Markanın Kullanmama Nedeniyle İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2073 E. 2023/5689 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konusuz kalma↗ yenileme dilekçesi↗ tamamlanabilir dava şartı↗ vekalet ücreti takdiri↗ maktu vekalet ücreti↗ dava şartı yokluğu↗ yenileme↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ usulden reddi↗ hukuki yarar↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ kusur↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davanın açıldığı tarih itibarıyla dava konusu markanın yenilenmemesi nedeni ile davalı adına hüküm teşkil etmediği kurum kayıtlarından görülmüş ise de belirtilen kayıtlara müddet bilgisinin işlenmediği, güncel kayıtlara güvenilerek davanın açıldığı, davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği, kurum kayıtlarının güncellenmemesine bağlı olarak davanın açıldığına kanaat getirildiğinden, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına ve taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunun dava sırasında ortadan kalkmadığını, başından itibaren davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin 1 nci fıkrasına göre tescilli markanın koruma süresinin başvuru tarihinden itibaren on yıl olduğu, ikinci fıkrası uyarınca da 10 yıldan sonraki 6 ay içerisinde yenilemenin yapılmaması halinde markanın kendiliğinden hükümsüz hale geleceği, kurum siciline bakıldığında, 23.04.2010 yenileme tarihli markanın koruma süresinin 23.04.2020 tarihinde dolduğunun ve yenilememiş olduğunun aleni bir şekilde görüldüğünü, davanın açıldığı tarihte markanın hukuken hükümsüz olduğunun sicil kayıtları ile sabit olduğunu, ayrıca bir bildirimin yapılmasının gerekli olmadığını, dolayısıyla hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, anılan kanunun uygulanmasına dair yönetmeliğin 67 nci maddesinde tescil dışında sicile kaydedilecek diğer işlemlerin belirtildiğini, bunların yenileme, hataların düzeltilmesi, lisans ve tescilden doğan haktan vazgeçme işlemleri olduğunu, bu itibarla müddet işleminin sicile kaydedilmesinin zorunlu işlemlerden olmadığını, kaldı ki, konusuz kalma halinde dahi haklılık durumuna göre vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına 2010/33765 tescil numarası ile kayıtlı markanın başvuru tarihinin 22.05.2010 olduğu, 10 yıllık koruma süresinin 22.05.2020 günü dolduğu, ancak markanın yenilendiğine dair dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, eldeki davanın ise koruma süresi dolduktan sonra 02.06.2021 tarihinde açıldığı, o halde davanın açıldığı tarih itibari ile hükümsüzlüğü talep edilebilecek bir marka bulunmadığı, marka koruma süresinin sona erdiği hususunun basit bir araştırma ile öğrenilebilecek nitelikte olduğu, ayrıca Sınai Mülkiyet Kanunu'nun Uygulanmasına dair Yönetmelik hükümleri uyarınca müddet bilgisinin, sicile kaydedilecek işlemlerden olmadığı, bu itibarla davacının dava tarihi itibarıyla dava açmakta hukuki yararının bulunmasının dava şartı olduğu, dava açılırken bu şartın mevcut olması gerektiği, sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşıldığından, davanın usulden reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gözetilerek istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması sonucunda davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine ve davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kurum kayıtları esas alınarak açıldığını, kurumun sitesinde yer alan marka bölümünde müddet bilgisinin işlenmediğini, bu güncellemelerin marka sahibinin bildirimi üzerine yapıldığını, aynı şekilde yenileme taleplerinin de süresinde sisteme işlenmediğini, dolayısıyla süresi dolan marka için yenileme dilekçesi verilip verilmediği, ücretin yatırılıp yatırılmadığı, ilgili kurum tarafından talebin kabul edilip edilmediğinin bilinmesinin mümkün olmadığını, davalının devam eden hükümsüzlük davasına rağmen kuruma bildirimde bulunmadığını, bu itibarla kusuru bulunmayan müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava tarihinde yenilenmemiş olan marka nedeni ile hükümsüzlük istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2294 E. 2023/6313 K.
Ortak:yenileme dilekçesi · dava şartı yokluğu · yenileme · kaldırma ve yeniden hüküm · hukuki yarar · dava sebebi · karar verilmesine yer olmadığına · dava şartı
İncelediğiniz kararda… davalı adına 2010/33765 tescil numarası ile kayıtlı markanın başvuru tarihinin 22.05.2010 olduğu, 10 yıllık koruma süresinin 22.05.2020 günü dolduğu, ancak markanın «yenilendiğine» dair dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, eldeki davanın ise koruma süresi dolduktan sonra 02.06.2021 tarihinde açıldığı, o halde davanın açıldığı tarih itibari ile hükümsüzlüğü talep edilebilecek bir marka bulunmadığı, marka koruma süresinin sona erdiği hususunun basit bir araştırma ile öğrenilebilecek nitelikte olduğu, ayrıca Sınai Mülkiyet Kanunu'nun Uygulanmasına dair Yönetmelik hükümleri uyarınca müddet bilgisinin, sicile kaydedilecek işlemlerden olmadığı, bu itibarla davacının dava tarihi itibarıyla dava açmakta «hukuki yararının» bulunmasının dava şartı olduğu, dava açılırken bu şartın mevcut olması gerektiği, sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşıldığından, davanın «usulden reddi» gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gözetilerek istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması sonucunda davanın dava «şartı yokluğu» «sebebi» ile usulden reddine ve davalı lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunun dava sırasında ortadan kalkmadığını, başından itibaren davacının davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin 1 nci fıkrasına göre tescilli markanın koruma süresinin başvuru tarihinden itibaren on yıl olduğu, ikinci fıkrası uyarınca da 10 yıldan sonraki 6 ay içerisinde «yenilemenin» yapılmaması halinde markanın kendiliğinden hükümsüz hale geleceği, kurum siciline bakıldığında, 23.04.2010 yenileme tarihli markanın koruma süresinin 23.04.2020 tarihinde dolduğunun ve yenilememiş olduğunun aleni bir şekilde görüldüğünü, davanın açıldığı tarihte markanın hukuken hükümsüz olduğunun sicil kayıtları ile sabit olduğunu, ayrıca bir bildirimin yapılmasının gerekli olmadığını, dolayısıyla hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, anılan kanunun uygulanmasına dair yönetmeliğin 67 nci maddesinde tescil dışında sicile kaydedilecek diğer işlemlerin belirtildiğini, bunların yenileme, hataların düzeltilmesi, lisans ve tescilden doğan haktan vazgeçme işlemleri olduğunu, bu itibarla müddet işleminin sicile kaydedilmesinin zorunlu işlemlerden olmadığını, kaldı ki, «konusuz kalma» halinde dahi haklılık durumuna göre «vekalet ücretine» hükmedilmesinin gerektiğini belirterek mahkeme kararının «kaldırılarak yeniden» hüküm kurulmasını istemiştir.
… K DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davanın açıldığı tarih itibarıyla dava konusu markanın «yenilenmemesi» nedeni ile davalı adına hüküm teşkil etmediği kurum kayıtlarından görülmüş ise de belirtilen kayıtlara müddet bilgisinin işlenmediği, güncel kayıtlara güvenilerek davanın açıldığı, davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği, kurum kayıtlarının güncellenmemesine bağlı olarak davanın açıldığına kanaat getirildiğinden, konusuz kalan davada karar «verilmesine yer olmadığına» ve taraflar lehine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… /26906 tescil numarasıyla kayıtlı ''mielox'' markasının başvuru tarihinin 23.04.2010 olduğu, 10 yıllık koruma süresinin 23.04.2020 tarihinde dolduğu, ancak markanın «yenilendiğine» dair dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, eldeki davanın ise koruma süresi dolduktan sonra 02.06.2021 tarihinde açıldığı, davanın açıldığı tarih itibariyle hükümsüzlüğü talep edilebilecek bir marka bulunmadığından ve marka koruma süresinin sona erdiği hususu basit bir araştırmayla öğrenilebilecek nitelikte olduğundan davacının dava tarihi itibariyle dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle ile davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın dava «şartı yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın, dava açıldıktan sonra konusuz kalmadığını, davanın baştan itibaren konusuz olduğunu, davacının konusu olmayan bir davayı açmakta «hukuki yararı» olmadığını, dava konusu markanın dava tarihinden önce hükümsüz hale geldiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın dava «şartı yokluğu» «sebebi» ile reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın açıldığı tarih itibari ile dava konusu markanın «yenilenmediğinden» davalı adına hüküm teşkil etmediği, Türk Patent Marka Kurumu (Türk Patent) kayıtlarından bu hususun görülebildiği, ancak Türk Patent kayıtlarında müddet bilgisinin işlenmediği, güncel kayıtlara güvenilerek davanın açıldığı, davalının da davanın açılmasına bu nedenle sebebiyet vermediği, kurum kayıtlarının güncellenmemesi nedenine bağlı işbu davanın açıldığı gerekçesi ile «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına, taraflara vekâlet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, «davanın konusuz kalması» nedeniyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusuz kalması · yargılama gideri
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın açıldığı tarih itibari ile dava konusu markanın «yenilenmediğinden» davalı adına hüküm teşkil etmediği, Türk Patent Marka Kurumu (Türk Patent) kayıtlarından bu hususun görülebildiği, ancak Türk Patent kayıtlarında müddet bilgisinin işlenmediği, güncel kayıtlara güvenilerek davanın açıldığı, davalının da davanın açılmasına bu nedenle sebebiyet vermediği, kurum kayıtlarının güncellenmemesi nedenine bağlı işbu davanın açıldığı gerekçesi ile «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına, taraflara vekâlet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, «davanın konusuz kalması» nedeniyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2079 E. 2023/6116 K.
Ortak:yenileme dilekçesi · dava şartı yokluğu · yenileme · kaldırma ve yeniden hüküm · hukuki yarar · dava sebebi · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · dava şartı
İncelediğiniz kararda… davalı adına 2010/33765 tescil numarası ile kayıtlı markanın başvuru tarihinin 22.05.2010 olduğu, 10 yıllık koruma süresinin 22.05.2020 günü dolduğu, ancak markanın «yenilendiğine» dair dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, eldeki davanın ise koruma süresi dolduktan sonra 02.06.2021 tarihinde açıldığı, o halde davanın açıldığı tarih itibari ile hükümsüzlüğü talep edilebilecek bir marka bulunmadığı, marka koruma süresinin sona erdiği hususunun basit bir araştırma ile öğrenilebilecek nitelikte olduğu, ayrıca Sınai Mülkiyet Kanunu'nun Uygulanmasına dair Yönetmelik hükümleri uyarınca müddet bilgisinin, sicile kaydedilecek işlemlerden olmadığı, bu itibarla davacının dava tarihi itibarıyla dava açmakta «hukuki yararının» bulunmasının dava şartı olduğu, dava açılırken bu şartın mevcut olması gerektiği, sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşıldığından, davanın «usulden reddi» gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gözetilerek istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması sonucunda davanın dava «şartı yokluğu» «sebebi» ile usulden reddine ve davalı lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunun dava sırasında ortadan kalkmadığını, başından itibaren davacının davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin 1 nci fıkrasına göre tescilli markanın koruma süresinin başvuru tarihinden itibaren on yıl olduğu, ikinci fıkrası uyarınca da 10 yıldan sonraki 6 ay içerisinde «yenilemenin» yapılmaması halinde markanın kendiliğinden hükümsüz hale geleceği, kurum siciline bakıldığında, 23.04.2010 yenileme tarihli markanın koruma süresinin 23.04.2020 tarihinde dolduğunun ve yenilememiş olduğunun aleni bir şekilde görüldüğünü, davanın açıldığı tarihte markanın hukuken hükümsüz olduğunun sicil kayıtları ile sabit olduğunu, ayrıca bir bildirimin yapılmasının gerekli olmadığını, dolayısıyla hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, anılan kanunun uygulanmasına dair yönetmeliğin 67 nci maddesinde tescil dışında sicile kaydedilecek diğer işlemlerin belirtildiğini, bunların yenileme, hataların düzeltilmesi, lisans ve tescilden doğan haktan vazgeçme işlemleri olduğunu, bu itibarla müddet işleminin sicile kaydedilmesinin zorunlu işlemlerden olmadığını, kaldı ki, «konusuz kalma» halinde dahi haklılık durumuna göre «vekalet ücretine» hükmedilmesinin gerektiğini belirterek mahkeme kararının «kaldırılarak yeniden» hüküm kurulmasını istemiştir.
… K DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davanın açıldığı tarih itibarıyla dava konusu markanın «yenilenmemesi» nedeni ile davalı adına hüküm teşkil etmediği kurum kayıtlarından görülmüş ise de belirtilen kayıtlara müddet bilgisinin işlenmediği, güncel kayıtlara güvenilerek davanın açıldığı, davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği, kurum kayıtlarının güncellenmemesine bağlı olarak davanın açıldığına kanaat getirildiğinden, konusuz kalan davada karar «verilmesine yer olmadığına» ve taraflar lehine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… /26906 tescil numarasıyla kayıtlı ''mielox'' markasının başvuru tarihinin 23.04.2010 olduğu, 10 yıllık koruma süresinin 23.04.2020 tarihinde dolduğu, ancak markanın «yenilendiğine» dair dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, eldeki davanın ise koruma süresi dolduktan sonra 02.06.2021 tarihinde açıldığı, davacının dava açmakta «hukuki yararının» olmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın dava «şartı yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın açıldığı tarih itibari ile dava konusu markanın «yenilenmediğinden» davalı adına hüküm teşkil etmediği, Türk Patent Marka Kurumu (Türk Patent) kayıtlarından bu hususun görülebildiği, ancak Türk Patent kayıtlarında müddet bilgisinin işlenmediği, güncel kayıtlara güvenilerek davanın açıldığı, davalının da davanın açılmasına bu nedenle sebebiyet vermediği, kurum kayıtlarının güncellenmemesi nedeni bağlı işbu davanın açıldığı gerekçesi ile «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına, taraflara «vekalet ücreti» hükmedilmesine yer olmadığına, «davanın konusuz kalması» nedeniyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın, dava açıldıktan sonra konusuz kalmadığını, davanın baştan itibaren konusuz olduğunu, davacının konusu olmayan bir davayı açmakta «hukuki yararı» olmadığını, dava konusu markanın dava tarihinden önce hükümsüz hale geldiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın dava «şartı yokluğu» «sebebi» ile reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusuz kalması · yargılama gideri
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın açıldığı tarih itibari ile dava konusu markanın «yenilenmediğinden» davalı adına hüküm teşkil etmediği, Türk Patent Marka Kurumu (Türk Patent) kayıtlarından bu hususun görülebildiği, ancak Türk Patent kayıtlarında müddet bilgisinin işlenmediği, güncel kayıtlara güvenilerek davanın açıldığı, davalının da davanın açılmasına bu nedenle sebebiyet vermediği, kurum kayıtlarının güncellenmemesi nedeni bağlı işbu davanın açıldığı gerekçesi ile «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına, taraflara «vekalet ücreti» hükmedilmesine yer olmadığına, «davanın konusuz kalması» nedeniyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Marka iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2955 E. 2023/7403 K.
Ortak:dava şartı yokluğu · yenileme · kaldırma ve yeniden hüküm · usulden reddi · hukuki yarar · kusur · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · dava şartı
İncelediğiniz kararda… davalı adına 2010/33765 tescil numarası ile kayıtlı markanın başvuru tarihinin 22.05.2010 olduğu, 10 yıllık koruma süresinin 22.05.2020 günü dolduğu, ancak markanın «yenilendiğine» dair dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, eldeki davanın ise koruma süresi dolduktan sonra 02.06.2021 tarihinde açıldığı, o halde davanın açıldığı tarih itibari ile hükümsüzlüğü talep edilebilecek bir marka bulunmadığı, marka koruma süresinin sona erdiği hususunun basit bir araştırma ile öğrenilebilecek nitelikte olduğu, ayrıca Sınai Mülkiyet Kanunu'nun Uygulanmasına dair Yönetmelik hükümleri uyarınca müddet bilgisinin, sicile kaydedilecek işlemlerden olmadığı, bu itibarla davacının dava tarihi itibarıyla dava açmakta «hukuki yararının» bulunmasının dava şartı olduğu, dava açılırken bu şartın mevcut olması gerektiği, sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşıldığından, davanın «usulden reddi» gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gözetilerek istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması sonucunda davanın dava «şartı yokluğu» «sebebi» ile usulden reddine ve davalı lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunun dava sırasında ortadan kalkmadığını, başından itibaren davacının davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin 1 nci fıkrasına göre tescilli markanın koruma süresinin başvuru tarihinden itibaren on yıl olduğu, ikinci fıkrası uyarınca da 10 yıldan sonraki 6 ay içerisinde «yenilemenin» yapılmaması halinde markanın kendiliğinden hükümsüz hale geleceği, kurum siciline bakıldığında, 23.04.2010 yenileme tarihli markanın koruma süresinin 23.04.2020 tarihinde dolduğunun ve yenilememiş olduğunun aleni bir şekilde görüldüğünü, davanın açıldığı tarihte markanın hukuken hükümsüz olduğunun sicil kayıtları ile sabit olduğunu, ayrıca bir bildirimin yapılmasının gerekli olmadığını, dolayısıyla hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, anılan kanunun uygulanmasına dair yönetmeliğin 67 nci maddesinde tescil dışında sicile kaydedilecek diğer işlemlerin belirtildiğini, bunların yenileme, hataların düzeltilmesi, lisans ve tescilden doğan haktan vazgeçme işlemleri olduğunu, bu itibarla müddet işleminin sicile kaydedilmesinin zorunlu işlemlerden olmadığını, kaldı ki, «konusuz kalma» halinde dahi haklılık durumuna göre «vekalet ücretine» hükmedilmesinin gerektiğini belirterek mahkeme kararının «kaldırılarak yeniden» hüküm kurulmasını istemiştir.
… K DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davanın açıldığı tarih itibarıyla dava konusu markanın «yenilenmemesi» nedeni ile davalı adına hüküm teşkil etmediği kurum kayıtlarından görülmüş ise de belirtilen kayıtlara müddet bilgisinin işlenmediği, güncel kayıtlara güvenilerek davanın açıldığı, davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği, kurum kayıtlarının güncellenmemesine bağlı olarak davanın açıldığına kanaat getirildiğinden, konusuz kalan davada karar «verilmesine yer olmadığına» ve taraflar lehine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… a 2010/26900 tescil numarasıyla kayıtlı ''miloks'' markasının başvuru tarihinin 23.04.2010 olduğu, 10 yıllık koruma süresinin 23.04.2020 tarihinde dolduğu, markanın «yenilendiğine» dair dosyaya bir delil yansımadığı, davanın koruma süresi dolduktan sonra açıldığı, davanın açıldığı tarih itibariyle hükümsüzlüğü talep edilebilecek bir marka bulunmadığı, marka koruma süresinin sona erdiği hususunun basit bir araştırmayla öğrenilebileceği, ayrıca Sınai Mülkiyet Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümleri uyarınca, sicile kaydedilecek işlemlerden olmadığından davacının dava tarihi itibarıyla dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı, hukuki yararın dava şartları arasında yer aldığı, bu şartın sonradan tamamlanamayacağı, davanın, dava «şartı yokluğu» sebebiyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken davanın konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığı» kararı verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının dava açmakt …
… i Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın TÜRKPATENT kayıtları esas alınarak açıldığını, kayıtlara müddet bilgisinin girmediğini, marka sahiplerinin varsa «yenileme» taleplerinin de işlenmediğini, hükümsüzlük davasında davalının dava konusu markanın yenilenmediğine dair bilgi vermediğini, davalının «kusuru» ile bu davanın açılmasına sebep olduğunu, TÜRKPATENT’in tedbir kararını dahi uyguladığını, kusuru bulunmayan müvekkili aleyhine «vekalet ücretine» hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın «usulden reddine» kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · geçersizlik
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 2010/26900 sayılı marka için 23.04.2010 tarihinde başvuru yapıldığını, markaların 10 yıl boyunca korunduğunu, 23.04.2020 tarihinde «yenileme» işlemi dosyalanmadığından hukuken «geçersiz» bir marka olduğunu, tescilsiz bir markanın iptalinin istenemeyeceğini, davacının «hukuki yararının» bulunmadığını, kullanmama nedeniyle iptal şartlarının da oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davanın açıldığı tarih itibari ile dava konusu marka «yenilenmediğinden» davalı adına hüküm teşkil etmediği Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) kayıtlarından görülmüş ise de TÜRKPATENT kayıtlarında müddet bilgisinin işlenmediği, güncel kayıtlara güvenilerek davanın açıldığı, davalının da davanın açılmasına bu nedenle sebebiyet vermediği, kurum kayıtlarının güncellenmemesi nedenine bağlı işbu davanın açıldığına kanaat getirilmekle «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına, taraflara vekâlet ücreti hükmedilmesine yer olmadığı görüşüne varıldığı, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», taraflar yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
… tibaren konusuz olduğunu, markaların 10 yıl korunduğunu, TÜRKPATENT’in siciline bakıldığında dava konusu markanın koruma süresinde 23.04.2010 tarihinin yazıldığını, «yenilenmediğinin» de aleni şekilde görüldüğünü, bir bildirimin gerekmediğini, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre «yargılama giderlerine» hükmedileceğini, müvekkili lehine «vekalet ücreti» taktiri gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3031 E. 2023/6710 K.
Ortak:vekalet ücreti takdiri · dava şartı yokluğu · yenileme · usulden reddi · hukuki yarar · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · dava şartı
İncelediğiniz kararda… davalı adına 2010/33765 tescil numarası ile kayıtlı markanın başvuru tarihinin 22.05.2010 olduğu, 10 yıllık koruma süresinin 22.05.2020 günü dolduğu, ancak markanın «yenilendiğine» dair dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, eldeki davanın ise koruma süresi dolduktan sonra 02.06.2021 tarihinde açıldığı, o halde davanın açıldığı tarih itibari ile hükümsüzlüğü talep edilebilecek bir marka bulunmadığı, marka koruma süresinin sona erdiği hususunun basit bir araştırma ile öğrenilebilecek nitelikte olduğu, ayrıca Sınai Mülkiyet Kanunu'nun Uygulanmasına dair Yönetmelik hükümleri uyarınca müddet bilgisinin, sicile kaydedilecek işlemlerden olmadığı, bu itibarla davacının dava tarihi itibarıyla dava açmakta «hukuki yararının» bulunmasının dava şartı olduğu, dava açılırken bu şartın mevcut olması gerektiği, sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşıldığından, davanın «usulden reddi» gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gözetilerek istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması sonucunda davanın dava «şartı yokluğu» «sebebi» ile usulden reddine ve davalı lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesine karar verilmiştir.
… K DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davanın açıldığı tarih itibarıyla dava konusu markanın «yenilenmemesi» nedeni ile davalı adına hüküm teşkil etmediği kurum kayıtlarından görülmüş ise de belirtilen kayıtlara müddet bilgisinin işlenmediği, güncel kayıtlara güvenilerek davanın açıldığı, davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği, kurum kayıtlarının güncellenmemesine bağlı olarak davanın açıldığına kanaat getirildiğinden, konusuz kalan davada karar «verilmesine yer olmadığına» ve taraflar lehine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunun dava sırasında ortadan kalkmadığını, başından itibaren davacının davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin 1 nci fıkrasına göre tescilli markanın koruma süresinin başvuru tarihinden itibaren on yıl olduğu, ikinci fıkrası uyarınca da 10 yıldan sonraki 6 ay içerisinde «yenilemenin» yapılmaması halinde markanın kendiliğinden hükümsüz hale geleceği, kurum siciline bakıldığında, 23.04.2010 yenileme tarihli markanın koruma süresinin 23.04.2020 tarihinde dolduğunun ve yenilememiş olduğunun aleni bir şekilde görüldüğünü, davanın açıldığı tarihte markanın hukuken hükümsüz olduğunun sicil kayıtları ile sabit olduğunu, ayrıca bir bildirimin yapılmasının gerekli olmadığını, dolayısıyla hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, anılan kanunun uygulanmasına dair yönetmeliğin 67 nci maddesinde tescil dışında sicile kaydedilecek diğer işlemlerin belirtildiğini, bunların yenileme, hataların düzeltilmesi, lisans ve tescilden doğan haktan vazgeçme işlemleri olduğunu, bu itibarla müddet işleminin sicile kaydedilmesinin zorunlu işlemlerden olmadığını, kaldı ki, «konusuz kalma» halinde dahi haklılık durumuna göre «vekalet ücretine» hükmedilmesinin gerektiğini belirterek mahkeme kararının «kaldırılarak yeniden» hüküm kurulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… arih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya kazandırılan Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) kayıtlarından, davaya konu markanın, davanın açıldığı tarih itibari ile «yenilenmediğinden» müddet hale geldiğinin anlaşıldığı ancak TPMK kayıtlarında müddet bilgisinin işlenmediği, davacının, kurum kayıtlarına güvenerek ve kayıtların güncellenmemesi sebebiyle iş bu davayı açtığı, belirtilen sebeple davalının da davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına ve taraflar yararına «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davanın 02.06.2021 tarihinde açıldığı, TPMK'dan «dosyaya gönderilen» sicil «kaydına» göre, dava konusu 2010/33767 tescil numaralı "MLOX" markasının koruma süresinin 22.05.2010 tarihinden itibaren on yıl olarak bildirildiği, buna göre 10 yıllık koruma süresinin 22.05.2020 tarihinde sona erdiği ve herhangi bir «yenileme» işleminin yapılmadığının görüldüğü, yine koruma süresinin bitiminden sonraki 6 ayda da bir yenileme işleminin yapılmadığının TPMK kayıtlarından anlaşılabileceği, dava tarihinde bu ek 6 aylık sürenin de geçtiği ve dava konusu markanın hükümsüz hale gelmiş olduğu, bu hale göre, davacının bu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
… dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın, dava açıldıktan sonra konusuz kalmadığını, davanın baştan itibaren konusuz olup davacının konusu olmayan bir davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını, dava konusu markanın dava tarihinde önce hükümsüz hale geldiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasında, tescilli markanın koruma süresinin başvuru tarihinden itibaren on yıl olduğunun, aynı Yasa hükmünün ikinci fıkrasında ise, 10 yıldan sonraki 6 ay içinde «yenilenmeyen» markanın kendiliğinden hükümsüz hale geleceğinin düzenleme altına alındığını, davanın açıldığı Haziran 2021 tarihinde Kurum siciline bakıldığında markanın koruma süresinde 22.05.2010 tarihi yazılı olduğunu, 10 yıllık korumasının 22.05.2020 tarihinde sona ermiş olduğunu, yenilenmemiş olduğunun aleni olarak görüldüğünü, yenilenen markanın koruma tarihinde 22.05.2020 tarihi yazılı olacağından davanın açıldığı tarihte markanın hukuken hükümsüz olduğunun sicil kayıtları ile sabit olduğunu, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 67 inci maddesinde, sicile kaydedilmesi gereken işlemlerinin sınırlı sayıda belirtildiğini, müddetlik olgusunun bu işlemler arasında yer almadığını, Mahkemece, müvekkili lehine «vekalet ücretine» hükmedilmemesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın gönderilmesi · yargılama gideri · geçersizlik · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davanın 02.06.2021 tarihinde açıldığı, TPMK'dan «dosyaya gönderilen» sicil «kaydına» göre, dava konusu 2010/33767 tescil numaralı "MLOX" markasının koruma süresinin 22.05.2010 tarihinden itibaren on yıl olarak bildirildiği, buna göre 10 yıllık koruma süresinin 22.05.2020 tarihinde sona erdiği ve herhangi bir «yenileme» işleminin yapılmadığının görüldüğü, yine koruma süresinin bitiminden sonraki 6 ayda da bir yenileme işleminin yapılmadığının TPMK kayıtlarından anlaşılabileceği, dava tarihinde bu ek 6 aylık sürenin de geçtiği ve dava konusu markanın hükümsüz hale gelmiş olduğu, bu hale göre, davacının bu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu markanın davanın açılmasından önce 22.05.2020 tarihinde «yenilenmeyerek» müddet durumuna düştüğünü, davacının «geçersiz» bir markanın iptali için dava açmakta «hukuki yararı» bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… arih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya kazandırılan Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) kayıtlarından, davaya konu markanın, davanın açıldığı tarih itibari ile «yenilenmediğinden» müddet hale geldiğinin anlaşıldığı ancak TPMK kayıtlarında müddet bilgisinin işlenmediği, davacının, kurum kayıtlarına güvenerek ve kayıtların güncellenmemesi sebebiyle iş bu davayı açtığı, belirtilen sebeple davalının da davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına ve taraflar yararına «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2072 E. 2023/5979 K.
Ortak:konusuz kalma · dava şartı yokluğu · yenileme · usulden reddi · hukuki yarar · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · dava şartı
İncelediğiniz kararda… davalı adına 2010/33765 tescil numarası ile kayıtlı markanın başvuru tarihinin 22.05.2010 olduğu, 10 yıllık koruma süresinin 22.05.2020 günü dolduğu, ancak markanın «yenilendiğine» dair dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, eldeki davanın ise koruma süresi dolduktan sonra 02.06.2021 tarihinde açıldığı, o halde davanın açıldığı tarih itibari ile hükümsüzlüğü talep edilebilecek bir marka bulunmadığı, marka koruma süresinin sona erdiği hususunun basit bir araştırma ile öğrenilebilecek nitelikte olduğu, ayrıca Sınai Mülkiyet Kanunu'nun Uygulanmasına dair Yönetmelik hükümleri uyarınca müddet bilgisinin, sicile kaydedilecek işlemlerden olmadığı, bu itibarla davacının dava tarihi itibarıyla dava açmakta «hukuki yararının» bulunmasının dava şartı olduğu, dava açılırken bu şartın mevcut olması gerektiği, sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşıldığından, davanın «usulden reddi» gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gözetilerek istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması sonucunda davanın dava «şartı yokluğu» «sebebi» ile usulden reddine ve davalı lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunun dava sırasında ortadan kalkmadığını, başından itibaren davacının davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin 1 nci fıkrasına göre tescilli markanın koruma süresinin başvuru tarihinden itibaren on yıl olduğu, ikinci fıkrası uyarınca da 10 yıldan sonraki 6 ay içerisinde «yenilemenin» yapılmaması halinde markanın kendiliğinden hükümsüz hale geleceği, kurum siciline bakıldığında, 23.04.2010 yenileme tarihli markanın koruma süresinin 23.04.2020 tarihinde dolduğunun ve yenilememiş olduğunun aleni bir şekilde görüldüğünü, davanın açıldığı tarihte markanın hukuken hükümsüz olduğunun sicil kayıtları ile sabit olduğunu, ayrıca bir bildirimin yapılmasının gerekli olmadığını, dolayısıyla hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, anılan kanunun uygulanmasına dair yönetmeliğin 67 nci maddesinde tescil dışında sicile kaydedilecek diğer işlemlerin belirtildiğini, bunların yenileme, hataların düzeltilmesi, lisans ve tescilden doğan haktan vazgeçme işlemleri olduğunu, bu itibarla müddet işleminin sicile kaydedilmesinin zorunlu işlemlerden olmadığını, kaldı ki, «konusuz kalma» halinde dahi haklılık durumuna göre «vekalet ücretine» hükmedilmesinin gerektiğini belirterek mahkeme kararının «kaldırılarak yeniden» hüküm kurulmasını istemiştir.
… K DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davanın açıldığı tarih itibarıyla dava konusu markanın «yenilenmemesi» nedeni ile davalı adına hüküm teşkil etmediği kurum kayıtlarından görülmüş ise de belirtilen kayıtlara müddet bilgisinin işlenmediği, güncel kayıtlara güvenilerek davanın açıldığı, davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği, kurum kayıtlarının güncellenmemesine bağlı olarak davanın açıldığına kanaat getirildiğinden, konusuz kalan davada karar «verilmesine yer olmadığına» ve taraflar lehine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ekçesinde özetle; huzurdaki davanın dava açıldıktan sonra konusuz kalmadığını, davanın baştan itibaren konusuz olduğunu, davacının konusu olmayan bir davayı açmakta «hukuki yararı» olmadığını, müddet işleminin sicile kaydedilmesi zorunlu işlemlerden olmadığını, "«konusuz kalma» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığı»" kararı verilmesi halinde hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerine» hükmetmesi gerektiğini, davacının haksız olması nedeniyle lehine «vekalet ücreti» verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
… ılı Sınai Mülkiyet Kanununun uygulanmasına dair yönetmelik uyarınca sicile kaydedilecek işlemlerden olmaması nedeniyle davacının dava tarihi itibariyle dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmasının dava şartı olduğu, işbu dava şartının dava açılırken mevcut olması gerektiği, sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kaldırılmasına, davanın, dava «şartı yokluğu» sebebiyle «usulden reddine», Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi göre takdir edilen 7.375,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihinde dava konusu markanın «yenilenmemiş» olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar «verilmesine yer olmadığına», davacı ve davalı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri
Benzer bu kararda… ekçesinde özetle; huzurdaki davanın dava açıldıktan sonra konusuz kalmadığını, davanın baştan itibaren konusuz olduğunu, davacının konusu olmayan bir davayı açmakta «hukuki yararı» olmadığını, müddet işleminin sicile kaydedilmesi zorunlu işlemlerden olmadığını, "«konusuz kalma» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığı»" kararı verilmesi halinde hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerine» hükmetmesi gerektiğini, davacının haksız olması nedeniyle lehine «vekalet ücreti» verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
-
Hükümsüzlük | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1945 E. 2023/5798 K.
Ortak:vekalet ücreti takdiri · yenileme · usulden reddi · hukuki yarar · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · dava şartı
İncelediğiniz kararda… K DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davanın açıldığı tarih itibarıyla dava konusu markanın «yenilenmemesi» nedeni ile davalı adına hüküm teşkil etmediği kurum kayıtlarından görülmüş ise de belirtilen kayıtlara müddet bilgisinin işlenmediği, güncel kayıtlara güvenilerek davanın açıldığı, davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği, kurum kayıtlarının güncellenmemesine bağlı olarak davanın açıldığına kanaat getirildiğinden, konusuz kalan davada karar «verilmesine yer olmadığına» ve taraflar lehine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
… davalı adına 2010/33765 tescil numarası ile kayıtlı markanın başvuru tarihinin 22.05.2010 olduğu, 10 yıllık koruma süresinin 22.05.2020 günü dolduğu, ancak markanın «yenilendiğine» dair dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, eldeki davanın ise koruma süresi dolduktan sonra 02.06.2021 tarihinde açıldığı, o halde davanın açıldığı tarih itibari ile hükümsüzlüğü talep edilebilecek bir marka bulunmadığı, marka koruma süresinin sona erdiği hususunun basit bir araştırma ile öğrenilebilecek nitelikte olduğu, ayrıca Sınai Mülkiyet Kanunu'nun Uygulanmasına dair Yönetmelik hükümleri uyarınca müddet bilgisinin, sicile kaydedilecek işlemlerden olmadığı, bu itibarla davacının dava tarihi itibarıyla dava açmakta «hukuki yararının» bulunmasının dava şartı olduğu, dava açılırken bu şartın mevcut olması gerektiği, sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşıldığından, davanın «usulden reddi» gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gözetilerek istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması sonucunda davanın dava «şartı yokluğu» «sebebi» ile usulden reddine ve davalı lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunun dava sırasında ortadan kalkmadığını, başından itibaren davacının davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin 1 nci fıkrasına göre tescilli markanın koruma süresinin başvuru tarihinden itibaren on yıl olduğu, ikinci fıkrası uyarınca da 10 yıldan sonraki 6 ay içerisinde «yenilemenin» yapılmaması halinde markanın kendiliğinden hükümsüz hale geleceği, kurum siciline bakıldığında, 23.04.2010 yenileme tarihli markanın koruma süresinin 23.04.2020 tarihinde dolduğunun ve yenilememiş olduğunun aleni bir şekilde görüldüğünü, davanın açıldığı tarihte markanın hukuken hükümsüz olduğunun sicil kayıtları ile sabit olduğunu, ayrıca bir bildirimin yapılmasının gerekli olmadığını, dolayısıyla hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, anılan kanunun uygulanmasına dair yönetmeliğin 67 nci maddesinde tescil dışında sicile kaydedilecek diğer işlemlerin belirtildiğini, bunların yenileme, hataların düzeltilmesi, lisans ve tescilden doğan haktan vazgeçme işlemleri olduğunu, bu itibarla müddet işleminin sicile kaydedilmesinin zorunlu işlemlerden olmadığını, kaldı ki, «konusuz kalma» halinde dahi haklılık durumuna göre «vekalet ücretine» hükmedilmesinin gerektiğini belirterek mahkeme kararının «kaldırılarak yeniden» hüküm kurulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… ziran 2021 tarihinde kurum siciline bakıldığında markanın koruma süresinin 23.04.2010 olarak yazıldığını, 10 yıllık koruma süresinin 23.04.2020 tarihinde dolduğunu, «yenilenmemiş» olduğunun açıkça görüldüğünü, dava açıldığı tarihte markanın hukuken hükümsüz olduğunun sicil kayıtlarından anlaşıldığını, «hukuki yararın» dava şartı olduğunu, bu nedenle dava şartı yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, mahkeme kararı hukuka uygun kabul edilecek olursa hükmün düzeltilerek taraflarına «vekalet ücreti takdirine» karar verilmesini istemiştir.
… numaralı MİELOKS markasının, 23.04.2010 başvuru tarihli olduğu, markanın on yıllık koruma süresinin 23.04.2020 tarihinde dolduğu, koruma süresinin dolmasından önce «yenileme» talebinde bulunulmadığı gibi, altı aylık ek süre içerisinde de yenileme talebinde bulunulmadığının anlaşıldığı, davanın altı aylık ek yenileme süresinin dolduğu 23.10.2020 tarihinden sonra 02.06.2021 tarihinde açıldığı ve dava dilekçesi ekinde sunulan çevrimiçi kayıttan da yenilenmediği anlaşılan markanın hükümsüzlüğünü istemekte davacının «hukuki yararı» bulunmadığından, mahkemece davanın hukuki yarar yokluğundan «usulden reddine» karar verilerek hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 7/2 maddesi gereğince «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, …
… DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davanın açıldığı tarih itibari ile dava konusu markanın «yenilenmediğinden» davalı adına hüküm teşkil etmediği Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) kayıtlarından görülmüş ise de TPMK kayıtlarında müddet bilgisinin işlenmediği, güncel kayıtlara güvenilerek davanın açıldığı, davalının da davanın açılmasına bu nedenle sebebiyet vermediği, kurum kayıtlarının güncellenmemesi nedeni bağlı işbu davanın açıldığına kanaat getirilmekle «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına, taraflara «vekalet ücreti» hükmedilmesine yer olmadığı gerekçesiyle «davanın konusuz kalması» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusuz kalması · yargılama gideri
Benzer bu kararda… DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davanın açıldığı tarih itibari ile dava konusu markanın «yenilenmediğinden» davalı adına hüküm teşkil etmediği Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) kayıtlarından görülmüş ise de TPMK kayıtlarında müddet bilgisinin işlenmediği, güncel kayıtlara güvenilerek davanın açıldığı, davalının da davanın açılmasına bu nedenle sebebiyet vermediği, kurum kayıtlarının güncellenmemesi nedeni bağlı işbu davanın açıldığına kanaat getirilmekle «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına, taraflara «vekalet ücreti» hükmedilmesine yer olmadığı gerekçesiyle «davanın konusuz kalması» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2073 E. , 2023/5689 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki dava tarihinde yenilenmemiş olan marka nedeni ile hükümsüzlük davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile; davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesine dayanılarak davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, ruhsat başvurusunun sonuçlanmasının ardından kendisine ait "melox" markasını yoğun bir şekilde kullanmaya başladığını, markanın tescili için yaptığı başvurunun davalı adına tescilli 2010/45360 no'lu "meloks" ve 2013/20002 no'lu "melok's" markalarının gerekçe gösterilerek reddedildiğini, davalı markalarının hükümsüzlüğü için açılan davalar sonucunda markaların hükümsüz kılındığını, davalının marka tescillerini, müvekkilinin ticari faaliyetlerini engellemek için gerçekleştirdiğini, ciddi kullanımlarının bulunmadığını, davaya konu 2010/33765 no'lu "M-ELOKS" markasının da davalı tarafından hiçbir suretle kullanılmadığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2010/33765 no'lu "M-ELOKS" markasının kullanmama nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 1953 yılında faaliyetine başlayan müvekkili şirketin, ilaç konusunda üretim ve pazarlama faaliyetlerini gösterdiğini, dava konusu 2010/33765 sayılı markanın yenileme işleminin dosyalanmaması nedeni ile 22.05.2020 itibariyle hukuken geçersiz bir marka olduğunu, bu itibarla iptali ile sicilden terkinine karar verilemeyeceğinden davacının hukuki yararının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davanın açıldığı tarih itibarıyla dava konusu markanın yenilenmemesi nedeni ile davalı adına hüküm teşkil etmediği kurum kayıtlarından görülmüş ise de belirtilen kayıtlara müddet bilgisinin işlenmediği, güncel kayıtlara güvenilerek davanın açıldığı, davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği, kurum kayıtlarının güncellenmemesine bağlı olarak davanın açıldığına kanaat getirildiğinden, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına ve taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunun dava sırasında ortadan kalkmadığını, başından itibaren davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin 1 nci fıkrasına göre tescilli markanın koruma süresinin başvuru tarihinden itibaren on yıl olduğu, ikinci fıkrası uyarınca da 10 yıldan sonraki 6 ay içerisinde yenilemenin yapılmaması halinde markanın kendiliğinden hükümsüz hale geleceği, kurum siciline bakıldığında, 23.04.2010 yenileme tarihli markanın koruma süresinin 23.04.2020 tarihinde dolduğunun ve yenilememiş olduğunun aleni bir şekilde görüldüğünü, davanın açıldığı tarihte markanın hukuken hükümsüz olduğunun sicil kayıtları ile sabit olduğunu, ayrıca bir bildirimin yapılmasının gerekli olmadığını, dolayısıyla hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, anılan kanunun uygulanmasına dair yönetmeliğin 67 nci maddesinde tescil dışında sicile kaydedilecek diğer işlemlerin belirtildiğini, bunların yenileme, hataların düzeltilmesi, lisans ve tescilden doğan haktan vazgeçme işlemleri olduğunu, bu itibarla müddet işleminin sicile kaydedilmesinin zorunlu işlemlerden olmadığını, kaldı ki, konusuz kalma halinde dahi haklılık durumuna göre vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına 2010/33765 tescil numarası ile kayıtlı markanın başvuru tarihinin 22.05.2010 olduğu, 10 yıllık koruma süresinin 22.05.2020 günü dolduğu, ancak markanın yenilendiğine dair dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, eldeki davanın ise koruma süresi dolduktan sonra 02.06.2021 tarihinde açıldığı, o halde davanın açıldığı tarih itibari ile hükümsüzlüğü talep edilebilecek bir marka bulunmadığı, marka koruma süresinin sona erdiği hususunun basit bir araştırma ile öğrenilebilecek nitelikte olduğu, ayrıca Sınai Mülkiyet Kanunu'nun Uygulanmasına dair Yönetmelik hükümleri uyarınca müddet bilgisinin, sicile kaydedilecek işlemlerden olmadığı, bu itibarla davacının dava tarihi itibarıyla dava açmakta hukuki yararının bulunmasının dava şartı olduğu, dava açılırken bu şartın mevcut olması gerektiği, sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşıldığından, davanın usulden reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gözetilerek istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması sonucunda davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine ve davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kurum kayıtları esas alınarak açıldığını, kurumun sitesinde yer alan marka bölümünde müddet bilgisinin işlenmediğini, bu güncellemelerin marka sahibinin bildirimi üzerine yapıldığını, aynı şekilde yenileme taleplerinin de süresinde sisteme işlenmediğini, dolayısıyla süresi dolan marka için yenileme dilekçesi verilip verilmediği, ücretin yatırılıp yatırılmadığı, ilgili kurum tarafından talebin kabul edilip edilmediğinin bilinmesinin mümkün olmadığını, davalının devam eden hükümsüzlük davasına rağmen kuruma bildirimde bulunmadığını, bu itibarla kusuru bulunmayan müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava tarihinde yenilenmemiş olan marka nedeni ile hükümsüzlük istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/967536600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz