İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3685 E. 2021/1595 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekle ödeme↗ mahsup↗ havale↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dosyaya celp ve ibraz edilen belge içerikleri, bilirkişi raporu, Adli Tıp raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, davalının 20.442,40 TL alacağa yönelik itirazın iptaline, 20.442,40 TL alacak aslının 08.06.2012 takip tarihinden tahsil edilinceye kadar işleyecek % 9 oranında faizi ile birlikte tahsiline, takibin bu şekilde devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, veresiye satış fişinden kaynaklı alacağın ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece bilirkişi raporuna aykırı olarak takip dayanağını teşkil eden veresiye fişlerindeki imza ve araçlara ait trafik kayıtları değerlendirilmek suretiyle takip tarihi itibariyle davacının 20.442,40 TL alacağının bulunduğundan bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece bozmadan sonra alınan 07.12.2018 havale tarihli bilirkişi raporu içerisinde toplam 19 adet veresiye fişinin davalı şirketin kayıtlarına alındığı ve bu şekilde toplam alacağın 36.463,40 TL olduğu belirtilmiş, aynı raporda davalının mahsup fişlerinden hareketle cari bakiyesinin 12.795,02 TL olduğu tespit edilmiş, aynı bilirkişiden alınan ek raporda da aynı sonuca ulaşıldığı ifade edilmiştir. Ancak söz konusu raporlarda mahsup fişlerinin neye ilişkin düzenlendiği noktasında açıklama olmadığı gibi davacı defterlerinde de mahsup fişine dair bir belirleme yapılmamıştır. Bu yönüyle bilirkişi raporlarının yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman mali müşavir bilirkişiye dosya tevdi edilerek tarafların defter ve kayıtları tekrar incelenmek suretiyle davalının kayıtlarında 19 adet veresiye fişinin kayıtlı olduğu dikkate alınmak suretiyle mahsup fişlerinin içeriği ve ne şekilde verildiği de değerlendirilerek takip tarihi itibariyle veresiye fişlerinden kaynaklanan alacağın miktarının varlığını tespit etmekten ibarettir. Ayrıca davalı, 2012 yılında çekle ödeme yaptığını, bu hususun incelenmediğini savunmakla bu hususun da mahkemece değerlendirilmesi gerekmektedir. O halde mahkemece açıklanan hususlar dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5545 E. 2021/50 K.
Ortak:ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dosyaya celp ve «ibraz» edilen belge içerikleri, bilirkişi raporu, Adli Tıp raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, davalının 20.442,40 TL alacağa yönelik itirazın iptaline, 20.442,40 TL alacak aslının 08.06.2012 takip tarihinden tahsil edilinceye kadar işleyecek % 9 oranında faizi ile birlikte tahsiline, takibin bu şekilde devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak söz konusu raporlarda «mahsup» fişlerinin neye ilişkin düzenlendiği noktasında açıklama olmadığı gibi davacı «defterlerinde» de mahsup fişine dair bir belirleme yapılmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman mali müşavir bilirkişiye dosya tevdi edilerek tarafların «defter» ve kayıtları tekrar incelenmek suretiyle davalının kayıtlarında 19 adet veresiye fişinin kayıtlı olduğu dikkate alınmak suretiyle «mahsup» fişlerinin içeriği ve ne şekilde verildiği de değerlendirilerek takip tarihi itibariyle veresiye fişlerinden kaynaklanan alacağın miktarının varlığını tespit etmekten ibarettir.
Benzer bu kararda… ak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 73. maddesine göre para borçlarının alacaklının ikametgahında «ifa» edileceğinden icra dairesinin yetkili olduğu, davacı tarafından «ibraz» edilen veresiye fişlerini imzalayan ... ve ...’ın Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre 2008 Aralık ve 2009 Ocak arasında davalının çalışanı olmadığı, bilirkişi raporunda çeke ilişkin banka ekstresini ve davalı şirket vergi «kaydının» da incelenmesi suretiyle yeniden rapor düzenlenebileceğini belirtildiği, ancak çekle yapılan ödeme sonrasında bakiye alacak faturalandırıldığından ödemeye ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığı, diğer taraftan davacı, davalının vergi kaydı ve beyanlarına dayanmadığı, davalı tarafından da «ticari defterlerinin ibraz» edilmediği, «fatura» konusu malın «teslimini» «ispat yükünün» davacıya ait olduğu, davacı tarafından ibraz edilen veresiye fişlerindeki imzalarının davalının yetkilisi ya da çalışanına ait olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve katılma yoluyla da davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının davalıya «fatura» karşılığı malzeme satışı yaptığı, bu satışı «ticari defterlerine» alacak olarak kaydettiği, borcun ödenmediği, davacının davalıdan 8.019,28 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 19.
Ayrıca faturaların davacı «defterlerinde» kayıtlı olması da «teslimini» kanıtlamaya yeterli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra dairesinin yetkisine itiraz · ticari defter ibrazı · yetkisizlik itirazı · itirazın iptali davası · ilamsız icra takibi · ba formu · kötüniyet tazminatı · olumsuz oy
Benzer bu karardaSomut olayda mahkemece, «icra dairesinin yetkisine itiraz» ile ilgili olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmadığı gibi kabule göre de davalı vekili, takip ve dava konusu «fatura» içeriği malların alınmadığını savunduğundan davacının sözkonusu faturalardaki malları davalıya satıp, «teslim» ettiğini ispatlaması gerekir.
Davalı, aleyhindeki icra takibine yönelik olarak hem borca hem de «icra dairesinin yetkisine itiraz» etmiştir.
… ak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 73. maddesine göre para borçlarının alacaklının ikametgahında «ifa» edileceğinden icra dairesinin yetkili olduğu, davacı tarafından «ibraz» edilen veresiye fişlerini imzalayan ... ve ...’ın Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre 2008 Aralık ve 2009 Ocak arasında davalının çalışanı olmadığı, bilirkişi raporunda çeke ilişkin banka ekstresini ve davalı şirket vergi «kaydının» da incelenmesi suretiyle yeniden rapor düzenlenebileceğini belirtildiği, ancak çekle yapılan ödeme sonrasında bakiye alacak faturalandırıldığından ödemeye ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığı, diğer taraftan davacı, davalının vergi kaydı ve beyanlarına dayanmadığı, davalı tarafından da «ticari defterlerinin ibraz» edilmediği, «fatura» konusu malın «teslimini» «ispat yükünün» davacıya ait olduğu, davacı tarafından ibraz edilen veresiye fişlerindeki imzalarının davalının yetkilisi ya da çalışanına ait olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve katılma yoluyla da davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Dairesinin 2015/29 esas ve 2015/5420 karar sayılı ve 14.04.2015 tarihli kararı ile; "Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için yapılan «ilamsız icra takibine» vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3594 E. 2021/374 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dosyaya celp ve «ibraz» edilen belge içerikleri, bilirkişi raporu, Adli Tıp raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, davalının 20.442,40 TL alacağa yönelik itirazın iptaline, 20.442,40 TL alacak aslının 08.06.2012 takip tarihinden tahsil edilinceye kadar işleyecek % 9 oranında faizi ile birlikte tahsiline, takibin bu şekilde devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak söz konusu raporlarda «mahsup» fişlerinin neye ilişkin düzenlendiği noktasında açıklama olmadığı gibi davacı «defterlerinde» de mahsup fişine dair bir belirleme yapılmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman mali müşavir bilirkişiye dosya tevdi edilerek tarafların «defter» ve kayıtları tekrar incelenmek suretiyle davalının kayıtlarında 19 adet veresiye fişinin kayıtlı olduğu dikkate alınmak suretiyle «mahsup» fişlerinin içeriği ve ne şekilde verildiği de değerlendirilerek takip tarihi itibariyle veresiye fişlerinden kaynaklanan alacağın miktarının varlığını tespit etmekten ibarettir.
Benzer bu kararda… davalı şirket çalışanı tarafından davalı şirkete ait araç için davacı şirketten yakıt alındığı ve yakıt bedelleriyle ilgili dava konusu faturaların düzenlendiği ve «fatura» bedellerinin davalı tarafından ödenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, asıl alacağın %20’si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, tarafların «ticari defterlerinin» ve eki belgelerin «ibrazı» sağlanarak bilirkişiden rapor alınıp ayrıca Ülkemizde sigortasız işçi çalıştırılması yaygın olduğundan veresiye fişlerinde ismi bulunan ...’nun davalı yanında çalışıp çalışmadığı yönünde araştırma yapılmak suretiyle davalı çalışanı olup olmadığı tespit edilip, toplanacak deliller sonucunda oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter · fatura · eksik inceleme · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, tarafların «ticari defterlerinin» ve eki belgelerin «ibrazı» sağlanarak bilirkişiden rapor alınıp ayrıca Ülkemizde sigortasız işçi çalıştırılması yaygın olduğundan veresiye fişlerinde ismi bulunan ...’nun davalı yanında çalışıp çalışmadığı yönünde araştırma yapılmak suretiyle davalı çalışanı olup olmadığı tespit edilip, toplanacak deliller sonucunda oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
… davalı şirket çalışanı tarafından davalı şirkete ait araç için davacı şirketten yakıt alındığı ve yakıt bedelleriyle ilgili dava konusu faturaların düzenlendiği ve «fatura» bedellerinin davalı tarafından ödenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, asıl alacağın %20’si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, akaryakıt veresiye fişleri ve davacı çalışanı olan tanıkların beyanına göre davanın kabulüne karar verilmiş ise de akaryakıt mal «tesliminin» tanık dinlenilmesi suretiyle ispatı, dava değeri dikkate alındığında mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2831 E. 2023/3604 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dosyaya celp ve «ibraz» edilen belge içerikleri, bilirkişi raporu, Adli Tıp raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, davalının 20.442,40 TL alacağa yönelik itirazın iptaline, 20.442,40 TL alacak aslının 08.06.2012 takip tarihinden tahsil edilinceye kadar işleyecek % 9 oranında faizi ile birlikte tahsiline, takibin bu şekilde devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece 10.03.2016 tarih, 2014/377 E. ve 2016/130 K. sayılı kararı ile takip dayanağı veresiye fişlerinin «yazılı delil başlangıcı» olduğu, dinlenen «tanık beyanlarına» göre davacı alacağının bulunduğunun ispatlandığı, dava ve takip konusu alacak miktarının yargılamayı gerektirdiği, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
… n karşılığında veresiye fişleri düzenlendiği, davalının davacı ile aralarındaki alışverişi kabul ettiği, fişlerdeki imzalara itiraz etmediği, sadece icra dairesinin «yetkisine» ve «borca itiraz» ettiği, veresiye fişlerinden kaynaklanan borcu ödediğine ilişkin dosyaya belge sunulmadığı, davalı tarafça borcun ödendiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 7.415,00 TL «asıl alacak» ve bu miktara işleyecek faiz yönünden takibin devamına ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanık delili · senetle ispat · yazılı delil başlangıcı · delil başlangıcı · imzaya itiraz · borca itiraz · tanık beyanı · ispat külfeti
Benzer bu karardaMahkemece 10.03.2016 tarih, 2014/377 E. ve 2016/130 K. sayılı kararı ile takip dayanağı veresiye fişlerinin «yazılı delil başlangıcı» olduğu, dinlenen «tanık beyanlarına» göre davacı alacağının bulunduğunun ispatlandığı, dava ve takip konusu alacak miktarının yargılamayı gerektirdiği, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
… 03.2018 tarih, 2016/15893 E. ve 2018/1221 K. sayılı kararı, davalının itirazında ve davaya cevabında, takip konusu veresiye fişlerindeki imzaları inkâr ettiği, malı «teslim» almadığını da beyan ettiği, bu durumda, fişlerde imzası bulunan kişiler davalının çalışanı veya mal teslim almaya yetkili personeli değilse bu fişlere «yazılı delil başlangıcı» olarak dayanılamayacağı ve tanık dinlenemeyeceği, «ispat külfetinin» davacıda olduğu, malı davalıya veya yetkili elemanına teslim ettiğini kanıtlamakla yükümlü olduğuna işaret edilerek bozulmuştur.
Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen davanın reddine karar verilmediği, «tanık deliline» dayanarak hukuka aykırı karar verildiğini, tanık deliline ve beyanlarına karşı gerek yazılı gerekse sözlü olarak davalının «muvafakati» olmadığını, davacı tarafın iddiasını «senetle ispat» etmesi gerektiği, ayrıca davalının imza inkarında bulunmasına rağmen Mahkemece söz konusu itiraz değerlendirilmediğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını ist …
… n karşılığında veresiye fişleri düzenlendiği, davalının davacı ile aralarındaki alışverişi kabul ettiği, fişlerdeki imzalara itiraz etmediği, sadece icra dairesinin «yetkisine» ve «borca itiraz» ettiği, veresiye fişlerinden kaynaklanan borcu ödediğine ilişkin dosyaya belge sunulmadığı, davalı tarafça borcun ödendiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 7.415,00 TL «asıl alacak» ve bu miktara işleyecek faiz yönünden takibin devamına ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2588 E. 2020/5860 K.
Ortak:e-defter
İncelediğiniz karardaAncak söz konusu raporlarda «mahsup» fişlerinin neye ilişkin düzenlendiği noktasında açıklama olmadığı gibi davacı «defterlerinde» de mahsup fişine dair bir belirleme yapılmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman mali müşavir bilirkişiye dosya tevdi edilerek tarafların «defter» ve kayıtları tekrar incelenmek suretiyle davalının kayıtlarında 19 adet veresiye fişinin kayıtlı olduğu dikkate alınmak suretiyle «mahsup» fişlerinin içeriği ve ne şekilde verildiği de değerlendirilerek takip tarihi itibariyle veresiye fişlerinden kaynaklanan alacağın miktarının varlığını tespit etmekten ibarettir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece öncelikle her iki taraf «defter» ve kayıtlarının dosyaya celp edilerek «teslim» belgeleri altında imzası bulunan kişi ya da kişilerin o tarihler itibari ile davalılar çalışanı olup olmadığının tespiti ve yine «uyuşmazlık konusu» faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığının bilirkişi marifeti ile incelenerek «denetime elverişli rapor» aldırılıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yetersiz incelemeye dayalı bilirkişi raporu hükme esas alınmak sureti ile yazılı şekild …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli rapor · denetime elverişlilik · uyuşmazlık konusu · fatura · yasal faiz · teslim
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece öncelikle her iki taraf «defter» ve kayıtlarının dosyaya celp edilerek «teslim» belgeleri altında imzası bulunan kişi ya da kişilerin o tarihler itibari ile davalılar çalışanı olup olmadığının tespiti ve yine «uyuşmazlık konusu» faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığının bilirkişi marifeti ile incelenerek «denetime elverişli rapor» aldırılıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yetersiz incelemeye dayalı bilirkişi raporu hükme esas alınmak sureti ile yazılı şekild …
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı ...’nun HD İnşaat adına veresiye «teslim» fişi ile akaryakıt aldığı, faturaların açık «fatura» şeklinde düzenlendiği, fatura içeriğine 8 gün içerisinde itiraz edildiğini gösteren belgeye rastlanılmadığı, davalılar HD İnşaat ... ile Uğural İnşaat Ltd.
… gerekçesiyle davanın davalılar ... ve Uğural İnşaat yönünden kabulüne, davanın davalı ... yönünden reddine, 7.000,54 TL’nin 15.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılar ... ve Uğural İnşaat’ tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalılar ... ve Uğural Elektrik Aydın …
2-Dava akaryakıt «tesliminden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3685 E. , 2021/1595 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Burdur 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 21.05.2019 tarih ve 2016/298-2019/143 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin davacı şirketten aldığı veresiye satış fişlerine dayalı akaryakıt borcunu ödememesi nedeniyle davalı aleyhine Burdur İcra Müdürlüğü'nün 2012/3747 sayılı dosyasından icra takibi başlattıklarını, ancak davalının yetkiye ve borca haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket temsilcisi, icra takibine dayanak belgelerin eklenmediğini, bahse konu veresiye fişlerdeki şirket yetkilisi olmayan kişilere ait imzalardan ötürü şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiş, ilerleyen aşamalardaki beyanlarında, davacıdan alınan her akaryakıt için çek verildiğini ya da kredi kartıyla ödeme yapıldığını, bunun dışındaki alımların kendi şirketiyle ilgili olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dosyaya celp ve ibraz edilen belge içerikleri, bilirkişi raporu, Adli Tıp raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, davalının 20.442,40 TL alacağa yönelik itirazın iptaline, 20.442,40 TL alacak aslının 08.06.2012 takip tarihinden tahsil edilinceye kadar işleyecek % 9 oranında faizi ile birlikte tahsiline, takibin bu şekilde devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, veresiye satış fişinden kaynaklı alacağın ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece bilirkişi raporuna aykırı olarak takip dayanağını teşkil eden veresiye fişlerindeki imza ve araçlara ait trafik kayıtları değerlendirilmek suretiyle takip tarihi itibariyle davacının 20.442,40 TL alacağının bulunduğundan bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece bozmadan sonra alınan 07.12.2018 havale tarihli bilirkişi raporu içerisinde toplam 19 adet veresiye fişinin davalı şirketin kayıtlarına alındığı ve bu şekilde toplam alacağın 36.463,40 TL olduğu belirtilmiş, aynı raporda davalının mahsup fişlerinden hareketle cari bakiyesinin 12.795,02 TL olduğu tespit edilmiş, aynı bilirkişiden alınan ek raporda da aynı sonuca ulaşıldığı ifade edilmiştir.
Ancak söz konusu raporlarda mahsup fişlerinin neye ilişkin düzenlendiği noktasında açıklama olmadığı gibi davacı defterlerinde de mahsup fişine dair bir belirleme yapılmamıştır. Bu yönüyle bilirkişi raporlarının yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman mali müşavir bilirkişiye dosya tevdi edilerek tarafların defter ve kayıtları tekrar incelenmek suretiyle davalının kayıtlarında 19 adet veresiye fişinin kayıtlı olduğu dikkate alınmak suretiyle mahsup fişlerinin içeriği ve ne şekilde verildiği de değerlendirilerek takip tarihi itibariyle veresiye fişlerinden kaynaklanan alacağın miktarının varlığını tespit etmekten ibarettir. Ayrıca davalı, 2012 yılında çekle ödeme yaptığını, bu hususun incelenmediğini savunmakla bu hususun da mahkemece değerlendirilmesi gerekmektedir.
O halde mahkemece açıklanan hususlar dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle ile hükmün yukarıda yazılı nedenlerle taraflar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 23.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/659747100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz