Marka Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2573 E. 2023/6269 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
katılma yolu ile istinaf↗ hak düşürücü süre↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2011/20248 sayılı N TATLIM ibareli marka başvurusu ile davacının SARAY TATLIM markasının 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin 1 nci fıkrasının (b ) bendi anlamında benzer olduğu, mal ve hizmet listelerinin 30 uncu sınıf itibariyle aynı/aynı tür ve benzer bulunduğu, bu sebeple de taraf markaları arasında bu sınıf bakımından “karıştırılma ihtimali” ve davalı başvurusu yönünden tescil engeli/hükümsüzlük nedeni bulunduğu, 43 üncü sınıf bakımından ise markalar arasında itibas tehlikesi bulunmadığı, davacı markası hükümsüz kılınmadıkça, davalının gerçek hak sahipliği iddiasına dayanılarak, davacı markası ile iltibas yaratan marka başvurusunun 30 uncu sınıfta tescil edilemeyeceği, SARAY TATLIM markasının 556 sayılı KHK’nin 8 inci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca tanınmış marka olmadığı, davalının tescilli markanın kullanımı mahiyetindeki eylemlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve devamı madde hükümleri gereğince haksız rekabet teşkil etmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2013-M-2972 sayılı kararının 30 uncu sınıf yönünden iptaline, 2011/20248 sayılı markanın 30 uncu sınıf yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 43 üncü sınıf bakımından da müvekkilinin markası ile davalı markasının karıştırma ihtimali bulunması nedeni ile davalı başvurusunun iptaline karar verilmesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulmasının bozma nedeni olduğunu, Saray Tatlım markasının tanınmış marka olarak kabul edilmesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulmasının doğru bulunmadığını, diğer taraftan davalının 6102 sayılı Kanun'un 54 ve devamı maddeleri gereğince eylemlerinin haksız rakabet teşkil etmediği yönünde hüküm kurulmasının da doğru olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı adına verilmiş bir YİDK kararının bulunmadığını, davada taraf sıfatının bulunmadığını, dava açma süresinin kaçırıldığını, dava konusu markalar arasında iltibas ihtimalinin olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı şirket vekili katılma yolu ile istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının davasının süresi içerisinde açılmaması sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesi davanın kısmen kabulüne karar verdiğini, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı açık olmasına rağmen yerel mahkemenin bu hususta hatalı karar vermesinin, kararın müvekkili lehine bozulmasını gerektirdiğini, müvekkilinin markasının ayırt edici unsura sahip olduğu ve markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu “N TATLIM” ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalarının ibare bakımından benzer olduğu, başvuru ve redde mesnet markaların kapsamlarının tam olarak aynı olmadığı, fakat başvuruda 43/01 nci sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yönünden davacı markalarının koruma kapsamındaki mallar ile benzerlik olduğu, zira davacı markalarının kapsamındaki malların sunulmasına ilişkin olduğu, bu nedenle 43/01 nci sınıf hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasına göre karıştırılma ihtimali bulunduğu, benzer bulunan markaların tanınmış marka olduğunun kanıtlanamadığı, tanınmış kabul edilseydi dahi; 43/02 ile 43/03 üncü sınıflardaki hizmetlerin 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca engellenemeyeceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, Sütaş Tatlım - Tatlım Tatlı markalarına ilişkin verdiği 2016/14010 E, 2018/5391 K ve 18.09.2018 tarihli ilamın da bu yönde olduğu, bu nedenle davanın 43/01 nci sınıfta ''yiyecek içecek sağlanması hizmetleri'' yönünden de kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmadığı gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurularak, davanın kısmen kabulü ile davaya konu YİDK kararının 30 uncu sınıfın tümü ve 43/1 nci sınıfın "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden iptaline ve bu yönlerden markanın kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: 43 üncü sınıfın tümü yönünden ret kararının verilmesi gerektiğini, Saray markasının tanınmış olduğunun TÜRKPATENT tarafından kabul edildiğini, somut olayda ise Saray Tatlım markasının tanınmadığının kabul edildiğini, davalının eylemlerinin haksız rekabet de içerdiğini, emtia listesinin birebir aynı olduğunu, bu itibarla kısmen ret yönündeki kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığı, bu itibarla bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerektiğini ileri sürerek, kararı temyiz etmiştir.
3.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; YİDK kararının 17.06.2013 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davacı tarafça 21.08.2013 günü dava açıldığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, markalar arasında görsel işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığını, Saray Tatlım markasının asli unsurunun Saray ibaresinin olduğunu, tatlım ifadesinin tamamlayıcı unsur teşkil ettiğini, müvekkilinin ürünleri ile itiraz sahibinin ürünlerinin yan yana satılmadığını, davalı şirketin donuk pasta imalatında iştigal ettiğini, ürünlerini sipariş üzerine pazarladığını, davacının tatlım ibaresini tek bir ürün için tescil ettirdiğini, davacının markasının sadece market ve bakkallarda bulunduğunu belirterek kararın bozularak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1569 E. 2013/15660 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… n ise markalar arasında itibas tehlikesi bulunmadığı, davacı markası hükümsüz kılınmadıkça, davalının gerçek hak sahipliği iddiasına dayanılarak, davacı markası ile «iltibas» yaratan marka başvurusunun 30 uncu sınıfta tescil edilemeyeceği, SARAY TATLIM markasının 556 sayılı KHK’nin 8 inci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca tanınmış marka olmadığı, davalının tescilli markanın kullanımı mahiyetindeki eylemlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve devamı madde hükümleri gereğince «haksız rekabet» teşkil etmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2013-M-2972 sayılı kararının 30 uncu sınıf yönünden iptaline, 2011/20248 sayılı markanın 30 uncu sın …
Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: 43 üncü sınıfın tümü yönünden ret kararının verilmesi gerektiğini, Saray markasının tanınmış olduğunun TÜRKPATENT tarafından kabul edildiğini, somut olayda ise Saray Tatlım markasının tanınmadığının kabul edildiğini, davalının eylemlerinin «haksız rekabet» de içerdiğini, emtia listesinin birebir aynı olduğunu, bu itibarla kısmen ret yönündeki kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Benzer bu kararda… kesinleşmemekle birlikte davacı tarafın TPE nezdindeki itirazlarının reddedildiği, davalının markası ile davacının markasına tecavüz oluşturmadığı gibi, tecavüz ve «haksız rekabetin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4423 E. 2014/7430 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… n ise markalar arasında itibas tehlikesi bulunmadığı, davacı markası hükümsüz kılınmadıkça, davalının gerçek hak sahipliği iddiasına dayanılarak, davacı markası ile «iltibas» yaratan marka başvurusunun 30 uncu sınıfta tescil edilemeyeceği, SARAY TATLIM markasının 556 sayılı KHK’nin 8 inci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca tanınmış marka olmadığı, davalının tescilli markanın kullanımı mahiyetindeki eylemlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve devamı madde hükümleri gereğince «haksız rekabet» teşkil etmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2013-M-2972 sayılı kararının 30 uncu sınıf yönünden iptaline, 2011/20248 sayılı markanın 30 uncu sın …
Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: 43 üncü sınıfın tümü yönünden ret kararının verilmesi gerektiğini, Saray markasının tanınmış olduğunun TÜRKPATENT tarafından kabul edildiğini, somut olayda ise Saray Tatlım markasının tanınmadığının kabul edildiğini, davalının eylemlerinin «haksız rekabet» de içerdiğini, emtia listesinin birebir aynı olduğunu, bu itibarla kısmen ret yönündeki kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Benzer bu kararda… kesinleşmemekle birlikte davacı tarafın ... nezdindeki itirazlarının reddedildiği, davalının markası ile davacının markasına tecavüz oluşturmadığı gibi, tecavüz ve «haksız rekabetin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4517 E. 2014/11639 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… n ise markalar arasında itibas tehlikesi bulunmadığı, davacı markası hükümsüz kılınmadıkça, davalının gerçek hak sahipliği iddiasına dayanılarak, davacı markası ile «iltibas» yaratan marka başvurusunun 30 uncu sınıfta tescil edilemeyeceği, SARAY TATLIM markasının 556 sayılı KHK’nin 8 inci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca tanınmış marka olmadığı, davalının tescilli markanın kullanımı mahiyetindeki eylemlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve devamı madde hükümleri gereğince «haksız rekabet» teşkil etmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2013-M-2972 sayılı kararının 30 uncu sınıf yönünden iptaline, 2011/20248 sayılı markanın 30 uncu sın …
2.Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı adına verilmiş bir YİDK kararının bulunmadığını, davada taraf sıfatının bulunmadığını, dava açma süresinin kaçırıldığını, dava konusu markalar arasında «iltibas» ihtimalinin olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu markalar arasında «iltibas» ihtimalinin bulunmadığı, bu itibarla bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerektiğini ileri sürerek, kararı temyiz etmiştir.
Benzer bu kararda… ili olduğu emtiaların aynı/ benzer/ikame edilebilir olduğu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında, başvurunun emtia listesindeki tüm mallar bakımından «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, davalı markasının tanınmış marka olmadığı, davacı markasının tanınmış olup olmamasının davaya bir etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, davan …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaAçıklanan bu hususta «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına kararın bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Türk Patent Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7225 E. 2023/1727 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… n ise markalar arasında itibas tehlikesi bulunmadığı, davacı markası hükümsüz kılınmadıkça, davalının gerçek hak sahipliği iddiasına dayanılarak, davacı markası ile «iltibas» yaratan marka başvurusunun 30 uncu sınıfta tescil edilemeyeceği, SARAY TATLIM markasının 556 sayılı KHK’nin 8 inci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca tanınmış marka olmadığı, davalının tescilli markanın kullanımı mahiyetindeki eylemlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve devamı madde hükümleri gereğince «haksız rekabet» teşkil etmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2013-M-2972 sayılı kararının 30 uncu sınıf yönünden iptaline, 2011/20248 sayılı markanın 30 uncu sın …
2.Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı adına verilmiş bir YİDK kararının bulunmadığını, davada taraf sıfatının bulunmadığını, dava açma süresinin kaçırıldığını, dava konusu markalar arasında «iltibas» ihtimalinin olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu markalar arasında «iltibas» ihtimalinin bulunmadığı, bu itibarla bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerektiğini ileri sürerek, kararı temyiz etmiştir.
Benzer bu kararda… eli marka ile müvekkilinin seri markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin (birinci) fıkrasının b bendi anlamında «iltibas» bulunduğunu, dava konusu markanın tescili halinde tüketicilerin, müvekkilinin TATLI ve TATLIM ibareli seri markalarından biri sanacağını, davaya konu markanın 29 uncu ve 35 inci sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde tescil edilmek istendiğini, müvekkilinin davaya mesnet markalarının da bu sınıflarda tescilli olduğunu, başvurunun müvekkilinin «ticari itibarından» yararlanmak amacıyla kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek TPMK YİDK'nın 06.03.2017 tarih ve 2017-M-1169 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın tescili …
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarında yer alan "tatlım" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğunu, dava konusu markadaki asli unsur "DOK", davacının itirazına mesnet markalardaki asli unsur "Sütaş" ibaresi olduğundan kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… olarak benzer olmadığı gibi markalar arasında bağlantı kurma ihtimalinin de bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesinin olmadığı markaların benzer olmaması nedeniyle davacının davaya mesnet gösterdiği markaların 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü açısından davalının markasının tesciline engel bir durum oluşturmadığı, «kötü niyet» iddialarının ve davacı şirketin 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında davalı markasına itiraz etme hakkı olduğunun ispatlanamadığı, tarafl …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari itibar · kötü niyet · ortalama tüketici · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… eli marka ile müvekkilinin seri markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin (birinci) fıkrasının b bendi anlamında «iltibas» bulunduğunu, dava konusu markanın tescili halinde tüketicilerin, müvekkilinin TATLI ve TATLIM ibareli seri markalarından biri sanacağını, davaya konu markanın 29 uncu ve 35 inci sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde tescil edilmek istendiğini, müvekkilinin davaya mesnet markalarının da bu sınıflarda tescilli olduğunu, başvurunun müvekkilinin «ticari itibarından» yararlanmak amacıyla kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek TPMK YİDK'nın 06.03.2017 tarih ve 2017-M-1169 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın tescili …
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarında yer alan "tatlım" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğunu, dava konusu markadaki asli unsur "DOK", davacının itirazına mesnet markalardaki asli unsur "Sütaş" ibaresi olduğundan kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… olarak benzer olmadığı gibi markalar arasında bağlantı kurma ihtimalinin de bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesinin olmadığı markaların benzer olmaması nedeniyle davacının davaya mesnet gösterdiği markaların 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü açısından davalının markasının tesciline engel bir durum oluşturmadığı, «kötü niyet» iddialarının ve davacı şirketin 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında davalı markasına itiraz etme hakkı olduğunun ispatlanamadığı, tarafl …
… va konusu "DOK TATLIM" ibareli marka ile davacının itirazına mesnet markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markaların tanınmış olup olmadığının tartışılm …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Sicil terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2928 E. 2024/5539 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… n ise markalar arasında itibas tehlikesi bulunmadığı, davacı markası hükümsüz kılınmadıkça, davalının gerçek hak sahipliği iddiasına dayanılarak, davacı markası ile «iltibas» yaratan marka başvurusunun 30 uncu sınıfta tescil edilemeyeceği, SARAY TATLIM markasının 556 sayılı KHK’nin 8 inci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca tanınmış marka olmadığı, davalının tescilli markanın kullanımı mahiyetindeki eylemlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve devamı madde hükümleri gereğince «haksız rekabet» teşkil etmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2013-M-2972 sayılı kararının 30 uncu sınıf yönünden iptaline, 2011/20248 sayılı markanın 30 uncu sın …
2.Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı adına verilmiş bir YİDK kararının bulunmadığını, davada taraf sıfatının bulunmadığını, dava açma süresinin kaçırıldığını, dava konusu markalar arasında «iltibas» ihtimalinin olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu markalar arasında «iltibas» ihtimalinin bulunmadığı, bu itibarla bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerektiğini ileri sürerek, kararı temyiz etmiştir.
Benzer bu kararda… onusu ÜSTATLIM ibareli marka başvurusunun yıllardır piyasada olan müvekkilinin SÜTAŞ tanınmış markasının birer seri markası olan TATLI ve TATLIM ibareli markalarına «iltibas» teşkil edeceğini, dava konusu başvurunun müvekkilin «ticari itibarından» yararlanacak bir başvuru olarak kötü niyetle yapılan bir marka başvuru şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek YİDK'nın 2018-M-4585 sayılı kararının i …
… ya da ek bir takım sözcükler ile kavramsal bütünlük oluşturacak nitelikte kullanıldığı, “tatlı” ibaresinin genel anlamda gıda ürünleri sektöründe ayırt edici vasfı «son» derece zayıf bir kelime olduğu, özgünlüğü bulunmayan, yaratılmamış ve tescil edilmek istenilen sektörde son derece yaygın kullanımı bulunan yeri geldiğinde ürün adı yeri geldiğinde nitelik belirticisi bir ibarenin kimsenin tekeline bırakılması zaten mümkün olmadığı, markanın asıl unsuru olan “ÜSTATLIM” ibaresinin, kavramsal olarak davacı yan markalarında yer alan “TATLIM” ibaresinden tamamen farklı olduğu, işaretler arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında bir «iltibas» ihtimalinin mevcut olmadığı, davacı markalarının, “SÜTAŞ” lider markasından bağımsız olarak tanınır ve bilinir hale geldiğinden bahsedilemeyeceği, davalının marka …
… Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, “tatlı” ibaresinin genel anlamda gıda ürünleri sektöründe ayırt edici vasfı «son» derece zayıf bir kelime olduğu, özgünlüğü bulunmayan, yaratılmamış ve tescil edilmek istenilen sektörde son derece yaygın kullanımı bulunan bir ibarenin kimsenin tekeline bırakılmasının mümkün olmadığı, diğer yandan davalının başvuru konusu yaptığı markanın asıl unsuru olan “ÜSTATLIM” ibaresinin, kavramsal olarak davacı yan markalarında yer alan “TATLIM” ibaresinden tamamen farklı olduğu, markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacının markasının tanınmış olmadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başv …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari itibar · sicilden terkin · ortalama tüketici · terkin · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, markanın hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, “tatlı” ibaresinin genel anlamda gıda ürünleri sektöründe ayırt edici vasfı «son» derece zayıf bir kelime olduğu, özgünlüğü bulunmayan, yaratılmamış ve tescil edilmek istenilen sektörde son derece yaygın kullanımı bulunan bir ibarenin kimsenin tekeline bırakılmasının mümkün olmadığı, diğer yandan davalının başvuru konusu yaptığı markanın asıl unsuru olan “ÜSTATLIM” ibaresinin, kavramsal olarak davacı yan markalarında yer alan “TATLIM” ibaresinden tamamen farklı olduğu, markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacının markasının tanınmış olmadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başv …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali, markanın hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» istemine ilişkindir.
… onusu ÜSTATLIM ibareli marka başvurusunun yıllardır piyasada olan müvekkilinin SÜTAŞ tanınmış markasının birer seri markası olan TATLI ve TATLIM ibareli markalarına «iltibas» teşkil edeceğini, dava konusu başvurunun müvekkilin «ticari itibarından» yararlanacak bir başvuru olarak kötü niyetle yapılan bir marka başvuru şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek YİDK'nın 2018-M-4585 sayılı kararının i …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2573 E. , 2023/6269 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin bisküvi, çikolata, gofret vs. ürünler üretip pazarlayan sektöründe tanınmış bir firma olduğunu ve "SARAY" esas ibareli tanımış markaların ayrıca "TATLIM", "TAT" asıl unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "N TATLIM" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2011/20248 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına yapılan itirazının yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin TATLIM markasını çeşitli şekillerde kullandığını, markaya büyük yatırım yaparak tanınmış hale getirdiğini, bu hususun davalı tarafından bilinmemesinin mümkün olmadığını, davalının TATLIM ibareli markayı tescil ettirerek aynı emtiada kullanması halinde tüketicilerin markalar arasında bağlantı kuracaklarını ve müvekkilinin markasının zarar göreceğini, davalı markasında (N) harfinin iltibası ortadan kaldırmayacağını, markanın müvekkili markası ile karıştırılma ihtimali bulunduğunu, tüketicilerin başvuruyu, müvekkili şirketin seri markalarından birisi olarak algılayacağını, bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek;
2013-M-2972 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının aksine ne TATLIM ne de SARAY TATLIM ibarelerinin davacının tanınmış markaları olmadığını, TATLIM kelimesinin tek başına markasal bir ayırt ediciliği bulunmadığını, şayet öyle olsaydı başka firmaların bu markayı tescil ettirmelerinin mümkün olmayacağını, davacının N harfinin ayırt edici olmadığını ileri sürdüğünü ancak müvekkili markasının N TATLIM şeklinde bir bütün olduğunu ve bu şekilde değerlendirilmesi gerektiğini, SARAY TATLIM ve N TATLIM markaları arasında benzerlik ve iltibas riski bulunmadığını, markanın müvekkili tarafından N’TATLIM şeklinde kullanıldığını, markalar arasında görsel ve işitsel bir benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2011/20248 sayılı N TATLIM ibareli marka başvurusu ile davacının SARAY TATLIM markasının 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin 1 nci fıkrasının (b ) bendi anlamında benzer olduğu, mal ve hizmet listelerinin 30 uncu sınıf itibariyle aynı/aynı tür ve benzer bulunduğu, bu sebeple de taraf markaları arasında bu sınıf bakımından “karıştırılma ihtimali” ve davalı başvurusu yönünden tescil engeli/hükümsüzlük nedeni bulunduğu, 43 üncü sınıf bakımından ise markalar arasında itibas tehlikesi bulunmadığı, davacı markası hükümsüz kılınmadıkça, davalının gerçek hak sahipliği iddiasına dayanılarak, davacı markası ile iltibas yaratan marka başvurusunun 30 uncu sınıfta tescil edilemeyeceği, SARAY TATLIM markasının 556 sayılı KHK’nin 8 inci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca tanınmış marka olmadığı, davalının tescilli markanın kullanımı mahiyetindeki eylemlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve devamı madde hükümleri gereğince haksız rekabet teşkil etmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2013-M-2972 sayılı kararının 30 uncu sınıf yönünden iptaline, 2011/20248 sayılı markanın 30 uncu sınıf yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 43 üncü sınıf bakımından da müvekkilinin markası ile davalı markasının karıştırma ihtimali bulunması nedeni ile davalı başvurusunun iptaline karar verilmesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulmasının bozma nedeni olduğunu, Saray Tatlım markasının tanınmış marka olarak kabul edilmesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulmasının doğru bulunmadığını, diğer taraftan davalının 6102 sayılı Kanun'un 54 ve devamı maddeleri gereğince eylemlerinin haksız rakabet teşkil etmediği yönünde hüküm kurulmasının da doğru olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı adına verilmiş bir YİDK kararının bulunmadığını, davada taraf sıfatının bulunmadığını, dava açma süresinin kaçırıldığını, dava konusu markalar arasında iltibas ihtimalinin olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı şirket vekili katılma yolu ile istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının davasının süresi içerisinde açılmaması sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesi davanın kısmen kabulüne karar verdiğini, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı açık olmasına rağmen yerel mahkemenin bu hususta hatalı karar vermesinin, kararın müvekkili lehine bozulmasını gerektirdiğini, müvekkilinin markasının ayırt edici unsura sahip olduğu ve markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu “N TATLIM” ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalarının ibare bakımından benzer olduğu, başvuru ve redde mesnet markaların kapsamlarının tam olarak aynı olmadığı, fakat başvuruda 43/01 nci sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yönünden davacı markalarının koruma kapsamındaki mallar ile benzerlik olduğu, zira davacı markalarının kapsamındaki malların sunulmasına ilişkin olduğu, bu nedenle 43/01 nci sınıf hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasına göre karıştırılma ihtimali bulunduğu, benzer bulunan markaların tanınmış marka olduğunun kanıtlanamadığı, tanınmış kabul edilseydi dahi;
43/02 ile 43/03 üncü sınıflardaki hizmetlerin 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca engellenemeyeceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, Sütaş Tatlım - Tatlım Tatlı markalarına ilişkin verdiği 2016/14010 E, 2018/5391 K ve 18.09.2018 tarihli ilamın da bu yönde olduğu, bu nedenle davanın 43/01 nci sınıfta ''yiyecek içecek sağlanması hizmetleri'' yönünden de kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmadığı gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurularak, davanın kısmen kabulü ile davaya konu YİDK kararının 30 uncu sınıfın tümü ve 43/1 nci sınıfın "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden iptaline ve bu yönlerden markanın kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: 43 üncü sınıfın tümü yönünden ret kararının verilmesi gerektiğini, Saray markasının tanınmış olduğunun TÜRKPATENT tarafından kabul edildiğini, somut olayda ise Saray Tatlım markasının tanınmadığının kabul edildiğini, davalının eylemlerinin haksız rekabet de içerdiğini, emtia listesinin birebir aynı olduğunu, bu itibarla kısmen ret yönündeki kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığı, bu itibarla bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerektiğini ileri sürerek, kararı temyiz etmiştir.
3.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; YİDK kararının 17.06.2013 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davacı tarafça 21.08.2013 günü dava açıldığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, markalar arasında görsel işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığını, Saray Tatlım markasının asli unsurunun Saray ibaresinin olduğunu, tatlım ifadesinin tamamlayıcı unsur teşkil ettiğini, müvekkilinin ürünleri ile itiraz sahibinin ürünlerinin yan yana satılmadığını, davalı şirketin donuk pasta imalatında iştigal ettiğini, ürünlerini sipariş üzerine pazarladığını, davacının tatlım ibaresini tek bir ürün için tescil ettirdiğini, davacının markasının sadece market ve bakkallarda bulunduğunu belirterek kararın bozularak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/982028400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz