Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2072 E. 2023/5979 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konusuz kalma↗ tamamlanabilir dava şartı↗ maktu vekâlet ücreti↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ vekâlet ücreti↗ dava şartı yokluğu↗ yenileme↗ usulden reddi↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihinde dava konusu markanın yenilenmemiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına, davacı ve davalı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın dava açıldıktan sonra konusuz kalmadığını, davanın baştan itibaren konusuz olduğunu, davacının konusu olmayan bir davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, müddet işleminin sicile kaydedilmesi zorunlu işlemlerden olmadığını, "konusuz kalma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı" kararı verilmesi halinde hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmetmesi gerektiğini, davacının haksız olması nedeniyle lehine vekalet ücreti verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın markanın koruma süresi dolduktan sonra açıldığı, davanın açıldığı tarih itibariyle hükümsüzlüğü talep edilebilecek bir markanın bulunmaması, marka koruma süresinin sona erdiği hususu basit bir araştırmayla öğrenilebilecek nitelikte olması ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun uygulanmasına dair yönetmelik uyarınca sicile kaydedilecek işlemlerden olmaması nedeniyle davacının dava tarihi itibariyle dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmasının dava şartı olduğu, işbu dava şartının dava açılırken mevcut olması gerektiği, sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kaldırılmasına, davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi göre takdir edilen 7.375,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Türk Patent ve Marka Kurumu'nda yer alan kayıtlar dikkate alınarak dava açıldığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davalının gerekli bildirimleri yapmayarak bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı adına kayıtlı ''mielox'' markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Markanın Kullanmama Nedeniyle İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2073 E. 2023/5689 K.
Ortak:konusuz kalma · dava şartı yokluğu · yenileme · usulden reddi · hukuki yarar · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ekçesinde özetle; huzurdaki davanın dava açıldıktan sonra konusuz kalmadığını, davanın baştan itibaren konusuz olduğunu, davacının konusu olmayan bir davayı açmakta «hukuki yararı» olmadığını, müddet işleminin sicile kaydedilmesi zorunlu işlemlerden olmadığını, "«konusuz kalma» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığı»" kararı verilmesi halinde hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerine» hükmetmesi gerektiğini, davacının haksız olması nedeniyle lehine «vekalet ücreti» verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
… ılı Sınai Mülkiyet Kanununun uygulanmasına dair yönetmelik uyarınca sicile kaydedilecek işlemlerden olmaması nedeniyle davacının dava tarihi itibariyle dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmasının dava şartı olduğu, işbu dava şartının dava açılırken mevcut olması gerektiği, sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kaldırılmasına, davanın, dava «şartı yokluğu» sebebiyle «usulden reddine», Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi göre takdir edilen 7.375,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihinde dava konusu markanın «yenilenmemiş» olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar «verilmesine yer olmadığına», davacı ve davalı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… davalı adına 2010/33765 tescil numarası ile kayıtlı markanın başvuru tarihinin 22.05.2010 olduğu, 10 yıllık koruma süresinin 22.05.2020 günü dolduğu, ancak markanın «yenilendiğine» dair dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, eldeki davanın ise koruma süresi dolduktan sonra 02.06.2021 tarihinde açıldığı, o halde davanın açıldığı tarih itibari ile hükümsüzlüğü talep edilebilecek bir marka bulunmadığı, marka koruma süresinin sona erdiği hususunun basit bir araştırma ile öğrenilebilecek nitelikte olduğu, ayrıca Sınai Mülkiyet Kanunu'nun Uygulanmasına dair Yönetmelik hükümleri uyarınca müddet bilgisinin, sicile kaydedilecek işlemlerden olmadığı, bu itibarla davacının dava tarihi itibarıyla dava açmakta «hukuki yararının» bulunmasının dava şartı olduğu, dava açılırken bu şartın mevcut olması gerektiği, sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşıldığından, davanın «usulden reddi» gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gözetilerek istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması sonucunda davanın dava «şartı yokluğu» «sebebi» ile usulden reddine ve davalı lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunun dava sırasında ortadan kalkmadığını, başından itibaren davacının davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin 1 nci fıkrasına göre tescilli markanın koruma süresinin başvuru tarihinden itibaren on yıl olduğu, ikinci fıkrası uyarınca da 10 yıldan sonraki 6 ay içerisinde «yenilemenin» yapılmaması halinde markanın kendiliğinden hükümsüz hale geleceği, kurum siciline bakıldığında, 23.04.2010 yenileme tarihli markanın koruma süresinin 23.04.2020 tarihinde dolduğunun ve yenilememiş olduğunun aleni bir şekilde görüldüğünü, davanın açıldığı tarihte markanın hukuken hükümsüz olduğunun sicil kayıtları ile sabit olduğunu, ayrıca bir bildirimin yapılmasının gerekli olmadığını, dolayısıyla hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, anılan kanunun uygulanmasına dair yönetmeliğin 67 nci maddesinde tescil dışında sicile kaydedilecek diğer işlemlerin belirtildiğini, bunların yenileme, hataların düzeltilmesi, lisans ve tescilden doğan haktan vazgeçme işlemleri olduğunu, bu itibarla müddet işleminin sicile kaydedilmesinin zorunlu işlemlerden olmadığını, kaldı ki, «konusuz kalma» halinde dahi haklılık durumuna göre «vekalet ücretine» hükmedilmesinin gerektiğini belirterek mahkeme kararının «kaldırılarak yeniden» hüküm kurulmasını istemiştir.
… K DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davanın açıldığı tarih itibarıyla dava konusu markanın «yenilenmemesi» nedeni ile davalı adına hüküm teşkil etmediği kurum kayıtlarından görülmüş ise de belirtilen kayıtlara müddet bilgisinin işlenmediği, güncel kayıtlara güvenilerek davanın açıldığı, davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği, kurum kayıtlarının güncellenmemesine bağlı olarak davanın açıldığına kanaat getirildiğinden, konusuz kalan davada karar «verilmesine yer olmadığına» ve taraflar lehine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yenileme dilekçesi · vekalet ücreti takdiri · maktu vekalet ücreti · kaldırma ve yeniden hüküm · kusur · dava sebebi
Benzer bu kararda… davalı adına 2010/33765 tescil numarası ile kayıtlı markanın başvuru tarihinin 22.05.2010 olduğu, 10 yıllık koruma süresinin 22.05.2020 günü dolduğu, ancak markanın «yenilendiğine» dair dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, eldeki davanın ise koruma süresi dolduktan sonra 02.06.2021 tarihinde açıldığı, o halde davanın açıldığı tarih itibari ile hükümsüzlüğü talep edilebilecek bir marka bulunmadığı, marka koruma süresinin sona erdiği hususunun basit bir araştırma ile öğrenilebilecek nitelikte olduğu, ayrıca Sınai Mülkiyet Kanunu'nun Uygulanmasına dair Yönetmelik hükümleri uyarınca müddet bilgisinin, sicile kaydedilecek işlemlerden olmadığı, bu itibarla davacının dava tarihi itibarıyla dava açmakta «hukuki yararının» bulunmasının dava şartı olduğu, dava açılırken bu şartın mevcut olması gerektiği, sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşıldığından, davanın «usulden reddi» gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gözetilerek istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması sonucunda davanın dava «şartı yokluğu» «sebebi» ile usulden reddine ve davalı lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesine karar verilmiştir.
… ıldığını, kurumun sitesinde yer alan marka bölümünde müddet bilgisinin işlenmediğini, bu güncellemelerin marka sahibinin bildirimi üzerine yapıldığını, aynı şekilde «yenileme» taleplerinin de süresinde sisteme işlenmediğini, dolayısıyla süresi dolan marka için «yenileme dilekçesi» verilip verilmediği, ücretin yatırılıp yatırılmadığı, ilgili kurum tarafından talebin kabul edilip edilmediğinin bilinmesinin mümkün olmadığını, davalının devam eden hükümsüzlük davasına rağmen kuruma bildirimde bulunmadığını, bu itibarla «kusuru» bulunmayan müvekkili aleyhine «vekalet ücretine» hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
… K DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davanın açıldığı tarih itibarıyla dava konusu markanın «yenilenmemesi» nedeni ile davalı adına hüküm teşkil etmediği kurum kayıtlarından görülmüş ise de belirtilen kayıtlara müddet bilgisinin işlenmediği, güncel kayıtlara güvenilerek davanın açıldığı, davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği, kurum kayıtlarının güncellenmemesine bağlı olarak davanın açıldığına kanaat getirildiğinden, konusuz kalan davada karar «verilmesine yer olmadığına» ve taraflar lehine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunun dava sırasında ortadan kalkmadığını, başından itibaren davacının davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin 1 nci fıkrasına göre tescilli markanın koruma süresinin başvuru tarihinden itibaren on yıl olduğu, ikinci fıkrası uyarınca da 10 yıldan sonraki 6 ay içerisinde «yenilemenin» yapılmaması halinde markanın kendiliğinden hükümsüz hale geleceği, kurum siciline bakıldığında, 23.04.2010 yenileme tarihli markanın koruma süresinin 23.04.2020 tarihinde dolduğunun ve yenilememiş olduğunun aleni bir şekilde görüldüğünü, davanın açıldığı tarihte markanın hukuken hükümsüz olduğunun sicil kayıtları ile sabit olduğunu, ayrıca bir bildirimin yapılmasının gerekli olmadığını, dolayısıyla hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, anılan kanunun uygulanmasına dair yönetmeliğin 67 nci maddesinde tescil dışında sicile kaydedilecek diğer işlemlerin belirtildiğini, bunların yenileme, hataların düzeltilmesi, lisans ve tescilden doğan haktan vazgeçme işlemleri olduğunu, bu itibarla müddet işleminin sicile kaydedilmesinin zorunlu işlemlerden olmadığını, kaldı ki, «konusuz kalma» halinde dahi haklılık durumuna göre «vekalet ücretine» hükmedilmesinin gerektiğini belirterek mahkeme kararının «kaldırılarak yeniden» hüküm kurulmasını istemiştir.
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3990 E. 2020/723 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararı · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların süresi içerisinde «zamanaşımı» itirazında bulundukları, davada zamanaşımı süresinin zararın ve sorumluların öğrenilmesinden itibaren 2 yıl olduğu, zararın en geç eski «yönetim kurulu» hakkında dava açılmasına ilişkin kararın alındığı, 05/03/2011 tarihinde zararın öğrenildiğinin kabul edildiği, bu tarihten itibaren iki yıllık zamanaşım süresi dol …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2294 E. 2023/6313 K.
Ortak:dava şartı yokluğu · yenileme · hukuki yarar · yargılama gideri · karar verilmesine yer olmadığına · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ekçesinde özetle; huzurdaki davanın dava açıldıktan sonra konusuz kalmadığını, davanın baştan itibaren konusuz olduğunu, davacının konusu olmayan bir davayı açmakta «hukuki yararı» olmadığını, müddet işleminin sicile kaydedilmesi zorunlu işlemlerden olmadığını, "«konusuz kalma» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığı»" kararı verilmesi halinde hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerine» hükmetmesi gerektiğini, davacının haksız olması nedeniyle lehine «vekalet ücreti» verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihinde dava konusu markanın «yenilenmemiş» olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar «verilmesine yer olmadığına», davacı ve davalı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
… ılı Sınai Mülkiyet Kanununun uygulanmasına dair yönetmelik uyarınca sicile kaydedilecek işlemlerden olmaması nedeniyle davacının dava tarihi itibariyle dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmasının dava şartı olduğu, işbu dava şartının dava açılırken mevcut olması gerektiği, sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kaldırılmasına, davanın, dava «şartı yokluğu» sebebiyle «usulden reddine», Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi göre takdir edilen 7.375,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın açıldığı tarih itibari ile dava konusu markanın «yenilenmediğinden» davalı adına hüküm teşkil etmediği, Türk Patent Marka Kurumu (Türk Patent) kayıtlarından bu hususun görülebildiği, ancak Türk Patent kayıtlarında müddet bilgisinin işlenmediği, güncel kayıtlara güvenilerek davanın açıldığı, davalının da davanın açılmasına bu nedenle sebebiyet vermediği, kurum kayıtlarının güncellenmemesi nedenine bağlı işbu davanın açıldığı gerekçesi ile «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına, taraflara vekâlet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, «davanın konusuz kalması» nedeniyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… /26906 tescil numarasıyla kayıtlı ''mielox'' markasının başvuru tarihinin 23.04.2010 olduğu, 10 yıllık koruma süresinin 23.04.2020 tarihinde dolduğu, ancak markanın «yenilendiğine» dair dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, eldeki davanın ise koruma süresi dolduktan sonra 02.06.2021 tarihinde açıldığı, davanın açıldığı tarih itibariyle hükümsüzlüğü talep edilebilecek bir marka bulunmadığından ve marka koruma süresinin sona erdiği hususu basit bir araştırmayla öğrenilebilecek nitelikte olduğundan davacının dava tarihi itibariyle dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle ile davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın dava «şartı yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın, dava açıldıktan sonra konusuz kalmadığını, davanın baştan itibaren konusuz olduğunu, davacının konusu olmayan bir davayı açmakta «hukuki yararı» olmadığını, dava konusu markanın dava tarihinden önce hükümsüz hale geldiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın dava «şartı yokluğu» «sebebi» ile reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yenileme dilekçesi · davanın konusuz kalması · kaldırma ve yeniden hüküm · dava sebebi
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın açıldığı tarih itibari ile dava konusu markanın «yenilenmediğinden» davalı adına hüküm teşkil etmediği, Türk Patent Marka Kurumu (Türk Patent) kayıtlarından bu hususun görülebildiği, ancak Türk Patent kayıtlarında müddet bilgisinin işlenmediği, güncel kayıtlara güvenilerek davanın açıldığı, davalının da davanın açılmasına bu nedenle sebebiyet vermediği, kurum kayıtlarının güncellenmemesi nedenine bağlı işbu davanın açıldığı gerekçesi ile «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına, taraflara vekâlet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, «davanın konusuz kalması» nedeniyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın, dava açıldıktan sonra konusuz kalmadığını, davanın baştan itibaren konusuz olduğunu, davacının konusu olmayan bir davayı açmakta «hukuki yararı» olmadığını, dava konusu markanın dava tarihinden önce hükümsüz hale geldiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın dava «şartı yokluğu» «sebebi» ile reddine karar verilmesini istemiştir.
… /26906 tescil numarasıyla kayıtlı ''mielox'' markasının başvuru tarihinin 23.04.2010 olduğu, 10 yıllık koruma süresinin 23.04.2020 tarihinde dolduğu, ancak markanın «yenilendiğine» dair dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, eldeki davanın ise koruma süresi dolduktan sonra 02.06.2021 tarihinde açıldığı, davanın açıldığı tarih itibariyle hükümsüzlüğü talep edilebilecek bir marka bulunmadığından ve marka koruma süresinin sona erdiği hususu basit bir araştırmayla öğrenilebilecek nitelikte olduğundan davacının dava tarihi itibariyle dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle ile davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın dava «şartı yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının süresi dolan marka nedeniyle altı aylık ek süre içerisinde marka «yenileme dilekçesi» verip vermediğinin, ücretinin yatırılıp yatırılmadığının ve Türk Patent tarafından talebin kabul edilip edilmediğinin bilinmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2072 E. , 2023/5979 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
.
Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait 2010/26906 tescil numaralı "mielox" markasının davalı tarafından kullanılmadığını belirterek anılan markanın kullanmama nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markanın yenileme işlemi dosyalanmadığından 23.04.2020 itibariyle hukuken geçersiz bir marka olduğunu, iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesinin mümkün olmadığını, davacının hukuki yararının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihinde dava konusu markanın yenilenmemiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına, davacı ve davalı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın dava açıldıktan sonra konusuz kalmadığını, davanın baştan itibaren konusuz olduğunu, davacının konusu olmayan bir davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, müddet işleminin sicile kaydedilmesi zorunlu işlemlerden olmadığını, "konusuz kalma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı" kararı verilmesi halinde hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmetmesi gerektiğini, davacının haksız olması nedeniyle lehine vekalet ücreti verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın markanın koruma süresi dolduktan sonra açıldığı, davanın açıldığı tarih itibariyle hükümsüzlüğü talep edilebilecek bir markanın bulunmaması, marka koruma süresinin sona erdiği hususu basit bir araştırmayla öğrenilebilecek nitelikte olması ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun uygulanmasına dair yönetmelik uyarınca sicile kaydedilecek işlemlerden olmaması nedeniyle davacının dava tarihi itibariyle dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmasının dava şartı olduğu, işbu dava şartının dava açılırken mevcut olması gerektiği, sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kaldırılmasına, davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi göre takdir edilen 7.375,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Türk Patent ve Marka Kurumu'nda yer alan kayıtlar dikkate alınarak dava açıldığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davalının gerekli bildirimleri yapmayarak bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı adına kayıtlı ''mielox'' markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/967444900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz