Şirketin feshi ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5978 E. 2023/6689 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket müdürünün azli↗ özen ve bağlılık yükümlülüğü↗ limited şirket müdürlüğü↗ bağlılık yükümlülüğü↗ müdürün azli↗ bilgi alma ve inceleme hakkı↗ şirketin feshi ve tasfiyesi↗ şirket müdürünün azli↗ feragat nedeniyle davanın reddi↗ limited şirket ortağı↗ azil↗ temsil yetkisi↗ i̇i̇k 258↗ haklı sebep↗ aktif husumet yokluğu↗ kâr payı dağıtımı↗ ortaklıktan çıkarılma↗ şirket müdürlüğü↗ pasif husumet ehliyeti↗ aktif husumet ehliyeti↗ şirketin feshi↗ şirketin tasfiyesi↗ şirket müdürü↗ sözleşmeden doğan dava↗ davadan feragat↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ şirket zararı↗ pasif husumet↗ fesih↗ husumet yokluğu↗ kâr dağıtımı↗ taraf ehliyeti↗ feragat↗ limited şirket↗ kâr payı↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ yetkisizlik kararı↗ ilan↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/532 E., 2021/586 K.
Taraflar arasındaki asıl dava dosyası şirketin fesih ve tasfiyesi, birleşen 2017/831 E. sayılı dava dosyası şirkete karşı açılmış müdür azli, birleşen 2017/1166 E. sayılı dava dosyası müdüre karşı açılmış müdür azli, birleşen 2018/250 E. sayılı dava dosyası ortak tarafından açılan davalı ortağın ortaklıktan çıkarılması istemine ilişkin davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dava dosyası yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/831 E. 2018/128 K. sayılı dosyası yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1166 E. 2017/900 K. sayılı dosyası yönünden davanın reddine, birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/250 E. 2018/258 K. sayılı dosyası yönünden davanın davacının aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davalarda davacı ... vekili ve birleşen davada davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davacı-birleşen davada davalı ... vekili ve birleşen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili-birleşen davada davalı ... vekili
A.Asıl davada dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette 250 paya, dava dışı ortaklar ...'in ve ...'in 125'er paya sahip olduğunu, müvekkilinin kendi hissesini babasından devralmadan önce ...'in hileli işlemlerle şirketi tek başına temsile yetkili müdür olarak atandığını, şirket ortaklarının birbirine karşı güvenleri kalmadığını, şirketin esas sermayesinin 2/3'ünün karşılıksız kaldığından bu şartlar altında şirketin devamının mümkün olmadığını ileri sürerek, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiş, verdiği dilekçe ile haklı nedenle şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
B.Birleşen 2017/831 E. sayılı dava dosyasında dava dilekçesinde; davalı olarak şirketi göstererek, şirket müdürü olan ...'in müdürlük görevini kötüye kullandığını ileri sürerek,davalı şirket müdürünün azline karar verilmesini talep etmiştir.
C. Birleşen 2017/1166 E. sayılı dava dosyasında dava dilekçesinde; davayı davalı şirket müdürü ...'e yönelterek şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili müdür olarak atanması gerekirken saf dışı bırakıldığını, davalı ...'i tek başına şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili müdür tayin edilmiş gibi ticaret siciline ilan ve tescil etmeye muvaffak olduğunu, davacının şirkete sokulmadığını, kendisine bilgi ve hesap verilmediğini, dava dışı ortak ... ve davalı ...'in davacıya danışmadan şarap imali konusunda davalı şirkete uzman olarak ... isimli bir şahsı işe aldıklarını ve bu şahsa davalı şirket adına maaşının dışında 50.000,00 TL yılda açıktan para ödendiğinin öğrenildiğini, uzun süre şirket genel kurulunun yapılmaması üzerine davacı tarafından bir çok kez sözlü ve yazılı olarak genel kurulun yapılması için şirket müdüründen talepte bulunulduğunu, taleplerin reddedildiğini, şirketin belirtilen adresinde mimari projeye ve imar kanuna aykırı olarak şarap mahseni oluşturulduğu, bu hali ile Urla Belediye Başkanlığınca mühürleme işlemi yapıldığını, başlı başına bu vakıanın dahi şirket müdürünün şirket menfaatlerine aykırı davrandığının kanıtı olduğunu ileri sürerek davalı müdürün azline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in yalan yanlış iddialarla şirketin feshi ve tasfiyesi için dava açtığını, bu nedenle ortakların bir araya gelmelerinin mümkün olmadığını ileri sürerek davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına, davalı hissesinin müvekkili adına tesciline, davalının hisse pay bedelinin müvekkili tarafından ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl ve birleşen davalarda davacı-birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; şirketin tasfiyesi ve feshinin istenmesinin doğru olduğunu, ortaklıktan çıkarılmayı gerektirecek bir durum olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Asıl ve birleşen davada davalı ... Bağcılık Şarapçılık Zeytincilik Tarım ve Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; şirketin iyi yönetildiğini, davacının bilgi ve belge alabildiğini, ürün satışlarının her geçen yıl arttığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava dosyası yönünden davacı asil ve vekilinin açmış oldukları şirketin feshi ve tasfiyesine yönelik davadan feragat ettikleri, feragatin davaya son veren taraf işlemlerinden olduğu, davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu, ana dosya yönünden davanın feragate binaen reddinin gerektiği, birleşen 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/831 E. sayılı dosyası yönünden açılan davanın şirket müdürünün azline yönelik bir dava olduğu ve davalı olarak USCA şirketinin gösterildiği, ancak şirket müdürünün azli davalarında husumetin azli istenen müdüre yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olup ayrıca şirketin dava edilmesi zorunluluğu bulunmadığı, bu sebeple husumet yokluğundan bu davanın reddinin gerektiği, birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/250 E. sayılı dosyası yönünden davacı ... tarafından davalı ortak ... Erboy'un ortaklıktan çıkarılması istemli dava açıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 638 inci maddesinin ikinci fıkrasında limited şirket ortağının haklı nedenle ortaklıktan çıkmak için dava açabileceğinin düzenlendiği ancak bir ortağın haklı nedenle diğer ortağın şirket ortaklığından çıkarılmasını isteme halinin kanunda öngörülmediği, bu husus göz önüne alındığında davacı ortak ... 'in aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı ve birleşen davanın davacının aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddinin gerektiği, birleşen 2017/1166 E. sayılı dosyası yönünden davacı tarafça davalı ... hakkında ...'in aynı Kanun'un 630 uncu maddesinin iki ve üçüncü fıkralarına göre azline karar verilmesine yönelik olarak dava açıldığı, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı şirketin mali tabloları üzerinde ve yine şirketin faaliyet merkezi ve işletmesi üzerinde fiilen teknik bilirkişiler tarafından yapılan reel değerlemeler kapsamında şirketin karlı bir işletme olduğu, muntazaman ticari faaliyetine devam ettiği, şirket müdürü olarak görevine hali hazırda devam eden ...'in mali yönden azlini gerektirecek herhangi bir hususun tespit edilemediği, bu nedenle davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle asıl dava dosyası yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/831 E. 2018/128 K. Sayılı dosyası yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1166 E. 2017/900 K. sayılı dosyası yönünden davanın reddine, birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/250 E. 2018/258 K. sayılı dosyası yönünden davanın davacının aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı ... vekili ve birleşen davada davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl ve birleşen davalarda davacı-birleşen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dayanak bilirkişi raporunun hatalı ve eksik olduğunu, mali değerlendirmelerin hatalı olduğunu, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/128 E. sayılı dosyada aldırılan bilirkişi raporunda şirketin zarar ettiğinin açık olduğunu, bu nedenle şirket müdürü ...'in müdürlük görevinden azlinin gerekmediği sonucuna varılamayacağını, davacının şirket faaliyetlerinden haberinin olmadığını, bilgi alamadığını, davacıya kâr payının ödenmediğini, şirket müdürünün kanuna aykırı olarak aynı anda limited şirket müdürlüğü de yaptığını, şirket müdürünün imara aykırı tadilat ve işlemler yaptığından yargılandığını, bunun bile müdürlükten azil için yeterli olduğunu, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/831 E., 2018/128 K. ve İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1166 E., 2017/900 K. sayılı dosyaları yönünden davanın ret kararının kaldırılması gerektiğini savunarak bu yönlerden kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Birleşen davada davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/250 E., 2018/258 K. sayılı dava dosyası yönünden kararın bozulmasını istediğini, her ne kadar şirket ortağının Kanun kapsamında diğer ortağın şirket ortaklığından çıkarılmasını isteme hakkı bulunmasa da 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı Kanun) kapsamında gerekirse hukuk yaratılarak bu uyuşmazlığın çözülmesinin gerektiğini, davalının şirketin menfaatine aykırı davrandığının açık olduğunu savunarak yalnızca bu yönden kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen 2017/831 E. sayılı şirkete karşı açılmış müdür azli davasına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde limited şirketin müdürünün azli davalarında husumetin azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup ayrıca limited ortaklığa husumet düşmediği, nitelik itibariyle husumetin, davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece de re'sen nazara alınması gerekli olduğundan husumet düşmeyen şirkete karşı açılmış müdür azli davasının pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/250 E. sayılı dosyası yönünden istinaf itirazlarının incelenmesinde davanın limited şirket ortağının diğer ortağın çıkarılması istemiyle açtığı dava olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 640 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince haklı sebebe dayalı olarak ortağın şirketten çıkarılması için şirket dava açılabileceği, ortağın bir başka ortağın şirketten çıkarılmasını isteyebileceğine dair yasada düzenlenmiş bir hüküm bulunmadığı, ayrıca şirketin bu davayı açabilmesi için de aynı yasanın 616 ncı maddesinin birinci fıkrasının h bendi gereğince, genel kurulun bu konuda bir karar vermesi gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 638 inci maddesinin ikinci fıkrasında limited şirket ortağının haklı nedenle ortaklıktan çıkmak için dava açabileceğinin düzenlendiği, ancak bir ortağın haklı nedenle diğer ortağın şirket ortaklığından çıkarılmasını isteme halinin kanunda öngörülmediği, aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, birleşen 2017/1166 E. sayılı davaya yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde davanın müdüre karşı açılan haklı nedenlerle limited şirket müdürünün azli istemine ilişkin olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrasında her ortağın haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkını ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise yöneticinin özen ve bağlılık yükümlülüğü ile diğer kanunlarda ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetilmesi için gerekli yeteneği kaybetmesi hallerinin haklı sebep olarak düzenlendiği, şirket müdürü olarak görevine hali hazırda devam eden davalı müdürün mali yönden azlini gerektirecek herhangi bir hususun tespit edilemediği, yapılan reel değerlemeler kapsamında şirketin karlı bir işletme olduğu muntazaman ticari faaliyetine devam ettiği, davacının bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmasının mümkün olduğu, davacının bu yola gitmeksizin şirket müdürünün azlini istemesine yasal olanak bulunmadığı, genel kurul toplantısı yapılmamasının şirkete verdiği somut bir zararın iddia ve ispat edilemediği, genel kurul toplantısı yapılmamasının ve kâr payı dağıtılmamış olmasının müdürün azlini gerektiren bir neden olmadığı, davalı müdürün azlini gerektiren haklı sebeplerin tespit edilemediği, davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda davacı-birleşen davada davalı ... vekili ve birleşen davada davacı ... vekili istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı-birleşen davada davalı ... vekili ve birleşen davada davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl ve birleşen davalarda davacı-birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Birleşen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin fesih ve tasfiyesine yönelik asıl davaya ilişkin olmayıp, yalnızca birleşen 2017/831 E. sayılı dava dosyasında şirkete karşı açılmış müdür azli, birleşen 2017/1166 E. sayılı dava dosyasında müdüre karşı açılmış müdür azli, birleşen 2018/250 E. sayılı dava dosyasında ortak tarafından açılan davalı ortağın ortaklıktan çıkarılması istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.
2.6102 sayılı Kanun'un 630, 638 ve 640 ıncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davalarda davacı ... vekili, birleşen davada davacı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4408 E. 2020/1355 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · şirket müdürlüğü
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2017/831 E. sayılı dosyası yönünden açılan davanın şirket müdürünün azline yönelik bir dava olduğu ve davalı olarak USCA şirketinin gösterildiği, ancak «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin» azli istenen müdüre yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olup ayrıca şirketin dava edilmesi zorunluluğu bulunmadığı, bu sebeple «husumet yokluğundan» bu davanın reddinin gerektiği, birleşen İzmir 4.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/128 E. sayılı dosyada aldırılan bilirkişi raporunda «şirketin zarar» ettiğinin açık olduğunu, bu nedenle «şirket müdürü» ...'in müdürlük görevinden azlinin gerekmediği sonucuna varılamayacağını, davacının şirket faaliyetlerinden haberinin olmadığını, bilgi alamadığını, davacıya kâr «payının» ödenmediğini, şirket müdürünün kanuna aykırı olarak aynı anda «limited şirket müdürlüğü» de yaptığını, şirket müdürünün imara aykırı tadilat ve işlemler yaptığından yargılandığını, bunun bile müdürlükten «azil» için yeterli olduğunu, İzmir 3.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen 2017/831 E. sayılı şirkete karşı açılmış «müdür azli» davasına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde «limited şirketin müdürünün azli» davalarında «husumetin» azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup ayrıca limited ortaklığa husumet düşmediği, nitelik itibariyle husumetin, davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece de re'sen nazara alınması gerekli olduğundan husumet düşmeyen şirkete karşı açılmış müdür azli davasının «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, birleşen İzmir 4.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zayi · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6365 E. 2018/236 K.
Ortak:limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · temsil yetkisi · haklı sebep · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · sözleşmeden doğan dava · husumet yokluğu · dava şartı
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2018/250 E. sayılı dosyası yönünden istinaf itirazlarının incelenmesinde davanın «limited şirket ortağının» diğer ortağın çıkarılması istemiyle açtığı dava olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 640 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince haklı «sebebe» dayalı olarak ortağın şirketten çıkarılması için şirket dava açılabileceği, ortağın bir başka ortağın şirketten çıkarılmasını isteyebileceğine dair yasada düzenlenmiş bir hüküm bulunmadığı, ayrıca şirketin bu davayı açabilmesi için de aynı yasanın 616 ncı maddesinin birinci fıkrasının h bendi gereğince, genel kurulun bu konuda bir karar vermesi gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 638 inci maddesinin ikinci fıkrasında limited şirket ortağının haklı nedenle ortaklıktan çıkmak için dava açabileceğinin düzenlendiği, ancak bir ortağın haklı nedenle diğer ortağın şirket «ortaklığından çıkarılmasını» isteme halinin kanunda öngörülmediği, «aktif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, birleşen 2017/1166 E. sayılı davaya yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde davanın müdüre karşı açılan haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrasında her ortağın haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkını ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise yöneticinin özen ve «bağlılık yükümlülüğü» ile diğer kanunlarda ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetilmesi için gerekli yeteneği kaybetmesi hallerinin «haklı sebep» olarak düzenlendiği, «şirket müdürü» olarak görevine hali hazırda devam eden davalı müdürün mali yönden azlini gerektirecek herhangi bir hususun tespit edilemediği, yapılan reel değerlemeler kapsamında şirketin karlı bir işletme olduğu muntazaman ticari faaliyetine devam ettiği, davacının bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmasının mümkün olduğu, davacının bu yola gitmeksizin şirket müdürünün azlini istemesine yasal olanak bulunmadığı, genel kurul toplantısı yapılmamasının şirkete verdiği somut bir zararın iddia ve ispat edilemediği, genel kurul toplantısı yapılmamasının ve kâr «payı dağıtılmamış» olmasının müdürün azlini gerektiren bir neden olmadığı, davalı müdürün azlini gerektiren haklı sebeplerin tespit edilemediği, davacı vekilinin tüm istinaf itirazla …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/831 E. sayılı dosyası yönünden açılan davanın şirket müdürünün azline yönelik bir dava olduğu ve davalı olarak USCA şirketinin gösterildiği, ancak «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin» azli istenen müdüre yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olup ayrıca şirketin dava edilmesi zorunluluğu bulunmadığı, bu sebeple «husumet yokluğundan» bu davanın reddinin gerektiği, birleşen İzmir 4.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/128 E. sayılı dosyada aldırılan bilirkişi raporunda «şirketin zarar» ettiğinin açık olduğunu, bu nedenle «şirket müdürü» ...'in müdürlük görevinden azlinin gerekmediği sonucuna varılamayacağını, davacının şirket faaliyetlerinden haberinin olmadığını, bilgi alamadığını, davacıya kâr «payının» ödenmediğini, şirket müdürünün kanuna aykırı olarak aynı anda «limited şirket müdürlüğü» de yaptığını, şirket müdürünün imara aykırı tadilat ve işlemler yaptığından yargılandığını, bunun bile müdürlükten «azil» için yeterli olduğunu, İzmir 3.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
1- Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · zayi · ispat yükü · uyuşmazlık konusu · usulden reddi · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme · e-defter
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların «ispat yükünün» davacılar üzerinde olduğu gözetilerek, belirtilen iddialar üzerinde durulmak, şirket kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak ve sonuçta davalının görevini yerine getirmesinde haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde davalının «şirket müdürü» olmadığı ve sorumlu bulunmadığı döneme ilişkin «defterleri» sunmadığı gerekçesiyle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, davalı şirket hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı şirket aleyhine hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca, tarafların davalı şirketin ortakları oldukları, davalı ...’in bu «şirketin müdürü» olduğu ve halen görevine devam ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13526 E. 2018/4741 K.
Ortak:limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · temsil yetkisi · haklı sebep · şirket müdürü · sözleşmeden doğan dava · husumet yokluğu · limited şirket · dava şartı
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2018/250 E. sayılı dosyası yönünden istinaf itirazlarının incelenmesinde davanın «limited şirket ortağının» diğer ortağın çıkarılması istemiyle açtığı dava olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 640 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince haklı «sebebe» dayalı olarak ortağın şirketten çıkarılması için şirket dava açılabileceği, ortağın bir başka ortağın şirketten çıkarılmasını isteyebileceğine dair yasada düzenlenmiş bir hüküm bulunmadığı, ayrıca şirketin bu davayı açabilmesi için de aynı yasanın 616 ncı maddesinin birinci fıkrasının h bendi gereğince, genel kurulun bu konuda bir karar vermesi gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 638 inci maddesinin ikinci fıkrasında limited şirket ortağının haklı nedenle ortaklıktan çıkmak için dava açabileceğinin düzenlendiği, ancak bir ortağın haklı nedenle diğer ortağın şirket «ortaklığından çıkarılmasını» isteme halinin kanunda öngörülmediği, «aktif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, birleşen 2017/1166 E. sayılı davaya yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde davanın müdüre karşı açılan haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrasında her ortağın haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkını ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise yöneticinin özen ve «bağlılık yükümlülüğü» ile diğer kanunlarda ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetilmesi için gerekli yeteneği kaybetmesi hallerinin «haklı sebep» olarak düzenlendiği, «şirket müdürü» olarak görevine hali hazırda devam eden davalı müdürün mali yönden azlini gerektirecek herhangi bir hususun tespit edilemediği, yapılan reel değerlemeler kapsamında şirketin karlı bir işletme olduğu muntazaman ticari faaliyetine devam ettiği, davacının bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmasının mümkün olduğu, davacının bu yola gitmeksizin şirket müdürünün azlini istemesine yasal olanak bulunmadığı, genel kurul toplantısı yapılmamasının şirkete verdiği somut bir zararın iddia ve ispat edilemediği, genel kurul toplantısı yapılmamasının ve kâr «payı dağıtılmamış» olmasının müdürün azlini gerektiren bir neden olmadığı, davalı müdürün azlini gerektiren haklı sebeplerin tespit edilemediği, davacı vekilinin tüm istinaf itirazla …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen 2017/831 E. sayılı şirkete karşı açılmış «müdür azli» davasına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde «limited şirketin müdürünün azli» davalarında «husumetin» azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup ayrıca limited ortaklığa husumet düşmediği, nitelik itibariyle husumetin, davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece de re'sen nazara alınması gerekli olduğundan husumet düşmeyen şirkete karşı açılmış müdür azli davasının «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, birleşen İzmir 4.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/831 E. sayılı dosyası yönünden açılan davanın şirket müdürünün azline yönelik bir dava olduğu ve davalı olarak USCA şirketinin gösterildiği, ancak «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin» azli istenen müdüre yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olup ayrıca şirketin dava edilmesi zorunluluğu bulunmadığı, bu sebeple «husumet yokluğundan» bu davanın reddinin gerektiği, birleşen İzmir 4.
Benzer bu kararda1- Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalı şirket yönünden işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu değildir.
6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde «limited şirket» yöneticilerinin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · denetime elverişlilik · ispat yükü · uyuşmazlık konusu · usulden reddi · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların «ispat yükünün» davacı üzerinde olduğu gözetilerek, davacının dayandığı deliller toplanmak ve davacı tarafından ileri sürülen iddialar üzerinde durulmak, şirket kayıtları üzerinde «denetime elverişli» «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak ve sonuçta haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Bu durumda, davalı şirket hakkındaki davanın, «husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamış ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün HUMK 436. maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Ayrıca, tarafların davalı şirketin ortakları oldukları, davalı ...’in bu «şirketin müdürü» olduğu ve halen görevine devam ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1597 E. 2019/3235 K.
Ortak:limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · şirket müdürlüğü · limited şirket · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen 2017/831 E. sayılı şirkete karşı açılmış «müdür azli» davasına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde «limited şirketin müdürünün azli» davalarında «husumetin» azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup ayrıca limited ortaklığa husumet düşmediği, nitelik itibariyle husumetin, davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece de re'sen nazara alınması gerekli olduğundan husumet düşmeyen şirkete karşı açılmış müdür azli davasının «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, birleşen İzmir 4.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/250 E. sayılı dosyası yönünden istinaf itirazlarının incelenmesinde davanın «limited şirket ortağının» diğer ortağın çıkarılması istemiyle açtığı dava olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 640 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince haklı «sebebe» dayalı olarak ortağın şirketten çıkarılması için şirket dava açılabileceği, ortağın bir başka ortağın şirketten çıkarılmasını isteyebileceğine dair yasada düzenlenmiş bir hüküm bulunmadığı, ayrıca şirketin bu davayı açabilmesi için de aynı yasanın 616 ncı maddesinin birinci fıkrasının h bendi gereğince, genel kurulun bu konuda bir karar vermesi gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 638 inci maddesinin ikinci fıkrasında limited şirket ortağının haklı nedenle ortaklıktan çıkmak için dava açabileceğinin düzenlendiği, ancak bir ortağın haklı nedenle diğer ortağın şirket «ortaklığından çıkarılmasını» isteme halinin kanunda öngörülmediği, «aktif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, birleşen 2017/1166 E. sayılı davaya yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde davanın müdüre karşı açılan haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrasında her ortağın haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkını ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise yöneticinin özen ve «bağlılık yükümlülüğü» ile diğer kanunlarda ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetilmesi için gerekli yeteneği kaybetmesi hallerinin «haklı sebep» olarak düzenlendiği, «şirket müdürü» olarak görevine hali hazırda devam eden davalı müdürün mali yönden azlini gerektirecek herhangi bir hususun tespit edilemediği, yapılan reel değerlemeler kapsamında şirketin karlı bir işletme olduğu muntazaman ticari faaliyetine devam ettiği, davacının bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmasının mümkün olduğu, davacının bu yola gitmeksizin şirket müdürünün azlini istemesine yasal olanak bulunmadığı, genel kurul toplantısı yapılmamasının şirkete verdiği somut bir zararın iddia ve ispat edilemediği, genel kurul toplantısı yapılmamasının ve kâr «payı dağıtılmamış» olmasının müdürün azlini gerektiren bir neden olmadığı, davalı müdürün azlini gerektiren haklı sebeplerin tespit edilemediği, davacı vekilinin tüm istinaf itirazla …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/831 E. sayılı dosyası yönünden açılan davanın şirket müdürünün azline yönelik bir dava olduğu ve davalı olarak USCA şirketinin gösterildiği, ancak «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin» azli istenen müdüre yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olup ayrıca şirketin dava edilmesi zorunluluğu bulunmadığı, bu sebeple «husumet yokluğundan» bu davanın reddinin gerektiği, birleşen İzmir 4.
Benzer bu karardaDava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının müdürlüğünden azli istenen şirkete «husumet» yöneltilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Oysa, «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu değildir.
… madan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.'nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan «şirketteki müdürlük» görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın «usulden reddinin» gerektiği, davanın "«tasfiye» memurunun azli" davası olarak kabul edilmesi halinde ise «tasfiye memuru» olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru · usulden reddi · ek tasfiye
Benzer bu kararda… madan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.'nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan «şirketteki müdürlük» görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın «usulden reddinin» gerektiği, davanın "«tasfiye» memurunun azli" davası olarak kabul edilmesi halinde ise «tasfiye memuru» olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının müdürlüğünden azli istenen şirkete «husumet» yöneltilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu nedenle mahkemece, işin esasına girilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın «usulden reddine» karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12858 E. 2018/4217 K.
Ortak:limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · temsil yetkisi · haklı sebep · şirket müdürü · sözleşmeden doğan dava · limited şirket · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2018/250 E. sayılı dosyası yönünden istinaf itirazlarının incelenmesinde davanın «limited şirket ortağının» diğer ortağın çıkarılması istemiyle açtığı dava olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 640 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince haklı «sebebe» dayalı olarak ortağın şirketten çıkarılması için şirket dava açılabileceği, ortağın bir başka ortağın şirketten çıkarılmasını isteyebileceğine dair yasada düzenlenmiş bir hüküm bulunmadığı, ayrıca şirketin bu davayı açabilmesi için de aynı yasanın 616 ncı maddesinin birinci fıkrasının h bendi gereğince, genel kurulun bu konuda bir karar vermesi gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 638 inci maddesinin ikinci fıkrasında limited şirket ortağının haklı nedenle ortaklıktan çıkmak için dava açabileceğinin düzenlendiği, ancak bir ortağın haklı nedenle diğer ortağın şirket «ortaklığından çıkarılmasını» isteme halinin kanunda öngörülmediği, «aktif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, birleşen 2017/1166 E. sayılı davaya yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde davanın müdüre karşı açılan haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrasında her ortağın haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkını ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise yöneticinin özen ve «bağlılık yükümlülüğü» ile diğer kanunlarda ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetilmesi için gerekli yeteneği kaybetmesi hallerinin «haklı sebep» olarak düzenlendiği, «şirket müdürü» olarak görevine hali hazırda devam eden davalı müdürün mali yönden azlini gerektirecek herhangi bir hususun tespit edilemediği, yapılan reel değerlemeler kapsamında şirketin karlı bir işletme olduğu muntazaman ticari faaliyetine devam ettiği, davacının bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmasının mümkün olduğu, davacının bu yola gitmeksizin şirket müdürünün azlini istemesine yasal olanak bulunmadığı, genel kurul toplantısı yapılmamasının şirkete verdiği somut bir zararın iddia ve ispat edilemediği, genel kurul toplantısı yapılmamasının ve kâr «payı dağıtılmamış» olmasının müdürün azlini gerektiren bir neden olmadığı, davalı müdürün azlini gerektiren haklı sebeplerin tespit edilemediği, davacı vekilinin tüm istinaf itirazla …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen 2017/831 E. sayılı şirkete karşı açılmış «müdür azli» davasına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde «limited şirketin müdürünün azli» davalarında «husumetin» azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup ayrıca limited ortaklığa husumet düşmediği, nitelik itibariyle husumetin, davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece de re'sen nazara alınması gerekli olduğundan husumet düşmeyen şirkete karşı açılmış müdür azli davasının «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, birleşen İzmir 4.
Erboy'un «ortaklıktan çıkarılması» istemli dava açıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 638 inci maddesinin ikinci fıkrasında «limited şirket ortağının» haklı nedenle ortaklıktan çıkmak için dava açabileceğinin düzenlendiği ancak bir ortağın haklı nedenle diğer ortağın şirket ortaklığından çıkarılmasını isteme halinin kanunda öngörülmediği, bu husus göz önüne alındığında davacı ortak ... 'in «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı ve birleşen davanın davacının aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddinin gerektiği, birleşen 2017/1166 E. sayılı dosyası yönünden davacı tarafça davalı ... hakkında ...'in aynı Kanun'un 630 uncu maddesinin iki ve üçüncü fıkralarına göre azline karar verilmesine yönelik olarak dava açıldığı, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı şirketin mali tabloları üzerinde ve yine şirketin faaliyet merkezi ve işletmesi üzerinde fiilen teknik bilirkişiler tarafından yapılan reel değerlemeler kapsamında şirketin karlı bir işletme olduğu, muntazaman ticari faaliyetine devam ettiği, «şirket müdürü» olarak görevine hali hazırda devam eden ...'in mali yönden azlini gerektirecek herhangi bir hususun tespit edilemediği, bu nedenle davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle asıl dava dosyası yönünden «feragat nedeniyle davanın reddine», birleşen İzmir 3.
Benzer bu karardaDava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» ve davalı şirkete «kayyım atanması» istemlerine ilişkin olup, dosya kapsamında bulunan taraf beyanları ve iradeleri gözetildiğinde tarafların davalı şirketin ortakları oldukları, davalı ... ...’un bu «şirketin müdürü» olduğu ve halen görevine devam ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde «limited şirket» yöneticilerinin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını mahkemeden talep edebilir.
Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · kayyım atanması · kayyım · uyuşmazlık konusu · protokol · kötü niyet · ticari defter · haciz
Benzer bu karardaDava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» ve davalı şirkete «kayyım atanması» istemlerine ilişkin olup, dosya kapsamında bulunan taraf beyanları ve iradeleri gözetildiğinde tarafların davalı şirketin ortakları oldukları, davalı ... ...’un bu «şirketin müdürü» olduğu ve halen görevine devam ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
… a kapsamına göre; davacının % 55 hisse ile davalı şirketin 17.03.2014 tarihinden itibaren ortağı ve 14.08.2012-27.02.2015 tarihleri arasında münferit imzaya yetkili «şirket müdürü» olduğu, 19.03.2014 tarihli «protokole» göre davacının davalı şirketteki ortaklığının sembolik bir ortaklık olduğu, davacının müdürlükten ayrılmasından yaklaşık 3,5 ay sonra işbu davanın açıldığı, davalı müdürün herhangi bir «kötü niyetinin», haksız veya kusurlu eylemi veya ihmalinin bulunmadığı, şirketin amacına uygun ve iyi yönetildiği, zaten davadan kısa süre öncesine kadar da davalı şirketin tek ye …
Şti. ve dava dışı birçok şirkete satıldığı ve satışa yönelik faturaların dosyaya «ibraz» edildiği, ayrıca davalı şirket aleyhine icra takipleri yapıldığı ve «haciz» işlemleri uygulandığı, şirket borçlarının özellikle ödenmediği, davalı şirketin 2015 yılı «ticari defterleri» tutulmadığı için bu hususların bilirkişi raporunda göz ardı edildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların ispatlandığı ve davalı «şirket müdürünün azli» yönünden haklı sebeplerin oluştuğu gözetilerek, davalı şirket müdürünün haklı nedenle azline ve davalı şirkete «kayyım atanmasına» karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5809 E. 2018/67 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · azil · haklı sebep · limited şirket · yetkisizlik kararı · temsil
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2018/250 E. sayılı dosyası yönünden istinaf itirazlarının incelenmesinde davanın «limited şirket ortağının» diğer ortağın çıkarılması istemiyle açtığı dava olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 640 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince haklı «sebebe» dayalı olarak ortağın şirketten çıkarılması için şirket dava açılabileceği, ortağın bir başka ortağın şirketten çıkarılmasını isteyebileceğine dair yasada düzenlenmiş bir hüküm bulunmadığı, ayrıca şirketin bu davayı açabilmesi için de aynı yasanın 616 ncı maddesinin birinci fıkrasının h bendi gereğince, genel kurulun bu konuda bir karar vermesi gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 638 inci maddesinin ikinci fıkrasında limited şirket ortağının haklı nedenle ortaklıktan çıkmak için dava açabileceğinin düzenlendiği, ancak bir ortağın haklı nedenle diğer ortağın şirket «ortaklığından çıkarılmasını» isteme halinin kanunda öngörülmediği, «aktif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, birleşen 2017/1166 E. sayılı davaya yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde davanın müdüre karşı açılan haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrasında her ortağın haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkını ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise yöneticinin özen ve «bağlılık yükümlülüğü» ile diğer kanunlarda ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetilmesi için gerekli yeteneği kaybetmesi hallerinin «haklı sebep» olarak düzenlendiği, «şirket müdürü» olarak görevine hali hazırda devam eden davalı müdürün mali yönden azlini gerektirecek herhangi bir hususun tespit edilemediği, yapılan reel değerlemeler kapsamında şirketin karlı bir işletme olduğu muntazaman ticari faaliyetine devam ettiği, davacının bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmasının mümkün olduğu, davacının bu yola gitmeksizin şirket müdürünün azlini istemesine yasal olanak bulunmadığı, genel kurul toplantısı yapılmamasının şirkete verdiği somut bir zararın iddia ve ispat edilemediği, genel kurul toplantısı yapılmamasının ve kâr «payı dağıtılmamış» olmasının müdürün azlini gerektiren bir neden olmadığı, davalı müdürün azlini gerektiren haklı sebeplerin tespit edilemediği, davacı vekilinin tüm istinaf itirazla …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/128 E. sayılı dosyada aldırılan bilirkişi raporunda «şirketin zarar» ettiğinin açık olduğunu, bu nedenle «şirket müdürü» ...'in müdürlük görevinden azlinin gerekmediği sonucuna varılamayacağını, davacının şirket faaliyetlerinden haberinin olmadığını, bilgi alamadığını, davacıya kâr «payının» ödenmediğini, şirket müdürünün kanuna aykırı olarak aynı anda «limited şirket müdürlüğü» de yaptığını, şirket müdürünün imara aykırı tadilat ve işlemler yaptığından yargılandığını, bunun bile müdürlükten «azil» için yeterli olduğunu, İzmir 3.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen 2017/831 E. sayılı şirkete karşı açılmış «müdür azli» davasına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde «limited şirketin müdürünün azli» davalarında «husumetin» azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup ayrıca limited ortaklığa husumet düşmediği, nitelik itibariyle husumetin, davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece de re'sen nazara alınması gerekli olduğundan husumet düşmeyen şirkete karşı açılmış müdür azli davasının «pasif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, birleşen İzmir 4.
Benzer bu karardaAncak, Türk Ticaret Kanunu’nun 630/2. maddesi uyarınca, her ortak, haklı sebeplerin varlığı durumunda yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkisinin kaldırılmasını» veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.
Bu durumda, mahkemece anılan kanun maddesi gereğince davacı tarafından ileri sürülen sebeplerin tek tek tartışılıp «azil» için «haklı sebep» sayılıp sayılmayacağı gerekçelendirilmeden yazılı gerekçe ile ileri sürülen sebeplerin azil için yeterli sebep sayılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
… ve tüm dosya kapsamına göre; mahkememizin 2015/171 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davacılar ...ve ...'in davalarının reddine karar verildiği, «asli müdahale talebi» ile ...'ün davasının «tefrik» edilerek mahkememizin yeni esasına kaydedildiği, davalı şirket yöneticisinin «görevlendirmesi» ve görevden azlinin ...'nin 616. maddesi uyarınca genel kurula ait olduğu, «azınlık pay sahibi» olan davacının keyfiyeti önce genel kurula ve buradan alınacak karara göre dava yolu ile mahkemeye getirmesi gerektiği, oysa davacının doğrudan dava açtığı, davacının belirtiği sebeplerin «şirket müdürünün azli» için yeterli bir neden sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:azınlık pay sahibi · temsil yetkisinin kaldırılması · müdahale talebi · asli müdahale · tefrik · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; mahkememizin 2015/171 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davacılar ...ve ...'in davalarının reddine karar verildiği, «asli müdahale talebi» ile ...'ün davasının «tefrik» edilerek mahkememizin yeni esasına kaydedildiği, davalı şirket yöneticisinin «görevlendirmesi» ve görevden azlinin ...'nin 616. maddesi uyarınca genel kurula ait olduğu, «azınlık pay sahibi» olan davacının keyfiyeti önce genel kurula ve buradan alınacak karara göre dava yolu ile mahkemeye getirmesi gerektiği, oysa davacının doğrudan dava açtığı, davacının belirtiği sebeplerin «şirket müdürünün azli» için yeterli bir neden sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «azınlık pay sahibi» davacının önce genel kurula başvurup genel kuruldan karar alındıktan sonra dava yoluyla mahkemeden talepte bulunabileceği, ayrıca davacının bildirdiği sebeplerin «şirket müdürünün azli» için yeterli neden sayılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, Türk Ticaret Kanunu’nun 630/2. maddesi uyarınca, her ortak, haklı sebeplerin varlığı durumunda yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkisinin kaldırılmasını» veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5978 E. , 2023/6689 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1457 Esas, 2021/1355 Karar
HÜKÜM
Esastan ret; asıl ve birleşen davaların reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/532 E., 2021/586 K.
Taraflar arasındaki asıl dava dosyası şirketin fesih ve tasfiyesi, birleşen 2017/831 E. sayılı dava dosyası şirkete karşı açılmış müdür azli, birleşen 2017/1166 E. sayılı dava dosyası müdüre karşı açılmış müdür azli, birleşen 2018/250 E. sayılı dava dosyası ortak tarafından açılan davalı ortağın ortaklıktan çıkarılması istemine ilişkin davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dava dosyası yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/831 E. 2018/128 K. sayılı dosyası yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1166 E. 2017/900 K. sayılı dosyası yönünden davanın reddine, birleşen İzmir 4.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/250 E. 2018/258 K. sayılı dosyası yönünden davanın davacının aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davalarda davacı ... vekili ve birleşen davada davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davacı-birleşen davada davalı ... vekili ve birleşen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili-birleşen davada davalı ... vekili
A.Asıl davada dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette 250 paya, dava dışı ortaklar ...'in ve ...'in 125'er paya sahip olduğunu, müvekkilinin kendi hissesini babasından devralmadan önce ...'in hileli işlemlerle şirketi tek başına temsile yetkili müdür olarak atandığını, şirket ortaklarının birbirine karşı güvenleri kalmadığını, şirketin esas sermayesinin 2/3'ünün karşılıksız kaldığından bu şartlar altında şirketin devamının mümkün olmadığını ileri sürerek, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiş, verdiği dilekçe ile haklı nedenle şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
B.Birleşen 2017/831 E. sayılı dava dosyasında dava dilekçesinde; davalı olarak şirketi göstererek, şirket müdürü olan ...'in müdürlük görevini kötüye kullandığını ileri sürerek,davalı şirket müdürünün azline karar verilmesini talep etmiştir.
C. Birleşen 2017/1166 E. sayılı dava dosyasında dava dilekçesinde; davayı davalı şirket müdürü ...'e yönelterek şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili müdür olarak atanması gerekirken saf dışı bırakıldığını, davalı ...'i tek başına şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili müdür tayin edilmiş gibi ticaret siciline ilan ve tescil etmeye muvaffak olduğunu, davacının şirkete sokulmadığını, kendisine bilgi ve hesap verilmediğini, dava dışı ortak ... ve davalı ...'in davacıya danışmadan şarap imali konusunda davalı şirkete uzman olarak ... isimli bir şahsı işe aldıklarını ve bu şahsa davalı şirket adına maaşının dışında 50.000,00 TL yılda açıktan para ödendiğinin öğrenildiğini, uzun süre şirket genel kurulunun yapılmaması üzerine davacı tarafından bir çok kez sözlü ve yazılı olarak genel kurulun yapılması için şirket müdüründen talepte bulunulduğunu, taleplerin reddedildiğini, şirketin belirtilen adresinde mimari projeye ve imar kanuna aykırı olarak şarap mahseni oluşturulduğu, bu hali ile Urla Belediye Başkanlığınca mühürleme işlemi yapıldığını, başlı başına bu vakıanın dahi şirket müdürünün şirket menfaatlerine aykırı davrandığının kanıtı olduğunu ileri sürerek davalı müdürün azline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in yalan yanlış iddialarla şirketin feshi ve tasfiyesi için dava açtığını, bu nedenle ortakların bir araya gelmelerinin mümkün olmadığını ileri sürerek davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına, davalı hissesinin müvekkili adına tesciline, davalının hisse pay bedelinin müvekkili tarafından ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl ve birleşen davalarda davacı-birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; şirketin tasfiyesi ve feshinin istenmesinin doğru olduğunu, ortaklıktan çıkarılmayı gerektirecek bir durum olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Asıl ve birleşen davada davalı ... Bağcılık Şarapçılık Zeytincilik Tarım ve Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; şirketin iyi yönetildiğini, davacının bilgi ve belge alabildiğini, ürün satışlarının her geçen yıl arttığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava dosyası yönünden davacı asil ve vekilinin açmış oldukları şirketin feshi ve tasfiyesine yönelik davadan feragat ettikleri, feragatin davaya son veren taraf işlemlerinden olduğu, davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu, ana dosya yönünden davanın feragate binaen reddinin gerektiği, birleşen 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/831 E. sayılı dosyası yönünden açılan davanın şirket müdürünün azline yönelik bir dava olduğu ve davalı olarak USCA şirketinin gösterildiği, ancak şirket müdürünün azli davalarında husumetin azli istenen müdüre yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olup ayrıca şirketin dava edilmesi zorunluluğu bulunmadığı, bu sebeple husumet yokluğundan bu davanın reddinin gerektiği, birleşen İzmir 4.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/250 E. sayılı dosyası yönünden davacı ... tarafından davalı ortak ... Erboy'un ortaklıktan çıkarılması istemli dava açıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 638 inci maddesinin ikinci fıkrasında limited şirket ortağının haklı nedenle ortaklıktan çıkmak için dava açabileceğinin düzenlendiği ancak bir ortağın haklı nedenle diğer ortağın şirket ortaklığından çıkarılmasını isteme halinin kanunda öngörülmediği, bu husus göz önüne alındığında davacı ortak ... 'in aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı ve birleşen davanın davacının aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddinin gerektiği, birleşen 2017/1166 E. sayılı dosyası yönünden davacı tarafça davalı ...
hakkında ...'in aynı Kanun'un 630 uncu maddesinin iki ve üçüncü fıkralarına göre azline karar verilmesine yönelik olarak dava açıldığı, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı şirketin mali tabloları üzerinde ve yine şirketin faaliyet merkezi ve işletmesi üzerinde fiilen teknik bilirkişiler tarafından yapılan reel değerlemeler kapsamında şirketin karlı bir işletme olduğu, muntazaman ticari faaliyetine devam ettiği, şirket müdürü olarak görevine hali hazırda devam eden ...'in mali yönden azlini gerektirecek herhangi bir hususun tespit edilemediği, bu nedenle davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle asıl dava dosyası yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/831 E.
2018/128 K. Sayılı dosyası yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1166 E. 2017/900 K. sayılı dosyası yönünden davanın reddine, birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/250 E. 2018/258 K. sayılı dosyası yönünden davanın davacının aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı ... vekili ve birleşen davada davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl ve birleşen davalarda davacı-birleşen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dayanak bilirkişi raporunun hatalı ve eksik olduğunu, mali değerlendirmelerin hatalı olduğunu, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/128 E. sayılı dosyada aldırılan bilirkişi raporunda şirketin zarar ettiğinin açık olduğunu, bu nedenle şirket müdürü ...'in müdürlük görevinden azlinin gerekmediği sonucuna varılamayacağını, davacının şirket faaliyetlerinden haberinin olmadığını, bilgi alamadığını, davacıya kâr payının ödenmediğini, şirket müdürünün kanuna aykırı olarak aynı anda limited şirket müdürlüğü de yaptığını, şirket müdürünün imara aykırı tadilat ve işlemler yaptığından yargılandığını, bunun bile müdürlükten azil için yeterli olduğunu, İzmir 3.
Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/831 E., 2018/128 K. ve İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1166 E., 2017/900 K. sayılı dosyaları yönünden davanın ret kararının kaldırılması gerektiğini savunarak bu yönlerden kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Birleşen davada davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/250 E., 2018/258 K. sayılı dava dosyası yönünden kararın bozulmasını istediğini, her ne kadar şirket ortağının Kanun kapsamında diğer ortağın şirket ortaklığından çıkarılmasını isteme hakkı bulunmasa da 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı Kanun) kapsamında gerekirse hukuk yaratılarak bu uyuşmazlığın çözülmesinin gerektiğini, davalının şirketin menfaatine aykırı davrandığının açık olduğunu savunarak yalnızca bu yönden kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen 2017/831 E. sayılı şirkete karşı açılmış müdür azli davasına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde limited şirketin müdürünün azli davalarında husumetin azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup ayrıca limited ortaklığa husumet düşmediği, nitelik itibariyle husumetin, davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece de re'sen nazara alınması gerekli olduğundan husumet düşmeyen şirkete karşı açılmış müdür azli davasının pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/250 E. sayılı dosyası yönünden istinaf itirazlarının incelenmesinde davanın limited şirket ortağının diğer ortağın çıkarılması istemiyle açtığı dava olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 640 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince haklı sebebe dayalı olarak ortağın şirketten çıkarılması için şirket dava açılabileceği, ortağın bir başka ortağın şirketten çıkarılmasını isteyebileceğine dair yasada düzenlenmiş bir hüküm bulunmadığı, ayrıca şirketin bu davayı açabilmesi için de aynı yasanın 616 ncı maddesinin birinci fıkrasının h bendi gereğince, genel kurulun bu konuda bir karar vermesi gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 638 inci maddesinin ikinci fıkrasında limited şirket ortağının haklı nedenle ortaklıktan çıkmak için dava açabileceğinin düzenlendiği, ancak bir ortağın haklı nedenle diğer ortağın şirket ortaklığından çıkarılmasını isteme halinin kanunda öngörülmediği, aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, birleşen 2017/1166 E.
sayılı davaya yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde davanın müdüre karşı açılan haklı nedenlerle limited şirket müdürünün azli istemine ilişkin olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrasında her ortağın haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkını ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise yöneticinin özen ve bağlılık yükümlülüğü ile diğer kanunlarda ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetilmesi için gerekli yeteneği kaybetmesi hallerinin haklı sebep olarak düzenlendiği, şirket müdürü olarak görevine hali hazırda devam eden davalı müdürün mali yönden azlini gerektirecek herhangi bir hususun tespit edilemediği, yapılan reel değerlemeler kapsamında şirketin karlı bir işletme olduğu muntazaman ticari faaliyetine devam ettiği, davacının bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmasının mümkün olduğu, davacının bu yola gitmeksizin şirket müdürünün azlini istemesine yasal olanak bulunmadığı, genel kurul toplantısı yapılmamasının şirkete verdiği somut bir zararın iddia ve ispat edilemediği, genel kurul toplantısı yapılmamasının ve kâr payı dağıtılmamış olmasının müdürün azlini gerektiren bir neden olmadığı, davalı müdürün azlini gerektiren haklı sebeplerin tespit edilemediği, davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda davacı-birleşen davada davalı ...
vekili ve birleşen davada davacı ... vekili istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı-birleşen davada davalı ... vekili ve birleşen davada davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl ve birleşen davalarda davacı-birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Birleşen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin fesih ve tasfiyesine yönelik asıl davaya ilişkin olmayıp, yalnızca birleşen 2017/831 E. sayılı dava dosyasında şirkete karşı açılmış müdür azli, birleşen 2017/1166 E. sayılı dava dosyasında müdüre karşı açılmış müdür azli, birleşen 2018/250 E. sayılı dava dosyasında ortak tarafından açılan davalı ortağın ortaklıktan çıkarılması istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.
2.6102 sayılı Kanun'un 630, 638 ve 640 ıncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davalarda davacı ... vekili, birleşen davada davacı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden asıl ve birleşen davalarda davacı ... ve birleşen davada davacı ...'e yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981659500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz