Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4852 E. 2019/698 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karşılıklılık esası↗ 5718 sayılı möhuk↗ tanıma ve tenfiz↗ tanıma↗ möhuk 47↗ tenfiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, ... Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında kararların tenfizini mümkün kılan karşılıklılık esasını düzenleyen bir anlaşma veya fiili bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davaya konu kararın tenfizi mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Hollanda yetkili mahkemesi tarafından verilmiş ilamın tanınması ve tenfizine ilişkindir. 5718 sayılı MÖHUK'un 54/1-a maddesi gereğince, Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması gerekmektedir. Mahkemece, 03.11.2016 tarih 111618 sayılı Bakanlık yazısına göre ... Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında kararın tenfizini mümkün kılan ./..
karşılılık esasını düzenleyen bir anlaşma veya fiili bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, Bakanlıktan gelen cevabi yazıda yabancı mahkeme kararının bir antlaşma kapsamında olmadığı durumlarda, tenfiz davasının ... mahkemelerinin önünde taraf teşkili yapılarak serbestce değerlendirileceği belirtilmiş olup, tanıma ve tenfiz konusunda .. mevzuatı ile Türkiye mevzuatındaki paralellik gözetildiğinde karşılıklılığın gerçekleştiği kabul edilebilir. (HGK ....06.1990 T - 1990/...-... E. 1990/347 K.) Bu durumda MÖHUK'un 54/1-a maddesi gereğince, Mahkemece, Türkiye Cumhuriyeti ile ... arasında Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün bulunup bulunmadığının Adalet Bakanlığından gönderilen cevapta gösterilen Hollanda mevzuatındaki tanıma ve tenfiz engelleri de dikkate alınarak değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmadığından, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6371 E. 2023/5889 K.
Ortak:karşılıklılık esası · tanıma · tenfiz
İncelediğiniz karardaDevleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında kararın «tenfizini» mümkün kılan ./.. «karşılılık esasını» düzenleyen bir anlaşma veya fiili bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, Bakanlıktan gelen cevabi yazıda yabancı mahkeme kararının bir antlaşma kapsamında olmadığı durumlarda, tenfiz davasının ... mahkemelerinin önünde taraf teşkili yapılarak serbestce değerlendirileceği belirtilmiş olup, «tanıma» ve tenfiz konusunda .. mevzuatı ile Türkiye mevzuatındaki paralellik gözetildiğinde karşılıklılığın gerçekleştiği kabul edilebilir. (HGK ....06.1990 T - 1990/...-. …
Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında kararların «tenfizini» mümkün kılan «karşılıklılık esasını» düzenleyen bir anlaşma veya fiili bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davaya konu kararın tenfizi mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
5718 sayılı MÖHUK'un 54/1-a maddesi gereğince, Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında «karşılıklılık esasına» dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların «tenfizini» mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması gerekmektedir.
Benzer bu karardaDava, yabancı mahkeme tarafından verilen kararın «tenfizi» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4148 E. 2014/10274 K.
Ortak:karşılıklılık esası · tenfiz · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaDevleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında kararların «tenfizini» mümkün kılan «karşılıklılık esasını» düzenleyen bir anlaşma veya fiili bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davaya konu kararın tenfizi mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
5718 sayılı MÖHUK'un 54/1-a maddesi gereğince, Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında «karşılıklılık esasına» dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların «tenfizini» mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması gerekmektedir.
Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında kararın «tenfizini» mümkün kılan ./.. «karşılılık esasını» düzenleyen bir anlaşma veya fiili bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, Bakanlıktan gelen cevabi yazıda yabancı mahkeme kararının bir antlaşma kapsamında olmadığı durumlarda, tenfiz davasının ... mahkemelerinin önünde taraf teşkili yapılarak serbestce değerlendirileceği belirtilmiş olup, «tanıma» ve tenfiz konusunda .. mevzuatı ile Türkiye mevzuatındaki paralellik gözetildiğinde karşılıklılığın gerçekleştiği kabul edilebilir. (HGK ....06.1990 T - 1990/...-. …
Benzer bu karardaAncak, 5718 sayılı Kanun'un 54. maddesi uyarınca «tenfiz» kararı verilebilmesi için Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında «karşılıklılık esasına» dayalı bir anlaşmanın yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «alacak davalarının» tanınması ve «tenfizi» yönünde Hollanda ve Türkiye arasında yapılan bir anlaşmanın veya fiili uygulamanın mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup mahkemece anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacak davası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «alacak davalarının» tanınması ve «tenfizi» yönünde Hollanda ve Türkiye arasında yapılan bir anlaşmanın veya fiili uygulamanın mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan Bakanlık yazısında, iki ülke arasında «alacak davalarına» yönelik bir anlaşma olmadığı bildirilmiş, fiili uygulama bulunduğuna dair bir bilgiye yer verilmemiş, ilamın verildiği ülkenin mevzuatında «tenfizi» mümkün kılan bir kanun maddesi bulunup bulunmadığı yönünde bir tespitte de bulunulmamıştır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13540 E. 2014/5598 K.
Ortak:tenfiz · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaDevleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında kararların «tenfizini» mümkün kılan «karşılıklılık esasını» düzenleyen bir anlaşma veya fiili bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davaya konu kararın tenfizi mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, Hollanda yetkili mahkemesi tarafından verilmiş ilamın tanınması ve «tenfizine» ilişkindir.
5718 sayılı MÖHUK'un 54/1-a maddesi gereğince, Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında «karşılıklılık esasına» dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların «tenfizini» mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması gerekmektedir.
Benzer bu kararda… n hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından «tenfiz» kararı verilmesine bağlı olduğu gibi yine aynı Kanun'un 58. maddesine göre de yabancı mahkeme ilâmının «kesin delil» olarak olarak kabul edilebilmesi, yabancı ilâmın mahkemece tanınmasına bağlı bulunmaktadır.
Somut olayda, icra takibine dayanak yabancı mahkeme ilamının tanınmasına ya da «tenfizine» karar verilmediğinden, bu ilamın «kesin delil» olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin delil · ilamsız icra takibi · derdestlik · alacak davası · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · eksik inceleme · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı aleyhine Almanya Dortmund Asliye Mahkemesi'nde «alacak davası» açtığı ve bu davanın davacı lehine sonuçlanarak kesinleştiği, davacının bu ilama dayalı olarak davalı aleyhine «ilamsız icra takibi» başlattığı, yabancı mahkeme kararlarının ilamsız icra takibine konulması hususunda herhangi bir engel bulunmadığı, ayrıca davalının «derdestlik» itirazının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, %40 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… n hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından «tenfiz» kararı verilmesine bağlı olduğu gibi yine aynı Kanun'un 58. maddesine göre de yabancı mahkeme ilâmının «kesin delil» olarak olarak kabul edilebilmesi, yabancı ilâmın mahkemece tanınmasına bağlı bulunmaktadır.
Somut olayda, icra takibine dayanak yabancı mahkeme ilamının tanınmasına ya da «tenfizine» karar verilmediğinden, bu ilamın «kesin delil» olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Dava, kesinleşmiş yabancı mahkeme ilamına konu alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece, yabancı mahkeme ilamının kesinleştiği ve bu ilama dayalı olarak «ilamsız icra takibi» yapılabileceği gerekçesiyle başkaca hiçbir araştırma yapılmaksızın davanın kabulüne karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2361 E. 2022/5971 K.
Ortak:tanıma · tenfiz · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaDevleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında kararın «tenfizini» mümkün kılan ./.. «karşılılık esasını» düzenleyen bir anlaşma veya fiili bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, Bakanlıktan gelen cevabi yazıda yabancı mahkeme kararının bir antlaşma kapsamında olmadığı durumlarda, tenfiz davasının ... mahkemelerinin önünde taraf teşkili yapılarak serbestce değerlendirileceği belirtilmiş olup, «tanıma» ve tenfiz konusunda .. mevzuatı ile Türkiye mevzuatındaki paralellik gözetildiğinde karşılıklılığın gerçekleştiği kabul edilebilir. (HGK ....06.1990 T - 1990/...-. …
1990/347 K.) Bu durumda MÖHUK'un 54/1-a maddesi gereğince, Mahkemece, Türkiye Cumhuriyeti ile ... arasında Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların «tenfizini» mümkün kılan bir kanun hükmünün bulunup bulunmadığının Adalet Bakanlığından gönderilen cevapta gösterilen Hollanda mevzuatındaki «tanıma» ve tenfiz engelleri de dikkate alınarak değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmadığından, kararın davacı yarar …
Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında kararların «tenfizini» mümkün kılan «karşılıklılık esasını» düzenleyen bir anlaşma veya fiili bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davaya konu kararın tenfizi mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 5718 sayılı MÖHUK 50-59 maddeleri «tanıma» ve «tenfiz» kurumlarını düzenlemekte olup buna göre yabancı mahkeme ilâmının «kesin delil» veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilâmın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlı tutulmuş ve yabancı mahkemelerden hukuk davaların …
Somut olayda, «tanıma» ve «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararı alacak hükmüne haiz olup aynı konuda Türkiye’de açılan bu tür davalarda dosya hangi aşamada olursa olsun 7194 sayılı Yasa gereğince davacıların, davalı şirkete ortak olduğu kabul edilerek “karar «verilmesine yer olmadığına»” kararı verilmekte ve kararlar bu şekilde kesinleşmektedir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada «tenfize» konu yabancı mahkeme kararının «usulüne uygun tebliğ» işlemlerinin gerçekleştirilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kesin delil · usulüne uygun tebliğ · emredici hüküm · münhasırlık · kamu düzeni · yetkisizlik kararı · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm
Benzer bu karardaBuna göre, yabancı mahkeme kararının verildiği devlet ile Türkiye arasında mütekabiliyet bulunmalı, ilam Türk mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» girmeyen bir konuya ilişkin olmalı, davalının savunma haklarına uygun davranılarak verilen hüküm Türk «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmamalıdır.
Ancak, 5718 sayılı MÖHUK 50-59 maddeleri «tanıma» ve «tenfiz» kurumlarını düzenlemekte olup buna göre yabancı mahkeme ilâmının «kesin delil» veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilâmın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlı tutulmuş ve yabancı mahkemelerden hukuk davaların …
Buna karşın yabancı ülkede açılan ve karara bağlanan aynı tür davalarda verilen yabancı mahkeme kararlarının «tenfizine» karar verilmesi halinde Türkiye’de açılan davalar ile yabancı ülkede açılan davalarda tamamen zıt sonuçlara ulaşılacak olup, Türk Mahkemelerinin «emredici» yasal düzenleme sonucu verdikleri çok sayıdaki kararlara tezat teşkil edecek yabancı mahkeme kararlarına Türkiye’de icra kabiliyeti kazandırılması MÖHUK’un 54/1-c maddesinde düzenlenen ve yukarıda özetlendiği üzere Türk «kamu düzenine» açık aykırılık teşkil edecektir.
… maddesi ve MÖHUK’un 54/1-c maddesi birlikte değerlendirilerek, ortak olmadığının tespiti ve alacak isteminin kabulüne ilişkin yabancı mahkeme kararının tanınması ve «tenfizinin» Türk «kamu düzenine» açık aykırılık teşkil edeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulmasna karar vermek gerekmiştir.
-
Türk kararlarını bütünüyle yeniden incelenen ülkede tenfizde fiili mütekabiliyet ve revizyon yasağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4640 E. 2023/6659 K.
Ortak:tenfiz · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaDevleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında kararların «tenfizini» mümkün kılan «karşılıklılık esasını» düzenleyen bir anlaşma veya fiili bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davaya konu kararın tenfizi mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, Hollanda yetkili mahkemesi tarafından verilmiş ilamın tanınması ve «tenfizine» ilişkindir.
5718 sayılı MÖHUK'un 54/1-a maddesi gereğince, Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında «karşılıklılık esasına» dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların «tenfizini» mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması gerekmektedir.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «tenfiz» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairesi'nin 21.02.2017 tarihli V.L.B-2000-15 sayılı kararı ile müvekkili lehine hüküm tesis edildiğini, verilen karar kesinleştiğini ileri sürerek kararın «tenfizine» karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Türkiye ile Danimarka arasında ikili anlaşma olmamakla birlikte fiili mütekabiliyetin bulunduğu ve bu hususun da dava konusu kararın «tenfizi» için yeterli olduğu gerekçesiyle kesinleşen Danimarka Yüksek Mahkemesi kararının tenfizine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:revizyon yasağı · kamu düzeni
Benzer bu karardaGelen yazı içeriğinde, Danimarka'da yabancı mahkeme kararlarının «tenfiz» edilmesi konusunun Danimarka Adalet Uygulaması Kanunu'nda düzenlendiği, yabancı mahkemeler tarafından verilen ve açıkça Danimarka «kamu düzenine» aykırı bulunmayan kararların tenfizi için gerekli şartların Danimarka Adalet Bakanlığı'nca belirleneceği, uygulamada ise Türk Mahkemelerince verilmiş boşanma ve ve …
Yetkili mahkemenin «tenfiz» kararı verebilmesi için Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında «karşılıklılık esasına» dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması; ilâmın, Türk mahkemelerinin «münhasır» «yetkisine» girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine «yetki» tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması; hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması; o yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede «temsil» edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karş …
Tenfiz davalarında esastan inceleme «yasağı» («revizyon yasağı») söz konusu olup, mahkemece yabancı unsurlu bir uyuşmazlığa ilişkin «tenfiz» davasında yalnızca kanunda belirtilen şartların varlığının incelenmesi yoluyla yapılacaktır.
Türk «kamu düzenine» açıkça aykırılık teşkil eden yabancı mahkeme kararlarının «tenfizi» mümkün değildir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4497 E. 2019/1594 K.
Ortak:tanıma · tenfiz · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaDevleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında kararın «tenfizini» mümkün kılan ./.. «karşılılık esasını» düzenleyen bir anlaşma veya fiili bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, Bakanlıktan gelen cevabi yazıda yabancı mahkeme kararının bir antlaşma kapsamında olmadığı durumlarda, tenfiz davasının ... mahkemelerinin önünde taraf teşkili yapılarak serbestce değerlendirileceği belirtilmiş olup, «tanıma» ve tenfiz konusunda .. mevzuatı ile Türkiye mevzuatındaki paralellik gözetildiğinde karşılıklılığın gerçekleştiği kabul edilebilir. (HGK ....06.1990 T - 1990/...-. …
1990/347 K.) Bu durumda MÖHUK'un 54/1-a maddesi gereğince, Mahkemece, Türkiye Cumhuriyeti ile ... arasında Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların «tenfizini» mümkün kılan bir kanun hükmünün bulunup bulunmadığının Adalet Bakanlığından gönderilen cevapta gösterilen Hollanda mevzuatındaki «tanıma» ve tenfiz engelleri de dikkate alınarak değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmadığından, kararın davacı yarar …
Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında kararların «tenfizini» mümkün kılan «karşılıklılık esasını» düzenleyen bir anlaşma veya fiili bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davaya konu kararın tenfizi mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2015/127 esas sayılı dosyası ile «tanıma» davası açıldığını, bu davanın «kesin» hüküm nedeniyle reddi için tanıma davasının «bekletici mesele» yapılmasını savunmuş, mahkemece, davalının söz konusu savunması; davanın yabancı mahkemede açılmasından sonra yeni deliller ortaya çıktığı gerekçesiyle reddedilmiş ve işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/127 esas sayılı dosyası ile «tanıma» davası açıldığı anlaşılmaktadır.
5718 sayılı MÖHUK’un 50/1. maddesi gereğince, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından «tenfiz» kararı verilmesine bağlıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşılıksızdır işlemi · bekletici mesele · kesin delil · temerrüt tarihi · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, ancak taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, davalılar tarafından «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, SPK tarafından gönderilen yazı ve CD'lerde yer alan kayıtlarda davalı şirketlerin ortaklık yapısı ve davalı şirketlerin ortaklarından yaptıkları tahsilatları gösterdiği, SPK kayıtlarına göre davalının davacıdan ....733,00 Euro tahsil ettiği, davalı yöneticilerin MK’nın 50. maddesi ve ...’nın 321/«son» maddesi gereğince de oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davacının davalı ...
Aynı Kanunun 58. maddesi gereğince, yabancı mahkeme ilâmının «kesin delil» veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilâmın, «karşılıklı işlem» şartı hariç, «tenfiz» şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır.
Holding A.Ş.’nin ortağı olmadığının tespitine, 6.500,00 TL’nin «temerrüt tarihi» olan dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne 11.563,20TL'nin temerrüt tarihi olan 22/11/2017 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verişmiştir.
1-Asıl ve birleşen dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4852 E. , 2019/698 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
16. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 31/01/2017 tarih ve 2016/79-2017/... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... dışında çalışmakta iken kazanmış olduğu tüm birikimleri ile davalı taraflarla ortak olarak ticari işletme açtığını, daha sonra davalılar tarafından kendisine verilen sözlerin yerine getirilmemesi nedeniyle davalılarla anlaşmazlığa düşerek bu işletmeden olan alacaklarının, hisselerinin ve paylarının davalılara devredilmesine ilişkin borçlular ile aralarında bir sözleşme düzenlediklerini, sözleşme hükümlerinin yerine getirilmediğini, davalıların taahhütlerini ihlal ettiklerini ve yaptıkları haksız ve hukuksuz işlemleri ile müvekkilinin şirket sebebiyle .... kişilere ve bankalara borçlanmasına sebebiyet verdiklerini, müvekkilinin davalılar aleyhine......'da yargı yoluna başvurduğunu, taraflar ve vekillerinin borcun tasfiyesi konusunda anlaşmaya gittiklerini ve anlaşmanın Amsterdam Mahkemesi Medeni Hukuk Bölümü, Tedbirler Hakimliği tarafından da onaylanarak kesinleştiğini, Amsterdam Mahkemesi'nin 496431/KG RK-2400 Pee/AB no'lu kararı gereğince davalıların müvekkiline ödeme yapmakla yükümlü bulunduklarını, müvekkilinin […]V.'nin davalılardan olan tüm alacaklarına da temlik alacaklısı sıfatı ile talep hakkına sahip olduğunu ileri sürerek, Amsterdam Mahkemesi'nin 496431/KG RK 11-24000 Pee/AB no'lu kararının tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve ... vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, ... Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında kararların tenfizini mümkün kılan karşılıklılık esasını düzenleyen bir anlaşma veya fiili bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davaya konu kararın tenfizi mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Hollanda yetkili mahkemesi tarafından verilmiş ilamın tanınması ve tenfizine ilişkindir. 5718 sayılı MÖHUK'un 54/1-a maddesi gereğince, Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması gerekmektedir. Mahkemece, 03.11.2016 tarih 111618 sayılı Bakanlık yazısına göre ... Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında kararın tenfizini mümkün kılan ./..
karşılılık esasını düzenleyen bir anlaşma veya fiili bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, Bakanlıktan gelen cevabi yazıda yabancı mahkeme kararının bir antlaşma kapsamında olmadığı durumlarda, tenfiz davasının ... mahkemelerinin önünde taraf teşkili yapılarak serbestce değerlendirileceği belirtilmiş olup, tanıma ve tenfiz konusunda .. mevzuatı ile Türkiye mevzuatındaki paralellik gözetildiğinde karşılıklılığın gerçekleştiği kabul edilebilir. (HGK ....06.1990 T - 1990/...-... E. 1990/347 K.) Bu durumda MÖHUK'un 54/1-a maddesi gereğince, Mahkemece, Türkiye Cumhuriyeti ile ... arasında Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün bulunup bulunmadığının Adalet Bakanlığından gönderilen cevapta gösterilen Hollanda mevzuatındaki tanıma ve tenfiz engelleri de dikkate alınarak değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmadığından, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, .../01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/483295000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz