Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6686 E. 2023/6362 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infazda tereddüt↗ şahsi sorumluluk↗ sözleşmeden doğan dava↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ ikrar↗ muacceliyet↗ satım sözleşmesi↗ iş bölümü↗ infaz↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 20.03.2013 tarih, 2004/146 E. ve 2013/592 K. sayılı kararı ile her ne kadar Adli Tıp Kurumu raporuna göre imzanın ...'in eli ürünü olduğu belirtilmiş ve diğer davalılar yönünden bu husus tam olarak tespit edilememiş ise de davalıların duruşmadaki beyanlarında borcun kabulüne yönelik herhangi bir ikrarlarının olmadığı, ... dışındaki davalılar yönünden davanın subut bulmadığı, ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, davacı vekili ile davalılar Gülser Bedir, ... tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 24.04.2014 tarih, 2014/3775 E. ve 2014/7942 K. sayılı kararıyla mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddine şeklinde hüküm kurulmuş ise de, hangi davalılar hakkında ve hangi miktarda kısmen kabul ve kısmen red kararı verildiğinin hükümde açıklanmadığı, bu şekildeki infazda tereddüt yaratıldığı gibi, gerekçeli kararın gerekçe bölümü ile hüküm kısmı arasında çelişki yaratıldığı, bozma nedenine göre temyiz eden tarafların öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dayandığı veresiye fişlerinden anlaşılacağı üzere dava konusu edilen akaryakıtın ... Gıda İhtiyaç Maddeleri San. Pazarlama A.Ş.'nin bünyesinde faaliyet gösteren Mega Fırın adına satın alındığı, söz konusu veresiye fişlerine imza atılmasının borçtan şahsi olarak sorumluluk doğurmayacağı, sadece akaryakıt alışının Mega Fırın adına yapıldığını ve bu fırınla bağlantı kurmak amacıyla fişlerin imzalandığı, dava konusu borçlardan ... Gıda İhtiyaç Maddeleri San. Pazarlama A.Ş.'nin sorumlu olabileceği, davalıların dava konusu borçtan şahsi sorumluluklarının bulunmadığı, bir an için borçtan şahsi olarak sorumlu oldukları kabul edilse dahi davalı ... dışındaki davalıların davaya dayanak veresiye fişlerinde imzalarının bulunmadığı, davalı ...'in de dava konusu borçtan şahsi sorumluluğunun bulunmadığı, davalı ...'in borçtan şahsi olarak sorumlu olduğu kabul edilse dahi bu davalının zamanaşımı definde bulunduğu ve mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 126 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Adli Tıp Kurumu raporunda dava konusu 5 adet akaryakıt veresiye fişindeki imzaların davalı ...'in el ürünü olduğunun saptandığını, ..., ... ve ...'ın gerek duruşmada, gerekse talimat mahkemelerinde alınan ifadelerinde dolaylı ikrarda bulunduğunu, her üç davalının da akaryakıtı çalıştıkları fırının nam ve hesabına aldıklarını kabul ettiklerini, ...'in cevap dilekçesinde akaryakıtı çalıştığı işverenin doğrudan temsilcisi sıfatıyla davacıdan aldığını belirttiğini, ancak yanında çalıştığı işverenin doğrudan temsilcisi olduğunu ispat edemediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, akaryakıt veresiye fişlerinden dolayı davacının davalılardan alacaklı olup olmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Kanun'un 1 inci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3594 E. 2021/374 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter · fatura · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · eksik inceleme · ibraz · teslim · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, tarafların «ticari defterlerinin» ve eki belgelerin «ibrazı» sağlanarak bilirkişiden rapor alınıp ayrıca Ülkemizde sigortasız işçi çalıştırılması yaygın olduğundan veresiye fişlerinde ismi bulunan ...’nun davalı yanında çalışıp çalışmadığı yönünde araştırma yapılmak suretiyle davalı çalışanı olup olmadığı tespit edilip, toplanacak deliller sonucunda oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
… davalı şirket çalışanı tarafından davalı şirkete ait araç için davacı şirketten yakıt alındığı ve yakıt bedelleriyle ilgili dava konusu faturaların düzenlendiği ve «fatura» bedellerinin davalı tarafından ödenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, asıl alacağın %20’si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, akaryakıt veresiye fişleri ve davacı çalışanı olan tanıkların beyanına göre davanın kabulüne karar verilmiş ise de akaryakıt mal «tesliminin» tanık dinlenilmesi suretiyle ispatı, dava değeri dikkate alındığında mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3685 E. 2021/1595 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:çekle ödeme · mahsup · havale · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dosyaya celp ve «ibraz» edilen belge içerikleri, bilirkişi raporu, Adli Tıp raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, davalının 20.442,40 TL alacağa yönelik itirazın iptaline, 20.442,40 TL alacak aslının 08.06.2012 takip tarihinden tahsil edilinceye kadar işleyecek % 9 oranında faizi ile birlikte tahsiline, takibin bu şekilde devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozmadan sonra alınan 07.12.2018 «havale» tarihli bilirkişi raporu içerisinde toplam 19 adet veresiye fişinin davalı şirketin kayıtlarına alındığı ve bu şekilde toplam alacağın 36.463,40 TL olduğu belirtilmiş, aynı raporda davalının «mahsup» fişlerinden hareketle cari bakiyesinin 12.795,02 TL olduğu tespit edilmiş, aynı bilirkişiden alınan ek raporda da aynı sonuca ulaşıldığı ifade edilmiştir.
Ancak söz konusu raporlarda «mahsup» fişlerinin neye ilişkin düzenlendiği noktasında açıklama olmadığı gibi davacı «defterlerinde» de mahsup fişine dair bir belirleme yapılmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman mali müşavir bilirkişiye dosya tevdi edilerek tarafların «defter» ve kayıtları tekrar incelenmek suretiyle davalının kayıtlarında 19 adet veresiye fişinin kayıtlı olduğu dikkate alınmak suretiyle «mahsup» fişlerinin içeriği ve ne şekilde verildiği de değerlendirilerek takip tarihi itibariyle veresiye fişlerinden kaynaklanan alacağın miktarının varlığını tespit etmekten ibarettir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5545 E. 2021/50 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:icra dairesinin yetkisine itiraz · ticari defter ibrazı · yetkisizlik itirazı · itirazın iptali davası · ilamsız icra takibi · ba formu · kötüniyet tazminatı · olumsuz oy
Benzer bu karardaSomut olayda mahkemece, «icra dairesinin yetkisine itiraz» ile ilgili olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmadığı gibi kabule göre de davalı vekili, takip ve dava konusu «fatura» içeriği malların alınmadığını savunduğundan davacının sözkonusu faturalardaki malları davalıya satıp, «teslim» ettiğini ispatlaması gerekir.
Davalı, aleyhindeki icra takibine yönelik olarak hem borca hem de «icra dairesinin yetkisine itiraz» etmiştir.
… ak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 73. maddesine göre para borçlarının alacaklının ikametgahında «ifa» edileceğinden icra dairesinin yetkili olduğu, davacı tarafından «ibraz» edilen veresiye fişlerini imzalayan ... ve ...’ın Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre 2008 Aralık ve 2009 Ocak arasında davalının çalışanı olmadığı, bilirkişi raporunda çeke ilişkin banka ekstresini ve davalı şirket vergi «kaydının» da incelenmesi suretiyle yeniden rapor düzenlenebileceğini belirtildiği, ancak çekle yapılan ödeme sonrasında bakiye alacak faturalandırıldığından ödemeye ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığı, diğer taraftan davacı, davalının vergi kaydı ve beyanlarına dayanmadığı, davalı tarafından da «ticari defterlerinin ibraz» edilmediği, «fatura» konusu malın «teslimini» «ispat yükünün» davacıya ait olduğu, davacı tarafından ibraz edilen veresiye fişlerindeki imzalarının davalının yetkilisi ya da çalışanına ait olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve katılma yoluyla da davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Dairesinin 2015/29 esas ve 2015/5420 karar sayılı ve 14.04.2015 tarihli kararı ile; "Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için yapılan «ilamsız icra takibine» vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2831 E. 2023/3604 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaPazarlama A.Ş.'nin sorumlu olabileceği, davalıların dava konusu borçtan «şahsi sorumluluklarının» bulunmadığı, bir an için borçtan şahsi olarak sorumlu oldukları kabul edilse dahi davalı ... dışındaki davalıların davaya dayanak veresiye fişlerinde imzalarının bulunmadığı, davalı ...'in de dava konusu borçtan şahsi sorumluluğunun bulunmadığı, davalı ...'in borçtan şahsi olarak sorumlu olduğu kabul edilse dahi bu davalının «zamanaşımı» definde bulunduğu ve mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 126 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekç …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tanık delili · senetle ispat · yazılı delil başlangıcı · delil başlangıcı · imzaya itiraz · borca itiraz · tanık beyanı · ispat külfeti
Benzer bu karardaMahkemece 10.03.2016 tarih, 2014/377 E. ve 2016/130 K. sayılı kararı ile takip dayanağı veresiye fişlerinin «yazılı delil başlangıcı» olduğu, dinlenen «tanık beyanlarına» göre davacı alacağının bulunduğunun ispatlandığı, dava ve takip konusu alacak miktarının yargılamayı gerektirdiği, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
… 03.2018 tarih, 2016/15893 E. ve 2018/1221 K. sayılı kararı, davalının itirazında ve davaya cevabında, takip konusu veresiye fişlerindeki imzaları inkâr ettiği, malı «teslim» almadığını da beyan ettiği, bu durumda, fişlerde imzası bulunan kişiler davalının çalışanı veya mal teslim almaya yetkili personeli değilse bu fişlere «yazılı delil başlangıcı» olarak dayanılamayacağı ve tanık dinlenemeyeceği, «ispat külfetinin» davacıda olduğu, malı davalıya veya yetkili elemanına teslim ettiğini kanıtlamakla yükümlü olduğuna işaret edilerek bozulmuştur.
Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen davanın reddine karar verilmediği, «tanık deliline» dayanarak hukuka aykırı karar verildiğini, tanık deliline ve beyanlarına karşı gerek yazılı gerekse sözlü olarak davalının «muvafakati» olmadığını, davacı tarafın iddiasını «senetle ispat» etmesi gerektiği, ayrıca davalının imza inkarında bulunmasına rağmen Mahkemece söz konusu itiraz değerlendirilmediğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını ist …
… n karşılığında veresiye fişleri düzenlendiği, davalının davacı ile aralarındaki alışverişi kabul ettiği, fişlerdeki imzalara itiraz etmediği, sadece icra dairesinin «yetkisine» ve «borca itiraz» ettiği, veresiye fişlerinden kaynaklanan borcu ödediğine ilişkin dosyaya belge sunulmadığı, davalı tarafça borcun ödendiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 7.415,00 TL «asıl alacak» ve bu miktara işleyecek faiz yönünden takibin devamına ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8832 E. 2014/12370 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:takibin kesinleşmesi · keşideci · çek · ibraz · teminat · teslim
Benzer bu karardaDava temel ilişkiye dayalı olarak «çek» bedellerinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava dışı «keşideci» kooperatif hakkındaki «takibin kesinleşmiş» olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı ile dava dışı kooperatif arasında yapılan sözleşmede, akaryakıt «teslimlerinin» kooperatifin imzalı ve kaşeli yakıt teslim fişi mukabilinde yapılacağı düzenlenmiş olup, davacı tarafından kooperatif üyelerine karşı yapılan icra takiplerine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davalarında yakıt teslim fişlerinin «ibraz» edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece dosya içerisinde bulunan ve kooperatif üyelerine karşı açılmış dava dosyalarında «ibraz» edilmiş olan yakıt «teslim» fişleri değerlendirilmek suretiyle toplam alacak miktarı belirlenerek, sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, takibe konu edilen çekin davalı tarafından davacıya, dava dışı kooperatifin borcunun «teminatı» olarak verildiği, davalının da bu itibarla kooperatif borcundan sorumluluğu bulunduğu, alacağın likit olup borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6686 E. , 2023/6362 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2014/2127 Esas, 2015/581 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların akaryakıt borç makbuzu karşılığında müvekkilinden motorin ve benzin alarak ortak çalıştırdıkları fırında kullandıklarını, her davalının aldığı yakıt karşılığı kendi imzasını atarak borçlandığını, muaccel hale gelen borçlarını ödemeyen davalılar hakkında icra takibi yapmalarına rağmen süresi içerisinde takibe itiraz ederek takibin durumasına neden olduklarını ve bugüne kadar da borçlarını ödemekten kaçındıklarını ileri sürerek şimdilik 7.000.000.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacıdan yakıt almadığını, imzalı bir belgede vermediğini, davacının 1999 yılından öncesine ait bir alacağını 2004 yılında talep edemeyeceğini, bu yönden zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde; kendisinin sözleşmenin tarafı olmadığını, yakıt alımını yapan tarafın doğrudan temsilcisi durumunda bulunduğunu, Borçlar Kanunu'nun doğrudan temsile bağladığı hükümler uyraınca kendisinin sorumlu olmadığını, diğer davalıların adına ve hesabına işlem yaptığından dolayı alım satım sözleşmesinden doğan borçların ve hakların diğer davalılar üzerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Diğer davalılar cevap dilekçesi vermemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 20.03.2013 tarih, 2004/146 E. ve 2013/592 K. sayılı kararı ile her ne kadar Adli Tıp Kurumu raporuna göre imzanın ...'in eli ürünü olduğu belirtilmiş ve diğer davalılar yönünden bu husus tam olarak tespit edilememiş ise de davalıların duruşmadaki beyanlarında borcun kabulüne yönelik herhangi bir ikrarlarının olmadığı, ... dışındaki davalılar yönünden davanın subut bulmadığı, ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, davacı vekili ile davalılar Gülser Bedir, ... tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 24.04.2014 tarih, 2014/3775 E. ve 2014/7942 K. sayılı kararıyla mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddine şeklinde hüküm kurulmuş ise de, hangi davalılar hakkında ve hangi miktarda kısmen kabul ve kısmen red kararı verildiğinin hükümde açıklanmadığı, bu şekildeki infazda tereddüt yaratıldığı gibi, gerekçeli kararın gerekçe bölümü ile hüküm kısmı arasında çelişki yaratıldığı, bozma nedenine göre temyiz eden tarafların öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dayandığı veresiye fişlerinden anlaşılacağı üzere dava konusu edilen akaryakıtın ... Gıda İhtiyaç Maddeleri San. Pazarlama A.Ş.'nin bünyesinde faaliyet gösteren Mega Fırın adına satın alındığı, söz konusu veresiye fişlerine imza atılmasının borçtan şahsi olarak sorumluluk doğurmayacağı, sadece akaryakıt alışının Mega Fırın adına yapıldığını ve bu fırınla bağlantı kurmak amacıyla fişlerin imzalandığı, dava konusu borçlardan ... Gıda İhtiyaç Maddeleri San. Pazarlama A.Ş.'nin sorumlu olabileceği, davalıların dava konusu borçtan şahsi sorumluluklarının bulunmadığı, bir an için borçtan şahsi olarak sorumlu oldukları kabul edilse dahi davalı ...
dışındaki davalıların davaya dayanak veresiye fişlerinde imzalarının bulunmadığı, davalı ...'in de dava konusu borçtan şahsi sorumluluğunun bulunmadığı, davalı ...'in borçtan şahsi olarak sorumlu olduğu kabul edilse dahi bu davalının zamanaşımı definde bulunduğu ve mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 126 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Adli Tıp Kurumu raporunda dava konusu 5 adet akaryakıt veresiye fişindeki imzaların davalı ...'in el ürünü olduğunun saptandığını, ..., ... ve ...'ın gerek duruşmada, gerekse talimat mahkemelerinde alınan ifadelerinde dolaylı ikrarda bulunduğunu, her üç davalının da akaryakıtı çalıştıkları fırının nam ve hesabına aldıklarını kabul ettiklerini, ...'in cevap dilekçesinde akaryakıtı çalıştığı işverenin doğrudan temsilcisi sıfatıyla davacıdan aldığını belirttiğini, ancak yanında çalıştığı işverenin doğrudan temsilcisi olduğunu ispat edemediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, akaryakıt veresiye fişlerinden dolayı davacının davalılardan alacaklı olup olmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Kanun'un 1 inci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/974706400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz