YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1238 E. 2023/4996 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ziya↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markasında asli unsurun "DIGIKENT" ibaresi olduğu, "Dijital Dönüşüm Platformu" ibaresinin tali unsur olarak yer aldığı, markalarda ortak olarak kullanılan "Dijital Dönüşüm" ibaresinin ayırt ediciliğe haiz olmadığı, davalıya ait "DIGIKENT Dijital Dönüşüm Platformu" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait tescilli markaların benzer olmadığı, taraf markalarının aynı ve aynı türden malları kapsıyor olsa da 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ve ilişkilendirme ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince dava konusu başvurunun asli unsurunun "digikent" ibaresi olduğu belirtilmiş ise de benzerlik dolayısıyla davalının, müvekkilinin çözüm ortağı olarak algılanmasının, iltibasın varlığı için yeterli olduğunu, dava konusu başvuruda yer alan "dijital dönüşüm" ibaresi nedeniyle davalı markasının, müvekkili markalarının yeni versiyonu olarak algılanacağını, bu hususlar da gözetildiğinde dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "DİGİKENT Dijital Dönüşüm Platformu" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Dijital Dönüşüm" ibareli markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu başvurunun asli unsurunu "DİGİKENT" ibaresi oluşturduğu gibi markalarda ortak olarak yer alan "Dijital Dönüşüm" ibaresinin, bilgi ve iletişim teknolojileri alanında yaygın olarak kullanılan ve bu nedenle ayırt edicilik taşımayan bir ibare olduğu, söz konusu ibarenin markalarda ortak olarak yer almasının açıklanan nedenlerle iltibasa yol açmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya ait markaların, davalının 2017/47961 sayılı ve "DİGİKENT Dijital Dönüşüm Platformu" ibareli başvurusu yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü çerçevesinde tescil engeli olup olmadığı ve sonucuna göre YİDK kararının hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3860 E. 2024/5963 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… urun "DIGIKENT" ibaresi olduğu, "Dijital Dönüşüm Platformu" ibaresinin tali unsur olarak yer aldığı, markalarda ortak olarak kullanılan "Dijital Dönüşüm" ibaresinin «ayırt ediciliğe» haiz olmadığı, davalıya ait "DIGIKENT Dijital Dönüşüm Platformu" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait tescilli markaların benzer olmadığı, taraf markalarının aynı ve aynı türden malları kapsıyor olsa da 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında taraf markalarının «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma ve ilişkilendirme ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "DİGİKENT Dijital Dönüşüm Platformu" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Dijital Dönüşüm" ibareli markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu başvurunun asli unsurunu "DİGİKENT" ibaresi oluşturduğu gibi markalarda ortak olarak yer alan "Dijital Dönüşüm" ibaresinin, bilgi ve iletişim teknolojileri alanında yaygın olarak kullanılan ve bu nedenle «ayırt edicilik» taşımayan bir ibare olduğu, söz konusu ibarenin markalarda ortak olarak yer almasının açıklanan nedenlerle iltibasa yol açmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin is …
… dava konusu başvurunun asli unsurunun "digikent" ibaresi olduğu belirtilmiş ise de benzerlik dolayısıyla davalının, müvekkilinin çözüm ortağı olarak algılanmasının, «iltibasın» varlığı için yeterli olduğunu, dava konusu başvuruda yer alan "dijital dönüşüm" ibaresi nedeniyle davalı markasının, müvekkili markalarının yeni versiyonu olarak a …
Benzer bu karardaDavacının başvuru markasındaki "DÖNÜŞÜM" ibaresinin markaya «ayırt edicilik» özelliği katmadığı gözetildiğinde, markaların bütünsel olarak karşılaştırılmasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerlik bulunduğu anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
… . sınıfta ise bir kısım malların çıkarıldığını, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının YİDK kararı ile reddedildiğini, ancak taraf markaları arasında benzerlik ve «iltibas» ihtimali bulunmadığını, "Dijital" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, ayrıca müvekkilinin önceki markalarından kaynaklı müktesep hakkının bulunduğunu, redde mesnet markanın davalı şirket tarafından kullanılmadığını ileri sürerek «dava konusu» YİDK kararının iptali ile marka başvurusunun tüm emtia yönünden tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «dava konusu» başvuru ile redde mesnet marka arasında benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "dijital" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» olmadığını, bu nedenle anılan ibarenin «iltibasa» neden olmayacağını, ayrıca redde mesnet markanın ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu, müvekkilinin başvurusunda yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, müvekkilini …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · davanın konusu · komisyon · uyuşmazlık konusu · kaldırma ve yeniden hüküm · taşıyan
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «dava konusu» başvurunun reddedildiği «uyuşmazlık konusu» 9. ve 36. sınıf mal ve hizmetlerin redde mesnet marka kapsamında aynen yer aldığı, dava konusu başvuruda yer alan "Dijital" ve "Kredi" ibarelerinin gerek münferit gerekse de "Dijital Kredi" olarak uyuşmazlık konusu 9. ve 36. sınıf mal ve hizmetler yönünden «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğu, ayırt ediciliği düşük markaların koruma düzeyinin düşük tutulması gerektiği, dava konusu başvurunun "Dijital Dönüşüm Kredisi" ibaresinden oluştuğu ve başvuruda yer alan "Dönüşüm" ibaresi ile yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, bu durumda dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında işaretler yönünden benzerlik bulunmadığı, dolayısıyla 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» koşullarının oluşmadığı, ayrıca ilk derece mahkemesince 36. sınıftaki "gayrimenkul «komisyonculuğu», müşavirliği ve idaresi hizmetleri" yönünden başvuru markasının tasviri nitelikte bulunması nedeniyle anılan hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi uyarınca da tescilinin mümkün olmadığı, mutlak tescil engelinin resen nazara alınması gerektiği, YİDK kararında anılan hizmetler yönünden red gerekçesi farklı olsa da sonucu itibariyle YİDK kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle de davanın reddine karar verilmişse de dava konusu başvurunun iltibas nedeniyle kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemiyle açılan işbu davada dava konusu edilen YİDK kararında tartışılmayan hususların dikkate alınmasının mümkün bulunmadığı, dava dilekçesinde «müktesep hak» iddiasında bulunulmuşsa da davalı Kurum nezdinde bu iddianın ileri sürülmemesi nedeniyle bu iddianın işbu davada dinlenilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, davacı tarafın, marka başvurusunun tescili talebinin reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuru markası kapsamında olan «uyuşmazlık konusu» 9 ve 36. sınıf mal ve hizmetlerin davalının itirazına dayanak markasında yer alan mal ve hizmetlerle aynı olduğu, taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca benzerlik ve «iltibas» koşullarının oluştuğu, davacının tanınmışlık ve «müktesep hak» iddialarının yerinde bulunmadığı, redde mesnet markanın kullanılmaması nedeniyle davalı Şirketin kötü niyetli olduğu iddiasının da yerinde olmadığı, ayrıca davacının başvuru markasında yer alan uyuşmazlık konusu 36. sınıftaki "gayrimenkul «komisyonculuğu», müşavirliği ve idaresi hizmetleri" emtialar açısından ibarenin 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca tanımlayıcı bulunduğu ve mutlak tescil engelinin resen nazara alınması gerektiği, başvurunun bahsi geçen hizmetler yönünden bu nedenle de reddinin gerektiği, «dava konusu» YİDK kararında bu hizmetler yönünden ret gerekçesi farklı olsa da YİDK kararının sonucu itibariyle isabetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için «dava konusu» marka ile itiraza mesnet markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların görsel, işitsel ve kavramsal özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması, yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı «taşıyan» her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması ( …
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2114 E. 2024/4593 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… urun "DIGIKENT" ibaresi olduğu, "Dijital Dönüşüm Platformu" ibaresinin tali unsur olarak yer aldığı, markalarda ortak olarak kullanılan "Dijital Dönüşüm" ibaresinin «ayırt ediciliğe» haiz olmadığı, davalıya ait "DIGIKENT Dijital Dönüşüm Platformu" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait tescilli markaların benzer olmadığı, taraf markalarının aynı ve aynı türden malları kapsıyor olsa da 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında taraf markalarının «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma ve ilişkilendirme ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "DİGİKENT Dijital Dönüşüm Platformu" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Dijital Dönüşüm" ibareli markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu başvurunun asli unsurunu "DİGİKENT" ibaresi oluşturduğu gibi markalarda ortak olarak yer alan "Dijital Dönüşüm" ibaresinin, bilgi ve iletişim teknolojileri alanında yaygın olarak kullanılan ve bu nedenle «ayırt edicilik» taşımayan bir ibare olduğu, söz konusu ibarenin markalarda ortak olarak yer almasının açıklanan nedenlerle iltibasa yol açmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin is …
Benzer bu kararda… eri kapsadığı ve her hangi bir ürün veya hizmet sektörü ile sınırlı olmadığı, bu itibarla dava konusu başvurunun, başvuru kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetlerin «ortalama tüketicilerince», marka olarak algılanmayacağı ve «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, kullanım yoluyla dava konusu başvuruya ayırt edicilik kazandırıldığının da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasta …
… unun müvekkili tarafından üretildiğini, müvekkilinin marka başvurusunu oluşturan ibareye, tüm Türkiye'de yaygın reklam kampanyaları ve kullanımları ile başlı başına «ayırt edicilik» kazandırdığını, müvekkilinin "dijital dönüşüm" markası üzerinde eskiye dayalı kullanımla kazanılmış hakkının olduğunu ileri sürerek 2016-M-2766 sayılı YİDK kararın …
… ari terim olduğu, dolayısıyla marka olabilmenin kaynak gösterme şartını karşılamamakta ve 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde aranan «ayırt edicilik» kriterini taşımadığı, davacı şirkete ait 2015/19406 sayılı "Dijital Dönüşüm" ibareli başvurunun 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; “Dijital Dönüşüm” ibaresinin slogan marka kapsamında değerlendirilmeksizin «istinaf incelemesi» yapıldığını, müvekkilinin "Dijital Dönüşüm" markası, slogan marka olarak değerlendirilmemiş olup bu tür markalar değerlendirilirken farklı kıstaslara tabi olması gerektiğini, ilk olarak müvekkili tarafından oluşturulan ve kullanılan "Dijital Dönüşüm" markası slogan marka olarak yaratıldığını ve yoğun kullanım sonucu ayırt edici hale geldiğini ve müvekkille özdeşleştiğini, sunulan deliller de bu hususu kanıtlamakta ise de bilirkişilerce söz konusu markanın, slogan marka olduğu göz ardı edilerek ticari bir terim olması nedeni ile herkesin kullanımına açık olduğu kararının isabetli olmadığını, müvekkili şirketin "Dijital Dönüşüm" markası talebinin müvekkilinin bu markayı ilk defa kullandığı yargılama aşamasında da belirlenmesine rağmen değerlendirilmediğini, müvekkilinin "Dijital Dönüşüm" slogan markası için 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayanmakta ve kullanımla «ayırt edicilik» sağladığını, tamamen müvekkilinin yaratıcı bir ürünü olan ve slogan markası olarak kullanılan ve Türkiye’deki kullanıcılar bazında kendi lehine tanınırlık ve ayırt …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/373 E. 2018/8145 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz · e-defter
Benzer bu kararda1- Mahkemece, verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ... vekilinin dilekçesi temyiz «defterine» kaydedilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
… lenen 1,95583 dönüşüm oranı üzerinden Euro dönüşüm tutarının 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faiziyle birlikte tahsiline hükmedilmek gerekirken «infazda» kuşkuya yol açacak şekilde geçerliliği bulunmayan 70.000,00 DM'ye hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilm …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4757 E. 2010/13013 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:prim alacağı · yapılandırma protokolü · tasdik kararı · acente · acentelik · ek prim · komisyon · protokol
Benzer bu karardaDavacıların davalı şirketin ortağı iken 31.07.1998 tarihinde ortaklıktan ayrılmış oldukları ve aynı tarihte «yapılan protokol» ile davacıların ayrılma tarihine kadar davalı şirket tarafından üretilmiş bulunan poliçelerden davalı şirkete ödenecek dönüşüm primlerinden tali «acente» (bayii) «komisyonları», büro komisyonları ve protokolün 2 nci maddesinde belirtilen hususlar düşüldükten sonra kalan net dönüşüm komisyonunun % 30’unun ortaklıktan ayrılan davacılara ödenmesi kararlaştırılmıştır.Buna göre, dönüşüm primlerinden davacılara ödenecek miktarın tespitinde tali «acentelere» (bayiler) ödenen komisyon tutarlarının düşüleceği taraflar arasında bağıtlanan protokolde açıkça kararlaştırılmış olduğundan davalı şirket tarafından tali acentelere yapılan ödemelerin indirilmesi gerekmekte olup, esasen davalı tarafça 15.02.2008 «havale» tarihli «son» bilirkişi kurulu raporuna da bu yönden itiraz edilmiş olmasına rağmen mahkemece bu hususun nazara alınmaması doğru görülmemiştir.Bu durumda davalı şirket tarafında …
… n davacıların payına düşen miktarın dava tarihi itibarıyla 18.837,11 YTL olduğu, 20.02.1999-29.12.1999 tarihleri arasında yapılan 15.449,77 YTL tutarındaki ödemenin «prim» karşılığı olduğunun kabul edilmesi halinde alacak miktarının 3.387,34 YTL bulunduğunun açıklandığı, ancak davalının kapanış «tasdiki» olmayan «ticari defterlerinde» bu ödemelerin prim borcuna mahsuben yapıldığına ilişkin bir saptamanın olmadığı, bu durumda sözkonusu ödemenin dava konusu yapılan prim borcuna karşılık yapıldığının davalı tarafından kanıtlanmasının gerektiği, bu savunmanın geçerli delillerle kanıtlanamadığı, bu itibarla davacıların dava tarihi itibarıyla talep edebilecekleri prim alacaklarının «son» raporla belirlenen 18.837,11 YTL’den ibaret bulunduğu kabul edilerek ve «ıslah» talebiyle birlikte istenen toplam miktarın 24.902,41 YTL olduğu ve Davalının davadan önce «temerrüde» düşürülmemiş olması hususu da gözetilerek davanın kısmen kabulü ile, 18.837,11 YTL alacağın dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte dava …
1- Dava, taraflar arasında akdedilmiş bulunan 31.07.1998 tarihli «protokol» uyarınca dönüşüm primlerinden davacılara ödenmesi gereken net dönüşüm «komisyonlarının» tahsili istemine ilişkindir.
Davacılar tarafından bu ödemelerin ortaklık «payının» devrine ilişkin olduğu ileri sürülmüş ise de bu husus davacılar tarafından geçerli delillerle kanıtlanamadığı gibi anılan ödemenin davacılara yapıldığı tarihlerde taraflar arasındaki ilişkinin sadece dönüşüm «primlerine» ilişkin olarak devam ettiği, bu ödemenin ortaklık payından kalan borca ilişkin olduğunun geçerli delillerle ispatlanamadığı anlaşıldığından davacılara ödenen 15.449,77 YTL’nin dönüşüm primleri karşılığı ödenmiş olduğunun kabulü ile bu miktarın davacılara ödenmesi gereken dönüşüm «primi alacağından» indirilmesi gerekirken, mahkemece bu miktarın prim borcuna ilişkin olarak yapıldığının kabul edilmemesi sonucu indirime tabi tutulmaması doğru görülmemiş, kararın …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1238 E. , 2023/4996 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli seri marka niteliğindeki 2015/19128 numaralı "dijital dönüşüm zirvesi", 2016/12238 numaralı "dijital dönüşüm kredisi", 2016/13253 numaralı "dijital dönüşüm" ibareli markaların bulunduğunu, davalının ise bu markalarla karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzer olan 2017/47961 sayılı "DİGİKENT Dijital Dönüşüm Platformu" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu ve bu benzerliğin iltibasa yol açacağını, dava konusu marka başvurusunun tamamen müvekkilinin markalarının ticari itibarından ve getirisinden faydalanmak amacıyla yapılmış bir marka başvurusu olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkili markalarının yeni bir versiyonu olduğu ya da markalar arasında işletmesel bağlantı bulunduğu algısını yarattığını, bu haliyle müvekkili markalarının serisi olarak değerlendirilebileceğini, davalı markasının, müvekkili markasının gücünün ve etkileme alanının zayıflamasına neden olacağını ve markaların tüketici gözünde ürün veya hizmetin kaynağını belirtme fonksiyonunu giderek zayıflatacağını ileri sürerek YİDK'in 2018-M-2649 sayılı kararının iptalini, dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Vadi Kur. Bil. Sis. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin başvurusu ile davacı markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "dijital dönüşüm" ibaresinin genel olarak kullanılan bir ibare olduğunu ve bu ibarenin ortak olarak kullanılmasının iltibasa yol açmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markasında asli unsurun "DIGIKENT" ibaresi olduğu, "Dijital Dönüşüm Platformu" ibaresinin tali unsur olarak yer aldığı, markalarda ortak olarak kullanılan "Dijital Dönüşüm" ibaresinin ayırt ediciliğe haiz olmadığı, davalıya ait "DIGIKENT Dijital Dönüşüm Platformu" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait tescilli markaların benzer olmadığı, taraf markalarının aynı ve aynı türden malları kapsıyor olsa da 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ve ilişkilendirme ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince dava konusu başvurunun asli unsurunun "digikent" ibaresi olduğu belirtilmiş ise de benzerlik dolayısıyla davalının, müvekkilinin çözüm ortağı olarak algılanmasının, iltibasın varlığı için yeterli olduğunu, dava konusu başvuruda yer alan "dijital dönüşüm" ibaresi nedeniyle davalı markasının, müvekkili markalarının yeni versiyonu olarak algılanacağını, bu hususlar da gözetildiğinde dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "DİGİKENT Dijital Dönüşüm Platformu" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Dijital Dönüşüm" ibareli markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu başvurunun asli unsurunu "DİGİKENT" ibaresi oluşturduğu gibi markalarda ortak olarak yer alan "Dijital Dönüşüm" ibaresinin, bilgi ve iletişim teknolojileri alanında yaygın olarak kullanılan ve bu nedenle ayırt edicilik taşımayan bir ibare olduğu, söz konusu ibarenin markalarda ortak olarak yer almasının açıklanan nedenlerle iltibasa yol açmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya ait markaların, davalının 2017/47961 sayılı ve "DİGİKENT Dijital Dönüşüm Platformu" ibareli başvurusu yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü çerçevesinde tescil engeli olup olmadığı ve sonucuna göre YİDK kararının hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/988736200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz