Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/373 E. 2018/8145 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infaz↗ fer'i müdahil↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, 70.000,00 DM'nin 07/12/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının 1 yıl vadeli dövize uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile fer'i müdahiller ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
1- Mahkemece, verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ... vekilinin dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Bu itibarla, fer'i müdahil ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... Bank A.Ş. vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki (3) numaralı bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Mahkemece, 07/12/1999 tarihinde açıldığı anlaşılan 70.000,00 DM tutarındaki yabancı mevduatın 01/01/2002 tarihi itibariyle T.C. Merkez Bankası tarafından belirlenen 1,95583 dönüşüm oranı üzerinden Euro dönüşüm tutarının 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faiziyle birlikte tahsiline hükmedilmek gerekirken infazda kuşkuya yol açacak şekilde geçerliliği bulunmayan 70.000,00 DM'ye hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3276 E. 2021/1984 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · yargılama giderleri · feragat · havale · yasal faiz · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaÖte yandan karar ve ilam harcının her zaman kabul edilen tutar üzerinden davalıdan alınması ilkesi ihlal edilerek hükmün 4 nolu bendinde “Karar tarihi itibariyle «feragat» nedeniyle alınması gereken 44,40 TL harcın ve kabul nedeniyle alınması gereken (90.000.DM x 0,5515= 49.635.TL dava tarihindeki değer üzerinden hesaplanan) 3.390,57 TL nisbi harcın, peşin alınan 705,38.TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.729,59 TL harcın davalı ...'tan tahsili ile hazineye gelir «kaydına»” ve 5 nolu bendinde “Davacı tarafça yatırılan 44,40 TL harcın red nedeniyle davacı üzerinde bırakılmasına, davacının yatırdığı 660.98 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine” denilmek suretiyle «yargılama giderleri» bakımından kanuna aykırı ve hükmün icrasında tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
1-Davacı vekili 26.04.2013 «havale» tarihli dilekçesinde alacağın 49.343,13 TL olarak hüküm altına alınmasını, bu alacağa dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasını talep etmiş, mahkemece 09.05.2013 tarihli kararla “davanın kısmen kabulü ile, 49.343,13 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte …
Bu durumda mahkemece hükmün TL üzerinden kurulması ve dava tarihinden itibaren «yasal faize» hükmolunması gerekirken davacının talebi ve davalı ... yararına oluşan usuli «müktesep hak» nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin alacağın 5.000.- DM'lik kısmından «feragat» edip alacağın 90.000 DM olarak hüküm altına alınmasını istediği, uyulmasına karar verilen bozma ilamında belirtilen Dairenin 04.06.2012 tarih ve 2011/2801-2012/969 …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1238 E. 2023/4996 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "DİGİKENT Dijital Dönüşüm Platformu" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Dijital Dönüşüm" ibareli markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu başvurunun asli unsurunu "DİGİKENT" ibaresi oluşturduğu gibi markalarda ortak olarak yer alan "Dijital Dönüşüm" ibaresinin, bilgi ve iletişim teknolojileri alanında yaygın olarak kullanılan ve bu nedenle «ayırt edicilik» taşımayan bir ibare olduğu, söz konusu ibarenin markalarda ortak olarak yer almasının açıklanan nedenlerle iltibasa yol açmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin is …
… urun "DIGIKENT" ibaresi olduğu, "Dijital Dönüşüm Platformu" ibaresinin tali unsur olarak yer aldığı, markalarda ortak olarak kullanılan "Dijital Dönüşüm" ibaresinin «ayırt ediciliğe» haiz olmadığı, davalıya ait "DIGIKENT Dijital Dönüşüm Platformu" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait tescilli markaların benzer olmadığı, taraf markalarının aynı ve aynı türden malları kapsıyor olsa da 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında taraf markalarının «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma ve ilişkilendirme ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… dava konusu başvurunun asli unsurunun "digikent" ibaresi olduğu belirtilmiş ise de benzerlik dolayısıyla davalının, müvekkilinin çözüm ortağı olarak algılanmasının, «iltibasın» varlığı için yeterli olduğunu, dava konusu başvuruda yer alan "dijital dönüşüm" ibaresi nedeniyle davalı markasının, müvekkili markalarının yeni versiyonu olarak a …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13072 E. 2012/19752 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın yenilenmesi · dosyanın işlemden kaldırılması · işlemden kaldırma · vekalet ücreti takdiri · davanın açılmamış sayılması · maddi hata · açılmamış sayılma · yenileme
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamı uyarınca 04/05/2010 tarihinde «yenileninceye» kadar HUMK 409. maddesi uyarınca «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği aradan geçen yasal «hak düşürücü süre» içinde davacı tarafça «davanın yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
2-Ancak, mahkemece «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiği halde kendisini bir vekil ile «temsil» ettiren mümeyyiz davalı İzmir Gemi Dönüşüm Demir Çelik San. ve Tic.
Şti vekilinin isminin belirtilmemesinin mahalinde her zaman düzeltilmesi mümkün «maddi hata» niteliğinde bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Şti. yararına ...Ü.T.'nin 6. maddesine göre «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru görülmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/373 E. , 2018/8145 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 2. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 17/11/2016 tarih ve 2016/763-2016/1589 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ile fer'i müdahil ... ve ... vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 18.12.2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalı ... Bank A.Ş. vekili Av. ... ile fer'i müdahil ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının ... A.Ş.'nin ... Şubesi'nde döviz hesabı açtırdığını, hesabın açılmasından birkaç gün sonra imza eksikliği nedeniyle bankaya çağrıldığını ve banka personelinin telkin ve yönlendirmesi ile parasının 07/12/1999 tarihli havale makbuzu ile ... Ltd.'ye havale edildiğini, daha sonra parasını çekmek istemiş ise de çekemediğini, müvekkilinin şikayetçi olup, sanıklar hakkında ...
1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davaya da müdahil olduğunu, gerçekte yapılan bir havale işlemi olmadığını, toplanan paraların Türkiye'de bir hesapta bulunduğunu ve Kıbrıs'a gönderilmediğini ileri sürerek, 70.000 Mark'ın tahsil tarihindeki TL karşılığı bedelin bankaya yatırılan paranın havale tarihi olan 07/12/1999 tarihinden itibaren akdi faiz, aksi takdirde 3095 sayılı Yasa'nın 4/a m. uyarınca faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Bank A.Ş. vekili, devir sözleşmesi gereğince ...'nin sorumlu olduğunu, mahkemenin taraf değişikliğine rıza gösterdiklerini, zamanaşımı, hak düşürücü süre, husumet itirazlarının olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil ... vekili, zamanaşımı, husumet itirazlarında bulunmuş, davanın esasına ilişkin olarak da davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, 70.000,00 DM'nin 07/12/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının 1 yıl vadeli dövize uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile fer'i müdahiller ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
1- Mahkemece, verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ... vekilinin dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Bu itibarla, fer'i müdahil ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... Bank A.Ş. vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki (3) numaralı bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Mahkemece, 07/12/1999 tarihinde açıldığı anlaşılan 70.000,00 DM tutarındaki yabancı mevduatın 01/01/2002 tarihi itibariyle T.C. Merkez Bankası tarafından belirlenen 1,95583 dönüşüm oranı üzerinden Euro dönüşüm tutarının 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faiziyle birlikte tahsiline hükmedilmek gerekirken infazda kuşkuya yol açacak şekilde geçerliliği bulunmayan 70.000,00 DM'ye hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle fer'i müdahil ... vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Bank A.Ş. vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Bank A.Ş. vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün 1 numaralı bendinde yer alan “70.000,00 DM'nin” ifadelerinden sonra gelmek üzere “karşılığı 136.908,10 EURO’nun” ibarelerinin eklenmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 20/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/465935000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz