6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka iptali | Hükümsüzlük

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3031 E. 2023/6710 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulden ret dosyanın gönderilmesi vekalet ücreti takdiri vekâlet ücreti dava şartı yokluğu yenileme usulden reddi hukuki yarar yargılama gideri geçersizlik karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ilk derece kararının kaldırılması cy/cy kaydı fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) vekalet ücreti karar verilmesine yer olmadığına istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 23

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/187 E., 2021/366 K.

Taraflar arasındaki markanın kullanmama nedeniyle iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının adına tescilli 2010/33767 sayılı " MLOX" ibareli markayı tescilli olduğu sınıflarda ciddi bir şekilde kullanmadığını ileri sürerek 2010/33767 sayılı markanın kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu markanın davanın açılmasından önce 22.05.2020 tarihinde yenilenmeyerek müddet durumuna düştüğünü, davacının geçersiz bir markanın iptali için dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya kazandırılan Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) kayıtlarından, davaya konu markanın, davanın açıldığı tarih itibari ile yenilenmediğinden müddet hale geldiğinin anlaşıldığı ancak TPMK kayıtlarında müddet bilgisinin işlenmediği, davacının, kurum kayıtlarına güvenerek ve kayıtların güncellenmemesi sebebiyle iş bu davayı açtığı, belirtilen sebeple davalının da davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın, dava açıldıktan sonra konusuz kalmadığını, davanın baştan itibaren konusuz olup davacının konusu olmayan bir davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, dava konusu markanın dava tarihinde önce hükümsüz hale geldiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasında, tescilli markanın koruma süresinin başvuru tarihinden itibaren on yıl olduğunun, aynı Yasa hükmünün ikinci fıkrasında ise, 10 yıldan sonraki 6 ay içinde yenilenmeyen markanın kendiliğinden hükümsüz hale geleceğinin düzenleme altına alındığını, davanın açıldığı Haziran 2021 tarihinde Kurum siciline bakıldığında markanın koruma süresinde 22.05.2010 tarihi yazılı olduğunu, 10 yıllık korumasının 22.05.2020 tarihinde sona ermiş olduğunu, yenilenmemiş olduğunun aleni olarak görüldüğünü, yenilenen markanın koruma tarihinde 22.05.2020 tarihi yazılı olacağından davanın açıldığı tarihte markanın hukuken hükümsüz olduğunun sicil kayıtları ile sabit olduğunu, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 67 inci maddesinde, sicile kaydedilmesi gereken işlemlerinin sınırlı sayıda belirtildiğini, müddetlik olgusunun bu işlemler arasında yer almadığını, Mahkemece, müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davanın 02.06.2021 tarihinde açıldığı, TPMK'dan dosyaya gönderilen sicil kaydına göre, dava konusu 2010/33767 tescil numaralı "MLOX" markasının koruma süresinin 22.05.2010 tarihinden itibaren on yıl olarak bildirildiği, buna göre 10 yıllık koruma süresinin 22.05.2020 tarihinde sona erdiği ve herhangi bir yenileme işleminin yapılmadığının görüldüğü, yine koruma süresinin bitiminden sonraki 6 ayda da bir yenileme işleminin yapılmadığının TPMK kayıtlarından anlaşılabileceği, dava tarihinde bu ek 6 aylık sürenin de geçtiği ve dava konusu markanın hükümsüz hale gelmiş olduğu, bu hale göre, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarına güvenilerek dava açıldığını, TPMK kayıtlarının sisteme zamanında işlenmediğini, müddet olan markaların sisteme yansıtılmadığını ancak dava konusu markanın sistemde göründüğünü, yenileme yapılıp yapılmadığının anlaşılmasının mümkün olmadığını, taraflar arasında bulunan hükümsüzlük davasında davalının markanın müddet olduğunu bildirmediğini, bu halde davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiğini ve davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davaya konu markanın, davanın açılmasından önce yenilenmeyerek müddet hale gelmesi karşısında, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince, davalı yararına yazılı gerekçeyle vekâlet ücretine hükmedilmesinin isabetli olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile aynı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi.

2. 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu ve 23 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Markanın Kullanmama Nedeniyle İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2073 E. 2023/5689 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hükümsüzlük | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1945 E. 2023/5798 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2079 E. 2023/6116 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2294 E. 2023/6313 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hükümsüzlüğü | Marka iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2955 E. 2023/7403 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2151 E. 2023/5832 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3031 E.  ,  2023/6710 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/253 Esas, 2022/492 Karar

HÜKÜM

Usulden ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2021/187 E., 2021/366 K.

Taraflar arasındaki markanın kullanmama nedeniyle iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının adına tescilli 2010/33767 sayılı " MLOX" ibareli markayı tescilli olduğu sınıflarda ciddi bir şekilde kullanmadığını ileri sürerek 2010/33767 sayılı markanın kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu markanın davanın açılmasından önce 22.05.2020 tarihinde yenilenmeyerek müddet durumuna düştüğünü, davacının geçersiz bir markanın iptali için dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya kazandırılan Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) kayıtlarından, davaya konu markanın, davanın açıldığı tarih itibari ile yenilenmediğinden müddet hale geldiğinin anlaşıldığı ancak TPMK kayıtlarında müddet bilgisinin işlenmediği, davacının, kurum kayıtlarına güvenerek ve kayıtların güncellenmemesi sebebiyle iş bu davayı açtığı, belirtilen sebeple davalının da davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın, dava açıldıktan sonra konusuz kalmadığını, davanın baştan itibaren konusuz olup davacının konusu olmayan bir davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, dava konusu markanın dava tarihinde önce hükümsüz hale geldiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasında, tescilli markanın koruma süresinin başvuru tarihinden itibaren on yıl olduğunun, aynı Yasa hükmünün ikinci fıkrasında ise, 10 yıldan sonraki 6 ay içinde yenilenmeyen markanın kendiliğinden hükümsüz hale geleceğinin düzenleme altına alındığını, davanın açıldığı Haziran 2021 tarihinde Kurum siciline bakıldığında markanın koruma süresinde 22.05.2010 tarihi yazılı olduğunu, 10 yıllık korumasının 22.05.2020 tarihinde sona ermiş olduğunu, yenilenmemiş olduğunun aleni olarak görüldüğünü, yenilenen markanın koruma tarihinde 22.05.2020 tarihi yazılı olacağından davanın açıldığı tarihte markanın hukuken hükümsüz olduğunun sicil kayıtları ile sabit olduğunu, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 67 inci maddesinde, sicile kaydedilmesi gereken işlemlerinin sınırlı sayıda belirtildiğini, müddetlik olgusunun bu işlemler arasında yer almadığını, Mahkemece, müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davanın 02.06.2021 tarihinde açıldığı, TPMK'dan dosyaya gönderilen sicil kaydına göre, dava konusu 2010/33767 tescil numaralı "MLOX" markasının koruma süresinin 22.05.2010 tarihinden itibaren on yıl olarak bildirildiği, buna göre 10 yıllık koruma süresinin 22.05.2020 tarihinde sona erdiği ve herhangi bir yenileme işleminin yapılmadığının görüldüğü, yine koruma süresinin bitiminden sonraki 6 ayda da bir yenileme işleminin yapılmadığının TPMK kayıtlarından anlaşılabileceği, dava tarihinde bu ek 6 aylık sürenin de geçtiği ve dava konusu markanın hükümsüz hale gelmiş olduğu, bu hale göre, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarına güvenilerek dava açıldığını, TPMK kayıtlarının sisteme zamanında işlenmediğini, müddet olan markaların sisteme yansıtılmadığını ancak dava konusu markanın sistemde göründüğünü, yenileme yapılıp yapılmadığının anlaşılmasının mümkün olmadığını, taraflar arasında bulunan hükümsüzlük davasında davalının markanın müddet olduğunu bildirmediğini, bu halde davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiğini ve davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davaya konu markanın, davanın açılmasından önce yenilenmeyerek müddet hale gelmesi karşısında, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince, davalı yararına yazılı gerekçeyle vekâlet ücretine hükmedilmesinin isabetli olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile aynı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi.

2. 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu ve 23 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/984475700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.