6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4416 E. 2023/336 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teslim şekli teslimde gecikme avans ödemesi taşıyanın sorumluluğu geç teslim navlun bedeli taşıtan ihtirazi kayıt haklı sebep tebliğ tarihi rücuen tahsil navlun sözleşmeden doğan dava satış sözleşmesi ek prim olumsuz oy kaldırma ve yeniden hüküm fatura taahhütname ihtarname taşıyan dosya masrafı kusur hasar yükleten (shipper) vekalet ücreti teslim kesin hüküm istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 213 · HMK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça sözleşme uyarınca ödemesi gereken bedellerin süresinde ödenmediği, sözleşmenin 8.3 maddesi uyarınca davacı (alıcının), bu satış sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini zamanında yerine getirmesi, davacı tarafça ödeme yükümlülüğünün tümü ile ifası ile davalının malları teslim yükümlülüğünün başlayacağı, bu hali ile ürünlerin teslimatında meydana gelen gecikmeler için alıcının satıcıdan tazminat talebinde bulunamayacağı ayrıca davalı tarafça, davacı tarafa taşınacak gemilerle ilgili bilgilerin verildiği, davacı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığı, olumsuz hava şartları nedeni ile tahliye limanına gemilerin ulaşamamasından dolayı gecikmeye sebebiyet veren davacının kusurlu olduğu, sözleşmenin 9.7. maddesi ile satıcının, alıcının ödemeyi yapmakta gecikmesinden kaynaklanabilecek üretim ve teslimat gecikmelerinden sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1-Müvekkilinin, avans ve diğer ödemelerin tamamını zamanında ve eksiksiz şekilde sözleşmeye uygun olarak yaptığını, davalı satıcının, avans ödemesini hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin kabul ettiğini, üretim yaparak malı (geç de olsa) sevk ettiğini,

2-Davalı tarafın sevkiyatın gecikmesinden ve bu sebeple doğan zararlardan sorumlu olduğunu, varlığı ihtilafsız sözleşmenin 8.2. maddesinde “Ürünler sevkiyata hazır olduğunda, 2 parti yükleme yapılacak ve fatura alıcıya parçalı olacak kesilecektir.” ifadesine göre avans ödemesi tarihi itibarıyla iki aylık teslim süresi başladığından, iki parti halinde ürün sevkiyatının yapılması ve en geç 05.11.2014 günü malların yüklenmiş olması gerekirken davalı yanca farklı tarihlerde ürünlerin yüklendiğini, bu sebeple müvekkilinin ek nakliye masrafı yapmak zorunda kaldığını,

3-Bilirkişi raporuna göre sevkiyatı gerçekleştiren gemilerin en geç 2 ay içinde varma limanında olması gerekirken gecikme olduğu hususunun bilirkişilerce kesin olarak tespit edildiğini, CIF (Cost, insurance and freight) satım nedeniyle davalının zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede uluslararası satımın bir türü olan CIF teslim şeklinin benimsendiği, bu teslim türünde satıcının, satıma konu emtianın navlun bedelini, sigorta primini ve diğer masraflarını kendisinin ödeyeceği ve emtiayı gemi küpeştesine teslim etmekle, teslim borcunu yerine getirmiş olacağı, gemiye yüklemede teslim sürelerine uyulduğu, geç teslimin söz konusu olmadığı, geminin varma limanına geç ulaşmasından davalı satıcının sorumlu tutulamayacağı; ancak kusuru varsa taşıyanın sorumluluğuna gidilebileceği gerekçesiyle davanın reddi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının gerekçesinin açıklandığı şekliyle düzeltilmek suretiyle kaldırılarak davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek süresinde avans ödemesini yaptığını, taşıma ve sigorta bedelinin davalıya ait olup toplam bedelden düşüldüğünü, eksik ödemenin söz konusu olmadığını, davalının da bu hususta itirazı bulunmadığını ve siparişin üretimini tamamladığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 213 üncü maddesine göre değerlendirme yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki uluslararası satım ilişkisinde, davalının akde aykırı davranışlarından ötürü davalının taahhüt etmiş olduğu nakliyeyle ilgili edimin davacı yanca üstlenilmek durumunda kalındığı iddiasıyla yapılan ek harcamaların davalı satıcıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 213 üncü maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 850 nci ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4993 E. 2020/3604 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigortalanabilir menfaat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1777 E. 2011/10932 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sözleşmenin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7756 E. 2021/5053 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3616 E. 2015/10461 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5282 E. 2023/7153 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/4416 E.  ,  2023/336 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ .... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

HÜKÜM

Davanın reddi

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı gerekçe bakımından kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle farklı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.01.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ve davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkmenistan'ın Ahal bölgesinde tarıma açılacak bölgelere sulama tesisi ekipmanı tedariki işini üstlenerek bu projede kullanılacak cam fiber polyester boru ve yan ürünlerinin alımı hususunda davalı ile 02.09.2014 tarihli satış sözleşmesi imzaladığını, müvekkilinin sözleşme ve kendisine bildirilen sevkiyat programına uygun şekilde ödeme yaptığını; ancak davalının nakliyeyi ucuza getirmek için küçük ve uğraklı gemileri tercih etmesi nedeniyle malların varış limanına bu gemilerle teslim edilmesinin mümkün olmadığını, hava koşullarının da ağırlaşması sebebiyle müvekkilinin kendi imkanlarıyla malların vagonlarla ...na nakliyesini sağladığını, müvekkilinin bu nedenle ödemek zorunda kaldığı ceza ile ek nakliye giderlerinden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek müvekkili tarafından ödenen toplam 199.904,61 USD'nin, ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 05.08.2015 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirdiğini, sözleşme konusu ürünlerin öngörülenden farklı tarihlerde yüklenmesinin ve Don-Volga Kanal geçişinin kapanması neticesi varış limanına ulaşamamasının davacının satış bedelini sözleşmeye aykırı olarak geç ödemesinden kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça sözleşme uyarınca ödemesi gereken bedellerin süresinde ödenmediği, sözleşmenin 8.3 maddesi uyarınca davacı (alıcının), bu satış sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini zamanında yerine getirmesi, davacı tarafça ödeme yükümlülüğünün tümü ile ifası ile davalının malları teslim yükümlülüğünün başlayacağı, bu hali ile ürünlerin teslimatında meydana gelen gecikmeler için alıcının satıcıdan tazminat talebinde bulunamayacağı ayrıca davalı tarafça, davacı tarafa taşınacak gemilerle ilgili bilgilerin verildiği, davacı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığı, olumsuz hava şartları nedeni ile tahliye limanına gemilerin ulaşamamasından dolayı gecikmeye sebebiyet veren davacının kusurlu olduğu, sözleşmenin 9.7.

maddesi ile satıcının, alıcının ödemeyi yapmakta gecikmesinden kaynaklanabilecek üretim ve teslimat gecikmelerinden sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1-Müvekkilinin, avans ve diğer ödemelerin tamamını zamanında ve eksiksiz şekilde sözleşmeye uygun olarak yaptığını, davalı satıcının, avans ödemesini hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin kabul ettiğini, üretim yaparak malı (geç de olsa) sevk ettiğini,

2-Davalı tarafın sevkiyatın gecikmesinden ve bu sebeple doğan zararlardan sorumlu olduğunu, varlığı ihtilafsız sözleşmenin 8.2. maddesinde “Ürünler sevkiyata hazır olduğunda, 2 parti yükleme yapılacak ve fatura alıcıya parçalı olacak kesilecektir.” ifadesine göre avans ödemesi tarihi itibarıyla iki aylık teslim süresi başladığından, iki parti halinde ürün sevkiyatının yapılması ve en geç 05.11.2014 günü malların yüklenmiş olması gerekirken davalı yanca farklı tarihlerde ürünlerin yüklendiğini, bu sebeple müvekkilinin ek nakliye masrafı yapmak zorunda kaldığını,

3-Bilirkişi raporuna göre sevkiyatı gerçekleştiren gemilerin en geç 2 ay içinde varma limanında olması gerekirken gecikme olduğu hususunun bilirkişilerce kesin olarak tespit edildiğini, CIF (Cost, insurance and freight) satım nedeniyle davalının zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede uluslararası satımın bir türü olan CIF teslim şeklinin benimsendiği, bu teslim türünde satıcının, satıma konu emtianın navlun bedelini, sigorta primini ve diğer masraflarını kendisinin ödeyeceği ve emtiayı gemi küpeştesine teslim etmekle, teslim borcunu yerine getirmiş olacağı, gemiye yüklemede teslim sürelerine uyulduğu, geç teslimin söz konusu olmadığı, geminin varma limanına geç ulaşmasından davalı satıcının sorumlu tutulamayacağı; ancak kusuru varsa taşıyanın sorumluluğuna gidilebileceği gerekçesiyle davanın reddi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının gerekçesinin açıklandığı şekliyle düzeltilmek suretiyle kaldırılarak davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek süresinde avans ödemesini yaptığını, taşıma ve sigorta bedelinin davalıya ait olup toplam bedelden düşüldüğünü, eksik ödemenin söz konusu olmadığını, davalının da bu hususta itirazı bulunmadığını ve siparişin üretimini tamamladığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 213 üncü maddesine göre değerlendirme yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki uluslararası satım ilişkisinde, davalının akde aykırı davranışlarından ötürü davalının taahhüt etmiş olduğu nakliyeyle ilgili edimin davacı yanca üstlenilmek durumunda kalındığı iddiasıyla yapılan ek harcamaların davalı satıcıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 213 üncü maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 850 nci ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞIOY

1.Dava, CIF satışla satın alınan malın nakliyesi için alıcı tarafından yapılan ilave masrafların satıcıdan tahsili istemine ilişkindir.

2.Bir uluslararası ticarette INCOTERM (Yeknesak Kurallar) tabir olan CIF (CostInsuranceFreight) satışta, taşıma masrafları, taşıma sigortası ve navlun bedeli satıcıya aittir. Her ne kadar satıma konu mallara gelen hasarlar yönünden satcının teslim borcu malların gemiye yüklenmesiyle sona erer ise de, malın alıcıya ulaşmasına kadar geçen süredeki taşıma masrafları mutlaka alıcıya aittir (Ercüment Erdem, M.A. Ticaret Hukuku, Oniki Levha, 2.Bası, s.145, par.2).

3.Öte yandan taşımayı üstlenen satıcı/taşıtanın alıcıya karşı, yüklemeyi, malların istiflenmesini ve varma yerine kadar uygun taşıma vasıtalarıyla yapması/yaptırması ve ayrıca taşımayı uygun bir zamanda(taşıma güvenliğine uygun davranma yükümü) gerçekleştirmesi gerekir (CIF B3). Satım bedelinin eksik veya geç ödenmesi malların geç gönderilmesi için haklı sebep teşkil etse bile, CIF satımda bir kez malları gönderen satıcının taşımayı taşıma güvenliğine aykırı şekilde göndermesini haklı kılmaz.

4.Somut olayda davacının uğradığı zarar, davalının uygun olmayan bir zamanda, o mevsim koşullarına uygun taşıma vasıtalarla taşınmamasından kaynaklı olup, davacı satıcının malları gemiye geç bir tarihte ve partiler halinde yüklemesi ve taşımayı kış/mevsim şartlarında (Aralık ayı) güzergah itibariyle doğrudan menzile giden gemiler yerine konar/göçer gemilerle yaptırması ve hatta bu gemilerin “yükü tahliye limanına götüremeyeceklerini” bildirmesi nedeniyle, teslimin zamanında ve salimen gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması üzerine davacı alıcının malları Gürcistan Poti limanında teslim alarak, farklı vasıtalarla taşımayı kendisinin yapması/yaptırması nedeniyle sarfettiği “taşıma masraflarını” CIF

satış yapan davacıdan talep etmekte haklı olduğunu, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan davanın reddi kararını onayan Daire çoğunluğunun görüşlerine katılmıyorum.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/912056100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.