İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5545 E. 2021/50 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra dairesinin yetkisine itiraz↗ ticari defter ibrazı↗ yetkisizlik itirazı↗ itirazın iptali davası↗ ilamsız icra takibi↗ ba formu↗ kötüniyet tazminatı↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ olumsuz oy↗ ispat yükü↗ ifa↗ iptal davası↗ ticari defter↗ fatura↗ kötüniyet↗ yetkisizlik kararı↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının davalıya fatura karşılığı malzeme satışı yaptığı, bu satışı ticari defterlerine alacak olarak kaydettiği, borcun ödenmediği, davacının davalıdan 8.019,28 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 2015/29 esas ve 2015/5420 karar sayılı ve 14.04.2015 tarihli kararı ile; "Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, aleyhindeki icra takibine yönelik olarak hem borca hem de icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir. Yetkili icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davası şartlarından birisidir. Somut olayda mahkemece, icra dairesinin yetkisine itiraz ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmadığı gibi kabule göre de davalı vekili, takip ve dava konusu fatura içeriği malların alınmadığını savunduğundan davacının sözkonusu faturalardaki malları davalıya satıp, teslim ettiğini ispatlaması gerekir. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığının ve mal tesliminin kanıtı olamaz. Ayrıca faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da teslimini kanıtlamaya yeterli değildir. Davacı, iddiasının delili olarak herbirinin altında teslim alan isim ve imzaları bulunan veresiye fişleri sunmuştur. Bu durumda mahkemece, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın yerinde görülmesi halinde, sözkonusu veresiye fişleri altındaki imzanın davalının yetkilisi ya da çalışanına ait olup olmadığı yönünden araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir." gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 73. maddesine göre para borçlarının alacaklının ikametgahında ifa edileceğinden icra dairesinin yetkili olduğu, davacı tarafından ibraz edilen veresiye fişlerini imzalayan ... ve ...’ın Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre 2008 Aralık ve 2009 Ocak arasında davalının çalışanı olmadığı, bilirkişi raporunda çeke ilişkin banka ekstresini ve davalı şirket vergi kaydının da incelenmesi suretiyle yeniden rapor düzenlenebileceğini belirtildiği, ancak çekle yapılan ödeme sonrasında bakiye alacak faturalandırıldığından ödemeye ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığı, diğer taraftan davacı, davalının vergi kaydı ve beyanlarına dayanmadığı, davalı tarafından da ticari defterlerinin ibraz edilmediği, fatura konusu malın teslimini ispat yükünün davacıya ait olduğu, davacı tarafından ibraz edilen veresiye fişlerindeki imzalarının davalının yetkilisi ya da çalışanına ait olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve katılma yoluyla da davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Ülkemiz koşullarında sigortasız işçi çalıştırılması yaygın olması nedeniyle veresiye fişlerinde imzaları olan şahısların davalı şirketin çalışanı olup olmadığı ilgili yerlerden ve zabıta marifetiyle araştırılarak ayrıca davalının kayıtlı olduğu vergi dairesinden BA formlarının istenerek toplanacak tüm deliller doğrultusunda karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3685 E. 2021/1595 K.
Ortak:ibraz · e-defter
İncelediğiniz kararda… ak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 73. maddesine göre para borçlarının alacaklının ikametgahında «ifa» edileceğinden icra dairesinin yetkili olduğu, davacı tarafından «ibraz» edilen veresiye fişlerini imzalayan ... ve ...’ın Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre 2008 Aralık ve 2009 Ocak arasında davalının çalışanı olmadığı, bilirkişi raporunda çeke ilişkin banka ekstresini ve davalı şirket vergi «kaydının» da incelenmesi suretiyle yeniden rapor düzenlenebileceğini belirtildiği, ancak çekle yapılan ödeme sonrasında bakiye alacak faturalandırıldığından ödemeye ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığı, diğer taraftan davacı, davalının vergi kaydı ve beyanlarına dayanmadığı, davalı tarafından da «ticari defterlerinin ibraz» edilmediği, «fatura» konusu malın «teslimini» «ispat yükünün» davacıya ait olduğu, davacı tarafından ibraz edilen veresiye fişlerindeki imzalarının davalının yetkilisi ya da çalışanına ait olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve katılma yoluyla da davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının davalıya «fatura» karşılığı malzeme satışı yaptığı, bu satışı «ticari defterlerine» alacak olarak kaydettiği, borcun ödenmediği, davacının davalıdan 8.019,28 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 19.
Ayrıca faturaların davacı «defterlerinde» kayıtlı olması da «teslimini» kanıtlamaya yeterli değildir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dosyaya celp ve «ibraz» edilen belge içerikleri, bilirkişi raporu, Adli Tıp raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, davalının 20.442,40 TL alacağa yönelik itirazın iptaline, 20.442,40 TL alacak aslının 08.06.2012 takip tarihinden tahsil edilinceye kadar işleyecek % 9 oranında faizi ile birlikte tahsiline, takibin bu şekilde devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak söz konusu raporlarda «mahsup» fişlerinin neye ilişkin düzenlendiği noktasında açıklama olmadığı gibi davacı «defterlerinde» de mahsup fişine dair bir belirleme yapılmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman mali müşavir bilirkişiye dosya tevdi edilerek tarafların «defter» ve kayıtları tekrar incelenmek suretiyle davalının kayıtlarında 19 adet veresiye fişinin kayıtlı olduğu dikkate alınmak suretiyle «mahsup» fişlerinin içeriği ve ne şekilde verildiği de değerlendirilerek takip tarihi itibariyle veresiye fişlerinden kaynaklanan alacağın miktarının varlığını tespit etmekten ibarettir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekle ödeme · mahsup · havale · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dosyaya celp ve «ibraz» edilen belge içerikleri, bilirkişi raporu, Adli Tıp raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, davalının 20.442,40 TL alacağa yönelik itirazın iptaline, 20.442,40 TL alacak aslının 08.06.2012 takip tarihinden tahsil edilinceye kadar işleyecek % 9 oranında faizi ile birlikte tahsiline, takibin bu şekilde devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozmadan sonra alınan 07.12.2018 «havale» tarihli bilirkişi raporu içerisinde toplam 19 adet veresiye fişinin davalı şirketin kayıtlarına alındığı ve bu şekilde toplam alacağın 36.463,40 TL olduğu belirtilmiş, aynı raporda davalının «mahsup» fişlerinden hareketle cari bakiyesinin 12.795,02 TL olduğu tespit edilmiş, aynı bilirkişiden alınan ek raporda da aynı sonuca ulaşıldığı ifade edilmiştir.
Ancak söz konusu raporlarda «mahsup» fişlerinin neye ilişkin düzenlendiği noktasında açıklama olmadığı gibi davacı «defterlerinde» de mahsup fişine dair bir belirleme yapılmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman mali müşavir bilirkişiye dosya tevdi edilerek tarafların «defter» ve kayıtları tekrar incelenmek suretiyle davalının kayıtlarında 19 adet veresiye fişinin kayıtlı olduğu dikkate alınmak suretiyle «mahsup» fişlerinin içeriği ve ne şekilde verildiği de değerlendirilerek takip tarihi itibariyle veresiye fişlerinden kaynaklanan alacağın miktarının varlığını tespit etmekten ibarettir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3594 E. 2021/374 K.
Ortak:ticari defter · fatura · eksik inceleme · ibraz · teslim · e-defter
İncelediğiniz kararda… ak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 73. maddesine göre para borçlarının alacaklının ikametgahında «ifa» edileceğinden icra dairesinin yetkili olduğu, davacı tarafından «ibraz» edilen veresiye fişlerini imzalayan ... ve ...’ın Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre 2008 Aralık ve 2009 Ocak arasında davalının çalışanı olmadığı, bilirkişi raporunda çeke ilişkin banka ekstresini ve davalı şirket vergi «kaydının» da incelenmesi suretiyle yeniden rapor düzenlenebileceğini belirtildiği, ancak çekle yapılan ödeme sonrasında bakiye alacak faturalandırıldığından ödemeye ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığı, diğer taraftan davacı, davalının vergi kaydı ve beyanlarına dayanmadığı, davalı tarafından da «ticari defterlerinin ibraz» edilmediği, «fatura» konusu malın «teslimini» «ispat yükünün» davacıya ait olduğu, davacı tarafından ibraz edilen veresiye fişlerindeki imzalarının davalının yetkilisi ya da çalışanına ait olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve katılma yoluyla da davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının davalıya «fatura» karşılığı malzeme satışı yaptığı, bu satışı «ticari defterlerine» alacak olarak kaydettiği, borcun ödenmediği, davacının davalıdan 8.019,28 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 19.
Somut olayda mahkemece, «icra dairesinin yetkisine itiraz» ile ilgili olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmadığı gibi kabule göre de davalı vekili, takip ve dava konusu «fatura» içeriği malların alınmadığını savunduğundan davacının sözkonusu faturalardaki malları davalıya satıp, «teslim» ettiğini ispatlaması gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, tarafların «ticari defterlerinin» ve eki belgelerin «ibrazı» sağlanarak bilirkişiden rapor alınıp ayrıca Ülkemizde sigortasız işçi çalıştırılması yaygın olduğundan veresiye fişlerinde ismi bulunan ...’nun davalı yanında çalışıp çalışmadığı yönünde araştırma yapılmak suretiyle davalı çalışanı olup olmadığı tespit edilip, toplanacak deliller sonucunda oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
… davalı şirket çalışanı tarafından davalı şirkete ait araç için davacı şirketten yakıt alındığı ve yakıt bedelleriyle ilgili dava konusu faturaların düzenlendiği ve «fatura» bedellerinin davalı tarafından ödenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, asıl alacağın %20’si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, akaryakıt veresiye fişleri ve davacı çalışanı olan tanıkların beyanına göre davanın kabulüne karar verilmiş ise de akaryakıt mal «tesliminin» tanık dinlenilmesi suretiyle ispatı, dava değeri dikkate alındığında mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… davalı şirket çalışanı tarafından davalı şirkete ait araç için davacı şirketten yakıt alındığı ve yakıt bedelleriyle ilgili dava konusu faturaların düzenlendiği ve «fatura» bedellerinin davalı tarafından ödenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, asıl alacağın %20’si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2831 E. 2023/3604 K.
Ortak:ilamsız icra takibi · yetkisizlik kararı · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaSomut olayda mahkemece, «icra dairesinin yetkisine itiraz» ile ilgili olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmadığı gibi kabule göre de davalı vekili, takip ve dava konusu «fatura» içeriği malların alınmadığını savunduğundan davacının sözkonusu faturalardaki malları davalıya satıp, «teslim» ettiğini ispatlaması gerekir.
Bu durumda mahkemece, icra dairesinin «yetkisine» yönelik itirazın yerinde görülmesi halinde, sözkonusu veresiye fişleri altındaki imzanın davalının yetkilisi ya da çalışanına ait olup olmadığı yönünden araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir." gerekçesiyle bozulmuştur.
Hukuk Dairesinin 2015/29 esas ve 2015/5420 karar sayılı ve 14.04.2015 tarihli kararı ile; "Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için yapılan «ilamsız icra takibine» vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… iyeyle gönderilerek duruşmaya çağrılıp dinlenmeleri, imzalarını kabul etmeleri halinde ne sıfatla davacıdan mal aldıklarının sorulması, davalı ile ilişkileri ve mal «teslim» almaya yetkili olup olmadıklarının belirlenmesi ve lakin «imzaya itiraz» halinde imzalar konusunda inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bozmaya uyulduğu halde «eksik incelemeyle» henüz usulüne uygun olarak mal teslimi hususu belirlenmeden ve sipariş fişlerinde isimleri bulunan her iki şahsın davalı murisin oğulları olduğundan yola çıkarak b …
… 03.2018 tarih, 2016/15893 E. ve 2018/1221 K. sayılı kararı, davalının itirazında ve davaya cevabında, takip konusu veresiye fişlerindeki imzaları inkâr ettiği, malı «teslim» almadığını da beyan ettiği, bu durumda, fişlerde imzası bulunan kişiler davalının çalışanı veya mal teslim almaya yetkili personeli değilse bu fişlere «yazılı delil başlangıcı» olarak dayanılamayacağı ve tanık dinlenemeyeceği, «ispat külfetinin» davacıda olduğu, malı davalıya veya yetkili elemanına teslim ettiğini kanıtlamakla yükümlü olduğuna işaret edilerek bozulmuştur.
… n karşılığında veresiye fişleri düzenlendiği, davalının davacı ile aralarındaki alışverişi kabul ettiği, fişlerdeki imzalara itiraz etmediği, sadece icra dairesinin «yetkisine» ve «borca itiraz» ettiği, veresiye fişlerinden kaynaklanan borcu ödediğine ilişkin dosyaya belge sunulmadığı, davalı tarafça borcun ödendiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 7.415,00 TL «asıl alacak» ve bu miktara işleyecek faiz yönünden takibin devamına ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanık delili · senetle ispat · yazılı delil başlangıcı · delil başlangıcı · imzaya itiraz · borca itiraz · tanık beyanı · ispat külfeti
Benzer bu karardaMahkemece 10.03.2016 tarih, 2014/377 E. ve 2016/130 K. sayılı kararı ile takip dayanağı veresiye fişlerinin «yazılı delil başlangıcı» olduğu, dinlenen «tanık beyanlarına» göre davacı alacağının bulunduğunun ispatlandığı, dava ve takip konusu alacak miktarının yargılamayı gerektirdiği, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
… 03.2018 tarih, 2016/15893 E. ve 2018/1221 K. sayılı kararı, davalının itirazında ve davaya cevabında, takip konusu veresiye fişlerindeki imzaları inkâr ettiği, malı «teslim» almadığını da beyan ettiği, bu durumda, fişlerde imzası bulunan kişiler davalının çalışanı veya mal teslim almaya yetkili personeli değilse bu fişlere «yazılı delil başlangıcı» olarak dayanılamayacağı ve tanık dinlenemeyeceği, «ispat külfetinin» davacıda olduğu, malı davalıya veya yetkili elemanına teslim ettiğini kanıtlamakla yükümlü olduğuna işaret edilerek bozulmuştur.
Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen davanın reddine karar verilmediği, «tanık deliline» dayanarak hukuka aykırı karar verildiğini, tanık deliline ve beyanlarına karşı gerek yazılı gerekse sözlü olarak davalının «muvafakati» olmadığını, davacı tarafın iddiasını «senetle ispat» etmesi gerektiği, ayrıca davalının imza inkarında bulunmasına rağmen Mahkemece söz konusu itiraz değerlendirilmediğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını ist …
… n karşılığında veresiye fişleri düzenlendiği, davalının davacı ile aralarındaki alışverişi kabul ettiği, fişlerdeki imzalara itiraz etmediği, sadece icra dairesinin «yetkisine» ve «borca itiraz» ettiği, veresiye fişlerinden kaynaklanan borcu ödediğine ilişkin dosyaya belge sunulmadığı, davalı tarafça borcun ödendiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 7.415,00 TL «asıl alacak» ve bu miktara işleyecek faiz yönünden takibin devamına ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1331 E. 2010/7220 K.
Ortak:eksik inceleme · ibraz · teslim
İncelediğiniz kararda… ak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 73. maddesine göre para borçlarının alacaklının ikametgahında «ifa» edileceğinden icra dairesinin yetkili olduğu, davacı tarafından «ibraz» edilen veresiye fişlerini imzalayan ... ve ...’ın Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre 2008 Aralık ve 2009 Ocak arasında davalının çalışanı olmadığı, bilirkişi raporunda çeke ilişkin banka ekstresini ve davalı şirket vergi «kaydının» da incelenmesi suretiyle yeniden rapor düzenlenebileceğini belirtildiği, ancak çekle yapılan ödeme sonrasında bakiye alacak faturalandırıldığından ödemeye ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığı, diğer taraftan davacı, davalının vergi kaydı ve beyanlarına dayanmadığı, davalı tarafından da «ticari defterlerinin ibraz» edilmediği, «fatura» konusu malın «teslimini» «ispat yükünün» davacıya ait olduğu, davacı tarafından ibraz edilen veresiye fişlerindeki imzalarının davalının yetkilisi ya da çalışanına ait olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve katılma yoluyla da davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda mahkemece, «icra dairesinin yetkisine itiraz» ile ilgili olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmadığı gibi kabule göre de davalı vekili, takip ve dava konusu «fatura» içeriği malların alınmadığını savunduğundan davacının sözkonusu faturalardaki malları davalıya satıp, «teslim» ettiğini ispatlaması gerekir.
Tek başına «fatura» düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığının ve mal «tesliminin» kanıtı olamaz.
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiği ileri sürülerek buna ilişkin davalı ...'nin çalışanı olan kişiler tarafından imzalandığı iddia edilen «teslim» fişleri dosyaya «ibraz» edilmiştir.
Şayet yapılan araştırmada «teslim» fişlerini imzaladığı ileri sürülen kişilerin davalının çalışanı olduğu anlaşılırsa (bu arada teslim fişlerindeki imzaların davalı tarafından inkar edilmesi halinde, imzaların bu kişilere ait olup olmadığının «imza incelemesi» yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve şayet bu inceleme sonucunda imzaların davalının çalışanlarına ait olduğu tesbit edilirse) anılan belgeleri imzalamaya ve bu şekilde işlem yapmaya bu kişilerin yetkili olup olmadıklarının araştırılması ve tüm bunların ispat edilmesi halinde mahkemece, yapılan «hizmetin bedelinin» bilirkişi marifetiyle tesbit edilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Davacı da «taşıma sözleşmesinin» sözlü olarak yapıldığını ileri sürmüş olmasına göre, mahkemece, davacının dosyaya sunduğu «teslim» fişlerindeki imzaların kime ait olduğunu davacı tarafa açıklattırılarak, bu kişilerin davalı çalışanı olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şekil şartı · hizmet bedeli · imza incelemesi · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaŞayet yapılan araştırmada «teslim» fişlerini imzaladığı ileri sürülen kişilerin davalının çalışanı olduğu anlaşılırsa (bu arada teslim fişlerindeki imzaların davalı tarafından inkar edilmesi halinde, imzaların bu kişilere ait olup olmadığının «imza incelemesi» yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve şayet bu inceleme sonucunda imzaların davalının çalışanlarına ait olduğu tesbit edilirse) anılan belgeleri imzalamaya ve bu şekilde işlem yapmaya bu kişilerin yetkili olup olmadıklarının araştırılması ve tüm bunların ispat edilmesi halinde mahkemece, yapılan «hizmetin bedelinin» bilirkişi marifetiyle tesbit edilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Taşıma sözleşmesinin kurulması için bir «şekil şartı» mevcut değildir.
Davacı da «taşıma sözleşmesinin» sözlü olarak yapıldığını ileri sürmüş olmasına göre, mahkemece, davacının dosyaya sunduğu «teslim» fişlerindeki imzaların kime ait olduğunu davacı tarafa açıklattırılarak, bu kişilerin davalı çalışanı olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5545 E. , 2021/50 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 25.05.2018 tarih ve 2016/763- 2018/469 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, faturaya dayalı alacaklarının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya cevap vememiştir.
Mahkemece, davacının davalıya fatura karşılığı malzeme satışı yaptığı, bu satışı ticari defterlerine alacak olarak kaydettiği, borcun ödenmediği, davacının davalıdan 8.019,28 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 2015/29 esas ve 2015/5420 karar sayılı ve 14.04.2015 tarihli kararı ile; "Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, aleyhindeki icra takibine yönelik olarak hem borca hem de icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir. Yetkili icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davası şartlarından birisidir.
Somut olayda mahkemece, icra dairesinin yetkisine itiraz ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmadığı gibi kabule göre de davalı vekili, takip ve dava konusu fatura içeriği malların alınmadığını savunduğundan davacının sözkonusu faturalardaki malları davalıya satıp, teslim ettiğini ispatlaması gerekir. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığının ve mal tesliminin kanıtı olamaz. Ayrıca faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da teslimini kanıtlamaya yeterli değildir. Davacı, iddiasının delili olarak herbirinin altında teslim alan isim ve imzaları bulunan veresiye fişleri sunmuştur. Bu durumda mahkemece, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın yerinde görülmesi halinde, sözkonusu veresiye fişleri altındaki imzanın davalının yetkilisi ya da çalışanına ait olup olmadığı yönünden araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir." gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 73. maddesine göre para borçlarının alacaklının ikametgahında ifa edileceğinden icra dairesinin yetkili olduğu, davacı tarafından ibraz edilen veresiye fişlerini imzalayan ... ve ...’ın Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre 2008 Aralık ve 2009 Ocak arasında davalının çalışanı olmadığı, bilirkişi raporunda çeke ilişkin banka ekstresini ve davalı şirket vergi kaydının da incelenmesi suretiyle yeniden rapor düzenlenebileceğini belirtildiği, ancak çekle yapılan ödeme sonrasında bakiye alacak faturalandırıldığından ödemeye ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığı, diğer taraftan davacı, davalının vergi kaydı ve beyanlarına dayanmadığı, davalı tarafından da ticari defterlerinin ibraz edilmediği, fatura konusu malın teslimini ispat yükünün davacıya ait olduğu, davacı tarafından ibraz edilen veresiye fişlerindeki imzalarının davalının yetkilisi ya da çalışanına ait olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve katılma yoluyla da davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Ülkemiz koşullarında sigortasız işçi çalıştırılması yaygın olması nedeniyle veresiye fişlerinde imzaları olan şahısların davalı şirketin çalışanı olup olmadığı ilgili yerlerden ve zabıta marifetiyle araştırılarak ayrıca davalının kayıtlı olduğu vergi dairesinden BA formlarının istenerek toplanacak tüm deliller doğrultusunda karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 18.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/647551700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz