6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1238 E. 2023/4996 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ziya ortalama tüketici ayırt edicilik ilk derece kararının kaldırılması yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 6

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markasında asli unsurun "DIGIKENT" ibaresi olduğu, "Dijital Dönüşüm Platformu" ibaresinin tali unsur olarak yer aldığı, markalarda ortak olarak kullanılan "Dijital Dönüşüm" ibaresinin ayırt ediciliğe haiz olmadığı, davalıya ait "DIGIKENT Dijital Dönüşüm Platformu" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait tescilli markaların benzer olmadığı, taraf markalarının aynı ve aynı türden malları kapsıyor olsa da 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ve ilişkilendirme ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince dava konusu başvurunun asli unsurunun "digikent" ibaresi olduğu belirtilmiş ise de benzerlik dolayısıyla davalının, müvekkilinin çözüm ortağı olarak algılanmasının, iltibasın varlığı için yeterli olduğunu, dava konusu başvuruda yer alan "dijital dönüşüm" ibaresi nedeniyle davalı markasının, müvekkili markalarının yeni versiyonu olarak algılanacağını, bu hususlar da gözetildiğinde dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "DİGİKENT Dijital Dönüşüm Platformu" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Dijital Dönüşüm" ibareli markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu başvurunun asli unsurunu "DİGİKENT" ibaresi oluşturduğu gibi markalarda ortak olarak yer alan "Dijital Dönüşüm" ibaresinin, bilgi ve iletişim teknolojileri alanında yaygın olarak kullanılan ve bu nedenle ayırt edicilik taşımayan bir ibare olduğu, söz konusu ibarenin markalarda ortak olarak yer almasının açıklanan nedenlerle iltibasa yol açmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacıya ait markaların, davalının 2017/47961 sayılı ve "DİGİKENT Dijital Dönüşüm Platformu" ibareli başvurusu yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü çerçevesinde tescil engeli olup olmadığı ve sonucuna göre YİDK kararının hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3860 E. 2024/5963 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2114 E. 2024/4593 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/373 E. 2018/8145 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4757 E. 2010/13013 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/1238 E.  ,  2023/4996 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli seri marka niteliğindeki 2015/19128 numaralı "dijital dönüşüm zirvesi", 2016/12238 numaralı "dijital dönüşüm kredisi", 2016/13253 numaralı "dijital dönüşüm" ibareli markaların bulunduğunu, davalının ise bu markalarla karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzer olan 2017/47961 sayılı "DİGİKENT Dijital Dönüşüm Platformu" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu ve bu benzerliğin iltibasa yol açacağını, dava konusu marka başvurusunun tamamen müvekkilinin markalarının ticari itibarından ve getirisinden faydalanmak amacıyla yapılmış bir marka başvurusu olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkili markalarının yeni bir versiyonu olduğu ya da markalar arasında işletmesel bağlantı bulunduğu algısını yarattığını, bu haliyle müvekkili markalarının serisi olarak değerlendirilebileceğini, davalı markasının, müvekkili markasının gücünün ve etkileme alanının zayıflamasına neden olacağını ve markaların tüketici gözünde ürün veya hizmetin kaynağını belirtme fonksiyonunu giderek zayıflatacağını ileri sürerek YİDK'in 2018-M-2649 sayılı kararının iptalini, dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı Vadi Kur. Bil. Sis. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin başvurusu ile davacı markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "dijital dönüşüm" ibaresinin genel olarak kullanılan bir ibare olduğunu ve bu ibarenin ortak olarak kullanılmasının iltibasa yol açmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markasında asli unsurun "DIGIKENT" ibaresi olduğu, "Dijital Dönüşüm Platformu" ibaresinin tali unsur olarak yer aldığı, markalarda ortak olarak kullanılan "Dijital Dönüşüm" ibaresinin ayırt ediciliğe haiz olmadığı, davalıya ait "DIGIKENT Dijital Dönüşüm Platformu" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait tescilli markaların benzer olmadığı, taraf markalarının aynı ve aynı türden malları kapsıyor olsa da 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ve ilişkilendirme ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince dava konusu başvurunun asli unsurunun "digikent" ibaresi olduğu belirtilmiş ise de benzerlik dolayısıyla davalının, müvekkilinin çözüm ortağı olarak algılanmasının, iltibasın varlığı için yeterli olduğunu, dava konusu başvuruda yer alan "dijital dönüşüm" ibaresi nedeniyle davalı markasının, müvekkili markalarının yeni versiyonu olarak algılanacağını, bu hususlar da gözetildiğinde dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "DİGİKENT Dijital Dönüşüm Platformu" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Dijital Dönüşüm" ibareli markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu başvurunun asli unsurunu "DİGİKENT" ibaresi oluşturduğu gibi markalarda ortak olarak yer alan "Dijital Dönüşüm" ibaresinin, bilgi ve iletişim teknolojileri alanında yaygın olarak kullanılan ve bu nedenle ayırt edicilik taşımayan bir ibare olduğu, söz konusu ibarenin markalarda ortak olarak yer almasının açıklanan nedenlerle iltibasa yol açmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacıya ait markaların, davalının 2017/47961 sayılı ve "DİGİKENT Dijital Dönüşüm Platformu" ibareli başvurusu yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü çerçevesinde tescil engeli olup olmadığı ve sonucuna göre YİDK kararının hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/988736200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.