken bedellerin süresinde ödenmediği, sözleşmenin 8.3 maddesi uyarınca davacı (alıcının), bu «satış sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini zamanında yerine getirmesi, davacı tarafça ödeme yükümlülüğünün tümü ile ifası ile davalının malları «teslim» yükümlülüğünün başlayacağı, bu hali ile ürünlerin teslimatında meydana gelen gecikmeler için alıcının satıcıdan tazminat talebinde bulunamayacağı ayrıca davalı tarafça, davacı tarafa taşınacak gemilerle ilgili bilgilerin verildiği, davacı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığı, «olumsuz» hava şartları nedeni ile tahliye limanına gemilerin ulaşamamasından dolayı gecikmeye sebebiyet veren davacının kusurlu olduğu, sözleşmenin 9.7. maddesi ile satıcının, alıcının ödemeyi yapmakta gecikmesinden kaynaklanabilecek üretim ve «teslimat gecikmelerinden» sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş. firmasına yapıldığı, davalıya malların ulaştığı davacı tarafından 15.10.2008 tarihli faksla bildirildiği, «konşimento», eşya faturaları ve «satış sözleşmesine» göre, süresinde yükleme yapılan malların, İzmir limanına ulaştığının davalıya bildirilmesine karşın malların «teslim» alınmadığı, davacının davalıdan antrepo, gümrük, nakliye «masraflarını» talep edebileceği buna göre 26.06.2008 tarihli sözleşme için daha önce belirtilen 7.133.40 USD ve ayrıca 13.277,38 TL'nin dava tarihindeki kur karşılığı olan 7.830,95 USD, 29.07.2008 tarihli sözleşme için ise 844,00 USD ve ayrıca 2.684,48 TL'nin dava tarihindeki kur karşılığı olan 1.583,29 USD olmak üzere toplam olarak 17.391,64 USD olduğu, davacının elinde kalan malları maliyet fiyatına satmasından dolayı meydana gelen zararının bulunmadığı ve bu hususun ispatlanamadığı, karşı dava yönünden ise, taraflar arasındaki sözleşme feshedildiğinden, davalı - karşı davacı tarafından ön ödeme olarak transfer ettiği 46.410,00 USD'nin karşılıksız kaldığı, davacı - karşı davalının belirtilen miktar kadar «sebepsiz zenginleştiği», 26.025,50 USD'nin ise sadece karşı davacı «defterlerinde» kayıtlı olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulmadığı, dolayısıyla lehine delil olarak kabul edilemeyeceği, başka da delil sunulmadığı, bu haliyle talebinin ispatl …
Dolayısıyla davacının 12.11.2008 tarihli mal bedellerinin ödenmesine yönelik ihtarından sonra davalının 01.12.2008 tarihli «ihtarnamesiyle» «geç teslimden» dolayı sözleşmeyi feshetmesi TMK’nın 2. maddesinde düzenlenen «dürüstlük kuralına aykırılık» teşkil etmektedir.
CIF (cost, insurance and freight) satış türü, mal bedeli, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve «teslim şeklini» ifade etmekte olup «münhasıran» deniz aşan taşımalara konu edilen emtianın satış türüne işaret etmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralına aykırılık · konşimento · münhasırlık · sigorta sözleşmesi · riziko · satım sözleşmesi · dürüstlük kuralı · sebepsiz zenginleşme
Benzer bu karardaA.Ş. firmasına yapıldığı, davalıya malların ulaştığı davacı tarafından 15.10.2008 tarihli faksla bildirildiği, «konşimento», eşya faturaları ve «satış sözleşmesine» göre, süresinde yükleme yapılan malların, İzmir limanına ulaştığının davalıya bildirilmesine karşın malların «teslim» alınmadığı, davacının davalıdan antrepo, gümrük, nakliye «masraflarını» talep edebileceği buna göre 26.06.2008 tarihli sözleşme için daha önce belirtilen 7.133.40 USD ve ayrıca 13.277,38 TL'nin dava tarihindeki kur karşılığı olan 7.830,95 USD, 29.07.2008 tarihli sözleşme için ise 844,00 USD ve ayrıca 2.684,48 TL'nin dava tarihindeki kur karşılığı olan 1.583,29 USD olmak üzere toplam olarak 17.391,64 USD olduğu, davacının elinde kalan malları maliyet fiyatına satmasından dolayı meydana gelen zararının bulunmadığı ve bu hususun ispatlanamadığı, karşı dava yönünden ise, taraflar arasındaki sözleşme feshedildiğinden, davalı - karşı davacı tarafından ön ödeme olarak transfer ettiği 46.410,00 USD'nin karşılıksız kaldığı, davacı - karşı davalının belirtilen miktar kadar «sebepsiz zenginleştiği», 26.025,50 USD'nin ise sadece karşı davacı «defterlerinde» kayıtlı olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulmadığı, dolayısıyla lehine delil olarak kabul edilemeyeceği, başka da delil sunulmadığı, bu haliyle talebinin ispatl …
CIF satışlarda emtia üzerindeki «hasar» ve menfaat alıcıya yükleme limanında geçecek, taşıma esnasındaki «rizikolara» karşı satıcı alıcı taraf yararına bir «sigorta sözleşmesi» yapmakla mükellef olacaktır.
Dolayısıyla davacının 12.11.2008 tarihli mal bedellerinin ödenmesine yönelik ihtarından sonra davalının 01.12.2008 tarihli «ihtarnamesiyle» «geç teslimden» dolayı sözleşmeyi feshetmesi TMK’nın 2. maddesinde düzenlenen «dürüstlük kuralına aykırılık» teşkil etmektedir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu malların İzmir'e geldiği ancak, «konşimentolarda» dava dışı «taşıyıcı» firma tarafından, varış «ihbarının» dava dışı Continental Kimya San. ve Dış Tic.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3616 E. 2015/10461 K.
Ortak:teslim şekli · taşıtan · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede uluslararası satımın bir türü olan CIF «teslim şeklinin» benimsendiği, bu teslim türünde satıcının, satıma konu emtianın «navlun bedelini», sigorta «primini» ve diğer «masraflarını» kendisinin ödeyeceği ve emtiayı gemi küpeştesine teslim etmekle, teslim borcunu yerine getirmiş olacağı, gemiye yüklemede teslim sürelerine uyulduğu, «geç teslimin» söz konusu olmadığı, geminin varma limanına geç ulaşmasından davalı satıcının sorumlu tutulamayacağı; ancak «kusuru» varsa «taşıyanın sorumluluğuna» gidilebileceği gerekçesiyle davanın reddi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kara …
… ayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça sözleşme uyarınca ödemesi gereken bedellerin süresinde ödenmediği, sözleşmenin 8.3 maddesi uyarınca davacı (alıcının), bu «satış sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini zamanında yerine getirmesi, davacı tarafça ödeme yükümlülüğünün tümü ile ifası ile davalının malları «teslim» yükümlülüğünün başlayacağı, bu hali ile ürünlerin teslimatında meydana gelen gecikmeler için alıcının satıcıdan tazminat talebinde bulunamayacağı ayrıca davalı tarafça, davacı tarafa taşınacak gemilerle ilgili bilgilerin verildiği, davacı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığı, «olumsuz» hava şartları nedeni ile tahliye limanına gemilerin ulaşamamasından dolayı gecikmeye sebebiyet veren davacının kusurlu olduğu, sözleşmenin 9.7. maddesi ile satıcının, alıcının ödemeyi yapmakta gecikmesinden kaynaklanabilecek üretim ve «teslimat gecikmelerinden» sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… özetle; 1-Müvekkilinin, avans ve diğer ödemelerin tamamını zamanında ve eksiksiz şekilde sözleşmeye uygun olarak yaptığını, davalı satıcının, avans ödemesini hiçbir «ihtirazi kayıt» ileri sürmeksizin kabul ettiğini, üretim yaparak malı (geç de olsa) sevk ettiğini, 2-Davalı tarafın sevkiyatın gecikmesinden ve bu sebeple doğan zararlardan sorumlu olduğunu, varlığı ihtilafsız sözleşmenin 8.2. maddesinde “Ürünler sevkiyata hazır olduğunda, 2 parti yükleme yapılacak ve «fatura» alıcıya parçalı olacak kesilecektir.” ifadesine göre «avans ödemesi» tarihi itibarıyla iki aylık «teslim» süresi başladığından, iki parti halinde ürün sevkiyatının yapılması ve en geç 05.11.2014 günü malların yüklenmiş olması gerekirken davalı yanca farklı tarihlerde ürünlerin yüklendiğini, bu sebeple müvekkilinin ek nakliye «masrafı» yapmak zorunda kaldığını, 3-Bilirkişi raporuna göre sevkiyatı gerçekleştiren gemilerin en geç 2 ay içinde varma limanında olması gerekirken gecikme olduğu hususunun bilirkişilerce «kesin» olarak tespit edildiğini, CIF (Cost, insurance and freight) satım nedeniyle davalının zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve davanın kab …
Benzer bu karardaUluslararası Taşımacılık'a yaptığı ödemeyi «sigorta poliçesi» gereğince davalı-«sorumluluk sigortacısından» tahsilini talep ettiği, ancak taşımaya konu emtiaların «teslim şeklinin» (CİF) olarak belirtildiği, CIF satışlarda meydana gelen «hasar» bedelinin satıcıya ödenmesi gerektiği, satıcı Ö.
Dava, CMR «sorumluluk sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece taşımaya konu emtiaların «teslim şeklinin» CIF olduğu, mal bedelini tahsil etmiş olan satıcı firmanın «hasara» uğrayan emtia nedeniyle zarara uğramadığı, zarara uğramayan şirkete yapılan ödeme nedeniyle açılan «rücu» davasında davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davada mahkemenin kesinleşen 02.06.2009 tarihli 2008/104 Esas 2009/357 Karar sayılı kararı ve bu kararın onanmasına ilişkin Dairemiz'in 10.12.2012 tarih 2011/14080 Esas 2012/20325 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, işbu dava «taşıtan»-satıcıya ödeme yapan «üst taşıyıcı» İ.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:gümrük beyannamesi · fiili taşıyıcı · üst taşıyıcı · aktif husumet yokluğu · ba beyannamesi · aktif husumet ehliyeti · sorumluluk sigortası · aktif husumet
Benzer bu karardaTekstil firmasının da mal bedelini alıcıdan tahsil ettiği, bu durumda hasardan ötürü zarar görenin alıcı Azerbaycan İstihsalat Birliği olduğu, zarara uğramayan şirkete (Ö.Tekstil) yapılan ödeme nedeniyle davacının kendi «sorumluluk sigortacına» «sigorta sözleşmesi» gereğince dava açamayacağı gerekçesiyle «aktif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, CMR «sorumluluk sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece taşımaya konu emtiaların «teslim şeklinin» CIF olduğu, mal bedelini tahsil etmiş olan satıcı firmanın «hasara» uğrayan emtia nedeniyle zarara uğramadığı, zarara uğramayan şirkete yapılan ödeme nedeniyle açılan «rücu» davasında davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, kesinleşen mahkeme kararı gerekçesindeki “«taşıtanın» zararının ödenerek haklarına halef olma” dava koşulu yerine getirildiğine göre, uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, dosyada mevcut İran Devleti yetkililerince düzenlenen «gümrük beyannamesinde» CIF «kaydı» bulunduğundan bahisle ve yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Türkiye-Azerbaycan arasındaki taşımada yanarak «zayi» olan emtia bedelinin, «üst taşıyıcı» İ.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5282 E. 2023/7153 K.
Ortak:teslim şekli · navlun · kaldırma ve yeniden hüküm · fatura · dosya masrafı · hasar · teslim · Alacak
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede uluslararası satımın bir türü olan CIF «teslim şeklinin» benimsendiği, bu teslim türünde satıcının, satıma konu emtianın «navlun bedelini», sigorta «primini» ve diğer «masraflarını» kendisinin ödeyeceği ve emtiayı gemi küpeştesine teslim etmekle, teslim borcunu yerine getirmiş olacağı, gemiye yüklemede teslim sürelerine uyulduğu, «geç teslimin» söz konusu olmadığı, geminin varma limanına geç ulaşmasından davalı satıcının sorumlu tutulamayacağı; ancak «kusuru» varsa «taşıyanın sorumluluğuna» gidilebileceği gerekçesiyle davanın reddi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kara …
… özetle; 1-Müvekkilinin, avans ve diğer ödemelerin tamamını zamanında ve eksiksiz şekilde sözleşmeye uygun olarak yaptığını, davalı satıcının, avans ödemesini hiçbir «ihtirazi kayıt» ileri sürmeksizin kabul ettiğini, üretim yaparak malı (geç de olsa) sevk ettiğini, 2-Davalı tarafın sevkiyatın gecikmesinden ve bu sebeple doğan zararlardan sorumlu olduğunu, varlığı ihtilafsız sözleşmenin 8.2. maddesinde “Ürünler sevkiyata hazır olduğunda, 2 parti yükleme yapılacak ve «fatura» alıcıya parçalı olacak kesilecektir.” ifadesine göre «avans ödemesi» tarihi itibarıyla iki aylık «teslim» süresi başladığından, iki parti halinde ürün sevkiyatının yapılması ve en geç 05.11.2014 günü malların yüklenmiş olması gerekirken davalı yanca farklı tarihlerde ürünlerin yüklendiğini, bu sebeple müvekkilinin ek nakliye «masrafı» yapmak zorunda kaldığını, 3-Bilirkişi raporuna göre sevkiyatı gerçekleştiren gemilerin en geç 2 ay içinde varma limanında olması gerekirken gecikme olduğu hususunun bilirkişilerce «kesin» olarak tespit edildiğini, CIF (Cost, insurance and freight) satım nedeniyle davalının zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve davanın kab …
… ayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça sözleşme uyarınca ödemesi gereken bedellerin süresinde ödenmediği, sözleşmenin 8.3 maddesi uyarınca davacı (alıcının), bu «satış sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini zamanında yerine getirmesi, davacı tarafça ödeme yükümlülüğünün tümü ile ifası ile davalının malları «teslim» yükümlülüğünün başlayacağı, bu hali ile ürünlerin teslimatında meydana gelen gecikmeler için alıcının satıcıdan tazminat talebinde bulunamayacağı ayrıca davalı tarafça, davacı tarafa taşınacak gemilerle ilgili bilgilerin verildiği, davacı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığı, «olumsuz» hava şartları nedeni ile tahliye limanına gemilerin ulaşamamasından dolayı gecikmeye sebebiyet veren davacının kusurlu olduğu, sözleşmenin 9.7. maddesi ile satıcının, alıcının ödemeyi yapmakta gecikmesinden kaynaklanabilecek üretim ve «teslimat gecikmelerinden» sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alıcıya kapalı (bedeli tahsil edilmiş) «fatura» düzenlediğini, yükleme «ordinosu» ve yük manifestosunda «teslim şeklinin» CIF olacağının belirtildiğini, CIF teslim kuralları uyarınca yükteki «hasar» ve yararın alıcıya geçtiğini, bu nedenle davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığını, zararın «teminat kapsamında» olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… ncoterm-2010 (International Commercial Terms) terim sınıflandırmasına tabi olduğuna ilişkin ibare yer aldığı, yine faturada, Yükleme Ordinosu ve Yük Manifestosu’nda «teslim şeklinin» CIF (Cost, Insurance And Freight) (Masraflar, Sigorta ve Navlun) olacağının açıkça belirtildiği, CIF teslim kuralları uyarınca davacının teslim yükümlülüğünün mallar varma yerine ulaştığında değil, mallar geminin küpeştesini geçtikten sonra sona erdiği, bu aşamadan sonra her türlü risk, «hasar», kayıp ve «masrafların» alıcının (Spread SA/Fransa) sorumluluğuna geçtiği, «sigorta poliçesinin» arkasında davacının “Poliçeyi Spread SA adına «ciro» ettiğine” ilişkin kaşeli imzalı «şerhi» yer almakta olduğu, davaya konu sigortanın başkası lehine yaptırıldığı, davacı tarafından sunulan 22.03.2018 tarihli İSTANBUL 17.
… endirme 1.Uluslararası ticarette INCOTERM (Yeknesak Kurallar) tabiri olan CIF (CostInsuranceFreight) satış, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve «teslim şeklini» ifade etmekte olup, mallar nakliye aracına uygun şekilde yükletildikten ve taşımada oluşabilecek «hasarlar» için emtia alıcı adına sigorta ettirilip ücreti ödendikten sonra satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından taşıma sırasında oluşaca …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat abonman sigorta poliçesi · nakliyat abonman sigortası · ordino · alacağın devri · abonman sigorta poliçesi · sigorta teminatı kapsamı · nakliyat sigortası · temlik sözleşmesi
Benzer bu kararda… acı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Fransa'da mukim dava dışı Spread SA firmasına ... boru satışı yaptığını, emtianın nakliye sırasında meydana gelecek «rizikolara» karşı davalı tarafından «nakliyat abonman sigorta poliçesi» ile sigortalandığını, emtiada nakliye ve tahliye sırasında «hasar» meydana geldiğini, hasarlanan boruların yerine yenilerinin «bedelsiz» olarak dava dışı firmaya «teslim» edildiğini, hasarlanan boruların da 22.650,62 euro hurda bedeli üzerinden alıcı firmaya devredildiğini, davalı ... şirketinin tamamen «zayi» olan 118 adet borunun tam ... bedelini müvekkiline ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 117.095,88 euronun davalıd …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alıcıya kapalı (bedeli tahsil edilmiş) «fatura» düzenlediğini, yükleme «ordinosu» ve yük manifestosunda «teslim şeklinin» CIF olacağının belirtildiğini, CIF teslim kuralları uyarınca yükteki «hasar» ve yararın alıcıya geçtiğini, bu nedenle davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığını, zararın «teminat kapsamında» olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığını, zararın «sigorta teminatı kapsamında» yer almadığını savunarak kararın bozulmasını istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dışı alıcının Yerel Mahkeme'ye hitaben kaleme aldığı «muvafakatnamenin» «alacağın temliki» şartlarını taşıdığı, bir an için söz konusu muvafakatnamenin alacağın temliki niteliğinde olmadığı kabul edilse dahi 25.11.2019 tarihli dilekçenin eki olarak sunulan «alacağın devri» sözleşmesinin müvekkiline aktif dava «ehliyetini» kazandıracağını, hasarlı ... boruların hurda olarak 22.650,62 euroya dava dışı alıcı firmaya satıldığı ve satış bedelinin kararlaştırılan şekilde tahsil edilemediği dosya içeriği ile ... olduğundan müvekkilinin «sigorta tazminatı» talep etmekte menfaatinin bulunduğu, poliçelerde açıkça sigortalı olarak dava dışı alıcının gösterilmediği, CIF «teslim» koşullarının uygulanmadığı/gerçekleşmediği bir fiili durumun söz konusu olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4416 E. , 2023/336 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı gerekçe bakımından kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle farklı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.01.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ve davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkmenistan'ın Ahal bölgesinde tarıma açılacak bölgelere sulama tesisi ekipmanı tedariki işini üstlenerek bu projede kullanılacak cam fiber polyester boru ve yan ürünlerinin alımı hususunda davalı ile 02.09.2014 tarihli satış sözleşmesi imzaladığını, müvekkilinin sözleşme ve kendisine bildirilen sevkiyat programına uygun şekilde ödeme yaptığını; ancak davalının nakliyeyi ucuza getirmek için küçük ve uğraklı gemileri tercih etmesi nedeniyle malların varış limanına bu gemilerle teslim edilmesinin mümkün olmadığını, hava koşullarının da ağırlaşması sebebiyle müvekkilinin kendi imkanlarıyla malların vagonlarla ...na nakliyesini sağladığını, müvekkilinin bu nedenle ödemek zorunda kaldığı ceza ile ek nakliye giderlerinden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek müvekkili tarafından ödenen toplam 199.904,61 USD'nin, ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 05.08.2015 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirdiğini, sözleşme konusu ürünlerin öngörülenden farklı tarihlerde yüklenmesinin ve Don-Volga Kanal geçişinin kapanması neticesi varış limanına ulaşamamasının davacının satış bedelini sözleşmeye aykırı olarak geç ödemesinden kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça sözleşme uyarınca ödemesi gereken bedellerin süresinde ödenmediği, sözleşmenin 8.3 maddesi uyarınca davacı (alıcının), bu satış sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini zamanında yerine getirmesi, davacı tarafça ödeme yükümlülüğünün tümü ile ifası ile davalının malları teslim yükümlülüğünün başlayacağı, bu hali ile ürünlerin teslimatında meydana gelen gecikmeler için alıcının satıcıdan tazminat talebinde bulunamayacağı ayrıca davalı tarafça, davacı tarafa taşınacak gemilerle ilgili bilgilerin verildiği, davacı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığı, olumsuz hava şartları nedeni ile tahliye limanına gemilerin ulaşamamasından dolayı gecikmeye sebebiyet veren davacının kusurlu olduğu, sözleşmenin 9.7.
maddesi ile satıcının, alıcının ödemeyi yapmakta gecikmesinden kaynaklanabilecek üretim ve teslimat gecikmelerinden sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1-Müvekkilinin, avans ve diğer ödemelerin tamamını zamanında ve eksiksiz şekilde sözleşmeye uygun olarak yaptığını, davalı satıcının, avans ödemesini hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin kabul ettiğini, üretim yaparak malı (geç de olsa) sevk ettiğini,
2-Davalı tarafın sevkiyatın gecikmesinden ve bu sebeple doğan zararlardan sorumlu olduğunu, varlığı ihtilafsız sözleşmenin 8.2. maddesinde “Ürünler sevkiyata hazır olduğunda, 2 parti yükleme yapılacak ve fatura alıcıya parçalı olacak kesilecektir.” ifadesine göre avans ödemesi tarihi itibarıyla iki aylık teslim süresi başladığından, iki parti halinde ürün sevkiyatının yapılması ve en geç 05.11.2014 günü malların yüklenmiş olması gerekirken davalı yanca farklı tarihlerde ürünlerin yüklendiğini, bu sebeple müvekkilinin ek nakliye masrafı yapmak zorunda kaldığını,
3-Bilirkişi raporuna göre sevkiyatı gerçekleştiren gemilerin en geç 2 ay içinde varma limanında olması gerekirken gecikme olduğu hususunun bilirkişilerce kesin olarak tespit edildiğini, CIF (Cost, insurance and freight) satım nedeniyle davalının zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede uluslararası satımın bir türü olan CIF teslim şeklinin benimsendiği, bu teslim türünde satıcının, satıma konu emtianın navlun bedelini, sigorta primini ve diğer masraflarını kendisinin ödeyeceği ve emtiayı gemi küpeştesine teslim etmekle, teslim borcunu yerine getirmiş olacağı, gemiye yüklemede teslim sürelerine uyulduğu, geç teslimin söz konusu olmadığı, geminin varma limanına geç ulaşmasından davalı satıcının sorumlu tutulamayacağı; ancak kusuru varsa taşıyanın sorumluluğuna gidilebileceği gerekçesiyle davanın reddi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının gerekçesinin açıklandığı şekliyle düzeltilmek suretiyle kaldırılarak davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek süresinde avans ödemesini yaptığını, taşıma ve sigorta bedelinin davalıya ait olup toplam bedelden düşüldüğünü, eksik ödemenin söz konusu olmadığını, davalının da bu hususta itirazı bulunmadığını ve siparişin üretimini tamamladığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 213 üncü maddesine göre değerlendirme yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki uluslararası satım ilişkisinde, davalının akde aykırı davranışlarından ötürü davalının taahhüt etmiş olduğu nakliyeyle ilgili edimin davacı yanca üstlenilmek durumunda kalındığı iddiasıyla yapılan ek harcamaların davalı satıcıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 213 üncü maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 850 nci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞIOY
1.Dava, CIF satışla satın alınan malın nakliyesi için alıcı tarafından yapılan ilave masrafların satıcıdan tahsili istemine ilişkindir.
2.Bir uluslararası ticarette INCOTERM (Yeknesak Kurallar) tabir olan CIF (CostInsuranceFreight) satışta, taşıma masrafları, taşıma sigortası ve navlun bedeli satıcıya aittir. Her ne kadar satıma konu mallara gelen hasarlar yönünden satcının teslim borcu malların gemiye yüklenmesiyle sona erer ise de, malın alıcıya ulaşmasına kadar geçen süredeki taşıma masrafları mutlaka alıcıya aittir (Ercüment Erdem, M.A. Ticaret Hukuku, Oniki Levha, 2.Bası, s.145, par.2).
3.Öte yandan taşımayı üstlenen satıcı/taşıtanın alıcıya karşı, yüklemeyi, malların istiflenmesini ve varma yerine kadar uygun taşıma vasıtalarıyla yapması/yaptırması ve ayrıca taşımayı uygun bir zamanda(taşıma güvenliğine uygun davranma yükümü) gerçekleştirmesi gerekir (CIF B3). Satım bedelinin eksik veya geç ödenmesi malların geç gönderilmesi için haklı sebep teşkil etse bile, CIF satımda bir kez malları gönderen satıcının taşımayı taşıma güvenliğine aykırı şekilde göndermesini haklı kılmaz.
4.Somut olayda davacının uğradığı zarar, davalının uygun olmayan bir zamanda, o mevsim koşullarına uygun taşıma vasıtalarla taşınmamasından kaynaklı olup, davacı satıcının malları gemiye geç bir tarihte ve partiler halinde yüklemesi ve taşımayı kış/mevsim şartlarında (Aralık ayı) güzergah itibariyle doğrudan menzile giden gemiler yerine konar/göçer gemilerle yaptırması ve hatta bu gemilerin “yükü tahliye limanına götüremeyeceklerini” bildirmesi nedeniyle, teslimin zamanında ve salimen gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması üzerine davacı alıcının malları Gürcistan Poti limanında teslim alarak, farklı vasıtalarla taşımayı kendisinin yapması/yaptırması nedeniyle sarfettiği “taşıma masraflarını” CIF
satış yapan davacıdan talep etmekte haklı olduğunu, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan davanın reddi kararını onayan Daire çoğunluğunun görüşlerine katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/912056100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz