Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4757 E. 2010/13013 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
prim alacağı↗ yapılandırma protokolü↗ tasdik kararı↗ acente↗ acentelik↗ ek prim↗ komisyon↗ protokol↗ kâr payı↗ ticari defter↗ havale↗ ıslah↗ temerrüt↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen 08.02.2008 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre, geri dönüşüm primlerinden davacıların payına düşen miktarın dava tarihi itibarıyla 18.837,11 YTL olduğu, 20.02.1999-29.12.1999 tarihleri arasında yapılan 15.449,77 YTL tutarındaki ödemenin prim karşılığı olduğunun kabul edilmesi halinde alacak miktarının 3.387,34 YTL bulunduğunun açıklandığı, ancak davalının kapanış tasdiki olmayan ticari defterlerinde bu ödemelerin prim borcuna mahsuben yapıldığına ilişkin bir saptamanın olmadığı, bu durumda sözkonusu ödemenin dava konusu yapılan prim borcuna karşılık yapıldığının davalı tarafından kanıtlanmasının gerektiği, bu savunmanın geçerli delillerle kanıtlanamadığı, bu itibarla davacıların dava tarihi itibarıyla talep edebilecekleri prim alacaklarının son raporla belirlenen 18.837,11 YTL’den ibaret bulunduğu kabul edilerek ve ıslah talebiyle birlikte istenen toplam miktarın 24.902,41 YTL olduğu ve
Davalının davadan önce temerrüde düşürülmemiş olması hususu da gözetilerek davanın kısmen kabulü ile, 18.837,11 YTL alacağın dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, davacıların fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taraflar arasında akdedilmiş bulunan 31.07.1998 tarihli protokol uyarınca dönüşüm primlerinden davacılara ödenmesi gereken net dönüşüm komisyonlarının tahsili istemine ilişkindir.
Davacıların davalı şirketin ortağı iken 31.07.1998 tarihinde ortaklıktan ayrılmış oldukları ve aynı tarihte yapılan protokol ile davacıların ayrılma tarihine kadar davalı şirket tarafından üretilmiş bulunan poliçelerden davalı şirkete ödenecek dönüşüm primlerinden tali acente (bayii) komisyonları, büro komisyonları ve protokolün 2 nci maddesinde belirtilen hususlar düşüldükten sonra kalan net dönüşüm komisyonunun % 30’unun ortaklıktan ayrılan davacılara ödenmesi kararlaştırılmıştır.Buna göre, dönüşüm primlerinden davacılara ödenecek miktarın tespitinde tali acentelere (bayiler) ödenen komisyon tutarlarının düşüleceği taraflar arasında bağıtlanan protokolde açıkça kararlaştırılmış olduğundan davalı şirket tarafından tali acentelere yapılan ödemelerin indirilmesi gerekmekte olup, esasen davalı tarafça 15.02.2008 havale tarihli son bilirkişi kurulu raporuna da bu yönden itiraz edilmiş olmasına rağmen mahkemece bu hususun nazara alınmaması doğru görülmemiştir.Bu durumda davalı şirket tarafından tali bayilere ödenen komisyon tutarlarının tespit edilerek, ödenen tutarların düşülmesi suretiyle davacıların alacağının tespiti gerekirken tali bayilere ödenmesi gereken tutarlar göz önüne alınmadan yapılan hesaplama sonucu bulunan miktar üzerinden davacıların alacağının hesaplanması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Öte yandan, davalı şirket kayıtları üzerinde yapılan incelemeler sonucu 30.12.1998 ila 29.12.1999 tarihleri arasında davacılara toplam 15.449,77 YTL ödemede bulunulduğu tespit edilmiştir. Davacılar tarafından bu ödemelerin ortaklık payının devrine ilişkin olduğu ileri sürülmüş ise de bu husus davacılar tarafından geçerli delillerle kanıtlanamadığı gibi anılan ödemenin davacılara yapıldığı tarihlerde taraflar arasındaki ilişkinin sadece dönüşüm primlerine ilişkin olarak devam ettiği, bu ödemenin ortaklık payından kalan borca ilişkin olduğunun geçerli delillerle ispatlanamadığı anlaşıldığından davacılara ödenen 15.449,77 YTL’nin dönüşüm primleri karşılığı ödenmiş olduğunun kabulü ile bu miktarın davacılara ödenmesi gereken dönüşüm primi alacağından indirilmesi gerekirken, mahkemece bu miktarın prim borcuna ilişkin olarak yapıldığının kabul edilmemesi sonucu indirime tabi tutulmaması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14127 E. 2018/2045 K.
Ortak:prim alacağı · acente · acentelik · ek prim
İncelediğiniz karardaDavacıların davalı şirketin ortağı iken 31.07.1998 tarihinde ortaklıktan ayrılmış oldukları ve aynı tarihte «yapılan protokol» ile davacıların ayrılma tarihine kadar davalı şirket tarafından üretilmiş bulunan poliçelerden davalı şirkete ödenecek dönüşüm primlerinden tali «acente» (bayii) «komisyonları», büro komisyonları ve protokolün 2 nci maddesinde belirtilen hususlar düşüldükten sonra kalan net dönüşüm komisyonunun % 30’unun ortaklıktan ayrılan davacılara ödenmesi kararlaştırılmıştır.Buna göre, dönüşüm primlerinden davacılara ödenecek miktarın tespitinde tali «acentelere» (bayiler) ödenen komisyon tutarlarının düşüleceği taraflar arasında bağıtlanan protokolde açıkça kararlaştırılmış olduğundan davalı şirket tarafından tali acentelere yapılan ödemelerin indirilmesi gerekmekte olup, esasen davalı tarafça 15.02.2008 «havale» tarihli «son» bilirkişi kurulu raporuna da bu yönden itiraz edilmiş olmasına rağmen mahkemece bu hususun nazara alınmaması doğru görülmemiştir.Bu durumda davalı şirket tarafında …
Davacılar tarafından bu ödemelerin ortaklık «payının» devrine ilişkin olduğu ileri sürülmüş ise de bu husus davacılar tarafından geçerli delillerle kanıtlanamadığı gibi anılan ödemenin davacılara yapıldığı tarihlerde taraflar arasındaki ilişkinin sadece dönüşüm «primlerine» ilişkin olarak devam ettiği, bu ödemenin ortaklık payından kalan borca ilişkin olduğunun geçerli delillerle ispatlanamadığı anlaşıldığından davacılara ödenen 15.449,77 YTL’nin dönüşüm primleri karşılığı ödenmiş olduğunun kabulü ile bu miktarın davacılara ödenmesi gereken dönüşüm «primi alacağından» indirilmesi gerekirken, mahkemece bu miktarın prim borcuna ilişkin olarak yapıldığının kabul edilmemesi sonucu indirime tabi tutulmaması doğru görülmemiş, kararın …
… n davacıların payına düşen miktarın dava tarihi itibarıyla 18.837,11 YTL olduğu, 20.02.1999-29.12.1999 tarihleri arasında yapılan 15.449,77 YTL tutarındaki ödemenin «prim» karşılığı olduğunun kabul edilmesi halinde alacak miktarının 3.387,34 YTL bulunduğunun açıklandığı, ancak davalının kapanış «tasdiki» olmayan «ticari defterlerinde» bu ödemelerin prim borcuna mahsuben yapıldığına ilişkin bir saptamanın olmadığı, bu durumda sözkonusu ödemenin dava konusu yapılan prim borcuna karşılık yapıldığının davalı tarafından kanıtlanmasının gerektiği, bu savunmanın geçerli delillerle kanıtlanamadığı, bu itibarla davacıların dava tarihi itibarıyla talep edebilecekleri prim alacaklarının «son» raporla belirlenen 18.837,11 YTL’den ibaret bulunduğu kabul edilerek ve «ıslah» talebiyle birlikte istenen toplam miktarın 24.902,41 YTL olduğu ve Davalının davadan önce «temerrüde» düşürülmemiş olması hususu da gözetilerek davanın kısmen kabulü ile, 18.837,11 YTL alacağın dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte dava …
Benzer bu karardaŞti.'nin ... sistemi içinde yer aldığı, davacının «prim» borcunun bir kısmını davalı sigortacı hesabına nakit olarak yatırdığı, bir kısmını da «acenteye» ... çeki vermek suretiyle ödediği, ... çekinin «acente» tarafından kabul edilip «prim alacağından» düşüldüğü anlaşılmaktadır. ... çeki ile yapılan ödemeler «ifa» yerine geçen ödeme mahiyetindedir.
1- Dava, taraflar arasında düzenlenmiş olan «sigorta poliçelerinin» iptali nedeniyle iade edilmesi gereken «prim alacağının» eksik ödendiği iddiasıyla başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı ise, davacının «prim» borcunu ödemediğini, davacının «acenteye» ... çeki verdiğini, ancak sigorta poliçe bedellerinin ... çeki ile ödenmesinin mümkün olmadığını savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibine itiraz · ifa · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının alacağının davalı tarafından ödendiği, davalının davacıya borcu bulunmadığı, icra takibi yapan davacının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle, davanın reddine, «asıl alacak» üzerinden %20 «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, taraflar arasında düzenlenmiş olan «sigorta poliçelerinin» iptali nedeniyle iade edilmesi gereken «prim alacağının» eksik ödendiği iddiasıyla başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Şti.'nin ... sistemi içinde yer aldığı, davacının «prim» borcunun bir kısmını davalı sigortacı hesabına nakit olarak yatırdığı, bir kısmını da «acenteye» ... çeki vermek suretiyle ödediği, ... çekinin «acente» tarafından kabul edilip «prim alacağından» düşüldüğü anlaşılmaktadır. ... çeki ile yapılan ödemeler «ifa» yerine geçen ödeme mahiyetindedir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11679 E. 2014/19705 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · ayırt edicilik · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının kullanım ile «ayırt edicilik» kazandırdığı "..." esas unsurlu markalar üzerinde tescil ve gerekse kullanımı nedeniyle gerçek hak sahibi olduğu, davalı tarafın fiilen kullandığı "..." ibaresinin karşılaştırmalı yapılan incelemesinde davacı tarafa ait markaya ayırt edilemeyecek derecede benzer olarak kullanılmak suretiyle «iltibasa» sebebiyet verdiği, davalının 556 sayılı KHK 9/1-b bendine aykırı olarak «marka hakkına tecavüz» ettiği kullanımının bu suretle TTK hükümleri kapsamında «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının davaya konu " ..." ibaresini davacı taraf tescilli markalarının bulunduğu 5, 16, 35, 38, 41. sınıflar kapsa …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4757 E. , 2010/13013 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.06.2008 tarih ve 1999/1011-2008/199 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirket ortaklığından 31.07.1998 tarihinde hisselerini devretmek suretiyle ayrıldıklarını, aynı tarihte imzalanan protokol başlıklı sözleşmede müvekkillerinin ortaklıktan ayrılma tarihi olan 31.07.1998 tarihinden önce davalı tarafça üretilen poliçeler nedeniyle ayrılma tarihinden sonra davalıya ödenecek dönüşüm primlerine ait net dönüşüm komisyonlarının %30’unun müvekkillerine ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalının bu protokolün gereğini yerine getirmediğini, müvekkillerinin payına düşen % 30 net dönüşüm komisyonunu müvekkillerine ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla açılan davada yargılama sırasında yapılan ıslah ile 24.902.409.000 TL’nin davalıdan faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların müvekkili şirketten 31.07.1998 tarihinde hisselerini devrederek ayrıldıklarını, yapılan anlaşma gereği bu tarihten öncesine ait her türlü ceza, faiz ve harçlar ile tali bayi ve diğer bayilerin alacaklarından dolayı ortaklık payları nispetinde sorumlu olduklarını, davacıların taahhütleri doğrultusunda paylarına isabet eden toplam borç miktarının 36.121.471.211 TL olduğunu ayrıca davacılara 15.000.000.000 TL ödemede bulunulduğundan davacıların hiçbir alacaklarının olmadığını, aksine borçlu olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen 08.02.2008 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre, geri dönüşüm primlerinden davacıların payına düşen miktarın dava tarihi itibarıyla 18.837,11 YTL olduğu, 20.02.1999-29.12.1999 tarihleri arasında yapılan 15.449,77 YTL tutarındaki ödemenin prim karşılığı olduğunun kabul edilmesi halinde alacak miktarının 3.387,34 YTL bulunduğunun açıklandığı, ancak davalının kapanış tasdiki olmayan ticari defterlerinde bu ödemelerin prim borcuna mahsuben yapıldığına ilişkin bir saptamanın olmadığı, bu durumda sözkonusu ödemenin dava konusu yapılan prim borcuna karşılık yapıldığının davalı tarafından kanıtlanmasının gerektiği, bu savunmanın geçerli delillerle kanıtlanamadığı, bu itibarla davacıların dava tarihi itibarıyla talep edebilecekleri prim alacaklarının son raporla belirlenen 18.837,11 YTL’den ibaret bulunduğu kabul edilerek ve ıslah talebiyle birlikte istenen toplam miktarın 24.902,41 YTL olduğu ve
Davalının davadan önce temerrüde düşürülmemiş olması hususu da gözetilerek davanın kısmen kabulü ile, 18.837,11 YTL alacağın dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, davacıların fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taraflar arasında akdedilmiş bulunan 31.07.1998 tarihli protokol uyarınca dönüşüm primlerinden davacılara ödenmesi gereken net dönüşüm komisyonlarının tahsili istemine ilişkindir.
Davacıların davalı şirketin ortağı iken 31.07.1998 tarihinde ortaklıktan ayrılmış oldukları ve aynı tarihte yapılan protokol ile davacıların ayrılma tarihine kadar davalı şirket tarafından üretilmiş bulunan poliçelerden davalı şirkete ödenecek dönüşüm primlerinden tali acente (bayii) komisyonları, büro komisyonları ve protokolün 2 nci maddesinde belirtilen hususlar düşüldükten sonra kalan net dönüşüm komisyonunun % 30’unun ortaklıktan ayrılan davacılara ödenmesi kararlaştırılmıştır.Buna göre, dönüşüm primlerinden davacılara ödenecek miktarın tespitinde tali acentelere (bayiler) ödenen komisyon tutarlarının düşüleceği taraflar arasında bağıtlanan protokolde açıkça kararlaştırılmış olduğundan davalı şirket tarafından tali acentelere yapılan ödemelerin indirilmesi gerekmekte olup, esasen davalı tarafça 15.02.2008 havale tarihli son bilirkişi kurulu raporuna da bu yönden itiraz edilmiş olmasına rağmen mahkemece bu hususun nazara alınmaması doğru görülmemiştir.Bu durumda davalı şirket tarafından tali bayilere ödenen komisyon tutarlarının tespit edilerek, ödenen tutarların düşülmesi suretiyle davacıların alacağının tespiti gerekirken tali bayilere ödenmesi gereken tutarlar göz önüne alınmadan yapılan hesaplama sonucu bulunan miktar üzerinden davacıların alacağının hesaplanması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Öte yandan, davalı şirket kayıtları üzerinde yapılan incelemeler sonucu 30.12.1998 ila 29.12.1999 tarihleri arasında davacılara toplam 15.449,77 YTL ödemede bulunulduğu tespit edilmiştir. Davacılar tarafından bu ödemelerin ortaklık payının devrine ilişkin olduğu ileri sürülmüş ise de bu husus davacılar tarafından geçerli delillerle kanıtlanamadığı gibi anılan ödemenin davacılara yapıldığı tarihlerde taraflar arasındaki ilişkinin sadece dönüşüm primlerine ilişkin olarak devam ettiği, bu ödemenin ortaklık payından kalan borca ilişkin olduğunun geçerli delillerle ispatlanamadığı anlaşıldığından davacılara ödenen 15.449,77 YTL’nin dönüşüm primleri karşılığı ödenmiş olduğunun kabulü ile bu miktarın davacılara ödenmesi gereken dönüşüm primi alacağından indirilmesi gerekirken, mahkemece bu miktarın prim borcuna ilişkin olarak yapıldığının kabul edilmemesi sonucu indirime tabi tutulmaması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046893900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz