Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2297 E. 2023/6004 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şahsi defi↗ mükerrer ödeme↗ şahsi def'i↗ avalist↗ aval↗ takipsizlik kararı↗ ciranta↗ mükerrerlik↗ lehtar↗ def'i↗ hamil↗ keşideci↗ bono↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya konu senette avalist olarak imzasının bulunduğu, aval verenin keşidecinin hamile karşı ileri sürebileceği şahsi def'ileri ileri süremeyeceği, davacı taraf her ne kadar cevaba cevap dilekçesinde bono bedelinin keşideci tarafından 180.000,00 TL kredi çekilmek sureti ile lehtara ödendiğini savunmuş ise de bu husus keşidecinin şahsi def'isi niteliğinde olup davacı avalistin bu hususu hamile karşı ileri süremeyeceği, ayrıca keşidecinin soruşturma dosyalarındaki ifadelerinde bono bedelinin ödendiği iddiasının bulunmadığı, diğer taraftan davaya konu bonoya davacının zorla avalist olarak imzasının attırıldığı iddiasının ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu senedin tehdit yoluyla alındığını, ayrıca ilk cirantaya ödemede bulunulduğunu, mükerrer ödeme tehlikesi ile karşı karşıya kaldıklarını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2015/131055, 2015/131440 ve 2015/155863 soruşturma sayılı dosyalarda yapılan soruşturma neticesinde takipsizlik kararı verildiği, tehdit iddialarını ispata yarar dosyaya yansıyan herhangi bir delil bulunmadığı, davacının tehdit iddiasını ispatlayamadığı, davacının dava dışı cirantaya ödeme yaptığına yönelik iddiası şahsi defi niteliğinde olduğundan bu definin hamil davalıya karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibine konu edilmiş bono niteliğindeki kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 700, 701 ve 702 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Menfi tespit | Kötü niyet tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1302 E. 2022/3691 K.
Ortak:avalist · aval · ciranta · lehtar · keşideci · bono
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya konu senette «avalist» olarak imzasının bulunduğu, «aval» verenin «keşidecinin» «hamile» karşı ileri sürebileceği «şahsi def»'ileri ileri süremeyeceği, davacı taraf her ne kadar cevaba cevap dilekçesinde «bono» bedelinin keşideci tarafından 180.000,00 TL kredi çekilmek sureti ile «lehtara» ödendiğini savunmuş ise de bu husus keşidecinin şahsi def'isi niteliğinde olup davacı avalistin bu hususu hamile karşı ileri süremeyeceği, ayrıca keşidecinin soruş …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu senedin tehdit yoluyla alındığını, ayrıca ilk «cirantaya» ödemede bulunulduğunu, «mükerrer ödeme» tehlikesi ile karşı karşıya kaldıklarını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… liye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2015/131055, 2015/131440 ve 2015/155863 soruşturma sayılı dosyalarda yapılan soruşturma neticesinde «takipsizlik» kararı verildiği, tehdit iddialarını ispata yarar dosyaya yansıyan herhangi bir delil bulunmadığı, davacının tehdit iddiasını ispatlayamadığı, davacının dava dışı «cirantaya» ödeme yaptığına yönelik iddiası «şahsi defi» niteliğinde olduğundan bu definin «hamil» davalıya karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, dava konusu «bononun» «keşidecisinin» dava dışı ..., «avalistlerin» davacılar ... ile ..., «lehtarın» davalı ..., ilk «cirantanın» dava dışı ..., ikinci cirantanın davacı ..., üçüncü cirantanın davacı ... ve sonraki cirantanın ise dava dışı ...olduğu, davacılardan ... ve ...’in dava konusu senedin arka yüzünde imzaları bulunan cirantalar olduğu, senette lehtar cirosunun bulunmadığı ve davalı lehtarın bu şahıslara başvurarak senetten dolayı alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle mahkemece davacılar ... ve ... bakımından davanın kabulüne dair verilen kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, 6102 sayılı TTK'nın 702/1 maddesi uyarınca «aval» veren kişi, kimin için «taahhüt» altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olacağından, bononun ön yüzünde imzası bulunan avalist konumunda olan davacılar ... ile ...’nun senet borcunun ödenmesinden davalı lehtara karşı «müteselsilen sorumlu» olmaları sebebiyle davanın bu kişiler yönünden reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «lehdarı» davalı, «avalistleri» ... ile ..., «cirantaları» ... ve ..., «keşidecisi» de ... olan 43.000,00 TL tutarlı «bonoya» dayalı 23.679,95 TL için yapılan icra takibi nedeniyle avalistler ve cirantalar tarafından açılan menfi tesbit davasıdır.
3- Davacılar aleyhinde, 43.000,00 TL bedelli bonodan 23.000,00 TL ve fer'ileri için takip yapılmış, davacılar tarafından da takibe konu alacak miktarı üzerinden «harç» yatırılarak menfi tesbit davası açılmış olup, mahkemece harcı yatırılmadığı ve dava konusu da edilmediği halde tüm «bono» bedeli üzerinden hüküm tesis edilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:lehdar · usuli kazanılmış hak · müteselsil sorumluluk · kazanılmış hak · taahhütname · harç · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… açtıkları dava red edilen davacılar ... ve ...'dan ayrı ayrı maktu red karar ve ilam harcı tahsiline karar verilmesi gerekirken hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde «harç» yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. b) Bozma öncesi verilen 23.06.2016 tarihli kararda davacılar ... ve ... yönünden davanın kabulüne, adı geçenler lehine 5.080,00 TL «vekalet ücretine» hükmedilmiş olup, bu davacılar yönünden davalının temyiz itirazları red edilmekle vekalet ücreti açısından davalı lehine «usuli kazanılmış hak» doğduğu halde bozmadan sonra hüküm fıkrasının 6-a bendi ile davalı aleyhine 6.390,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli bulunmamıştır.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, dava konusu «bononun» «keşidecisinin» dava dışı ..., «avalistlerin» davacılar ... ile ..., «lehtarın» davalı ..., ilk «cirantanın» dava dışı ..., ikinci cirantanın davacı ..., üçüncü cirantanın davacı ... ve sonraki cirantanın ise dava dışı ...olduğu, davacılardan ... ve ...’in dava konusu senedin arka yüzünde imzaları bulunan cirantalar olduğu, senette lehtar cirosunun bulunmadığı ve davalı lehtarın bu şahıslara başvurarak senetten dolayı alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle mahkemece davacılar ... ve ... bakımından davanın kabulüne dair verilen kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, 6102 sayılı TTK'nın 702/1 maddesi uyarınca «aval» veren kişi, kimin için «taahhüt» altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olacağından, bononun ön yüzünde imzası bulunan avalist konumunda olan davacılar ... ile ...’nun senet borcunun ödenmesinden davalı lehtara karşı «müteselsilen sorumlu» olmaları sebebiyle davanın bu kişiler yönünden reddine karar verilmiştir.
… hükmüne uyulan bozma kararı gereğince karar verilmiş olmasına, Mahkemenin 23.06.2016 tarihli kararının, davacılar ... ve ...'in davalıya yönelik talepleri yönünden «usuli kazanılmış hak» teşkil etmesine göre davacılar ... ve Muhammed Kuru ile davalının aşağıda yazılı bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, «lehdarı» davalı, «avalistleri» ... ile ..., «cirantaları» ... ve ..., «keşidecisi» de ... olan 43.000,00 TL tutarlı «bonoya» dayalı 23.679,95 TL için yapılan icra takibi nedeniyle avalistler ve cirantalar tarafından açılan menfi tesbit davasıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/468 E. 2014/1777 K.
Ortak:avalist · keşideci · bono
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya konu senette «avalist» olarak imzasının bulunduğu, «aval» verenin «keşidecinin» «hamile» karşı ileri sürebileceği «şahsi def»'ileri ileri süremeyeceği, davacı taraf her ne kadar cevaba cevap dilekçesinde «bono» bedelinin keşideci tarafından 180.000,00 TL kredi çekilmek sureti ile «lehtara» ödendiğini savunmuş ise de bu husus keşidecinin şahsi def'isi niteliğinde olup davacı avalistin bu hususu hamile karşı ileri süremeyeceği, ayrıca keşidecinin soruş …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibine konu edilmiş «bono» niteliğindeki kambiyo senedinden kaynaklanan «menfi tespit» davasıdır.
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» kararın «yetki» yönünden itiraza ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile istemin reddine karar verilmiş ise de, istemin dayanağı «bononun» «keşideci» ve «lehdarı» «tacir» olup bunlar bakımından yapılan «yetki sözleşmesi» HMK 17. maddedine göre geçerli ise de tacir olmayan «avalist» bakımından geçerli bir yetki sözleşmesi bulunmadığından talep dayanağı senetteki yetki sözleşmesine istinaden mahkemenin itiraz eden avalistler yönünden yetkili ol …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yetki sözleşmesi · lehdar · ihtiyati hacze itiraz · ihtiyati haciz · yetki · haciz · tacir
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» kararın «yetki» yönünden itiraza ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile istemin reddine karar verilmiş ise de, istemin dayanağı «bononun» «keşideci» ve «lehdarı» «tacir» olup bunlar bakımından yapılan «yetki sözleşmesi» HMK 17. maddedine göre geçerli ise de tacir olmayan «avalist» bakımından geçerli bir yetki sözleşmesi bulunmadığından talep dayanağı senetteki yetki sözleşmesine istinaden mahkemenin itiraz eden avalistler yönünden yetkili ol …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, talebe konu senetteki «yetki sözleşmesine» göre mahkemenin yetkili olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı «ihtiyati hacze itiraz» edenler vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11612 E. 2013/15914 K.
Ortak:avalist · aval · keşideci · bono
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya konu senette «avalist» olarak imzasının bulunduğu, «aval» verenin «keşidecinin» «hamile» karşı ileri sürebileceği «şahsi def»'ileri ileri süremeyeceği, davacı taraf her ne kadar cevaba cevap dilekçesinde «bono» bedelinin keşideci tarafından 180.000,00 TL kredi çekilmek sureti ile «lehtara» ödendiğini savunmuş ise de bu husus keşidecinin şahsi def'isi niteliğinde olup davacı avalistin bu hususu hamile karşı ileri süremeyeceği, ayrıca keşidecinin soruş …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibine konu edilmiş «bono» niteliğindeki kambiyo senedinden kaynaklanan «menfi tespit» davasıdır.
Benzer bu karardaOysa 6102 Sayılı TTK'nın 701/2. maddesi uyarınca, muhatap ve «keşidecinin» imzaları müstesna olmak üzere poliçenin yüzüne atılan her imzanın «aval» «şerhi» sayılacağı belirtilmiş olmakla, «bono» üzerinde tek başına imzanın bulunmasıyla avalin gerçekleşeceği tartışmasıdır.
Mahkemece, borçlu ... yönünden «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne, «avalist» olduğu iddia edilen diğer borçlu ...'in adının «bono» metninde yer almadığı gerekçesiyle, bu borçlu yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece, «avalist» ...'in adının «bono» metninde yer almadığı gerekçesiyle, ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy şerhi · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, borçlu ... yönünden «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne, «avalist» olduğu iddia edilen diğer borçlu ...'in adının «bono» metninde yer almadığı gerekçesiyle, bu borçlu yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece, «avalist» ...'in adının «bono» metninde yer almadığı gerekçesiyle, ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kaldı ki, somut olayda senet metninde ...'in imzası dışında ismi de bulunduğundan, «ihtiyati haciz» isteminin kabulü yerine bu kişinin isminin senet metninde bulunmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek, kararın ihtiyati haciz isteyen yararına bozulmasına karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Menfi tespit | Menfi tespit | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/193 E. 2023/3071 K.
Ortak:avalist · aval · lehtar · def'i · bono · menfi tespit
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya konu senette «avalist» olarak imzasının bulunduğu, «aval» verenin «keşidecinin» «hamile» karşı ileri sürebileceği «şahsi def»'ileri ileri süremeyeceği, davacı taraf her ne kadar cevaba cevap dilekçesinde «bono» bedelinin keşideci tarafından 180.000,00 TL kredi çekilmek sureti ile «lehtara» ödendiğini savunmuş ise de bu husus keşidecinin şahsi def'isi niteliğinde olup davacı avalistin bu hususu hamile karşı ileri süremeyeceği, ayrıca keşidecinin soruş …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibine konu edilmiş «bono» niteliğindeki kambiyo senedinden kaynaklanan «menfi tespit» davasıdır.
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile dava konusu «bonoda» davacıların murişi ...'in «avalist», davalının ise «lehtar» konumunda olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 702 nci maddesinin 2 nci maddesinde düzenlenen “«aval» veren kişinin «teminat» altına aldığı borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin «taahhüdü» geçerlidir” hükmü gereğince aval veren ...'in ve davacı yasal «mirasçıların» bononun «teminat bonosu» olduğu yahut «bedelsiz» kaldığı yönündeki «def»'ileri davalıya karşı ileri süremeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu «teminat senedinin» müflis şirket yetkilisi (aynı zamanda "«avalist»" kabul edilen) muris tarafından teminat amaçlı, imza ve tanzim tarihi dışındaki kısımlar boş olarak düzenlenmek suretiyle davalı bankaya verildiğini, zorunlu şekli koşulları mevcut olmayan teminat senedinin murisin vefatından yıllar sonra davalı bankaca murisin ve murisin «temsil» ettiği dava dışı müflis şirketin gerçek iradesi hilafına usulsüz olarak doldurulup «kambiyo senedi vasfı» kazandırılarak icra takibine konulduğunu, murisin «bono» üzerine attığı ikinci imzayı avalist sıfatıyla atmadığını, davaya konu bonoda mevcut şekle ilişkin esaslı noksanlıkların açıkça yok sayılarak avalistin sadece şekle ait noksanlıkları ileri sürebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu ihtimalde dahi avalistin de «bedelsizlik» iddiasında bulunabileceğini ileri sürülerek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «bonoya» dayalı «menfi tespit» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat bonosu · kambiyo senedi vasfı · teminat senedi · bedelsizlik · kambiyo senedi · mirasçılık · taahhütname · teminat
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile dava konusu «bonoda» davacıların murişi ...'in «avalist», davalının ise «lehtar» konumunda olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 702 nci maddesinin 2 nci maddesinde düzenlenen “«aval» veren kişinin «teminat» altına aldığı borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin «taahhüdü» geçerlidir” hükmü gereğince aval veren ...'in ve davacı yasal «mirasçıların» bononun «teminat bonosu» olduğu yahut «bedelsiz» kaldığı yönündeki «def»'ileri davalıya karşı ileri süremeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu «teminat senedinin» müflis şirket yetkilisi (aynı zamanda "«avalist»" kabul edilen) muris tarafından teminat amaçlı, imza ve tanzim tarihi dışındaki kısımlar boş olarak düzenlenmek suretiyle davalı bankaya verildiğini, zorunlu şekli koşulları mevcut olmayan teminat senedinin murisin vefatından yıllar sonra davalı bankaca murisin ve murisin «temsil» ettiği dava dışı müflis şirketin gerçek iradesi hilafına usulsüz olarak doldurulup «kambiyo senedi vasfı» kazandırılarak icra takibine konulduğunu, murisin «bono» üzerine attığı ikinci imzayı avalist sıfatıyla atmadığını, davaya konu bonoda mevcut şekle ilişkin esaslı noksanlıkların açıkça yok sayılarak avalistin sadece şekle ait noksanlıkları ileri sürebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu ihtimalde dahi avalistin de «bedelsizlik» iddiasında bulunabileceğini ileri sürülerek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2297 E. , 2023/6004 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu takibe dayanak senedin tehdit yolu ile alındığını, takip alacaklısı ...'ı tanımadığını, davalıya böyle bir borcu bulunmadığını ileri sürerek davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu senedi 150.000,00 TL alacağı nedeniyle ciro yoluyla aldığını, bu senet ödenmeyince İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün 2015/18564 E. sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davacının kötü niyetli olduğunu, tehdit iddialarını ispatlayacak belgesi bulunmadığını savunarak %20 oranında kötü niyet tazminatı ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya konu senette avalist olarak imzasının bulunduğu, aval verenin keşidecinin hamile karşı ileri sürebileceği şahsi def'ileri ileri süremeyeceği, davacı taraf her ne kadar cevaba cevap dilekçesinde bono bedelinin keşideci tarafından 180.000,00 TL kredi çekilmek sureti ile lehtara ödendiğini savunmuş ise de bu husus keşidecinin şahsi def'isi niteliğinde olup davacı avalistin bu hususu hamile karşı ileri süremeyeceği, ayrıca keşidecinin soruşturma dosyalarındaki ifadelerinde bono bedelinin ödendiği iddiasının bulunmadığı, diğer taraftan davaya konu bonoya davacının zorla avalist olarak imzasının attırıldığı iddiasının ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu senedin tehdit yoluyla alındığını, ayrıca ilk cirantaya ödemede bulunulduğunu, mükerrer ödeme tehlikesi ile karşı karşıya kaldıklarını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2015/131055, 2015/131440 ve 2015/155863 soruşturma sayılı dosyalarda yapılan soruşturma neticesinde takipsizlik kararı verildiği, tehdit iddialarını ispata yarar dosyaya yansıyan herhangi bir delil bulunmadığı, davacının tehdit iddiasını ispatlayamadığı, davacının dava dışı cirantaya ödeme yaptığına yönelik iddiası şahsi defi niteliğinde olduğundan bu definin hamil davalıya karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibine konu edilmiş bono niteliğindeki kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 700, 701 ve 702 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981879700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz