6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3860 E. 2024/5963 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müktesep hak davanın konusu komisyon uyuşmazlık konusu kaldırma ve yeniden hüküm ortalama tüketici taşıyan ayırt edicilik ilk derece kararının kaldırılması iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/401 E., 2018/302 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2016/12238 sayılı "Dijital Dönüşüm Kredisi" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin 2014/30660 sayılı "Dijital Kredi" markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca kabul edilerek, davacının marka başvurusundan 9. sınıfta yer alan malların tamamının, 36. sınıfta ise bir kısım malların çıkarıldığını, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının YİDK kararı ile reddedildiğini, ancak taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığını, "Dijital" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, ayrıca müvekkilinin önceki markalarından kaynaklı müktesep hakkının bulunduğunu, redde mesnet markanın davalı şirket tarafından kullanılmadığını ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptali ile marka başvurusunun tüm emtia yönünden tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas koşullarının oluştuğunu, davacının dava konusu ibare üzerinde müktesep hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuru markası kapsamında olan uyuşmazlık konusu 9 ve 36. sınıf mal ve hizmetlerin davalının itirazına dayanak markasında yer alan mal ve hizmetlerle aynı olduğu, taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca benzerlik ve iltibas koşullarının oluştuğu, davacının tanınmışlık ve müktesep hak iddialarının yerinde bulunmadığı, redde mesnet markanın kullanılmaması nedeniyle davalı Şirketin kötü niyetli olduğu iddiasının da yerinde olmadığı, ayrıca davacının başvuru markasında yer alan uyuşmazlık konusu 36. sınıftaki "gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri" emtialar açısından ibarenin 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca tanımlayıcı bulunduğu ve mutlak tescil engelinin resen nazara alınması gerektiği, başvurunun bahsi geçen hizmetler yönünden bu nedenle de reddinin gerektiği, dava konusu YİDK kararında bu hizmetler yönünden ret gerekçesi farklı olsa da YİDK kararının sonucu itibariyle isabetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "dijital" ibaresinin ayırt ediciliğinin olmadığını, bu nedenle anılan ibarenin iltibasa neden olmayacağını, ayrıca redde mesnet markanın ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu, müvekkilinin başvurusunda yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, müvekkilinin "dijital dönüşüm" ibareli markaları nedeniyle kazanılmış hakkının bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun reddedildiği uyuşmazlık konusu 9. ve 36. sınıf mal ve hizmetlerin redde mesnet marka kapsamında aynen yer aldığı, dava konusu başvuruda yer alan "Dijital" ve "Kredi" ibarelerinin gerek münferit gerekse de "Dijital Kredi" olarak uyuşmazlık konusu 9. ve 36. sınıf mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu, ayırt ediciliği düşük markaların koruma düzeyinin düşük tutulması gerektiği, dava konusu başvurunun "Dijital Dönüşüm Kredisi" ibaresinden oluştuğu ve başvuruda yer alan "Dönüşüm" ibaresi ile yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, bu durumda dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında işaretler yönünden benzerlik bulunmadığı, dolayısıyla 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas koşullarının oluşmadığı, ayrıca ilk derece mahkemesince 36. sınıftaki "gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri" yönünden başvuru markasının tasviri nitelikte bulunması nedeniyle anılan hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi uyarınca da tescilinin mümkün olmadığı, mutlak tescil engelinin resen nazara alınması gerektiği, YİDK kararında anılan hizmetler yönünden red gerekçesi farklı olsa da sonucu itibariyle YİDK kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle de davanın reddine karar verilmişse de dava konusu başvurunun iltibas nedeniyle kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemiyle açılan işbu davada dava konusu edilen YİDK kararında tartışılmayan hususların dikkate alınmasının mümkün bulunmadığı, dava dilekçesinde müktesep hak iddiasında bulunulmuşsa da davalı Kurum nezdinde bu iddianın ileri sürülmemesi nedeniyle bu iddianın işbu davada dinlenilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, davacı tarafın, marka başvurusunun tescili talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaalrının benzer olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacının marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun tescili istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme

Uyuşmazlık, davacının "DİJİTAL DÖNÜŞÜM KREDİSİ" ibareli başvuru markası ile davalının itirazına mesnet "DİJİTAL KREDİ" ibareli markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca benzerlik, karıştırılma ihtimali bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

İlk Derece Mahkemesince taraf markalarının benzer olduğu ve iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince iltibas oluşmayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince; tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa, başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine red edilir.

Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için dava konusu marka ile itiraza mesnet markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların görsel, işitsel ve kavramsal özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması, yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacının başvuru markası "DİJİTAL DÖNÜŞÜM KREDİSİ" ibaresinden oluşmakta olup, davalının itirazına mesnet markası "DİJİTAL KREDİ" dir. Davacının başvuru markasındaki "DÖNÜŞÜM" ibaresinin markaya ayırt edicilik özelliği katmadığı gözetildiğinde, markaların bütünsel olarak karşılaştırılmasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1238 E. 2023/4996 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2114 E. 2024/4593 K.

    Ortak: · YİDK kararının iptali

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/373 E. 2018/8145 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6877 E. 2024/8354 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/3860 E.  ,  2024/5963 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/453 Esas, 2023/463 Karar

HÜKÜM

Davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2017/401 E., 2018/302 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2016/12238 sayılı "Dijital Dönüşüm Kredisi" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin 2014/30660 sayılı "Dijital Kredi" markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca kabul edilerek, davacının marka başvurusundan 9. sınıfta yer alan malların tamamının, 36. sınıfta ise bir kısım malların çıkarıldığını, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının YİDK kararı ile reddedildiğini, ancak taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığını, "Dijital" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, ayrıca müvekkilinin önceki markalarından kaynaklı müktesep hakkının bulunduğunu, redde mesnet markanın davalı şirket tarafından kullanılmadığını ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptali ile marka başvurusunun tüm emtia yönünden tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas koşullarının oluştuğunu, davacının dava konusu ibare üzerinde müktesep hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuru markası kapsamında olan uyuşmazlık konusu 9 ve 36. sınıf mal ve hizmetlerin davalının itirazına dayanak markasında yer alan mal ve hizmetlerle aynı olduğu, taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca benzerlik ve iltibas koşullarının oluştuğu, davacının tanınmışlık ve müktesep hak iddialarının yerinde bulunmadığı, redde mesnet markanın kullanılmaması nedeniyle davalı Şirketin kötü niyetli olduğu iddiasının da yerinde olmadığı, ayrıca davacının başvuru markasında yer alan uyuşmazlık konusu 36.

sınıftaki "gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri" emtialar açısından ibarenin 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca tanımlayıcı bulunduğu ve mutlak tescil engelinin resen nazara alınması gerektiği, başvurunun bahsi geçen hizmetler yönünden bu nedenle de reddinin gerektiği, dava konusu YİDK kararında bu hizmetler yönünden ret gerekçesi farklı olsa da YİDK kararının sonucu itibariyle isabetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "dijital" ibaresinin ayırt ediciliğinin olmadığını, bu nedenle anılan ibarenin iltibasa neden olmayacağını, ayrıca redde mesnet markanın ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu, müvekkilinin başvurusunda yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, müvekkilinin "dijital dönüşüm" ibareli markaları nedeniyle kazanılmış hakkının bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun reddedildiği uyuşmazlık konusu 9. ve 36. sınıf mal ve hizmetlerin redde mesnet marka kapsamında aynen yer aldığı, dava konusu başvuruda yer alan "Dijital" ve "Kredi" ibarelerinin gerek münferit gerekse de "Dijital Kredi" olarak uyuşmazlık konusu 9. ve 36. sınıf mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu, ayırt ediciliği düşük markaların koruma düzeyinin düşük tutulması gerektiği, dava konusu başvurunun "Dijital Dönüşüm Kredisi" ibaresinden oluştuğu ve başvuruda yer alan "Dönüşüm" ibaresi ile yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, bu durumda dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında işaretler yönünden benzerlik bulunmadığı, dolayısıyla 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas koşullarının oluşmadığı, ayrıca ilk derece mahkemesince 36.

sınıftaki "gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri" yönünden başvuru markasının tasviri nitelikte bulunması nedeniyle anılan hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi uyarınca da tescilinin mümkün olmadığı, mutlak tescil engelinin resen nazara alınması gerektiği, YİDK kararında anılan hizmetler yönünden red gerekçesi farklı olsa da sonucu itibariyle YİDK kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle de davanın reddine karar verilmişse de dava konusu başvurunun iltibas nedeniyle kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemiyle açılan işbu davada dava konusu edilen YİDK kararında tartışılmayan hususların dikkate alınmasının mümkün bulunmadığı, dava dilekçesinde müktesep hak iddiasında bulunulmuşsa da davalı Kurum nezdinde bu iddianın ileri sürülmemesi nedeniyle bu iddianın işbu davada dinlenilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, davacı tarafın, marka başvurusunun tescili talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaalrının benzer olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacının marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun tescili istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme

Uyuşmazlık, davacının "DİJİTAL DÖNÜŞÜM KREDİSİ" ibareli başvuru markası ile davalının itirazına mesnet "DİJİTAL KREDİ" ibareli markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca benzerlik, karıştırılma ihtimali bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

İlk Derece Mahkemesince taraf markalarının benzer olduğu ve iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince iltibas oluşmayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince; tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa, başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine red edilir.

Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için dava konusu marka ile itiraza mesnet markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların görsel, işitsel ve kavramsal özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması, yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacının başvuru markası "DİJİTAL DÖNÜŞÜM KREDİSİ" ibaresinden oluşmakta olup, davalının itirazına mesnet markası "DİJİTAL KREDİ" dir. Davacının başvuru markasındaki "DÖNÜŞÜM" ibaresinin markaya ayırt edicilik özelliği katmadığı gözetildiğinde, markaların bütünsel olarak karşılaştırılmasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1080812200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.