6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Türk kararlarını bütünüyle yeniden incelenen ülkede tenfizde fiili mütekabiliyet ve revizyon yasağı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4640 E. 2023/6659 K. · · İlk derece: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Gerekçe özeti

Tenfizi istenen ülkede Türk mahkeme kararlarının bütünüyle yeniden esastan incelenmesi öngörülüyorsa, bu esastan inceleme (revizyon) yasağına aykırı ve yeniden yargılama niteliğinde olduğundan fiili mütekabiliyet gerçekleşmez ve MÖHUK 54/1-a şartı sağlanmadığından tenfiz talebi reddedilmelidir.

Ele alınan sorunlar

Tenfizde mütekabiliyet şartı ve esastan inceleme yasağı (revizyon yasağı) → kabul

İddia: Davalı, iki ülke arasında karşılıklılık esasına dayalı anlaşma, kanun hükmü ya da fiili uygulama bulunmadığını, mütekabiliyet şartının gerçekleşmediğini savunmuştur.

Gerekçe: Tenfiz davalarında esastan inceleme yasağı (revizyon yasağı) geçerli olup tenfiz hakimi, kanunda sayılan şartlar dışında ilamın içeriği üzerinde inceleme yapamaz; aksi kabul hakimi üst mahkeme konumuna sokar. Adalet Bakanlığı yazısına göre söz konusu ülkede, boşanma ve velayet dışındaki özel hukuk davalarında Türkiye'de karara bağlanmış dosyanın bütünüyle yeniden incelenip yerel mevzuata aykırılık bulunmaması hâlinde tenfiz mümkün olmaktadır. Dava dosyasının en baştan iddia, savunma ve tüm kapsamıyla yeniden değerlendirilmek suretiyle tenfize hükmedilebilecek olması esastan inceleme yasağına aykırı ve yeniden yargılama niteliğinde olduğundan, MÖHUK 54/1-a'ya aykırılık söz konusudur; iki ülke arasında fiili uygulama bulunmadığından tenfizde mütekabiliyet şartı sağlanmamıştır. Bu sebeplerle davanın reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yabancı ülkede Türk kararlarının bütünüyle yeniden esastan incelenmesinin fiili mütekabiliyeti dışladığına ve tenfizin reddi gerektiğine ilişkin bağlayıcı Yargıtay değerlendirmesidir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tenfiz mütekabiliyet revizyon yasağı esastan inceleme yasağı kamu düzeni

Atıf yapılan mevzuat: 5718 sayılı Kanun — 5718 sayılı Kanun 505718 sayılı Kanun 54(1)-a

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4852 E. 2019/698 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2361 E. 2022/5971 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13540 E. 2014/5598 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4561 E. 2022/6225 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3197 E. 2014/9314 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2885 E. 2019/417 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/4640 E.  ,  2023/6659 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1706 Esas, 2022/231 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/1004 E., 2019/754 K.

Taraflar arasındaki tenfiz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.11.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında Danimarka'da görülen dava sonucunda Danimarka Yüksek Mahkemesi Batı 9. Dairesi'nin 21.02.2017 tarihli V.L.B-2000-15 sayılı kararı ile müvekkili lehine hüküm tesis edildiğini, verilen karar kesinleştiğini ileri sürerek kararın tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yabancı mahkeme kararının kesinleşmediğini, ayrıca Türkiye ile Danimarka arasında mütekabiliyet koşulunun da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Türkiye ile Danimarka arasında ikili anlaşma olmamakla birlikte fiili mütekabiliyetin bulunduğu ve bu hususun da dava konusu kararın tenfizi için yeterli olduğu gerekçesiyle kesinleşen Danimarka Yüksek Mahkemesi kararının tenfizine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından teminat gösterme zorunluluğunun sağlanmadığını, mütekabiliyet şartının bulunmadığını, Mahkemece resmi yazının aksine karar tesis edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adalet Bakanlığı tarafından bildirilen yabancı mahkeme hükümlerinin tenfizini mümkün kılan yasal düzenleme ve bir kısım ilamların doğrudan tenfiz edildiğinin belirlenmesi nedeniyle karşılıklılık şartının mevcut olduğu sonucuna varıldığı, karşı ülkede bir kısım kararların içeriği incelenmeden tenfize hükmedildiği, davanın türüne göre bir ayrım yapılmasının karşılıklılık ilkesini zedeler nitelikte görülmediği, davalı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin hükmün esasına yönelik olup, kararın içeriğinin yeniden gözden geçirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, Danimarka Yüksek Mahkemesi kararının tenfizi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, tenfiz şartlarının varlığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanunu'nun (5718 sayılı Kanun) 50 nci maddesi, 54 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1. Dava, Danimarka Yüksek Mahkemesi tarafından verilen kararın tenfizi istemine ilişkindir. Davacı tarafın tenfiz istemi üzerine davalı taraf, iki ülke arasında karşılıklılık esasına dayalı bir anlaşma, kanun hükmü ve yahut fiili uygulama olmadığını savunmuştur. Nitekim mütekabiliyetin varlığına ilişkin dosya kapsamında emsal teşkil edecek nitelikte bir karar da bulunmamaktadır. Bu sebeple öncelikle taraf vekillerinin Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden bilgi talep edilmiş, ilgili Genel Müdürlük ikili bir anlaşmanın mevcut olmadığı, fiili mütekabiliyete ilişkin de istatistiki bilgi tutulmadığını bildirmiştir. Yargılama sırasında İlk Derece Mahkemesince de Adalet Bakanlığı'na müzekkere ile durum hakkında bilgi istendiği, Bakanlık tarafından Dış İşleri Bakanlığından temin edilen 19.03.201 tarihli yazının dosya kapsamına girdiği görülmüştür.

Gelen yazı içeriğinde, Danimarka'da yabancı mahkeme kararlarının tenfiz edilmesi konusunun Danimarka Adalet Uygulaması Kanunu'nda düzenlendiği, yabancı mahkemeler tarafından verilen ve açıkça Danimarka kamu düzenine aykırı bulunmayan kararların tenfizi için gerekli şartların Danimarka Adalet Bakanlığı'nca belirleneceği, uygulamada ise Türk Mahkemelerince verilmiş boşanma ve velayete ilişkin hüküm içeren kararların doğrudan tenfiz edilebildiği, bunun yanında diğer özel hukuk davalarında Türkiye'de görülerek karara bağlanmış olan davanın dosyasının bütünüyle Danimarkalı hakim tarafından yeniden inceleneceği ve kararda Danimarka mevzuatına aykırı bir husus tespit edilmemesi halinde tenfizinin mümkün olabileceği Danimarka Adalet Bakanlığı tarafından bildirilmiştir.

2. Türk Hukuku'nda tenfize ilişkin düzenlemeler 5718 sayılı Kanun'un 50 inci maddesi ve devamı hükümlerinde yer almaktadır. Buna göre; yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Yetkili mahkemenin tenfiz kararı verebilmesi için Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması; ilâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması;

hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması; o yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması şartlarının bir arada bulunması gerekir. Tenfiz davalarında esastan inceleme yasağı (revizyon yasağı) söz konusu olup, mahkemece yabancı unsurlu bir uyuşmazlığa ilişkin tenfiz davasında yalnızca kanunda belirtilen şartların varlığının incelenmesi yoluyla yapılacaktır. Türk kamu düzenine açıkça aykırılık teşkil eden yabancı mahkeme kararlarının tenfizi mümkün değildir.

Ancak yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine aykırı olup olmadığının denetlenmesi sırasında da esastan inceleme yasağı devreye girmekte olup, bu yasağın takdir hakkı ile ortadan kaldırılamayacağı açıktır. Şu durumda tenfiz hakiminin, tenfiz şartları dışında ilamın içeriği üzerinde incelemede bulunma hak ve yetkisi bulunmamaktadır. Aksi halin kabulü, tenfiz hâkimini, üst mahkeme görevini kendinde bulması şeklindeki bir sonuca götürür.

3. Somut vakada, taraflar arasında ticari ilişki kapsamında doğmuş özel hukuk uyuşmazlığıyla ilgili Danimarka mahkemesince verilen kararın tenfizi istenmiştir. Uyuşmazlık konusu, iki ülke arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmün veya fiilî uygulamanın olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamında bulunan Adalet Bakanlığı'ndan gelen müzekkere cevabına göre, uygulamada, özel hukuk davalarında Türkiye'de görülerek karara bağlanmış olan dava dosyasının bütünüyle Danimarkalı hakim tarafından yeniden incelenecek ve kararda Danimarka mevzuatına aykırı bir husus tespit edilmemesi halinde tenfizi mümkün olabilecektir.

Bu haliyle, dava dosyasının en baştan iddia, savunma ve tüm kapsamıyla Danimarka mevzuatına göre değerlendirme yapılarak tenfize hükmedilebilecek olması esastan inceleme yasağına aykırı olup yeniden yargılama olarak görülmekle, 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine aykırılığın söz konusu olduğu, iki ülke arasında fiili uygulama bulunmadığı dolayısıyla tenfizde mütekabiliyet şartının sağlanmadığı anlaşıldığından mahkemece bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme neticesinde davanın kabulü ile tenfiz hükmü kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/987281000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Bozuldu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1706 E. 2022/231 K.

Yabancı mahkeme kararının tenfizinde karşılıklılık şartının fiili uygulama ile ispatı

Gerekçe özeti

Tenfiz davasında MÖHUK 54/1-a'da düzenlenen karşılıklılık şartı, ilgili ülke ile aramızda resmi bir anlaşma bulunmasa bile, o ülkenin yasal düzenlemesi çerçevesinde Türk mahkeme kararlarının tenfizine imkan veren bir uygulamanın (fiili karşılıklılığın) varlığı gösterildiğinde gerçekleşmiş sayılır; davanın türüne göre ayrım yapılması karşılıklılık ilkesini zedelemez. Ayrıca tenfiz davasında yabancı mahkeme kararının esası (hükmedilen tutarın doğruluğu, hesaplanma yöntemi vb.) yeniden incelenemez; inceleme MÖHUK'ta sayılan tenfiz şartlarıyla sınırlıdır.

Emsal değeri

Danimarka mahkeme kararlarının tenfizinde, resmi ikili anlaşma bulunmasa da Danimarka'nın yabancı ilamların tenfizine imkan veren kanuni düzenlemesi ve fiili uygulaması üzerinden karşılıklılık şartının gerçekleştiğine ilişkin değerlendirme, benzer başvurularda emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tenfiz karşılıklılık (mütekabiliyet) kamu düzeni MÖHUK fiili uygulama yabancı mahkeme ilamı

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1706

KARAR NO 2022/231

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/06/2019

NUMARASI 2018/1004 Esas - 2019/754 Karar

DAVA

Tenfiz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/02/2022

Yabancı mahkeme kararının tenfizine ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında Danimarka ülkesinde görülen dava sonucunda Danimarka Yüksek Mahkemesi Batı 9. Dairesi'nin 21/02/2017 tarihli ... sayılı kararı ile müvekkili lehine hüküm tesis edildiğini, verilen karar kesinleşmiş olduğundan kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı tarafın tenfizini talep etmiş olduğu yabancı mahkeme kararının kesinleşmediğini, ayrıca Türkiye ile Danimarka arasında mütekabiliyet koşulu da bulunmadığını, bu nedenlerle tenfiz koşulu gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI

Mahkemece, Ülkemiz açısından da yabancı mahkeme kararının tenfizinin istenmesi halinde kararın açıkça kamu düzenine aykırı olup olmadığı, ilgilinin savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı hususunda inceleme yapıldığı, bu bağlamda Dışişleri Bakanlığının cevabi yazısının da bu minvalde değerlendirilmesi gerektiği ve Türkiye ile Danimarka arasında ikili anlaşma olmamakla birlikte fiili mütekabiliyetin bulunduğu ve bu hususun da dava konusu kararın tenfizi için yeterli olduğu değerlendirilerek, davacı tarafından davalı aleyhine açılan davada, tenfize konu edilen Danimarka Yüksek Mahkemesi Batı Dairesi 9. Dairesi'nin 21/02/2017 tarihli ... sayılı ilamının 24/08/2017 tarihinde kesinleştiği, 5718 Sayılı MÖHUK un 54.maddesinde ön görülen koşulların mevcut olduğu gerekçesi ile kararın tenfizine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; davacı tarafından teminat gösterme zorunluluğunun sağlanmadığını, mütekabiliyet şartının bulunmadığının dosyaya intikal eden resmi yazı kapsamında sabit iken, Mahkemece inanılması güç bir biçimde resmi yazının aksine karar tesis edildiğini, Türk hukukunda yabancı mahkeme kararının esasına yönelik incelemenin, kamu düzeni ile sınırlı olduğunu, Türk tenfiz hakiminin hak ve yetkisinde bulunmayan bir konuda Danimarka hakiminin hak ve yetkisi olduğunu kabulden sonra arada mütekabiliyet bulunduğu sonucuna varmanın en temelinde Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenlik hakkını kısıtlayıcı bir yorum ve sonuç olacağını, müvekkili şirketin söz konusu tutarın fahiş olup olmadığı neye göre hesaplanıp hükmedildiği gibi hususlarda hiçbir üst merci denetimine açık olmayan bir kararın icrası ile karşı karşıya bırakıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davalı tarafından davacı aleyhine açılan dava neticesinde Danimarka Yüksek Mahkemesi'nin Batı 9. Dairesi'nin ... numaralı 21.02.2017 tarihli kararının 5718 sayılı MÖHUK 50 vd. maddeleri gereğince, tenfizine karar verilmesi istemine ilişkindir. Tenfiz kararı verilebilmesi için; Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması, ilamın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması, o yer kanunları uyarınca kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması şarttır.

Tenfiz şartlarından karşılıklılık ilkesi MÖHUK m. 54/1-a gereğince '' ... Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması. ...'' hükmünü haizdir.Adalet Bakanlığı cevabi yazısından ülkeler arasında ikili anlaşmanın bulunmadığı, fiili uygulama kaydının tutulmadığı ancak taraf devletlerin Lahey Sözleşmesine akit devletler olduğu, Danimarka Adalet Uygulaması Kanununun 223 ve 479.mddelerinde yabancı mahkemeler tarafından verilen ve açıkça Danimarka kamu düzenine aykırı olmayan kararların tenfizi için gereken şartların Danimarka Adalet Bakanı tarafından sağlanacağına ilişkin hüküm bulunduğu bildirilmiştir.Dış İşleri Bakanlığının cevabi yazısı ile de;

Danimarkada boşanma veya velayete ilişkin hüküm içeren ilamların doğrudan tenfiz edilebildiği, diğer hukuk davalarında ise Danimarka mevzuatına göre davanın esasının incelendiği belirtilmiştir. Türk yargı uygulaması araştırılmış uyap kayıtlarında Danimarka ülkesi ile karşılıklılık esası mevcut olmadığından tenfiz isteminin reddine ilişkin bir yargı kararına rastlanmamıştır. Adalet bakanlığı tarafından bildirilen yabancı mahkeme hükümlerinin tenfizini mümkün kılan yasal düzenleme ve bir kısım ilamların doğrudan tenfiz edildiğinin belirlenmesi nedeniyle karşılıklılık şartının mevcut olduğu sonucuna varılmaktadır. İlk derece mahkemesinin karşı ülkede bir kısım kararların içeriği incelenmeden tenfize hükmedildiği ,davanın türüne göre bir ayrım yapılmasının karşılıklılık ilkesini zedeler nitelikte görülmediği ,aslolanın mahkeme kararlarının tenfizi olduğu gerekçesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Davalı vekilinin karşılıklılık şartının gerçekleşmediğine yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin diğer istinaf nedenleri hükmün esasına yönelik olup, kararın içeriğinin maddi ve hukuki olgular yönünden yeniden gözden geçirilmesinin mümkün olmadığı gözetildiğinde,koşulları mevcut olmakla kararın tenfizine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 29.750,64-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 7.438-TL harcın mahsubu ile bakiye 22.312,64-TL daha harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 18-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.17/02/2022

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.