Türk Patent Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7225 E. 2023/1727 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari itibar↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/144 E., 2019/134 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 2015/56047 başvuru numaralı “DOK TATLIM” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazların nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin tanınmış “SÜTAŞ” markasına dayanan “TATLI” ve “TATLIM” ibareli seri markaları bulunduğunu, dava konusu “DOK TATLIM” ibareli marka ile müvekkilinin seri markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin (birinci) fıkrasının b bendi anlamında iltibas bulunduğunu, dava konusu markanın tescili halinde tüketicilerin, müvekkilinin TATLI ve TATLIM ibareli seri markalarından biri sanacağını, davaya konu markanın 29 uncu ve 35 inci sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde tescil edilmek istendiğini, müvekkilinin davaya mesnet markalarının da bu sınıflarda tescilli olduğunu, başvurunun müvekkilinin ticari itibarından yararlanmak amacıyla kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek TPMK YİDK'nın 06.03.2017 tarih ve 2017-M-1169 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları benzer olmadığı gibi faaliyet alanlarının da farklı olduğunu, müvekkilinin 1968 yılından beri faaliyette bulunduğunu, Türkiye’nin ilk yağ fabrikalarından biri olduğunu, müvekkilinin, davacının SÜTAŞ ibareli markasından haksız olarak istifade etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarında yer alan "tatlım" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, dava konusu markadaki asli unsur "DOK", davacının itirazına mesnet markalardaki asli unsur "Sütaş" ibaresi olduğundan kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davaya konu 2015/56047 sayılı "DOK TATLIM" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, bir kısım mal ve hizmetler bakımından benzerlik bulunsa da taraf marka işaretleri görsel ve işitsel olarak benzer olmadığı gibi markalar arasında bağlantı kurma ihtimalinin de bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesinin olmadığı markaların benzer olmaması nedeniyle davacının davaya mesnet gösterdiği markaların 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü açısından davalının markasının tesciline engel bir durum oluşturmadığı, kötü niyet iddialarının ve davacı şirketin 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında davalı markasına itiraz etme hakkı olduğunun ispatlanamadığı, tarafların 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı iddialarının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile müvekkilinin itirazına mesnet seri markaları arasında iltibas tehlikesi olduğunu, dava konusu markayı gören tüketicilerin davalı ile müvekkili arasında işletmesel bağ kuracağını, dava konusu markanın müvekkilinin tanınmış markalarının içeriğini sulandırıcı nitelikte olduğunu, dava konusu marka tescilinin kötü niyetli olduğunu, mahkemece taraf markaları arasında benzerlik olmadığı kabul edilmişse de aksi yönde Yargıtay kararları olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu "DOK TATLIM" ibareli marka ile davacının itirazına mesnet markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markaların tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonuca etkili olmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunun da ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Türk Patent Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Sicil terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2928 E. 2024/5539 K.
Ortak:ticari itibar · ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… eli marka ile müvekkilinin seri markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin (birinci) fıkrasının b bendi anlamında «iltibas» bulunduğunu, dava konusu markanın tescili halinde tüketicilerin, müvekkilinin TATLI ve TATLIM ibareli seri markalarından biri sanacağını, davaya konu markanın 29 uncu ve 35 inci sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde tescil edilmek istendiğini, müvekkilinin davaya mesnet markalarının da bu sınıflarda tescilli olduğunu, başvurunun müvekkilinin «ticari itibarından» yararlanmak amacıyla kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek TPMK YİDK'nın 06.03.2017 tarih ve 2017-M-1169 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın tescili …
… va konusu "DOK TATLIM" ibareli marka ile davacının itirazına mesnet markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markaların tanınmış olup olmadığının tartışılm …
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarında yer alan "tatlım" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğunu, dava konusu markadaki asli unsur "DOK", davacının itirazına mesnet markalardaki asli unsur "Sütaş" ibaresi olduğundan kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… onusu ÜSTATLIM ibareli marka başvurusunun yıllardır piyasada olan müvekkilinin SÜTAŞ tanınmış markasının birer seri markası olan TATLI ve TATLIM ibareli markalarına «iltibas» teşkil edeceğini, dava konusu başvurunun müvekkilin «ticari itibarından» yararlanacak bir başvuru olarak kötü niyetle yapılan bir marka başvuru şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek YİDK'nın 2018-M-4585 sayılı kararının i …
… Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, “tatlı” ibaresinin genel anlamda gıda ürünleri sektöründe ayırt edici vasfı «son» derece zayıf bir kelime olduğu, özgünlüğü bulunmayan, yaratılmamış ve tescil edilmek istenilen sektörde son derece yaygın kullanımı bulunan bir ibarenin kimsenin tekeline bırakılmasının mümkün olmadığı, diğer yandan davalının başvuru konusu yaptığı markanın asıl unsuru olan “ÜSTATLIM” ibaresinin, kavramsal olarak davacı yan markalarında yer alan “TATLIM” ibaresinden tamamen farklı olduğu, markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacının markasının tanınmış olmadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başv …
… ya da ek bir takım sözcükler ile kavramsal bütünlük oluşturacak nitelikte kullanıldığı, “tatlı” ibaresinin genel anlamda gıda ürünleri sektöründe ayırt edici vasfı «son» derece zayıf bir kelime olduğu, özgünlüğü bulunmayan, yaratılmamış ve tescil edilmek istenilen sektörde son derece yaygın kullanımı bulunan yeri geldiğinde ürün adı yeri geldiğinde nitelik belirticisi bir ibarenin kimsenin tekeline bırakılması zaten mümkün olmadığı, markanın asıl unsuru olan “ÜSTATLIM” ibaresinin, kavramsal olarak davacı yan markalarında yer alan “TATLIM” ibaresinden tamamen farklı olduğu, işaretler arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında bir «iltibas» ihtimalinin mevcut olmadığı, davacı markalarının, “SÜTAŞ” lider markasından bağımsız olarak tanınır ve bilinir hale geldiğinden bahsedilemeyeceği, davalının marka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · terkin · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, markanın hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali, markanın hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» istemine ilişkindir.
… ya da ek bir takım sözcükler ile kavramsal bütünlük oluşturacak nitelikte kullanıldığı, “tatlı” ibaresinin genel anlamda gıda ürünleri sektöründe ayırt edici vasfı «son» derece zayıf bir kelime olduğu, özgünlüğü bulunmayan, yaratılmamış ve tescil edilmek istenilen sektörde son derece yaygın kullanımı bulunan yeri geldiğinde ürün adı yeri geldiğinde nitelik belirticisi bir ibarenin kimsenin tekeline bırakılması zaten mümkün olmadığı, markanın asıl unsuru olan “ÜSTATLIM” ibaresinin, kavramsal olarak davacı yan markalarında yer alan “TATLIM” ibaresinden tamamen farklı olduğu, işaretler arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında bir «iltibas» ihtimalinin mevcut olmadığı, davacı markalarının, “SÜTAŞ” lider markasından bağımsız olarak tanınır ve bilinir hale geldiğinden bahsedilemeyeceği, davalının marka …
… Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, “tatlı” ibaresinin genel anlamda gıda ürünleri sektöründe ayırt edici vasfı «son» derece zayıf bir kelime olduğu, özgünlüğü bulunmayan, yaratılmamış ve tescil edilmek istenilen sektörde son derece yaygın kullanımı bulunan bir ibarenin kimsenin tekeline bırakılmasının mümkün olmadığı, diğer yandan davalının başvuru konusu yaptığı markanın asıl unsuru olan “ÜSTATLIM” ibaresinin, kavramsal olarak davacı yan markalarında yer alan “TATLIM” ibaresinden tamamen farklı olduğu, markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacının markasının tanınmış olmadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başv …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1569 E. 2013/15660 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu kararda… kesinleşmemekle birlikte davacı tarafın TPE nezdindeki itirazlarının reddedildiği, davalının markası ile davacının markasına tecavüz oluşturmadığı gibi, tecavüz ve «haksız rekabetin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2573 E. 2023/6269 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… eli marka ile müvekkilinin seri markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin (birinci) fıkrasının b bendi anlamında «iltibas» bulunduğunu, dava konusu markanın tescili halinde tüketicilerin, müvekkilinin TATLI ve TATLIM ibareli seri markalarından biri sanacağını, davaya konu markanın 29 uncu ve 35 inci sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde tescil edilmek istendiğini, müvekkilinin davaya mesnet markalarının da bu sınıflarda tescilli olduğunu, başvurunun müvekkilinin «ticari itibarından» yararlanmak amacıyla kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek TPMK YİDK'nın 06.03.2017 tarih ve 2017-M-1169 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın tescili …
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarında yer alan "tatlım" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğunu, dava konusu markadaki asli unsur "DOK", davacının itirazına mesnet markalardaki asli unsur "Sütaş" ibaresi olduğundan kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… olarak benzer olmadığı gibi markalar arasında bağlantı kurma ihtimalinin de bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesinin olmadığı markaların benzer olmaması nedeniyle davacının davaya mesnet gösterdiği markaların 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü açısından davalının markasının tesciline engel bir durum oluşturmadığı, «kötü niyet» iddialarının ve davacı şirketin 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında davalı markasına itiraz etme hakkı olduğunun ispatlanamadığı, tarafl …
Benzer bu kararda… n ise markalar arasında itibas tehlikesi bulunmadığı, davacı markası hükümsüz kılınmadıkça, davalının gerçek hak sahipliği iddiasına dayanılarak, davacı markası ile «iltibas» yaratan marka başvurusunun 30 uncu sınıfta tescil edilemeyeceği, SARAY TATLIM markasının 556 sayılı KHK’nin 8 inci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca tanınmış marka olmadığı, davalının tescilli markanın kullanımı mahiyetindeki eylemlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve devamı madde hükümleri gereğince «haksız rekabet» teşkil etmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2013-M-2972 sayılı kararının 30 uncu sınıf yönünden iptaline, 2011/20248 sayılı markanın 30 uncu sın …
2.Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı adına verilmiş bir YİDK kararının bulunmadığını, davada taraf sıfatının bulunmadığını, dava açma süresinin kaçırıldığını, dava konusu markalar arasında «iltibas» ihtimalinin olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu markalar arasında «iltibas» ihtimalinin bulunmadığı, bu itibarla bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerektiğini ileri sürerek, kararı temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hak düşürücü süre · kaldırma ve yeniden hüküm · haksız rekabet
Benzer bu kararda… n ise markalar arasında itibas tehlikesi bulunmadığı, davacı markası hükümsüz kılınmadıkça, davalının gerçek hak sahipliği iddiasına dayanılarak, davacı markası ile «iltibas» yaratan marka başvurusunun 30 uncu sınıfta tescil edilemeyeceği, SARAY TATLIM markasının 556 sayılı KHK’nin 8 inci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca tanınmış marka olmadığı, davalının tescilli markanın kullanımı mahiyetindeki eylemlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve devamı madde hükümleri gereğince «haksız rekabet» teşkil etmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2013-M-2972 sayılı kararının 30 uncu sınıf yönünden iptaline, 2011/20248 sayılı markanın 30 uncu sın …
… k sağlanması hizmetleri'' yönünden de kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmadığı gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurularak, davanın kısmen kabulü ile davaya konu YİDK kararının 30 uncu sınıfın tümü ve 43/1 nci sınıfın "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetle …
Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: 43 üncü sınıfın tümü yönünden ret kararının verilmesi gerektiğini, Saray markasının tanınmış olduğunun TÜRKPATENT tarafından kabul edildiğini, somut olayda ise Saray Tatlım markasının tanınmadığının kabul edildiğini, davalının eylemlerinin «haksız rekabet» de içerdiğini, emtia listesinin birebir aynı olduğunu, bu itibarla kısmen ret yönündeki kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
… .Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; YİDK kararının 17.06.2013 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davacı tarafça 21.08.2013 günü dava açıldığını, «hak düşürücü sürenin» geçtiğini, markalar arasında görsel işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığını, Saray Tatlım markasının asli unsurunun Saray ibaresinin olduğunu, tatlım ifadesin …
2 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4423 E. 2014/7430 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu kararda… kesinleşmemekle birlikte davacı tarafın ... nezdindeki itirazlarının reddedildiği, davalının markası ile davacının markasına tecavüz oluşturmadığı gibi, tecavüz ve «haksız rekabetin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4517 E. 2014/11639 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… eli marka ile müvekkilinin seri markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin (birinci) fıkrasının b bendi anlamında «iltibas» bulunduğunu, dava konusu markanın tescili halinde tüketicilerin, müvekkilinin TATLI ve TATLIM ibareli seri markalarından biri sanacağını, davaya konu markanın 29 uncu ve 35 inci sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde tescil edilmek istendiğini, müvekkilinin davaya mesnet markalarının da bu sınıflarda tescilli olduğunu, başvurunun müvekkilinin «ticari itibarından» yararlanmak amacıyla kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek TPMK YİDK'nın 06.03.2017 tarih ve 2017-M-1169 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın tescili …
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarında yer alan "tatlım" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğunu, dava konusu markadaki asli unsur "DOK", davacının itirazına mesnet markalardaki asli unsur "Sütaş" ibaresi olduğundan kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… olarak benzer olmadığı gibi markalar arasında bağlantı kurma ihtimalinin de bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesinin olmadığı markaların benzer olmaması nedeniyle davacının davaya mesnet gösterdiği markaların 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü açısından davalının markasının tesciline engel bir durum oluşturmadığı, «kötü niyet» iddialarının ve davacı şirketin 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında davalı markasına itiraz etme hakkı olduğunun ispatlanamadığı, tarafl …
Benzer bu kararda… ili olduğu emtiaların aynı/ benzer/ikame edilebilir olduğu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında, başvurunun emtia listesindeki tüm mallar bakımından «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, davalı markasının tanınmış marka olmadığı, davacı markasının tanınmış olup olmamasının davaya bir etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, davan …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaAçıklanan bu hususta «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7225 E. , 2023/1727 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1671 Esas, 2021/933 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/144 E., 2019/134 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 2015/56047 başvuru numaralı “DOK TATLIM” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazların nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin tanınmış “SÜTAŞ” markasına dayanan “TATLI” ve “TATLIM” ibareli seri markaları bulunduğunu, dava konusu “DOK TATLIM” ibareli marka ile müvekkilinin seri markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin (birinci) fıkrasının b bendi anlamında iltibas bulunduğunu, dava konusu markanın tescili halinde tüketicilerin, müvekkilinin TATLI ve TATLIM ibareli seri markalarından biri sanacağını, davaya konu markanın 29 uncu ve 35 inci sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde tescil edilmek istendiğini, müvekkilinin davaya mesnet markalarının da bu sınıflarda tescilli olduğunu, başvurunun müvekkilinin ticari itibarından yararlanmak amacıyla kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek TPMK YİDK'nın 06.03.2017 tarih ve 2017-M-1169 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları benzer olmadığı gibi faaliyet alanlarının da farklı olduğunu, müvekkilinin 1968 yılından beri faaliyette bulunduğunu, Türkiye’nin ilk yağ fabrikalarından biri olduğunu, müvekkilinin, davacının SÜTAŞ ibareli markasından haksız olarak istifade etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarında yer alan "tatlım" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, dava konusu markadaki asli unsur "DOK", davacının itirazına mesnet markalardaki asli unsur "Sütaş" ibaresi olduğundan kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davaya konu 2015/56047 sayılı "DOK TATLIM" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, bir kısım mal ve hizmetler bakımından benzerlik bulunsa da taraf marka işaretleri görsel ve işitsel olarak benzer olmadığı gibi markalar arasında bağlantı kurma ihtimalinin de bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesinin olmadığı markaların benzer olmaması nedeniyle davacının davaya mesnet gösterdiği markaların 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü açısından davalının markasının tesciline engel bir durum oluşturmadığı, kötü niyet iddialarının ve davacı şirketin 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında davalı markasına itiraz etme hakkı olduğunun ispatlanamadığı, tarafların 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı iddialarının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile müvekkilinin itirazına mesnet seri markaları arasında iltibas tehlikesi olduğunu, dava konusu markayı gören tüketicilerin davalı ile müvekkili arasında işletmesel bağ kuracağını, dava konusu markanın müvekkilinin tanınmış markalarının içeriğini sulandırıcı nitelikte olduğunu, dava konusu marka tescilinin kötü niyetli olduğunu, mahkemece taraf markaları arasında benzerlik olmadığı kabul edilmişse de aksi yönde Yargıtay kararları olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu "DOK TATLIM" ibareli marka ile davacının itirazına mesnet markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markaların tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonuca etkili olmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunun da ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Türk Patent Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931198900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz