YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Sicil terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2928 E. 2024/5539 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari itibar↗ sicilden terkin↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ terkin↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/273 E., 2019/513 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2010/38394 sayılı “Sütaş Tatlımmm Doğal Lezzet”, 2013/16543 sayılı “Sütaş Tatlımmm Tatlım Aradığın Tatlımmm Sütaş Tatlımmm”, 2013/16544 sayılı “Sütaş Tatlımmm Tatlım Aradığın Tatlımmm Sütaş Tatlımmm”, 2010/38396 sayılı “Sütaş Tatlımmm Tatlım Doğal Lezzet”, 2013/16538 sayılı “Sütaş Tatlımmm Eğlenmek Ne Tatlımmm”, 2013/16537 sayılı “Sütaş Tatlımmm Tatlım Eğlenmek Ne Tatlımmm Doğal Lezzet”, 2013/16525 sayılı “Sütaş Tatlımmm Tatlım Var Mısın Tatlımmmcı Olmaya Doğal Lezzet”, 2013/08456 sayılı "Sütaş Tatlımmm Topimix”, 2010/ 22596 sayılı “Tatlı Dünyam” ve 2002/19145 sayılı “Tatlı Rüya” markalarının sahibi olduğunu, “Sütaş Tatlımmm” markasını ilk kez 2009 yılında müvekkili şirketin kullandığını, bu ibarenin TÜRKPATENT nezdinde de müvekkili şirket adına tescillenmiş ve hukuken koruma altına alınmış olduğunu, dava konusu "üstatlım" ibaresinin “TATLIM” kelimesine yine tanımlayıcı bir kelime olan “ÜS” kelimesinin eklenmesi ile oluşturulduğunu, “TATLI, TATLIM” kelimelerinin gıda alanındaki ... bir yiyecek sınıfının adı olduğunu, bir tatlının kökü, aslı, temeli olduğunu vurgulayan ve fonetik çağrışım itibariyle "üst" ifadesi ile üstünlük belirten "ÜSTATLIM" kelimesinin de yeni veya farklı bir anlam kazanmayıp, tanımlayıcı nitelikte olduğunu, dava konusu ÜSTATLIM ibareli marka başvurusunun yıllardır piyasada olan müvekkilinin SÜTAŞ tanınmış markasının birer seri markası olan TATLI ve TATLIM ibareli markalarına iltibas teşkil edeceğini, dava konusu başvurunun müvekkilin ticari itibarından yararlanacak bir başvuru olarak kötü niyetle yapılan bir marka başvuru şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek YİDK'nın 2018-M-4585 sayılı kararının iptali ile davalı adına başvurusu yapılan 2017/43638 kod nolu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markayı oluşturan "ÜSTATLIM" ibaresindeki sözcük unsuru olan “üstatlım” ibaresinin, tüketici tarafından algılanacak olan öncelikli anlamının “tatlı” kelimesine ilişkin değil “üstat” kelime köküne ilişkin olacağı, “üstat” ibaresinin ise dilimizde “Bilim veya sanat alanında üstün bilgisi ve yeteneği olan kimse” anlamına geldiği, başvuru konusu işaret bu çerçevede bütün olarak incelendiğinde “üstat sahibi olan, üstatlığı mevcut olan” gibi bir anlamı tüketiciye vereceği, tüketicinin böyle bir marka ile karşı karşıya kaldığından markanın içerisinden tek başına “tatlım” ibaresini çekip çıkarmak suretiyle başvuru kapsamındaki emtia ile markayı ilişkilendirmesinin mümkün olmayacağı, başvuru konusu 29 uncu sınıftaki emtialar ile “tatlım” ibaresinin yine 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında değerlendirilebilecek bir ilişkisinin bulunmadığı, “üstatlım” ibaresinin bir bütün olarak başvuru konusu edilen emtialar ile kavramsal açıdan cins, çeşit, vasıf, nitelikte bildiri bir ibare olarak değerlendirilebilecek bir işaret olmadığı, davacı yanın markalarının hiçbirinde “tatlım” ibaresinin tek başına kullanılmadığı, “SÜTAŞ” lider markası ile ya da ek bir takım sözcükler ile kavramsal bütünlük oluşturacak nitelikte kullanıldığı, “tatlı” ibaresinin genel anlamda gıda ürünleri sektöründe ayırt edici vasfı son derece zayıf bir kelime olduğu, özgünlüğü bulunmayan, yaratılmamış ve tescil edilmek istenilen sektörde son derece yaygın kullanımı bulunan yeri geldiğinde ürün adı yeri geldiğinde nitelik belirticisi bir ibarenin kimsenin tekeline bırakılması zaten mümkün olmadığı, markanın asıl unsuru olan “ÜSTATLIM” ibaresinin, kavramsal olarak davacı yan markalarında yer alan “TATLIM” ibaresinden tamamen farklı olduğu, işaretler arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında bir iltibas ihtimalinin mevcut olmadığı, davacı markalarının, “SÜTAŞ” lider markasından bağımsız olarak tanınır ve bilinir hale geldiğinden bahsedilemeyeceği, davalının marka tescil başvurusunda kötü niyetli olduğuna yönelik iddiası kapsamında herhangi bir bilgi, belge sunmadığı gibi davalı yanın bu çerçevede değerlendirilmesi mümkün görülen eylemlerine ilişkin dosyaya delil sunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, “Sütaş Tatlımmm” markasının, ilk kez 2009 yılında müvekkili tarafından kullanılmış olup, müvekkili şirket adına tescillendiğini, tanımlayıcı bir ifade olan "üstatlım" ibaresinin tek başına marka olarak tescilinin mümkün olmadığını, mahkemenin gerekçeli kararında yer verdiği davaya konu markanın üstat kelimesinden türetildiği varsayımının kabulünün mümkün bulunmadığını, tanımlayıcı olmadığı tespitinin de yerinde olmadığını, dava konusu markanın, müvekkilinin markasının içeriğini sulandırıcı nitelikte bulunduğunu, kötü niyetli marka tescil talebinin söz konusu olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, “tatlı” ibaresinin genel anlamda gıda ürünleri sektöründe ayırt edici vasfı son derece zayıf bir kelime olduğu, özgünlüğü bulunmayan, yaratılmamış ve tescil edilmek istenilen sektörde son derece yaygın kullanımı bulunan bir ibarenin kimsenin tekeline bırakılmasının mümkün olmadığı, diğer yandan davalının başvuru konusu yaptığı markanın asıl unsuru olan “ÜSTATLIM” ibaresinin, kavramsal olarak davacı yan markalarında yer alan “TATLIM” ibaresinden tamamen farklı olduğu, markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacının markasının tanınmış olmadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın kötü niyetli bir yaklaşım olarak değerlendirilemeyeceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, işbu dava dosyası için emsal olabilecek nitelikteki, "ALTATLIM - Sütaş Tatlımm" markalarına ilişkin olarak verdiği, 2020/129 E., 2020/4266 K. ve 20.10.2020 tarihli ilamının da bu yönde olduğu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının somut olaya uygulanabilme şartlarının bulunmadığı, diğer yandan davalının başvuru konusu yaptığı markayı oluşturan "ÜSTATLIM" ibaresi ile karşı karşıya kalan tüketicinin markanın içerisinden tek başına “tatlım” ibaresini çekip çıkarmak suretiyle başvuru kapsamındaki emtia ile markayı ilişkilendirmesinin mümkün olmayacağı, başvuru konusu 29 uncu sınıftaki emtia ile “tatlım” ibaresinin yine 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında değerlendirilebilecek bir ilişkisinin bulunmadığı, “üstatlım” ibaresinin bir bütün olarak başvuru konusu edilen emtia ile kavramsal açıdan cins, çeşit, vasıf, nitelikte bildiri bir ibare olarak değerlendirilebilecek bir işaret olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, “Sütaş Tatlımmm” markasının, ilk kez 2009 yılında müvekkili tarafından kullanılmış olup, müvekkili şirket adına tescillendiğini, tanımlayıcı bir ifade olan "üstatlım" ibaresinin tek başına marka olarak tescilinin mümkün olmadığını, mahkemenin gerekçeli kararında yer verdiği davaya konu markanın üstat kelimesinden türetildiği varsayımının kabulünün mümkün bulunmadığını, tanımlayıcı olmadığı tespitinin de yerinde olmadığını, dava konusu markanın, müvekkilinin markasının içeriğini sulandırıcı nitelikte bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali, markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri,
2.6769 sayılı Kanun'un 5 inci ve 6 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4517 E. 2014/11639 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… onusu ÜSTATLIM ibareli marka başvurusunun yıllardır piyasada olan müvekkilinin SÜTAŞ tanınmış markasının birer seri markası olan TATLI ve TATLIM ibareli markalarına «iltibas» teşkil edeceğini, dava konusu başvurunun müvekkilin «ticari itibarından» yararlanacak bir başvuru olarak kötü niyetle yapılan bir marka başvuru şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek YİDK'nın 2018-M-4585 sayılı kararının i …
… ya da ek bir takım sözcükler ile kavramsal bütünlük oluşturacak nitelikte kullanıldığı, “tatlı” ibaresinin genel anlamda gıda ürünleri sektöründe ayırt edici vasfı «son» derece zayıf bir kelime olduğu, özgünlüğü bulunmayan, yaratılmamış ve tescil edilmek istenilen sektörde son derece yaygın kullanımı bulunan yeri geldiğinde ürün adı yeri geldiğinde nitelik belirticisi bir ibarenin kimsenin tekeline bırakılması zaten mümkün olmadığı, markanın asıl unsuru olan “ÜSTATLIM” ibaresinin, kavramsal olarak davacı yan markalarında yer alan “TATLIM” ibaresinden tamamen farklı olduğu, işaretler arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında bir «iltibas» ihtimalinin mevcut olmadığı, davacı markalarının, “SÜTAŞ” lider markasından bağımsız olarak tanınır ve bilinir hale geldiğinden bahsedilemeyeceği, davalının marka …
… Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, “tatlı” ibaresinin genel anlamda gıda ürünleri sektöründe ayırt edici vasfı «son» derece zayıf bir kelime olduğu, özgünlüğü bulunmayan, yaratılmamış ve tescil edilmek istenilen sektörde son derece yaygın kullanımı bulunan bir ibarenin kimsenin tekeline bırakılmasının mümkün olmadığı, diğer yandan davalının başvuru konusu yaptığı markanın asıl unsuru olan “ÜSTATLIM” ibaresinin, kavramsal olarak davacı yan markalarında yer alan “TATLIM” ibaresinden tamamen farklı olduğu, markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacının markasının tanınmış olmadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başv …
Benzer bu kararda… ili olduğu emtiaların aynı/ benzer/ikame edilebilir olduğu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında, başvurunun emtia listesindeki tüm mallar bakımından «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, davalı markasının tanınmış marka olmadığı, davacı markasının tanınmış olup olmamasının davaya bir etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, davan …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaAçıklanan bu hususta «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına kararın bozulması gerekmiştir.
-
Türk Patent Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7225 E. 2023/1727 K.
Ortak:ticari itibar · ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… onusu ÜSTATLIM ibareli marka başvurusunun yıllardır piyasada olan müvekkilinin SÜTAŞ tanınmış markasının birer seri markası olan TATLI ve TATLIM ibareli markalarına «iltibas» teşkil edeceğini, dava konusu başvurunun müvekkilin «ticari itibarından» yararlanacak bir başvuru olarak kötü niyetle yapılan bir marka başvuru şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek YİDK'nın 2018-M-4585 sayılı kararının i …
… Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, “tatlı” ibaresinin genel anlamda gıda ürünleri sektöründe ayırt edici vasfı «son» derece zayıf bir kelime olduğu, özgünlüğü bulunmayan, yaratılmamış ve tescil edilmek istenilen sektörde son derece yaygın kullanımı bulunan bir ibarenin kimsenin tekeline bırakılmasının mümkün olmadığı, diğer yandan davalının başvuru konusu yaptığı markanın asıl unsuru olan “ÜSTATLIM” ibaresinin, kavramsal olarak davacı yan markalarında yer alan “TATLIM” ibaresinden tamamen farklı olduğu, markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacının markasının tanınmış olmadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başv …
… ya da ek bir takım sözcükler ile kavramsal bütünlük oluşturacak nitelikte kullanıldığı, “tatlı” ibaresinin genel anlamda gıda ürünleri sektöründe ayırt edici vasfı «son» derece zayıf bir kelime olduğu, özgünlüğü bulunmayan, yaratılmamış ve tescil edilmek istenilen sektörde son derece yaygın kullanımı bulunan yeri geldiğinde ürün adı yeri geldiğinde nitelik belirticisi bir ibarenin kimsenin tekeline bırakılması zaten mümkün olmadığı, markanın asıl unsuru olan “ÜSTATLIM” ibaresinin, kavramsal olarak davacı yan markalarında yer alan “TATLIM” ibaresinden tamamen farklı olduğu, işaretler arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında bir «iltibas» ihtimalinin mevcut olmadığı, davacı markalarının, “SÜTAŞ” lider markasından bağımsız olarak tanınır ve bilinir hale geldiğinden bahsedilemeyeceği, davalının marka …
Benzer bu kararda… eli marka ile müvekkilinin seri markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin (birinci) fıkrasının b bendi anlamında «iltibas» bulunduğunu, dava konusu markanın tescili halinde tüketicilerin, müvekkilinin TATLI ve TATLIM ibareli seri markalarından biri sanacağını, davaya konu markanın 29 uncu ve 35 inci sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde tescil edilmek istendiğini, müvekkilinin davaya mesnet markalarının da bu sınıflarda tescilli olduğunu, başvurunun müvekkilinin «ticari itibarından» yararlanmak amacıyla kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek TPMK YİDK'nın 06.03.2017 tarih ve 2017-M-1169 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın tescili …
… va konusu "DOK TATLIM" ibareli marka ile davacının itirazına mesnet markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markaların tanınmış olup olmadığının tartışılm …
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarında yer alan "tatlım" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğunu, dava konusu markadaki asli unsur "DOK", davacının itirazına mesnet markalardaki asli unsur "Sütaş" ibaresi olduğundan kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet · ayırt edicilik
Benzer bu kararda2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarında yer alan "tatlım" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğunu, dava konusu markadaki asli unsur "DOK", davacının itirazına mesnet markalardaki asli unsur "Sütaş" ibaresi olduğundan kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… olarak benzer olmadığı gibi markalar arasında bağlantı kurma ihtimalinin de bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesinin olmadığı markaların benzer olmaması nedeniyle davacının davaya mesnet gösterdiği markaların 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü açısından davalının markasının tesciline engel bir durum oluşturmadığı, «kötü niyet» iddialarının ve davacı şirketin 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında davalı markasına itiraz etme hakkı olduğunun ispatlanamadığı, tarafl …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1569 E. 2013/15660 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu kararda… kesinleşmemekle birlikte davacı tarafın TPE nezdindeki itirazlarının reddedildiği, davalının markası ile davacının markasına tecavüz oluşturmadığı gibi, tecavüz ve «haksız rekabetin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5802 E. 2024/2314 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, “tatlı” ibaresinin genel anlamda gıda ürünleri sektöründe ayırt edici vasfı «son» derece zayıf bir kelime olduğu, özgünlüğü bulunmayan, yaratılmamış ve tescil edilmek istenilen sektörde son derece yaygın kullanımı bulunan bir ibarenin kimsenin tekeline bırakılmasının mümkün olmadığı, diğer yandan davalının başvuru konusu yaptığı markanın asıl unsuru olan “ÜSTATLIM” ibaresinin, kavramsal olarak davacı yan markalarında yer alan “TATLIM” ibaresinden tamamen farklı olduğu, markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacının markasının tanınmış olmadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başv …
… onusu ÜSTATLIM ibareli marka başvurusunun yıllardır piyasada olan müvekkilinin SÜTAŞ tanınmış markasının birer seri markası olan TATLI ve TATLIM ibareli markalarına «iltibas» teşkil edeceğini, dava konusu başvurunun müvekkilin «ticari itibarından» yararlanacak bir başvuru olarak kötü niyetle yapılan bir marka başvuru şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek YİDK'nın 2018-M-4585 sayılı kararının i …
… ya da ek bir takım sözcükler ile kavramsal bütünlük oluşturacak nitelikte kullanıldığı, “tatlı” ibaresinin genel anlamda gıda ürünleri sektöründe ayırt edici vasfı «son» derece zayıf bir kelime olduğu, özgünlüğü bulunmayan, yaratılmamış ve tescil edilmek istenilen sektörde son derece yaygın kullanımı bulunan yeri geldiğinde ürün adı yeri geldiğinde nitelik belirticisi bir ibarenin kimsenin tekeline bırakılması zaten mümkün olmadığı, markanın asıl unsuru olan “ÜSTATLIM” ibaresinin, kavramsal olarak davacı yan markalarında yer alan “TATLIM” ibaresinden tamamen farklı olduğu, işaretler arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında bir «iltibas» ihtimalinin mevcut olmadığı, davacı markalarının, “SÜTAŞ” lider markasından bağımsız olarak tanınır ve bilinir hale geldiğinden bahsedilemeyeceği, davalının marka …
Benzer bu kararda2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacı ve davalı markalarında "TATLIM" ibarelerinin ortak olduğu, ancak anılan ibarenin tek başına «ayırt edicilik» «taşıyacak» biçimde markalarda ve başvuruda yer almadığını, esasen şekerli ürünleri tanımladığından yalnız başına ayırt ediciliğinin de bulunmadığı, ibarenin herkesin kullanımına açık bulunduğu, davacının markasının tanınmış olmadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın kötü niyetli bir yaklaşım olarak değerlendirilemeyeceği, bir kelime veya ibarenin marka olarak seçilip tescil ettirilmesinin, anılan kelime üzerinde marka sahibine «tekel hakkı» vermeyeceği, aksine, anılan kelimenin kullanıldığı mal ve hizmetler bakımından iltibas yaratabilecek derecede benzerlerinin kullanılmasını engelleme hakkını sağlay …
… davaya konu GelTatlım markasının yeni veya farklı bir anlam içermemesi ve tanımlayıcı olması sebebiyle tescilinin mümkün olmadığını, tatlım ibaresini tanımlayıcı ve «ayırt ediciliği» düşük olarak tanımlayan Kurumun "GelTatlım" ibaresini tescil etmesinin mantığa aykırı olduğunu, tescil edilmek istenen ibarenin önüne "gel" kelimesinin getirilmesinin markaya ayırt edicilik katmadığını, müvekkil şirketin TATLI ve TATLIM ibareli seri markalarının, davaya konu marka ile tüm mal ve hizmet sınıfları bakımından baskın unsurlarının ortak olduğu ve «ortalama tüketici» nezdinde işitsel ve kavramsal benzerlikleri başta olmak üzere görsel, işitsel ve kavramsal benzerlikleri nedeniyle karıştırılmak suretiyle «iltibasa» yol açılacağını, davaya konu markanın ortalama tüketici nezdinde müvekkil şirket markasının başka bir versiyonu olduğu kanaati uyandıracağını, davaya konu marka il …
… ı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markası ile davacı markalarının bütün olarak benzerlik taşımadıklarını, aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, «ortalama tüketicilerin» markalar arasındaki farklılıkları algılayarak derhal iki ayrı marka karşısında olduğunu algılayabileceğini, birden fazla unsurdan oluşan bileşme markalarda benzerlik tespitinin tek bir kelimeden yapılmasının doğru olmayacağını, markaların benzer hizmetleri ifade etmemekte olduğunu, müvekkilinin “pasta siparişi ve «dağıtımı»” işi ile iştigal ettiğini, davacının ise süt ürünleri firması olduğunu, açılan davanın yerinde olmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunara …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tekel hakkı · kaldırma ve yeniden hüküm · kâr dağıtımı · taşıyan · ayırt edicilik
Benzer bu kararda2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacı ve davalı markalarında "TATLIM" ibarelerinin ortak olduğu, ancak anılan ibarenin tek başına «ayırt edicilik» «taşıyacak» biçimde markalarda ve başvuruda yer almadığını, esasen şekerli ürünleri tanımladığından yalnız başına ayırt ediciliğinin de bulunmadığı, ibarenin herkesin kullanımına açık bulunduğu, davacının markasının tanınmış olmadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın kötü niyetli bir yaklaşım olarak değerlendirilemeyeceği, bir kelime veya ibarenin marka olarak seçilip tescil ettirilmesinin, anılan kelime üzerinde marka sahibine «tekel hakkı» vermeyeceği, aksine, anılan kelimenin kullanıldığı mal ve hizmetler bakımından iltibas yaratabilecek derecede benzerlerinin kullanılmasını engelleme hakkını sağlay …
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… escillenmiş ve hukuken koruma altına alınmış olduğunu, dava konusu "GelTatlım" ibaresine yönelik itirazlarının Kurum tarafından reddedildiğini, “GEL” ibaresinin bir «ayırt ediciliğinin» bulunmadığını, “tatlım” kelimesinin temel bir yiyecek sınıfının adı olduğunu, “gel” ibaresinin ise “gelmek” fiilinin emir kipi olduğunu, dolayısıyla markanın yeni …
… ı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markası ile davacı markalarının bütün olarak benzerlik taşımadıklarını, aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, «ortalama tüketicilerin» markalar arasındaki farklılıkları algılayarak derhal iki ayrı marka karşısında olduğunu algılayabileceğini, birden fazla unsurdan oluşan bileşme markalarda benzerlik tespitinin tek bir kelimeden yapılmasının doğru olmayacağını, markaların benzer hizmetleri ifade etmemekte olduğunu, müvekkilinin “pasta siparişi ve «dağıtımı»” işi ile iştigal ettiğini, davacının ise süt ürünleri firması olduğunu, açılan davanın yerinde olmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunara …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4423 E. 2014/7430 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu kararda… kesinleşmemekle birlikte davacı tarafın ... nezdindeki itirazlarının reddedildiği, davalının markası ile davacının markasına tecavüz oluşturmadığı gibi, tecavüz ve «haksız rekabetin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2928 E. , 2024/5539 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/216 Esas, 2023/106 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/273 E., 2019/513 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2010/38394 sayılı “Sütaş Tatlımmm Doğal Lezzet”, 2013/16543 sayılı “Sütaş Tatlımmm Tatlım Aradığın Tatlımmm Sütaş Tatlımmm”, 2013/16544 sayılı “Sütaş Tatlımmm Tatlım Aradığın Tatlımmm Sütaş Tatlımmm”, 2010/38396 sayılı “Sütaş Tatlımmm Tatlım Doğal Lezzet”, 2013/16538 sayılı “Sütaş Tatlımmm Eğlenmek Ne Tatlımmm”, 2013/16537 sayılı “Sütaş Tatlımmm Tatlım Eğlenmek Ne Tatlımmm Doğal Lezzet”, 2013/16525 sayılı “Sütaş Tatlımmm Tatlım Var Mısın Tatlımmmcı Olmaya Doğal Lezzet”, 2013/08456 sayılı "Sütaş Tatlımmm Topimix”, 2010/ 22596 sayılı “Tatlı Dünyam” ve 2002/19145 sayılı “Tatlı Rüya” markalarının sahibi olduğunu, “Sütaş Tatlımmm” markasını ilk kez 2009 yılında müvekkili şirketin kullandığını, bu ibarenin TÜRKPATENT nezdinde de müvekkili şirket adına tescillenmiş ve hukuken koruma altına alınmış olduğunu, dava konusu "üstatlım" ibaresinin “TATLIM” kelimesine yine tanımlayıcı bir kelime olan “ÜS” kelimesinin eklenmesi ile oluşturulduğunu, “TATLI, TATLIM” kelimelerinin gıda alanındaki ...
bir yiyecek sınıfının adı olduğunu, bir tatlının kökü, aslı, temeli olduğunu vurgulayan ve fonetik çağrışım itibariyle "üst" ifadesi ile üstünlük belirten "ÜSTATLIM" kelimesinin de yeni veya farklı bir anlam kazanmayıp, tanımlayıcı nitelikte olduğunu, dava konusu ÜSTATLIM ibareli marka başvurusunun yıllardır piyasada olan müvekkilinin SÜTAŞ tanınmış markasının birer seri markası olan TATLI ve TATLIM ibareli markalarına iltibas teşkil edeceğini, dava konusu başvurunun müvekkilin ticari itibarından yararlanacak bir başvuru olarak kötü niyetle yapılan bir marka başvuru şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek YİDK'nın 2018-M-4585 sayılı kararının iptali ile davalı adına başvurusu yapılan 2017/43638 kod nolu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markayı oluşturan "ÜSTATLIM" ibaresindeki sözcük unsuru olan “üstatlım” ibaresinin, tüketici tarafından algılanacak olan öncelikli anlamının “tatlı” kelimesine ilişkin değil “üstat” kelime köküne ilişkin olacağı, “üstat” ibaresinin ise dilimizde “Bilim veya sanat alanında üstün bilgisi ve yeteneği olan kimse” anlamına geldiği, başvuru konusu işaret bu çerçevede bütün olarak incelendiğinde “üstat sahibi olan, üstatlığı mevcut olan” gibi bir anlamı tüketiciye vereceği, tüketicinin böyle bir marka ile karşı karşıya kaldığından markanın içerisinden tek başına “tatlım” ibaresini çekip çıkarmak suretiyle başvuru kapsamındaki emtia ile markayı ilişkilendirmesinin mümkün olmayacağı, başvuru konusu 29 uncu sınıftaki emtialar ile “tatlım” ibaresinin yine 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında değerlendirilebilecek bir ilişkisinin bulunmadığı, “üstatlım” ibaresinin bir bütün olarak başvuru konusu edilen emtialar ile kavramsal açıdan cins, çeşit, vasıf, nitelikte bildiri bir ibare olarak değerlendirilebilecek bir işaret olmadığı, davacı yanın markalarının hiçbirinde “tatlım” ibaresinin tek başına kullanılmadığı, “SÜTAŞ” lider markası ile ya da ek bir takım sözcükler ile kavramsal bütünlük oluşturacak nitelikte kullanıldığı, “tatlı” ibaresinin genel anlamda gıda ürünleri sektöründe ayırt edici vasfı son derece zayıf bir kelime olduğu, özgünlüğü bulunmayan, yaratılmamış ve tescil edilmek istenilen sektörde son derece yaygın kullanımı bulunan yeri geldiğinde ürün adı yeri geldiğinde nitelik belirticisi bir ibarenin kimsenin tekeline bırakılması zaten mümkün olmadığı, markanın asıl unsuru olan “ÜSTATLIM” ibaresinin, kavramsal olarak davacı yan markalarında yer alan “TATLIM” ibaresinden tamamen farklı olduğu, işaretler arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında bir iltibas ihtimalinin mevcut olmadığı, davacı markalarının, “SÜTAŞ” lider markasından bağımsız olarak tanınır ve bilinir hale geldiğinden bahsedilemeyeceği, davalının marka tescil başvurusunda kötü niyetli olduğuna yönelik iddiası kapsamında herhangi bir bilgi, belge sunmadığı gibi davalı yanın bu çerçevede değerlendirilmesi mümkün görülen eylemlerine ilişkin dosyaya delil sunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, “Sütaş Tatlımmm” markasının, ilk kez 2009 yılında müvekkili tarafından kullanılmış olup, müvekkili şirket adına tescillendiğini, tanımlayıcı bir ifade olan "üstatlım" ibaresinin tek başına marka olarak tescilinin mümkün olmadığını, mahkemenin gerekçeli kararında yer verdiği davaya konu markanın üstat kelimesinden türetildiği varsayımının kabulünün mümkün bulunmadığını, tanımlayıcı olmadığı tespitinin de yerinde olmadığını, dava konusu markanın, müvekkilinin markasının içeriğini sulandırıcı nitelikte bulunduğunu, kötü niyetli marka tescil talebinin söz konusu olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, “tatlı” ibaresinin genel anlamda gıda ürünleri sektöründe ayırt edici vasfı son derece zayıf bir kelime olduğu, özgünlüğü bulunmayan, yaratılmamış ve tescil edilmek istenilen sektörde son derece yaygın kullanımı bulunan bir ibarenin kimsenin tekeline bırakılmasının mümkün olmadığı, diğer yandan davalının başvuru konusu yaptığı markanın asıl unsuru olan “ÜSTATLIM” ibaresinin, kavramsal olarak davacı yan markalarında yer alan “TATLIM” ibaresinden tamamen farklı olduğu, markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacının markasının tanınmış olmadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın kötü niyetli bir yaklaşım olarak değerlendirilemeyeceği, Yargıtay 11.
Hukuk Dairesinin, işbu dava dosyası için emsal olabilecek nitelikteki, "ALTATLIM - Sütaş Tatlımm" markalarına ilişkin olarak verdiği, 2020/129 E., 2020/4266 K. ve 20.10.2020 tarihli ilamının da bu yönde olduğu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının somut olaya uygulanabilme şartlarının bulunmadığı, diğer yandan davalının başvuru konusu yaptığı markayı oluşturan "ÜSTATLIM" ibaresi ile karşı karşıya kalan tüketicinin markanın içerisinden tek başına “tatlım” ibaresini çekip çıkarmak suretiyle başvuru kapsamındaki emtia ile markayı ilişkilendirmesinin mümkün olmayacağı, başvuru konusu 29 uncu sınıftaki emtia ile “tatlım” ibaresinin yine 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında değerlendirilebilecek bir ilişkisinin bulunmadığı, “üstatlım” ibaresinin bir bütün olarak başvuru konusu edilen emtia ile kavramsal açıdan cins, çeşit, vasıf, nitelikte bildiri bir ibare olarak değerlendirilebilecek bir işaret olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, “Sütaş Tatlımmm” markasının, ilk kez 2009 yılında müvekkili tarafından kullanılmış olup, müvekkili şirket adına tescillendiğini, tanımlayıcı bir ifade olan "üstatlım" ibaresinin tek başına marka olarak tescilinin mümkün olmadığını, mahkemenin gerekçeli kararında yer verdiği davaya konu markanın üstat kelimesinden türetildiği varsayımının kabulünün mümkün bulunmadığını, tanımlayıcı olmadığı tespitinin de yerinde olmadığını, dava konusu markanın, müvekkilinin markasının içeriğini sulandırıcı nitelikte bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali, markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri,
2.6769 sayılı Kanun'un 5 inci ve 6 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060780000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz