Menfi tespit | Kötü niyet tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1302 E. 2022/3691 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 702/2↗ avalist↗ aval↗ lehdar↗ ciranta↗ usuli kazanılmış hak↗ lehtar↗ müteselsil sorumluluk↗ kazanılmış hak↗ keşideci↗ bono↗ taahhütname↗ harç↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, dava konusu bononun keşidecisinin dava dışı ..., avalistlerin davacılar ... ile ..., lehtarın davalı ..., ilk cirantanın dava dışı ..., ikinci cirantanın davacı ..., üçüncü cirantanın davacı ... ve sonraki cirantanın ise dava dışı ...olduğu, davacılardan ... ve ...’in dava konusu senedin arka yüzünde imzaları bulunan cirantalar olduğu, senette lehtar cirosunun bulunmadığı ve davalı lehtarın bu şahıslara başvurarak senetten dolayı alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle mahkemece davacılar ... ve ... bakımından davanın kabulüne dair verilen kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, 6102 sayılı TTK'nın 702/1 maddesi uyarınca aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olacağından, bononun ön yüzünde imzası bulunan avalist konumunda olan davacılar ... ile ...’nun senet borcunun ödenmesinden davalı lehtara karşı müteselsilen sorumlu olmaları sebebiyle davanın bu kişiler yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar ... ve ... vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hükmüne uyulan bozma kararı gereğince karar verilmiş olmasına, Mahkemenin 23.06.2016 tarihli kararının, davacılar ... ve ...'in davalıya yönelik talepleri yönünden usuli kazanılmış hak teşkil etmesine göre davacılar ... ve Muhammed Kuru ile davalının aşağıda yazılı bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, lehdarı davalı, avalistleri ... ile ..., cirantaları ... ve ..., keşidecisi de ... olan 43.000,00 TL tutarlı bonoya dayalı 23.679,95 TL için yapılan icra takibi nedeniyle avalistler ve cirantalar tarafından açılan menfi tesbit davasıdır.
Yerel mahkemenin 23.06.2016 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş olup davalının temyizi üzerine Dairenin 28.09.2017 tarihli kararı ile davacılar ... ve ... yönünden davalının temyiz itirazlarının reddine, diğer davalılar ... ve ... yönünden temyiz isteminin kabulü ile kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiş, yerel mahkemece bozma ilamına uyularak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
a) Davacılar ... ve ...'in açtığı davanın kabulüne karar verilmiş, davalının adı geçen davacılar yönünden temyiz itirazları red edilmiş olup davanın kabulü nedeniyle alınması gereken bakiye 2.532,93 TL karar ve ilam harcının davalıdan, açtıkları dava red edilen davacılar ... ve ...'dan ayrı ayrı maktu red karar ve ilam harcı tahsiline karar verilmesi gerekirken hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde harç yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
b) Bozma öncesi verilen 23.06.2016 tarihli kararda davacılar ... ve ... yönünden davanın kabulüne, adı geçenler lehine 5.080,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olup, bu davacılar yönünden davalının temyiz itirazları red edilmekle vekalet ücreti açısından davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu halde bozmadan sonra hüküm fıkrasının 6-a bendi ile davalı aleyhine 6.390,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli bulunmamıştır.
3- Davacılar aleyhinde, 43.000,00 TL bedelli bonodan 23.000,00 TL ve fer'ileri için takip yapılmış, davacılar tarafından da takibe konu alacak miktarı üzerinden harç yatırılarak menfi tesbit davası açılmış olup, mahkemece harcı yatırılmadığı ve dava konusu da edilmediği halde tüm bono bedeli üzerinden hüküm tesis edilmesi de doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/468 E. 2014/1777 K.
Ortak:avalist · lehdar · keşideci · bono
İncelediğiniz kararda2- Dava, «lehdarı» davalı, «avalistleri» ... ile ..., «cirantaları» ... ve ..., «keşidecisi» de ... olan 43.000,00 TL tutarlı «bonoya» dayalı 23.679,95 TL için yapılan icra takibi nedeniyle avalistler ve cirantalar tarafından açılan menfi tesbit davasıdır.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, dava konusu «bononun» «keşidecisinin» dava dışı ..., «avalistlerin» davacılar ... ile ..., «lehtarın» davalı ..., ilk «cirantanın» dava dışı ..., ikinci cirantanın davacı ..., üçüncü cirantanın davacı ... ve sonraki cirantanın ise dava dışı ...olduğu, davacılardan ... ve ...’in dava konusu senedin arka yüzünde imzaları bulunan cirantalar olduğu, senette lehtar cirosunun bulunmadığı ve davalı lehtarın bu şahıslara başvurarak senetten dolayı alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle mahkemece davacılar ... ve ... bakımından davanın kabulüne dair verilen kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, 6102 sayılı TTK'nın 702/1 maddesi uyarınca «aval» veren kişi, kimin için «taahhüt» altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olacağından, bononun ön yüzünde imzası bulunan avalist konumunda olan davacılar ... ile ...’nun senet borcunun ödenmesinden davalı lehtara karşı «müteselsilen sorumlu» olmaları sebebiyle davanın bu kişiler yönünden reddine karar verilmiştir.
3- Davacılar aleyhinde, 43.000,00 TL bedelli bonodan 23.000,00 TL ve fer'ileri için takip yapılmış, davacılar tarafından da takibe konu alacak miktarı üzerinden «harç» yatırılarak menfi tesbit davası açılmış olup, mahkemece harcı yatırılmadığı ve dava konusu da edilmediği halde tüm «bono» bedeli üzerinden hüküm tesis edilmesi de doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» kararın «yetki» yönünden itiraza ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile istemin reddine karar verilmiş ise de, istemin dayanağı «bononun» «keşideci» ve «lehdarı» «tacir» olup bunlar bakımından yapılan «yetki sözleşmesi» HMK 17. maddedine göre geçerli ise de tacir olmayan «avalist» bakımından geçerli bir yetki sözleşmesi bulunmadığından talep dayanağı senetteki yetki sözleşmesine istinaden mahkemenin itiraz eden avalistler yönünden yetkili ol …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki sözleşmesi · ihtiyati hacze itiraz · ihtiyati haciz · yetki · haciz · tacir
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» kararın «yetki» yönünden itiraza ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile istemin reddine karar verilmiş ise de, istemin dayanağı «bononun» «keşideci» ve «lehdarı» «tacir» olup bunlar bakımından yapılan «yetki sözleşmesi» HMK 17. maddedine göre geçerli ise de tacir olmayan «avalist» bakımından geçerli bir yetki sözleşmesi bulunmadığından talep dayanağı senetteki yetki sözleşmesine istinaden mahkemenin itiraz eden avalistler yönünden yetkili ol …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, talebe konu senetteki «yetki sözleşmesine» göre mahkemenin yetkili olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı «ihtiyati hacze itiraz» edenler vekili temyiz etmiştir.
-
İhtiyati haciz | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9842 E. 2015/9918 K.
Ortak:ciranta · bono
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, dava konusu «bononun» «keşidecisinin» dava dışı ..., «avalistlerin» davacılar ... ile ..., «lehtarın» davalı ..., ilk «cirantanın» dava dışı ..., ikinci cirantanın davacı ..., üçüncü cirantanın davacı ... ve sonraki cirantanın ise dava dışı ...olduğu, davacılardan ... ve ...’in dava konusu senedin arka yüzünde imzaları bulunan cirantalar olduğu, senette lehtar cirosunun bulunmadığı ve davalı lehtarın bu şahıslara başvurarak senetten dolayı alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle mahkemece davacılar ... ve ... bakımından davanın kabulüne dair verilen kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, 6102 sayılı TTK'nın 702/1 maddesi uyarınca «aval» veren kişi, kimin için «taahhüt» altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olacağından, bononun ön yüzünde imzası bulunan avalist konumunda olan davacılar ... ile ...’nun senet borcunun ödenmesinden davalı lehtara karşı «müteselsilen sorumlu» olmaları sebebiyle davanın bu kişiler yönünden reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «lehdarı» davalı, «avalistleri» ... ile ..., «cirantaları» ... ve ..., «keşidecisi» de ... olan 43.000,00 TL tutarlı «bonoya» dayalı 23.679,95 TL için yapılan icra takibi nedeniyle avalistler ve cirantalar tarafından açılan menfi tesbit davasıdır.
3- Davacılar aleyhinde, 43.000,00 TL bedelli bonodan 23.000,00 TL ve fer'ileri için takip yapılmış, davacılar tarafından da takibe konu alacak miktarı üzerinden «harç» yatırılarak menfi tesbit davası açılmış olup, mahkemece harcı yatırılmadığı ve dava konusu da edilmediği halde tüm «bono» bedeli üzerinden hüküm tesis edilmesi de doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaBonoya dayalı «ihtiyati haciz» isteminde; yetkili mahkeme; borçlunun «yerleşim yeri», «bonoda» gösterilen «ödeme yeri», bonoda ödeme yeri gösterilmemişse; bononun düzenlendiği yer, «ciranta» aleyhine ihtiyati haciz isteniyorsa cirantanın yerleşim yeri mahkemesi ihtiyati haciz kararı vermeye yetkilidir.
Dava «bonoya» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme yeri · yerleşim yeri · ihtiyati haciz · yetki · haciz · menfi tespit · teminat
Benzer bu karardaBonoya dayalı «ihtiyati haciz» isteminde; yetkili mahkeme; borçlunun «yerleşim yeri», «bonoda» gösterilen «ödeme yeri», bonoda ödeme yeri gösterilmemişse; bononun düzenlendiği yer, «ciranta» aleyhine ihtiyati haciz isteniyorsa cirantanın yerleşim yeri mahkemesi ihtiyati haciz kararı vermeye yetkilidir.
Bu hususlara göre; mahkemenin yetkili olup olmadığını başka bir anlatımla itiraz edenin «yetki» konusundaki itirazı hakkında karar verilmeksizin «teminat» iddiasının açılacak «menfi tespit» davasında değerlendirileceği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava «bonoya» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4881 E. 2021/1035 K.
Ortak:ciranta · kazanılmış hak · keşideci
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, dava konusu «bononun» «keşidecisinin» dava dışı ..., «avalistlerin» davacılar ... ile ..., «lehtarın» davalı ..., ilk «cirantanın» dava dışı ..., ikinci cirantanın davacı ..., üçüncü cirantanın davacı ... ve sonraki cirantanın ise dava dışı ...olduğu, davacılardan ... ve ...’in dava konusu senedin arka yüzünde imzaları bulunan cirantalar olduğu, senette lehtar cirosunun bulunmadığı ve davalı lehtarın bu şahıslara başvurarak senetten dolayı alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle mahkemece davacılar ... ve ... bakımından davanın kabulüne dair verilen kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, 6102 sayılı TTK'nın 702/1 maddesi uyarınca «aval» veren kişi, kimin için «taahhüt» altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olacağından, bononun ön yüzünde imzası bulunan avalist konumunda olan davacılar ... ile ...’nun senet borcunun ödenmesinden davalı lehtara karşı «müteselsilen sorumlu» olmaları sebebiyle davanın bu kişiler yönünden reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «lehdarı» davalı, «avalistleri» ... ile ..., «cirantaları» ... ve ..., «keşidecisi» de ... olan 43.000,00 TL tutarlı «bonoya» dayalı 23.679,95 TL için yapılan icra takibi nedeniyle avalistler ve cirantalar tarafından açılan menfi tesbit davasıdır.
… hükmüne uyulan bozma kararı gereğince karar verilmiş olmasına, Mahkemenin 23.06.2016 tarihli kararının, davacılar ... ve ...'in davalıya yönelik talepleri yönünden «usuli kazanılmış hak» teşkil etmesine göre davacılar ... ve Muhammed Kuru ile davalının aşağıda yazılı bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, Yargıtay bozma ilamında esasa ilişkin bir hususa yer verilmediğinden taraflarca «kazanılmış hak» hususu gözetilerek takibe konu çekin «keşidecisine» ait imzanın davacı şirket «temsilcisi» olan ...'a ait olmadığı ve davalı ...’ın «son» «ciranta» ve «hamil» olması nedeniyle «kötüniyet tazminatının» şartlarını taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve senedin iptaline, davalı ... aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · hamil · kötüniyet · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, Yargıtay bozma ilamında esasa ilişkin bir hususa yer verilmediğinden taraflarca «kazanılmış hak» hususu gözetilerek takibe konu çekin «keşidecisine» ait imzanın davacı şirket «temsilcisi» olan ...'a ait olmadığı ve davalı ...’ın «son» «ciranta» ve «hamil» olması nedeniyle «kötüniyet tazminatının» şartlarını taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve senedin iptaline, davalı ... aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1302 E. , 2022/3691 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İpsala Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.11.2020 tarih ve 2019/249 E. - 2020/191 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve ... vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalının müvekkilleri hakkında İpsala İcra Müdürlüğü’nün 2015/478 esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus yolla takip başlattığını, ciro silsilesinin düzgün olmaması sebebiyle davalının hak sahibi olmadığını, müvekkillerinin herhangi bir borçlarının bulunmadığını ileri sürerek, davalıya borçlu olmadıklarının tespitine ve % 20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, dava konusu bononun keşidecisinin dava dışı ..., avalistlerin davacılar ... ile ..., lehtarın davalı ..., ilk cirantanın dava dışı ..., ikinci cirantanın davacı ..., üçüncü cirantanın davacı ... ve sonraki cirantanın ise dava dışı ...olduğu, davacılardan ... ve ...’in dava konusu senedin arka yüzünde imzaları bulunan cirantalar olduğu, senette lehtar cirosunun bulunmadığı ve davalı lehtarın bu şahıslara başvurarak senetten dolayı alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle mahkemece davacılar ... ve ... bakımından davanın kabulüne dair verilen kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, 6102 sayılı TTK'nın 702/1 maddesi uyarınca aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olacağından, bononun ön yüzünde imzası bulunan avalist konumunda olan davacılar ...
ile ...’nun senet borcunun ödenmesinden davalı lehtara karşı müteselsilen sorumlu olmaları sebebiyle davanın bu kişiler yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar ... ve ... vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hükmüne uyulan bozma kararı gereğince karar verilmiş olmasına, Mahkemenin 23.06.2016 tarihli kararının, davacılar ... ve ...'in davalıya yönelik talepleri yönünden usuli kazanılmış hak teşkil etmesine göre davacılar ... ve Muhammed Kuru ile davalının aşağıda yazılı bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, lehdarı davalı, avalistleri ... ile ..., cirantaları ... ve ..., keşidecisi de ... olan 43.000,00 TL tutarlı bonoya dayalı 23.679,95 TL için yapılan icra takibi nedeniyle avalistler ve cirantalar tarafından açılan menfi tesbit davasıdır.
Yerel mahkemenin 23.06.2016 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş olup davalının temyizi üzerine Dairenin 28.09.2017 tarihli kararı ile davacılar ... ve ... yönünden davalının temyiz itirazlarının reddine, diğer davalılar ... ve ... yönünden temyiz isteminin kabulü ile kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiş, yerel mahkemece bozma ilamına uyularak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
a) Davacılar ... ve ...'in açtığı davanın kabulüne karar verilmiş, davalının adı geçen davacılar yönünden temyiz itirazları red edilmiş olup davanın kabulü nedeniyle alınması gereken bakiye 2.532,93 TL karar ve ilam harcının davalıdan, açtıkları dava red edilen davacılar ... ve ...'dan ayrı ayrı maktu red karar ve ilam harcı tahsiline karar verilmesi gerekirken hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde harç yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
b) Bozma öncesi verilen 23.06.2016 tarihli kararda davacılar ... ve ... yönünden davanın kabulüne, adı geçenler lehine 5.080,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olup, bu davacılar yönünden davalının temyiz itirazları red edilmekle vekalet ücreti açısından davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu halde bozmadan sonra hüküm fıkrasının 6-a bendi ile davalı aleyhine 6.390,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli bulunmamıştır.
3- Davacılar aleyhinde, 43.000,00 TL bedelli bonodan 23.000,00 TL ve fer'ileri için takip yapılmış, davacılar tarafından da takibe konu alacak miktarı üzerinden harç yatırılarak menfi tesbit davası açılmış olup, mahkemece harcı yatırılmadığı ve dava konusu da edilmediği halde tüm bono bedeli üzerinden hüküm tesis edilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı ile davacılar ... ve ...'nun sair temyiz itirazlarının reddine, (2/a) numaralı bentte açıklanan nedenle davacılar, (2/b) numaralı bentte açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının kabulü, (3) numaralı bentte açıklanan nedenle de re'sen kararın BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 10/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790187200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz