Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3989 E. 2023/6219 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'üç aylık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet yasağının kaldırılması (ttk 395-396)↗ finansal tabloların onaylanması↗ bilanço tasdiki↗ oydan yoksunluk↗ imza yetkisi↗ yönetim kurulu üyelerinin ibrası↗ yönetim kurulu üyeliği↗ karar nisabı↗ toplantı tutanağı↗ muhalefet şerhi↗ esas sözleşme↗ sorumluluk davası↗ rekabet yasağı↗ tasdik kararı↗ olağanüstü genel kurul↗ genel kurul kararının iptali↗ ibra↗ vekâlet ücreti↗ cy/cy şerhi↗ denetime elverişlilik↗ oy yasağı↗ dürüstlük kuralı↗ olumsuz oy↗ ifa↗ hak düşürücü süre↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr dağıtımı↗ hukuki yarar↗ yetki↗ yönetim kurulu kararı↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın üç aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı, dava konusu genel kurul toplantı tutanağının altında davacının alınan kararlara muhalefet şerhinin bulunduğu, iptali talep edilen 5 numaralı karar açısından, yönetim kurulu üyeleri gerek kendilerinin gerekse diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada oydan yoksun olmalarına karşın diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra oylamalarında oy kullandıkları, yönetim kurulu üyelerinin oyları çıkarıldığında geriye EYB Holding A.Ş.'nin 300.000 adet ve Mustafa Aktoprak'ın da 1 adet oyu kaldığı, bunların dava konusu yapılan dönemde yönetim kurulu üyesi olmadıkları, imza yetkilerinin bulunmadığı, bu pay sahiplerinin, ...'nun ibra edilmemesi, Rüstem Eyüboğlu ve ...'nun da ibra edilmesi yönünde oy kullandıkları, geriye kalan oyların (1 oy dahi olsa) bu şekilde bir karar alınması için yeterli olduğu, oydan yoksun yönetim kurulu üyelerinin oylarının, oylama üzerinde etkili olmadığı, bu kişiler oy kullanmamış olsalardı dahi geriye kalan iki pay sahibinin oylarıyla aynı kararların yine alınmış olacağı anlaşıldığından 27.06.2016 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 5 numaralı kararın kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı, kâr dağıtılmamasına ilişkin 6 numaralı karar açısından, bu kararın oy çokluğuyla alındığı, davalı şirketin mali yapısına uygun olduğundan iptali talebinin reddi gerektiği, genel kurulun 8 numaralı kararı ile yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerinde belirtilen işleri ifa edebilmeleri hususunda gerekli yetkinin verilmesine, davacının 287.000 adet olumsuz oyuna karşılık kullanılan 713.000 olumlu oyla oy çokluğuyla karar verildiği, bu husus yönetim kurulu üyeleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işle ilgili olduğundan toplantıya katılan yönetim kurulu üyelerinin oydan yoksun oldukları, rekabet yasağının kaldırılması oylamasında bir yönetim kurulu üyesi kendisi ile ilgili kararın alınmasında oy hakkından yoksun ise de, bu hâlde diğer yönetim kurulu üyesi ile ilgili oylamaya katılabileceği, her yönetim kurulu üyesinin kendilerine verilecek izinlere ilişkin oylamada oydan yoksun olmaları sebebiyle oy kullanmamış olması hâlinde dahi, davacı dışındaki diğer pay sahiplerinin olumlu oy kullanmaları karşısında oylama sonucunun değişmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; finansal tabloların/bilançoların tasdik edilmiş olduğu bir ortamda müvekkilinin ibra edilmemesinin kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, Mahkemenin karar yeter sayısının bulunduğunu belirtmekle yetindiğini, karar yeter sayısının bulunmasının ibra edilmeme kararını hukuka uygun hâle getirmeyeceğini, bilirkişi raporunda da davacının ibra edilmemesini gerektiren bir sebebin tespit edilemediğinin belirtildiğini, kârın dağıtılmamasına ilişkin kararın kanuna ve esas sözleşmeye aykırı olduğunu, şirketin mali durumunun kâr dağıtma zorunluluğunu yerine getirmeye uygun olduğunu, şirketin dönen varlıklarının kısa vadeli borçlarını 5 kattan daha fazla miktarda karşılayabilecek seviyede olduğunu, bilirkişi raporunun mali yönden ciddi eksiklikler içerdiğini, özkaynakların tamamının dikkate alınmadığını, yönetim kurulu üyelerine izin verilmesine ilişkin 8 numaralı kararın da yönetim kurulu üyelerinin oylarıyla alınmış olması nedeniyle yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ibra edilmemesine ilişkin 5 numaralı kararın henüz icra edilebilir nitelikte olmadığı, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemelerine ilişkin bir genel kurul kararının iptalini, haklarında sorumluluk davası açılması yolunda alınmış genel kurul kararı bulunmadan önceki bir aşamada dava ve talep edebilmelerinin mümkün olmadığı, davalı şirketin mali ve finansal yapısının elverişli olmamasından kaynaklanan kâr dağıtmama yönündeki kararın iptali yönünde objektif bir kanıt bulunmadığı gibi dürüstlük kuralına aykırı bir durum da olmadığından bu madde yönünden davacının istinaf talebinin reddi gerektiği, 8 numaralı karar açısından davacı dışındaki diğer pay sahiplerinin olumlu oy kullanmaları nedeniyle kararın geçerli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle ve müvekkili hakkında sorumluluk davası açılmamasının ibra edilmeme kararının iptalini talep etme hakkını ortadan kaldırmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1.1.Uyuşmazlık, dava konusu Genel Kurul kararının kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı ile karar nisabının yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
1.2.Dava, davalı şirketin 27.06.2016 tarihinde yapılan 2015 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan bir kısım kararların iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 395, 396 ve 436 ncı maddeleri ile 445 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davacının ibra edilmemesine ilişkin 5 numaralı kararın henüz icra edilebilir nitelikte olmadığı, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemelerine ilişkin bir genel kurul kararının iptalini, haklarında sorumluluk davası açılması yolunda alınmış genel kurul kararı bulunmadan önceki bir aşamada dava ve talep edebilmelerinin mümkün olmadığı, bu hususun genel kurul kararlarının iptali davasında değil, şirketin açacağı sorumluluk davası veya bu yola uzun bir zaman zarfında gidilmediği takdirde daha sonra ibra edilmeyenlerin açacağı hükmen ibra davasında karara bağlanması gerektiği gerekçesiyle davacının bu kararın iptali isteminin reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf istemi esastan red edilmiş ise de, Bölge Adliye Mahkemesinin bu yöndeki değerlendirmesi isabetli değildir. Zira, yönetim kurulu üyesi olan davacının ibra edilmemesine ilişkin 5 numaralı genel kurul kararının iptali için dava açmakta hukuki yararı bulunmaktadır ve dolayısıyla dava açabilir.
İlk Derece Mahkemesince davacının ibra edilmemesine ilişkin 5 numaralı genel kurul kararının alınma usulüne ilişkin değerlendirme yapılarak neticede 5 numaralı kararın, kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Ancak alınan bu kararın dürüstlük kuralına neden aykırı olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmamıştır. Finansal tabloların onaylandığı, davacı dışında aynı dönemde görev yapan diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiği bir durumda davacının ibra edilmemesine ilişkin 5 numaralı genel kurul kararı, dürüstlük kuralına aykırı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3.Yönetim kurulu üyelerine, 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerinde belirtilen işleri ifa edebilmeleri hususunda gerekli yetkinin verilmesine ilişkin 8 numaralı genel kurul kararı bakımından yapılan değerlendirmede; bu kararın, davacı ... vekili Avukat Haluk Baştürk'ün 287.000 olumsuz oyuna karşılık 713.000 olumlu oyla ve oyçokluğuyla alındığı anlaşılmaktadır. Yetki verilen yönetim kurulu üyeleri, Rüstem Eyüboğlu, ... ve EYB Holding A.Ş.'dir.
6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin birinci fıkrası, "...Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz..." düzenlemesini içermektedir.
Bu hükümle oydan yoksunluğun kapsamı 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 374 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre genişletilmiştir. Şöyle ki, oydan yoksunluğa sebebiyet veren hâllerin içine, pay sahibinin karı veya kocasının, alt ve üst soyunun ortağı oldukları şahıs şirketleriyle hakimiyetleri altındaki sermaye şirketleri de dahil edilmiştir. Hakimiyet altında bulunma ise, içtihat yolu açık olmak üzere 6102 sayılı Kanun'un 195 inci maddesi hükmünün kıyas yoluyla uygulanması ile belirlenebilecektir (bkz. 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin birinci fıkrası gerekçesi). Diğer taraftan bu hükümle oydan yoksunluğa sebebiyet veren hâller sayma yöntemiyle sınırlı sayıda belirtilmiş olup kardeş oydan yoksunluk hâlleri içine dahil edilmemiştir. O nedenle hükmün kapsamının genişletilerek kardeşin veya sayılanlar dışındaki başka bir akrabanın kapsama dahil edilme imkanı bulunmamaktadır (oy hakkının kullanılmasını yasaklayan bu hükmün istisna niteliğinde olduğu ve dolayısıyla dar yorumlanması gerektiği yönünde bkz. Kemal ŞENOCAK/CENKCİ, Şirketler Hukuku Şerhi, Cilt-2, Seçkin, Ankara 2022, s. 2458 vd.).
Bu açıklamadan sonra somut olaya gelince, davalı şirketin yönetim kurulu üyeliğine her biri şirkette pay sahibi olan Rüstem Eyüboğlu, ... ve EYB Holding A.Ş. seçilmişlerdir. Şirket yönetim kurulu üyeliğine seçilen ve 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddeleri hükümleri kapsamında şirketle işlem yapmalarına ve rekabet etmelerine izin verilen yönetim kurulu üyelerinden Rüstem Eyüboğlu, diğer ortaklardan davacı ... ile ...’nun babası olup bilirkişi Ahmet Serdar Kıyat tarafından tanzim edilen raporda işaret edilmesine göre ise yönetim kurulu üyeleri Rüstem ve Cenk aynı zamanda diğer yönetim kurulu üyesi EYB Holding A.Ş.'nin hakim ortağı konumunda bulunmaktadır. Diğer bir ifade ile yönetim kurulu üyesi EYB Holding A.Ş., diğer iki yönetim kurulu üyesinin hakimiyeti altındadır. O nedenle yönetim kurulu üyelerine şirketle rekabet etme ve işlem yapmaya izin verilmesi hususundaki gündemin 8 numaralı maddesinin karara bağlanmasında, pay sahibi davacı, babası olan yönetim kurulu üyesi Rüstem Eyüboğlu yönünden oydan yoksun olup yönetim kurulu üyesi EYB Holding ve kardeşi olan yönetim kurulu üyesi Cenk yönünden oydan yoksunluğu söz konusu olmamaktadır. Belirtilen esas çerçevesinde yönetim kurulu üyelerinin tamamı ise oydan yoksun durumdadırlar. Bu durumda sadece bir paya sahip dava dışı ortak Mustafa Aktoprak tüm yönetim kurulu üyeleri yönünden oydan yoksun bulunmamaktadır. Olay kapsamında tekrar etmek gerekirse gündemin 8 numaralı maddesinin karara bağlanmasında, davacı sadece babası olan yönetim kurulu üyesi yönünden oydan yoksun olup diğerleri yönünden oy kullanabilme hakkına sahip, tek pay sahibi olan Mustafa ise oydan yoksun olmayıp yönetim kurulu üyelerinin tümü yönünden oy kullanma hakkına sahiptir.
Hâl böyle olunca, oydan yoksun olanların oyları çıkarılıp oy kullanma hakkı bulunanlardan olumsuz oy kullanan davacı ile olumlu oy kullanan dava dışı bir paya sahip ortağın oyu dikkate alındığında yönetim kurulu üyelerine şirketle rekabet etmeye ve işlem yapmaya izin verilmesine ilişkin gündemin 8 numaralı maddesi ile alınan kararda her bir yönetim kurulu üyesi yönünden karar nisabının sağlanıp sağlanmadığı, dolayısıyla bu kararın yok hükmünde olup olmadığı denetime elverişli şekilde ortaya konulmadan ve eksik inceleme ile 8 numaralı karara yönelik davacı talebinin reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Diğer üyeler ibra edilirken üyenin ibra edilmemesi dürüstlük kuralına aykırıdır 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3989 E. 2023/6219 K.
Ortak:hukuki yarar · dürüstlük kuralı · dava şartı · hak düşürücü süre · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın üç aylık «hak düşürücü süre» içinde açıldığı, dava konusu genel kurul «toplantı tutanağının» altında davacının alınan kararlara «muhalefet şerhinin» bulunduğu, iptali talep edilen 5 numaralı karar açısından, «yönetim kurulu» üyeleri gerek kendilerinin gerekse diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada oydan yoksun olmalarına karşın diğer «yönetim kurulu üyelerinin ibra» oylamalarında oy kullandıkları, yönetim kurulu üyelerinin oyları çıkarıldığında geriye EYB Holding A.Ş.'nin 300.000 adet ve Mustafa Aktoprak'ın da 1 adet oyu kaldığı, bunların dava konusu yapılan dönemde yönetim kurulu üyesi olmadıkları, «imza yetkilerinin» bulunmadığı, bu pay sahiplerinin, ...'nun ibra edilmemesi, Rüstem Eyüboğlu ve ...'nun da ibra edilmesi yönünde oy kullandıkları, geriye kalan oyların (1 oy dahi olsa) bu şekilde bir karar alınması için yeterli olduğu, oydan yoksun yönetim kurulu üyelerinin oylarının, oylama üzerinde etkili olmadığı, bu kişiler oy kullanmamış olsalardı dahi geriye kalan iki pay sahibinin oylarıyla aynı kararların yine alınmış olacağı anlaşıldığından 27.06.2016 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan 5 numaralı kararın kanuna, «esas sözleşme» hükümlerine ve «dürüstlük kurallarına» aykırı olmadığı, kâr «dağıtılmamasına» ilişkin 6 numaralı karar açısından, bu kararın oy çokluğuyla alındığı, davalı şirketin mali yapısına uygun olduğundan iptali talebinin reddi gerektiği, genel kurulun 8 numaralı kararı ile yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerinde belirtilen işleri «ifa» edebilmeleri hususunda gerekli «yetkinin» verilmesine, davacının 287.000 adet «olumsuz» oyuna karşılık kullanılan 713.000 olumlu oyla oy çokluğuyla karar verildiği, bu husus yönetim kurulu üyeleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işle ilgili olduğundan toplantıya katılan yönetim kurulu üyelerinin oydan yoksun oldukları, «rekabet yasağının» kaldırılması oylamasında bir yönetim kurulu üyesi kendisi ile ilgili kararın alınmasında oy hakkından yoksun ise de, bu hâlde diğer yönetim kurulu üyesi ile ilgili …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; finansal tabloların/«bilançoların tasdik» edilmiş olduğu bir ortamda müvekkilinin «ibra» edilmemesinin kanuna ve «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu, Mahkemenin karar yeter sayısının bulunduğunu belirtmekle yetindiğini, karar yeter sayısının bulunmasının ibra edilmeme kararını hukuka uygun hâle getirmeyeceğini, bilirkişi raporunda da davacının ibra edilmemesini gerektiren bir «sebebin» tespit edilemediğinin belirtildiğini, kârın «dağıtılmamasına» ilişkin kararın kanuna ve «esas sözleşmeye» aykırı olduğunu, şirketin mali durumunun kâr dağıtma zorunluluğunu yerine getirmeye uygun olduğunu, şirketin dönen varlıklarının kısa vadeli borçlarını 5 kattan daha fazla miktarda karşılayabilecek seviyede olduğunu, bilirkişi raporunun mali yönden ciddi eksiklikler içerdiğini, özkaynakların tamamının dikkate alınmadığını, «yönetim kurulu» üyelerine izin verilmesine ilişkin 8 numaralı kararın da yönetim kurulu üyelerinin oylarıyla alınmış olması nedeniyle yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmün kald …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «ibra» edilmemesine ilişkin 5 numaralı kararın henüz icra edilebilir nitelikte olmadığı, «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmemelerine ilişkin bir «genel kurul kararının iptalini», haklarında «sorumluluk davası» açılması yolunda alınmış genel kurul kararı bulunmadan önceki bir aşamada dava ve talep edebilmelerinin mümkün olmadığı, davalı şirketin mali ve finansal yapısının elverişli olmamasından kaynaklanan kâr dağıtmama yönündeki kararın iptali yönünde objektif bir kanıt bulunmadığı gibi «dürüstlük kuralına» aykırı bir durum da olmadığından bu madde yönünden davacının istinaf talebinin reddi gerektiği, 8 numaralı karar açısından davacı dışındaki diğer pay sahiplerinin …
Benzer bu karardaAktoprak'ın da 1 adet oyu kaldığı, bunların dava konusu yapılan dönemde «yönetim kurulu» üyesi olmadıkları, «imza yetkilerinin» bulunmadığı, bu pay sahiplerinin, ...'nun «ibra» edilmemesi, Rüstem Eyüboğlu ve Cenk Eyüboğlu'nun da ibra edilmesi yönünde oy kullandıkları, geriye kalan oyların (1 oy dahi olsa) bu şekilde bir karar alınması için yeterli olduğu, oydan yoksun yönetim kurulu üyelerinin oylarının, oylama üzerinde etkili olmadığı, bu kişiler oy kullanmamış olsalardı dahi geriye kalan iki pay sahibinin oylarıyla aynı kararların yine alınmış olacağı anlaşıldığından 27.06.2016 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan 5 numaralı kararın kanuna, «esas sözleşme» hükümlerine ve «dürüstlük kurallarına» aykırı olmadığı, kâr «dağıtılmamasına» ilişkin 6 numaralı karar açısından, bu kararın oy çokluğuyla alındığı, davalı şirketin mali yapısına uygun olduğundan iptali talebinin reddi gerektiği, genel kurulun 8 numaralı kararı ile yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerinde belirtilen işleri «ifa» edebilmeleri hususunda gerekli «yetkinin» verilmesine, davacının 287.000 adet «olumsuz» oyuna karşılık kullanılan 713.000 olumlu oyla oy çokluğuyla karar verildiği, bu husus yönetim kurulu üyeleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işle ilgili olduğundan toplantıya katılan yönetim kurulu üyelerinin oydan yoksun oldukları, «rekabet yasağının» kaldırılması oylamasında bir yönetim kurulu üyesi kendisi ile ilgili kararın alınmasında oy hakkından yoksun ise de, bu hâlde diğer yönetim kurulu üyesi ile ilgili …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; finansal tabloların/«bilançoların tasdik» edilmiş olduğu bir ortamda müvekkilinin «ibra» edilmemesinin kanuna ve «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu, Mahkemenin karar yeter sayısının bulunduğunu belirtmekle yetindiğini, karar yeter sayısının bulunmasının ibra edilmeme kararını hukuka uygun hâle getirmeyeceğini, bilirkişi raporunda da davacının ibra edilmemesini gerektiren bir «sebebin» tespit edilemediğinin belirtildiğini, kârın «dağıtılmamasına» ilişkin kararın kanuna ve «esas sözleşmeye» aykırı olduğunu, şirketin mali durumunun kâr dağıtma zorunluluğunu yerine getirmeye uygun olduğunu, şirketin dönen varlıklarının kısa vadeli borçlarını 5 kattan daha fazla miktarda karşılayabilecek seviyede olduğunu, bilirkişi raporunun mali yönden ciddi eksiklikler içerdiğini, özkaynakların tamamının dikkate alınmadığını, «yönetim kurulu» üyelerine izin verilmesine ilişkin 8 numaralı kararın da yönetim kurulu üyelerinin oylarıyla alınmış olması nedeniyle yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmün kald …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «ibra» edilmemesine ilişkin 5 numaralı kararın henüz icra edilebilir nitelikte olmadığı, «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmemelerine ilişkin bir «genel kurul kararının iptalini», haklarında «sorumluluk davası» açılması yolunda alınmış genel kurul kararı bulunmadan önceki bir aşamada dava ve talep edebilmelerinin mümkün olmadığı, davalı şirketin mali ve finansal yapısının elverişli olmamasından kaynaklanan kâr dağıtmama yönündeki kararın iptali yönünde objektif bir kanıt bulunmadığı gibi «dürüstlük kuralına» aykırı bir durum da olmadığından bu madde yönünden davacının istinaf talebinin reddi gerektiği, 8 numaralı karar açısından davacı dışındaki diğer pay sahiplerinin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12403 E. 2018/4469 K.
Ortak:oydan yoksunluk · sorumluluk davası · genel kurul kararının iptali · ibra · yönetim kurulu kararı · dava sebebi · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «ibra» edilmemesine ilişkin 5 numaralı kararın henüz icra edilebilir nitelikte olmadığı, «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmemelerine ilişkin bir «genel kurul kararının iptalini», haklarında «sorumluluk davası» açılması yolunda alınmış genel kurul kararı bulunmadan önceki bir aşamada dava ve talep edebilmelerinin mümkün olmadığı, davalı şirketin mali ve finansal yapısının elverişli olmamasından kaynaklanan kâr dağıtmama yönündeki kararın iptali yönünde objektif bir kanıt bulunmadığı gibi «dürüstlük kuralına» aykırı bir durum da olmadığından bu madde yönünden davacının istinaf talebinin reddi gerektiği, 8 numaralı karar açısından davacı dışındaki diğer pay sahiplerinin …
2.Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davacının «ibra» edilmemesine ilişkin 5 numaralı kararın henüz icra edilebilir nitelikte olmadığı, «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmemelerine ilişkin bir «genel kurul kararının iptalini», haklarında «sorumluluk davası» açılması yolunda alınmış genel kurul kararı bulunmadan önceki bir aşamada dava ve talep edebilmelerinin mümkün olmadığı, bu hususun genel kurul kararlarının iptali …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; finansal tabloların/«bilançoların tasdik» edilmiş olduğu bir ortamda müvekkilinin «ibra» edilmemesinin kanuna ve «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu, Mahkemenin karar yeter sayısının bulunduğunu belirtmekle yetindiğini, karar yeter sayısının bulunmasının ibra edilmeme kararını hukuka uygun hâle getirmeyeceğini, bilirkişi raporunda da davacının ibra edilmemesini gerektiren bir «sebebin» tespit edilemediğinin belirtildiğini, kârın «dağıtılmamasına» ilişkin kararın kanuna ve «esas sözleşmeye» aykırı olduğunu, şirketin mali durumunun kâr dağıtma zorunluluğunu yerine getirmeye uygun olduğunu, şirketin dönen varlıklarının kısa vadeli borçlarını 5 kattan daha fazla miktarda karşılayabilecek seviyede olduğunu, bilirkişi raporunun mali yönden ciddi eksiklikler içerdiğini, özkaynakların tamamının dikkate alınmadığını, «yönetim kurulu» üyelerine izin verilmesine ilişkin 8 numaralı kararın da yönetim kurulu üyelerinin oylarıyla alınmış olması nedeniyle yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmün kald …
Benzer bu kararda2- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde «yönetim kurulu» üyeleri ve şirketi zararlandırıcı işlem yapan yöneticiler aleyhine «sorumluluk davası» açılmaması için alınan genel kurul kararında yönetim kurulu üyelerinin «oydan yoksunluk» hallerinin bulunmadığı gerekçesiyle genel kurul kararının (6) numaralı maddesinin iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, «yönetim kurulu» üyeleri ve şirketi zararlandırıcı işlem yapan yöneticiler aleyhine «sorumluluk davası» açılması hususunda da TTK’nın 436/2 maddesinde öngörülen «oydan yoksunluk» halinin aranması gerektiği ve somut olayda yönetim kurulu üyelerinin oy kullanmasının sonuca etkili olduğu gözetilerek genel kurulda alınan (6) numaralı kararın ip …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «yönetim kurulu» üyelerinin azli ve yönetim kurulu üyeleri hakkında «sorumluluk davası» açılması yönünden, yönetim kurulu üyelerinin oy kullanabileceği ve bu taleplerin usulüne uygun oylama yapılarak gündemin 5. ve 6. maddelerinde reddine karar verildiği, davalı şirketin 13/01/2015 tarihinde mahkemece atanan «kayyım» tarafından gerçekleştirilen olağanüstü genel kurulunda alınan kararların, yargı kararına, kanun ve ana sözleşmeye aykırı bir yönü bulunmadığı gerekçesiyle davanın …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayyım · anonim şirket
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «yönetim kurulu» üyelerinin azli ve yönetim kurulu üyeleri hakkında «sorumluluk davası» açılması yönünden, yönetim kurulu üyelerinin oy kullanabileceği ve bu taleplerin usulüne uygun oylama yapılarak gündemin 5. ve 6. maddelerinde reddine karar verildiği, davalı şirketin 13/01/2015 tarihinde mahkemece atanan «kayyım» tarafından gerçekleştirilen olağanüstü genel kurulunda alınan kararların, yargı kararına, kanun ve ana sözleşmeye aykırı bir yönü bulunmadığı gerekçesiyle davanın …
2- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde «yönetim kurulu» üyeleri ve şirketi zararlandırıcı işlem yapan yöneticiler aleyhine «sorumluluk davası» açılmaması için alınan genel kurul kararında yönetim kurulu üyelerinin «oydan yoksunluk» hallerinin bulunmadığı gerekçesiyle genel kurul kararının (6) numaralı maddesinin iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3815 E. 2017/2497 K.
Ortak:olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · oy yasağı · olumsuz oy · yetki · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın üç aylık «hak düşürücü süre» içinde açıldığı, dava konusu genel kurul «toplantı tutanağının» altında davacının alınan kararlara «muhalefet şerhinin» bulunduğu, iptali talep edilen 5 numaralı karar açısından, «yönetim kurulu» üyeleri gerek kendilerinin gerekse diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada oydan yoksun olmalarına karşın diğer «yönetim kurulu üyelerinin ibra» oylamalarında oy kullandıkları, yönetim kurulu üyelerinin oyları çıkarıldığında geriye EYB Holding A.Ş.'nin 300.000 adet ve Mustafa Aktoprak'ın da 1 adet oyu kaldığı, bunların dava konusu yapılan dönemde yönetim kurulu üyesi olmadıkları, «imza yetkilerinin» bulunmadığı, bu pay sahiplerinin, ...'nun ibra edilmemesi, Rüstem Eyüboğlu ve ...'nun da ibra edilmesi yönünde oy kullandıkları, geriye kalan oyların (1 oy dahi olsa) bu şekilde bir karar alınması için yeterli olduğu, oydan yoksun yönetim kurulu üyelerinin oylarının, oylama üzerinde etkili olmadığı, bu kişiler oy kullanmamış olsalardı dahi geriye kalan iki pay sahibinin oylarıyla aynı kararların yine alınmış olacağı anlaşıldığından 27.06.2016 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan 5 numaralı kararın kanuna, «esas sözleşme» hükümlerine ve «dürüstlük kurallarına» aykırı olmadığı, kâr «dağıtılmamasına» ilişkin 6 numaralı karar açısından, bu kararın oy çokluğuyla alındığı, davalı şirketin mali yapısına uygun olduğundan iptali talebinin reddi gerektiği, genel kurulun 8 numaralı kararı ile yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerinde belirtilen işleri «ifa» edebilmeleri hususunda gerekli «yetkinin» verilmesine, davacının 287.000 adet «olumsuz» oyuna karşılık kullanılan 713.000 olumlu oyla oy çokluğuyla karar verildiği, bu husus yönetim kurulu üyeleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işle ilgili olduğundan toplantıya katılan yönetim kurulu üyelerinin oydan yoksun oldukları, «rekabet yasağının» kaldırılması oylamasında bir yönetim kurulu üyesi kendisi ile ilgili kararın alınmasında oy hakkından yoksun ise de, bu hâlde diğer yönetim kurulu üyesi ile ilgili …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «ibra» edilmemesine ilişkin 5 numaralı kararın henüz icra edilebilir nitelikte olmadığı, «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmemelerine ilişkin bir «genel kurul kararının iptalini», haklarında «sorumluluk davası» açılması yolunda alınmış genel kurul kararı bulunmadan önceki bir aşamada dava ve talep edebilmelerinin mümkün olmadığı, davalı şirketin mali ve finansal yapısının elverişli olmamasından kaynaklanan kâr dağıtmama yönündeki kararın iptali yönünde objektif bir kanıt bulunmadığı gibi «dürüstlük kuralına» aykırı bir durum da olmadığından bu madde yönünden davacının istinaf talebinin reddi gerektiği, 8 numaralı karar açısından davacı dışındaki diğer pay sahiplerinin …
2.Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davacının «ibra» edilmemesine ilişkin 5 numaralı kararın henüz icra edilebilir nitelikte olmadığı, «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmemelerine ilişkin bir «genel kurul kararının iptalini», haklarında «sorumluluk davası» açılması yolunda alınmış genel kurul kararı bulunmadan önceki bir aşamada dava ve talep edebilmelerinin mümkün olmadığı, bu hususun genel kurul kararlarının iptali …
Benzer bu kararda… razlarının, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. -/- 2- Dava, davalı ...Ş'nin 19/09/2014 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısında alınan 3 ve 4 nolu kararların iptali istemine ilişkin olup, mahkemece «yönetim kurulu» üyesinin şirketle işlem yapma ve şirkete borçlanma «yasağı» ile şirketle «rekabet etmeme yasağının» kaldırılmasına dair genel kurul kararının oylamasına katılamayacağı, oydan yoksun olduğu, oydan yoksun yönetim kurulunun katılımıyla alınan 4 nolu kararın kanuna a …
Bu durumda, «yönetim kurulu» üyelerinden verilmesi oylamasında, üyenin kendisi ve kızı oy kullandığı, oy yoksunluğu haline göre yapılan hesaplama nazara alındığında «yetki» verilmesine ilişkin kararın gerekli çoğunlukla alınmadığı gözetilerek, adı geçen yönetim kurulu üyesi yönünden «genel kurul kararının iptaline» karar verilmesi yerinde görülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; dava konusu davalı şirketin olağanüstü genel kurulunda alınan 3 nolu gündem maddesinde şirketin «yönetim kurulu» üyelerinin seçimine ve 4 nolu gündem maddesinde de yönetim kurulu üyelerinin şirketle işlem yapma ve şirkete borçlanma «yasağı» ile şirketle «rekabet etmeme yasağının» kaldırılmasına karar verildiği, yönetim kuruluna üye seçimine ilişkin 3 nolu gündem maddesinin kanuna, ana sözleşmeye aykırı bulunmadığı, eski yönetim kurulu üyesi olan davacının yeniden seçilmemesinin «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olduğu ileri sürülerek iptal isteminde bulunulamayacağı, yönetim kurulu üyesinin şirketle işem yapma ve şirkete borçlanma yasağı ile şirketle rekabet etmeme …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet etmeme yasağı · objektif iyi niyet kuralı · anonim şirket
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; dava konusu davalı şirketin olağanüstü genel kurulunda alınan 3 nolu gündem maddesinde şirketin «yönetim kurulu» üyelerinin seçimine ve 4 nolu gündem maddesinde de yönetim kurulu üyelerinin şirketle işlem yapma ve şirkete borçlanma «yasağı» ile şirketle «rekabet etmeme yasağının» kaldırılmasına karar verildiği, yönetim kuruluna üye seçimine ilişkin 3 nolu gündem maddesinin kanuna, ana sözleşmeye aykırı bulunmadığı, eski yönetim kurulu üyesi olan davacının yeniden seçilmemesinin «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olduğu ileri sürülerek iptal isteminde bulunulamayacağı, yönetim kurulu üyesinin şirketle işem yapma ve şirkete borçlanma yasağı ile şirketle rekabet etmeme …
… razlarının, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. -/- 2- Dava, davalı ...Ş'nin 19/09/2014 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısında alınan 3 ve 4 nolu kararların iptali istemine ilişkin olup, mahkemece «yönetim kurulu» üyesinin şirketle işlem yapma ve şirkete borçlanma «yasağı» ile şirketle «rekabet etmeme yasağının» kaldırılmasına dair genel kurul kararının oylamasına katılamayacağı, oydan yoksun olduğu, oydan yoksun yönetim kurulunun katılımıyla alınan 4 nolu kararın kanuna a …
Genel kurul karar tarihi ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 395. maddesiyle «yönetim kurulu» üyelerine «anonim şirketle» ticari işlem yapma, şirkete borçlanma «yasağı», 396. maddesiyle de şirketin işletme konusuna giren işlerde rekabet yapma yasağı getirilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1327 E. 2019/8307 K.
Ortak:oydan yoksunluk · yönetim kurulu üyelerinin ibrası · rekabet yasağı · ibra · oy yasağı · olumsuz oy · uyuşmazlık konusu · yönetim kurulu kararı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın üç aylık «hak düşürücü süre» içinde açıldığı, dava konusu genel kurul «toplantı tutanağının» altında davacının alınan kararlara «muhalefet şerhinin» bulunduğu, iptali talep edilen 5 numaralı karar açısından, «yönetim kurulu» üyeleri gerek kendilerinin gerekse diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada oydan yoksun olmalarına karşın diğer «yönetim kurulu üyelerinin ibra» oylamalarında oy kullandıkları, yönetim kurulu üyelerinin oyları çıkarıldığında geriye EYB Holding A.Ş.'nin 300.000 adet ve Mustafa Aktoprak'ın da 1 adet oyu kaldığı, bunların dava konusu yapılan dönemde yönetim kurulu üyesi olmadıkları, «imza yetkilerinin» bulunmadığı, bu pay sahiplerinin, ...'nun ibra edilmemesi, Rüstem Eyüboğlu ve ...'nun da ibra edilmesi yönünde oy kullandıkları, geriye kalan oyların (1 oy dahi olsa) bu şekilde bir karar alınması için yeterli olduğu, oydan yoksun yönetim kurulu üyelerinin oylarının, oylama üzerinde etkili olmadığı, bu kişiler oy kullanmamış olsalardı dahi geriye kalan iki pay sahibinin oylarıyla aynı kararların yine alınmış olacağı anlaşıldığından 27.06.2016 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan 5 numaralı kararın kanuna, «esas sözleşme» hükümlerine ve «dürüstlük kurallarına» aykırı olmadığı, kâr «dağıtılmamasına» ilişkin 6 numaralı karar açısından, bu kararın oy çokluğuyla alındığı, davalı şirketin mali yapısına uygun olduğundan iptali talebinin reddi gerektiği, genel kurulun 8 numaralı kararı ile yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerinde belirtilen işleri «ifa» edebilmeleri hususunda gerekli «yetkinin» verilmesine, davacının 287.000 adet «olumsuz» oyuna karşılık kullanılan 713.000 olumlu oyla oy çokluğuyla karar verildiği, bu husus yönetim kurulu üyeleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işle ilgili olduğundan toplantıya katılan yönetim kurulu üyelerinin oydan yoksun oldukları, «rekabet yasağının» kaldırılması oylamasında bir yönetim kurulu üyesi kendisi ile ilgili kararın alınmasında oy hakkından yoksun ise de, bu hâlde diğer yönetim kurulu üyesi ile ilgili …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «ibra» edilmemesine ilişkin 5 numaralı kararın henüz icra edilebilir nitelikte olmadığı, «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmemelerine ilişkin bir «genel kurul kararının iptalini», haklarında «sorumluluk davası» açılması yolunda alınmış genel kurul kararı bulunmadan önceki bir aşamada dava ve talep edebilmelerinin mümkün olmadığı, davalı şirketin mali ve finansal yapısının elverişli olmamasından kaynaklanan kâr dağıtmama yönündeki kararın iptali yönünde objektif bir kanıt bulunmadığı gibi «dürüstlük kuralına» aykırı bir durum da olmadığından bu madde yönünden davacının istinaf talebinin reddi gerektiği, 8 numaralı karar açısından davacı dışındaki diğer pay sahiplerinin …
2.Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davacının «ibra» edilmemesine ilişkin 5 numaralı kararın henüz icra edilebilir nitelikte olmadığı, «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmemelerine ilişkin bir «genel kurul kararının iptalini», haklarında «sorumluluk davası» açılması yolunda alınmış genel kurul kararı bulunmadan önceki bir aşamada dava ve talep edebilmelerinin mümkün olmadığı, bu hususun genel kurul kararlarının iptali …
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «yönetim kurulu» üyelerinin şirketle «rekabet yasağının» kaldırılması ve işlem yapmasına izin verilmesi, şahsi bir iş kabul edildiğinden, buna ilişkin karar da TTK m.
Şirket «yönetim kurulu» üyeleriyle yönetimde «görevli» imza «yetkisini» haiz kişiler, «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz. '' hükmü yer almaktadır.
Dava konusu 03.04.2015 tarihli genel kurul toplantısının 10 nolu gündem maddesi ile davalı şirket «yönetim kurulu» üyelerine TTK’nın 395 ve 396. madde hükümlerinde belirtilen izin ve yetkilerin verilmesine, toplam 20.436.584.444 adet «olumsuz» oya karşılık, A.R.D Holding A.Ş. «temsilcisinin» 20.436.583.976 adet olumlu oyu, NDÇ Holding A.Ş. temsilcisinin 20.436.476.966 olumlu oyu olmak üzere toplam 40.873.060.942 olumlu oy ile oyçokluğuyla karar verildi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket · yetkisizlik kararı · temsil · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme
Benzer bu karardaŞirket «yönetim kurulu» üyeleriyle yönetimde «görevli» imza «yetkisini» haiz kişiler, «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz. '' hükmü yer almaktadır.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK’nın 413/«son» maddesinde «yönetim kurulu» üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçiminin yılsonu finansal tablolarının müzakeresi ile ilgili sayılacağı açıkça düzenlemiş olup, ertelenen toplantıda …
Dava konusu 03.04.2015 tarihli genel kurul toplantısının 10 nolu gündem maddesi ile davalı şirket «yönetim kurulu» üyelerine TTK’nın 395 ve 396. madde hükümlerinde belirtilen izin ve yetkilerin verilmesine, toplam 20.436.584.444 adet «olumsuz» oya karşılık, A.R.D Holding A.Ş. «temsilcisinin» 20.436.583.976 adet olumlu oyu, NDÇ Holding A.Ş. temsilcisinin 20.436.476.966 olumlu oyu olmak üzere toplam 40.873.060.942 olumlu oy ile oyçokluğuyla karar verildi …
Uyuşmazlık, yukarıda unvanları belirtilen «anonim şirketlerin», pay sahibi bulundukları davalı anonim şirketin genel kurulunda, aynı zamanda kendilerinin hakim ortağı ve yöneticisi olan A.Raif Dinçkök ve...’yi de kapsayacak şekilde, davalı şirketin «yönetim kurulu» üyelerine, TTK’nın 395. ve 396. maddeleri çerçevesinde izin verilmesi oylamasında oydan yoksun olup olmadıklarına ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7190 E. 2018/1960 K.
Ortak:yönetim kurulu üyelerinin ibrası · toplantı tutanağı · genel kurul kararının iptali · ibra · yetki · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın üç aylık «hak düşürücü süre» içinde açıldığı, dava konusu genel kurul «toplantı tutanağının» altında davacının alınan kararlara «muhalefet şerhinin» bulunduğu, iptali talep edilen 5 numaralı karar açısından, «yönetim kurulu» üyeleri gerek kendilerinin gerekse diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada oydan yoksun olmalarına karşın diğer «yönetim kurulu üyelerinin ibra» oylamalarında oy kullandıkları, yönetim kurulu üyelerinin oyları çıkarıldığında geriye EYB Holding A.Ş.'nin 300.000 adet ve Mustafa Aktoprak'ın da 1 adet oyu kaldığı, bunların dava konusu yapılan dönemde yönetim kurulu üyesi olmadıkları, «imza yetkilerinin» bulunmadığı, bu pay sahiplerinin, ...'nun ibra edilmemesi, Rüstem Eyüboğlu ve ...'nun da ibra edilmesi yönünde oy kullandıkları, geriye kalan oyların (1 oy dahi olsa) bu şekilde bir karar alınması için yeterli olduğu, oydan yoksun yönetim kurulu üyelerinin oylarının, oylama üzerinde etkili olmadığı, bu kişiler oy kullanmamış olsalardı dahi geriye kalan iki pay sahibinin oylarıyla aynı kararların yine alınmış olacağı anlaşıldığından 27.06.2016 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan 5 numaralı kararın kanuna, «esas sözleşme» hükümlerine ve «dürüstlük kurallarına» aykırı olmadığı, kâr «dağıtılmamasına» ilişkin 6 numaralı karar açısından, bu kararın oy çokluğuyla alındığı, davalı şirketin mali yapısına uygun olduğundan iptali talebinin reddi gerektiği, genel kurulun 8 numaralı kararı ile yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerinde belirtilen işleri «ifa» edebilmeleri hususunda gerekli «yetkinin» verilmesine, davacının 287.000 adet «olumsuz» oyuna karşılık kullanılan 713.000 olumlu oyla oy çokluğuyla karar verildiği, bu husus yönetim kurulu üyeleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işle ilgili olduğundan toplantıya katılan yönetim kurulu üyelerinin oydan yoksun oldukları, «rekabet yasağının» kaldırılması oylamasında bir yönetim kurulu üyesi kendisi ile ilgili kararın alınmasında oy hakkından yoksun ise de, bu hâlde diğer yönetim kurulu üyesi ile ilgili …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «ibra» edilmemesine ilişkin 5 numaralı kararın henüz icra edilebilir nitelikte olmadığı, «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmemelerine ilişkin bir «genel kurul kararının iptalini», haklarında «sorumluluk davası» açılması yolunda alınmış genel kurul kararı bulunmadan önceki bir aşamada dava ve talep edebilmelerinin mümkün olmadığı, davalı şirketin mali ve finansal yapısının elverişli olmamasından kaynaklanan kâr dağıtmama yönündeki kararın iptali yönünde objektif bir kanıt bulunmadığı gibi «dürüstlük kuralına» aykırı bir durum da olmadığından bu madde yönünden davacının istinaf talebinin reddi gerektiği, 8 numaralı karar açısından davacı dışındaki diğer pay sahiplerinin …
2.Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davacının «ibra» edilmemesine ilişkin 5 numaralı kararın henüz icra edilebilir nitelikte olmadığı, «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmemelerine ilişkin bir «genel kurul kararının iptalini», haklarında «sorumluluk davası» açılması yolunda alınmış genel kurul kararı bulunmadan önceki bir aşamada dava ve talep edebilmelerinin mümkün olmadığı, bu hususun genel kurul kararlarının iptali …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «toplantı tutanağının» 5. maddesinde görüşülen «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında, sahibi olduğu paylardan ... oy haklarını kullanmadıkları belirtilmiş ise de, üç kişiden oluşan yönetim kurulu üyelerinin sahip oldukları toplam oy sayısının 98.340 adet olduğu, ayrı ayrı oylama yapılmış olsa bile yönetim kurulu üyelerinin tamamının ...'nun 436/.... maddesine göre «ibrada» oydan yoksun olduğu, toplam oy sayısı olan 132.000 adetten yönetim kurulu üyelerinin sahip olduğu oy sayısı çıkarıldığında geriye 33.000 adet oy muhalif olduğuna göre kalan 660 oy ile «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmeleri mümkün olmadığı, yönetim kurulu üyelerinin ibrasının da «geçersiz» olduğu ve alınan kararın iptalinin gerektiği; toplantı tutanağının 16. maddesinde; yönetim kurulu üyelerine ...'nın 395. ve 396. maddelerinde yazılı «yetki» ve izinlerin verilmesi konusunun oylanmış olduğu, 33.000 ret oyuna karşılık 99.000 kabul oyu verildiği, ancak yönetim kurulu üyelerine anılan maddelerdeki yetkinin verilmesine ilişkin karar ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan ...'nın 436/1. maddedeki oy yoksunluğu halinin uygulanmasının gerektiği, kardeş oldukları anlaşılan yönetim kurulu üyelerinin tamamının oydan yoksun olduğu, kalan 33.000 adet oyun karara muhalif olduğu, 660 adet oyun da yetki ve izin verilmesi için yeterli olmadığı, 16. maddede alınan kararın iptali gerektiği, diğer maddelerin iptalini gerektirir bir hal bulunmadığı, «tasfiye memuru» olan davalıların, bu görevinden azline gerekçe olacak herhangi bir haklı nedenin de tespit edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ....04.2013 tarihli g …
436/1. maddesinde yer alan oy yoksunluğu halleri gözetildiğinde kardeş oldukları anlaşılan «yönetim kurulu» üyelerinin tamamının oydan yoksun olduğu, kalan ortakların oylarının ise yeterli olmadığı gerekçesiyle «genel kurul kararının iptaline» karar verilmiştir. ...
445. maddesinde «genel kurul kararlarının iptalinin» şartları ve usulü düzenlenmiş olup, ilgili yasal düzenlemeye göre, kanun veya esas mukavele hükümlerine ve bilhassa afaki «iyiniyet» esaslarına aykırı olan umumi heyet kararları aleyhine, tarihlerinden itibaren üç ay içinde «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki mahkemeye müracaatla «iptal davası» açılabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralı · şirket merkezi mahkemesi · iyiniyet · tasfiye memuru · iptal davası · anonim şirket · geçersizlik · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «toplantı tutanağının» 5. maddesinde görüşülen «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında, sahibi olduğu paylardan ... oy haklarını kullanmadıkları belirtilmiş ise de, üç kişiden oluşan yönetim kurulu üyelerinin sahip oldukları toplam oy sayısının 98.340 adet olduğu, ayrı ayrı oylama yapılmış olsa bile yönetim kurulu üyelerinin tamamının ...'nun 436/.... maddesine göre «ibrada» oydan yoksun olduğu, toplam oy sayısı olan 132.000 adetten yönetim kurulu üyelerinin sahip olduğu oy sayısı çıkarıldığında geriye 33.000 adet oy muhalif olduğuna göre kalan 660 oy ile «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmeleri mümkün olmadığı, yönetim kurulu üyelerinin ibrasının da «geçersiz» olduğu ve alınan kararın iptalinin gerektiği; toplantı tutanağının 16. maddesinde; yönetim kurulu üyelerine ...'nın 395. ve 396. maddelerinde yazılı «yetki» ve izinlerin verilmesi konusunun oylanmış olduğu, 33.000 ret oyuna karşılık 99.000 kabul oyu verildiği, ancak yönetim kurulu üyelerine anılan maddelerdeki yetkinin verilmesine ilişkin karar ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan ...'nın 436/1. maddedeki oy yoksunluğu halinin uygulanmasının gerektiği, kardeş oldukları anlaşılan yönetim kurulu üyelerinin tamamının oydan yoksun olduğu, kalan 33.000 adet oyun karara muhalif olduğu, 660 adet oyun da yetki ve izin verilmesi için yeterli olmadığı, 16. maddede alınan kararın iptali gerektiği, diğer maddelerin iptalini gerektirir bir hal bulunmadığı, «tasfiye memuru» olan davalıların, bu görevinden azline gerekçe olacak herhangi bir haklı nedenin de tespit edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ....04.2013 tarihli g …
445. maddesinde «genel kurul kararlarının iptalinin» şartları ve usulü düzenlenmiş olup, ilgili yasal düzenlemeye göre, kanun veya esas mukavele hükümlerine ve bilhassa afaki «iyiniyet» esaslarına aykırı olan umumi heyet kararları aleyhine, tarihlerinden itibaren üç ay içinde «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki mahkemeye müracaatla «iptal davası» açılabilir.
395-396 maddelerinde yazılı «yetki» ve izinlerin verilmesi hususunun oyçokluğuyla kabul edildiğini ancak kanuna, ahlaka ve «iyiniyet kurallarına» aykırılık nedeniyle kararın iptali gerektiğini ileri sürmüş, mahkemece söz konusu genel kurul maddesinin 33.000 red oyuna karşılık 99.000 kabul oyu ile kabul edildiği ancak ...
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, «anonim şirketin» ....04.2013 tarihli genel kurulunda alınan kararlarının iptali istemine ilişkindir.
-
Geçmiş yıl zararı kârla karşılanabiliyorsa birinci temettü zorunluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4060 E. 2024/289 K.
Ortak:genel kurul kararının iptali · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «ibra» edilmemesine ilişkin 5 numaralı kararın henüz icra edilebilir nitelikte olmadığı, «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmemelerine ilişkin bir «genel kurul kararının iptalini», haklarında «sorumluluk davası» açılması yolunda alınmış genel kurul kararı bulunmadan önceki bir aşamada dava ve talep edebilmelerinin mümkün olmadığı, davalı şirketin mali ve finansal yapısının elverişli olmamasından kaynaklanan kâr dağıtmama yönündeki kararın iptali yönünde objektif bir kanıt bulunmadığı gibi «dürüstlük kuralına» aykırı bir durum da olmadığından bu madde yönünden davacının istinaf talebinin reddi gerektiği, 8 numaralı karar açısından davacı dışındaki diğer pay sahiplerinin …
2.Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davacının «ibra» edilmemesine ilişkin 5 numaralı kararın henüz icra edilebilir nitelikte olmadığı, «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmemelerine ilişkin bir «genel kurul kararının iptalini», haklarında «sorumluluk davası» açılması yolunda alınmış genel kurul kararı bulunmadan önceki bir aşamada dava ve talep edebilmelerinin mümkün olmadığı, bu hususun genel kurul kararlarının iptali …
Zira, «yönetim kurulu» üyesi olan davacının «ibra» edilmemesine ilişkin 5 numaralı «genel kurul kararının iptali» için dava açmakta «hukuki yararı» bulunmaktadır ve dolayısıyla dava açabilir.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «genel kurul kararının iptali» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Rekabet yasağının kaldırılması (ttk 395-396)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/6584 E. 2025/4539 K.
Ortak:oydan yoksunluk · karar nisabı · muhalefet şerhi · esas sözleşme · rekabet yasağı · olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · ibra · dava şartı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın üç aylık «hak düşürücü süre» içinde açıldığı, dava konusu genel kurul «toplantı tutanağının» altında davacının alınan kararlara «muhalefet şerhinin» bulunduğu, iptali talep edilen 5 numaralı karar açısından, «yönetim kurulu» üyeleri gerek kendilerinin gerekse diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada oydan yoksun olmalarına karşın diğer «yönetim kurulu üyelerinin ibra» oylamalarında oy kullandıkları, yönetim kurulu üyelerinin oyları çıkarıldığında geriye EYB Holding A.Ş.'nin 300.000 adet ve Mustafa Aktoprak'ın da 1 adet oyu kaldığı, bunların dava konusu yapılan dönemde yönetim kurulu üyesi olmadıkları, «imza yetkilerinin» bulunmadığı, bu pay sahiplerinin, ...'nun ibra edilmemesi, Rüstem Eyüboğlu ve ...'nun da ibra edilmesi yönünde oy kullandıkları, geriye kalan oyların (1 oy dahi olsa) bu şekilde bir karar alınması için yeterli olduğu, oydan yoksun yönetim kurulu üyelerinin oylarının, oylama üzerinde etkili olmadığı, bu kişiler oy kullanmamış olsalardı dahi geriye kalan iki pay sahibinin oylarıyla aynı kararların yine alınmış olacağı anlaşıldığından 27.06.2016 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan 5 numaralı kararın kanuna, «esas sözleşme» hükümlerine ve «dürüstlük kurallarına» aykırı olmadığı, kâr «dağıtılmamasına» ilişkin 6 numaralı karar açısından, bu kararın oy çokluğuyla alındığı, davalı şirketin mali yapısına uygun olduğundan iptali talebinin reddi gerektiği, genel kurulun 8 numaralı kararı ile yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerinde belirtilen işleri «ifa» edebilmeleri hususunda gerekli «yetkinin» verilmesine, davacının 287.000 adet «olumsuz» oyuna karşılık kullanılan 713.000 olumlu oyla oy çokluğuyla karar verildiği, bu husus yönetim kurulu üyeleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işle ilgili olduğundan toplantıya katılan yönetim kurulu üyelerinin oydan yoksun oldukları, «rekabet yasağının» kaldırılması oylamasında bir yönetim kurulu üyesi kendisi ile ilgili kararın alınmasında oy hakkından yoksun ise de, bu hâlde diğer yönetim kurulu üyesi ile ilgili …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; finansal tabloların/«bilançoların tasdik» edilmiş olduğu bir ortamda müvekkilinin «ibra» edilmemesinin kanuna ve «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu, Mahkemenin karar yeter sayısının bulunduğunu belirtmekle yetindiğini, karar yeter sayısının bulunmasının ibra edilmeme kararını hukuka uygun hâle getirmeyeceğini, bilirkişi raporunda da davacının ibra edilmemesini gerektiren bir «sebebin» tespit edilemediğinin belirtildiğini, kârın «dağıtılmamasına» ilişkin kararın kanuna ve «esas sözleşmeye» aykırı olduğunu, şirketin mali durumunun kâr dağıtma zorunluluğunu yerine getirmeye uygun olduğunu, şirketin dönen varlıklarının kısa vadeli borçlarını 5 kattan daha fazla miktarda karşılayabilecek seviyede olduğunu, bilirkişi raporunun mali yönden ciddi eksiklikler içerdiğini, özkaynakların tamamının dikkate alınmadığını, «yönetim kurulu» üyelerine izin verilmesine ilişkin 8 numaralı kararın da yönetim kurulu üyelerinin oylarıyla alınmış olması nedeniyle yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmün kald …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «ibra» edilmemesine ilişkin 5 numaralı kararın henüz icra edilebilir nitelikte olmadığı, «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmemelerine ilişkin bir «genel kurul kararının iptalini», haklarında «sorumluluk davası» açılması yolunda alınmış genel kurul kararı bulunmadan önceki bir aşamada dava ve talep edebilmelerinin mümkün olmadığı, davalı şirketin mali ve finansal yapısının elverişli olmamasından kaynaklanan kâr dağıtmama yönündeki kararın iptali yönünde objektif bir kanıt bulunmadığı gibi «dürüstlük kuralına» aykırı bir durum da olmadığından bu madde yönünden davacının istinaf talebinin reddi gerektiği, 8 numaralı karar açısından davacı dışındaki diğer pay sahiplerinin …
Benzer bu kararda… EMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacılar vekilinin davaya konu genel kurul toplantısına katılıp tüm maddelerde «olumsuz» oy kullandığı, ayrıca 8. maddenin görüşülmesinden sonra da toplantıda alınan kararların şirket «esas sözleşmesindeki» oy şartlarını sağlaması halinde kabul edildiği, aksi halde kabul «rızalarının» bulunmadığına dair «muhalefet şerhi» olduğu, davalı şirketin toplam 50.000 adet «payının» 8.500 adet payı davacılara, kalan toplam 41.500 adet payın ise «yönetim kurulu» başkanına ait olup yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 4 no.lu kararda davacıların «temsilcisinin» olumsuz oyuna karşılık oy çokluğu ile karar alındığı, yönetim kurulu başkanının kendi ibrasında oy kullandığı, oydan yoksun yönetim kurulu başkanının oyları haricinde kalan oylar ile de «ibra» için TTK'nın 418. maddesinde öngörülen «nisabın» sağlanamadığından ibraya ilişkin 4 no.lu kararın «yokluk» ile malul olduğu, TTK'nın 436/1 hükmü uyarınca yönetim kurulu üyelerinin kendileri ile ilgili «rekabet yasağının» kaldırılması oylamasında, anılan «yetkinin» verilmesine ilişkin karar ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan, oy yoksunluğu halinin uygulanması gerektiği, ancak buradaki oy yoksunluğu yönetim kurulu üyesinin kendisi ile ilgili karara ilişkin olup diğer üyelerin yasaklarının kaldırılmasında yönetim kurulu üyesinin oy kullanabileceği, yönetim kurulu başkanının bu oylamada oy kullandığı, oyu düşüldüğünde, yönetim kurulu üyelerinin TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca izin verilmesine ilişkin kararın «oydan yoksunluk» ilkesi gereğince iptali gerektiği, yönetim kurulu başkanı olan ... aleyhine de dava açılmış ise de «genel kurul kararının iptali» davalarında «husumetin» şirkete yöneltilmesinin yeterli olduğu, şirket ortağına veya yöneticisine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», davalı şirketin 20.09.2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan gündem maddelerine ilişkin 2, 3, 4, 5 ve 7 numaralı kararların ayrı ayrı iptallerine, davalı şirkete «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; 2016-2017-2018 yılları «olağan genel kurul» toplantısının TTK ve şirket «esas sözleşmesi» hükümlerine uygun olarak yapıldığını, davacının öne sürdüğü iddialardan hiçbirinin genel kurul toplantısının ve gündem maddelerinin iptalini gerektirmediğini, tüm işlemlerin usul ve yasaya uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacıların hissedarları oldukları müvekkil şirkete karşı nitelikli «dolandırıcılık», «güveni kötüye kullanma» ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarını işlemeleri nedeniyle; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/73388 sayılı soruşturma dosyası üzerinden suç duyurus …
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 20.09.2019 tarihli 2016-2017-2018 yılları «olağan genel kurul» toplantısına davetin usulüne uygun yapılmadığını, toplantının usule aykırı şekilde gizli gerçekleştirildiğini, şirketin «yönetim kurulu» başkanı olarak tüm yetkilerle donatılmış olan davalı ...'in aynı zamanda şirketin 50.000 hisse üzerinden 41.500 hisseye sahip kurucu ortak olduğunu, şirketin kuruluşundan beri yönetim kurulu başkanlığı yaptığını, toplantının 4. gündem maddesinin 2016-2017-2018 yılları çalışmalarından dolayı yönetim kurulu ibrasına ilişkin olduğunu, davalının bu maddenin oylanmasında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 436. maddesi gereğince oy kullanamayacağını, bu nedenle 2, 3 ve 4 no.lu gündem maddelerinde alınan kararların iptali gerektiğini, yine 5. ve 7. gündem maddelerinde de davalı yönetim kurulu başkanının oy yoksunluğu olmasına rağmen oy kullanması nedeniyle 5 ve 7. maddelerin de iptali gerektiğini, ayrıca yönetim kurulu üyelerinin «sadakat yükümlülüğü» ve «dürüstlük kuralına» aykırı davranışları nedeniyle davalı şirket «yönetimine kayyım atanması» şartlarının oluştuğunu ileri sürerek davalı şirketin 20.09.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısının «yokluk» ile malul olduğunun tespitine, olmadığı takdirde 2, 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddelerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sadakat yükümlülüğü · yönetim kayyımı · re'sen gözetilme · güveni kötüye kullanma · kayyım atanması · yokluk · kayyım · kamu düzenine aykırılık
Benzer bu karardaDAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 20.09.2019 tarihli 2016-2017-2018 yılları «olağan genel kurul» toplantısına davetin usulüne uygun yapılmadığını, toplantının usule aykırı şekilde gizli gerçekleştirildiğini, şirketin «yönetim kurulu» başkanı olarak tüm yetkilerle donatılmış olan davalı ...'in aynı zamanda şirketin 50.000 hisse üzerinden 41.500 hisseye sahip kurucu ortak olduğunu, şirketin kuruluşundan beri yönetim kurulu başkanlığı yaptığını, toplantının 4. gündem maddesinin 2016-2017-2018 yılları çalışmalarından dolayı yönetim kurulu ibrasına ilişkin olduğunu, davalının bu maddenin oylanmasında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 436. maddesi gereğince oy kullanamayacağını, bu nedenle 2, 3 ve 4 no.lu gündem maddelerinde alınan kararların iptali gerektiğini, yine 5. ve 7. gündem maddelerinde de davalı yönetim kurulu başkanının oy yoksunluğu olmasına rağmen oy kullanması nedeniyle 5 ve 7. maddelerin de iptali gerektiğini, ayrıca yönetim kurulu üyelerinin «sadakat yükümlülüğü» ve «dürüstlük kuralına» aykırı davranışları nedeniyle davalı şirket «yönetimine kayyım atanması» şartlarının oluştuğunu ileri sürerek davalı şirketin 20.09.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısının «yokluk» ile malul olduğunun tespitine, olmadığı takdirde 2, 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddelerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
… EMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacılar vekilinin davaya konu genel kurul toplantısına katılıp tüm maddelerde «olumsuz» oy kullandığı, ayrıca 8. maddenin görüşülmesinden sonra da toplantıda alınan kararların şirket «esas sözleşmesindeki» oy şartlarını sağlaması halinde kabul edildiği, aksi halde kabul «rızalarının» bulunmadığına dair «muhalefet şerhi» olduğu, davalı şirketin toplam 50.000 adet «payının» 8.500 adet payı davacılara, kalan toplam 41.500 adet payın ise «yönetim kurulu» başkanına ait olup yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 4 no.lu kararda davacıların «temsilcisinin» olumsuz oyuna karşılık oy çokluğu ile karar alındığı, yönetim kurulu başkanının kendi ibrasında oy kullandığı, oydan yoksun yönetim kurulu başkanının oyları haricinde kalan oylar ile de «ibra» için TTK'nın 418. maddesinde öngörülen «nisabın» sağlanamadığından ibraya ilişkin 4 no.lu kararın «yokluk» ile malul olduğu, TTK'nın 436/1 hükmü uyarınca yönetim kurulu üyelerinin kendileri ile ilgili «rekabet yasağının» kaldırılması oylamasında, anılan «yetkinin» verilmesine ilişkin karar ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan, oy yoksunluğu halinin uygulanması gerektiği, ancak buradaki oy yoksunluğu yönetim kurulu üyesinin kendisi ile ilgili karara ilişkin olup diğer üyelerin yasaklarının kaldırılmasında yönetim kurulu üyesinin oy kullanabileceği, yönetim kurulu başkanının bu oylamada oy kullandığı, oyu düşüldüğünde, yönetim kurulu üyelerinin TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca izin verilmesine ilişkin kararın «oydan yoksunluk» ilkesi gereğince iptali gerektiği, yönetim kurulu başkanı olan ... aleyhine de dava açılmış ise de «genel kurul kararının iptali» davalarında «husumetin» şirkete yöneltilmesinin yeterli olduğu, şirket ortağına veya yöneticisine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», davalı şirketin 20.09.2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan gündem maddelerine ilişkin 2, 3, 4, 5 ve 7 numaralı kararların ayrı ayrı iptallerine, davalı şirkete «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
Ancak Bölge Adliye Mahkemesi «kamu düzenine aykırılık» gördüğü takdirde bunu re'«sen gözetir»." hükmünde yazılı bulunan sebeple bağlılık hususu bakımından, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde istinaf başvuru nedenlerini ileri sürdüğünden, istinaf nedenler …
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; 2016-2017-2018 yılları «olağan genel kurul» toplantısının TTK ve şirket «esas sözleşmesi» hükümlerine uygun olarak yapıldığını, davacının öne sürdüğü iddialardan hiçbirinin genel kurul toplantısının ve gündem maddelerinin iptalini gerektirmediğini, tüm işlemlerin usul ve yasaya uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacıların hissedarları oldukları müvekkil şirkete karşı nitelikli «dolandırıcılık», «güveni kötüye kullanma» ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarını işlemeleri nedeniyle; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/73388 sayılı soruşturma dosyası üzerinden suç duyurus …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3989 E. , 2023/6219 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki genel kurul kararlarının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat İpek Kurutluoğlu Özden, davalı vekilleri Avukat Melike Naz Başoğlu ile Avukat Suha Yılmaz dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin azınlık hakkı sahibi ortaklarından olduğunu, 21.04.2016 tarihli olağan genel kurul toplantısına kadar da yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, ailevi nedenlerden ötürü şirketten dışlandığını, ilk defa 21.04.2016 tarihli toplantıda yönetim kurulu üyeliğine seçilmediğini, toplantıda müvekkili temsilcisinin talebi üzerine finansal tabloların müzakereleri ile ilişkili 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. maddelerin müzakere edilmeksizin ertelendiğini, ertelenen toplantının 27.06.2016 tarihinde yapıldığını, ibraya ilişkin 5 numaralı karar ile yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 395 ve 396 ncı maddelerince izin verilmesine ilişkin 8 numaralı karar kanuna aykırı olmakla iptali gerektiğini, yönetim kurulu üyelerinin ibrası için yapılan oylamada tüm yönetim kurulu üyelerinin oy verdiğini, bu şekilde yapılan oylamanın geçersiz olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacaklarını, ibraya ilişkin oylamada oylamaya katılamayan yönetim kurulu üyelerinin aynı şekilde kendi menfaatlerine olan yönetim kurulu üyelerine izin verilmesine ilişkin kararlarda da oy kullanamayacaklarını, bu hususta alınmış 8 numaralı kararın da kanuna aykırı olduğunu, ertelenen ilk toplantıda yönetim kurulu üyeliklerine 3 yıl süre ile Rüstem Eyüboğlu, ...
ve EYB Holding A.Ş.'nin seçilmesine karar verildiğini, bu karardan sonra müvekkilinin şirketle ilişkisinin sadece azınlık hakkı sahibi ortak olarak devam ettiğini, finansal tablolar/bilanço tasdik edilmiş olmasına rağmen müvekkilinin ibra edilmemesinin kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, müvekkilinin ibra edilmemesi kararının hiçbir gerekçesinin bulunmadığını, bilançonun tasdik edildiği kabul edilecekse müvekkilinin ibra edilmemesine ilişkin kararın iptaline karar verilmesi gerektiğini, kârın dağıtılmamasına ilişkin olarak alınan 6 numaralı kararın kanuna, esas mukaveleye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, müvekkili temsilcisinin 6 ncı maddenin müzakeresi sırasında neden kâr dağıtılmadığı hususunda bilgilendirme talep ettiğini, yönetim kurulu üyesi ...'nun konjonktür gerekleri ve şirketin idamesi için gerekli kaynakların korunması amacıyla geçmiş yıl zararlarının mevcudiyeti de gözetilerek kâr dağıtılmaması gerektiğini düşündükleri beyanında bulunduğunu, yapılan oylamada muhalif oylarına rağmen oy çokluğu ile kâr dağıtılmamasına karar verildiğini, ...'nun yaptığı açıklama somut ve müşahhas bir gerekçeye dayanmadığı gibi yapılması planlanan bir yatırım veya geçmiş yıl zararlarının değerlemesine ilişkin bir bilgi de içermediğini, esas sözleşmenin kârın dağıtımı başlıklı maddesine göre kanuni yedek akçe ayrıldıktan sonra kalan miktarın %5'inin pay sahiplerine kâr payı olarak dağıtılması gerektiğini, davalı şirketin dağıtılması zorunlu %5'i hiç dağıtmadığı gibi kalan kârın da dağıtılmamasına karar verdiğini, alınan bu keyfi kararın bu haliyle öncelikle esas mukaveleye ve sonrasında da dürüstlük kuralına aykırı olduğunu iddia ederek davalı şirketin 27.06.2016 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 5, 6 ve 8 numaralı kararların kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılığı nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın üç aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı, dava konusu genel kurul toplantı tutanağının altında davacının alınan kararlara muhalefet şerhinin bulunduğu, iptali talep edilen 5 numaralı karar açısından, yönetim kurulu üyeleri gerek kendilerinin gerekse diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada oydan yoksun olmalarına karşın diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra oylamalarında oy kullandıkları, yönetim kurulu üyelerinin oyları çıkarıldığında geriye EYB Holding A.Ş.'nin 300.000 adet ve Mustafa Aktoprak'ın da 1 adet oyu kaldığı, bunların dava konusu yapılan dönemde yönetim kurulu üyesi olmadıkları, imza yetkilerinin bulunmadığı, bu pay sahiplerinin, ...'nun ibra edilmemesi, Rüstem Eyüboğlu ve ...'nun da ibra edilmesi yönünde oy kullandıkları, geriye kalan oyların (1 oy dahi olsa) bu şekilde bir karar alınması için yeterli olduğu, oydan yoksun yönetim kurulu üyelerinin oylarının, oylama üzerinde etkili olmadığı, bu kişiler oy kullanmamış olsalardı dahi geriye kalan iki pay sahibinin oylarıyla aynı kararların yine alınmış olacağı anlaşıldığından 27.06.2016 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 5 numaralı kararın kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı, kâr dağıtılmamasına ilişkin 6 numaralı karar açısından, bu kararın oy çokluğuyla alındığı, davalı şirketin mali yapısına uygun olduğundan iptali talebinin reddi gerektiği, genel kurulun 8 numaralı kararı ile yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerinde belirtilen işleri ifa edebilmeleri hususunda gerekli yetkinin verilmesine, davacının 287.000 adet olumsuz oyuna karşılık kullanılan 713.000 olumlu oyla oy çokluğuyla karar verildiği, bu husus yönetim kurulu üyeleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işle ilgili olduğundan toplantıya katılan yönetim kurulu üyelerinin oydan yoksun oldukları, rekabet yasağının kaldırılması oylamasında bir yönetim kurulu üyesi kendisi ile ilgili kararın alınmasında oy hakkından yoksun ise de, bu hâlde diğer yönetim kurulu üyesi ile ilgili oylamaya katılabileceği, her yönetim kurulu üyesinin kendilerine verilecek izinlere ilişkin oylamada oydan yoksun olmaları sebebiyle oy kullanmamış olması hâlinde dahi, davacı dışındaki diğer pay sahiplerinin olumlu oy kullanmaları karşısında oylama sonucunun değişmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; finansal tabloların/bilançoların tasdik edilmiş olduğu bir ortamda müvekkilinin ibra edilmemesinin kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, Mahkemenin karar yeter sayısının bulunduğunu belirtmekle yetindiğini, karar yeter sayısının bulunmasının ibra edilmeme kararını hukuka uygun hâle getirmeyeceğini, bilirkişi raporunda da davacının ibra edilmemesini gerektiren bir sebebin tespit edilemediğinin belirtildiğini, kârın dağıtılmamasına ilişkin kararın kanuna ve esas sözleşmeye aykırı olduğunu, şirketin mali durumunun kâr dağıtma zorunluluğunu yerine getirmeye uygun olduğunu, şirketin dönen varlıklarının kısa vadeli borçlarını 5 kattan daha fazla miktarda karşılayabilecek seviyede olduğunu, bilirkişi raporunun mali yönden ciddi eksiklikler içerdiğini, özkaynakların tamamının dikkate alınmadığını, yönetim kurulu üyelerine izin verilmesine ilişkin 8 numaralı kararın da yönetim kurulu üyelerinin oylarıyla alınmış olması nedeniyle yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ibra edilmemesine ilişkin 5 numaralı kararın henüz icra edilebilir nitelikte olmadığı, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemelerine ilişkin bir genel kurul kararının iptalini, haklarında sorumluluk davası açılması yolunda alınmış genel kurul kararı bulunmadan önceki bir aşamada dava ve talep edebilmelerinin mümkün olmadığı, davalı şirketin mali ve finansal yapısının elverişli olmamasından kaynaklanan kâr dağıtmama yönündeki kararın iptali yönünde objektif bir kanıt bulunmadığı gibi dürüstlük kuralına aykırı bir durum da olmadığından bu madde yönünden davacının istinaf talebinin reddi gerektiği, 8 numaralı karar açısından davacı dışındaki diğer pay sahiplerinin olumlu oy kullanmaları nedeniyle kararın geçerli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle ve müvekkili hakkında sorumluluk davası açılmamasının ibra edilmeme kararının iptalini talep etme hakkını ortadan kaldırmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1.1.Uyuşmazlık, dava konusu Genel Kurul kararının kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı ile karar nisabının yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
1.2.Dava, davalı şirketin 27.06.2016 tarihinde yapılan 2015 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan bir kısım kararların iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 395, 396 ve 436 ncı maddeleri ile 445 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davacının ibra edilmemesine ilişkin 5 numaralı kararın henüz icra edilebilir nitelikte olmadığı, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemelerine ilişkin bir genel kurul kararının iptalini, haklarında sorumluluk davası açılması yolunda alınmış genel kurul kararı bulunmadan önceki bir aşamada dava ve talep edebilmelerinin mümkün olmadığı, bu hususun genel kurul kararlarının iptali davasında değil, şirketin açacağı sorumluluk davası veya bu yola uzun bir zaman zarfında gidilmediği takdirde daha sonra ibra edilmeyenlerin açacağı hükmen ibra davasında karara bağlanması gerektiği gerekçesiyle davacının bu kararın iptali isteminin reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf istemi esastan red edilmiş ise de, Bölge Adliye Mahkemesinin bu yöndeki değerlendirmesi isabetli değildir.
Zira, yönetim kurulu üyesi olan davacının ibra edilmemesine ilişkin 5 numaralı genel kurul kararının iptali için dava açmakta hukuki yararı bulunmaktadır ve dolayısıyla dava açabilir.
İlk Derece Mahkemesince davacının ibra edilmemesine ilişkin 5 numaralı genel kurul kararının alınma usulüne ilişkin değerlendirme yapılarak neticede 5 numaralı kararın, kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Ancak alınan bu kararın dürüstlük kuralına neden aykırı olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmamıştır. Finansal tabloların onaylandığı, davacı dışında aynı dönemde görev yapan diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiği bir durumda davacının ibra edilmemesine ilişkin 5 numaralı genel kurul kararı, dürüstlük kuralına aykırı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3.Yönetim kurulu üyelerine, 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerinde belirtilen işleri ifa edebilmeleri hususunda gerekli yetkinin verilmesine ilişkin 8 numaralı genel kurul kararı bakımından yapılan değerlendirmede; bu kararın, davacı ... vekili Avukat Haluk Baştürk'ün 287.000 olumsuz oyuna karşılık 713.000 olumlu oyla ve oyçokluğuyla alındığı anlaşılmaktadır. Yetki verilen yönetim kurulu üyeleri, Rüstem Eyüboğlu, ... ve EYB Holding A.Ş.'dir.
6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin birinci fıkrası, "...Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz..." düzenlemesini içermektedir.
Bu hükümle oydan yoksunluğun kapsamı 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 374 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre genişletilmiştir. Şöyle ki, oydan yoksunluğa sebebiyet veren hâllerin içine, pay sahibinin karı veya kocasının, alt ve üst soyunun ortağı oldukları şahıs şirketleriyle hakimiyetleri altındaki sermaye şirketleri de dahil edilmiştir. Hakimiyet altında bulunma ise, içtihat yolu açık olmak üzere 6102 sayılı Kanun'un 195 inci maddesi hükmünün kıyas yoluyla uygulanması ile belirlenebilecektir (bkz. 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin birinci fıkrası gerekçesi). Diğer taraftan bu hükümle oydan yoksunluğa sebebiyet veren hâller sayma yöntemiyle sınırlı sayıda belirtilmiş olup kardeş oydan yoksunluk hâlleri içine dahil edilmemiştir.
O nedenle hükmün kapsamının genişletilerek kardeşin veya sayılanlar dışındaki başka bir akrabanın kapsama dahil edilme imkanı bulunmamaktadır (oy hakkının kullanılmasını yasaklayan bu hükmün istisna niteliğinde olduğu ve dolayısıyla dar yorumlanması gerektiği yönünde bkz. Kemal ŞENOCAK/CENKCİ, Şirketler Hukuku Şerhi, Cilt-2, Seçkin, Ankara 2022, s. 2458 vd.).
Bu açıklamadan sonra somut olaya gelince, davalı şirketin yönetim kurulu üyeliğine her biri şirkette pay sahibi olan Rüstem Eyüboğlu, ... ve EYB Holding A.Ş. seçilmişlerdir. Şirket yönetim kurulu üyeliğine seçilen ve 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddeleri hükümleri kapsamında şirketle işlem yapmalarına ve rekabet etmelerine izin verilen yönetim kurulu üyelerinden Rüstem Eyüboğlu, diğer ortaklardan davacı ... ile ...’nun babası olup bilirkişi Ahmet Serdar Kıyat tarafından tanzim edilen raporda işaret edilmesine göre ise yönetim kurulu üyeleri Rüstem ve Cenk aynı zamanda diğer yönetim kurulu üyesi EYB Holding A.Ş.'nin hakim ortağı konumunda bulunmaktadır. Diğer bir ifade ile yönetim kurulu üyesi EYB Holding A.Ş., diğer iki yönetim kurulu üyesinin hakimiyeti altındadır.
O nedenle yönetim kurulu üyelerine şirketle rekabet etme ve işlem yapmaya izin verilmesi hususundaki gündemin 8 numaralı maddesinin karara bağlanmasında, pay sahibi davacı, babası olan yönetim kurulu üyesi Rüstem Eyüboğlu yönünden oydan yoksun olup yönetim kurulu üyesi EYB Holding ve kardeşi olan yönetim kurulu üyesi Cenk yönünden oydan yoksunluğu söz konusu olmamaktadır. Belirtilen esas çerçevesinde yönetim kurulu üyelerinin tamamı ise oydan yoksun durumdadırlar. Bu durumda sadece bir paya sahip dava dışı ortak Mustafa Aktoprak tüm yönetim kurulu üyeleri yönünden oydan yoksun bulunmamaktadır. Olay kapsamında tekrar etmek gerekirse gündemin 8 numaralı maddesinin karara bağlanmasında, davacı sadece babası olan yönetim kurulu üyesi yönünden oydan yoksun olup diğerleri yönünden oy kullanabilme hakkına sahip, tek pay sahibi olan Mustafa ise oydan yoksun olmayıp yönetim kurulu üyelerinin tümü yönünden oy kullanma hakkına sahiptir.
Hâl böyle olunca, oydan yoksun olanların oyları çıkarılıp oy kullanma hakkı bulunanlardan olumsuz oy kullanan davacı ile olumlu oy kullanan dava dışı bir paya sahip ortağın oyu dikkate alındığında yönetim kurulu üyelerine şirketle rekabet etmeye ve işlem yapmaya izin verilmesine ilişkin gündemin 8 numaralı maddesi ile alınan kararda her bir yönetim kurulu üyesi yönünden karar nisabının sağlanıp sağlanmadığı, dolayısıyla bu kararın yok hükmünde olup olmadığı denetime elverişli şekilde ortaya konulmadan ve eksik inceleme ile 8 numaralı karara yönelik davacı talebinin reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/988547800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz