YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3860 E. 2024/5963 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müktesep hak↗ davanın konusu↗ komisyon↗ uyuşmazlık konusu↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ortalama tüketici↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/401 E., 2018/302 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2016/12238 sayılı "Dijital Dönüşüm Kredisi" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin 2014/30660 sayılı "Dijital Kredi" markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca kabul edilerek, davacının marka başvurusundan 9. sınıfta yer alan malların tamamının, 36. sınıfta ise bir kısım malların çıkarıldığını, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının YİDK kararı ile reddedildiğini, ancak taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığını, "Dijital" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, ayrıca müvekkilinin önceki markalarından kaynaklı müktesep hakkının bulunduğunu, redde mesnet markanın davalı şirket tarafından kullanılmadığını ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptali ile marka başvurusunun tüm emtia yönünden tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas koşullarının oluştuğunu, davacının dava konusu ibare üzerinde müktesep hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuru markası kapsamında olan uyuşmazlık konusu 9 ve 36. sınıf mal ve hizmetlerin davalının itirazına dayanak markasında yer alan mal ve hizmetlerle aynı olduğu, taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca benzerlik ve iltibas koşullarının oluştuğu, davacının tanınmışlık ve müktesep hak iddialarının yerinde bulunmadığı, redde mesnet markanın kullanılmaması nedeniyle davalı Şirketin kötü niyetli olduğu iddiasının da yerinde olmadığı, ayrıca davacının başvuru markasında yer alan uyuşmazlık konusu 36. sınıftaki "gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri" emtialar açısından ibarenin 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca tanımlayıcı bulunduğu ve mutlak tescil engelinin resen nazara alınması gerektiği, başvurunun bahsi geçen hizmetler yönünden bu nedenle de reddinin gerektiği, dava konusu YİDK kararında bu hizmetler yönünden ret gerekçesi farklı olsa da YİDK kararının sonucu itibariyle isabetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "dijital" ibaresinin ayırt ediciliğinin olmadığını, bu nedenle anılan ibarenin iltibasa neden olmayacağını, ayrıca redde mesnet markanın ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu, müvekkilinin başvurusunda yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, müvekkilinin "dijital dönüşüm" ibareli markaları nedeniyle kazanılmış hakkının bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun reddedildiği uyuşmazlık konusu 9. ve 36. sınıf mal ve hizmetlerin redde mesnet marka kapsamında aynen yer aldığı, dava konusu başvuruda yer alan "Dijital" ve "Kredi" ibarelerinin gerek münferit gerekse de "Dijital Kredi" olarak uyuşmazlık konusu 9. ve 36. sınıf mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu, ayırt ediciliği düşük markaların koruma düzeyinin düşük tutulması gerektiği, dava konusu başvurunun "Dijital Dönüşüm Kredisi" ibaresinden oluştuğu ve başvuruda yer alan "Dönüşüm" ibaresi ile yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, bu durumda dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında işaretler yönünden benzerlik bulunmadığı, dolayısıyla 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas koşullarının oluşmadığı, ayrıca ilk derece mahkemesince 36. sınıftaki "gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri" yönünden başvuru markasının tasviri nitelikte bulunması nedeniyle anılan hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi uyarınca da tescilinin mümkün olmadığı, mutlak tescil engelinin resen nazara alınması gerektiği, YİDK kararında anılan hizmetler yönünden red gerekçesi farklı olsa da sonucu itibariyle YİDK kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle de davanın reddine karar verilmişse de dava konusu başvurunun iltibas nedeniyle kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemiyle açılan işbu davada dava konusu edilen YİDK kararında tartışılmayan hususların dikkate alınmasının mümkün bulunmadığı, dava dilekçesinde müktesep hak iddiasında bulunulmuşsa da davalı Kurum nezdinde bu iddianın ileri sürülmemesi nedeniyle bu iddianın işbu davada dinlenilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, davacı tarafın, marka başvurusunun tescili talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaalrının benzer olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun tescili istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Uyuşmazlık, davacının "DİJİTAL DÖNÜŞÜM KREDİSİ" ibareli başvuru markası ile davalının itirazına mesnet "DİJİTAL KREDİ" ibareli markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca benzerlik, karıştırılma ihtimali bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince taraf markalarının benzer olduğu ve iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince iltibas oluşmayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince; tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa, başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine red edilir.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için dava konusu marka ile itiraza mesnet markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların görsel, işitsel ve kavramsal özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması, yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacının başvuru markası "DİJİTAL DÖNÜŞÜM KREDİSİ" ibaresinden oluşmakta olup, davalının itirazına mesnet markası "DİJİTAL KREDİ" dir. Davacının başvuru markasındaki "DÖNÜŞÜM" ibaresinin markaya ayırt edicilik özelliği katmadığı gözetildiğinde, markaların bütünsel olarak karşılaştırılmasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1238 E. 2023/4996 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaDavacının başvuru markasındaki "DÖNÜŞÜM" ibaresinin markaya «ayırt edicilik» özelliği katmadığı gözetildiğinde, markaların bütünsel olarak karşılaştırılmasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerlik bulunduğu anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
… . sınıfta ise bir kısım malların çıkarıldığını, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının YİDK kararı ile reddedildiğini, ancak taraf markaları arasında benzerlik ve «iltibas» ihtimali bulunmadığını, "Dijital" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, ayrıca müvekkilinin önceki markalarından kaynaklı müktesep hakkının bulunduğunu, redde mesnet markanın davalı şirket tarafından kullanılmadığını ileri sürerek «dava konusu» YİDK kararının iptali ile marka başvurusunun tüm emtia yönünden tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «dava konusu» başvuru ile redde mesnet marka arasında benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "dijital" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» olmadığını, bu nedenle anılan ibarenin «iltibasa» neden olmayacağını, ayrıca redde mesnet markanın ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu, müvekkilinin başvurusunda yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, müvekkilini …
Benzer bu kararda… urun "DIGIKENT" ibaresi olduğu, "Dijital Dönüşüm Platformu" ibaresinin tali unsur olarak yer aldığı, markalarda ortak olarak kullanılan "Dijital Dönüşüm" ibaresinin «ayırt ediciliğe» haiz olmadığı, davalıya ait "DIGIKENT Dijital Dönüşüm Platformu" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait tescilli markaların benzer olmadığı, taraf markalarının aynı ve aynı türden malları kapsıyor olsa da 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında taraf markalarının «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma ve ilişkilendirme ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "DİGİKENT Dijital Dönüşüm Platformu" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Dijital Dönüşüm" ibareli markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu başvurunun asli unsurunu "DİGİKENT" ibaresi oluşturduğu gibi markalarda ortak olarak yer alan "Dijital Dönüşüm" ibaresinin, bilgi ve iletişim teknolojileri alanında yaygın olarak kullanılan ve bu nedenle «ayırt edicilik» taşımayan bir ibare olduğu, söz konusu ibarenin markalarda ortak olarak yer almasının açıklanan nedenlerle iltibasa yol açmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin is …
… dava konusu başvurunun asli unsurunun "digikent" ibaresi olduğu belirtilmiş ise de benzerlik dolayısıyla davalının, müvekkilinin çözüm ortağı olarak algılanmasının, «iltibasın» varlığı için yeterli olduğunu, dava konusu başvuruda yer alan "dijital dönüşüm" ibaresi nedeniyle davalı markasının, müvekkili markalarının yeni versiyonu olarak a …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ziya
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "DİGİKENT Dijital Dönüşüm Platformu" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Dijital Dönüşüm" ibareli markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu başvurunun asli unsurunu "DİGİKENT" ibaresi oluşturduğu gibi markalarda ortak olarak yer alan "Dijital Dönüşüm" ibaresinin, bilgi ve iletişim teknolojileri alanında yaygın olarak kullanılan ve bu nedenle «ayırt edicilik» taşımayan bir ibare olduğu, söz konusu ibarenin markalarda ortak olarak yer almasının açıklanan nedenlerle iltibasa yol açmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin is …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2114 E. 2024/4593 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz karardaDavacının başvuru markasındaki "DÖNÜŞÜM" ibaresinin markaya «ayırt edicilik» özelliği katmadığı gözetildiğinde, markaların bütünsel olarak karşılaştırılmasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerlik bulunduğu anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
… . sınıfta ise bir kısım malların çıkarıldığını, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının YİDK kararı ile reddedildiğini, ancak taraf markaları arasında benzerlik ve «iltibas» ihtimali bulunmadığını, "Dijital" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, ayrıca müvekkilinin önceki markalarından kaynaklı müktesep hakkının bulunduğunu, redde mesnet markanın davalı şirket tarafından kullanılmadığını ileri sürerek «dava konusu» YİDK kararının iptali ile marka başvurusunun tüm emtia yönünden tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «dava konusu» başvuru ile redde mesnet marka arasında benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "dijital" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» olmadığını, bu nedenle anılan ibarenin «iltibasa» neden olmayacağını, ayrıca redde mesnet markanın ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu, müvekkilinin başvurusunda yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, müvekkilini …
Benzer bu kararda… eri kapsadığı ve her hangi bir ürün veya hizmet sektörü ile sınırlı olmadığı, bu itibarla dava konusu başvurunun, başvuru kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetlerin «ortalama tüketicilerince», marka olarak algılanmayacağı ve «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, kullanım yoluyla dava konusu başvuruya ayırt edicilik kazandırıldığının da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasta …
… unun müvekkili tarafından üretildiğini, müvekkilinin marka başvurusunu oluşturan ibareye, tüm Türkiye'de yaygın reklam kampanyaları ve kullanımları ile başlı başına «ayırt edicilik» kazandırdığını, müvekkilinin "dijital dönüşüm" markası üzerinde eskiye dayalı kullanımla kazanılmış hakkının olduğunu ileri sürerek 2016-M-2766 sayılı YİDK kararın …
… ari terim olduğu, dolayısıyla marka olabilmenin kaynak gösterme şartını karşılamamakta ve 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde aranan «ayırt edicilik» kriterini taşımadığı, davacı şirkete ait 2015/19406 sayılı "Dijital Dönüşüm" ibareli başvurunun 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ka …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; “Dijital Dönüşüm” ibaresinin slogan marka kapsamında değerlendirilmeksizin «istinaf incelemesi» yapıldığını, müvekkilinin "Dijital Dönüşüm" markası, slogan marka olarak değerlendirilmemiş olup bu tür markalar değerlendirilirken farklı kıstaslara tabi olması gerektiğini, ilk olarak müvekkili tarafından oluşturulan ve kullanılan "Dijital Dönüşüm" markası slogan marka olarak yaratıldığını ve yoğun kullanım sonucu ayırt edici hale geldiğini ve müvekkille özdeşleştiğini, sunulan deliller de bu hususu kanıtlamakta ise de bilirkişilerce söz konusu markanın, slogan marka olduğu göz ardı edilerek ticari bir terim olması nedeni ile herkesin kullanımına açık olduğu kararının isabetli olmadığını, müvekkili şirketin "Dijital Dönüşüm" markası talebinin müvekkilinin bu markayı ilk defa kullandığı yargılama aşamasında da belirlenmesine rağmen değerlendirilmediğini, müvekkilinin "Dijital Dönüşüm" slogan markası için 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayanmakta ve kullanımla «ayırt edicilik» sağladığını, tamamen müvekkilinin yaratıcı bir ürünü olan ve slogan markası olarak kullanılan ve Türkiye’deki kullanıcılar bazında kendi lehine tanınırlık ve ayırt …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/373 E. 2018/8145 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:infaz · e-defter
Benzer bu kararda1- Mahkemece, verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ... vekilinin dilekçesi temyiz «defterine» kaydedilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
… lenen 1,95583 dönüşüm oranı üzerinden Euro dönüşüm tutarının 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faiziyle birlikte tahsiline hükmedilmek gerekirken «infazda» kuşkuya yol açacak şekilde geçerliliği bulunmayan 70.000,00 DM'ye hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilm …
1 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6877 E. 2024/8354 K.
Ortak:ortalama tüketici · taşıyan · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaDavacının başvuru markasındaki "DÖNÜŞÜM" ibaresinin markaya «ayırt edicilik» özelliği katmadığı gözetildiğinde, markaların bütünsel olarak karşılaştırılmasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerlik bulunduğu anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
… . sınıfta ise bir kısım malların çıkarıldığını, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının YİDK kararı ile reddedildiğini, ancak taraf markaları arasında benzerlik ve «iltibas» ihtimali bulunmadığını, "Dijital" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, ayrıca müvekkilinin önceki markalarından kaynaklı müktesep hakkının bulunduğunu, redde mesnet markanın davalı şirket tarafından kullanılmadığını ileri sürerek «dava konusu» YİDK kararının iptali ile marka başvurusunun tüm emtia yönünden tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «dava konusu» başvuru ile redde mesnet marka arasında benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "dijital" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» olmadığını, bu nedenle anılan ibarenin «iltibasa» neden olmayacağını, ayrıca redde mesnet markanın ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu, müvekkilinin başvurusunda yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, müvekkilini …
Benzer bu karardaDavalının başvuru markasında yer alan "r" harfi ve "-" ibaresinin markaya «ayırt edicilik» özelliği katttığı ve telaffuz itibariyle farklılaştığı gözetildiğinde, markaların bütünsel olarak karşılaştırılmasında görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerlik bulunmadığı anlaşıldığından Mahkemece YİDK iptali talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davalı TÜR …
… ılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, tanınmışlığının «iltibası» artırıcı bir unsur olduğu, başvurunun kötü niyetli olarak kabul edilemeyeceği, davacının öncelik hakkına ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle YİDK iptal talebi yönünden davanın kabulü ile dava konusu kararın davacının itirazının reddi ile ilgili kısım yönünden iptaline, hükümsüzlük talebi yönünden dava konusu marka tescil edilmediğinden ve taraflar hükümsüzlük konusunda anlaşmış olduğundan hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, hüküm davalı TÜRKPATENT vekilince istinaf edilmiştir.
İk derece Mahkemesince dava konusu markaların görsel, sesçil ve anlamsal olarak bıraktığı umumi intiba itibarıyla benzer olduğu, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca «iltibas» oluşacağı gerekçesi ile YİDK iptali talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü istinaf eden TÜRKPATENT'in istinaf talebi Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… ılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, tanınmışlığının «iltibası» artırıcı bir unsur olduğu, başvurunun kötü niyetli olarak kabul edilemeyeceği, davacının öncelik hakkına ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle YİDK iptal talebi yönünden davanın kabulü ile dava konusu kararın davacının itirazının reddi ile ilgili kısım yönünden iptaline, hükümsüzlük talebi yönünden dava konusu marka tescil edilmediğinden ve taraflar hükümsüzlük konusunda anlaşmış olduğundan hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, hüküm davalı TÜRKPATENT vekilince istinaf edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3860 E. , 2024/5963 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/453 Esas, 2023/463 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/401 E., 2018/302 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2016/12238 sayılı "Dijital Dönüşüm Kredisi" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin 2014/30660 sayılı "Dijital Kredi" markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca kabul edilerek, davacının marka başvurusundan 9. sınıfta yer alan malların tamamının, 36. sınıfta ise bir kısım malların çıkarıldığını, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının YİDK kararı ile reddedildiğini, ancak taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığını, "Dijital" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, ayrıca müvekkilinin önceki markalarından kaynaklı müktesep hakkının bulunduğunu, redde mesnet markanın davalı şirket tarafından kullanılmadığını ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptali ile marka başvurusunun tüm emtia yönünden tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas koşullarının oluştuğunu, davacının dava konusu ibare üzerinde müktesep hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuru markası kapsamında olan uyuşmazlık konusu 9 ve 36. sınıf mal ve hizmetlerin davalının itirazına dayanak markasında yer alan mal ve hizmetlerle aynı olduğu, taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca benzerlik ve iltibas koşullarının oluştuğu, davacının tanınmışlık ve müktesep hak iddialarının yerinde bulunmadığı, redde mesnet markanın kullanılmaması nedeniyle davalı Şirketin kötü niyetli olduğu iddiasının da yerinde olmadığı, ayrıca davacının başvuru markasında yer alan uyuşmazlık konusu 36.
sınıftaki "gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri" emtialar açısından ibarenin 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca tanımlayıcı bulunduğu ve mutlak tescil engelinin resen nazara alınması gerektiği, başvurunun bahsi geçen hizmetler yönünden bu nedenle de reddinin gerektiği, dava konusu YİDK kararında bu hizmetler yönünden ret gerekçesi farklı olsa da YİDK kararının sonucu itibariyle isabetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "dijital" ibaresinin ayırt ediciliğinin olmadığını, bu nedenle anılan ibarenin iltibasa neden olmayacağını, ayrıca redde mesnet markanın ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu, müvekkilinin başvurusunda yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, müvekkilinin "dijital dönüşüm" ibareli markaları nedeniyle kazanılmış hakkının bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun reddedildiği uyuşmazlık konusu 9. ve 36. sınıf mal ve hizmetlerin redde mesnet marka kapsamında aynen yer aldığı, dava konusu başvuruda yer alan "Dijital" ve "Kredi" ibarelerinin gerek münferit gerekse de "Dijital Kredi" olarak uyuşmazlık konusu 9. ve 36. sınıf mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu, ayırt ediciliği düşük markaların koruma düzeyinin düşük tutulması gerektiği, dava konusu başvurunun "Dijital Dönüşüm Kredisi" ibaresinden oluştuğu ve başvuruda yer alan "Dönüşüm" ibaresi ile yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, bu durumda dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında işaretler yönünden benzerlik bulunmadığı, dolayısıyla 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas koşullarının oluşmadığı, ayrıca ilk derece mahkemesince 36.
sınıftaki "gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri" yönünden başvuru markasının tasviri nitelikte bulunması nedeniyle anılan hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi uyarınca da tescilinin mümkün olmadığı, mutlak tescil engelinin resen nazara alınması gerektiği, YİDK kararında anılan hizmetler yönünden red gerekçesi farklı olsa da sonucu itibariyle YİDK kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle de davanın reddine karar verilmişse de dava konusu başvurunun iltibas nedeniyle kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemiyle açılan işbu davada dava konusu edilen YİDK kararında tartışılmayan hususların dikkate alınmasının mümkün bulunmadığı, dava dilekçesinde müktesep hak iddiasında bulunulmuşsa da davalı Kurum nezdinde bu iddianın ileri sürülmemesi nedeniyle bu iddianın işbu davada dinlenilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, davacı tarafın, marka başvurusunun tescili talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaalrının benzer olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun tescili istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Uyuşmazlık, davacının "DİJİTAL DÖNÜŞÜM KREDİSİ" ibareli başvuru markası ile davalının itirazına mesnet "DİJİTAL KREDİ" ibareli markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca benzerlik, karıştırılma ihtimali bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince taraf markalarının benzer olduğu ve iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince iltibas oluşmayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince; tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa, başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine red edilir.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için dava konusu marka ile itiraza mesnet markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların görsel, işitsel ve kavramsal özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması, yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacının başvuru markası "DİJİTAL DÖNÜŞÜM KREDİSİ" ibaresinden oluşmakta olup, davalının itirazına mesnet markası "DİJİTAL KREDİ" dir. Davacının başvuru markasındaki "DÖNÜŞÜM" ibaresinin markaya ayırt edicilik özelliği katmadığı gözetildiğinde, markaların bütünsel olarak karşılaştırılmasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1080812200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz